İzmir Kavram Vocational School Institutional Repository
Not a member yet
582 research outputs found
Sort by
The Relationship between the shares traded at Borsa İstanbul and their accouting data: an industry application
Çalışmamızda imalat sektöründe faaliyet gösteren BİST’te listelenmiş şirketlere yatırım yapan hisse senedi alıcılarının kararlarında muhasebe verilerinin etkisi araştırılmıştır. Bunun için Herfindahl-Hirschman yoğunlaşma endeksi kullanılarak Pazar payları en yüksek 20 şirket tespit edilerek 2006-2015 dönemi verileri panel veri yöntemi ile analiz edilmiştir. Bağımlı değişken hisse senedi kapanış fiyatları, bağımsız değişkenler ise likidite, karlılık, borçlanma ve faaliyet oran gruplarından seçilmiş finansal rasyolardır. Çalışmanın sonucunda, faaliyet, likidite ve karlılık oranlarıyla hisse senedi fiyatları arasında pozitif ilişki olduğu; borçlanma oranları ile ise herhangi bir anlamlı ilişki olmadığı anlaşılmıştır.In this study, it is analysed the effect of accounting datas on investor’s decision who invests on the listed manufacturing companies in BİST (İstanbul Stock Exchange). For this purpose 20 firms which have highest marketshare in manufacturing sector are determined by Herfindahl-Hirschman index and the accounting datas of firms are analysed by panel data method in period of 2006-2015. The dependent variable is stock price of the firms. The independent variables are the selected ratios from liquidity, profitability, operational and financial structure ratio groups. At the result of the study it is found a positive relationship between operational, liquidity and profitability ratios and stock price. And it is realized there is no significant relationship between financial structure ratios and stock price
19. yüzyıldan günümüze İzmir’in morfolojisindeki değişimde tarihi dokuların yeri
Günümüzün bilgilerine göre, 8500 yıllık köklü geçmişe sahip olan İzmir kent, çok önemli bir stratejik ve jeopolitik konuma sahiptir. Bu durum kentin her zaman büyük bir şehir olarak varolmasına olanak sağlamıştır. Tarihsel süreçte pek çok uygarlığa mekân olmuş olan kent, “çok katmanlı ve çok kültürlü” yapıya sahip olması ile de özellikli bir önem taşır. Çalışmanın amacı, İzmir’in tarihsel süreçte kentsel morfolojisini etkileyen ve kent için kırılma noktası oluşturan gelişim / değişimleri irdeleyerek tarihi dokular açısından gelecek projeksiyonunu tartışmaktır. Bu bağlamda çalışmada 19. yüzyıldan günümüze kırılma noktaları ele alınmaktadır. Kent kimliğinde çok önemli bir yer tutan “kıyı” ve “tarih” bağlamında konu araştırılmaktadır. Kentin tarihsel süreçteki değişimi haritalar, seyahatnameler, yazılı ve görsel arşiv belgeleri ışığında irdelenerek yorumlanmaktadır. Tarihsel süreçte İzmir’de yaşanan doğal afetler (yangın, deprem ve salgın hastalıklar) kentin fiziksel ve sosyal yapısını nasıl etkilemiştir? İzmir Demiryolları kentin gelişimini nasıl etkilemiştir? Bu bağlamda 1922 Büyük İzmir Yangını’nın kentsel değişim ve tarihsel dokulara etkileri nelerdir? İzmir kıyı hattındaki değişimler, dolgu çalışmaları ve rıhtım yapımı kent algısını nasıl değiştirmiştir? Yol yapım ve genişletme çalışmaları kentin gelişim ve büyümesine katkı sağlarken, önemli tarihsel odakların ve yapıların yok olmasına neden oldu mu? Planlama kararları kapsamında bazı yanlış kararlar alınmamış olsa idi, kentin kıyı silüeti korunabilir miydi? İzmir, gezginlerin ifade etiği gibi “Denizden bakıldığında Dünya’nın en güzel görünümünü veren kent” olarak kalabilir miydi? Osmanlı dönemi imar çalışmaları kapsamında kentteki tüm dönem ve kültürlerin yarattığı yapılara aynı şekilde sahip çıkıldı mı? İzmir’de çeşitli antik eserlerin kısmen veya tümü ile yok olmasında farkındalığın ve koruma bilincinin eksikliği mi etkilidir? 1950 sonrasında köyden kente göç sonucu kentn nüfus ve alanının adeta katlanması ile ortaya çıkan plansız büyüme (gecekondulaşma) tarihsel dokulara nasıl etki etmiştir?Tarihsel süreçte tarihi çevrelere çok katlı yapılaşma izni verilmesi bu dokuların bir bakıma “KORUMAMA” kararı mıdır? İlke kararları ile gündeme gelen 2. Grup uygulamalar tarihi dokuları nasıl etkilemiştir? Liman Arkası Bölgesi’nde (Bayraklı) çok katlı yapılaşma kararı (gökdelenler) alınmasının kent silüetine ve tarihi dokulara etkisi nasıl değerlendirilebilir? Kentsel Dönüşüm uygulamalarının kentin değişim ve gelişimine, tarihsel dokulara etkisi nasıl yorumlanabilir? Son dönemlerde yerel yönetimlerin kentin tarihi yapı ve dokularına, arkeolojik alanlarına yönelik yaptkları çalışmalar, en azından bugüne ulaşan eserlerin geleceğe taşınmasını sağlayabilir mi? 5226 sayılı yasanın ve ilke kararlarının İzmir özelinde yansımaları nelerdir? Kalkınma Bankası, Avrupa Birliği vb destekli projelerin kentin gelişimindeki ve tarihsel dokuların yaşatlmasındaki etkisi ne olmuştur? Araştırmada kentin gelişiminde kırılma noktası oluşturan tarihsel olaylar kronolojik bağlamda ele alınarak etkileri irdelenecek, bu vb sorulara yanıt aranıp geleceğe ışık tutulmaya, bu konuda çıkarımlar yapılmaya çalışılacaktır
Evidence-based approaches: nursing care of adults in the last days of life
Bir kişinin yaşam sonu dönemde olup olmadığının kararını multi profesyonel bir klinik ekip vermektedir. Bu klinik ekip aynı zamanda gerektiğinde bakıma da odaklanır. Son bir yıl içerisinde “yaşam sonu bakım” adı altında terminal dönemdeki kişilerin bakımının iyileştirilmesi hedefi gündeme oturmuştur. Birinci basamak sağlık hizmetleri, bakım evleri, huzurevleri, yaşam sonu klinikleri, hastaneler, toplum sağlığı bakım merkezleri ya da evlerde terminal döneme girmiş kişilerin sağlık ve sosyal bakımını üstlenen sağlık bakım çalışanı ya da uzman olmadan çalışan bireyler bulunmaktadır. Makalede terminal süreçteki yetişkin bireye bakım veren bu kişilere kanıta dayalı uygulamaların sunulması amaçlanmıştır. Bu makalede; 18 yaş ve üzerindeki yaşam sonu döneme girmiş yetişkin bireyin tanımlanması, kişi ile etkili iletişimin sağlanması ve alınan kararların paylaşılması, klinik destekli sıvı yönetimi, ağrı, nefes darlığı, bulantı-kusma, anksiyete, deliryum, ajitasyon ve solunum sekresyonları için etkili ilaç yönetiminin sağlanmasındaki kanıta dayalı uygulamalara yer verilmiştir. Kanıta dayalı uygulamaların yaygınlaştırılması ile terminal süreçteki bireylere gereksiz bakım ve uygulamalardan kaçınılacağı; bilinçli, kanıta dayalı bakım ve uygulamaların gerçekleştirileceği düşünülmektedir.A multiprofessional clinical team makes a decision if a person in the terminal stage or not. This clinical team also focuses on the care if necessary. İmproving the care of people who are in the terminal stage is become popular in the last year in the name of terminal care.
2
There are many people who work as a Professional or unprofessional health care provider for health hand social care of the person who entered the terminal stage at the primary health care services, hospices, hospitals, community health care centers or homes. The aim is submitted the evidence-based practice for person who gives care to adults in the terminal process. This article is included that identification of individuals on 18 years old and above who are entered the terminally process,, in order to communicate effectively with people and share the decisions, the clinical assisted hydration, pain, shortness of breath, nausea, vomiting, anxiety, delirium, agitation and respiratory secretions for the evidence-based practice in the provision of effective medication management. To avoid unnecessary cares and applications to the person who are in the terminally process by disseminating of evidence-based practice; it is expected that evidence-based cares and practices are carried out consciously
Düzenli gezersiz yapan ve düzenli egzersiz yapmayan 18-25 yaş grubu bireylerin fiziksel ve motorik özelliklerinin karşılaştırılması
Bu çalışmanın amacı, düzenli olarak en az 1 yıldır haftada en az 3 gün fitness yapan 18-25 yaş grubu bireylerin fiziksel ve motorik özellikler açısından düzenli egzersiz yapmayan yaşıtları ile karşılaştırılarak incelenmesidir.The aim of this study is to compare the physical and motoric features of indivuals aged 18-25 who have regularly exercised for at least 1 year and at least 3 days a week in comparison with their peers who do not exercise regularly
The effect of fermented milk products on human health
Süt ve süt ürünlerinin insan sağlığının iyileştirilmesi için yüksek bir potansiyele sahip olduğu uzun zamandır bilinmektedir. Fermente süt ürünleri insan beslenmesinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Son yıllarda önleyici sağlık uygulamalarının öneminin anlaşılmasıyla birlikte gıda ve sağlık ilişkisi üzerindeki ilgi artmıştır. Bu çalışmanın amacı, fermente süt ürünlerinin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin araştırıldığı çalışmaları inceleyerek, fermente süt ürünlerinin önleyici sağlık uygulamaları kapsamında kullanılabilme potansiyelini ortaya koymaktır. Çalışmanın sonucunda, çeşitli fermente süt ürünlerinin antimikrobiyal, antimutajenik, antikarsinojenik, antihipertansiyon özelliklerinin olduğu ve mineral metabolizması üzerine faydalarının bulunduğu belirlenmiştir. Ayrıca sütün probiyotik mikroorganizmalarla fermente edilmesi ile elde edilen probiyotik süt ürünlerinin, tüketicilerin bağışıklık fonksiyonlarını arttırarak, hastalanma riskini azaltma potansiyelinin bulunduğu tespit edilmiştir. Literatürde çeşitli fermente süt ürünlerinin insan sağlığı üzerine olumlu etkilerinin gösterildiği çalışmalar olmasına rağmen, konunun daha iyi anlaşılabilmesi için konuyla ilgili daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir.It has long been known that milk and dairy products have a high potential for improving human health. Fermented dairy products are an important part of human nutrition. In recent years, interest between health and food relationship has increased with the understanding of the importance of preventive health practices. The aim of this study is to explore the potential for use of fermented dairy products in the context of preventive health practices by examining studies investigating the effects of fermented dairy products on human health. As a result of the study, it has been determined that various fermented dairy products have antimicrobial, antimutagenic, anticarcinogenic, antihypertensive properties and benefits on mineral metabolism. It has also been found that probiotic dairy products obtained by fermenting milk with probiotic microorganisms have the potential to reduce the risk of illness by increasing the immune functions of consumers. Although studies in the literature have shown that various fermented dairy products have positive effects on human health, more research on the subject is needed to better understand the subject
Assessment of finding workman, selection and placement decisions in the context of Gestalt school (An application on students of economics and administrative sciences)
Doğru işe, doğru zamanda ve doğru işgöreni yerleştirmek işgören bulma, seçme ve yerleştirme yetki ve sorumluluğu olan uzman veya yöneticilerin verecekleri doğru kararlara bağlıdır. Bu bağlamda karşılıklı olarak verilecek kararlar, işgörenin gelecekte göstereceği performans için ilk temas anı olması nedeniyle önemli bir sürecin başlangıcını ifade etmektedir. Bu süreçte doğru kararın verilmesi için hem değerlendirici hatalarını taşıyabilmekte hem de uzman veya yönetici ile işgörenin geçmiş yaşantılarından etkilenebilmektedir.The right job, at the right time and placing right workman in dependent on the right decisions made by the experts or managers WHO have the authority and responsibility of finding workman, selection and placement. In this context, the mutually agreed decisions Express the beginning of an important process as the first moment of contact for future performance of the workman. Making the right decision in this process can carry both the evaluator's mistakes and the expert or the manager and workman can be affected from past experiences
Ozone utilisation for discharge printing of reactive dyed cotton
Environmental pollution is one of the major concerns of the textile finishing sector. The reduction or substitution of the harsh chemicals used during dyeing and printing processes is necessary. In this study, the use of ozone for the discharge printing process was examined in order to substitute the use of reductive agent and caustic soda by ozone gas. The reactive dyed cotton samples were wetted by water and some selected solutions at 25%, 40% and 60% pick up were used and subjected to ozone gas treatment. The gas flow rates were 5 and 10l/min for 5 and 10min treatment times, respectively. The results were compared with that of conventional discharge printed samples. Colour discharge (%), colour difference (E), strength, washing and rubbing fastness and chemical oxygen demand (COD) values were compared and reported. Colour discharge increased at higher gas flow rates and prolonged treatment times. Although ozone printing could not attain the contour sharpness of conventional discharge printing, the addition of selected chemicals affected colour discharge and the contour sharpness. Strength tests did not show a significant decrease when using ozone treatment. Fastness tests results (washing and rubbing) were slightly higher compared with conventional discharge printed samples. COD values were much lower for ozone treatment compared with conventional discharge printing effluent. Consequently, it was demonstrated that ozone may be an environmentally friendly substitute for discharge printing
Kalite çemberleri ve TKY uygulamalarında kullanılabilecek araçlar
Demirci, Hande (�zmir Kavram Meslek Y�ksekokulu)İşletmelerin son yıllarda büyük önem verdiği kalite çemberleri, toplam kalite yönetimi içinde sürekli gelişmeyi sağlamak amacıyla Japonya’da başarıyla uygulanan ve tüm dünyaya yayılan bir kavramdır. Kalite çemberleri aynı amaç doğrultusunda çalışan küçük gruplardır. Bu gruplar düzenli olarak haftada bir saatlik toplantılar yapmaktadır. Asıl amaç gruplar oluşturarak çalışanların kendi işleriyle ilgili kararlara katılımını sağlamak ve genel anlamda kaliteyi artırmaktır (Özbay, Sarıışık, 2015, s.715). En az kaynak ve maliyetle, en kaliteli ürüne ulaşmak hedeflenmektedir. Bu düşünce de hatasız üretim, sürekli kontrol ve iyileştirme, takım çalışması kavramlarını beraberinde getirmiştir
Detection of Antibiotic Resistance and Resistance Genes in Enterococci Isolated from Sucuk, a Traditional Turkish Dry-Fermented Sausage (vol 37, pg 670, 2017)
This study was financially supported by the Süleyman Demirel University Scientific Research Project Coordination Unit through project number 3791-YL2-13. Part of this study was presented as a poster presentation at the 2nd International Congress on Food Technology in Turkey, and the abstract was published in the Congress’s book of abstracts.Suleyman Demirel University Scientific Research Project Coordination UnitSuleyman Demirel University [3791-YL2-13]This study was financially supported by the Suleyman Demirel University Scientific Research Project Coordination Unit through project number 3791-YL2-13. Part of this study was presented as a poster presentation at the 2nd International Congress on Food Technology in Turkey, and the abstract was published in the Congress's book of abstracts
Comparison of respiratory parameters with and without mouth guard in karate players
This study aimed to examine the effects of using a mouth guard in Karate on respiration parameters. The study sample consisted of 10 volunteer elite male karate athletes who participated in the National Karate Team and still practice the sport (24.4±6.3years, 176.2±7.4 cm, 71±4.1 kg). The athletes were exposed to respiration tests without and with mouth guard with 2 days interval that give FVC, FEV1, MVV and PEF values. In the light of the found parameters, were no meaningful differences were observed in measurements of parameters between the measurements with and without a mouth guard (p > 0.05). The athletes continued their routine training between pre-test and post-test. In conclusion it was seen that the use of mouth guard did not directly affect the breathing performance.Bu çalışmada Karate sporundaki ağız koruyucusu kullanımının solunum parametrelerine etkisini incelemek amaçlanmıştır. Çalışmaya Karate Milli Takımı’nda yer almış ve aktif spor yaşantısı devam eden gönüllü 10 erkek elit karate sporcusu (24,4±6,3yıl, 176,2±7,4 cm, 71±4,1 kg) dahil edilmiştir. Sporcular FVC, FEV1 MVV, PEF değerlerinin elde edildiği solunum testlerine 2 gün ara ile dişliksiz ve dişlikli olarak katılmıştır. Kaydedilen parametreler ışığında, dişlikli ve dişliksiz ölçümler arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki gözlenmemiştir (p > 0.05). Sporcular ön test ve son test arası rutin antrenmanlarına devam etmiştir. Sonuç olarak, dişlik kullanımının solunum performansını direkt olarak etkilemediği görülmüştür