İzmir Kavram Vocational School Institutional Repository
Not a member yet
582 research outputs found
Sort by
The power of the concept of prosumer and interactıve transformation in advertising: an examination on eti pop kek
Bu çalışma, dijital koşulların ortaya çıkardığı etkileşim (interaction) ve üreten tüketici (prosumer) kavramlarını reklam iletişimi açısından ele almaktadır. Bu kavramlar, bilişim alanında geliştirilen imkanların bir yansıması olarak dijitalleşen dünyanın en belirgin özelliklerini temsil etmektedir. Markaların, dijital sürecin etkisiyle değişen reklam oluşturma stratejileri, reklamın oluşturulması adına kullanılan yöntemleri dijitalleştirmiştir. Yanı sıra, reklamın yayınlanacağı mecraların da giderek dijital ortamlar arasından tercih edilmesi sonucunu oluşturmuştur. Özellikle sosyal medyada yayınlanan video reklamları, reklamın hedef kitlesinin reklamla etkileşime girmesine daha fazla imkan tanımaktadır. Çağın interaktif olmayı mümkün kılan özelliği sayesinde, reklamın hedef kitlesi reklamın içeriğine bizzat katkı sağlayabilir konumdadır. Çalışma, “Eti Pop Kek” reklamlarının çözümleme yöntemiyle ele alınan iki reklam örneğiyle sınırlandırılmıştır. Çözümlenen reklam örneklerinde, reklamın hedef kitlesinin reklamın içeriğine sunduğu katkının ne olduğu tespit edilecektir. Çözümleme, reklamın dilsel ve görüntüsel verilerinin tespit edilerek değerlendirilmesinde, interaktivitenin ve prosumer kavramlarının ne denli özgün bir diyalog ortamı yarattığına yönelik tespitlerin sunulmasıyla sonuçlandırılmıştır.This study examines the concepts of interaction and producing consumer (prosumer), which the digital era has uncovered, in terms of advertising communication. These concepts represent the most distinctive features of the digitaliziııg world as a reflection of the possibilities developed in the fıeld of infornıatics. The advertisenıent creation strategies of braııds have changed through the digital process and these strategies have digitized the methods used to create the advertisement. in addition. this fact has caused the media in which the advertisement will be published is increasingly preferred aınong the digital media. ln particular, video ads posted on social media allow the target audience of the advertisement to interact witlı the ad more. Thanks to the feature of the era that enables to be interactive, the target audience of the ad is able to contribute to the coııtent of the adveıiiseınent itself. The study is limited to two examples of advertising, namely ''Eti PopKek'' ads haııdled by the semiotic analysis methocl. Iıı the analyzed ad examples, the contribution of the target audience to the content of the ad will be cletermined. The analysis has conclııded with the determinatioıı and evaluation of the Iinguistic aııd visual data of the advertiseınent and the preseııtation of the findings regardiııg lıow the iııteraction and prosuıner coııcepts have created a unique dialogue environment
Engellilerde bireyselleşme serüveni
�zmir �niversiteleri Platformu Engelsiz Operasyon Grubu olarak 3 May�s 2019 tarihinde �YTE'de d�zenlenen bir panel kapsam�nda ��kar�lan kitapt�r.Engelliliğin bir bütün olarak engelli bireyle, ailesiyle, eğitim veren kurumla birlikte evrileceğine, değişip dönüşeceğine inandığımızdan tüm İzmir’de bulunan üniversitelerin engelli birim temsilcileri ile birlikte 3 Mayıs 2019 tarihnde İYTE Yerleşkesi, Teknopark İzmir İnovasyon Merkezi’nde Engellilerde Bireyselleşme Serüveni adlı seminer etkinliğimizi gerçekleştirdik. Biz bu etkinlikte engelliliğin her bir bireyle değişen, yeniden tanımlanan ve bizi tanımlayan bir süreç olduğunu anlatmak, birlikte anlamak istedik. İlk konuşmada Şebnem’le tanışacaksınız. Eğitimin yanında sanatın, edebiyatın sürükleyici gücüyle Şebnem’in bireyselleşme serüvenine şahit olacaksınız. Bireyselleşmenin bazen en sevdiklerinizin kaygısıyla bile mücadele demek olduğunu anlayacaksınız
A passively immobilized novel biomagsorbent for the effective biosorptive treatment of dye contamination
A new magnetic bio-based composite was designed by the magnetic modification of passively immobilized fungal cells. It was utilized for biosorptive decolorization of reactive dye-contaminated aquatic media. As a greener option, waste tea leaf tissues were used for the first time as an immobilization matrix for microbial cells. Immobilized magnetic cells (biomagsorbent) could be effectively used in both batch and dynamic flow mode treatment processes and real environmental application. Rapid equilibrium and high decolorization yields were observed for the target dye (reactive violet 1). The temperature did not significantly affect the process. Langmuir and the pseudo-second-order models could be better used to fit the process equilibrium and kinetics, respectively. Maximum monolayer sorption capacity was 152.88 mg g(-1). High biosorption and desorption yields for 50 consecutive dynamic flow decolorization cycles were recorded as striking results. The breakthrough time was 3420 min. Simulated and industrial water treatment performance of biomagsorbent was found to be more than 90%. The mechanism was evaluated by IR and zeta potential analysis. The magnetic character of the sorbent provided good mechanical durability, easy separation, and excellent regeneration ability. Consequently, this work provides new insight into scalar enhancement of water treatment
An examination of neurocognitive functions in prospective bariatric surgery patients with and without binge eating disorder Psychology and bariatric surgery - pre and post-op challenges
24th World Congress of the International-Federation-for-the-Surgery-of-Obesity-and-Metabolic-Disorders (IFSO) / 21st SECO Congress --SEP 03-07, 2019 -- Madrid, SPAINBackground: There are some differences among bariatric surgery candidates s with and without binge eating disorder (BED) in terms of some neurocognitive functions such as attention and memory. Cognitive deficits are thought to contribute to problematic eating behaviors. Objectives: The purpose of the study is to examine the neurocognitive functions of bariatric surgery candidates with and without BED. Method: The sample consisted of 73 individuals who applied to Bezmialem University Hospital for bariatric surgery (mean age=37.44,standard deviation [SD]=9.193). Stroop Test, Trail-making Test and Oktem Verbal Memory Processes Test were applied to the participants to measure their neurocognitive functions such as focused attention, continuous attention and memory. The bariatric surgery candidates were categorized into two groups as the patients with and without BED in a consequence of the clinical evaluation by the researcher. The results between the two groups were compared with the SPSS 22.0 package program.Int Federat Surg Obes & Metab Disorders, SEC
Büyük veride yeni yaklaşımlar
Altar Yavuz, Oya (�zmir Kavram Meslek Y�ksekokulu)Kültürel, teknolojik ve akademik bir fenomen olarak değerlendirilen Büyük Veri, klasik veri tabanlarının kaldırılamayacağı büyüklükte, konvansiyonel yöntem ve tekniklerle saklanamaz, akışı takip edilemez, analiz edilemez veri olarak tanımlanmaktadır. bilgi ekonomisinin petrolü olarak da adlandırılan Büyük Veri denizine internet aracılığıyla her an birçok kaynaktan devasa bir veri akışı olmaktadır. Büyük Veri, kurumlar ve şirketlerin yanında insanları da ver kaynağı haline getirmiştir. Gelinen bu noktaya, gelişen teknoloji ve teknolojiye erişim olanaklarının artması ve ucuzlamasının katkısı büyük olmuştur. Büyük Veri, başta bilimsel araştırmalar olmak üzere her türlü çalışmada çeşitli dönüşüm ve yeni yaklaşımına neden olmuştur.
Bu yaklaşımlardan bir tanesi de pek çok küratör, sanatçı, mimar, aktivist, gazeteci ve akademisyen tarafından araştırmacı gazetecilik, örgütsel analiz, strateji, arşiv araştırması, içerik oluşturma amacıyla kullanılan Graph Commons ağ haritalama uygulamasıdır. Bu çalışmada bu ağ haritalama uygulaması hakkında alana bilgi sağlanması amaçlanmıştır. İlgili çalışmanın ağ haritalaması konusunda ileride yapılacak daha pek çok araştırmaya kaynak oluşturacağı düşünülmekte ve bu yolla akademik alanyazına katkıda bulunması hedeflenmektedir
One of sleep disorders in the elderly: restless leg syndrome
Yaşın ilerlemesiyle birlikte; uykuya dalma ve sürdürmede zorluklar, geceleri kısa süreli uyuma, sık sık uyanma, yatakta kalış süresinde azalma, erken uyanma, gün içerisinde kısa uyku, daha az REM uykusu ve daha az göz hareket yoğunluğu görülür. Bu nedenle de yaş ilerledikçe birçok uyku bozuklukları da beraberinde gelmektedir. İleri yaşta en sık görülen uyku bozukluklarından biri de huzursuz bacak sendromudur (HBS). HBS’nin gelişmesinde; beyin sapı düzeyinde ortaya çıkan, spinal eksitabilitede değişikliklere neden olan, aynı zamanda supraspinal ritmin parçası olan dopamin ve demir azlığının rol oynadığı ifade edilmektedir. Uyku kalitesinin düzeltilmesi için HBS’nin önlenmesi gerekir. Bunun için de ilaçla tedavide; L-Dopa, benzodiazepinler ve opioidler kullanılır. HBS şikayetleri bazı durumlarda ilaçsız egzersizler sayesinde de hafifletilebilir. Örneğin; jimnastik veya esneme egzersizleri, thai-chi, masaj, soğuk veya sıcak su uygulamaları ilaçsız başetme yöntemlerine örnek verilebilir. HBS’nin ileri yaşlarda tanısının doğru konulabilmesi ve gözden kaçmaması için; ağrı zamanlarının ve şiddetinin iyi değerlendirilmesi gerektiğini, bireylerin duygusal durumlarına, uykusuzluk nedeniyle yaşadıkları ruhsal çöküntüye daha fazla değinilmesi gerektiğini düşünmekteyiz.With age progress; difficulties in falling asleep, short sleep at night, frequent waking, decrease in bed time, early awakening, short sleep during the day, less REM sleep and less eye movement intensity are seen. For this reason, many sleep disorders are accompanied by age. Restless leg syndrome (HBS) is one of the most common sleep disorders in advanced age. In the development of restless legs syndrome; dopamine and iron deficiency, which are part of the supraspinal rhythm, are also expressed in the brain stem level. Restless leg syndrome should be prevented to improve sleep quality. For this reason, in drug treatment; L-Dopa, benzodiazepines and opioids are used. Restless leg syndrome complaints can be alleviated in some cases by non-medication exercises. For example; Examples include gymnastics and stretching exercises, tai-chi, massage, cold or hot water applications. In order to make the diagnosis of restless legs syndrome correct in advanced ages and not to be overlooked; We think that pain times and severity should be evaluated well, the emotional states of individuals and the psychological collapse they experience due to insomnia should be addressed more
Comparison of strategies used by preschool teachers in different socio-economic level schools
Bu araştırmada, farklı sosyoekonomik düzeye sahip okullarda görev yapmakta olan okulöncesi öğretmenlerinin eğitim ortamlarında kullandıkları önleyici yaklaşım biçimlerinin kuralların işleyişi, fiziksel ortamın düzenlenmesi, günlük eğitim akışının planlanması /uygulanması ve olumlu bir sınıf atmosferinin oluşturulması boyutlarında incelenerek karşılaştırılması amaçlanmaktadır. Araştırmada çalışma grubu oluşturulurken aykırı durum örneklemesine başvurulmuş ve bu kapsamda düşük ve yüksek sosyo-ekonomik düzeye sahip olan 2017-2018 eğitim öğretim yılında İzmir’e bağlı iki merkez ilçede Milli Eğitim
Bakanlığı’na bağlı üç bağımsız anaokulundan 24 okul öncesi öğretmeni ile çalışma yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak “Önleyici Yaklaşımları Değerlendiren Yarı Yapılandırılmış Öğretmen Görüşme Formu” ve “Öğretmenlerin Önleyici Yaklaşımlarını Değerlendiren Gözlem Formu” kullanılmıştır. Görüşme yoluyla elde edilen verilerin analizinde içerik analizine; gözlem yoluyla elde edilen verilerin analizinde ise betimsel istatistik ile yüzde hesaplamasına başvurulmuştur. Bu çalışmadan elde edilen bulgular değerlendirildiğinde her iki grupta yer alan öğretmenler arasındaki en temel farklılık fiziksel ortamın düzenlenmesi boyutunda ortaya çıkmıştır. Ekonomik açıdan desteklenen ve veliler ile işbirliği içerisinde bulunan okullarda öğretmenlerin bu boyuta yönelik farkındalık ve uygulamalarının daha yüksek seviyede olduğu saptanmıştır. Olumlu bir sınıf atmosferinin oluşturulması boyutunda ise öğretmenlerin yetersiz performans sergiledikleri görülmüştür. Sonuçlar genel olarak değerlendirildiğinde ise öğretmenlerin önleyici yaklaşıma yönelik uygulamalarda donanımlarının geliştirilmesine gereksinim
olduğu düşünülmektedir.In this research, it is aimed to compare the preventive approaches used by preschool teachers who work in schools from different socioeconomic levels in educational environments, by examining them in terms of functioning of the rules, organization of the physical environment, planning/implementation of daily education flow and creation of positive class atmosphere. While the study group used in the research was being created, disconfirming case sampling was used, and in this scope, studies were carried out with 24 preschool teachers from three independent kindergartens from low and high socio-economic levels, affiliated to the Ministry of National Education in the academic year of 2017-2018, in two central districts of İ-Izmir. "Semi-structured Teacher Interview Form for Evaluating Preventive Approaches" and "Observation Form for Evaluating Preventive Approaches of Teachers" were used as data collection tools in the research. Content analysis were used in the analysis of the data obtained through interview, while percentage calculation with descriptive statistics were used in the analysis of the data obtained through
observation. Evaluation of the findings obtained from this study shows that the most fundamental difference between the teachers in both groups is the organization of the physical environment. It has been found that in schools that are economically supported and where the parents are cooperated with, the teachers' awareness and applications are higher in this respect. On the other hand, teachers have shown inadequate performance at the creation of a positive classroom atmosphere. When the results are evaluated in general, it is thought that the teachers need to improve their skills on the preventive approach
Çocuğa yönelik cinsel istismarın çocukta yarattığı etkiler ve çocuğun cinsel sömürü aracı olarak kullanılması
Ata, Zeynep (�zmir Kavram Meslek Y�ksekokulu)Bu çalışma, çocuğa yönelik cinsel istismarın çocuk üzerinde yarattığı etkiler ve dünyada çocuğun cinsel sömürü amacıyla kullanılması sorunsalı ile ilgili literatürde yapılmış çalışmaları derleyip sunarak bu alandaki bilgi eksikliğini gidermeyi ve konuyla ilgili yaşanan problemlerin çözümüne katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Çalışmada çocuğa yönelik cinsel istismar ile ilgili bilimsel araştırmalar taranmış, ulusal ve uluslararası istatistikler ile konuyu destekleyen rapor ve durumlar derlenmiştir. Çok boyutlu etkileri olması bakımından istismar türleri içerisinde çocuğa en fazla zarar veren tür olduğu düşünülen cinsel istismarın belirtilerini açıklayarak önleme; etkilerini açıklayarak da mağduriyetin izlerini telafi etme noktasında çeşitli öneriler geliştirilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2002 yılında yayınladığı bir raporda dünya genelinde 150 milyon kız çocuğu ve 73 milyon erkek çocuğun zorla cinsel ilişkiye ya da cinsel şiddet içerikli fiziksel temasa maruz kaldıklarını bildirmiştir. End Child Prostitution, Child Pornography and Child Trafficking for Sexual Purposes (ECPAT) ‘ a göre de sayıları milyonlarla ifade edilen cinsel istismar mağduru çocukların ve cinsel amaçlı çocuk turizminin son zamanlarda yaygınlaşan bir ticari faaliyete dönüştüğünü belirtmiştir. Çocuğun cinsel sömürü amacıyla kullanılmasının dünya genelinde hızla yayılmasını işaret eden bu raporlar endişe veren boyutlara varmaktadır. Çocuğun cinsel istismara maruz kalması vakaları küresel anlamda dünyanın hemen hemen her bölgesinde rastlanılan bir durumdur. Ülkelerin gelişmişlik seviyesinin, vakaların azalması ya da artması yönünde herhangi bir etkide bulunmadığı birçok çalışmada görülmektedir. Bu da konuya farklı perspektiflerden bakılması gerektiği ihtiyacını doğurur. Hukuki zeminin gelişmiş olduğu ülkelerde dahi istatistiklerin yüksek çıkması, çocuğun cinsel sömürü yaşamasına neden olan etkenler üzerinde derinlemesine inceleme yapılması ve problemin zincirleme gelişen birden fazla etkene bağlı olduğunun bilinmesi gerektiği kanaatini oluşturur. Bu büyük problemin çözümü için ortaya çıkan bütün etkenlerin üzerinde tek tek durulması ve bunun küresel boyutta işlev görecek yaptırımlara dönüştürülmesi faydalı olacaktır
Clickbait wars in online journalism: lemon news example as an audıience reader reaction
Kalender, Ahmet Bu�ra (�zmir Kavram Meslek Y�ksekokulu)Yeni iletişim teknolojilerinin en yaygını olan İnternet, medya sektörünü de etkilemiş ve İnternet gazeteciliği olarak yeni bir formun ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu yenilik pek çok olumlu özelliğinin yanında bazı olumsuz özellikleri de beraberinde getirmiş, daha çok İnternet mecrasında yayınlanan haberlerde etkisini göstermiştir. Çalışma kapsamda geleneksel habercilik modelinden İnternet haberciliğine geçiş incelenmiş, özellikle İnternet haberciliğinde daha çok gözlemlenen dezenformasyon, fake news (yalan haber) ve clickbait (tık yemi) gibi etik sorunlarla karşı karşıya gelinmiştir. Bu bağlamda İnternet haberciliğinin son dönemdeki en çok tartışılan etik sorunlarından biri olan clickbait kavramı üzerinde yoğunlaşılmış ve kavrama dair literatürden faydalanılmıştır. Çalışmada, clickbait içerikli haberlere karşı okuyucu tepkisinin ne durumda olduğu ve bu tepkilerin nasıl gelişebileceğini irdelemek amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemi olarak clickbait içerikli haberlere karşı Türkiye’de bilinen en büyük oluşum olan Limon Haber isimli Twitter profili seçilmiştir. Çalışma dâhilinde Limon Haber’e 01.08.2019-15.08.2019 tarihleri arasında 15 günlük bir süre ile içerik analizi yöntemi uygulanmış ve dört farklı kategori üzerinden bulgulara ulaşılmıştır. Araştıra sonucunda dijital medyadaki okuyucu kitlesinin clickbait içerikli haber yapan kuruluşlara karşı gösterdikleri yüzeysel tepkilerle (habere ilişkin yorum, haber sitesini takipten çıkma vb.) artık yetinmedikleri, Limon Haber gibi platformlar aracılığıyla clickbait içerikli haberlere karşı kolektif tepkiler geliştirdiklerine ulaşılmıştır.Internet, which is the most widespread of new communication technologies, has affected the media sector and caused to occur a new form called as a digital journalism. This innovation brought along many positive features as well as some negative features, especially in the news published on the internet. Scope of the study, the transition from traditional journalism model to digital journalism has been examined and faced with ethical problems especially seen in digital journalism such as disinformation, fake news and clickbait. In this context, the concept of clickbait, one of the most debated ethical problems of internet journalism in the recent period, has been focused on and review the literature. In this study, it is aimed to examine how the audience (reader)'s response to clickbait content is and how these reactions can develop. As the sample of the study has been seleceted as a Limon Haber because it's biggest twitter profile against clickbait news in Turkey. Within the scope of the study, content analysis method was applied to Limon Haber for 15 days between 01.08.2019-15.08.2019 and findings were reached through four different categories. As a result of the research, the audience of the digital media is no longer satisfied with the superficial reactions (news comment, news website follow-up etc.) against clickbait news organizations also they have developed collective reactions against to clickbait content by way of platforms such as Limon Haber
To be a volunteer in a music group which includes individiuals with autism
Gönüllü çalışma, bireylerin maddi bir karşılık beklentisinde olmaksızın bireysel olarak başka bireylere faydalı olmak ve topluma yararlı bir birey olmak adına çalışmasıdır. Bu çalışmanın amacı, gönüllü çalışan olmanın bireye hissettirdiklerini ortaya koymaktır. Nitel veri toplama tekniği ele alınan bu araştırmada,
yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmaya, İZOT İzmir Otizm Orkestrası ve Korosu’na gönüllü çalışmacı olarak destek olan 15 kadın (%75) ve 5’si erkek (%25) olmak üzere toplam 20 kişi katılmıştır. Gönüllü çalışmacıların yaşları 19 ile 29 arasında değişmekte olup yaş ortalaması 22’dir. Elde edilen bulgulara göre, gönüllü çalışmacı olmanın bireye hissettirdikleri 5 farklı tema altında toplanmıştır. Gönüllülük; bireylerin sosyal etkileşimde bulunmalarını ve sorumluluk sahibi
olmalarını sağlamakta, benlik saygılarını, farkındalıklarını arttırmakta ve kariyer gelişimi açısından olumlu bir deneyim olarak görülmektedir. Araştırma sonuçları, gönüllü çalışmanın bireyin yaşamında kazandığı anlamlar açısından önemlidir.Volunteer work is the work of individuals to be beneficial to other individuals and to be beneficial to the society without the expectation of a material response. Volunteer work is the work of individuals to be beneficial to other individuals and to be beneficial to the society without the expectation of a material response. The aim of this study is to reveal the feelings of being a volunteer worker. Qualitative data collection and structured interview techniques were used in this study. The structured interview form which was developed by the researchers was used as a data collection tool. 15 women (75%) and 5 men (25%) participated in the study as a voluntary worker to İZOT İzmir Autism Orchestra and Choir. The age of
volunteer workers ranged from 19 to 29 and the average age was 22 years. According to the findings, it was gathered under 5 different themes that the individual felt as a volunteer worker. Being a volunteer worker; It enables individuals to engage in social interaction and to have responsibility, increases their
self-esteem and awareness and is seen as a positive experience in terms of career development. The results of the research are important in terms of the meaning of voluntary work gained in an individual's life