İzmir Kavram Vocational School Institutional Repository
Not a member yet
    582 research outputs found

    In vitro and in vivo evaluations of Loofah (Luffa cylindrica) micro- and PHBV nanofiber-integrated hydrogel scaffolds for meniscus regeneration

    No full text
    This study focuses on developing a composite hydrogel scaffold for meniscus regeneration by integrating loofah (Luffa cylindrica) microfibers and poly(3-hydroxybutyrate-co-3-hydroxyvalerate) (PHBV) nanofibers as cell adhesion sites and mechanical reinforcements into a biomimetic collagen/chitosan matrix Scaffolds were chemically cross-linked with a natural cross-linker genipin (0.1%, 0.3%, 0.5%) and fabricated via freeze-drying to achieve optimal porosity and mechanical stability. The 0.3% genipin-cross-linked composite hydrogel scaffold (PL/ChtCol-3) demonstrated the highest compressive strength, damping capacity, and water absorption, and was selected for biocompatibility evaluation. In vitro studies using rabbit bone marrow-derived mesenchymal stem cells (rMSCs) confirmed the scaffold’s nontoxicity and biocompatibility, promoting cell attachment, proliferation, and type II collagen expression. In vivo analysis was conducted using a standardized meniscus defect model in 24 New Zealand rabbits, divided into three groups: empty defect, cell-free scaffold, and cell-laden scaffold. Postimplantation assessments, including Micro-CT, biomechanical, histological, and immunohistochemical analyses showed that the cell-laden PL/ChtCol-3 scaffold significantly enhanced meniscus regeneration. Notably, it reduced defect volume and restored compressive modulus to levels comparable with native tissue. These findings demonstrate that the PL/ChtCol-3 scaffold, particularly when combined with rMSCs, holds strong potential as a biomimetic and regenerative platform for meniscus tissue engineering

    Tacikistan’ın doğumu: ulusal kimlik ve cumhuriyetin kökenleri

    No full text
    Tacikistan; Orta Asya Türk cumhuriyetleri arasında önemli yere sahip bir ülkedir. Kökeni ve dilinin kaynağı konusunda farklı görüşler yer almaktadır. Devrim sonrasında Sovyetleştirme politikasının etkisi ve siyasi haritanın yeniden oluşturulması sürecinde çeşitli bölünmeler yaşadığı söylenebilir. Önceleri Türkistan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti adı altında yönetilmiş ve 1929 yılında Tacikistan Özerk Sosyalist Cumhuriyeti olarak bir statü kazanmıştır. Gerek coğrafyası gerek tarihi özellikleri ile çeşitli alanlardaki araştırmacıların dikkatini çekmektedir. Bu araştırmacılardan biri de Paul Bergne olmuştur

    Across the water: A Qualitative research on the transition from journalism to public relations expertise

    No full text
    Her ikisinin de ortak amacı, kitle iletişimi için haber üretmek olan halkla ilişkiler ile gazetecilik, geçmişten bugüne temas ve mesafe, aşk-nefret olarak tanımlanabilecek simbiyotik bir ilişki içindedir. Kurumlar hedef kitlelerine ulaşmak için medyaya ihtiyaç duyarken, medya da her geçen gün daha fazla haber üretmek için kaynağa ve bilgiye ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle halkla ilişkiler uygulama alanları arasında başta gelen medya ilişkileri, halkla ilişkiler uygulayıcıları ile gazetecileri sık sık aynı platformda buluşturmaktadır. Bir gazeteci gibi haber değerini bilme, haber yazabilme, fotoğraf çekebilme ve sektörde çevre sahibi olma, bir halkla ilişkiler uygulayıcısından beklenen yeterlilikler arasında ilk sıralarda gelmektedir. Bu yeterliliklere işin doğası gereği sahip olan gazetecilerin kariyerlerinin bir bölümünde kurumsal iletişim departmanlarında basın danışmanı olarak görev alması ise sık rastlanılan bir durumdur. Gazetecilik kökenli basın danışmanlarının halkla ilişkiler uygulayıcılığına dair görüşleri üzerinden halkla ilişkilerin mesleki algı sorununa değinen bu çalışma aynı zamanda gazeteciler ile basın danışmanları arasındaki gergin ilişkinin geldiği noktayı tespit etmeye çalışmaktadır. İzmir özelinde gerçekleştirilen nitel araştırma olgu bilim deseninde tasarlanmış, yapılan görüşmelerle konunun detaylarına ulaşılmaya çalışılmıştır. İlk olarak, mesleğe gazeteci olarak başlayan basın danışmanlarının halkla ilişkilere dair bir mesleki aidiyet geliştirmediği saptanmıştır. Bununla birlikte dijital medyanın gelişiminin, gazeteciler ile basın danışmanları arasındaki gergin ilişkiyi yeni bir boyuta taşıdığı tespit edilmiştir.Public relations and journalism, which have a common goal of producing news for mass communication, have a symbiotic relationship that can be defined as contact and distance, love-hate, from past to present. While institutions need the media to reach their target audiences, the media also need resources and information to produce more news every day. For this reason, media relations, which is one of the leading public relations practice areas, often brings public relations practitioners and journalists together on the same platform. Knowing news value like a journalist, being able to write news, taking photographs, and having a network in the industry are among the top competencies expected from a public relations practitioner. It is common for journalists who have these qualifications due to the nature of their work to work as press consultants in corporate communication departments for part of their careers. This study, which touches on the problem of professional perception of public relations through the views of press consultants with a journalism background in public relations practice, also tries to determine the point at which the tense relationship between journalists and press consultants has reached. The qualitative research conducted specifically in Izmir was designed in a phenomenological pattern, and the subject's details were tried to be reached through interviews. First, it was determined that press consultants who started their careers as journalists did not develop a professional affiliation with public relations. However, it has been determined that the development of digital media has brought the tense relationship between journalists and press consultants to a new dimension

    University librarians’ perceptions of artificial intelligence, its application areas in libraries, and the future

    No full text
    Günümüzde kütüphaneler, değişen teknoloji ve yeniliklerden etkilenen kurumlar arasında yer almaktadır. Yapay zeka teknolojilerinin popüler hale gelmesi, kütüphane hizmetlerini de dönüştürmeye başlamıştır. Bu araştırmada, Türkiye’deki üniversite kütüphanelerinin yapay zeka teknoloji ve uygulamalarının gelişim sürecinde yapmış olduğu ve yapmayı planladığı düzenlemeleri tespit etmek ve ilgili döneme özel geliştirdikleri hizmetleri belirlemek amacıyla bir anket uygulanmıştır. Anket, Türkiye’deki 208 üniversite kütüphanesinden 111 üniversite kütüphanesi yöneticisinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizi ile üniversite kütüphanelerinin yapay zeka teknolojileri ve uygulamaları hakkındaki durumu, bilgi ve farkındalık düzeyleri belirlenmiş, eksik ve zayıf yönlerin geliştirilmesine yönelik önlemler ve öneriler sunulmuştur. İlgili araştırma, yapay zeka konusunda Türkiye’de üniversite kütüphanesi yöneticilerinden görüş ve öneri alarak gerçekleştirilen ilk ve en kapsamlı çalışmadır. Araştırma bulguları, üniversite kütüphanelerinin ChatGPT, Gemini, Grammarly vb. yapay zeka uygulamalarını belirli düzeyde kullandıklarını ancak yapay zeka ile ilgili kurumsal politika geliştirme, personele yetkinlik kazandırma ve planlama konularında ihtiyaçlarının olduğu ortaya çıkmıştır.Today, libraries are among the institutions affected by changing technology and innovations. The popularization of artificial intelligence (AI) technologies has also begun to transform library services. In this research, a survey was conducted to determine the adjustments that university libraries in Turkey have made and plan to make during the development process of AI technologies and applications, and to identify the services they have developed specific to the relevant period. The survey was carried out with the participation of 111 university library managers from 208 university libraries in Turkey. Through the analysis of the data, the status, knowledge, and awareness levels of university libraries regarding AI technologies and applications were determined, and measures and recommendations were presented to improve deficiencies and weaknesses. This research is the first and most comprehensive study conducted in Turkey by obtaining opinions and suggestions from university library managers on artificial intelligence. The research findings revealed that university libraries use AI applications such as ChatGPT, Gemini, and Grammarly to a certain extent; however, they have needs in developing institutional policies, enhancing personnel competencies, and planning related to AI

    Kriz iletişiminde sosyal medya: 2023 Kahramanmaraş depremlerine yönelik bir vaka analizi

    No full text
    This study examines the role of Twitter/X, a news platform, in crisis communication. The aim of the study is to contribute to the literature on crisis communication by understanding the importance, effectiveness, and applicability of social media. For this purpose, a qualitative research was conducted to determine how X was used as a communication tool during crises, specifically focusing on a case analysis of the Kahramanmaraş earthquakes. Within the scope of the research, 182 tweets shared between February 6th and 13th, 2023, from the official X account of the Disaster and Emergency Management Presidency (AFAD), were examined. Content analysis method was employed to analyze the tweets, focusing on content, frequency of sharing, and interaction rate. The research findings indicate that AFAD's tweets were categorized into four main themes: "information on processes, support services, announcements, and disinformation and communication." The findings suggest that the posts were predominantly made during the initial period of the crisis characterized by high uncertainty, with the most shared content focusing on search and rescue operations. Another research objective was to determine the interaction rate of AFAD's crisis communication messages. Accordingly, it is noteworthy that the theme with the least frequency of sharing, "disinformation and communication," received the highest interaction from users. The findings of this study, which focuses on the transformative power of social media in crisis communication, confirm that the need for reliable communication channels and verified information/sources increases during crises, and it confirms the significant role of institutional social media accounts in combating disinformation.Bu çalışma, haber platformu olan Twitter/X'in kriz iletişimindeki rolünü incelemektedir. Çalışmanın amacı, sosyal medyanın önemini, etkinliğini ve uygulanabilirliğini anlayarak, kriz iletişimi literatürüne katkıda bulunmaktır. Bu kapsamda Kahramanmaraş depremlerine yönelik bir vaka analizi üzerinden X’ in kriz anında bir iletişim aracı olarak nasıl kullanıldığını belirlemeye yönelik nitel bir araştırma yürütülmüştür. Araştırma kapsamında, Türkiye Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) resmi X hesabından 6-13 Şubat 2023 tarihleri arasında paylaşılan 182 tweet incelenmiştir. Tweetlerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmış paylaşımlar; içerik, paylaşılma sıklığı ve etkileşim alma oranı üzerinden incelenmiştir. Araştırma bulguları, AFAD'ın tweetlerinin "işleyişe yönelik bilgiler, destek hizmetleri, duyurular ve dezenformasyon ve iletişim" olmak üzere dört ana tema altında sınıflandırıldığını göstermektedir. Bulgular, paylaşımların yoğun olarak yüksek belirsizlik içeren krizin başlangıç döneminde yapıldığını, en çok paylaşılan içeriğin ise arama-kurtarma operasyonlarına odaklandığını ortaya koymaktadır. Başka bir araştırma amacı, AFAD'ın kriz iletişimi mesajlarının kullanıcılar tarafından etkileşim oranını belirlemektir. Bu bağlamda, en az paylaşılan tema olan "dezenformasyon ve iletişim" temasının kullanıcılar tarafından en yüksek etkileşimi alması dikkat çekicidir. Bu çalışmanın bulguları, kriz iletişiminde sosyal medyanın dönüştürücü gücüne odaklanarak, krizler sırasında güvenilir iletişim kanallarına ve doğrulanmış bilgi/kaynaklara olan ihtiyacın arttığını ve kurumsal sosyal medya hesaplarının dezenformasyonla mücadelede önemli bir rol oynadığını doğrulamaktadır

    Dirbtinio intelekto taikymo įtaka slaugos intervencijoms sergant inkstų ligomis: sisteminė apžvalga

    No full text
    This study aims to conduct a comprehensive review of the current literature on the influence of artificial intelligence (AI) applications on nursing interventions in kidney diseases, and to systematically analyze the data obtained from relevant studies.The findings of this research highlight the evolving role of artificial intelligence in the field of kidney disease nursing, particularly in symptom management. Significant improvements in care quality were observed through the implementation of artificial intelligence models in nursinginterventions. Thus, the broader integration of artificial intelligence research in nursing practice is deemed to hold substantial significance

    Obesity epidemic: early intervention and healthy lifestyles in adolescents

    No full text
    Obezite, Dünya Sağlık Örgütü tarafından vücutta anormal yağ birikimi olarak tanımlanan ve dünya çapında artan bir sorun haline gelmiştir. Obezitenin tanısında yaygın olarak BKİ kullanılmaktadır. BKİ, obeziteyi tanımlamada önemli bir araç olsa da obezite ile gelişecek sağlık risklerini belirlemede yetersiz kalabilmektedir. Bu çalışma, obezitenin tanımı, teşhis yöntemleri ve sağlık üzerindeki etkilerini incelemektedir. Türkiye'de obezite vakaları her geçen yıl artmaktadır. Özellikle adolesanlarda obezite prevalansı artış göstermektedir. Bu bağlamda adölesan döneminde bu durum ciddi bir sağlık sorunu haline gelmektedir. Obezite, adölesanlarda, çocukluk döneminden yetişkinliğe geçişte yaşanan hızlı fiziksel büyüme ve hormonal değişikliklerle ilişkilendirilir. Adölesanlarda obezitenin artmasında televizyon ve bilgisayar başında geçirilen sürenin artması, fiziksel aktivitelerde azalma ve yüksek enerjili besinlerle beslenme alışkanlıklarının rolü büyüktür. Çocukluk çağı obezitesinin tedavisinde erken müdahale oldukça önemlidir ve bu genellikle multidisipliner bir yaklaşım gerektirmektedir. Dolayısıyla Aile hekimleri, diyetisyenler ve fizyoterapistler gibi uzmanların iş birliği, etkili bir tedavi için kritik öneme sahiptir. Sonuç olarak, yaşam tarzı değişiklikleri ve sağlıklı alışkanlıkların teşviki, obeziteyle mücadelede kilit bir rol oynamaktadır. Bu çalışma, obezitenin küresel boyuttaki önemini vurgularken, özellikle adölesanlarda obezitenin ciddiyetini ve erken tedavinin ve önlemlerin önemini vurgulamaktadır.Obesity, defined by the World Health Organization as abnormal accumulation of fat in the body, has become a growing global issue. Although BMI is commonly used in diagnosing obesity, it may be inadequate in determining the health risks associated with obesity. This study examines the definition of obesity, diagnostic methods, and its effects on health. In Turkey, obesity cases are increasing every year, especially among adolescents, making it a serious health problem during the adolescent period. Obesity in adolescents is associated with rapid physical growth and hormonal changes during the transition from childhood to adulthood. The increasing prevalence of obesity in adolescents is attributed to factors such as increased time spent watching television and using computers, decreased physical activity, and consumption of high-energy foods. Early intervention is crucial in the treatment of childhood obesity, often requiring a multidisciplinary approach involving collaboration between family physicians, dieticians, and physiotherapists. Consequently, promoting lifestyle changes and healthy habits plays a crucial role in combating obesity. This study emphasizes the global significance of obesity while highlighting the seriousness of obesity, particularly in adolescents, and underscoring the importance of early treatment and preventive measures

    The dual effects of health risks and crowd perception on marine traveller behaviour: The case of shared day cruise charter

    No full text
    This study investigates the dynamics of traveller behaviour toward shared day cruise charters regarding Covid-19 as a health-risk situation through the theory of planned behaviour. Following interviews with 22 customers, the findings were evaluated using directed content analysis. The results show that, besides Covid-19's moderating role, physical (e.g., high noise, absence of physical barriers) and social (e.g., a high number of out-group members, high customer heterogeneity) attributes of the service concept intensify the perceived crowdedness in the yacht. Despite being a one-day outdoor activity, the tour is perceived as risky due to the crowded service environment. Thus, crowds and health risks have a dual impact on travellers' attitudes toward tours. The perceived risk is not the only concern related to the traveller personally, it also includes risks related to the transmission of the virus to one’s family and friends. Travellers attributed crowding to the opportunistic behaviours of service providers, hence relying on their own precautions. Furthermore, there is an inverse relationship between crowding and the perceived hedonic value of the service. Companion unavailability is a significant barrier; however, there is a negotiation dilemma to persuade hesitant group members. The study contributes to the travel services offered in crowded environments that especially pose health risks and offer important implications for yacht tourism practitioners

    Palliative care in the world and in Turkey status

    No full text
    Dünya nüfusunun giderek artması ve yaşlanması teknolojik gelişmelerin hızlanması, yaşamı tehdit eden hastalıkların tedavisindeki gelişmelerle birlikte bireylerin beklenen yaşam süresinin uzaması ve palyatif bakıma olan gereksinimin artmasına neden olmuştur. . İnsanlar yaşamlarında, hayatı tehdit eden hastalık dediğimiz çözümü olmayan sağlık problemleri ile karşılaştığında palyatif bakım merkezine ihtiyaç duymaktadırlar. Her insanın kaliteli bir yaşam sonu bakım alma hakkı kapsamında ülkeler, palyatif bakım hizmetlerini kendi sosyokültürel yapılarına uygun bir şekilde sağlık sistemlerine entegre ederek herkes için eşit, erişilebilir ve maliyet etkin bir hizmet sunmaya gayret göstermektedir Bu derleme, Türkiye’de ve dünyada sağlıkta sunulan palyatif bakım hizmeti ile ilgili temel bilgileri ele almak için yazılmıştır.Gradual growth and aging throughout the world have been caused by the acceleration of technological developments, the change in expected life changes with treatment methods that eliminate the threat to life, and the increase in palliative care cells. . People need a palliative care mechanism when they encounter health problems that are not life-threatening or, as we say, have no solution. Countries within the scope of every person's right to receive quality end-of-life care strive to maintain equal, accessible and cost-effective services for everyone by integrating palliative care services into their health systems in accordance with their own sociocultural structures. Registered to handle basic information regarding care service

    Diyabetik nefropati bağırsak mikrobiyatası ilişkisi

    No full text
    Diabetes Mellitus (DM), insülin üretimindeki eksiklik veya direnç nedeniyle hipergliseminin varlığıyla tanımlanır. DM’nin birçok komplikasyona sebep olduğu bilinmektedir. Bu komplikasyonlar mikrovasküler ve makrovasküler olarak ortaya çıkmaktadır. Diyabet ve diyabete bağlı komplikasyonların görülme hızında yaşanan ciddi artışlar nedeniyle dünyada son dönem böbrek yetmezliğine (SDBY) yol açan faktörler arasında diyabetin mikrovasküler komplikasyonu olan diyabetik nefropati, glomerülonefriti geride bırakarak 2015 yılında başlıca nedeni olarak görülmüştür ve ilk sıraya yerleşmiştir Normal koşullarda, insan vücuduyla simbiyotik bir ilişki içinde bulunan bağırsak florası, 100 trilyon mikroorganizmadan oluşur ve insülin ve glukagon gibi maddelerin salgılanmasını düzenlemektedir. Bağırsak mikrobiyotasındaki değişikliklerin, inflamasyon, insülin direnci ve metabolik bozukluklar gibi diyabetik nefropatiyi tetikleyen mekanizmalara katkıda bulunabileceği düşünülmektedir. Artan kanıtlar, bağırsak mikrobiyotasının bileşimi ve oranındaki değişikliklerin, DM ve bununla ilişkili komplikasyonları geliştirme riskinin artmasıyla yakından ilişkili olduğunu göstermiştir. Anormal bir mikrobiyota ile diyabetiknefropatinin şiddeti veya başlangıcı arasındaki nedenselliği kanıtlamak için deneysel çalışmalara ihtiyaç vardır

    171

    full texts

    582

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    İzmir Kavram Vocational School Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇