Kırşehir Ahi Evran University Institutional Repository
Not a member yet
6557 research outputs found
Sort by
Identity construction in social studies curriculums from 1968 to the present
Kimlik, geçmişten günümüze bireylerin birçok alanda kendisini ifade etmesini sağlayan kavramdır. Bu kavram modern dönem öncesinde gelenek ve din etrafında şekillenirken; modern dönemde liberal ideolojinin ekseninde inşa edilmiştir. Fransız devrimi ile kimlik kavramı belirli kalıplar dâhilin de ulus devletlerin ortaya çıkışını hızlandırmıştır. Kimlik ediminin temelinde iyi bir yurttaş olma ve bu yurttaşlığın görevlerini yerini getirme amacı yatmaktadır. Bu amacı sağlayan en önemli derslerden birisi de Sosyal Bilgilerdir. Sosyal bilgiler dersinin kapsamı kimlik oluşumunu desteklemektedir. Bu durumun en iyi örneğini Sosyal Bilgiler Öğretim Programları oluşturmaktadır. Geçmişten günümüze kadar oluşturulmak istenilen kimlik profilleri Sosyal Bilgiler Öğretim Programları çerçevesinde siyasal iktidar tarafından bir araç olarak kullanılmaktadır. Araştırmanın amacı 1968'den günümüze Sosyal Bilgiler Öğretim Programları'nda inşa edilmek istenilen kimliği ortaya koymaktır. Bunun yanı sıra geçen bu süreç içerisindeki ideolojilerden hareketle kimlik inşasında meydana gelen değişim ve sürekliliği ifade etmek amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın veri kaynaklarını 1968 (İlkokul 4,5.Sınıf) Sosyal Bilgiler Öğretim Programı, 1973 (Ortaokul 1,2,3.Sınıf) Sosyal Bilgiler Öğretim Programı, 1985 (İlkokul) Milli Tarih, Milli Coğrafya ve Milli Vatandaşlık (Ortaokul 8.Sınıf) Öğretim Programları,1998 (İlköğretim 4,5,7.Sınıf) Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı, 2005 (İlköğretim 4,5,7.Sınıf) Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı, 2010 (İlköğretim 8.Sınıf) Vatandaşlık ve Demokrasi Eğitimi Öğretim Programı, 2015 (İlkokul 4.Sınıf ve Ortaokul 5,6,7.Sınıf ) Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı, 2015 (İlkokul 4.Sınıf) İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi Dersi Öğretim Programı, 2018 (İlkokul 4.Sınıf ve Ortaokul 5,6,7.Sınıf ) Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı, 2018 (İlkokul 4.Sınıf) İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi Öğretim Programı oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında doküman incelemesi kullanılmıştır. Araştırma verileri içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma verileri kodlanarak temalar oluşturulmuştur. Çalışmanın temel çerçevesi "Milli Kimlik", "Toplumsal Kimlik", "Bireysel Kimlik", "Politik Kimlik", "Küresel Kimlik", "Çevreci Kimlik", "Dini Kimlik" ve "Dijital Kimlik" temaları olarak belirlenmiştir. İlkokul ve ortaokul Sosyal Bilgiler ve Vatandaşlık Öğretim Programları verileri ana temalar altında içerik analizi yöntemi ile düzenlenmiştir. Araştırma sonucunda, 1968'den günümüze Sosyal Bilgiler Öğretim Programlarından elde edilen veriler ışığında oluşturulan sekiz farklı kimlik türünün programlarda yer aldığı tespit edilmiştir. Bu kimlikler arasında ağırlıklı olarak milli, toplumsal ve bireysel kimliklere yer verildiği görülmüştür. 1968'den günümüze Sosyal Bilgiler Öğretim Programları'nda milli kimlik inşası tarih, coğrafya ve milli değerler aracılığıyla ideolojik temelde oluşturulmak istenildiği, toplumsal kimlik için birlikte yaşam vurgusu yapıldığı ve bireysel kimliğin ise 2005 ve sonrası dönemde artış göstererek bireyin hak ve sorumluluklarının bilincinde olması temelinde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Ayrıca 2005 ve sonrası dönemde; Sosyal Bilgiler Öğretim programlarının küresel ve dijital kimlik oluşumunu desteklediği tespit edilmiştir. Küresel kimlik inşası iktidar ideolojisi kapsamında uluslararası ilişkileri destekleyici olarak şekillendiği; dijital kimlik inşası ise Sosyal Bilgiler eğitiminde dijital okuryazarlık becerisi temelinde şekillenerek dijital çağa uyum sağlama amacı güdüldüğü görülmüştür. İçerisinde yaşadığımız çağın gerekleri ve iktidar ideolojisinin kimlik inşasında Sosyal Bilgiler öğretim programlarında etkin olarak yer aldığı ve dönüşüme açık olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kimlik, Kimlik İnşası, Sosyal Bilgiler, Sosyal Bilgiler ve Vatandaşlık Öğretim ProgramlarıIdentity is a concept that enables individuals to express themselves in many areas from past to present. While this concept was shaped around tradition and religion in the pre-modern era, it was built on the axis of liberal ideology in the modern era. With the French Revolution, the concept of identity accelerated the emergence of nation states within certain patterns. The purpose of being a good citizen and fulfilling the duties of this citizenship lies on the basis of the act of identity. One of the most important courses that provide this aim is Social Studies. Social Studies Curriculum has been prepared in accordance with the infrastructure of the identity desired to be gained in accordance with the content of the Social Studies course. Thus, the identity profiles that are desired to be created from the past to the present are used as a tool by the political power within the framework of Social Studies Curriculum. The aim of the research is to reveal the identity that is desired to be built in the Social Studies Curriculum since 1968. In addition, it is aimed to express the change and continuity that occurs from the construction of identity based on the ideologies in this process. Case study, one of the qualitative research designs, was used in the research. The study group of the research consisted of 1968 (Primary School 4,5th Grade) Social Studies Curriculum, 1973 (Middle School 1,2,3rd Grade) Social Studies Curriculum, 1985 (Primary School) National History, National Geography and National Citizenship (Middle School 8th Grade). ) Curriculum, 1998 (Primary School 4,5,7th Grade) Social Studies Curriculum, 2005 (Primary School 4,5,7th Grade) Social Studies Course Curriculum, 2010 (Primary School 8th Grade) Citizenship and Democracy Education Curriculum, 2015 (Primary School 4th Grade and Secondary School 5,6,7th Grade) Social Studies Course Curriculum, 2015 (Primary School 4th Grade) Human Rights, Citizenship and Democracy Course Curriculum, 2018 (Primary School 4th Grade and Secondary School 5,6,7th Grade) Social Studies Curriculum, 2018 (Primary School 4th Grade) Human Rights, Citizenship and Democracy Teaching Program. Document analysis was used to collect data. Research data were analyzed by content analysis method. Themes were created by coding the research data. The basic framework of the study was determined as "National Identity", "Social Identity", "Individual Identity", "Political Identity", "Global Identity", "Environmental Identity" "Religious Identity" and "Digital Identity". Primary and secondary school Social Studies Curriculum data were organized under main themes by content analysis method. As a result of the research, it has been determined that eight identities formed in the light of the data obtained from the Social Studies teaching programs since 1968 are included in the programs. Among these identities, it was observed that mainly national, social and individual identities were included. It has been determined that in the Social Studies curriculum since 1968, the construction of national identity is desired to be formed on an ideological basis through history, geography and national values, the emphasis is on living together for social identity, and individual identity has increased in 2005 and after, and it has been realized on the basis of the individual's awareness of his rights and responsibilities. In addition, it has been determined that the formation of global and digital identity is supported in order to keep up with the requirements of the era in 2005 and after. The construction of global identity is shaped by supporting international relations within the scope of the ideology of power; It has been seen that the construction of digital identity is shaped on the basis of digital literacy skills in social studies education, and it is aimed to adapt to the digital age. It has been determined that the necessities of the age we live in and the ideology of power take an active part in the Social Studies curriculum in the construction of identity and are open to transformation. Keywords: Identity, Identity Construction, Social Studies, Social Studies and Citizenship Curriculu
The effect of social media marketing activities on brand image and brand loyalty
Küresel ekonomik entegrasyonun hızlanması ve şiddetli ticari rekabet, marka imajının ve marka sadakatinin oluşturma ve sürdürme yollarını zorlamaktadır. Bu durum işletme yönetimini işlerinin bu yönlerine artan bir ilgi göstermeye teşvik etmektedir. Günümüzde işletmeler, ayakta kalmak, gelişmek ve rekabetçi bir pazarda başarılı olmak için marka sadakatini ve marka imajını geliştirmek zorunda kalmıştır. Marka imajı ve marka sadakatinin geliştirilmesi işletmelerin rekabet güçlerini sürdürmeleri için uzun vadeli faydalar sağlayabileceği düşünülmektedir. Bu tez çalışmasında marka imajı ve marka sadakatinin artan önemi göz önüne alınarak ve bunları geliştirmeye yardımcı olacak faktörler belirlenmiştir. Pazarlama sektörünün önemli araçlarından olan sosyal medya pazarlama bileşenleri ( Sayfa kalitesi ve tasarımı, online etkileşim, sosyal medya aktiviteleri ve içerikleri, hizmet kalitesi, aktiflik, diğer sayfalarla işbirliği, yararlılık) marka imajı ve marka sadakatini etkileyerek pazarlama hizmetlerinin kalitesine ve verimine katkı sağlayacaktır. Marka imajını ve marka sadakatini etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Sosyal medya pazarlama bileşenleri de bu faktörlerin içinde yer almaktadır. Sosyal medya pazarlama bileşenleri marka imajı ve marka sadakati üzerinde etkili olarak tüketicilerin satın alma kararına yön vermektedir. Bu durumlardan hareketle araştırmanın amacı sosyal medya pazarlama bileşenlerinin marka imajı ve marka sadakati üzerindeki etkileri ortaya kuymaktır. Araştırma nicel araştırma yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında veriler katılımcılara çevrimiçi anket uygulanarak toplanmıştır. Bu çalışma LC Waikiki hazır giyim markasını sosyal medyada takip edenler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çevrimiçi anket ise çalışmaya katılmayı kabul eden 451 katılımcı üzerinde uygulanmıştır. Toplanan veriler için SPSS paket programı kullanılarak sırasıyla faktör analizi, güvenilirlik testi, korelasyon ve çoklu regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Keşfedici faktör analizinde sosyal medya pazarlaması 7 faktör, marka imajı tek faktör ve marka sadakati ise iki faktörden oluşmuştur. Elde edilen faktörlere bağlı olarak hipotezler oluşturulmuş olup bu hipotezlerin testi için SPSS paket programında çoklu regresyon analizleri yapılıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre sosyal medya pazarlama bileşenlerinin marka imajı, tutumsal marka sadakati ve davranışsal marka sadakati üzerinde olumlu etkilerinin olduğu görülmüştür. Ancak detaylı sonuçlar, Sosyal medya pazarlama bileşenlerinin marka imajı üzerinde en etkili boyutun sayfa kalitesi / tasarımı olduğunu bunu sırasıyla yararlılık ve diğer sayfalar ile iş birliği boyutlarının izlediğini göstermektedir. Tutumsal sadakat üzerinde en etkili boyutun sosyal medya aktiviteleri ve içerikleri olduğu bunu sırasıyla online etkileşim, sayfa kalitesi / tasarımı, diğer sayfalar ile iş birliği ve aktiflik boyutlarının izlediği görülmektedir. Davranışsal sadakat üzerinde de en etkili boyutun sayfa kalitesi / tasarımı olduğu bunu sırasıyla diğer sayfalar ile iş birliği, sosyal medya aktiviteleri ve içerikleri, online etkileşim boyutlarının izlediği görülmüştür.The acceleration of global economic integration and fierce commercial competition are challenging the ways in which brand image and brand loyalty are built and maintained. This encourages management to pay increased attention to these aspects of their business. Today, businesses have had to develop brand loyalty and brand image in order to survive, develop and be successful in a competitive market. It is thought that the development of brand image and brand loyalty can provide long-term benefits for businesses to maintain their competitiveness. In this thesis, considering the increasing importance of brand image and brand loyalty, factors that will help to improve them have been determined. Social media marketing components (page quality and design, online interaction, social media activities and contents, service quality, activity, cooperation with other pages, usefulness), which are important tools of the marketing sector, will contribute to the quality and efficiency of marketing services by affecting brand image and brand loyalty. There are many factors that affect brand image and brand loyalty. Social media marketing components are also included in these factors. Social media marketing components influence the purchasing decision of consumers by being effective on brand image and brand loyalty. Based on these situations, the aim of the research is to reveal the effects of social media marketing components on brand image and brand loyalty. The research was carried out using quantitative research methods. Within the scope of the study, data were collected by applying an online questionnaire to the participants. This study was carried out on those who follow the LC Waikiki ready-to-wear brand on social media. The online questionnaire was applied to 451 participants who agreed to participate in the study. For the collected data, factor analysis, reliability test, correlation and multiple regression analyzes were performed by using SPSS package program, respectively. In the exploratory factor analysis, social media marketing consists of 7 factors, brand image consists of one factor and brand loyalty consists of two factors. Hypotheses were formed depending on the factors obtained, and multiple regression analyzes were performed in the SPSS package program to test these hypotheses. According to the findings obtained as a result of the research, it has been seen that social media marketing components have positive effects on brand image, attitudinal brand loyalty and behavioral brand loyalty. However, detailed results show that the most effective dimension of social media marketing components on brand image is page quality / design, followed by usefulness and collaboration with other pages, respectively. It is seen that the most effective dimension on attitudinal loyalty is social media activities and content, followed by online interaction, page quality / design, cooperation with other pages and activity dimensions, respectively. It was observed that the most effective dimension on behavioral loyalty was page quality / design, followed by cooperation with other pages, social media activities and contents, and online interaction dimensions, respectively
A study on the place names of Kırıkkale
Onomastik –ad bilim- yeryüzünde bilenen tüm isimler üzerinde çalışmalar yapan bilim dalıdır. Ad bilim kendi içerisinde belirli bölümlere ayrılmaktadır. Bu bölümler; toponimi, hidronim, oronim ve anthroponomidir. Bu alanlar çalışmalarda toplumun dili, kültürü, tarihi hakkında geniş bilgilere ulaşmamızı sağlamıştır. Ülkemizde çalışmalar geç bir zamanda başlamış olsa da lisans ve lisansüstü çoğu çalışmaya konu edilmiştir. Konu alanının genişliği sebebiyle bu bilim dalının h?l? çalışmadığı konular mevcuttur. Yer adları dar anlamda bir toplumun, kültürün kendini tanımlamasında büyük bir öneme sahiptir. Sadece bir yerin adı değil o bölgenin dil gelişimi ve tarihi açısından da önem arz etmektedir. Kırıkkale Cumhuriyet'in ilanından çok sonra kurulmuş ve yeni sayılan illerimizdendir. Tarihi süreç içerisinde aşiretlerin iskanı politikasına bağlı olarak pek çok aşiret il sınırları içerisine yerleştirilmiştir. İle yerleşen Türkmenler, Yörükler ve aşiretler ile Anadolu içerisinde küçük bir Türk yurdu haline gelmiştir. Bu çalışmada ilden alınan listeden derlenmiş 1708 ilçe, köy, mahalle, sokak, bulvar, dağ, tepe, su adları; yapı, köken ve anlam bakımından incelenecektir. Anahtar Kelimeler: Ad Bilim, Etimoloji, Kırıkkale, Su adları, Tepe adlarıOnomastics -onomastics- is the science that studies all the names known in the world. Forensic science is divided into certain sections within itself, these sections are; The toponymy is hydronym, oronym and anthroponomy. Toponymy, while examining place names, water names; streams, springs, fountains, etc. in the region. Examines their names, mountain names; hill, valley, cliff, cliff, etc. have included many names in their field of study. Although studies in our country started at a late time, most undergraduate and graduate studies have been the subject of studies. Due to the breadth of the subject area, there are subjects that this branch of science still does not study. Place names in a narrow sense have a great importance in the self-definition of a society and culture. It is important not only for the name of a place, but also for the language development and history of that region. Kırıkkale was established long after the proclamation of the Republic and is one of the new provinces. In the historical process, many tribes have been settled within the borders of the province depending on the settlement policy of the tribes. It has become a small Turkish homeland in Anatolia with the Turkmens, Yoruks and tribes who settled in Anatolia. In this study, 1708 district, village, neighborhood, street, boulevard, mountain, hill water names compiled from the list taken from the province will be examined in terms of structure, origin and meaning. Key Words: Name science, etmology, place names, water names, hill name
SELF-medication patterns among adulthood
Kendi kendine ilaç kullanımı dünya çapında yaygın bir Halk sağlığı sorunudur. Çalışmada yetişkin bireylerin kendi kendine ilaç kullanımı ve etkileyen faktörlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Tanımlayıcı nitelikte yapılan çalışma, Kırşehir'in Mucur ilçesindeki bir Aile Sağlığı Merkezine kayıtlı 160 yetişkin birey ile yürütülmüştür. Araştırmada verileri, literatüre dayalı geliştirilen 27 soruluk anket formuyla toplanmıştır. Verilerin analizinde, sayı, yüzde, ortalama ve Ki-Kare testi kullanılmıştır. Araştırmada bireylerin %40,6'sı kadın olup yaş ortalaması 29,10±8,54'tür. Bireylerin %23,1'inin doktor tarafından tanılanmış mevcut kronik hastalığı olduğu, %23,8'inin düzenli ilaç kullandığı ve günlük kullanılan ilaç sayısı ortalamasının 1,20±1,72 olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan yetişkin bireylerin yarıdan fazlasının (%68,8) kendi kendine ilaç kullandığı, ağrı kesicinin bireyler tarafından en çok kullanılan ilaç olduğu ve kendi kendine ilaç kullanımının ilk sebebi önceden aynı ilacı kullanma olarak belirlenmiştir. Bireylerin yaş grupları, cinsiyet, medeni durum, çalışma durumu, algılanan gelir durumu, aile yapısı ve birlikte yaşanılan kişiler ile kendi kendine ilaç kullanımı arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Eğitim düzeyi yüksekokul ve üzeri olan bireylerin kendi kendine ilaç kullanımının daha fazla olduğu bulunmuştur (p<0,05). Bireylerin sosyal güvence durumu, sağlık kurumuna ulaşmada sorun yaşama durumu, doktor tarafından tanılanmış mevcut kronik hastalığı olma durumu ve düzenli ilaç kullanımına göre kendi kendine ilaç kullanımı arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Evde eczane dolabında, buzdolabında ya da dolapta ilaç bulunduran bireylerin kendi kendine ilaç kullanım oranının daha yüksek olduğu bulunmuştur (p<0,05). Yetişkin bireylerin, kendi kendine ilaç kullanma oranı oldukça yüksektir. Anahtar Kelimeler: İlaçlar, kendi kendine ilaç kullanımı, yetişkin birey.Self-medication is a world-wide common community health problem. In this study, it is aimed to research self-medication of adult ındividuals and factors affecting on it. Descriptive research study has been carried out on 160 adult ındividuals registered to a Family Health Center of Mucur District of Kırşehir. Research data has been gathered by using 27 question survey form that was developed based on literature. Number, percentage, average and chisquare tests were used in data analysis. %40,6 of individuals in research are women with avereage age of 29,10±8,54. It was determined that %23,1 of individuals has chronic illness diagnosed by doctor, %23,8 regularly take medication and average number of medication taken daily is 1,20±1,72. It was determined that more than half (%68,8) of the participants self-medicate, pain killers are the most common medications used by individuals and the primary reason for self-medication is usage of the same medicine beforehand. Not any meaningful relation between self-medication and age groups, sex, marital status, employment status, percieved income status, family structure and cohabitants of the individuals has been detected. It was found that self-medication among individuals with education level of college degree and higher is more common (p<0,05). Not any meaningful relation has been determined between self-medication and social security state of an individual, problem in access to healthcare or having chronic illness diagnosed by doctor. It was found that selfmedication ratio of individuals keeping medicines in medicine chest, refrigerators or cupboard at home is higher (p<0,05). Adults have a high rate of self-medication. Keywords: Adult individual, medcine, self-medicatio
The relationship between Turkish as a foreign language teacher's professional self-competencies and classroom diversity competencies
Eğitim-öğretimin niteliğini ortaya koyan en önemli unsurlardan birinin öğretmen niteliği olduğu söylenebilir. Verimli öğrenmenin ve öğretim hedeflerine ulaşmanın daha çok öğretmen yeterlik ve becerilerinden etkilendiğini ifade etmek mümkündür. Öğrenme ve öğretimin niteliğine etki eden önemli değişkenler arasında öğretmenlerin mesleki öz yeterlik ve sınıftaki farklılıkları yönetme yeterliklerinin de olduğu düşünülmektedir. Öz yeterlik, bireyin bir görevi ya da amaçladığı şeyi başarmak için ihtiyaç duyduğu şeyleri planlama, düzenleme ve uygulamaya yönelik olan inancıdır. Sınıftaki farklılıklar denince sadece etnik farklılıklar değil cinsiyet, din, dil, ırk, engelli olma gibi durumları da kapsamaktadır. Sınıftaki farklılıkları yönetme de sınıf içinde bu farklılıkların farkında olma, hoşgörülü olma, öğrencilerin birbirine yakınlık duymasını sağlama olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada öğretmenlerinin mesleki öz yeterlik inançları ile sınıftaki farklılıkları yönetme yeterliği algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nicel desende ilişkisel bir tarama çalışmasıdır. Çalışma evrenini, 2021-2022 Eğitim-Öğretim Yılı'nda Kırşehir İl Millî Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaokullarda görev yapan ve sınıflarında yabancı uyruklu öğrenciler bulunan sınıf ve Türkçe öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklem, bu evrenden basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenmiş 238 sınıf ve Türkçe öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Öz Yeterlik İnancı Ölçeği" ve "Sınıftaki Farklılıklar İçin Öğretmen Yeterlikleri Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizi, SPSS 25.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Önce verilerin normallik dağılım gösterip göstermediğine bakılmış ve normal dağılım gösterdiği görülmüştür. Cinsiyet, branş ve mesleki deneyim gibi değişkenlere yönelik bağımsız gruplar t testi yapılmış ve ikiden çok değişkenler içinse ANOVA testi kullanılmıştır. Öğretmenlik mesleğine yönelik öz yeterlik inançlarının cinsiyet, branş ve mesleki deneyime göre analizleri yapılırken MANOVA analizleri yapılmıştır. Son olarak sınıftaki farklılıklara yönelik yeterlik algıları ile öğretmenlik mesleğine yönelik yeterlik inançları arasında korelasyon analizi yapılmıştır. Öğretmenlerin mesleki yeterlik inanç düzeylerinin oldukça yeterli olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerinin sınıftaki farklılıklar için öğretmen yeterlik algılarının güvenirim düzeyinde olduğu anlaşılmıştır. Öğretmenlerin mesleki öz yeterlik inançları öğretmen katılımında yeterlik alt faktöründe branş değişkenine göre sınıf öğretmenleri lehine anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin sınıftaki farklılıklara yönelik öğretmen yeterlikleri algılarının cinsiyet, branş ve mesleki deneyime göre anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Öğretmen Öz Yeterliği, Sınıftaki Farklılıkları Yönetme Yeterlikleri, Türkçe öğretmenleri.It can be said that one of the most important elements that reveal the quality of education is the quality of the teacher. It is possible to state that effective learning and achievement of teaching goals are mostly affected by teacher competencies and skills. It is thought that among the important variables affecting the quality of learning and teaching, teachers' professional self-efficacy and their ability to manage differences in the classroom are also considered. Self-efficacy is the individual's belief in planning, arranging, and executing what he or she needs to achieve a task or goal. When it comes to differences in class, it includes not only ethnic differences, but also gender, religion, language, race, disability. Managing differences in the classroom is defined as being aware of these differences in the classroom, being tolerant, and making students feel close to each other. In this study, it was aimed to examine the relationship between teachers' professional self-efficacy beliefs and their perceptions of their ability to manage differences in the classroom. The research is a relational screening study in quantitative design. The study population consists of classroom and Turkish teachers who work in secondary schools affiliated to Kırşehir Provincial Directorate of National Education in the 2021-2022 academic year and have foreign students in their classes. The sample consists of 238 classroom and Turkish teachers determined by simple random sampling method from this population. The data of the study were collected using the "Personal Information Form", "Self-Efficacy Belief Scale for Teaching Profession" and "Teacher Efficacy Scale for Differences in the Classroom". Data analysis was done using SPSS 25.0 package program. First, it was checked whether the data showed normality distribution and it was seen that it showed normal distribution. Independent groups t-test was performed for variables such as gender, branch and professional experience, and ANOVA test was used for more than two variables. While analyzing the self-efficacy beliefs towards the teaching profession according to gender, branch and professional experience, MANOVA analyzes were performed. Finally, a correlation analysis was conducted between the perceptions of efficacy for differences in the classroom and efficacy beliefs for the teaching profession. It was determined that the professional efficacy belief levels of the teachers were quite sufficient. It was understood that the teachers' teacher efficacy beliefs for the differences in the class were at the level of trust. A positive moderate relationship was determined between teachers' professional self-efficacy beliefs and their perceptions of efficacy towards differences in the classroom. It has been determined that there is a significant difference in favor of classroom teachers according to the branch variable in the professional self-efficacy beliefs of teachers in the competence sub-factor in teacher participation. It was determined that the teachers' perceptions of teacher competencies regarding the differences in the classroom did not show a significant difference according to gender, branch and professional experience. Keywords: Teacher Self-Efficacy, Competences in Managing Differences in the Classroom, Turkish teacher
Phenotypic parameter estimations of brown swiss dairy cattles breeding in Kırşehir provence
Çalışmada, Kırşehir ilinde yetiştirilen 4050 baş Esmer ırka ait verim kayıtları değerlendirilmiştir. Süt verim özelliklerinden 305 gün süt verimi (305 GSV), laktasyon süresi (LS) ve kuruda kalma süresi (KKS) ve döl verim özelliklerinden ise buzağılama aralığı (BA) üzerinde durulmuştur. İlgili özellikler üzerine doğum yılı, laktasyon sırası, buzağılama mevsimi, işletme büyüklüğü ve buzağılama yaşının etkileri araştırılmıştır. 305 GSV, LS, KKS ve BA ilişkin tanımlayıcı istatistikler sırasıyla 4607,1±26,1, 362,24±1,63, 63,242±0,361 ve 396,11±1,51 olarak tespit edilmiştir. Sonuç olarak, hesaplanan fenotipik parametreler ıslah çalışmalarında seleksiyon kriteri olarak kullanılabileceği ve seleksiyondaki başarıyı arttırabileceği düşünülmektedir. Ayrıca bu değerin hesaplanması bölgede artık Esmer ırkı sığırlardan ziyade diğer süt sığırı ırklarının yetiştirilmeye başlandığı ve eğilimin bu yönde olabileceğini göstermektedir.In the study, lactation records of 4050 Brown Swiss Dairy Cattles raised in Kırşehir province were evaluated. 305 days milk yield (305 DMY), lactation period (LP) and dry period (DP) from milk yield characteristics and calving interval (CI) from reproductive yield characteristics were emphasized. The effects of birth year, lactation order, calving season, farm size and calving age, which are thought to affect these characteristics, were investigated. Descriptive statistics of 305 DMY, LP, DP and CI were found to be 4607.1±26.1, 362.24±1.63, 63.242±0.361 and 396.11±1.51, respectively. As a result, it is thought that the calculated phenotypic parameters can be used as selection criteria in breeding studies and increase the success in selection. In addition, the calculation of this value shows that other dairy cattle breeds have started to be raised in the region rather than Brown Swiss cattle, and the trend may be in this direction
Paragraph writing skills of learners of Turkish as a foreign language
Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen C1 düzeyindeki 100 öğrenciden kendilerine verilen 8 konudan birini seçerek bir kompozisyon yazmaları istenmiştir. Öğrencilerin yazdıkları kompozisyonların değerlendirilmesinde Bağdaşıklık Düzeyi Değerlendirme Formu, Düşünceyi Geliştirme Teknikleri Değerlendirme Formu, Paragraf Tutarlılığı Değerlendirme Formu adlı formlar kullanılmıştır. Bu çalışma, nitel ve nicel yöntemlerinin güçlü yanlarının kullanılması, bütünleştirilmesi ile karma yöntem şeklinde modellenmiştir. Elde edilen veriler ise tarama modeline uygun olarak betimsel istatistiksel analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir. Çalışmada doküman analizi yönteminden de yararlanılmıştır. Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin alıcı dil olarak adlandırılan anlamaya dayalı dinleme becerisi ve okuma becerisi; verici dil olarak adlandırılan anlatmaya dayalı konuşma becerisi ve yazma becerisi kazanmasına yönelik karşılaştıkları sorunlar çoğunlukla yazma becerisindedir ve özellikle paragraf yazma becerilerindeki sorunlar göze çarpmaktadır. Çalışma neticesinde ulaşılan sonuçlar, paragraf düzeyinde bağdaşıklık araçlarının kullanımı, paragrafta tutarlılığı sağlama, paragrafta düşünceyi geliştirme tekniklerinin kullanımı ile ilgili sonuçlar şeklinde üç alt başlık altında sunulmuştur.100 students at C1 level who learned Turkish as a foreign language were asked to write an essay by choosing one of the 8 topics given to them. Forms named Coherence Level Evaluation Form, Thinking Development Techniques Evaluation Form, and Paragraph Consistency Evaluation Form were used to evaluate the compositions written by the students. This study was modeled as a mixed method, using and integrating the strengths of qualitative and quantitative methods. The data obtained were evaluated with the descriptive statistical analysis method in accordance with the scanning model. The document analysis method was also used in the study. Listening and reading skills based on understanding, which is called the receptive language, of those who learn Turkish as a foreign language; The problems they face in gaining speaking and writing skills based on narrative, which is called the expressive language, are mostly in writing skills, and especially the problems in paragraph writing skills stand out. The results obtained as a result of the study are presented under three sub-headings as the use of coherence tools at the paragraph level, ensuring consistency in the paragraph, and the use of thinking development techniques in the paragraph
The effects of different locations and cutting times on the yield and quality of Hungarian vetch triticale mixture
Bu araştırma, Kırşehir ekolojik koşullarında 2019-2020 vejetasyon döneminde, farklı lokasyon (Karaduraklı, Dalakçı, Eskidoğanlı, Akçaağıl ve Merkez) ve biçim zamanlarının %70 Macar fiği (Vicia pannonica Crantz.) ve %30 tritikale (Xtriticosecale Wittmack) karışımının verim ve kalitesi üzerine etkilerini belirlemek amacıyla, tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme deseninde üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Lokasyonlar ve biçim zamanlarına göre en yüksek yaş ot, kuru ot ve ham protein verimleri Dalakçı lokasyonundan ve süt olum döneminden (sırasıyla; 1932.2, 515.1, 75.9 kg da-1 ve 1816.5, 528.7 kg da-1, 67.7 kg da-1), en düşük ise Merkez lokasyondan ve Karınlanma döneminden (sırasıyla; 1304.2, 359.5 kg da-1, 52.3 kg da-1 ve 1470.2 kg da-1, 358.8 kg da-1, 60.9 kg da-1) elde edilmiştir. Lokasyonlara göre en yüksek ADF, NDF ve ADL değerleri Merkez lokasyonunda (sırasıyla; %34.1, %53.6 ve %6.9) elde edilirken en düşük ADF değeri Dalakçı (%32.8), NDF değeri Akçaağıl (%52.5) ve ADL değerleri Karaduraklı, Dalakçı ve Eskidoğanlı lokasyonlarından (%6.5) elde edilmiştir. Biçim zamanlarına göre en yüksek ADF, NDF ve ADL değerleri süt olum döneminden (sırasıyla; %35.9, %55.9, %7.4) en düşük ise karınlanma döneminde (sırasıyla; %30.5, %49.9, %5.9) elde edilmiştir. En düşük Sindirilebilir kuru madde oranı değeri Süt olum döneminden ve Merkez lokasyonundan (sırasıyla; %60.9 ve %62.4) elde edilirken, en yüksek değer karınlanma döneminden ve Dalakçı lokasyonundan (sırasıyla; %65.1 ve %63.4) elde edilmiştir. En yüksek Sindirilebilir kuru madde verim değeri süt olum döneminden ve Dalakçı lokasyonundan (sırasıyla; 322.3 kg da-1 ve 325.0 kg da-1) en düşük ise Karınlanma döneminden ve Merkez lokasyondan (sırasıyla; 233.8 kg da-1 ve 223.2 kg da-1) elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, verim ve kalite parametreleri açısından farklı lokasyon ve biçim zamanları %70 Macar fiği ve %30 tritikale karışımını önemli düzeyde etkilemiştir. Dalakçı lokasyonu ham protein, yaş ot ve kuru ot verim değerleri bakımından diğer lokasyonlardan daha üstün performans göstermiştir. Vejetasyon karınlanma döneminden süt olum dönemine doğru ilerledikçe, verim değerleri artarken kalite parametrelerinin değerleri azalmıştır. Sonuç olarak %70 Macar fiği ve %30 tritikale karışımı Kırşehir ekolojik koşullarında yüksek verim için Süt olum döneminde, verimle birlikte daha yüksek kalite için de Çiçeklenme dönemi sonu ve Süt olum dönemi başlangıcı arasında kalan dönemde hasat edilmesi önerilebilir.This study was conducted to determine the effects of different locations (Karaduraklı, Dalakçı, Eskidoğanlı, Akçaağıl and Merkez) and cutting times on yield and quality of 70% Hungarian vetch (Vicia pannonica Crantz.) and 30% triticale (Xtriticosecale Wittmack) mixture in the 2019-2020 vegetation period in Kırşehir ecological conditions in randomized blocks in a split plot design with three replications. According to locations and cutting times, the highest yields of green herbage, dry matter and crude protein were obtained from Dalakçı location and milk stage (1932.2, 515.1, 75.9 kg da-1 and 1816.5, 528.7 kg da-1, 67.7 kg da-1, respectively), the lowest yield was obtained from the Central location in booting stage (1304.2, 359.5 kg da-1, 52.3 kg da-1 and 1470.2 kg da-1, 358.8 kg da-1, 60.9 kg da-1, respectively). According to locations, the highest ADF, NDF and ADL values were obtained from Central location (34.1%, 53.6% and 6.9%, respectively), while the lowest ADF value was from Dalakçı (32.8%), NDF value from Akçaağıl (52.5%) and ADL values from Karaduraklı, Dalakçı and Eskidoganli locations (6.5%). According to cutting times, the highest ADF, NDF and ADL values were obtained in milk stage (35.9%, 55.9%, 7.4%, respectively), the respective lowest values (30.5%, 49.9%, 5.9%, respectively) were obtained in the booting stage period. The lowest digestible dry matter ratio value was obtained in milk stage and Central location (60.9% and 62.4%, respectively), while the highest value was obtained in booting stage and Dalakçı location (65.1% and 63.4%, respectively). The highest digestible dry matter yield value was obtained in milk stage and Dalakçı location (322.3 kg da-1 and 325.0 kg da-1, respectively), and the lowest value was obtained in booting stage and Central location (233.8 kg da-1 and 223.2 kg da-1, respectively). According to present results, different locations and cutting times affected yield and quality parameters significantly in the mixture of 70% Hungarian vetch and 30% triticale. Dalakçı location showed higher performance in terms of crude protein, green herbage and dry matter yield values than those of other locations. As the vegetation progressed from the booting stage to the milk stage, the yield values increased while the values of the quality parameters decreased.In conclusion, in Kırşehir ecological conditions, it can be recommended that the mixture of 70% Hungarian vetch and 30% triticale should be harvested in milk stage for high yield and in the period between the end of the flowering stage and the beginning of the milk stage for higher quality combined with yield
The comparaison of communication skills between university students studying in Turkey and Kyrgyzstan
İletişim becerisi, sosyal beceriler kapsamı içerisinde aranan en önemli becerilerden biridir. Bu bağlamda üniversite öğrencilerinin iletişim becerileri üzerinde yapılan araştırmalar önemlidir. Bu araştırmada, kardeş devletler olan Türkiye ve Kırgızistan'da eğitim gören üniversite öğrencilerinin iletişim beceri düzeylerinin farklı değişkenler açısından karşılaştırması olarak belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada kullanılan bu değişkenler duygusal zekâ, sosyal zekâ, ruhsal zekâ ve problem çözme becerileridir. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi ve Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünde eğitimi alan toplamda 308 lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Türkiye çalışma grubunu Türkiye'de eğitimini sürdüren 253 katılımcı, Kırgızistan araştırma grubunu Kırgızistan'da eğitimini sürdüren 55 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada korelasyonel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında ''İletişim Becerileri Envanteri'', ''Problem Çözme Envanteri'', ''Tromso Sosyal Zekâ Ölçeği'', ''Gözden Geçirilmiş Schutte Duygusal Zekâ Ölçeği'' ve ''Ruhsal Zekâ Özellikleri Ölçeği'' kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatikler, t-testi, Pearson korelasyon analizi ve Çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın Korelasyon analizi sonucunda, Türkiye'de eğitim gören üniversite öğrencilerinin iletişim beceri düzeyleri ile ruhsal zekâ, sosyal zekâ, duygusal zekâ düzeyleri arasında pozitif yönde ilişki olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda iletişim becerileri ile problem çözme becerileri arasında negatif yönlü ilişki söz konusudur. Araştırmada elde edilen bu sonucun Kırgızistan'da eğitim gören öğrenciler için de geçerli olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: duygusal zekâ, iletişim becerileri, problem çözme becerileri, ruhsal zekâ, sosyal zekâ.Communication skill is one of the most important skills sought within the scope of social skills. In this context, research on university students' communication skills is important. In this study, it was aimed to determine the communication skill levels of university students studying in sister countries, Turkey and Kyrgyzstan as a comparison in terms of different variables. The variables used in the research are emotional intelligence, social intelligence, spiritual intelligence and problem solving skills. The study group of the research consists of a total of 308 undergraduate students studying at the Department of Guidance and Psychological Counselling at Kırşehir Ahi Evran University and Kyrgyzstan-Turkey Manas University in the 2021-2022 academic year. The Turkey research group consists of 253 participants who continue their education in Turkey, while the Kyrgyzstan research group consists of 55 participants who continue their education in Kyrgyzstan. Correlational research method was used in this research. "Communication Skills Inventory", "Problem Solving Inventory", "Tromso Social Intelligence Scale", "Revised Schutte Emotional Intelligence Scale" and "Mental Intelligence Traits Scale" were used in collecting the data. Descriptive statistics, t-test, Pearson correlation analysis and multiple linear regression analysis were used in the data analysis. As a result of the correlation analysis of the research, it was determined that there is a positive relationship between the communication skill levels of university students studying in Turkey and their levels of spiritual intelligence, social intelligence and emotional intelligence. At the same time, there is a negative correlation between communication skills and problem-solving skills. It has been concluded that this result obtained in the research is also valid for the students studying in Kyrgyzstan. Keywords: emotional intelligence, communication skills, problem solving skills, spiritual intelligence, social intelligence
The importane of energy in relations between Turkey and Azerbaijan and Trans Anatolian natural gas pipeline
Uluslararası ilişkilerde enerjinin son derece önemli hale geldiği günümüzde Türkiye-Azerbaycan ilişkileri enerji ilişkilerine dayalı olarak şekillenmektedir. Bu gelişme, ilişkileri bu düzeyde sürdürmek için karşılıklı siyasi irade ile desteklenen, iki ülkenin dış politika ve bölgesel politikadaki önceliklerine dayanmaktadır. Türkiye'nin Azerbaycan ile ilişkileri, tarihi, kültürel, etnik ve dini bağların yanı sıra stratejik ortaklık seviyesi ile belirlenmektedir. Enerji işbirliği, ikili ilişkilerde kilit bir faktör olmuştur. Türkiye'nin Azerbaycan ile ilişkileri, bölgedeki diğer ülkelerle ilişkilerin belirlenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından bağımsızlığını kazanan Azerbaycan doğal kaynakların çıkarılması, işlenmesi ve uluslararası piyasalara ulaştırılmasına yönelik bağımsız enerji politikaları geliştirilmesini amaçlamıştır. Ancak bağımsızlığının ilk dönemlerinde karşılaşmış olduğu çok sayıdaki dış ve iç problem sebebiyle kendi enerji stratejisini geliştirme imkânı bulamamıştır. Azerbaycan`ın enerji siyasetinde bu süreçte en çok işbirliği içinde olduğu ülke Türkiye olmuştur. Bu işbirliğinin neticesinde enerji kaynaklarının taşınması noktasında iki ülke arasında çok sayıda başarılı projeler yapılmış ve bu projelerin geliştirilme süreci günümüzde de sürmeye devam etmektedir. Projelerin hayata geçirilmesiyle Türkiye, Azerbaycan petrol ve doğalgazının Batılı tüketicilere ulaştırılmasında bir köprü olmuştur. Projeler Azerbaycan'ın bölgesel bir aktör şeklinde pozisyonunu pekiştirmekle birlikte, Türkiye'yle enerji ağırlıklı işbirliğinin daha da artırılmasına olanak vermiştir. Bu projeler arasında önemli girişimler olan Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP) ile Trans-Adriyatik Boru Hattı (TAP) projeleri, iki halkın ve devletin gelecekteki ilişkilerinin de temelini oluşturmuştur. Bu çalışma ile TANAP'ın iki ülke arasındaki enerji ilişkilerine katkıları irdelenecektir. Çalışmanın bu alanda bilime ve literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Today, when energy has become extremely important in international relations, Turkey-Azerbaijan relations are shaped based on energy relations. This development is based on the priorities of the two countries in foreign policy and regional policy, supported by mutual political will to maintain relations at this level. Turkey's relations with Azerbaijan are determined by mutual goodwill as well as historical, cultural, ethnic and religious ties. Energy cooperation has been a key factor in bilateral relations. Turkey's relations with Azerbaijan play an important role in determining relations with other countries in the region. Azerbaijan, which gained its independence after the collapse of the Soviet Union, aimed to develop independent energy policies for the extraction, processing and delivery of natural resources to international markets. However, due to the many external and internal problems it faced in the early stages of its independence, it could not find the opportunity to develop its own energy strategy. Turkey has been the country with which Azerbaijan cooperated most in this process in energy policy. As a result of this cooperation, many successful projects have been carried out between the two countries at the point of transporting energy resources, and the development of these projects continues today. With the realization of the projects, Turkey became a bridge in the delivery of Azerbaijani oil and gas to Western consumers. While the projects reinforced Azerbaijan's position as a regional actor, they also allowed to further increase energy-based cooperation with Turkey. Trans Anatolian natural gas pipeline (TANAP) and Trans-Adriatic Pipeline (TAP) natural gas pipeline projects, which are an important initiative among these projects, also formed the basis of the future relations of the two peoples and the state. In this study, the contributions of TANAP to the energy relations between the two countries will be examined. It is thought that the study will contribute to science and literature