Kırşehir Ahi Evran University Institutional Repository
Not a member yet
6557 research outputs found
Sort by
Synthesis, crystal structure and spectroscopic studies of a new silver complex derived from [1-(3-pyridinyl) ethanone]
In this work, a new silver (I) complex, [Ag(3-pye)2(H2O)](NO3) where 3-pye=1-(3-pyridinyl) ethanone, has been synthesized and characterized by elemental analyses, FT-IR, fluorescence spectroscopy, and single X-ray crystallography. The X-ray diffraction analysis revealed that the Ag(I) complex crystallized in the monoclinic system with the C2/c space group. Computational studies were performed using DFT approache on the present complex to get insight into the structural parameters, spectral characteristics and electronic properties. The characterization results were found to be consistent with the proposed structure of the complex, and the DFT approach supported the experimental results. Also, Hirshfeld surface analysis was used to identify the non-covalent interactions within the crystal structure as well as to visualize the conformity of the crystal structure
Evaluation of whole blood thiamine pyrophosphate concentrations in critically ill patients receiving chronic diuretic therapy prior to admission to Turkish intensive care units: A pragmatic, multicenter, prospective study
Background/Objectives: Thiamine plays a pivotal role in energy metabolism. The aim of the study was to deter-mine serial whole blood TPP concentrations in critically ill patients receiving chronic diuretic treatment before ICU admission and to correlate TPP levels with clinically determined serum phosphorus concentrations.Subjects/Methods: This observational study was performed in 15 medical ICUs. Serial whole blood TPP concen-trations were measured by HPLC at baseline and at days 2, 5 and 10 after ICU admission. Results: A total of 221 participants were included. Of these, 18% demonstrated low TPP concentrations upon admission to the ICU, while 26% of participants demonstrated low levels at some point during the 10-day study period. Hypophosphatemia was detected in 30% of participants at some point during the 10-day period of observation. TPP levels were significantly and positively correlated with serum phosphorus levels at each time point (P < 0.05 for all).Conclusions: Our results show that 18% of these critically ill patients exhibited low whole blood TPP concen-trations on ICU admission and 26% had low levels during the initial 10 ICU days, respectively. The modest correlation between TPP and phosphorus concentrations suggests a possible association due to a refeeding effect in ICU patients requiring chronic diuretic therapy
Keskintaş, Orhan. Adalet, Ahlâk ve Nizam Osmanlı Siyasetnameleri İstanbul: İletişim Yayınları, 2017, 344 s. ISBN: 9789750522789
This article analyzes Orhan Keskintaş's work entitled Justice, Morality and Order Ottoman Siyasetname, which is based on his doctoral dissertation on Ottoman Siyasetname. Information is given about the content of the sections and then a general assessment is made. At the last section some critics on the book are attached. © Copyright CliniCal and ExpErimEntal rhEumatology 2023
Kırşehir Yöresi Atık Mermer Tozunun Çevre Dostu Tuğla Üretiminde Kullanılabilirliği
Geçmişten günümüze kadar mevcudiyetini devam etiren ve teknolojik gelişmelerle
sürekli kendini revize eden tuğla, inşaat sektörünün başında gelen yapı malzemelerinden biridir.
Bu çalışmada, Kırşehir ili Kaman bölgesi atık mermer tozunun çevre dostu tuğla üretiminde
kullanılabilirliğinin araştırılması hedeflenmiştir. Çalışma sonunda fiziksel ve mekanik açıdan
normal tuğlaya göre daha üstün özelliklere sahip çevre dostu tuğla üretimi amaçlanmıştır.
Çalışma kapsamında, tuğla ana malzemesi olan ve Kayseri il merkezinden alınan killi toprak
içerisine, Kırşehir ili Kaman bölgesinden çıkarılan atık mermer tozu %10, %20, %30, %40 ve
%50 oranlarında ikame edilerek katkılı tuğla numuneleri üretilmiştir. Üretilen numunelerin
fiziksel özelliklerinin tespiti için, suya doygun birim hacim ağırlık, porozite, su emme
(ağırlıkça), donma çözülme ettkisi ve sülfat etkisi deneyleri yapılmıştır. Mekanik özelliklerin
tespiti için ise basınç dayanımı ve eğilmede çekme dayanımı deneyleri yapılmıştır. Çalışmada
sonuç olarak, atık mermer tozu miktarının artmasıyla, suya doygun birim hacim ağırlığında
azalma görülürken, porozite, su emme (ağırlıkça), donma çözülme etkisi, sülfat etkisi
değerlerinda artış meydana gelmiştir. Mekanik deneylerde ise basınç dayanımı ve eğilmede
çekme dayanım değerinde azalma olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca uygun miktarlarda (%10)
atık mermer tozu ikamesinin tuğla özelliklerini iyileştirebileceği sonucuna varılmıştır. Atık
mermer tozunun tuğla sektöründe kullanımının atık sorununun çözümünde etkili bir yol olduğu
düşünülmektedir
Katip Çelebi (Yabancı Uyruklu (Irak) Bir Öğrenci Gözüyle)
Katip Çelebi, Osmanlı İmparatorluğu'nun en ünlü bilginlerinden biridir ve onun eserleri,
Osmanlı ilim dünyasına katkıda bulunan değerli kaynaklardır. Katip Çelebi, tarih, tercüme,
sosyoloji, siyaset, felsefe, bilim ve edebiyat gibi farklı alanlarda birçok eser yazmıştır. Bu
çalışmada eserlerinin ilim dünyasına olan katkıları ve onun bu eserlerde sergilediği çeşitlilik ve
zenginlik incelenmiştir. Ayrıca çalışmada müellifin nesebi, hayatı, yetişmesi, ilim talebi ve ölümü
ele alınarak. Onun hocaları, kişiliği ve ilimle olan ilişkisi vurgulanarak, yaşadığı dönemdeki
sosyal, siyasi ve kültürel hayatın analizi yapılmıştır. Yine çalışmada Osmanlı İmparatorluğu'nun
bu dönemde karşılaştığı sorunlar ve bunlara karşı Çelebi'nin eleştirel yaklaşımları ve çözüm
önerileri belirtilmiştir.
Sonuç olarak, Katip Çelebi, Osmanlı İmparatorluğu'nun ve İslam ilim tarihinin en önemli
şahsiyetlerinden biridir. O, birçok farklı alanda eserler üreterek, ilim dünyasına katkıda
bulunmuştur. Eserleri ve fikirleri hem kendi döneminde hem de sonrasında birçok bilim insanı ve
araştırmacı için kaynak olmuştur. Katip Çelebi'nin belki de en önemli eseri olan “Keşfü’z-Zünûn”
bu çalışmada da detaylıca incelenmiş, bu eserin önemi, kapsamı, doğruluğu ve kapsayıcılığı
hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca bu eserin bölümleri, konuları ve Çelebi'nin dayandığı kaynaklar
ele alınmıştır. Dolayısıyla onun hayatı, eserleri ve fikirleri, günümüzde de incelenmeye değerdir
Kronik Kalp Yetmezliği Olan Hastaların İlaç Uyum Düzeylerinin Uyku Ve Yaşam Kalitesine Etkisinin İncelenmesi
Bu araştırma kronik kalp yetmezliği hastalarının ilaç uyum düzeylerinin uyku ve yaşam
kalitesine etkisini incelemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Çalışmamızın
evrenini, Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Mayıs 2022- Mayıs 2023 tarihleri
arasında tedavi gören örneklemini ise 18 yaş üstü olan,140 hasta birey oluşturmuştur.
Çalışma verilerinin elde edilmesinde, Hasta tanıtım formu, İlaç Kullanımına İlişkin
Sağlıkta İnanç Ölçeği, Minnesota Kalp Yetmezliği ile Birlikte Yaşama Anketi, SF-36
Yaşam Kalitesi Ölçeği ve Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi kullanılmıştır. Veriler
toplanmadan önce çalışmanın yapıldığı kurumdan kurum izni, etik kurul izni ve
hastalardan onam alınmıştır. Verilerin toplanması yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Verilerin
analizinde tanımlayıcı istatistikler, Bağımsız gruplarda t testi, U=Mann-Whitney U testi, F
= Tek yönlü varyans analizi, KW= Kruskal Wallis korelasyon analizleri kullanılmıştır.
İstatistik değerlendirmelerde p<0,05 değeri anlamlı olarak kabul edilmiştir.
Örneklem grubunun yaş ortalaması 73.25+11.14’tür. Hastaların %54.3’ü kadın, %45.7’si
erkektir. Hastaların %60’ı ilkokul mezunu, %67’si emekli, %97.9’unun sağlık güvencesi
vardır. %97.1’i koroner arter hastalığına yönelik ilaç tedavisi almaktadır ancak %46.4’ü
ilaçlarını düzenli kullanmaktadır. Araştırmada yaşlanmayla birlikte ek hastalıkları olan,
xi
New York Kalp Cemiyeti (NYHA) sınıflandırması kötü olan ve ejeksiyon fraksiyonu EF
yüzdeleri düşük olan hastaların, ilaca daha uyumsuz olmasının yanı sıra uyku ve yaşam
kalitelerinin daha kötü olduğu saptanmıştır.
Sonuç olarak bu çalışmanın daha geniş bir örneklem alınarak farklı mekanlarda çalışılması,
kalp yetersizliği olan hastaların ilaç uyum düzeylerini değerlendirilerek yükseltmesi için
uygun destek ve bakımların uygulanması, sağlıklı yaşama biçiminin kazandırılması ve
uyku kalitesini arttırmak için eğitimler verilmesi önerilebilir. Ayrıca hemşireler, hastalara
verilecek hizmetler konusunda hastane yönetimi tarafından hizmet içi eğitimlerle
desteklenebilir
Kronik Bel Ağrılı Bireylerde Eksternal Odaklı Dinamik Denge Eğitiminin Ağrı Fonksiyonellik Ve Denge Üzerine Etkilerinin İncelenmesi
Kronik bel ağrılı (KBA) bireylerde denge, fiziksel performans, fonksiyonel parametreler
olumsuz etkilenmektedir. Dikkat odağı egzersizlerinin etkileri denge ve performans
açısından çeşitli popülasyonlarda araştırılırken bel ağrılı bireylerde dikkat odağı
talimatlarının denge, performans üzerine etkilerini inceleyen çalışmaya rastlanmamıştır.
Amacımız KBA’lı bireylerde eksternal dikkat odağı talimatları uygulanan dinamik denge
egzersizlerinin denge, fiziksel performans ve fonksiyonel durum üzerine etkilerinin
araştırılmasıdır. Bu çalışmaya gönüllü 48 birey katıldı. Çalışma sürecini tamamlamayarak 4
kişi çalışmadan ayrıldı.44 katılımcı randomize eksternal odak (EO) grubu (n=22) ve kontrol
grubu (KG) olarak iki gruba ayrıldı. Bir araştırmacı tarafından haftada 3 seans, 8 hafta
boyunca her iki gruba geleneksel fizyoterapi yöntemleri ve dinamik denge egzersizleri
uygulandı. EO grubuna dinamik denge egzersizleri sırasında EO talimatları verildi. KG’ye
ise aynı dinamik denge egzersizleri sırasında internal odak (İO) talimatları verildi.
Katılımcılar tedaviden önce ve sonra ağrı (Görsel Analog Skalası), eklem hareket açıklığı,
fonksiyonel düzey (Oswestry Özürlülük İndeksi), uyku kalitesi (Pittsburgh Uyku Kalitesi
İndeksi), kinezyofobi (Tampa Kinezyofobi Ölçeği), denge (Biodex Balance System),
fiziksel performans (Fiziksel Performans Test Bataryası (FPTB)), postür (Spinal Mouse
Cihazı), propriosepsiyon (repozisyonlama testi) parametreleri değerlendirildi.
Propriosepsiyon dışında tüm parametrelerde grup içi karşılaştırmalarda her iki grupta da
anlamlı iyileşme kaydedildi (p<0,05). Tedavi sonrası değerler karşılaştırıldığında gruplar
arası dinamik overall, dinamik a-p, fiziksel performans testlerinden 50 adım yürüme, 5 dk
yürüme, 10 tekrarlı fleksiyon, ağırlıkla öne uzanma testinde, postür, spinal mobilite ve
postüral dayanıklılık değerlerinde EO grubu KG ’ye göre iyileşme daha fazla bulundu
(p<0,05). Çalışmanın sonuçları KBA’lı bireylerde eksternal odaklı denge egzersizlerinin
dinamik denge, düşme riski, stabilite sınırları, fiziksel performans, postür, spinal mobilite,
postüral dayanıklılık üzerinde etkili olduğunu göstermektedir
Sporcularda Akut Yüklenme Sonrası Bioimpedans Analiz Yöntemiyle Ölçülen Vücut Kompozisyonu Parametrelerinin Yüklenme Skorları İle İlişkisinin Araştırılması
Bu çalışmanın amacı, sporcularda akut yüklenme sonrası bioimpedans analiz yöntemiyle
ölçülen vücut kompozisyonu parametrelerinin yüklenme skorları ile ilişkisinin
araştırılmasıdır. Bu çalışmaya, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi
Özel Yetenek Sınavına katılan sporcular arasından rastgele örneklem yöntemiyle seçilen,
yaş ortalamaları 18,79±1,25, ağırlık ortalamaları 53,38±7,67 kg ve boy ortalamaları
164,68±5,22 cm olan 111 kadın, yaş ortalamaları 19,09±1,30, ağırlık ortalamaları
66,79±12,28 kg ve boy ortalamaları 176,28±6,62 cm olan 105 erkek olmak üzere toplam
216 sporcu dahil edilmiştir. Tanita MC-780 bioimpedans cihazı kullanılarak sporcuların
yağsız kütle, total kas kütlesi, total yağ oranı, total vücut sıvısı, hücre içi sıvı, hücre dışı
sıvı, bazal metabolizma hızı, obezite derecesi, bel kalça oranı, bel boy oranı, protein,
mineral, fiziksel inceleme, iskelet kası ve düz kas oranları belirlendi. Varyans analizi
sonuçlarına göre yağ kütlesi % (p< 0.002), total yağ oranı %(p< 0.002) , total vücut sıvısı
%(p< 0.001) ve total kas kütlesi % (p< 0.004) değişkenleri bakımından puan seviyeleri
arasında yüksek düzeyde anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Kruskal-Wallis H testi
sonuçlarına göre Total yağ oranı kg değişkeni bakımından puan seviyeleri arasında anlamlı
farklılık bulunmuştur (p=0.005). Mineral % değişkeni bakımından puan seviyeleri arasında
anlamlı farklılık bulunmuştur (p=0,024). Sonuç olarak; Yüksek yüklenme skorlarına sahip
sporcuların orta ve düşük yüklenme skorlarına sahip olan sporculara oranla total vücut
sıvısı % ve total kas kütlesi % değişkenleri bakımından daha iyi vücut kompozisyonuna
sahip oldukları görülmektedir. Vücut yağ yüzdelerinin düşük olması, yağsız kütlenin
yüksek olması, kas kütlesinin fazla olması, vücut su oranının yüksek olması sporcuların
performansını artırırken sağlıklarını olumlu yönde etkilemektedir
Neurological symptoms and neuronal damage markers in acute COVID-19: Is there a correlation? A pilot study
A wide spectrum of neurological symptoms (NS) has been described in patients with COVID-19. We examined the plasma levels of neuron-specific enolase (NSE) and neurofilament light chain (NFL) together, as neuronal damage markers, and their relationships with clinical severity in patients with NS at acute COVID-19. A total of 20 healthy controls and 59 patients with confirmed COVID-19 were enrolled in this pilot prospective study. Serum NSE and NFL levels were measured by using the enzyme-linked immunoassay method from serum samples. Serum NSE levels were found to be significantly higher in the severe group than in the nonsevere group (p = 0.034). However, serum NFL levels were similar between the control and disease groups (p > 0.05). For the mild group, serum NFL levels were significantly higher in patients with the sampling time >= 5 days than in those with the sampling time 0.05). Increased serum NSE levels were associated with disease severity regardless of accompanied NS in patients with acute COVID-19 infection. However, serum NFL levels may have a role at the subacute phase of COVID-19
The predictive role of parental attitudes toward COVID-19 vaccines and child vulnerability: A multi-country study on the relationship between parental vaccine hesitancy and financial well-being
Background and purpose: Recent new mutations and increases in transmission of COVID-19 among adolescents and children highlight the importance of identifying which factors influence parental decisions regarding vaccinating their children. The current study aims to explore whether child vulnerability and parents' attitudes toward vaccines mediate the association between perceived financial well-being and vaccine hesitancy among parents. Method: A predictive, cross-sectional, multi-country online questionnaire was administered with a convenience sample of 6,073 parents (Australia, 2,734; Iran, 2,447; China, 523; Turkey, 369). Participants completed the Parent Attitude About Child Vaccines (PACV), the Child Vulnerability Scale (CVS), a Financial Well-being (FWB) measure, and Parental Vaccine Hesitancy (PVH) questionnaire. Results: The current study revealed that perceived financial well-being had significant and negative associations with parents' attitudes toward COVID-19 vaccines and child vulnerability among the Australian sample. Contrary to the Australian findings, results from Chinese participants indicated that financial well-being had significant and positive predictive effects on parent attitudes toward vaccines, child vulnerability, and parental vaccine hesitancy. The results of the Iranian sample revealed that parents' attitudes toward vaccines and child vulnerability significantly and negatively predicted parental vaccine hesitancy. Conclusion: The current study revealed that a parents' perceived financial well-being had a significant and negative relationship with parental attitudes about vaccines and child vulnerability; however, it did not significantly predict parental vaccine hesitancy among Turkish parents as it did for parents in Australia, Iran, and China. Findings of the study have policy implications for how certain countries may tailor their vaccine-related health messages to parents with low financial wellbeing and parents with vulnerable children. Copyright © 2023 Sharif Nia, Allen, Arslan, Kaur, She, Khoshnavay Fomani, Gorgulu and Sivarajan Froelicher