Kırşehir Ahi Evran University Institutional Repository
Not a member yet
6557 research outputs found
Sort by
Hemşirelik Bölümü Öğrencilerinin Çocuk Hemşireliği Yeterliliği Algıları Üzerinde Etkili Olan Faktörlerin Belirlenmesi
Bu araştırma, hemşirelik öğrencilerinin çocuk hemşireliği yeterlik algılarını etkileyen
faktörleri belirlemeyi amaçlayan tanımlayıcı ve kesitsel türde bir çalışmadır. Araştırmanın
örneklemi Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü
4. sınıf öğrencileridir. Araştırmanın verileri yüz yüze ölçekler yoluyla toplanmıştır.
Araştırmada Başarı Yönelimleri Ölçeği, Hemşirelik Öğrencileri için Pediatri Hemşireliği
Yeterlilik Ölçeği, iletişim Becerileri Ölçeği ve Kişilerarası Problem Çözme Envanteri
kullanılmıştır. Araştırmada çocuk hemşireliği yeterlik algılarını etkileyen etmenler yapısal
eşitlik modeli analizi ile incelenmiştir. Analiz sonucunda problem çözme özgüveninin, γ=
0,19‘luk, iletişim becerileri algılarının, γ= 0,61‘lik, akademik başarı algılarının, γ= 0,32‘lik
bir etki ile çocuk hemşireliği yeterlik algılarını açıkladığı ortaya konmuştur. Ayrıca
öğrencilerin akademik başarı algıları ile iletişim becerileri arasında (r: 0,79 p < 0,001),
problem çözme ile iletişim becerileri arasında (r: 0,14 p < 0,001), problem çözme ile
akademik başarı değişkenleri arasında (r: 0,21 p < 0,001) anlamlı pozitif ilişkiler
bulunduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın sonunda öğrenme teknikleri her öğrenci için
farklılık gösterebileceğinden bütünleşik bir öğrenme yönetim sistemi kullanılmaması
gerekliliği vurgulanmış ve hemşirelik öğrencilerinin iletişim becerilerini geliştirmeye,
akademik başarılarını ve problem çözme yetkinlikleri artırmaya yönelik birtakım önerilere
yer verilmiştir
Kadın Voleybolcularda Göz-El Tepki Süresinin Yaşa Göre İncelenmesi
Bu çalışmanın amacı, kadın voleybolcularda göz-el tepki sürelerinin yaşa göre incelenmesidir.
Çalışmaya, Kırşehir ilinde 2022-2023 sezonunda Türkiye Voleybol Federasyonu’na bağlı alt yapı
takımlarından Kırşehir Voleybol Akademi Kulübü’nde lisanslı oynayan 10-14 yaş arasındaki kadın
sporcular arasından çalışmaya gönüllü olarak katılmayı onaylayan, yaş ortalamaları 11,95±1,33,
vücut ağırlığı ortalamaları 46,69±10,35 ve boy ortalamaları 1,56±0,09 olan 59 kadın voleybolcu
dahil edilmiştir. Voleybolcuların boy uzunluklarını ölçmek için Sera marka boy ölçüm cihazı; vücut
ağırlıklarını ölçmek için Tanita BC-418 Segmental cihazı kullanılmıştır. Ayrıca voleybolcuların göz-
el tepki sürelerini belirleyebilmek için ise Light Trainer Exercise sistemi Pro Set kullanılmıştır.
Çalışmada elde edilen verilerin analizinde SPSS 26.0 analiz programından yararlanılmıştır. Elde
edilen veriler normal dağılım ve varyans homojenliği göstermediğinden nonparametrik testlerden
yararlanılmıştır. Yaş değişkenine göre karşılaştırmalarda Kruskal Wallis H testi kullanılmış; Kruskal
Wallis H testi sonucunda aralarında anlamlı fark bulunan grupların tespitinde Post-Hoc çoklu
karşılaştırma analizlerinden yararlanılmıştır. Gruplar arası ilişki ise Spearman Korelasyon analizi ile
test edilmiştir. Çalışma sonucunda, kadın voleybolcuların yaş değişkenine göre boy uzunluğu ve
vücut ağırlığı arasında anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır (p<0,05). Yaş değişkenine göre çift el,
baskın el ve baskın olmayan el değişkeni arasında görsel tepki süreleri bakımından anlamlı fark
bulunmadığı saptanmıştır (p>0,05). Ayrıca yaşın görsel tepki süreleri üzerinde doğrudan bir etkiye
sahip olmamakla beraber, görsel tepki bakımından eller arasındaki koordinasyonun yaşla birlikte
gelişim gösterdiği belirlenmiştir
Aktif Olarak Spor Yapan Ve Spor Yapmayan Kadınların Cinsiyet Rollerinin İncelenmesi
Bu araştırmanın amacı aktif olarak spor yapan ve spor yapmayan kadınların cinsiyet
rollerinin incelenmesidir.Bu araştırmanın evrenini Ankara, Kırşehir, Mardin, İstanbul
illerinde yaşayıp aktif spor yapan ve yapmayan kadınlar oluşturmaktadır. Araştırmanın
örneklemini ise gönüllü olarak araştırmaya katılan aktif olarak çeşitli branşlarda spor yapan
ve spor yapmayan 515 kadın oluşturmaktadır. Bu araştırmada nicel araştırma
yöntemlerinden betimsel ve ilişkisel tarama deseni kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama
aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu ve
Bem, 1974 tarafından geliştirilen “Cinsiyet Rolü Envanteri” kullanılmıştır.Katılımcılar
kadınsılık tutumu maddelerine göre katılımcıların en yüksek katılım gösterdiği algı “Cana
yakınlık, Namus, Hassasiyet, Çocuklara olan sevgisi ve Fedakarlık” tutumları. En düşük
katılım gösterilen maddeler ise “Boyun eğme” tutumudur. Erkeksilik tutumu maddelerinde
katılımcıların en yüksek katılım gösterdiği algı “Cömerlik ve Gözüpek”, Maddelerine“
“Baskın, Tesirli, Haksızlık Karşısında Tavır Alan, Girişken, Ailesine Karşı Duyarlı
ifadelerine. En az katılım gösterdikleri madde ise “Saldırgan” ifadesine katılım
göstermişlerdir. Sosyal kabul tutumu maddelerinde ise “Dürüst”, Samimi, Güvenilir,
Karamsar, Tutucu, Etrafına Saygılı, maddeleride göstermişlerdir. En az katılım gösterdikleri
madde ise “Asık suratlı” ifadesine katılım göstermişlerdir. Katılımcıların Kadınsılık puan
ortalaması (x=106,10), Erkeksilik puan ortalaması (x=108,04) olarak belirlenmiştir.
Katılımcıların “androjen” olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların yaş değişkenine göre 36-30
ve 31-40 yaş grubunun erkeksilik boyutu daha yüksek bulunmuştur. Orta ve lise eğitim
düzeyi, Spor yapma ve spor yapma süresi katılımcıların kadınsılık tutumlarını azalttığı,
erkeksilik tutumlarını artırdığı sonucuna ulaşılmıştır
Fanon's works: Rethinking the psychology-culture relationship in the context of colonialism
Sömürgecilik gücünü ekonomik bir tahakkümden alarak uzun yıllar boyunca özellikle Batı'nın kendisinin karşısında daha aşağıda konumlandırdıklarının üzerinde uyguladığı siyasal, sosyal ve ekonomik bir sistemdir. Her ne kadar sömürge sistemi ekonomik tahakkümden gücünü alsa da, geniş bir çerçeveden bakıldığında mesele sadece ekonomi ile sınırlı değildir. Sistemin kültürel, psikolojik, kitlelerarası ilişkiler temelinde de çok büyük etkileri olmuştur. Frantz Fanon da sisteme çok boyutlu yaklaşan, sistemin devamlılığını sağlayan unsurları farklı perspektiflerden ele alan bir düşünür ve psikiyatrdır. Fanon hem sömürgeciliği deneyimlemiş hem de Cezayir bağımsızlık mücadelesinde aktif rol almıştır. Fanon sömürge sisteminin sömürgeleştirilmiş insana yaşattığı kendi kimliğine yabancılaşmasını ve aşağılık duygusunu analiz etmektedir. Sömürgeciliğin insan bilincinde ve kimliğinde oluşturduğu derin yıkımı kendi varoluşsal süreci üzerinden ortaya koymaktadır. Bu çalışmada da Fanon'un düşünceleri ışığında sömürgecilik bağlamında psikoloji kültür ilişkisi antropolojik bir bakışla incelenecektir. Sömürge sistemine antropolojinin etkisine, sömürgeciliğin insan psikolojisinde yarattığı etkiye, Fanon'un sömürgecilik ile ilgili analizlerine, onun eserleri ve fikirleri üzerinden bakılacaktır. Öncelikle sömürgecilik kavramına ve etki alanları ile etkilendiği alanlara odaklanılacaktır. Sonrasında da Fanon'un sömürgecilik konusunda fikirleri başlıklar halinde ele alınıp, son olarak Fanon'un etki alanlarına odaklanılacaktır. Nitel araştırmanın tarihsel etnograf yöntemiyle literatür taraması yapılacaktır. Fanon eserlerini kaleme aldığı, sömürge sistemine karşı sömürgesizleştirme mücadelesi verdiği dönemlerde ve sonrasında, sadece akademik anlamda değil, pratikte de birçok toplumu ve çevreyi etkilemiş bir düşünürdür. Fanon'un düşünsel ve alan yazın hayatı günümüzde de birçok olgu ve olayı aydınlatmada önemli bir kaynaktır. Bu yüzden Fanon'u yeniden düşünmek, farklı bakış açılarının kapılarını da aralayacaktır.Colonialism is a political, social, and economic system that derives power from economic domination. It has been practiced for many years, especially by the West, on those positioned below it. Although the colonial system derives its power from economic domination, from a broader perspective, the issue is not limited to the economy. The system has also significantly impacted cultural, psychological, and inter-mass relations. Frantz Fanon is a thinker and psychiatrist who approaches the system in a multidimensional way, addressing the elements that ensure the continuity of the system from different perspectives. Fanon both experienced colonialism and actively participated in the Algerian struggle for independence. He analyzes the alienation from one's identity and the sense of inferiority the colonial system inflicts on the colonized people. Through his existential process, he reveals the deep destruction that colonialism causes in human consciousness and identity. This study will analyze the relationship between psychology and culture in the context of colonialism in light of Fanon's thoughts from an anthropological perspective. The impact of anthropology on the colonial system, the effects of colonialism on human psychology, and Fanon's analysis of colonialism will be examined through his works and ideas. First, the concept of colonialism and its spheres of influence will be focused on. Then, Fanon's ideas on colonialism will be discussed under headings, and finally, Fanon's areas of influence will be focused on. A literature review will be conducted with the historical ethnography method of qualitative research. Fanon is a thinker who influenced many societies and environments academically and practically during and after the periods when he wrote his works and struggled for decolonization against the colonial system. Fanon's intellectual and literary life is still an essential source for illuminating many phenomena and events today. Therefore, rethinking Fanon will open the doors to different perspectives
The commitment-trust relationship between customer and retailer in online shopping
Türkiye'de ticaret ve internet kavramı dünyadakine paralel şekilde süratle ilerleme kat etmektedir.1990'lı dönemin yılların ortalarına doğru Türkiye'de pek çok dergi ve gazete internette yayına geçiş yapmıştır. Aynı doğrultuda yine ülkemizde yer alan bankaların geneli, sunulan hizmetlerinin pek çoğunu adım adım sanal ortama taşımıştır. Dünya genelinde olana benzer şekilde Türkiye'de de bilgisiz alışverişe, uzaktan eğitimden devlet kurumları tarafından sunulan hizmetlere erişmeye, ulaşım için bilet rezervasyonundan sohbete, sanal kuram ortamlarından kurumsal iletişime varıncaya kadar internetin gündelik yaşamın kilit taşı halini aldığı ifade edilebilir. Müşteri, bireysel talepleri, arzu ve gereksinimleri çerçevesinde kurumların aslında pazarlama öğelerini satın alabilen ve bunun için uygun kapasiteye sahip olan gerçek bir birey şeklinde değerlendirilmektedir. Bu araştırmanın amacı müşteri bağlılığının müşteri güveni üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Buradan yola çıkılarak nicel araştırmanın benimsendiği araştırmada örneklemi Kırşehir de yaşayan ve bir perakendeci internet satış sitesinden alışveriş yapan ve bu araştırmaya katılmayı kabul eden tüketiciler oluşturmaktadır. 418 tüketicinin katılım gösterdiği araştırmadan elde edilen verilerin analizi SPSS ve AMOS programları aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre müşteri bağlılığının müşteri güveni üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı (?=0,39; p<0,001) etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sosyo-demografik değişkenler ile farklılık analizlerinin de uygulandığı araştırmada çok fazla farklılaşma olmadığı gözlemlenmiştir. Elde edilen bu sonuçların literatür ile uyumlu olduğu görülürken alışveriş sitelerinin daha kullanışlı ara yüzlere sahip olması gerektiği, kampanya çalışmalarının yapılmasının doğru olacağı gibi önerilerde bulunulmuştur.In Turkey, the concept of commerce and the Internet is rapidly progressing in parallel with the world. Towards the middle of the 1990s, many magazines and newspapers in Turkey started to publish on the internet. In the same direction, most of the banks in Turkey have gradually moved many of their services to the virtual environment. It can be stated that the Internet has become the keystone of daily life in Turkey, similar to what is happening around the world, from shopping without information, distance education to accessing services offered by government agencies, from booking tickets for transport to chatting, from virtual theatre environments to corporate communication. The customer is considered as a real individual who can actually purchase marketing items of organisations within the framework of their individual demands, desires and requirements and who has the appropriate capacity for this. The aim of this research is to determine the effect of customer loyalty on customer trust. Based on this, quantitative research is adopted and the sample consists of consumers living in Kırşehir, shopping from a retailer's internet sales site and accepting to participate in this research. 418 consumers participated in the study and the data obtained from the research were analysed through SPSS and AMOS programmes. According to the findings obtained from the research, it was concluded that customer loyalty has a positive and significant (?=0.39; p<0.001) effect on customer trust. In the research where difference analyses with socio-demographic variables were also applied, it was observed that there was not much differentiation. While it is seen that these results are in line with the literature, it is suggested that shopping sites should have more useful interfaces and that it would be correct to carry out campaign studies
Investigation of the effect of etoposide and vincristine on cisplatin-resistant and sensitive MDA-MB-231 cell lines
Günümüzde kanser üzerinde birçok araştırma yapılan ve yeni tedavi yöntemleri üzerinde çalışılan bir hastalıktır. Çeşitli yöntemlerle tedavi edilmeye çalışan kanser birçok türü bulunan ve çoğu zaman kötü prognozla sonuçlanmaktadır. Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Süt kanalları ve dış lobüllerde büyüyebilir, metastaz yaparak diğer dokulara ve organlara sıçrayabilmektedir. Her ne kadar meme kanseri denince tek bir morfolojisi varmış gibi algılansa da meme kanseri morfolojileri, hasta bireylere göre değişiklik gösterebilmekte; çevre ve biyolojik faktörlere göre gidişatı şekillenmektedir. Vinkristin, vinka alkaloidleri grubuna ait olarak bilinen bir ilaçtır. Bu ilaç, mikrotübül polimerizasyonuna etki etmekte ve mitoz bölünmeyi durdurarak hücre büyümesini bloke etmektedir. Etoposid, bir topoizomeraz II inhibitörüdür. Etoposid, geç S fazında ve erken G2 fazında hücre döngüsünün durmasını indükleyebilmekte ve podofillotoksinin yarı sentetik bir türevi olarak literatürde bilinmektedir. Bu tezde, sisplatin duyarlı üçlü negatif meme kanser hücreleri (MDA-MB-231/Duyarlı) ve sisplatin dirençli üçlü negatif meme kanser hücreleri (MDA-MB-231/Sisplatin dirençli) üzerinde Etoposid ve Vinkristin'in sitotoksik ve metastatik, morfolojik ve moleküler etkileri incelenmiştir. Yapılan deneylerle, vinkristin ve etoposidin hem ayrı hem birlikte sinerijistik olarak sitotoksisite ve metastatik etkisinin araştırılması, daha sonraki çalışmalar için ön bir çalışma niteliği kazanmıştır.Today, cancer is a disease in which many kinds of research are done and new treatment methods are being studied. Cancer, which is tried to be treated with various methods, has many types and often results in a poor prognosis. Breast cancer is the most common type of cancer in women. It can grow in milk ducts and external lobules and spread to other tissues and organs by metastasizing. Although breast cancer is perceived as having a single morphology, breast cancer morphologies can vary according to patient individuals; Environmental and biological factors shape its course. Vincristine is a drug known as belonging to the group of vinca alkaloids. This drug affects microtubule polymerization and blocks cell growth by stopping mitosis. Etoposide is a topoisomerase II inhibitor. Etoposide can induce cell cycle arrest in the late S phase and early G2 phase and is known in the literature as a semi-synthetic derivative of podophyllotoxin. In this thesis, the cytotoxic and metastatic, morphological and molecular effects of Etoposide and Vincristine on cisplatin-sensitive triple-negative breast cancer cells (MDA-MB-231/sensitive) and resistant triple-negative breast cancer cells (MDA-MB-231/Cisplatin resistant) were investigated. Investigating the synergistic cytotoxicity and metastatic effects of vincristine and etoposide, both separately and together, has become a preliminary study for further studie
Evaluation of the yield and heavy metal bioaccumulation in the fruit body of Pleurotus ostreatus grown on sugar mill wastewaters
Sugar mill wastewater (SMWW) is one of the agro-industrial wastewaters that is generated in huge quantities every year. In this study, the effect of substrate moistening with different SMWW concentrations on the cultivation cycle and yield of Pleurotus ostreatus and health risks potential were evaluated. Purposely, five different concentrations of SMWW including 0 (control using fresh water supply) 25, 50, 75, and 100% were tested as wetting agents in P. ostreatus cultivation. The yield and biological efficiency (BE%) increased with increasing concentration of SMWW. The yield of strain Homegreen (PO-Holl) increased from 118.01 +/- 4.2 g kg(-1) (control) to 235.0 +/- 8.5 g kg(-1) in 100SMW treatment, whereas that of strain HK-35 (PO-HK35) was increased from 196.5 +/- 4.8 g kg(-1) (control) to 239.2 +/- 4.5 g kg(-1) and 236.3 +/- 4.1 g kg(-1) in 25TP:75SMW and 100SMW treatments, respectively. However, the heavy metal accumulation by P. ostreatus strains was also strongly correlated to the increase in SMWW concentration. On the other hand, these values were below the recommended daily intake (RDI) set by the FAO/WHO. Moreover, the values of the Healthy Risk Index (HRI) of all heavy metals were less than 1. The results showed that the use of SMWW as a wetting agent can reduce the use of fresh water and inputs of additive materials in P. ostreatus cultivation, while keeping mushroom production safe and sustaining the management of such wastewaters
Reactive Extrusion of Recycled Polycarbonate Using Chain Extenders
Electronic waste (e-waste) problem becomes more critical due to increasing demand on upgrading of electrical-electronic devices in accordance with the latest technology nowadays. Polycarbonate (PC) is one of the most used plastics to produce computers, mobile phones and televisions thus recovering of PC wastes to develop new value-adding products has been an important task. The challenge of the PC recycling is thermal degradation under multiple thermo-mechanical processing cycles, which deteriorates molecular weight and properties of the polymer. In this study, a multi-functional anhydride chain extender (ANHY) and a multi-functional epoxy chain extender (EPOX) were used to offset thermal degradation of recycled PC (rPC) during extrusion. The effect of chain extenders on the properties of resulting materials was evaluated by rheology, tensile test, thermogravimetric analysis (TGA), dynamic mechanical analysis (DMA) and differential scanning calorimetry (DSC). Both types of chain extenders enhanced the viscoelastic and mechanical properties of rPC, however ANHY had much higher chain extension reactivity than EPOX. ANHY increased complex viscosity by 58% and tensile modulus by 39%, whilst EPOX showed 26% increment in complex viscosity and 10% enhancement in tensile modulus on the base rPC. The formation of long chain branching in the samples containing chain extenders was observed from the rheology tests. TGA results also confirmed the efficiency of ANHY chain extender that shifted decomposition temperature of rPC to higher value than that of EPOX. The incorporation of chain extenders slightly increased glass transition temperature (T-g) of rPC in DMA and DSC test results
Measuring the impacts of monetary policy in Turkey: an extended structural vector autoregressive model with structural breaks
The goal of this paper is to measure the impacts of monetary policy shocks in Turkey using monthly data spanning the period 2011:M01–2021:M12. To that end, the paper extends the structural vector autoregressive (SVAR) methodology with structural breaks. The findings show that a positive monetary policy shock, namely an increase in interest rates, results in a decrease in consumer prices and the exchange rate. The findings also exhibit that a positive shock in the exchange rate, namely the depreciation of the TRY against foreign currencies, increases interest rates and consumer prices. The implications of these findings in terms of monetary policy in Turkey are discussed in the paper. © 2022, Japan Economic Policy Association (JEPA)
Investigation and Optimization of Cutting Performance of High Chrome White Cast Iron by Wire Erosion
Wire electric discharge machining (WEDM) is an emerging approach to producing more accurate and precise complex products in the unconventional machining process. The WEDM process is affected by several process factors. Therefore, the appropriate combination of process factors is required to achieve economical and quality machining. Machining is very difficult due to the presence of chromium carbide in the structure of high-Cr white cast irons (HCCIs) with 12–17% Cr content in machining processes. Therefore, the machinability of HCCIs has always been a disadvantage. In this study, specially molded HCCIs samples were subjected to softening, casting (not heat treated) and hardened heat treatment processes, respectively. We aimed to experimentally investigated the changes in HCCIs samples characteristics, pulse on time, pulse of time, wire speed, and cutting performance in the WEDM process in this study. The L18 orthogonal array was used using the Taguchi method, and an experimental study was prepared. Afterward, an optimization study was carried out using mathematical models for WEDM with the help of performance outputs via ANOVA analysis. The experimental performances examined in this study are material removal rate and surface roughness. The experimental study determined that the material removal rate and surface roughness increased when the pulse on time increased. Later, machined samples morphological and structures properties were analyzed X-ray spectroscopy (EDS), scanning electron microscopy, microhardness and surface roughness. Furthermore, electrical conductivity of them was measured. © 2023, King Fahd University of Petroleum & Minerals