Mardin Artuklu University Institutional Repository
Not a member yet
5052 research outputs found
Sort by
Çağdaş Arap araştırmalarında Cürcani'nin nazım kuramı
Araştırma, nazım teorisini çağın ruhuna uygun bir şekilde yeniden ihya etmeye çalışmakta ve ardından bu teorinin çağdaş dilbilim araştırmalarındaki tezahürlerini ortaya koymakta ve bu müfredatların temellerinden bazılarını bilimin getirdiği şeyler üzerinde kullanmaya çalışmaktadır. Nazım teorisi, yapısında izin veren verimlilik ve esneklikten yararlanarak ve ardından stilistik, pragmatik, yapısal ve üretken dönüşümsel dilbilim gibi modern müfredat üzerindeki etkisinin kapsamına bakarak ve en belirgin özelliklerini ve geçerliliğini vurgulayarak Arap araştırmaları ve edebi metinlerdeki uygulamaları bu esasa dayanarak yapılmaktadır. Çalışma, nazım teorisi ile diğer modern dilsel yaklaşımlar arasındaki ilişkiyi netleştirmeye geldi, bu nedenle ilk bölümde AlCurcani'nin özetli kısa bir parçanın çevirisi ve nazım teorisinin özelliklerinin bir açıklaması geldi, ardından araştırma bölümleri ilişkiyi göstermek için takip etti ve nazım teorisinin modern müfredatlarda sahip olduğu etki ve mantıksal kökenleri mirasa dayanan bir bilginin uzantısından başka bir şey olmadığını ortaya çıkarılmıştı. İkinci bölüm pragmatik dersle ilişkisini açıklar, üçüncü bölüm ise üslup ile ilişkisini açıklar. dördüncü bölüm, modern dilbilimin (yapısal ve üretici dönüşümsel) yaklaşımlarıyla ilişkisini açıklar.Sonuç, araştırmacının araştırma konularına bakış açısını taşır.Sonuçları ve araştırmadan çıkarılan en belirgin noktaları sunarak sonuçlandırdı ve nazım teorisinin günümüzde de geçerli olduğunu ve onu çağın verilerine ve bilimsel araştırmanın gereklerine göre öğrenciye yeniden üretmekten başka ihtiyaç duymadığını teyit eder.The research attempts to revive al-nazm theory in line with the spirit of the age and Then reveal the manifestations of this theory in contemporary linguistic studies In an attempt to employ some foundations of these curricula on what came from alnazm theory Benefiting from the fertility and flexibility provided in its structure and see the extent of its impact on modern curricula, such as stylistics, pragmatics, structural linguistics and transformation generative And highlighting its most prominent characteristics and the validity of its applications in Arabic studies and literary texts. The study came to clarify the relationship between al-nazm theory and other modern linguistic approaches in the first chapter came with a brief translation of Al-Jarjani and an explanation of the characteristics of al-nazm theory. The research chapters followed to show al-nazm theory's relationship and impact in modern schools And detect that these schools are an extension of knowledge that has logical origins rooted in the heritage, and the second chapter came to clarify its relationship with the pragmatic lesson, the third chapter explained its relationship with the stylistic approach, and the fourth chapter came to show the relationship with modern linguistics with its (structural and transformational generative) The conclusion contained the researcher's viewpoint on the topics of the research, so he concluded it by presenting the results and the most prominent points extracted from the research and in which there is an affirmation that al-nazm theory is still valid at the present time, and it does not need the student except to reproduce it according to the data of the times and the requirements of scientific research
Caharacterization of durum wheat landraces which collected in Mardin province
Bu çalışma, 2019-2020 dönemi yetiştirme sezonunda Mardin ili sınırlarından elde edilen makarnalık buğdayların yerel populasyonlarının karakterizasyonunu belirlemek amacıyla Artuklu ilçesine bağlı Tilkitepe köyünde yürütülmüştür. Araştırmada standart olarak Güneyyıldızı, Hasanbey, Zühre ve Burgos çeşitleri ile birlikte Mardin iline bağlı ilçelerden toplanan yerel makarnalık buğday popülasyonlarından 27 adet kullanılmıştır. Araştırmadaki bulguların incelenmesi sonucunda elde edilen varyans analiz tablosu sonuçları göz önünde bulundurulduğunda; birçok özellik bağlamında çeşitler arasında % 0.1 ve %0.5 gibi önemli farklılıklar tespit edilirken, metrekarede sap sayısı, metrekarede başak sayısı, protein oranı, tanedeki nem oranı, tanedeki yaş glüten oranı, tanedeki sedimantasyon değeri ve nişasta oranı bakımından çeşitlerle ilgili önemli bir farklılık elde edilememiştir. Çalışma sonucunda; metrekarede sap sayısı 238-429 adet, metrekarede başak sayısı 190-361 adet, başaklanma süresi 93-124 gün, bitki boyu 93-152 cm, başak uzunluğu 5.6-8.8 cm, başakta başakçık sayısı 13.8-20.4 adet/başak, başakta tane sayısı 13.8-76.1 adet, başak verimi 0.34-2.94 g/başak, tane verimi 175.0-616.9 kg/da aralığında değişim göstermiştir. Tane kalitesi bakımından minimum ve maksimum değerleri bin tane ağırlığı için 31.4-45.2 g, camsılık oranı için %72.8-97.0, protein oranı için %11.4-14.8, tanedeki nem oranı için %7.0-7.9, tanedeki yaş glüten oranı için %22.2-30.1, tanedeki kül oranı için %1.50-2.09, tanedeki sedimantasyon değeri için 36.3-66.8 ml, nişasta oranı için %66.4-69.7 ml ve hektolitre ağırlığı ölçülen genotiplerde ise hektolitre ağırlığı 72.4-82.8 kg/hl arasında değişim göstermiştir. Ayrıca araştırmada yatma oranı %70-90 aralığında değişim göstermiştir. Araştırma sonuçlarına göre yerel popülasyonlar arasında yüksek varyasyon olduğu tespit edilmiştir. Sonuç itibariyle yerel çeşitler arasında tespit edilen bu durumun genetik olarak çeşitliliği arttırdığı ve bunun zenginleşmesinde etkili olduğu, ayrıca ileride yapılabilecek ıslah çalışmalarında donör olarak kullanılması durumunda yerel çeşitlerin elde edilmesi ve geliştirilmesine katkı sunacaktır.This research was carried out in Tilkitepe village of Artuklu district of Mardin province in the 2019-2020 season in order to state the classification of regional durum wheat populations collected from Mardin province. In the study, together with Güneyyıldızı, Hasanbey, Zühre and Burgos varieties, 27 local durum wheat populations collected from the districts of Mardin province were used. Within the variance assay of the datas obtained from the classification in the study; it was obtained 0.1% and 0.5% discrepancy among the genotypes in terms of many characteristics, no significant difference could be detected between the genotypes in terms of the number of stems per square meter, the number of spikes per square meter, the protein ratio, the moisture content in the grain, the wet gluten ratio in the grain, the sedimentation rate in the grain and the starch ratio. In the results of working; Number of stems per square meter is 238-429, number of spikes per square meter is 190-361, earing period 93-124 days, plant height 93-152 cm, spike length 5.6-8.8 cm, number of spikelets per spike 13.8-20.4 pieces/spike, number of grains per spike 13.8-76.1 pieces, ear yield 0.34-2.94 g/spike, grain yield varied between 175.0-616.9 kg/da. Minimum and maximum values in terms of grain quality are 31.4-45.2 g for thousand grain weight, 72.8-97.0% for vitreousness, 11.4%-14.8% for protein content, 7.0-7.9% for moisture content in grain, 22.2-30.1% for wet gluten content in grain. , 1.50-2.09% for the ash content in the grain, 36.3-66.8 ml for the sedimentation value in the grain, 66.4-69.7 ml for the starch rate and 72.4-82.8 kg/hl for the hectoliter weights of the genotypes. In addition, the rate of lying in the study varied between 70-90%. According to the results of the research, it has been determined that there is high variation among local populations. Consequently, the variants that obtained in local diversities can contribute elevation of genetic type and develope local varieties as a donor
The investigation of secondary school students' views on hybrid education
Bu çalışma, ortaokul öğrencilerinin hibrit eğitime ilişkin görüşlerini ortaya çıkarmak amacı ile yapılmıştır. Araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma evrenini Mardin ili Artuklu ilçesinde 2021-2022 yılı ikinci döneminde eğitim öğretim gören toplam 998 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmanın nicel bölümünde araştırmacı tarafından geliştirilen Hibrit Eğitim Modeli Görüş Ölçeği, nitel bölümünde ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel bölümün analizinde SPSS paket programından yararlanılmış, nitel bölümün analizinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin hibrit eğitimin avantajları ile hibrit eğitimin sosyal ilişkilere ve hayat kalitesine etkisi konusunda kararsız oldukları, hibrit eğitim modelini tercih etmedikleri tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan çeşitli karşılaştırmalarda okul türü, sınıf düzeyi, anne ve baba eğitim durumu, kardeş sayısı ve ailenin gelir düzeyine göre bu görüşlerin anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Bunlara göre farklı özelliklere sahip öğrencilerin birbirine yakın ve kararsız düzeyde oldukları görülmüştür. Ancak cinsiyet ve dijital kaynaklarda geçirilen süreye göre öğrencilerin görüşleri anlamlı farklılık göstermektedir. Erkek öğrenciler ve teknolojide geçirdiği süre daha fazla olan öğrenciler, hibrit eğitime yönelik daha olumlu bir yaklaşıma sahiptirler. Ayrıca araştırmada öğrencilerin, hibrit eğitimin avantaj ve dezavantajları, uygulamada yaşadıkları zorluklar ve önerileri ile ilgili görüşleri çalışmada detaylı olarak sunulmuştur.This study was conducted with the aim of revealing secondary school students' views on hybrid education. Mixed research model was used in the research. And, the population of the research consists of a total of 998 secondary school students studying in the 2 nd semester of 2021-2022 in the Artuklu district of Mardin. In the quantitative part of the study, the Hybrid Education Model Opinion Scale, developed by the researcher, and in the qualitative part, a semi-structured interview form was used. SPSS was used in the analysis of the quantitative part, and the content analysis method was used in the analysis of the qualitative part. As a result of the research, it was determined that the students were undecided about the advantages of hybrid education and the effect of hybrid education on social relations and quality of life, and they did not prefer the hybrid education model. In addition, in various comparisons made, it was determined that these views did not differ significantly according to the type of school, grade level, education level of the parents, the number of siblings and the income level of the family. According to these, it was seen that students with different characteristics were close to each other and were at an undecided level. However, students' opinions differ significantly according to gender and time spent in digital resources. Male students and students who spend more time in technology have a more positive approach to hybrid education. In addition, the students' views on the advantages and disadvantages of hybrid education, the difficulties they experienced in practice and their suggestions were presented in detail in the stud
Cizre and its surroundings in the Middle ages through the eyes of travelers and geographers
Ülkemizin Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan Cizre, Şırnak iline bağlı kadim bir ilçedir. Dicle ve Fırat nehirlerinin arasında kalan topraklar olarak adlandırılan el-Cezîre bölgesinin yukarı kısmında (Yukarı Mezopotamya) bulunur. Tarih boyunca ve özellikle ortaçağda birçok seyyah ve coğrafyacının gözlemine göre Cizre ve çevresi her açıdan önem teşkil etmekteydi. Nitekim söz konusu dönemde Cizre'ye uğramış seyyah ve coğrafyacıların şehir hakkındaki gözlemleri olumlu olmuş, güzel ve verimli topraklara sahip olmasından övgü ile söz edilmiştir. Bu yerlerin doğal koşulları göz önünde bulundurulduğunda ticaret yollarının kesiştiği noktada bulunması hasebiyle farklı hadiseleri de beraberinde getirmiş ve muhtelif devletlerin cazibe merkezi haline gelmiştir. Tarih boyunca, bölgede hâkimiyeti sağlayan devletlerin egemenlik mücadelesine sahne olmuş ve idari anlamda bu devletlerin yönetimi altına girmiştir. Müslümanların bölgeye gelmesiyle birlikte, Hamdaniler, Mervaniler, Selçuklular, Zengiler, Bedreddin Lü'lü, Moğollar, Karakoyunlular, Timur, Akkoyunlu ve Osmanlı devletlerinin hâkimiyetleri altına girmiştir. Bundan dolayı Cizre'yi ele alırken komşu şehirlerde ölçüt alınmıştır. Ayrıca şehirler hakkındaki bilgilerin aktarılması da seyyah ve coğrafyacıların gözlemleriyle mümkün olmuştur. Genel anlamda seyyah ve coğrafi kaynaklarda, Cizre'nin ekonomisinden, coğrafyasından ve sosyal yapısından bahsedilmiştir. Sonuç olarak eserlerdeki bilgiler ışığında, Cizre'nin özellikle ticari ve askeri anlamda önemli bir şehir olarak görüldüğü sonucuna varılmıştır. Ortaçağ'da el-Cezîre Bölgesinde Musul'a bağlı Cizre ve çevresinin siyasi-sosyal, ekonomik ve fiziki durumu hakkında bilgiler verilmesi konunun ana temasını oluşturmuştur.Cizre, located in the Southeastern Anatolia Region of our country, is an ancient district of Şırnak province. It is located in the upper part of the al-Jazeera region (Upper Mesopotamia), which is called the lands between the Tigris and Euphrates rivers. According to the observations of many travelers and geographers throughout history and especially in the Middle Ages, Cizre and its surroundings were important in every respect. The observations of the travelers and geographers who visited Cizre during the said period were positive, and it was praised for its beautiful and fertile lands. Considering the natural conditions of these places, it has brought about different events due to the fact that it is located at the intersection point of trade routes and has become a center of attraction for various states. Throughout history, it has been the scene of the struggle for sovereignty of the states that dominate the region and has come under the sovereignty of these states in an administrative sense. With the arrival of the Muslims in the region, it came under the dominance of the Hamdanids, Mervanis, Seljuks, Zengids, Bedreddin Lü'lu, Mongols, Karakoyunlus, Timur, Akkoyunlu and Ottoman states. In addition to this, cities such as Mosul, Nusaybin and Mardin in its vicinity also constituted important settlements of the region. Therefore, when considering Cizre, neighboring cities were also taken as criteria. In addition, the transfer of information about cities was made possible by the observations of travelers and geographers. In general, the economy, geography and social structure of Cizre are mentioned in the traveler and geographical sources. As a result, in the light of the information in the works, it has been concluded that Cizre is seen as an important city, especially in commercial and military terms. The main theme of the topic is to provide information about the political, social, economic and physical situation of Cizre and its environs connected to Mosul in the al-Jazeera Region in the Middle Ages
Synthesis, characterization and determination of antimicrobial activities of silver nanoparticles ((AgNP) from Anchussa officinalis leaves
Anchussa officinalis L. Boragineceae familyasına aittir bir veya iki yıllık otsu bir bitkidir. Güneşli ve nemli toprakları seven Anchussa officinalis ülkemizde geniş bir yayılım gösterir. Bu çalışmada, Anchussa officinalis bitkisinin yapraklarından elde edilen özütten biyolojik yolla sentezlemiş olduğumuz gümüş nanopartiküllerin yapısal özellikleri (AgNP'ler) karekterize edildi ve patojen mikroorganizmalar üzerindeki antimikrobiyal aktiviteleri araştırıldı. Gümüş nanopartiküllerin (AgNP'ler) karakterizasyon işlemleri için Ultra Viyoleve Görünür Bölge Spektrokopisi (UV-Vis), X-Işını Difraktometresi (XRD), Transmisyon Elektron Mikroskopu-Enerji dağılımlı X-Ray Dedektörlü (SEM-EDX), Fourier Dönüşümlü Kızıl ötesi Spektroskopisi (FIT-IR), Termogravimetrik ve Diferansiyel Termal Analiz Cihazı (TGA/DTA), Zeta Potansiyel Analiz Cihazları verileri kullanıldı. UV-Vis verileri incelendiğinde test edilen numunelerin 466 nm'de belirgin plasmon rezonansı verdiği belirlendi. XRD ve SEM-EDX verileri incelendiğinde AgNP'lerin element kompozisyonun büyük oranda gümüşten oluştuğu, kübik ristal yapıda ve ortalama 27.06 nm boyutunda olduğu tespit edildi. Zeta potansiyel analizi sonucunda elde edilen AgNP'lerin yüzey yükleri (–) 21.2 mV olarak belirlendi. AgNP'lerin ve standart olarak kullanılan antibiyotiklerin patojen gram (-) ve gram (+) pozitif bakteri ve Candida albicans mayası üremesi üzerindeki inhibisyon etkisi MİK yöntemi ile belirlendi. Anchussa officinalis bitkinin yapraklarından ürettiğimiz AgNP'lerin antimikrobiyal aktivitelerinin standart antibiyotiklerle kıyaslandığında daha etkili olduğu belirlendi.Anchussa officinalis L. is an annual or biennial herbaceous plant belonging to the Boragineceae family. Anchussa officinalis, which likes sunny and moist soils, spreads widely in our country. In this study, the structural properties (AgNPs) of silver nanoparticles that we synthesized biologically from the extract obtained from the leaves of Anchussa officinalis plant were characterized and their antimicrobial activities on pathogenic microorganisms were investigated. Ultra Violet and Visible Spectroscopy (UV-Vis), X-Ray Diffractometry (XRD), Transmission Electron Microscope-Energy dispersed X-Ray Detector (SEM-EDX), Fourier Transform Infrared Spectroscopy (FIT-IR), Thermogravimetric and Differential Thermal Analyzer (TGA/DTA), Zeta Potential Analyzer data were used for characterization processes of silver nanoparticles (AgNPs). When the UV-Vis data were examined, it was determined that the tested samples gave significant plasmon resonance at 466 nm. When XRD and SEM-EDX data were examined, it was determined that the element composition of AgNPs was mostly silver, with a cubic crystal structure and an average size of 27.06 nm. The surface charges of AgNPs obtained as a result of zeta potential analysis were determined to be (–) 21.2 mV. The inhibition effect of AgNPs and standard antibiotics on the growth of pathogen gram (-) negative and gram (+) positive bacteria and Candida albicans yeast was determined by MIC method. It was determined that the antimicrobial activities of AgNPs produced from the leaves of the Anchussa officinalis plant were more effective when compared to standard antibiotics
Turist Rehberlerinin ve Rehber Adaylarının Yabancı Dil Sınavı Başarıları Üzerine Bir Değerlendirme
Turist rehberliği, ülkeye ve destinasyona gelen yerli ve yabancı turistlere turun başından sonuna kadar eşlik edip her konuda onlara yardımcı olan özel bir meslek dalıdır. Bu açıdan bakıldığında turist rehberliği mesleğinde yabancı dil bilmek, mesleğin en önemli yapıtaşıdır. 6326 sayılı Turist Rehberliği Mesleği Kanunu’na göre mesleğe kabul için 7 koşul aranmaktadır ve bunlardan biri de geçerliği kabul edilen yabancı dil sınavlarının birinden başarılı olmaktır. Ülkemizde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde verilen turist rehberliği eğitimine dair günümüze kadar çeşitli araştırmalar yapılmış olsa da mesleğe kabul için veya dil ekletmek için yabancı dil sınavlarına tabi olanların sınav başarıları üzerine kapsamlı bir çalışma yapılmamıştır. Literatürdeki bu boşluğa istinaden çalışmanın amacı, turist rehberler inin ve rehber adaylarının girdikleri yabancı dil sınavlarındaki başarı oranlarını incelemektir. Bu amaç doğrultusunda çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın verileri, Turist Rehberleri Birliği (TUREB) tarafından 2014-2022 yılları arasında gerçekleştirilen Yabancı Dil Seviye Tespit Sınavı ile Yabancı Dil Ekletme Sınavına ilişkin istatistiklerden oluşmaktadır. Ancak 2019 yılı Ocak ayında yapılan dil sınavına ilişkin verilere, TUREB’in karşılaştığı teknik sorunlardan dolayı ulaşılamamıştır. Veriler, Turist Rehberleri Birliği’nin faaliyet raporları arşivinden e-posta yoluyla elde edilmiştir. Verilere göre 2014-2022 yılları arasında TUREB tarafından Almanca, Arapça, Arnavutça, Boşnakça, Bulgarca, Çekçe, Çince, Endonezce, Ermenice, Farsça, Fince, Fransızca, Gürcüce, Hırvatça, Hollandaca, İbranice, İngilizce, İspanyolca, İsveççe, İtalyanca, Japonca, Korece, Litvanca, Lehçe, Makedonca, Macarca, Norveççe, Portekizce, Romence, Rusça, Sırpça, Tayca ve Yunanca olmak üzere 33 farklı yabancı dilden sınav yapılmıştır. 2014-2022 yılları arasında her yıl 1 ila 3 sınav düzenlenmiş, toplamda 14 sınav gerçekleştirilmiştir. Bu sınavlara toplam katılım sayısı 10.311 olarak ortaya çıkmıştır. Başarılı olanların oranı %29 (n=2992), başarısız olanların oranı ise %71 (n=7319) olarak kayda geçmiştir. 33 dil arasında en fazla İngilizce dilinden sınava 22 giren olmuştur. 2014-2022 yılları arasında toplam katılım sayısı 6470 olan İngilizce sınavından başarılı olanların oranı %22,7 (n=1467), başarısız olanların oranı ise %77,3 (n=5003) olarak ortaya çıkmıştır. Bulgular neticesinde, sınavlara giren turist rehber lerinin ve rehber adaylarının genel başarı oranlarının % 50’nin altında ve oldukça düşük olduğu görülmüştür. Bu sonuç doğrultusunda, turist rehberi adaylarının yabancı dil becerilerini arttırmak için öncelikle üniversite müfredatlarındaki yabancı dil dersi yoğunluğunun arttırılması önerilmektedir. İlaveten, halihazırda eğitim veren Turizm Rehberliği lisans bölümlerinin müfredatlarında yabancı dil ders saatlerine ilişkin bir standart bulunmamakta, bazı bölümlerde yabancı dil derslerine daha az yer verilmektedir. Bu nedenle lisans bölümlerinin müfredatlarında dört yıl boyunca yer alacak şekilde yabancı dil dersleri eklenmelidir. Ayrıca bu lisans bölümlerinde İngilizce hazırlık sınıflarına da yer verilerek öğrencilerin yabancı dil temelinin güçlendirilmesi sağlanabilir
Exploring attendance at emergency departments for children with non-urgent conditions in Turkey: a qualitative study of parents and healthcare staff perspectives
Background: Overcrowding in Emergency Departments (EDs) is a significant global concern with negative consequences for patients, healthcare staff, and healthcare systems. The use of EDs by parents of children with non-urgent conditions is associated with overcrowding, higher healthcare costs, lower quality of care, and longer waiting times. Research in this area has largely been conducted in high-income countries, with a dearth of work originating in middle and low-income regions. The aim of this study was
to explore the reasons for parents attending EDs with their child for non-urgent conditions in Turkey.
Method: Semi-structured interviews were conducted with 13 parents, 15 ED staff, and 10 General Practitioners (GPs) in 2 regions of Turkey between March and May 2017. Data were analyzed using the principles of grounded theory.
Results: The findings were classified into 5 core categories: (1) parents’ feelings, knowledge, and perceived inability to provide self-care; (2) perceived limitations of healthcare services, system, and staff; (3) parents’ preferences for hospital and ED services; (4) adverse impact on ED services; and (5) perceived needs for care.
Conclusion: This is the first study conducted in a middle-income country regarding parental reasons for using the ED for nonurgent conditions. Greater efforts must be made to reduce unnecessary visits to the ED to better meet service user needs and to increase the satisfaction of both parents and healthcare staff. The findings of this study may inform healthcare providers, policymakers, healthcare staff, and researchers to design interventions in order to mitigate overcrowding in the ED
Kadim Bir Münâzara ve Müfâhare Örneği: Dreḫt-ī Āsūrīg
doğu edebiyatlarında dıştan bakınca “din dışı” gibi görünen metinlerdendir. Ayrıca
doğunun en kadim münâzara ve müfâhare örneklerindendir. Bir keçi ile bir hurma
ağacının atışmasını ve üstünlük yarışını konu alan anlatıda keçi, hayvancılıkla
uğraşan Zerdüştî toplulukları, karşısındaki hurma ağacı ise Mezopotamya menşeli
çok tanrılı Asur topluluklarını ezoterik şekilde temsil eder. Bu yönüyle eser
Aryan ve Semitik halkların münâzarası olarak da görülebilir. Münâzaranın bunun
dışında da farklı sembolik yönleri ve semantik özellikleri sözkonusudur. Toplam
121 bentten oluşan münazaranın farklı dillerde birçok çevirisi bulunmaktadır.
Bir kopyası Mehraban Kay-Khosrow Kodeksi arasında günümüze kadar ulaşmış
münâzarada, huzvariş kelimelerde olduğundan; satır aralarında semitik dillerden
Süryancanın izlerine de rastlamak mümkündür. Bu makalede, Pehlevi yazılı mirası
içerisinde yer alan Dreḫt-ī Āsūrīg’in incelemeli tanıtımı yapılmış ve ortografik
transkripsiyonuyla birlikte Türkçe çevirisi eksiksiz şekilde araştırmacılara
sunulmuştur. Metinde yer alan bazı özel kavram ve semboller, kadim İran kültür
ve edebiyatı, Mezopotamya sahası ve Zerdüştlük alanı incelemelerine katkı
sağlaması amacıyla değerlendirilmiştir
Mardin’de “Çocuk Yaşam Alanı” Tasarımı Mimari Proje Örnekleri
Toplumların yaşadığı her şehirde ihtiyaç olunan mekânlardan/alanlardan biri de çocuk
yaşam alanlarıdır. Dünyada ve Türkiye’de özellikle de son yıllarda çocuklar ve onların mekân
ile etkileşimleri üzerine çalışmaların yapıldığı bilinmektedir. Yapılan araştırmalar ve
gözlemlerden de Mardin merkezde az sayıda anaokulu ve bunlarında genelde aynı konseptte
oldukları görülmüştür. Bu çalışma, 3-6 yaş aralığında olan çocukların
kreşlerde/anaokullarında farklı konseptlerde tasarımlar neler olabilir? Çocukların
isteyebileceği mekânlar üzerine mimari boyutta neler olabilir? soruları temelinde şekillendi.
Bu bağlamda MAÜ Mimarlık Bölümü’nde Mimari Proje 4-5 olarak “Mardin’de Çocuk
Yaşam Alanı” tasarımı üzerine çalışma yapılmıştır.
Proje kapsamında; 3-6 yaş aralığındaki çocuklar için fonksiyonel mekânlar, uyumlu ve
kaliteli bir ortam sağlanmasının yanı sıra alternatif olacak mekânlarda çocukların eğitim ve
öğrenme ihtiyacının karşılanacağı alanlar tasarlanmıştır. Daha çok çocukların eğlenerek
öğrenebilecekleri ortamlar nasıl olabilir? üzerinde düşünülmüş olup, bu bağlamda projeler
oluşturulmuştur. Öğrenci proje örnekleri çalışmaya bırakılmıştır.
Çocukların en iyi şekilde ‘oyun ve eğlenme ile öğrenme’ temelinde keyif alacakları
mekânlar yaratmak projelerin ortak amacı olmuştur. Çalışma kapsamına alınmış olan proje
örnekleri, Mardin’de veya başka bir yerde yapılmış veya yapılacak olan kreş/anaokulları
tasarımının şekillenmesinde fikir üretimi için katkı sağlayacaktır
Cumhuriyet Dönemi’nde Yerel Basın Örneği Demokrat Mardin Gazetesi
Yerel basın, yayımlandığı yöredeki insanların çeşitli sorunlarını dile getirmek, yerel haberleri duyurmak ve diğer taraftan da kamuoyu oluşturmak konusunda, oldukça önemli bir rol oynamaktadır. Kitle iletişim araçları tarihin her döneminde toplumlar üzerinde büyük etkilerde bulunmuş, onları bir taraftan bilgilendirirken diğer taraftan da yönlendirmiştir.
Toplumsal ve yerel basın iletişim araçları içinde, en yaygın ve en etkili olanlardan biri de gazetelerdir. Gazeteler, bulunduğu yörenin, kentin, bölgenin, hatta ülkenin sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal tarihinin belleği olmuştur. Ülke düzeyinde ve büyük şehir merkezlerinde çıkarılan ulusal gazetelerin yanında, bazı yerlerde de, yerel gazeteler bulunmaktadır. Bu gazetelerin, bulunduğu il ve ilçelerindeki haberleri, kamuoyuna duyurulması bakımından köprü görevi üstlenmesi büyük önem arz etmektedir. Toplumsal gelişmeleri yöre halkına aktaran yerel basın, yöre toplumunun sosyal ve siyasal özelliklerini yansıtan bir ayna gibidir. Yerel bölgelerde yaşayan halkla, yerel yönetimlerin ilişkilerini yansıtacak olan kuruluşlar da, yerel basın organlarıdır. İşte bu sebeple, yerel gazeteler ve diğer başka yayın organları, bulundukları yörelerde oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Bu bağlamda, özellikle Cumhuriyet’in ilanından sonra Anadolu’nun birçok yerinde olduğu gibi Mardin’de de, yerel basın çalışmaları başlamıştır. Demokrat Parti’nin (DP) 1950 yılında iktidara gelişiyle birlikte, tek parti dönemi sona ermiş, çok partili sisteme geçilmiştir. Mardin yerel basın tarihinde, önemli bir kaynağa sahip olan “Demokrat Mardin” gazetesi ise, 20 Şubat 1954 tarihinde yayın hayatına başlamıştır. 1954’ten 1961 yılına kadar yayın hayatını sürdürmüştür. Gazete, daha çok dönemin iktidarı olan Demokrat Parti’nin faaliyetleri hakkında bilgi vermektedir.
Bu çalışmada, Mardin ilinin yerel tarih bağlamında süreli yayınını teşkil eden “Demokrat Mardin” gazetesinin incelemesi yapılmış, gazetenin künyesi, içeriği, yayın politikası ve yayımlanan haberleri hakkında bilgi verilerek, Türkiye’de basın-siyaset etkileşimi, Cumhuriyet döneminde bir yerel basın örneği ile ele alınmaya çalışılmıştır.The local press plays a very important role in expressing the various problems of the people in the region, highlighting local elements and creating public opinion on the other side. The mass media have had a great impact on communities in every period of history, and have guided them from one side while informing them from the other. One of the most widespread and influential media and communications media is the newspapers. The newspapers are the memory of the social, cultural, economic and political history of the city, region and even the country. In addition to the national newspapers published at the dormitory level and in major city centers, there are local newspapers in some places. It is of great importance that these newspapers take on the task of bridging the news in their provinces and districts in terms of publicity.
The local press, which conveys social developments to the local people, is like a mirror reflecting the social and political characteristics of the local community. The local media are the organizations that will reflect the relations between local people and local governments. For this reason, local newspapers and other media have a very important place in the area where they live. In this context, local press studies have started in Mardin, as well as in many parts of Anatolia, especially after the declaration of the Republic. With the Democratic Party’s (DP) rise in power in 1950, the one-party period ended in a multiparty system. The “Democratic Mardin” newspaper, which has an important source in the history of Mardin local press, began its publication life on 20 February 1954. From 1954 to 1961, he continued his publishing career. The newspaper also provides information on the activities of the Democratic Party of the time.
In this study, an analysis of the “Democratic Mardin” newspaper, which we have accepted as the first source for the history of Mardin and its environs, has been analyzed and the analysis of the purpose, content, publication policy, author period and publication period of the journal. examining the properties, the Republican era in Turkey is to be considered an example of the local press