Mardin Artuklu University Institutional Repository
Not a member yet
    5052 research outputs found

    Polînkirina Lîstikên Zarokan Yên Herêma Mêrdînê

    Full text link
    Ev xebat li ser lîstikên gelêrî yên navenda herêma Mêrdinê ye. Mijara me bi vê qadê sînorkirî ye. Heta niha li ser lîstikên herêma Mêrdinê xebat nehatine kirin. Kesên ku me bi wan re hevpêyvîn kirine çavkaniyên me yên sereke ne. Armanca me ew e ku heta ji destê me hat bi awayekî xwezayî lîstikên vê herêmê bê berhevkirin û tomarkirin. Herwiha bi vê helwestê hat xwestin ku ev lîstik jibîrkirinê û ji wendakirinê bên xilaskirin. Di heman demê de ji bo folklora zarokan jî bibe nimûneyeke nivîskî. Me di vê xebatê de bi duwazdeh kesan re hevpeyvîn kir. Ev kesên ku me bi wan re hevdîtin kiriye temen û zayendên wan ji hev cuda ne. Me bi rêya hevdîtinê hijdeh lîstik, bi rêya çavdêriyê jî heşt komlîstik berhev kirin. Teswîr û rezikê lîstikan jî bi zimanekî zanistî û vekirî hat ifadekirin. Ji van lîstikan hinek li derve, hinek li hindir tên lîstin. Hinek ji wan tenê keç, hinek jî tenê kur dilîzin, lê bi gelemperî bi hev re tê lîstin. Di encama vê xebatê de hat dîtin ku bajarê Mêrdînê ji bilî taybetmendiyên xwe yên çandî û curbicuriya gundên xwe, ji aliye lîstikên zarokan ve jî gelekî dewlemend e.Her wiha di xaleke din de hat fêhmkirin ku amûrên dijîtal, tevgerên malbatan,Pêşveçûyinên teknolojîk, bajarbûyîn û dibistanên fermî jî li ser pêvajoya guherînalîstikên zarokan tesîreke mezin pêk tîne.This study covers the local children's games belonging to the Mardin region. Our subject is limited to the field. Until today, there has been no study on children's plays belonging to the Mardin region in this area. Our sources are completely verbal and are the people we get information through interview. Our aim is to compile the plays of the region as naturally as we can and to prevent them from being forgotten and lost in the future. It is also to provide a written resource for children's folklore. In this study, we interviewed 12 people. The ages and genders of the people we interviewed are different from each other. We compiled 18 games by interview and group games by observation. We tried to express the descriptions and rules of the games in a scientific and clear language. While some of the games are played indoors, some are played outside, some only girls and some only boys play, but it has been seen that the games are generally played together. As a result of the study, it has been seen that Mardin province is rich in terms of children's games, apart from its cultural characteristics and villages. At another point; It has been seen that digital tool, family attitudes, technological developments, urbanization and schools have a great impact on children's play

    GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİNDE ARPADA BİTKİ BOYU İLE VERİM ARASINDAKİ İLİŞKİNİN BELİRLENMESİ

    No full text
    Bu çalışma, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde farklı lokasyonlarda yetiştirilen yazlık arpa genotiplerinde bitki boyu ile verim arasındaki ilişkileri belirlemek üzere Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada 3 adet lokasyonda bitki boyu ile tane verimi arasındaki etkileşimler incelenmiştir. Araştırmada Kızıltepe lokasyonu uzun boylu, Diyarbakır lokasyonu uzun boylu, Hani lokasyonu ise kısa boylu bitki boyuna sahip olduğu belirlenmiştir. Varyans analiz sonuçlarına hem bitki boyu hem de tane verimi bakımından lokasyon, genotip ve interaksiyon % 1 düzeyinde önemli olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bitki boyu ile verim arasındaki ilişkiler görsel olarak biplot analiz tekniği kullanılarak tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre çeşitlerin başaklanma süreleri 87 – 120 cm, tane verimi 477-665 kg/da arasında değişim göstermiştir. Ayrıca GT biplot tekniği ile başaklanma ile verim arasındaki ilişki araştırılmış uygun çeşitler belirlenmiştir. GT biplot tekniğinde PC1 varyasyonun %68.31, PC2 ise %31.69 ve toplamda varyasyonun % 100’ünü oluşturmuştur. Biplot tekniğine göre orta boylu genotipler verim vektörüne yakın çok uzun boylu genotipler ise bitki boyu vektörüne yakın çok kısa boylular ise her iki özelliğin tersi istikametinde yer aldıkları ve yüksek verimlilik ile orta boyluluk arasında bir ilişki olduğu tespit edilmiş. GT biplot tekniği ile genotipler bitki boyu ile verim bakımından görsel olarak kolayca değerlendirilmiştir. Biplot analiz tekniği ile elde edilen sonuçlara göre özellikle 16 nolu hat ile Samyeli, Aday 2 ve Vamıkhoca çeşitlerinin hem bitki boyu ham de verim bakımından oldukça stabil aynı zamanda oldukça ideal oldukları tespit edilmiştir. Biplot analiz tekniği ile sonuçların kolay bir şekilde yorumlanabileceği ve önerilerde bulunabileceği teyit edilmiştir

    Ballık Mağarası (Dikili İlçesi) Kazısı

    No full text
    Prehistorik kazıların ilk olarak 4 metrekare alanda gerçekleştirilmesi planlanmıştır. Bunula birlikte zamanın kısıtlı olması ve yakında yer alan su kaynağının yetersiz olması yeni bir planlamanın yapılması gereğini ortaya çıkarmıştır. Ayrıca zamanın kısıtlı olmasından dolayı, hem buluntu karakterini hem de stratigrafiyi anlamak için küçük bir alanda dikey bir kazı yapılması planlanmıştır

    Detection of Human Brucellosis by Brucellacapt and Rose Bengal Test in the Endemic Area

    No full text
    Abstract: Although brucellosis is the most common zoonosis in the world, it remains an infectious disease that has not received sufficient attention. There are a few tests detecting brucellosis by serum. Rose Bengal Test is an advantageous one. Our aim with this study was to compare Rose Bengal and Brucellacapt tests in serum samples and draw attention to the advantages of the test. Between June 2019 and June 2021, 7827 serum samples sent to the public health laboratory with a provisional diagnosis of brucellosis were evaluated. The Rose Bengal and Brucellacapt test (Vircell, Spain) was used to diagnose infection. Samples with antibody titer ≥1/160 were considered positive. Of the 7827 samples included in the study, 354 (4.6%) of the total 7677 serum samples tested were RBT positive, 118 (3.1%) of the 3776 samples tested were BCAP positive, and 118 (3.3%) of the 3626 samples tested were both RBT and BCAP positive. It was found that seropositivity was significantly higher in female patients (p<0.10). RBT and BCAP test positivity were most frequently observed in the 25-34 year age group. Considering brucellosis cases in terms of seasonal changes; 10.7% of cases were found in spring, 52.4% in summer, 20.9% in fall, and 16% in winter. In suspected cases, RBT is still considered the ideal detection method because it is easy to use, inexpensive, sensitive, and provides rapid results. It was concluded that the BCAP test is suitable for diagnosis due to its ability to detect blocker and high titer antibodies

    Turist Rehberlerinin ve Rehber Adaylarının Yabancı Dil Sınavı Başarıları Üzerine Bir Değerlendirme

    Full text link
    Turist rehberliği, bir ülkeye veya destinasyona gelen yerli ve yabancı turistlere turun başından sonuna kadar eşlik edip her konuda onlara yardımcı olan özel bir meslek dalıdır. Bu açıdan bakıldığında turist rehberliği mesleğinde yabancı dil bilmek, mesleğin en önemli yapıtaşıdır. Ülkemizde ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeyinde verilen turist rehberliği eğitimine dair günümüze kadar çeşitli araştırmalar yapılmış olsa da adayların yabancı dil sınavlarındaki başarı oranları üzerine bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu çalışmanın amacı, turist rehberlerinin ve rehber adaylarının girdikleri yabancı dil sınavlarındaki başarı oranlarını incelemektir. Çalışmanın verileri, Turist Rehberleri Birliği (TUREB) tarafından 2014-2022 yılları arasında gerçekleştirilen Yabancı Dil Seviye Tespit Sınavı ile Yabancı Dil Ekletme Sınavına ilişkin istatistiklerden oluşmaktadır. Veriler, doküman analizi tekniğiyle çözümlenmiştir. Veriler analizi neticesinde, 2014-2022 yılları arasında 33 farklı yabancı dilden sınav yapıldığı ve bu sınavlardaki genel başarı oranının oldukça düşük olduğu sonucuna varılmıştır. Bu sonuca istinaden çeşitli çıkarımlarda ve uygulamaya yönelik önerilerde bulunulmuştur

    HEMŞİRELİK VE EBELİK ÖĞRENCİLERİNİN DOZ HESAPLAMA BECERİLERİ İLE ÖZ YETERLİK DÜZEYLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ

    No full text
    Giriş: Öz-etkililik-yeterlik ve ilaç dozu hesaplama arasındaki ilişkiye dair yapılan araştırmalar sınırlıdır, ancak mevcut çalışmalar becerilerine güvenen bireylerin ilaç dozlarını daha doğru bir şekilde hesapladığını göstermektedir. Amaç: Bu çalışmanın temel amacı, hemşirelik ve ebelik öğrencileri arasında ilaç dozu hesaplama becerileri ile öz-etkililik-yeterlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaçla, çalışma, her iki öğrenci grubunun ilaç dozu hesaplama beceri (IDHB) testi performanslarını ve öz-etkililik-yeterlik düzeylerini değerlendirmeyi ve karşılaştırmayı hedeflemiştir. Metodoloji: Tanımlayıcı bir çalışma tasarımı kullanılmıştır. Yöntemler: Çalışma, Mardin Artuklu Üniversitesi hemşirelik ve ebelik programlarından Nisan ve Mayıs 2022 tarihleri arasında 370 öğrenciyi (Hemşirelik: 195, Ebelik: 175) içermektedir. Öğrenciler belirli bir örnekleme yöntemi kullanılmadan gönüllülük esasına dayanarak çalışmaya dâhil edilmiştir. Veriler, öğrencilerin sosyodemografik özelliklerini içeren bir birey tanıtıcı bilgi formu, araştırmacılar tarafından oluşturulan 30 sorudan oluşan bir İlaç Dozu Hesaplama Beceri (IDHB) testi ve Sherer (1982) tarafından geliştirilen ve Gözüm ve Aksayan (1999) tarafından Türkçeye uyarlanan 23 maddelik Öz- Etkililik-Yeterlik Ölçeği (ÖEYÖ) kullanılarak toplanmıştır. Demografik veriler, IDHB test performansı ve öğrencilerin öz-etkililik-yeterlik düzeyleri tanımlayıcı istatistikler kullanılarak analiz edilmiştir. ÖEYÖ, minimum 23 ve maksimum 115 puan aralığına izin verir ve daha yüksek toplam puan daha yüksek öz-etkililik-yeterlik algısını gösterir. Öğrencilerin IDHB performansı 30 soruluk bir testle değerlendirilmiştir. Tanımlayıcı istatistiklerden sayılar ve yüzdelerin rapor edilmesinin yanı sıra, Mann Whitney U testi, iki bağımsız grup (hemşirelik ve ebelik öğrencileri, üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencileri) arasında karşılaştırma yapmak için uygulanmıştır. Ayrıca, ÖEYÖ’nin her alt boyutunun normal dağılımı, Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri kullanılarak test edilmiştir. Hemşirelik ve ebelik öğrencileri arasındaki öz-etkililik-yeterlik ile doz hesaplama becerileri arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için parametrik olmayan Spearman sıra korelasyon katsayısı hesaplanmıştır. Bulgular: Çalışmaya toplamda 195 öğrenci gönüllü olmuştur (Hemşirelik: 102, Ebelik: 93; Üçüncü Sınıf: 108, Dördüncü Sınıf: 87). Her iki grup da benzer sosyodemografik özelliklere sahipti ve çoğunlukla kadın öğrencilerden (% 79,5) oluşmaktadır. Grubun ortalama yaşı yaklaşık olarak 22.22±1.54 (min- maks=20-32) bulundu. Hemşirelik öğrencilerinin ortalama IDHB test puanları 13.33±2.819, ebelik öğrencilerinin ortalama puanları 14.37±2.125, üçüncü sınıf öğrencilerinin ortalama puanları 13.46±2.541 ve dördüncü sınıf öğrencilerinin ortalama puanları 14.28±2.523 idi. Her iki grup arasındaki farklar Mann Whitney U testine göre istatistiksel olarak anlamlıydı (z=-2.180, p=0.029 ve z=-2.804, p=0.005, sırasıyla). Tüm grubun Öz-etkililik-yeterlik ölçeği ortalama toplam puan 75.95±9.929 idi, bu da yüksek bir öz-etkililik-yeterlik düzeyini göstermektedir. Spearman Korelasyonu sonuçlarına göre, öz-etkililik-yeterlik düzeyleri ile doz hesaplama becerileri arasında düşük düzeyde pozitif bir ilişki bulunmuştur (r=0.137, p=0.057), ancak bu istatistiksel olarak anlamlı değildir. Sonuç: Bu çalışma, hemşirelik ve ebelik öğrencileri arasında doz hesaplama becerileri ile öz- etkililik-yeterlik düzeyleri arasında düşük düzeyde pozitif bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle, öğrencilerin öz-etkililik-yeterlik ve İDHB test performanslarını artırmak için etkili eğitimsel müdahaleleri araştırmak faydalı olacaktır. Ayrıca, gelecekteki çalışmaların genel öz-etkililik-yeterlik testleri kullanmak yerine daha spesifik olarak aritmetik öz yeterlik matematik anksiyetesi gibi ölçücü testlerle İDHB performansı arasındaki ilişkiyi incelemesi yararlı olabilir

    Legends of Diyarbakir Region

    No full text
    Di vê projeyê de efsaneyên navend û navçeyên Amedê, ji vegêranan hatine guhdarkirin û qeydkirin. Di vê xebatê de 57 efsane bi hevpeyvînê hatine berhevkirin. Piranîya efsaneyan bi kurdî hinek jî bi tirkî hatine qeydkirin. Sedama qeydkirina bi tirkî ev in: nezanîna bi kurdî yan yan jî xwe baştir îfadekirina vegêranan bû û wekî din nezanîna min a zaravayê zazakî ye. Di vê xebatê de amanc ev e ku efsaneyên navend û navçeyên Amedê bê berhevkirin, qeydkirin, li gor navend û navçeyan bê senifandin û ev efsane bi gelemperî li ser çi ne yan li ser kê ne bên tesbîtkirin. Proje bi destpêkê û bi sê beşên sereke pêk tê. Di destpêkê de amanc û çarçoveya projeyê hatiye vegotin. Piştre agahiyên metod û çavkaniyên projeyê hatine dayîn. Di beşa yekem da li ser pênaseya efsaneyê û taybetmendiyên efsaneyê hatiye sekinandin. Di beşa duyem da li ser danasîna Amedê û di dîrokê de li ser Amedê hatiye sekinandin. Di beşa sêyem da li ser efsaneyên navenda Amedê û efsaneyên navçeyên Amedê hatiye sekinandin.In this project, the legends in the center of Diyarbakir and its districts were listened to and recorded from the narrators, in the study, a total of 57 legends were collected. Majority of legends were recorded in Kurdish and some in Turkish. The reasons why they are recorded in Turkish are as follows. Some of the narrators don’t know Kurdish, some say that they express themselves better in Turkish, and some of them speak zazaki but I don’t know zazaki. The Turkish ones have been translated into Kurdish by me. The aim of the study is to classify them as the legends of the district and the center, and to determine what and who the legends are on. The project consists of an introduction and three main parts. In the introduction part, after explaining the purpose and framework of the project, information is given about the methods and resources used in the project. In the first chapter, the definition of the legend and the characteristics of the legend are emphasized. In the second chapter, the presentation of Diyarbakir an the situation of Diyarbakir in history are emphasized. In the third chapter, the legends of Diyarbakir center and its districts and the narrator information of these legends are emphasized

    The Investıgatıon Of The Ethıcal Leadershıp Behavıor Of School Admınıstrators Regardıng To School Psychologıcal Counselors’ Perceptıons

    Full text link
    Bu araştırmanın amacı, okul psikolojik danışmanlarının algılarına göre okul yöneticilerinin etik liderlik davranışlarını sergileme düzeylerinin bazı demografik değişkenlere göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde farklılaşıp farklılaşmadığının ortaya çıkarılmasıdır. Araştırma nicel araştırma teknikleri kullanılarak yapılan betimsel bir araştırmadır. Çalışmada öncelikle liderlik ile ilgili kavramsal çerçeve kullanılmış. Ardından liderlik ile ilgili güç kaynaklarından etik boyuta değinilmiştir. Her geçen gün önemi ve toplumda kabulü artan etik liderliğin alt boyutları ayrıntılı şekilde detaylandırılmıştır. Bu alt boyutlar çalışmanın daha iyi anlaşılması ve somutlaştırılması noktasında önem taşımaktadır. Araştırma evreni 2020-2021 eğitim öğretim yılında Diyarbakır, Mardin, Batman ve Şanlıurfa illerinde görev yapan 3000 okul psikolojik danışmanından oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi, basit seçkisiz örnekleme tekniğine göre seçilen 300 okul psikolojik danışmanından oluşmaktadır. Veriler, etik liderlik ölçeği uygulanarak elde edilmiştir. Elde edilen verilerin nasıl bir dağılım gösterdiğini tespit etmek için uygulanan normallik testi ile basıklık-çarpıklık katsayısı sonucunda parametrik t-testi, One-Way Anova testleri uygulanmıştır. Öğretmenlerin mesleki kıdemleri ve yaş değişkenine göre okul yöneticilerinin etik liderlik davranışlarına ilişkin algı düzeylerinde anlamlı fark bulunmuş; eğitim düzeyi değişkenine göre okul yöneticilerinin etik liderlik davranışlarına ilişkin algıları arasında anlamlı fark çıkmamıştır. Araştırmada okul psikolojik danışmanlarının yöneticilerinin etik liderlik davranış algılarının yüksek olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Okul yöneticilerinin etik liderlik davranışlarının yüksek çıkması okullarda etik liderliğe dayalı ilişki biçiminin önemsendiğini göstermesi bakımından önemlidir. Araştırma sonucunda; araştırmaya katılan öğretmenlere göre okul yöneticilerinin yüksek düzeyde etik liderlik rollerini yerine getirmekteler. Müdürlerin yönetim süreçleri konusunda öğretmenlerin mesleki gelişimlerine katkı sağlayabilecek düzeyde yetiştirilmeleri, iletişim becerilerinin geliştirilmesi öğretim sürecinde istenen sonuçların elde edilmesi açısından önemlidir.The aim of this study is to find out whether school administrators’ levels of displaying ethical leadership behaviors differ in a statistically significant way according to some demographic variables according to the perceptions of school psychological counselors. The research is a descriptive study using quantitative research techniques. In the study, first of all, the conceptual framework related to leadership was used. Then, the ethical dimension, which is one of the power sources related to leadership, is mentioned. The sub-dimensions of ethical leadership, whose importance and acceptance in society are increasing day by day, are detailed in detail. These sub-dimensions are important in terms of better understanding and concretization of the study. The research population consists of 3000 school psychological counselors working in Diyarbakır, Mardin, Batman and Şanlıurfa provinces in the 2020-2021 academic year. The sample of the study consists of 300 school counselors selected according to the simple random sampling technique. The data were obtained by applying the ethical leadership scale. Parametric t-test and One-Way Anova tests were applied as a result of the normality test and the kurtosis-skewness coefficient applied to determine the distribution of the obtained data. A significant difference was found in the perception levels of the ethical leadership behaviors of school administrators according to the professional seniority and age variable of the teachers; According to the education level variable, there was no significant difference between the perceptions of school administrators regarding ethical leadership behaviors. In the study, it was found that the ethical leadership behavior perceptions of school counselors’ administrators were high. The high level of ethical leadership behaviors of school administrators is important in terms of showing that the ethical leadership-based relationship style is given importance in schools. As a result of the research; According to the teachers participating in the research, school administrators fulfill their ethical leadership roles at a high level. It is important for principals to be trained at a level that can contribute to the professional development of teachers in terms of management processes, and to develop their communication skills in order to achieve the desired results in the teaching process

    Evaluation of Frontal QRS-T Angle in Patients with Coronary Artery Ectasia

    Full text link
    Background: Coronary artery ectasia (CAE) is defined by focal enlargement of the coronary artery exceeding 1.5 times the adjacent normal segment. CAE can often cause arrhythmias, heart failure, sudden death, and myocardial ischemia. Ischemia due to microvascular dysfunction may be responsible for the ventricular heterogeneity in CAE. Objectives: The aim of our study was to evaluate the frontal QRS-T angle in patients with CAE. Methods: Our study included 55 patients with CAE and 50 individuals in the control group. Demographic characteristics and electrocardiographic parameters were compared between the two groups. Categorical variables were compared using the chi-square test. Continuous variables were compared using unpaired Student’s t-test. P values < 0.05 were considered statistically significant. The frontal QRS-T angle was calculated from 12-lead electrocardiograms (ECGs) using the automatic report from the electrocardiography machine. Results: The average age of patients with CAE was 63.2 ± 3.4 years, with 18 women among them. The control group had an average age of 61.1 ± 3.2 years, with 28 women included. There was no significant difference in demographic parameters between the two groups. Compared to the control group, patients with CAE had significantly wider frontal QRS-T angle (p < 0.001), as well as longer QTmax duration, p = 0.002; Tp-Te interval, p = 0.02; and QT dispersion (QTd), p = 0.04. Conclusion: The frontal QRS-T angle can be calculated easily and time-efficiently using surface electrocardiography. In this study, we showed for the first time that the frontal QRS-T angle was significantly increased in patients with CA

    Democracy, Globalization and Economic Growth: An Empirical Analysis on Turkiye

    Full text link
    Bu çalışmada, küreselleşme ve demokrasinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi Türkiye için ele alınmıştır. 1973-2020 döneminin esas alındığı çalışmada değişkenlerin birim kök içerip içermediğini sınamak amacıyla geleneksel birim kök testleri ve yapısal kırılmaya izin veren birim kök testleri uygulanmıştır. Zaman serisi analizinin uygulandığı bu çalışmada, öncelikle sahte regresyon sorununu engellemek ve öngörülebilirliği arttırmak amacıyla serilerin durağanlığı test edilmiştir. Bu amaçla ilk aşamada geleneksel birim kök testlerinden Augmented Dickey-Fuller (1981) ve Phillips and Perron (1988) testleri kullanılmıştır. Ardından, iki yapısal kırılmaya izin veren Zivot ve Andrews (1992) ve Lumsdaine ve Papell (1997) birim kök testleri tercih edilmiştir. Serilerin birinci derecede I(1) durağanlığı sağlandıktan sonra Hatemi-J (2008) eşbütünleşme testi kullanılmıştır. Seriler arasında eşbütünleşme ilişkisi tespit edildikten sonra uzun dönem katsayı tahmini için FMOLS eşbütünleşme katsayı tahmincisi kullanılmıştır. Son aşamada seriler arasında nedensellik ilişkisinin tespit edilmesi amacıyla Hacker ve Hatemi (2006) Bootstrap Nedensellik analizi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; i) Küreselleşme, demokrasi ve ekonomik büyüme arasında uzun dönemli bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. ii) Küreselleşme düzeyinde ve demokrasi seviyesindeki artış ekonomik büyümeyi pozitif bir şekilde etkilemektedir. iii) Ekonomik büyümeden demokrasiye, küreselleşmeden ekonomik büyümeye doğru tek yönlü nedensellik bulgusuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlara bakılarak, Türkiye’de sürdürülebilir büyümeyi sağlamak için demokrasi seviyesini ve küreselleşme düzeyini arttırmaya yönelik kurumsal politikaların uygulanması önerilmektedir

    1,567

    full texts

    5,052

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Mardin Artuklu University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇