Mardin Artuklu University Institutional Repository
Not a member yet
5052 research outputs found
Sort by
Muhammed Hulusî Usturumcavî’nin Bilinmeyen Bir Risalesi: Risâletü'l-Esmâü'l-İsnâ 'Aşere-Dâ'iretü’l Beyne'l-Celvetîyye
Tasavvuf, İslam’ın ruh hayatı ve İslam peygamberinin şahsında temsil ettiği manevi otoritenin kurumsallaşmış ve günümüze kadar yaygınlaşarak gelmiş şeklidir. Konusu marifetullah, gayesi sâlikleri ‘ihsan’ denilen ve Allah’ı görüyormuşçasına yapılan kulluk şuuruna erdirmek ve Kur’an’ı Allah Resulü’nün yaşadığı gibi yaşamaya çalışmaktır (Haksever 2017: 18). Mutasavvıflar tasavvufun kaynağını doğrudan doğruya Kur’an ve sünnete bağlamaktadırlar. İslam’ın şer’î ve zahirî hükümlerinin yanında sufîler, tasavvuf adı altında ilm-i ledûna talip olmuşlar ve riyazet, mücahede gibi usullerle insan-ı kâmil olmayı ve Hakk’ın rızasını kazanmayı amaç edinmişlerdir. Tasavvufî hayatın kurumsal teşekkülleri olan tarikatlar, müntesiplerinin bu gayeye ulaşmalarında önemli rol oynamaktadır. Her tarikatın pîri ve kurucusu kabul edilen şeyh, kendisinden sonra gelecek olan mürîd ve sâlikler için o tarikatın âdâb ve erkânını ihtiva eden eserler kalem almışlardır. Bu eserler kuşaktan kuşağa o tarikatın müntesipleri arasında okunmuş, şerhleri edilmiş, kimi zaman da farklı dillere çevirilileri yapılmıştır. Bu çalışmada 18. yy. Celvetî şeyhlerinden ve İsmail Hakkı Bursevî’nin halifelerinden olan Muhammed Hulûsî Usturumcavî‘nin Arapça kaleme aldığı “Risâletü'l-Esmâi'l-İsnâ 'Aşere-Dâ'iratü’l Beyne'l-Celvetîyye” adlı risalesinin tarafımızdan tercüme edilen metni ve metnin incelemesi ele alınacaktır. Çalışma, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde müellifin hayatı ve intisap ettiği Celvetî tarikatı hakkında kısa bilgiler verilecek, ikinci bölümde eserin muhtevası ve eserde geçen kavramların kısa açıklamaları yapılacak, üçüncü bölümde ise eserin Arapçadan Türkçeye çevrilen metni verilecektir. Müellif hakkında bilgi edinebildiğimiz tek kaynak Bursalı Mehmet Tahir’in Osmanlı Müellifleri adlı eseridir. Çevirisini ve incelemesini yaptığımız “Risâletü'l-Esmâi'l-İsnâ 'Aşere-Dâ'iretüi’l Beyne'l-Celvetîyye” adlı risale Mehmet Tahir’in, Usturumcavî’nın eserlerini tanıttığı bölümde yer almamaktadır. Bundan dolayı makale “Muhammed Hulusî Usturumcavî’nin Bilinmeyen Bir Risalesi” başlığı ile isimlendirilerek müellifin bilinmeyen bir eserini tanıtmayı amaçlamaktadır. Usturumcavî’nin hayatı ve Celvetî tarikatı ile irtibatı noktasında kaynak olarak başvurulan Mehmet Tahir’in Osmanlı Müellifleri’nin yanında yine Usturumcavî’nin kalem aldığı Divançe’si olmuştur. “Balkan Şairi Muhammed Hulûsî Usturumcavî ve Dîvânçesi” başlığı ile Burçin Özdemir tarafından yayımlanan makale, Usturumcavî’nın hayatı ve tasavvufi yönü hakkında başvurulan çalışmalar arasındadır. Usturumcavî’nın intisap ettiği ve şeyhlik makamına ulaştığı Celvetî tarikatı hakkında, tarikatın kurucu şeyhlerinin kaleme aldıkları ilk el kaynaklardan istifade edilmiş ve Celvetî tarikatının tarihçesi, tarikat silsilesi ve âdâb ve erkânı hakkında kısa bilgiler verilmiştir. Bu çalışmalar arasında Celvetîyye tarikatının âdâb ve erkânını belirtmesi açısından İsmail Hakkı Bursevi`nin, Kitabu’s-silsileti’l-celvetiyye’si ve Şerh-i Ecvibet-i Haci Bayram-i Veli adlı eserleri; Aziz Mahmud Hüdayî’nin Vâkıât-ı Üftâde ve Ecvibe-i Mutasavvıfane adlı eserleri önem arz etmektir
Yabancılar İçin Arapça Dil Eğitiminde Etkili Dinleme Stratejileri.
يتناولُ هذا البحث قضيةً من أبرز القضايا في حقل تعليم اللُّغات الأجنبية، وهي إستراتيجيات فهم المسموع وكيفية تعلِّيمها وتعلُّمها، حيث يوجد هناك جهل تام لأهميَّة هذه الإستراتيجيات، وقد دار محور هذا البحث حول تطوير إستراتيجيات الاستماع، وذلك بعرض مفهوم الاستماع وأهميته وأهدافه ومهاراته وأساليب تدريسه وتدريباته ووسائله وإستراتيجياته
Antakya Geleneksel Sivil Mimarisinde Özgün Durum/Mevcut Durum Analizi
Çalışmada antik dönemden birçok özelliği günümüze taşıyan Geleneksel Antakya kent dokusunda bulunan sivil mimari örnekleri incelenmektedir. Kent dokusu oluşumunda büyük öneme sahip sivil mimarinin; kullanıcı görüşleri ile beraber özgün geleneksel yapı elemanları olan avlu, mahzen, eşiklik, yüklük (mahmel) ve kuyular ele alınmaktadır.
Antakya kent dokusu ile ilgili ‘tarihi, kullanıcı, fonksiyon ve zaman’ kavramlarına yer verilmektedir. Antakya kentini ve kentin kullanıcı ile temasını irdelemek amacıyla; zamanla ihtiyaçların değişmesi ile kullanıcılar tarafından değiştirilen işlevler ve bu değişim sonucu özgün elemanlara yapılan müdahaleler analiz edilmektedir. Bununla birlikte çalışma kapsamında; Geleneksel Antakya konutlarında yaşayan kullanıcıların, yeni inşa edilen çok katlı konutlara göre memnuniyet durumlarını, yer ile kurdukları sosyokültürel özellikleri ve yere atfettikleri değerleri tespit etmek amaçlanmıştır. Kullanıcıların memnuniyet oranları, çevrede yaşadıkları olumsuzlukları, geleneklerini özgür bir şekilde halen devam ettirebilme durumları ve geçmişe özlem duymaları üzerine Hatay’ın Antakya merkez ilçesi Kantara Mahallesi ve çevresinde 100 farklı haneye girilerek çoktan seçmeli anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışması yapılan konutlarda özgün yapı elemanları avlu, mahzen, eşiklik, yüklük (mahmel) ve kuyular yerinde tespit edilmiş; zamanla yapılan müdahaleler incelenerek özgün durum ve mevcut durum başlığı altında haritalara işlenmiştir.
Analiz ve incelemeler sonucunda, Geleneksel Antakya konut mimarisinde yer alan ve kent kimliğine özgü yapı elemanlarının korunup korunmadığı değerlendirilmektedir
تأويل الدلالات الضمنيّة بين الدرس التداوليّ والبلاغة العربيّة
في أثناء تتبّعنا لجهود التداوليين في تأويلهم للدلالة الضمنية خلصنا إلى أنها مرّت بثلاث مراحل متدرجة: فالمرحلة الأولى- وهي المرحلة الفلسفية المنطقية- تجلّت عند التداوليين الأوائل كأوستين وسيرل, وفيها يتمّ الكشف عن حقيقة الأقوال وصدقها, أمّا المرحلة الثانية فكانت أكثر ليونةً في تعاملها مع الدلالة الضمنية, فاستبعدت الآلية المنطقية باستحضارها المقامات, ويمثّل هذا الاتجاه ديكرو، وأمّا المرحلة الأخيرة فهي ذات طابع معرفيّ ينمّ عن تطوّر كبير مرّ به تأويل الدلالات الضمنيّة؛ إذ أُقحمَت منجزات علم النفس المعرفيّ فيها, ويمثّل هذه المرحلة كلٌّ من سبربر وولسن، ثمّ بعد هذا الكلام على الأصل التداوليّ (الغربيّ) لتأويل الضمنيّ انتقلنا لنتعرّف على أبعاده في تراثنا البلاغيّ, فعرضنا للسبل التي ارتآها بلاغيونا في تأويلاتهم بعد أن نبيّن التقاء مفهوم التأويل عندنا بنظيره الغربيّ, وتبيّن بعد ذلك أن أبرز تلك السبل التي أوّل بها البلاغيون الدلالات الضمنية تتمثّل في الاستدلال النحويّ والبلاغيّ, وكذلك الاستعمال, وأخيرًا الاكتفاء
Salgınların Tarihi ve Etkileri Peygamber Döneminin Başından Osmanlı Döneminin Sonuna Kadar
Kitabın Adı : Salgınların Tarihi ve Etkileri
(Peygamber Döneminin Başından Osmanlı Döneminin Sonuna Kadar)
Editör : Dr. Öğr. Üyesi Metin ŞERİFOĞLU
Yazar : Dr. Öğr. Üyesi Seham HENDAWİ
Dr. Öğr. Üyesi Khalid El-AWAİSİ
Dr. Öğr. Üyesi Huda ALABSİ
Dr. Öğr. Üyesi Reşid ŞİHO
Dr. Öğr. Üyesi Narjes KADRO
Dr. Öğr. Üyesi Ahmad ALKHALİL
Doç. Dr. Tareq Mohammed AWRAHİM
Dr. Öğr. Üyesi Metin ŞERİFOĞLU
Kapak : Ceyda ŞEREFLİOĞLU
1. Baskı : Temmuz 2020 ANKARA
ISBN : 978 - 625 - 7838 - 02 - 3
Yayın No : 821
© Dr. Öğr. Üyesi Metin ŞERİFOĞLU
Tümhaklarıyazarınaaittir. Yazarın iznialınmadan kitabın tümünün veya birkısmının elektronik,mekanik
ya da fotokopi yoluyla basımı, çoğaltılması yapılamaz. Yalnızca kaynak gösterilerek kullanılabilir.
SONÇAĞ AKADEMİ
İstanbul Cad. İstanbul Çarşısı No.: 48/49 İskitler 06070 ANKARA
T / (312) 341 36 67 - GSM / (533) 093 78 64
www.soncagyayincilik.com.tr - [email protected]
Yayıncı Sertifika Numarası: 47865
BASKI MERKEZİ
UZUN DİJİTAL MATBAA, SONÇAĞ YAYINCILIK MATBAACILIK TESCİLLİ MARKASIDIR.
İstanbul Cad. İstanbul Çarşısı No.: 48/48 İskitler 06070 ANKARA
T / (312) 341 36 67
www.uzundijital.com - uzun@uzundijital.
KAVRAM VE SÜREÇ YÖNLERİYLE KÜLTÜR SORUNUNU DEĞER FENOMENİ ÜZERİNDEN AŞMA İMKÂNI
Kültür (uygarlık ve medeniyet kavramları ile birlikte) her ne kadar
tarihi süreçte farklı ve çok yönlü anlamlarda kullanılan bir serüvene
sahip olsa da günümüzde, yani küreselleşme sürecinde, mevcut
yapıların çözülmesi ve aktör yaklaşımların öne çıkması, ayrıca dijital
merkezli yaşam formunun hızlanması nedeniyle değeri azalan bir
kavram haline gelmiştir. Bu süreçte kültür, ne olduğu belirsiz bir
hüviyete evirilmektedir. Bu evirilmenin en önemli sebeplerinden biri,
kategorik de olsa kültür teriminin işaret ettiği yapısal özelliklerin artık bu kavramla karşılanamamasıdır. İnşa reflekslerine rağmen
çözülmelerin de hız kazanması ve bundan dolayı yeni inşa süreçlerinin
kısa süreli olması da bu nitelikteki bir karşılıksızlığı sürekli hale
getirmektedir. Anlamın her geçen gün sosyo-kültürel yaşamdan
buharlaşması, zaten bir muammaya sürüklenen kültür kavramının ve
kültürün daha da belirsizleşmesine sebep olmaktadır. Buna mukabil
çalışmada değer kavramı ele alınmış, söz konusu edilen buharlaşmaya
rağmen sosyo-kültürel alanda değersiz (tüm kültürler eşdeğerdedir
anlamında değil) bir yaşamın olamayacağı ortaya konmuştur. Bundan
hareketle kültür ve kültürel süreçlerin temel dinamiğinde değer ve
değersel etkileşimlerin olduğu yönünde bir yaklaşıma ulaşılmıştır. Bu
temel dinamik ve yaklaşım, belirtilen buharlaşma karşısında değer
hassasiyetinin günümüzde de geçerli olduğunu, ek olarak meselenin
değerin hangi yönde ve ne ile inşa edildiği (değeri belirleme
mücadelesi) noktasında düğümlendiğini imlemektedir.
Günümüzde kültür, etimolojik anlamında söz konusu olan doğa
zeminini kaybetmiş görünmektedir. İnsanın doğayla organik bağı göz
önüne alındığında, bu zeminin kaybolmasıyla aslında bir değer-anlam
zemininin de yokluğu ortaya çıkmaktadır. Doğa-insan-kültür ilişkisi
çerçevesinde ifade edilen değer dinamiğinin ve değer zemininin son
kertede insanda saklı olduğu söylenebilir. İnsan yaşamının hiçbir şeye
değmeyen bir yöne sürüklenmesi durumunda değer dinamiğinin
zayıflamasıyla birlikte kültür de yok olacaktır. Bu itibarla değer
yaklaşımının kültür ile ilgili irdelemelerde önemli açıklama imkânları
sunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Değer olgusunun “değmek” kök anlamı ile birlikte, yapılan eylemin
kıymet veçhesiyle karşılanabilmesi durumuna, önemine ve niteliğine
işaret eden “karşılık olma” anlamıyla ilişkili olarak “karşılaşma”,
“temas”, “mübadele” (kavramsal, ahlaki ve maddi düzlemde),
“etkileşim” ve “değişim” gibi kültürel süreçlere gönderme yapan
temel bir kapsamda olduğu görülmüştür. Dolayısıyla değer
yaklaşımının (anlam-değer ilişkisi de dâhil olmak üzere) kültürle ilgili
ortaya konan ister kültüralist ve semiyotik isterse de etkileşimsel ve
süreçsel yaklaşımlara -hiçbirini dışlamadan- kapsamlı bir açıklama
imkânı sunduğu neticesine ulaşılmıştır.
Değer(ler) hem somut hem de soyut süreçlere ve öğelere (mesela,
anlam dünyası) vurgu yapması yönüyle kültürel ve sosyal
değerlendirmelerde bir mihenk taşı kıymetindedir. Bu itibarla değerin
yapı ve aktör kutuplaşmasında biri diğerini yok sayma yönünde değil,
değişim çerçevesinde, yani değer alanında olmak üzere birinin
diğerini (ve karşılıklı) karşılaması (karşılayabilmesi) yönüyle bir
belirlemenin olduğu neticesine ulaşılmıştır. Dolayısıyla retorik
düzeyde değerin ne olduğu (mesela, ister kültürel isterse de ahlaki
çerçevede değerlerin sadece sözle ifade edilmesi) değil, ne
yaşandığının (bu, sosyal yaşamın hangi anlam dünyasına değdiği
hususunu dışlamaz; yani değer, anlam ile de ilişkildir) önem
kazandığı, ilgili sorgulamalarda buna dikkat edilmesinin faydalı
olacağı görülmüştür: Bu açıdan sosyo-kültürel problem ve çözümlerin
temel zemini ve dinamiği de burada aranmalıdır. Bu hem damıtılarak
biriken kültürel değerler için hem de gündelik yaşam için geçerlidir. Belirtilen çerçevede değer yaklaşımı, özellikle dijital teknolojinin
hızla değer alanını işgal ettiği bir süreçte önem kazanmaktadır
Bir Tekstil Ürünü ve İkonografik Obje Olarak Mappa Kullanımı
Mappa ketenden dokunan bir tekstil ürünüdür. Bir tekstil ürünü olmasının yanı sıra ikonografik amaçlı kullanımı da bilinmektedir. Çalışmada hem tekstil ürünü hem de ikonografik bir obje olarak mappa Roma Dönemi ve Geç Antik Çağ buluntu örnekleri aracılığıyla değerlendirilmektedir. Buluntuları oluşturan temel materyaller arasında heykeller, kabartmalar, lahitler, mozaikler ve tablolar yer almaktadır. Çoğunlukla literatür sözlüklerinde sınırlı olarak kendisine yer bulabilen mappanın bir tekstil ürünü olmasının ötesinde çeşitli anlamlar barındırdığı antik ve modern kaynaklar yardımıyla desteklenmektedir. Burada öncelikli olarak mappanın tanımı ve işlevine değinilmiştir. Akabinde arkeolojik buluntular yardımıyla ikonografik değerlendirme yapılmıştır. Sonuç olarak ise mappa tekstil ürününe hem antik hem de modern kaynaklar aracılığıyla yüklenen özelliklerin desteklenip desteklenmediği irdelenmiştir
Effects of Ergonomic Risk Parameters on Gender
This electronic Hotel management in tourism is part
of the development of a country, and in this sector, the sales
and marketing department has been successfully transferred to
the business chain. Today, ergonomics is considered an
interdisciplinary science and has become an important part of
working life. It actively reflects the comfort of the employee in
the working area, the work system, the efforts, and
determination of the work to protect human health at the
workplace and minimize the possibility of an accident. If the
ergonomic conditions of the employees are to be controlled, it
can be achieved by increasing the safety and security of the
working conditions, the sense of belonging and property, by
reducing social and psychological disorders, and by improving
work performance. Thus, comfort, and therefore the risks of
work accidents are minimized.
The main purpose of this study was to examine the effect of
a boutique hotel in the Southeastern Turkey on gender
differences operating under possible ergonomic risk conditions.
For this purpose, an equal number of surveys were conducted
on male and female employees in order to obtain healthy
results in this field. In the analysis phase, a questionnaire based
on the variables of the environmental and psychological factors
of the ergonomic working conditions of the employees was
used. The questionnaire filled by the participants was evaluated
with the scores between 1 and 5, and the average scores of the
two factors were examined separately and the data were
compared. After the evaluation questionnaire, it is believed that
the parameters that pass the risk assessment for female and
male employees can be determined and measures can be
determined for the company by creating a healthy working
environment by shedding light on other studies in this field and
by arranging ergonomic risks
SÜRYANİLERDE ÖZDEYİŞ GELENEĞİNİN ROLÜ: ERDEMLİ BİR HAYAT İÇİN HİKMETİN/BİLGELİĞİN SOSYAL YAŞAMA AKTARILMASI
Makalenin konusu Süryani Özdeyişleridir. Süryanilerde söz konusu edilebilecek olan özdeyiş
geleneğinin rolü ve buna bağlı olarak özdeyişlerde ön plana çıkan ana temalar sorgulanmaktadır.
Konu, Kutsal Kitap’tan “Mezmurlar”, “Süleyman’ın Özdeyişleri” ve “Vaiz”
bölümleri (kitapları) ile Süryani Büyükleri’nden Mor Efrem, Ebû’l Farac ve Hanna Dolabani
ile sınırlı tutulmuştur. Arami bir bilgeye atfedilen “Ahikar’ın Öğütleri” adlı eserdeki özdeyişler
de değerlendirmeye alınmıştır. Amaç hem Süryanilerde özdeyiş geleneğinin mevcudiyetini
ve kaynaklarını ortaya koymak hem de geleneğin rolü çerçevesinde özdeyişlerde
ön plana çıkan ana temaları belirlemek olmuştur. Bunun için öncelikle Kutsal Kitap’ta ve
Süryani Büyükleri’nde söz konusu edilebilecek olan özdeyiş geleneği değerlendirilmiş,
sonrasında da özdeyişlerde ön plana çıkan ana temalar tespit edilerek genel bir çerçeve
belirlenmiştir. Süryanilerde bir özdeyiş geleneğinin söz konusu edilebileceği ve bunun
iki temel kaynağa dayandığı sonucuna ulaşılmıştır. Biri, Kutsal Kitap’tır; diğeri de Süryani
Büyükleri’dir. Rolü itibariyle özdeyişlerin, Kutsal Kitap merkezinde söz konusu edilen hikmetin/
bilgeliğin ve bu kapsamda sosyal yaşama yönelik pratik sorumlulukların öğretilmesine
ve aktarılmasına aracılık ettiği tespit edilmiştir. Günümüzde ise özdeyiş geleneğinin
zayıfladığı ve açıklamalı formun ön plana çıktığı görülmüştür. İçeriği ve sonuçları itibariyle
bu çalışma hem içinde yaşadığımız kültürel dinamikleri hem de Süryani kültürünü anlama
ve yorumlamaya katkı sunmayı hedeflemektedir
Determinants of the economic adaptation of refugees: the case of Midyat Camp
In the context of the bottom-up approach to development and poverty reduction, this is the first study to use the Sustainable Livelihood Approach (SLA), with a slight adjustment, to study the economic adaptation of refugees within camps. The objective of this study was to explore the factors affecting the economic adaptation of refugees in Midyat Refugee Camp in Turkey. The study used a focus group to help design the questionnaire that was subsequently used to collect data from a sample of 393 households in Midyat Camp. The data was used to estimate a Structural Equations Model. The findings indicated that the most important factors in determining refugees' economic adaptation are human capital, social capital and institutions.The Council for At-Risk Academics (CARA