Mardin Artuklu University Institutional Repository
Not a member yet
    5052 research outputs found

    ANTITOKSIK EKOLOJIK SPOR KÖYÜ TASARIMI: KOCAELI SARISU ÖRNEĞI

    No full text
    Sarısu Çayı ve çevresi konum olarak İstanbul, Kocaeli, Bursa gibi büyük şehirlere yakınlığı, sahip olduğu doğal alanların, yerli turist ağırlaması, diğer önemli varlıklarının yanı sıra; bu alanın turizm potansiyelini de öne çıkarmaktadır. Bölgenin sahip olduğu tarım, hayvancılık gibi potansiyeller doğrultusunda bölgenin “Ekoköy” konsepti ile tasarlanması, sürdürülebilir ve doğaya en az müdahale ile alanın fiziksel ve sosyal olarak yeniden kazanılmasını sağlayacaktır. Alanın dönemsel turist ağırlamasının ötesinde her sezon canlı kalmasını sağlayacak bir tasarım geliştirmek, amaçlardan biridir. Ayrıca tarım faaliyetleri agroturizm ile desteklenerek hem katılımcı odaklı tarım hem konaklamanın bir arada olduğu bir anlayış benimsenerek proje alanını ekonomik olarak da güçlendirecek tasarımlar yapılması kararlaştırılmıştır. Alanda mevcutta yapılan kano, balıkçılık, dağ yürüyüşleri gibi sporlar desteklenerek bu alanın “Ekolojik Spor Köyü” olması hedeflenmiştir. Bu alanda yapılacak tasarımın çıkış noktası olarak düşünülen ve kullanıcının tüm kötü enerjisinden arındığı, üretime katıldığı, sağlıklı beslendiği, temiz bir nefes aldığı, doğaya karşı değil doğaya temas ederek yaşadığı; sürdürülebilir, sıfır atık temelli, kendi içinde kendine yetebilen toksinlerinden arınmış bir mekân yapma olgusuyla proje “Antitoksik Ekolojik Spor Köyü” başlığı altında gelişmeye devam etmiştir

    EFFECT OF THREAT PERCEPTION ON TRUST

    No full text
    İnsanlar arasındaki ilişkilerde temel duygulardan biri olan güven, tehlike ve belirsizliklerin artması sonucu çağımızın temel problemlerinden biri olarak görülmektedir. Günlük hayatın bireysel ve sosyal ilişkilerinde çok önemli bir etken olan güvenin insanlık tarihi kadar eski olduğu bir gerçektir. Belirsizliklerin hızla yayıldığı bir dünyada güven eksikliği yakından hissedilmektedir. 21. yüzyıldaki hızlı değişim ve akışlar çağı bireylerin, grupların ve sosyal kurumların işleyişini değiştirmiştir. Buna ek olarak özellikle teknolojide meydana gelen değişme ve gelişmeler bir yandan insan hayatını kolaylaştırırken diğer yandandaha tehlikeli bir hal almasına sebep olmuştur. Teknolojik ilerleme, iletişim ve ulaşım olanaklarının gelişmesi, günümüz dünyasında yeni tehditlerin oluşmasına, var olan tehditlerin ise daha da etkili hale gelmesine neden olmuştur. Bu tehlike ve riskler toplum hayatında tehdit algısının oluşmasına sebebiyet vermiştir. Oluşan bu tehdit algısı ise güvensizliği yaygınlaştırmıştır.Trust, which is one of the basic emotions in the relationships betweenpeople, is seen as one of the basic problems of our age as a result of the increase in danger and uncertainty.It is a fact that trust, which is a very important factor in individual and social relations in daily life, is as old as human history. Lack of trust is closely felt in a world where uncertainties and insecurities are spreading rapidly. The age of rapid changes and flows in the 21st century has changed the functioning of individuals, groups and social institutions. In addition, especially duebto the changes and developments in technology, while human life is getting easier on the one hand, on the other hand, it is becoming more dangerous. Technological developments, the improvements in communication and transportation facilities have caused the emergence of new threats in today'sworld, and the existing ones have become more effective. These dangers and risks have given rise to threat perception in community life. As a result, this threat perception has spreadinsecurity

    Yavaş Seyahat

    No full text
    ..

    İslam Mimarisinde “Çift Cidarlı Kubbe” Uygulaması ve Anadolu’dan Bazı Örnekler

    Get PDF
    Devletlerin sanat üslubunun bir parçası olarak da görülen kubbe formları, karakteristik özellikler arasında değerlendirilmektedir. Mimaride bir mekânın üzerini örtmeye yarayan, yarım küre formundaki örtü elemanı olan kubbe, Roma dönemi mimarisinde önemli örnekleri ile ön plana çıkar. Daha sonraki süreçte farklı devletlerin katkılarıyla bölgesel özellikler taşıyacak bir form kazanır. Kubbe yapımında farklı bir uygulama olarak karşımıza çıkan “çift cidarlı kubbe” örtü sistemi, genellikle dıştan ve içten aynı kubbe formuna sahip olabildiği gibi içten düz kubbe, dıştan farklı bir kabuk formuyla da örtülü olabilmektedir. Çift cidarlı kubbe ilk kez İran bölgesinde, Büyük Selçuklularda, daha sonra Artuklu, İlhanlı ve Akkoyunlu dönemlerinde de tercih edilmiştir. Timurlu ve Safevî dönemlerinde ise en güzel örnekleri inşa edilmiştir. Bu çalışmanın amacı İslam mimarisinin en önemli eserlerinde görülen çift cidarlı kubbe uygulamasının başlıca etkenlerini, eserlerini ve kökenlerini tespit etmektir. Çalışmada “çift cidarlı kubbe uygulaması” başlığı altında çift cidarlı kubbe sisteminin kökeni ve ne tür kaygılar sonucu ortaya çıkmış olabileceği üzerinde durulduktan sonra değişik coğrafyalarda ki bazı örneklerine yer verilecektir. Daha sonra Anadolu’da ki “çift cidarlı kubbe” örneklerine değinilecektir. Bu çalışma ile çift cidarlı kubbe uygulamasının mimarlık tarihi içindeki önemine değinilerek, konu ile ilgili bilgilerin derlendiği toplu bir çalışma literatüre kazandırılmış olacaktır

    Suudi Arabistan'ın Siber Güvenlik Politikası

    No full text
    Suudi Arabistan'ın siber güvenlik politikasını anlatılmıştır

    Investigation of uroprotective effects of seed methanol extracts of Hypericum triquetrifolium Turra. on cyclophosphamide-induced bladder hemorrhagic cystitis and nephrotoxicity in Wistar albino rats

    No full text
    Purpose: This study investigated the possible uroprotective effects of Hypericum triquetrifolium Turra. (HT) seed methanol extracts (25,50,100 mg/kg, i.p., for 6 days) against cyclophosphamide (CYP)-induced (150 mg/kg, single dose, i.p.) acute bladder hemorrhagic cystitis (HC) and nephrotoxicity in rats. Materials and Methods: Wistar albino rats used in this study were divided into nine groups, each including seven rats. Group 1 (control) was treated with 0.5ml saline (SF) and Group 2 was treated with CYP (150 mg/kg). Groups 3, 4, 5 were treated with 25, 50, 100 mg/kg HT, respectively while groups 6, 7, 8 were treated with 25, 50, 100 mg/kg CYP + HT, respectively. Finally, Group 9 (control-2) was treated with 0.5ml-%0.2 dimethyl sulfoxide (DMSO). The serum creatinine, blood urea nitrogen (BUN), superoxide dismutase (SOD) and catalase (CAT) levels were measured in blood serum. Results: The CYP-treated rats histopathologically had mild-moderate bladder and renal injuries. The serum creatinine and BUN levels, which are the biochemical markers of renal injury, significantly increased compared to the control group. Conclusion: HT showed a protective effect on CYP-related bladder HC and nephrotoxicity in rats by inhibiting inflammation and apoptosis. Amaç: Bu çalışmada, Hypericum triquetrifolium Turra (HT) tohum metanol ekstraktlarının (25,50,100 mg/kg, i.p., 6 gün boyunca) siklofosfamid (CYP) nedenli (150 mg/kg, tek doz, i.p.) akut mesane hemorajik sistit (HC) ve nefrotoksisiteye karşı olası üroprotektif etkileri araştırıldı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada kullanılan Wistar albino sıçanlar, her biri yedi sıçan olmak üzere dokuz gruba ayrıldı. Grup 1 (kontrol) 0.5ml salin (SF) ile muamele edildi ve Grup 2, CYP (150 mg/kg) ile muamele edildi. Grup 3, 4, 5 sırasıyla 25, 50, 100 mg/kg HT ile tedavi edilirken, grup 6, 7, 8 sırasıyla 25, 50, 100 mg/kg HT + CYP ile tedavi edildi. Son olarak, Grup 9 (kontrol-2) 0.5ml-% 0.2 dimetil sülfoksit (DMSO) ile muamele edildi. Kan serumunda serum kreatinin, kan üre azotu (BUN), süperoksit dismutaz (SOD) ve katalaz (CAT) seviyeleri ölçüldü. Bulgular: CYP ile tedavi edilen sıçanların histopatolojik olarak hafif-orta derecede mesane ve böbrek yaralanmaları vardı. Böbrek hasarının biyokimyasal belirteçleri olan serum kreatinin ve BUN düzeyleri, kontrol grubuna göre önemli ölçüde artmıştır. Sonuç: HT, enflamasyonu ve apoptozu inhibe ederek sıçanlarda CYP ile ilişkili mesane HC'si ve nefrotoksisite üzerinde koruyucu bir etki göstermiştir

    Gerontolojiye Yunan Mitolojisinden Bakmak

    Get PDF
    İnsanlık tarihi, geçmişin mirasını paylaşıp üzerine eklenen yenilik ve değişikliklerle şekillenmeye devam etmektedir. Bu durum kendini, insan yaşamının bir evresi olan yaşlılıkta da göstermektedir. Yaşlılık, kronolojik yaşın ilerlemesine paralel olarak biyolojik, psikolojik ve sosyolojik boyutlar kazanan bir dönem olarak tanımlanabilir. Tarihin başlangıcından beri, yaşlanma süreci ve ölümün üstesinden gelmeye ilişkin çabalar insanların sözlü tarihinin ve kültürünün en önemli birleşimlerinden olan mitlerde de yer almıştır. Yaşlanma sürecine ilişkin mitlerle ruhsal bir derinlik ve temel insanlık geleneklerini eklemek, gerçekçi ve kalıcı sonuçlar ortaya koyacaktır. Yunan mitolojisi kültür veya bölgeden bağımsız olarak, gerontolojinin daha iyi anlaşılması için değerli bir bilgi kaynağı olarak görülebilir. Bu çalışma, Antik Yunan mitolojisinin imgesel ufkundan yola çıkarak gerontolojiye yansımalarını tartışmaktadır. Çalışmada gerontoloji ile mitoloji ilişkisi Yunan mitolojisi üzerinden incelenmiştir. Yaşlılık ile ilgili mitolojik referanslar, mitoslar ve Tanrılar üzerine analizler yapılmaya çalışılmıştır. Yunan mitolojisinde yaşlılık tedavi edilmesi ve savaşılmesı gereken, insanın başına musibetler açan, ölümsüzlüğü engelleneyen, istenmeyen ve güçsüzlük olarak tanımlanmaktadır. Bu mitolojik anlatılardan bazıları bugün hala yaşlılık olgusunu anlamada ışık tutmaktadır

    Uluslararası Firmaların Kriz Dönemi Tasarruf Stratejilerinin İncelenmesi

    No full text
    Bu çalışma 2010 yılı sonlarına Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinde başlayıp halen devam etmekte olan siyasal krizlerin Türk ihracatçı firmaları nasıl etkilediğini ve firmaların bu süreci ne tür stratejik hamlelerle atlatmaya çalıştıklarını anlamaya çalışmaktadır. Araştırma kapsamında, çalışmanın amacına uygun olarak Türkiye’nin farklı şehirlerinden (İstanbul, Kocaeli, Bursa, Gaziantep ve Mardin) seçilmiş 33 firma ile ortalama 60 dakika süren yüz yüze mülakatlar yapılarak veriler elde edilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen veriler firmaların yaşanan siyasal karışıklık ve belirsizlik ortamından önemli derecede etkilendiğini göstermektedir. Firmaların bu süreçte pazarları kısmen veya tamamen kapanarak üretimde azalmalara yaşanmıştır. Bunun sonucunda firmaların özellikle tasarruf stratejileri kapsamında maliyetlerde kısıntıya gittikleri, var olan varlıklarını azalttıkları ve uzama oldukları ürün ve pazarlara odaklanmaya başladıkları gözlenmiştir

    ESCAPING AND WITHSTANDING THE REALITY THROUGH ART IN EMILY ST. JOHN MANDEL’S STATION ELEVEN

    No full text
    Having been an ever-present part of Western culture, end of time speculations, namely apocalypse scenarios, are largely originated in biblical ending scenarios and have always appealed to and intrigued the scholars in a wide range of fields, including the literati. These apocalypse and post-apocalypse scenarios have found a dominating place in literature as part of ecocriticism, which in general terms, puts nature and the themes focusing on ecology in the focal point. Covering dystopian, apocalyptic and post-apocalyptic narratives as genres, ecocriticism includes a broad range of literary and artistic studies and critical theories that emphasize nature and environment relevant problems. Emily St. John Mandel’s Station Eleven (2014) is a distinctive example for dystopian and post-apocalyptic narratives describing the beginning of a global epidemic, Georgia Flu, and life twenty years after the catastrophe, because it both tries to explore man’s potential to create and sustain meaning through art, story and sharing in an ambitious and versatile way, and scrutinizes whether the ethical and cultural values still exist in a post-apocalyptic world, and the likely ways people live together, which is of the set of ideas suggested by post-apocalyptic literature. In this study, we argue that in Station Eleven (2014), Emily St. John Mandel considers art as an intrinsic need for humanity and the real survivor even after a probable apocalypse, and becomes a source of endurance against harsh realities of life, functioning like a home that shelters humans to which they escape

    BODY LANGUAGE İN CLASSİC FARS POETRY (MAWLANA AND HAFEZ SAMPLE)

    No full text
    Tarih boyunca neredeyse bütün bilim ve sanat dallarını bir yönüyle etkileyen iletişim unsuru, edebiyat bilimini ve sanatını da etkilemektedir. Edebiyat, bir söz söyleme sanatı olsa da bazen mesaj, sözsüz iletişim biçimleri ile de gönderilebilir. Bu sözsüz iletişim biçimlerinden biri de beden dilidir. Kavramlarda ve yüklemlerde kullanılan eylemler, sözel tasvirler oluşturarak bazen uzun yazıların ve açıklamaların yerini doldurup gereken mesajı en kısa ve en etkili şekilde aktarabilmektedir. Dünya genelinde didaktik yönünün güçlü olmasıyla bilinen Fars edebiyatında bu örneklerle fazlasıyla karşılaşmaktayız. Dil sanatları kullanımında başarılı şair Hâfız-ı Şirâzî’nin, anlam ve içerik zenginliği ile ün kazanan sûfî şair Mevlânâ’nın bu sanatı en güzel kullanan şairler oldukları var sayılabilir. Bu makalede örnek olarak bu iki şairin şiirlerinde kullandıkları beden dili ile ilgili kavramlar ele alınmış ve bu kavramların hangi duyguları karşıladığı incelenmiştir.The communication element, which affects almost all branches of science and art throughout history, also affects the science and art of literature. Although literature is an art of speaking, sometimes the message can be sent in non-verbal forms of communication. One of these non-verbal forms of communication is body language. The actions used in concepts and predicates create verbal descriptions and descriptions, sometimes replacing long texts and explanations and conveying the required message in the shortest and most effective way. We encounter a lot of these examples in Persian literature, which is known for its didactic literature worldwide. It can be assumed that Hafiz-e Shirazi, who is successful in the use of language arts, and Mawlana, a Sufi poet who is famous for his richness of meaning and content, are the poets who use this art best. In this article, as an example, the concepts related to body language used by these two poets in their poems were discussed and the emotion they expressed was examined

    1,567

    full texts

    5,052

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Mardin Artuklu University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇