Mardin Artuklu University Institutional Repository
Not a member yet
    5052 research outputs found

    Homes in Mardin: Women's Reproduction Of Daily Life In Pandemic Times

    No full text
    "The home is not the one tame place in a world of adventure; it is the one wild place in a world of rules and set tasks." G. K. Chesterton. Pandemic has transformed our daily lives and domestic practices and has redefined the gender roles within those practices drastically. While it remains uncertain how long it will last, how this transformation takes hold in different contexts and how permanent these will be remains as important questions. Taking the historical city of Mardin as the case, this study aims to understand how women experience the home during the pandemic times and discuss the ways in which they reproduce the daily life in different housing typologies. Along with its unique topography, coexistence of different ethnicities and religions in the region for centuries affected Mardin's urban development and social and spatial character. Today, Mardin has an urban landscape consisting of various housing typologies where traditional and modern ways of domesticity coexist: traditional stone house, country house, apartments and gated communities. In- depth interviews will be conducted with women living in these four housing typologies, coming from different marital and employment status to understand new practices and how they transform the home, and how old/routine domestic practices have transformed over time and through the pandemic. Everyday narratives of individuals will be discussed through Lefebvre’s concepts of production, praxis and rhythm. In every city, the daily production of women has a vital place in the context of social production, and this study aims to offer an insight into how the pandemic has affected this, drawing parallels between subjective and local and universal conditions impacting them

    1818 (H. 1233) Tarihli Balat Şer’iyye Sicili (Metin Değerlendirme Varak 1-14)

    No full text
    Şer’iyye sicilleri ihtiva ettikleri belge ve bilgiler nedeniyle bulundukları bölge ve yazıldıkları dönemle ilgili çeşitli ve çok zengin bilgiler içermektedirler. 130 numaralı Balat şer’iyye sicili bize Balat ile ilgili sosyal ve coğrafi alanlarda çeşitli bilgiler sunmaktadır. Bu sayede bizler sicilin yazıldığı dönemdeki sosyal yapı ve mahalli yapılar hakkında bilgiler edinebilmekteyiz. 130 numaralı Balat şer’iyye sicili bize 1818(H.1233) tarihindeki İstanbul’da ki sosyal yapı ve iktisadi uğraşlar hakkında bilgiler sağlayacak ve özellikle şehir tarihçileri tarafından istifade edilebilecektir. Adı geçen sicilde daha çok evlilik, boşanma, alım-satım, tereke ve vasi tayini ile ilgili belgeler bulunmaktadır

    Economic Life in the Travels of Claudius James Rich: Shahrizor and Mosul

    No full text
    Bu çalışmada, Büyük Britanya'nın Bağdat konsoloslarından Claudius James Rich’in (1787-1821), 1820-1821 yıllarında Musul ve Şehrizor eyaletlerini kapsayan seyahatinde, bölgenin iktisadi yapısına yönelik izlenimleri, onun siyasi ve seyyah kimliği göz önünde bulundurularak ele alınmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde Rich’in biyografisine yer verilmiştir. İkinci bölümde, Rich’in Musul ve Şehrizor eyaletlerinin siyasi, kültürel ve arkeolojik durumuna dair aktardığı bilgiler incelenmiştir. Ardından üçüncü bölümde ise, Rich’in seyahat notlarında yer alan bilgiler üzerinden Musul ve Şehrizor eyaletlerinin iktisadi özellikleri ele alınmıştır. Bu çalışma ile, Claudius James Rich’in hayatına ve Musul-Şehrizor bölgelerinin 19. yüzyıl başlarındaki iktisadi durumuna ilişkin literatüre katkı sağlanması amaçlanmaktadır

    Time in Spenser’s "Amoretti and Epithalamion", and Shakespeare’s "Sonnet"

    No full text
    The sonnet which is originated in Italy is a highly structured poetic form. It flourishes in the Elizabethan period in order to write love sonnets about a beloved and idealized lady. This study focuses on the theme of time in both Edmund Spenser’s "Amoretti and Epithalamion", and William Shakespeare’s "Sonnets". Spenser’s Amoretti, which covers New Year’s Day celebrations, reflects on Spenser’s past forty-one years of life. In "Epithalamion", Spenser records the hours of the day from pre-dawn to wedding night, including the passage of a year in 365 long lines which also correspond to days in a year. Its content moves from the excitement of youth to the anxieties of the middle age, beginning with high hopes for a happy day and ending with record of the speaker’s legacy for future generations. Spenser tries to prevent the passage of time by freezing it in his verses. Shakespeare’s "Sonnets" begins with the narrator’s begging the fair lord to find a woman who will bear his child so that his beauty can be assured for posterity. The poet complains about the ravages of time and its harmful effects on the beauty of the fair lord, and tries to fight the inevitable by forcing the fair lord to convey his perfection to a child. The poet defines time as a dimension of suffering, and asks the fair lord to leave him. In conclusion, time is described as unmanageable power of unforeseen changes and chances as well as a non-personal ominous determinant

    Derin Öğrenme Mimarilerini Kullanarak Katarakt Tespiti

    No full text
    İnsanın yaşam kalitesini olumsuz olarak etkileyen görme kayıplarını daha erken bir dönemde teşhis etmek önemlidir. İnsan yaşının ilerlemesi ile birlikte görme bozuklukları ve bazen tamamen görme kaybına neden olmaktadır. Gözün anatomik yapısında bulunan anormallikler göz hastalıklarının erken dönemlerinde göz yapısına ait görsellerle de tespit edilebilmektedir. Katarat dünyada milyonlarca insanı etkileyen görme bozukluğunun en önemli nedenidir. Otomatik tanı sistemleri ile sağlık hizmeti kullanımı hafifleyerek uzmanlara yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Bu makalede renkli fundus görüntüler kullanılarak katarat hastalığına otomatik tanı sistemi ele alınmıştır. Katarat hastalığının otomatik tanımlanması için evrişimli sinir ağı (CNN) ve derin artık ağ (DRN) kullanılarak sınıflandırma yöntemi kullanılmıştır. Veri seti 5000 hastanın sağ ve sol gözlerine ait renkli fundus fotoğrafları ve doktorların her bir hastanın sağ ve sol gözüne konulmuş teşhisler için anahtar kelimler ile yapılandırılmış bir veri tabanıdır. Bu veri seti gerçek yaşamda hasta gruplarını temsil etmektedir. Çinli bir şirket olan Shanggong Medical Technology Co., Ltd. Şirketi tarafından farklı hastane ve tıp merkezlerinden elde edilen veriler toplanmıştır. Veri setinde hastalar 8 farklı etikete sınıflandırma yapılmıştır. Renkli fundus görüntüler sayesinde farklı evrelere ait katarat semptomlarına ait özellikler bulunmaktadır. Önerilen otomatik tanı sistemi güncel sınıflandırma sistemlerine oranla daha başarılı olduğu görülmektedir. DRN yönteminin CNN yöntemine göre doğruluk oranına göre daha yüksektir. CNN modelinde doğruluk oranı %89 civarında iken DRN modelinde doğruluk oranı %95 olduğu görülmektedir.It is important to diagnose vision loss, which negatively affects the quality of life of people, at an earlier stage. With the advancement of human age, it causes visual disturbances and sometimes complete vision loss. Abnormalities in the anatomical structure of the eye can also be detected with visuals of the eye structure in the early stages of eye diseases. Cataracts are the most important cause of visual impairment affecting millions of people around the world. It aims to help experts by reducing the use of health services with automatic diagnosis systems. In this article, the automatic diagnosis system for catarrhal disease using color fundus images is discussed. Classification method using convolutional neural network (CNN) and deep residual network (DRN) was used for automatic identification of cataract disease. The dataset is a structured database with color fundus photographs of 5000 patients' right and left eyes and keywords for doctors to diagnose each patient's right and left eyes. This dataset represents real-life patient groups. Shanggong Medical Technology Co., Ltd., a Chinese company. Data from different hospitals and medical centers were collected by the company. In the data set, patients were classified into 8 different labels. Thanks to the color fundus images, there are features of cataract symptoms of different stages. It is seen that the proposed automatic diagnosis system is more successful than the current classification systems. The accuracy rate of the DRN method is higher than the CNN method. While the accuracy rate in the CNN model is around 89%, the accuracy rate in the DNN model is 95%

    Illustratıons of The Annunciation of Mary in Syriac Manuscripts (6th and 13th Century)

    No full text
    Süryanilere ait resimli el yazmalarının büyük bir kısmı Batılı araştırmacılar tarafından çalışılmış, literatüre kazandırılmıştır. Ancak söz konusu el yazmalarındaki pek çok tematik tasvirler hâlâ araştırılmamıştır. Bu temalardan bir tanesi Meryem’e Müjde konusudur. Çalışmada; Süryani el yazmalarından günümüze gelebilmiş 6. ve 13. yüzyıl tarihli İncillerdeki Meryem’e Müjde tasvirlerinin tanıtılması, üslup ve ikonografik açıdan incelenmesi, yorumlanması ve resimlerin dayandırıldığı metnin ortaya konması amaçlanmıştır. İncelenen yedi resimli İncil el yazması ile ilgili kısa tanıtıcı bilgiler sunulmuş, her resmin ikonografik ve üslup özelliği ile kompozisyon tasarımı değerlendirilmiştir. Karşılaştırma yöntemi kullanılarak, aynı konulu tasvirlerle Süryani yazmalarındaki Meryem’e Müjde tasvirlerinin dönem özelliği açıklanmıştır. Böylece, Hıristiyan sanatında önemli bir yere sahip Meryem’e Müjde konusu kapsamında, Süryani resim geleneğinde bu konunun örnekleri sunulmuş ve bunların gelişimi hakkında fikir verilmiştir. Söz konusu örnekler bu alanda çalışan teoloji, resim ve sanat tarihi gibi akademik çalışmalar için veri niteliğindedir

    A Study on The Importance of Urfa as a Syriac Writing Center (2nd. And 13th. C.)

    No full text
    Modern Urfa kentinin, Antik dönemde adı Edessa idi. Osroene Krallığının başkenti olan Edessa, Hıristiyanlık tarihi için de önemli bir yerleşim yeri ve bir merkez olmayı sürdürmüştür. Tarihi kaynaklarda 1. ve 2. yüzyıldan beri bu yörede Hıristiyanlığın görüldüğüne dair veriler sunulmaktadır. Yine tarihi kaynakların aktardığı bilgiye göre; ilk Hıristiyan kralı olarak anılan IX Abgar (MS.179-214) zamanında Edessa bir edebiyat merkeziydi. Hıristiyanlığın bölgede görülmesinden sonra burada önemli piskoposlar yetişmiş ve burası okuluyla aktif bir konumda olmayı başarmıştır. Özellikle Yunancadan Süryaniceye İncil çevirilerinin yapılması burayı dini ve kültürel bir ortama dönüştürmüştür. Bugün dünyanın çeşitli kütüphane ve müzelerinde korunan yüzlerce Süryanice yazılmış resimli ve resimsiz el yazmaları bulunmaktadır. Bu el yazmaları arasında Edessa merkezli olduğu bilinen eserler dikkat çekici çoğunluktadır. Çalışmada; Edessa’da üretildiği bilinen, şuan mevcut olmayan ancak tarihi kaynaklarda ismi geçen Süryani el yazmaları ile bugün çeşitli koleksiyon ve müzelerde korunan, 2. ve 13. yüzyılları arasına tarihlenen el yazmaları kapsamında Edessa’nın bir yazım merkezi olarak önemine ve tarihi geçmişine değinilecektir

    An analyzing of the eating attitude and behavior and depression status of the primary students who stayed at home during the coronavirus (COVID-19) in terms of different variables

    No full text
    Covid-19 salgını dünyada ve ülkemizde hızla yayılarak milyonlarca kişinin hayatını olumsuz yönde etkilemiştir, etkilemeye de devam etmektedir. Hatta ölümle sonuçlanan vakalara neden olmuştur ve bu durum artarak devam etmektedir. Salgının, kişiler üzerinde fiziksel, psikolojik ve sosyolojik gibi çok yönlü olumsuz etkileri olmuştur. Salgından korunabilmek için alınan tedbirlerden biride vatandaşlara sokağa çıkma kısıtlaması getirilerek, kişilerin evde kalmalarının sağlanmasıdır. Evde kalmak zorunda olan ilköğretim öğrencilerinin yeme tutum ve davranışları ile depresyon durumlarının farklı değişkenler açısından incelenmesi ve aralarındaki ilişkiyi belirlemek çalışmamızın amacını oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubuna 44 erkek ve 49 kadın olmak üzere toplam 93 ilköğretim öğrencisi gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmanın verilerini toplamak için kişisel bilgi formu, Hollanda yeme davranışı (DEBQ) ve CES-Depresyon (CES-D) anketleri kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım göstergeleri Kolmogorov-Smirnov testi, Q-Q Plots ve histogram grafikleriyle incelenmiş ve verilerin normal dağılıma uyduğu tespit edilmiştir. Verilerin istatistiki analizinde ölçeklerden alınan puanların ikili karşılaştırmalarında Independent Sample T-Testi, ikiden fazla grupların karşılaştırılmasında One Way Anova Testi ve bağımlı değişkenler arasındaki ilişkinin tespiti içinse Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Değişkenler arasında anlamlılık derecesi 0.05 olarak alınmıştır. Sonuç olarak, covid-19 salgını ilköğretim çağında okuyan öğrencilerin etkilediği, yeme tutum ve davranışlar, fiziki görünümleri ve depresyonlarını olumsuz bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir

    PUBLIC SPACES DURING THE COVID: 19 PANDEMIC: THE CASE OF A TEA GARDEN IN MODA

    No full text
    Salgın süreci, özel mekân ile kamusal mekân kavramları arasındaki sınırı daha geçirgen hale getirdi. Bunda, uygulanan sokağa çıkma kısıtlamalarıyla birlikte kamusal mekânlarda yapılan etkinliklerin büyük çoğunluğunun online platformlar aracılığıyla gerçekleşmeye başlaması etkili oldu. Bir yandan kavramsal olarak her yerin kamusal mekâna dönüştüğü daha sık ifade edilir olsa da diğer yandan gündelik hayatta yeşil alan, sahil ya da park gibi kamusal mekânlara duyulan ihtiyaç da artmaya başladı. Dışarı çıkılabilecek zamanların ve temiz hava alınabilecek alanların kısıtlı olduğu göz önünde bulundurulursa bu gibi kamusal mekânlar üzerine tekrar düşünmek önemli görünüyor. Bu kapsamda çalışmada İstanbul, Kadıköy Moda’da bulunan çay bahçesinin, salgın sürecindeki kullanımı gözlemlenerek, bu yerin kamusallığı üzerine düşünülmekte.Moda Burnu’nun Sarayburnu’na bakan sırtında, denize doğru gün batımının izlenebildiği bir yerde konumlanan çay bahçesi, kent planlama disiplininde kentsel bakı noktası olarak isimlendirilen ve kentin panoramik görüntü veren manzara noktalarından biri olarak değerlendirilebilir. İçinde bulunan ve anıt ağaç olarak tescillenmiş sakız ağaçları mekânın etkisini güçlendirmektedir. Bu çay bahçesi, özel mülkiyette kamusal kullanımlı bir mekân olduğundan kapılar ve korkuluklarla sınırlandırılmış durumdadır. Bununla birlikte, Moda Burnu ile Moda sahil yolu arasında bağlantı sağlayan merdivenlerden birine bu çay bahçesinin içinden geçilerek ulaşılmaktadır. Bu merdiven söz konusu bağlantıyı sağlayan diğer merdivenlere kıyasla her yaş grubundan kişinin daha rahat kullanabileceği özelliklere sahip olduğundan oldukça yoğun kullanılmaktadır. Salgın önlemleri kapsamında yeme-içme mekânlarında oturma yasağı uygulamasının başladığı ilk günlerde -bu yasak 20 Kasım 2020’den 1 Mart 2021’e kadar uygulandı- çay bahçesinin bahçe kapısı kilitlenmiş ve dolayısıyla çay bahçesinin içinden geçilerek kullanabilen merdivene ulaşım da engellenmiştir. Bu merdiveni kullanarak Moda sahil yoluna inmek isteyen kişiler çay bahçesini sınırlayan korkulukların üzerinden geçerek merdivene ulaşmak zorunda kalmış; sahilden Moda Burnu'na gitmek isteyenler ise merdiveni kullanarak çay bahçesine ulaştıktan sonra bahçe kapısının kapalı olduğunu görüp tekrar sahile inmek zorunda kalmıştır. Birkaç gün sonra çay bahçesinin kapılarından biri açılarak merdivene yönlendirecek şekilde belirli bir yol demir bariyerlerle sınırlandırılıp merdivenle bağlantı sağlanmıştır. İlerleyen günlerde bariyerlere rağmen kısmen de olsa çay bahçesinin de kullanıldığı gözlemlenmiştir. Kısaca, salgın sürecindeki kullanımı gözlemlenen çay bahçesinin, uygulanan kısıtlamalar kapsamında kapatılmasıyla birlikte yakın çevresindeki yaya ulaşımında bir aksama yaşandığı söylenebilir. Bu durum, Moda Burnu ile Moda sahil yolu arasında bağlantı sağlayan ve sık kullanılan merdivenlerden birine söz konusu çay bahçesinin içinden geçilerek ulaşılmasından kaynaklanıyor görünmektedir. Bu çay bahçesinin salgın sürecindeki kullanımı, kent planlamanın kamu ve toplum yararı gözetilerek yapılmasının öneminin yaşanan salgınla birlikte daha net ortaya çıktığını gösteren bir örnek olarak değerlendirilebili

    Fiscal Policies Against Pandemic: Comparison of Turkey and G7 Countries

    No full text
    Covid-19 pandemisi Dünya tarihinde kamu sağlığına, ekonomiye ve sosyal hayata etkileri açısından yaşanan en büyük pandemilerden biri olmuştur. Devletler vatandaşlarını virüsten korumak amacıyla bir dizi kısıtlamayı hayata geçirmişlerdir. Bu kısıtlamaların Dünya ekonomilerine negatif yansımaları olmuştur. Devletlerin sınırlarını kapatmaları, birçok ülkede uygulanan karantina ve sokağa çıkma kısıtlamaları küresel anlamda ekonomide hem arz hem talep yönlü daralmaları beraberinde getirmiştir. Pandeminin ekonomik etkilerini azaltmak için hükümetler maliye politikalarını uygulamaya koymuşlardır. Bu çalışmada salgının nedenlerine ve Dünya tarihinde yaşanan önemli salgınlara değinildikten sonra Covid-19 pandemisinin ekonomik etkileri açıklanmaya çalışılmıştır. Özellikle Covid-19 pandemisinden kaynaklı ekonomik krizde ülkelerin GSYH’larına oranla hangi büyüklükte ekonomik destek paketleri açıkladıklarını görmek, maliye politikalarını nasıl uyguladıklarını incelemek ve bunları karşılaştırmak amacıyla, Türkiye ve G7 ülkelerinde uygulanan maliye politikaları ele alınmıştır

    1,567

    full texts

    5,052

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Mardin Artuklu University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇