Mardin Artuklu University Institutional Repository
Not a member yet
    5052 research outputs found

    Considering Animals in Architecture: the Case of Mardin Historic City Center

    No full text
    Mekân, toplumsal bir üretimdir ve mekânda yaşanan pratiklerle üretilir. Bu pratiklerin aktörleri sadece insanlar değildir. Geleneksel toplumlarda olduğu gibi modern toplumlarda da hayvanların mekân üretimine etkisi olmuştur. Günümüz kentlerinde insanları koruyan, doyuran, eğlendiren hayvanlar olduğu gibi taşıma ya da ulaşım aracı olarak çalıştırılmaya devam eden hayvanlar da vardır. Buna rağmen hayvanlar mimarlık alanında yapılan çalışmalarda pek yer almazlar. Bruno Latour'a göre, art arda yaşanan salgın ve iklim felaketleri, salt insanlardan ibaret klasik toplum tanımının anlamsız olduğunun farkına varılmasını sağladığından bundan sonra yapılacak toplumsal çalışmalarda hayvanların daha çok yer alacağı beklenebilir. Toplum kavramının sınırlarını sorgulayan Bruno Latour, toplum yerine kolektif kavramını kullanır ve kolektifle, sadece insandan ibaret olmayan failleri ve ilişkileri anlatır. Latour'a göre, bir bilince sahip olsunlar ya da olmasınlar, olayların akışını değiştiren hayvanlar ya da nesneler de faildir ve kolektifi oluşturmada insanlar gibi etkilidir. Çalışma kapsamında gözlemlenen Mardin'de, tarihi kent merkezinin konumlandığı dik topografyadan kaynaklanan dar ve merdivenli yolların çoğuna araç giremediğinden çöpler uzun yıllardır eşekler aracılığıyla toplanmaktadır. Aynı sebeplerle, bir inşaat ya da yol çalışması olduğunda gerekli malzemeler yine eşeklere taşıtılmaktadır. Bunun yanında son yıllarda yoğun bir turizm talebi ile karşı karşıya kalan kentte, turistler için bir eğlence aracı olarak atlar kullanılmaktadır. Ata binmek ya da atla fotoğraf çektirmek isteyen turistler için atlar kent meydanında ve belirli kavşak noktalarında bekletilmektedir. Atların bulunduğu yerlerin çevresinde, kentin zaten yetersiz olan yol ve kaldırımlarındaki araç ve yaya yoğunluğu iyice artmaktadır. Sonuç olarak Mardin'in tarihi kent merkezinde, çöp toplama ve malzeme taşıma işlerinde araç olarak kullanıldıkları gibi turizm alanında çalışan bir kesimin ekonomik gelir kaynağını da hayvanlar oluşturmaktadır. Kentin topografyası ve yaz aylarındaki aşırı sıcak iklim şartları düşünüldüğünde bu hayvanların yaşadığı zorluk daha iyi anlaşılabilir. Kentteki gündelik hayatın akışını değiştiren hayvanlar üzerine düşünmeden, sadece insanlardan söz ederek toplumsal bir düşünce geliştirme şansımızın olmadığı açıktır. Bunun için, hayvanlarla birlikte daha adil yaşamaya çabalamak ve mimarlıkta da hayvanlar üzerine düşünmek gerekmektedir

    Aras Vadisi’ne Açılan Kapı : Elmagöl-Pamuk Geçidi Urartu Karakolu

    No full text
    Doğubayazıt Ovası’ ndan Aras Vadisi ve Güney Kafkasya’ya açılan yol üzerindeki stratejik Pamuk Geçidi’nde tahkimli bir Urartu sitadelinin (Elmagöl-Pamuk Geçidi) kalıntıları bulunur. Ağrı Dağı’nın kuzeybatı eteklerindeki bir tepede kurulmuş bu sitadel ve doğu eteklerindeki aşağışehir entegre bir ulaşım zincirinin halkalarından biridir. Sitadelin, tasarım özelliği ve boyutları bakımından bir konaklama istasyonu ve güvenliği sağlayan bir karakol olarak hizmet vermek üzere planlandığı anlaşılmaktadır. Söz konusu Urartu tesisinin MÖ 8. yüzyılın başlarında Minuhinili’nin (Karakoyunlu) kuruluşundan hemen sonra önem kazanan yolları denetim altında bulundurmak amacıyla inşa olması mümkündür

    A Scale Development Study for the Assessment of School Principals' Supervisory Approaches

    No full text
    Tam Metin/Full TextBu araştırmanın temel amacı, okul müdürleri tarafından yapılacak öğretmen denetimlerindeki yaklaşımlarını belirlemeye yönelik güvenilir ve geçerli bir ölçme aracı geliştirmektir. Ölçek geliştirme sürecinde, DeVellis (2017) tarafından önerilen aşamalar temel alınmıştır. Geliştirilen ölçek ilgili alın yazın taranmasında Glickman vd. (2014) “Denetim ve Öğretimsel Liderlik Gelişimsel Bir Yaklaşım” kitabında tanımladıkları üç farklı okul tipi temel alınarak hazırlanmıştır. Bunun için öncelikle problem tanımlanmış ve geliştirilecek ölçeğin hangi özellikleri ölçeceğine karar verilmiştir. İlgili alanyazın tarandıktan sonra, ölçeğin alt boyutlarına karar verilmiş ve bu alt boyutları ölçecek maddeler yazılmıştır. Ölçek taslağı öncelikle literatüre dayalı olarak oluşturulmuş ve görüşlerini almak amacıyla uzmanların sunulmuştur. Uzmanlardan gelen dönütlere dayalı olarak taslaktan madde çıkarılarak, 43 maddelik taslak ölçek ilkokul ve ortaokullarda çalışan toplam 357 öğretmene uygulanarak elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Açımlayıcı faktör analizi (AFA) sonucu “Otoriter Odaklı Denetim, Sosyal Ağdaşım Temelli Denetim, Gelişim Odaklı Denetim ve İşlemsel Denetim” olmak üzere 4 boyutlu 23 maddelik bir yapı ortaya çıkmıştır. Ölçme aracının geçerliği kapsamında açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri; güvenirlik kapsamında ise Cronbach’s Alfa katsayısı, madde toplam korelasyonları yapılmıştır. Açımlayıcı faktör analizinin ardından yapılan doğrulayıcı faktör analizi de kabul edilebilir düzeyde uyum indeksleri vermiştir. Yapılan analizler okul müdürlerinin denetim yaklaşımlarını belirlemeye yönelik ölçeğin, geçerli ve güvenilir olduğunu ortaya koymuştur.The primary aim of this study is to design a valid and reliable measurement tool to be used in the assessment of supervisory approaches employed by school principals. In the scale development process, the supervision stages suggested by DeVellis (2017) have been taken as basis. The scale to be developed is based on three different school types that are defined by by Glickman et al. (2014) in the book titled "Supervision and Instructional Leadership A Developmental Approach". In course of development process, firstly the problem has been defined and the main features to be measured have been identified. After the relevant literature has been examined, the sub-dimensions of the scale were formed and the items to measure these sub-dimensions were produced. The scale draft has been primarily created on the basis of the literature and has been presented to the experts to get scholarly feedback Based on this feedback, some items have been removed from the draft and the 43-item preliminary scale has been administred to a total of 357 teachers working in primary and secondary schools, and the data obtained have been analyzed by using SPSS. As a result of the exploratory factor analysis (EFA), a 4- dimension and 23-item scale structure, namely "Authoritarian-Focused Supervision Social Network- Based Supervision, Development-Oriented Supervision, and Operational Supervision" as emerged. Exploratory and confirmatory factor analyses within the scope of the validity of the measurement tool; Cronbach's Alpha coefficient and item total correlations have been calculated within the scope of reliability. Confirmatory factorial analysis, executed following the exploratory factor analysis, has also displayed acceptable levels of fit indices. The analysis revealed that the scale, being developed for the assessment of principals' school-based supervisory approaches, has become a valid and reliable tool

    Classification and analysis of epileptic EEG recordings using convolutional neural network and class activation mapping

    No full text
    Electrical bio-signals have the potential to be used in different applications due to their hidden nature and their ability to facilitate liveness detection. This paper investigates the feasibility of using the Convolutional Neural Network (CNN) to classify and analyze electroencephalogram (EEG) data with their time-frequency representations and class activation mapping (CAM) to detect epilepsy disease. Several types of pre-trained CNNs are employed for a multi-class classification task (AlexNet, GoogLeNet, ResNet-18, and ResNet-50) and their results are compared. Also, a novel convolutional neural network architecture comprised of two horizontally concatenated GoogLeNets is proposed with two inputs scalograms and spectrogram of the eplictic EEG signal. Four segment lengths (4097, 2048, 1024, and 512 sampling points) with three time-frequency representations (short-time Fourier, Wavelet, and Hilbert-Huang transform) are statistically evaluated. The dataset used in this research is collected at the University of Bonn. The dataset is reorganized as normal, interictal, and ictal. The maximum achieved accuracies for 4097, 2048, 1024, and 512 sampling points are 100 %, 100 %, 100 %, and 99.5 % respectively. The CAM method is used to analyze discriminative regions of time-frequency representations of EEG segments and networks' decisions. This method showed CNN models used different time and frequency regions of input images for each class with correct and incorrect predictions

    A new discovery of Neanderthal settlements in Turkey: Sürmecik open-air campsite in Western Anatolia

    Get PDF
    Western Anatolia is the poorest region in terms of Turkey’s Palaeolithic finds. In the past years, only a few Palaeolithic artefacts were known from the surface in the provinces of İzmir, Manisa, Kütahya and Afyonkarahisar in western Anatolia. After the fossil Homo erectus skull fragment was found in the travertine deposits in Kocabaş (Denizli) in 2002, the importance of the region more increased. After this important discovery, Dr. Kadriye Özçelik started a Palaeolithic survey in Denizli and found a large number of chipped stone tools from the Lower and Middle Palaeolithic periods. Nevertheless, the last important Palaeolithic discovery in the region was made in Sürmecik (Banaz-Uşak) in 2015. This is an open-air campsite belonging to the Middle Palaeolithic period. Here is also a mining area where a mining operation is conducted. The chipped stone artefacts of the Sürmecik Palaeolithic open-air campsite come from a clay layer between hematite and limonite deposits under a travertine layer of about 4.5–5 meters in thickness. Faunal remains represent mostly by equids species. All stages of Mousterian culture are clearly visible in this open-air campsite. Su¨rmecik is the richest middle Palaeolithic open-air campsite in Turkey. The 83,002 lithic pieces were collected in the excavations carried out in 2016 and 2017. It is thought that the lithic assemblage will exceed 100,000 with the ongoing studies. The group of bifacial leaf points in this collection is seen in Turkey for the first time. Four master thesis studies started on the lithic material of Sürmecik. It is planned to take some samples for dating analysis along with ongoing studies

    The Effect of COVID-19 on Dentistry Services: A Literature Review

    No full text
    The Covid-19 pandemic, which started in China spread all over the world, has adversely affected health systems and healthcare workers worldwide. Particularly in the service area, the places where the saliva and blood, as well as aerosols and droplets, are dense, have been the most affected environments in the health system. This study aims to determine the effect of the Covid-19 pandemic on dental services. For this purpose, the study sample consisted of a total of 23 articles, including research articles, opinion articles, and clinical articles, which included the words "covid" and "dentistry" in the title of the article, received at least one citation, were published in a journal scanned in the web of science and whose full text can be accessed. As a result, the Covid-19 pandemic has revealed that the way dentistry services are provided needs to be changed. The issue of triage should be reviewed, health personnel should make ethical decisions while providing the best service they can give in the current situation, decisions should be made based on evidence and scientific knowledge, and the disadvantaged groups should be included in the scope of financial support and the system should be equal for everyone in accessing these services.Çin’in Wuhan kentinde başlayıp tüm Dünya’ya yayılan Covid-19 pandemisi Dünya çapında sağlık sistemlerini ve sağlık çalışanlarını olumsuz bir şekilde etkilemiştir. Özellikle hizmet alanında aerosoller ve damlacıklarla birlikte tükürük ve kanın da yoğun olduğu diş hekimliği hizmetlerinin verildiği yerler sağlık sistemi içerisinde en çok etkilenen ortamlar olmuştur. Bu çalışmada amaçlanan Covid-19 pandemisinin diş hekimliği hizmetleri üzerine etkisini belirlemektir. Bu amaçla çalışma örneklemini makale başlığında "covid", "dentistry" kelimelerini içeren, en az bir atıf almış, web of science’ta taranan bir dergide yayınlanmış ve tam metnine erişilebilen araştırma makaleleri, görüş bildiren makaleler ile klinik makaleler olmak üzere toplam 23 çalışma oluşturmuştur. Makalelerin Covid-19’un diş hekimliği hizmetlerine etkisine bakış açıları, tespit edilen problemler, süreçte alınan koruyucu önlemler ve gelecekte benzer senaryolar için olası riskler ve bu risklere karşı önerilen aksiyonlar incelenmiştir. Sonuç olarak Covid-19 pandemisi diş hekimliği hizmetlerinin veriliş biçiminin değiştirilmesi gerektiğini ortaya çıkarmıştır. Triaj konusunun yeniden gözden geçirilmesi, sağlık personelinin mevcut durumlar çerçevesinde verebileceği en iyi hizmeti verirken etik kararlar alması gerektiği, kararların kanıta ve bilimsel bilgiye dayalı olarak verilmesi gerektiği, ayrıca diş hekimliği hizmetlerine erişimde dezavantajlı olan grupların finansal destek kapsamına alınması ve sistemin herkesin bu hizmetlere erişimde eşitliği sağlaması gerektiği belirlenmiştir

    AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE YENİLENEBİLİR ENERJİ TÜKETİMİ, FİNANSAL GELİŞME, TİCARİ AÇIKLIK VE DOĞRUDAN YABANCI SERMAYE GİRİŞİ ARASINDAKİ NEDENSELLİK İLİŞKİSİ

    No full text
    Enerji hayati bir kaynaktır ve ekonomik kalkınmanın motoru olarak kabul edilir

    EBELİK ÖĞRENCİLERİNİN, LOHUSALARIN ve REFAKATÇİLERİN ERKEK EBE İLE İLGİLİ GÖRÜŞLERİ

    No full text
    Giriş ve Amaç:Ebelik mesleği, dünyada genellikle kadınların seçtiği ve icra ettiği bir meslek olarak bilinmektedir. Araştırmamızda ebelik bölümünde okuyan öğrencilerin, kadın doğum servisindeki lohusaların ve refakatçilerin erkek ebe ile ilgili görüşlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Yöntem:Kesitsel-analitik tipte bir araştırmadır. Veriler, araştırmacılar tarafından hazırlanan formlar aracılığı ile toplanmıştır. Araştırmanın evrenini bir devlet üniversitesinin Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde eğitim gören Ebelik Bölümü öğrencileri ve iki ayrı devlet hastanesinde doğum yapan tüm kadınlar ve refakatçileri oluşturmuştur. Olasılıksız örneklem yöntemiyle Aralık 2019-Şubat 2020 tarihleri arasında araştırmaya katılmayı kabul eden ve dahil edilme kriterlerini sağlayan 221 öğrenci, 72 lohusa ve 72 refakatçi araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırma verilerinin analizinde, sayı ve yüzde dağılımları alınmış, ki-kare testi, one-way ANOVA analizi yapılmıştır.Bulgular: Öğrencilerin%85.1’i ebelik bölümünü tercih etmesinde bölüme erkek alımının olmamasının etkisinin olmadığını, %48.4’ü mesleki yaşamlarında erkek ebe ile çalışmak istediklerini, %46.6’sı erkeklerin mesleğin güçlenmesine katkı sağlayabileceğini belirtmiştir. Lohusaların%47.2’si ebeliğin kadın mesleği olduğunu, %44.4’ü erkeklerin ebelik mesleğinde olmasını onaylamadıklarını, onaylamayanların %59.4’ünün erkek ebeleri utanma duygusundan dolayı istemediklerini belirtmiştir. Refakatçilerin %58.3’ü erkek ebelerin meslekte olmalarını onayladıklarını, %52.8’i lohusalarına erkek ebe tarafından verilecek bakımdan rahatsızlık duymayacaklarını belirtmiştir.Sonuç ve öneriler: Ebelik mesleğine erkeklerin de katılmasının öğrenciler ve refakatçiler tarafından olumlu karşılandığı; lohusaların büyük çoğunluğunun ise mahremiyet nedeniyle çekincelerinin olduğu belirlenmiştir. Sağlık hizmeti vermede cinsiyet ayrımının ortadan kalkması için çaba gösterilmesi gerekmektedir.Introduction and aim:The midwifery profession is generally known as a profession that women choose and perform. In our study, it was aimed to evaluate the opinions of the students studying in the midwifery department, and the puerperant and companions in the obstetrics.Method:It’s a cross-sectional analytical study. The data were collected through forms prepared by the researchers. The universe of the study consisted of Midwifery Department students studying at the Faculty of Health Sciences of a state university, and all women who gave birth in two separate state hospitals and their attendants. The sample of the study consisted of 221 students, 72 puerperant and 72 companions who agreed to participate in the study with the improbable sampling method between December, 2019 and February, 2020 and met the inclusion criteria. In the analysis of the research data, number and percentage distributions were taken, chi-square test and one-way ANOVA analysis were performed.Results: 85.1% of the students stated that the lack of male recruitment had no effect on their choice of midwifery, 48.4% stated that they wanted to work with the male midwife in their professional lives, 46.6% stated that men could contribute to the strengthening of the profession. 47.2% of the puerperant states that midwifery is a woman's profession, 44.4% of them do not approve of men being a midwife profession, 59.4% of those who do not agree do not want male midwives because of their embarrassment. 58.3% of the companions stated that they approve of male midwives to be in the profession and 52.8% stated that they would not be disturbed in terms of the care given by the male midwife to their puerperants by the male midwife.Conclusions and recommendations: It’s determined that the inclusion of males in the midwifery profession is better welcomed by students and companions; puerperants have reservations. Efforts should be made to eliminate the gender gap in providing healthcare services

    Toplumsallığa İlişkin İki Farklı Görüş: Rousseau versus Rousseau

    No full text
    Toplumun temellerini incelemiş olan filozoflar -Hobbes, Locke, Rousseau- toplumsal düzenin nasıl kurulduğunun ve içinde yaşadıkları toplumun yapısının analizini yapmışlardır. Bu analiz, ortak bir anlaşma yoluyla kurulan politik kurumların neden gerektiği ve toplumsal düzenin adaleti ve eşitliği getirip getirmediği sorularını beraberinde getirir. Adı geçen filozofların bu soruları yanıtlama çabası, onları bir doğa durumu tasvirine götürür. Doğa durumu tasviri ya da varsayımı da toplum öncesi hali betimler. Rousseau’nun doğa durumu tasviri ve uygar toplum analizi eşitliğin, adaletin, özgürlüğün ve ahlaklılığın nasıl bir düzende mümkün olabileceğini bize gösterir. Bu çalışmanın temel problemi, Rousseau’nun doğal durumundan toplumsal yaşama nasıl geçildiğine, toplumsal düzenin nasıl kurulduğuna ve toplumsal yaşamın yapısına dair görüşlerinin değişip değişmediğini göstermektir. Rousseau’nun başlangıç ve sonraki eserleri arasında toplumsallığa ilişkin düşüncelerinin değiştiğini söylemek mümkündür. Bu çalışma, değişen bu görüşleri açığa çıkarmayı hedeflemektedir

    Evaluation of Children’s Usage of Emergency Departments in Turkey

    No full text
    Emergency Departments (EDs) provide immediate and emergency care for patients with life-threatening medical conditions, trauma or injuries – they should not treat minor illnesses or provide primary care (Chamberlain & Carraccio, 1994; Chande et al., 1996; Liu et al., 1999). However, the American College of Emergency Physicians (1990) stated that increasing visits with medically non-urgent conditions is something which greatly concerns healthcare professionals and administrators because of the medical and economic implications

    1,567

    full texts

    5,052

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Mardin Artuklu University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇