Mardin Artuklu University Institutional Repository
Not a member yet
    5052 research outputs found

    A MACRO LOOK TO CANOPY TEMPERATURE & LEAF TEMPERATURE: A REVIEW

    No full text
    Canopy temperature is a driver of plant function emerging as a result of interacting biotic and abiotic factors. Plant canopy temperature is partly regulated by evaporation and transpiration and is an indirect measure of transpiration rate and stomatal conductance. The determination of crop water status has positive effects on irrigation decisions. Infrared thermal imaging cameras are effective tools to monitor the spatial distribution of canopy temperature. Canopy temperature is often related to potential yield and is a possible yield indicator in breeding programs. Plants must regulate leaf temperature to optimize photosynthesis, control water loss and prevent damage caused by overheating or freezing. Leaf temperature changes with incident light intensity. There is general concern that the rapid increase in atmospheric CO2 concentration will lead to reduced stomatal conductance and subsequent increases in leaf temperature. Here in this review, a macro look to canopy temperature and leaf temperature is presented by the help of new data from international articles. Plant functional diversity is strongly connected to photosynthetic carbon assimilation in terrestrial ecosystems. However, many of the plant functional traits regulating photosynthetic capacity, including foliar nitrogen concentration and leaf mass per area, vary significantly between and within plant functional types and vertically through plant canopies (Kamoske et al., 2021). Canopy structure explains the relationship between photosynthesis and sun-induced chlorophyll ALTERNATIVE PATHS TO SUSTAINABLE AGRICULTURE | 204 fluorescence in crops (Dechant et al., 2020). Ecological research heavily relies on coarse-gridded climate data based on standardized temperature measurements recorded at 2 m height in open landscapes. However, many organisms experience environmental conditions that differ substantially from those captured by these macroclimatic temperature grids (Haesen et al., 2021). Water is a crucial element for plant growth, metabolic processes, and general health. Water-deficit, typically simplified by drought stress, is the most critical photosynthetic source of stress that restricts plant growth, crop yield, and food product quality (Awais et al., 2021

    İki Dünya Arasında El Değiştiren Şehir: Nusaybin ve 363 Barışı

    No full text
    Eskiçağ’da Mezopotamya’nın en önemli sınır şehirlerinden biri olan Nusaybin (Nisibis), MÖ 68’de Lucullus döneminde Roma’ya tâbi hale gelmiştir. Roma İmparatorluk döneminde de önemini koruyan Nusaybin, Roma-Part savaşlarının önemli merkezlerinden biri olmuştur. Roma’nın askerî harekât merkezlerinden biri olan Nusaybin, 363 Barışı ile birlikte Sasanilere terk edildi ve bir daha geri alınamadı. Çalışmada, Fırat’ın doğusunda meydana gelen Roma-Sasani mücadelesinin seyrini değiştiren en önemli olaylardan biri olan Jovian’ın imzaladığı 363 Barışı ele alınacaktır. Çalışmanın temel amacını, 363 Barışının sebepleriyle birlikte siyasi, sosyo-ekonomik ve kültürel açıdan sonuçlarının incelenmesi oluşturmaktadır. Barışın imzalandığı dönemin canlı tanıklarından biri olan Ammianus başta olmak üzere, Eskiçağ yazarlarının 363 Barışı ile ilgili kayıtları incelenecek ve çıkarımlar ortaya koyulacaktır

    The Foreign Trade at the Port of İzmir during the 1929 World Economic Crisis Period

    Get PDF
    Bu çalışmanın amacı, 1929 Dünya Ekonomik Krizi (Büyük Buhran) döneminde İzmir Limanı üzerinden yapılan dış ticareti etkileyen faktörleri incelemek ve değerlendirmektir. Böylece Büyük Buhran’ın Türkiye üzerindeki yansımalarına dair araştırmalara katkı sağlanacaktır. Çalışma ile elde edilen bulgulardan biri, İzmir Limanı’ndaki dış ticaret faaliyetlerinin 1929-1933 yılları arasında hızla azaldığıdır. Araştırmada, Büyük Buhran’ın ve Türkiye’nin dış ticaret politikalarının, limandaki dış ticaret faaliyetlerini azaltan temel etkenler oldukları tespit edilmiştir. 1929 Krizi’nin etkisiyle Batılı ülkelerde; sınai üretim azalmış, alım gücü düşmüş ve tarımsal ürün fiyatları gerilemişti. Bu gelişmeler, İzmir Limanı’ndaki dış ticarete olumsuz yansımıştı. Zira 1920’li ve 1930’lu yıllar itibariyle liman üzerinden çoğunlukla sanayi ürünleri ithal ediliyordu. Ayrıca limandan ihraç edilen mallar yoğun bir şekilde tarım ürünlerinden oluşuyordu. Dolayısıyla Batılı ülkelerde yaşanan ekonomik gelişmeler İzmir Limanı üzerinden yapılan dış ticareti de etkilemişti. Fakat bu noktada, İzmir Limanı’ndaki ithalatın 1929-1933 yılları arasında ihracattan daha hızlı bir şekilde düştüğü görülmektedir. Çalışmada, bunun arka planında, Türkiye’nin 1929’dan itibaren izlediği ithalatı kısıtlamaya yönelik dış ticaret politikalarının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Diğer yandan araştırma ile, İzmir Limanı üzerinden yapılan dış ticaretin azalmasında, limanın fiziki ve hukuki durumunun da etkili olduğu tespit edilmiştir

    Interregional comparative analysis of farmers’ perceptions and expectations of climate change

    Get PDF
    This study looked into the relationship and effects of agricultural activities in different regions of Turkey on climate change. This study aims to determine farmer awareness of climate change and its effects, as well as farmer adaptation capabilities in different regions of Turkey against climate change, and to develop extension and policy tools based on the findings. Data were collected through face-to-face surveys with farmers in the provinces where the research was conducted. In this context, a proportional sampling survey of 418 farmers was conducted. The collected information was subjected to factor analysis and the independent t-test. According to the findings, farmers associate climate change with precipitation, and the effect of precipitation and the risks it poses in increasing or decreasing crop yields are of particular concern. Farmers in the Southeastern Anatolia Region are more concerned about heat and drought than farmers in the Mediterranean Region. Furthermore, producers believe that human-caused factors and economic development have a greater impact on climate change than agricultural activities. Farmers in research areas are concerned that climate change will increase migration from rural areas and the decline of forests and animal species. As a result, raising individual awareness and utilising new technology in rural areas is critical. Farmers’ awareness of new and environmentally friendly agricultural techniques must be raised to increase their use.This project has been supported by Mardin Artuklu University. Project No: MAÜ. BAP.21.KMY.031

    KUZEY SURİYE HÂKİMİYETİ İÇİN YAŞANAN HURRİ-HİTİT MÜCADELESİ KAPSAMINDA İŠMİRİKA ANTLAŞMASI

    No full text
    Bereketli Hilal olarak adlandırılan toprakların kuzey kısmında yer alan Kuzey Suriye bölgesi, kuzeyde Toros Dağlarının güney yamaçları ve Amanos Dağları, batıda Lübnan ve Anti-Lübnan Dağları, doğuda ise Dicle Nehri ile çevrili alana denk düşmektedir. Bölgenin, güney yönünde Hama Dağları ya da çöl alanlarına kadar uzandığı söylenebilir. Kuzey Suriye’nin batısındaki dağlar ile deniz arasına sıkışmış dar alanda Doğu Akdeniz’in önemli ticaret limanları yer almaktadır. Kuzey Suriye ve buranın bitişiğinde yer alan bugünkü Güneydoğu Anadolu bölgesi, genel olarak tüm eskiçağ tarihi boyunca, üzerinde gelişmiş uygarlıklar kurulan Mısır, Mezopotamya ve Anadolu toprakları arasında yer alan bir tampon bölge konumundadır. Mezopotamya, Mısır ve Anadolu’dan gelen ticaret yolları bu bölgede birleşmekte ve buradan da Doğu Akdeniz limanlarına açılmaktadır.2 Özellikle Orta Tunç Çağının başlarında Anadolu ile Mezopotamya arasında yoğun bir ticaret ağının kurulduğu Asur Ticaret Kolonileri zamanında, Asurlu tüccarlar Mezopotamya’dan getirdikleri kalayı, Anadolulu tüccarlara pazarlamak için Kuzey Suriye ve Güneydoğu Anadolu üzerinden geçerek Anadolu’ya ulaşan rotayı takip ediyorlardı. Ayrıca bölgeyi çevreleyen dağlarda, kurşun bakır gibi madenler bulunmaktaydı. Konumunun, ticari açıdan sahip olduğu öneminin yanı sıra, Kuzey Suriye’yi dönemin güçleri açısından “paylaşılamayan bölge” haline getiren bir diğer unsur, topraklarının büyük bir bölümünün tarımsal açıdan hayli verimli oluşuydu. Bu topraklarda, özellikle, eskiçağda ticari ve ekonomik değeri hayli yüksek, zeytinyağı ve şarabın hammaddesi olan zeytin ve üzümün bol miktarda yetişiyor olması, bölgenin değerini bir kat daha arttırmaktaydı. Bunun yanında, bölgede kuru tarım yapılabilmesi ve her çeşit tahıl ürünün yetiştirilebilmesi de burayı cazip kılan bir diğer etmendi. Kuzey Suriye’de ayrıca, tapınak ve saray yapımı gibi inşaat işlerinde kereste olarak kullanıldığından tarih boyunca Mısır, Mezopotamya ve Anadolu uygarlıklarınca büyük değer gören sedir, selvi ve çam ağaçları yetişmekteydi

    Akdeniz Bölgesi

    No full text
    Bölgenin Genel Özellikleri Yurdumuzun güneyinde adını aldığı Akdeniz kıyısı boyunca uzanan, sahip olduğu 120.000 km²’lik yüz ölçümü büyüklüğü ile Türkiye yüz ölçümü toplamının yaklaşık %15’i kadar büyüklüğe sahip olan Akdeniz Bölgesi alan büyüklüğü bakımından bölgeler arasında beşinci sırada yer alır (1). Akdeniz bölgesinin batısında Ege Bölgesi, kuzey sınırında İç Anadolu düzlükleri, doğusunda Doğu Anadolu engebeleri ile Güneydoğu Anadolu plâtoları yer bulunmaktadır (2)

    İç Anadolu Bölgesi

    No full text
    Bu bölümde İç Anadolu Bölgesinin özellikleri, flora ve faunası, bölgenin başlıca ürünleri, gastronomik unsurları, coğrafi işaretli ürünler ve belli başlı yemekler hakkında bilgiler yer almaktadır. Bölgenin Genel Özellikleri İç Anadolu Bölgesi, Türkiye’nin orta kesimlerinde bulunmakta almakta olup, kuzeyinde Karadeniz dağları, doğusunda Doğu Anadolu dağ sıraları, güneyinde Akdeniz bölgesi ve Toroslar, batısında Ege Bölgesi’nin denize doğru uzanan dağ sıraları, küçük bir alan ile Marmara Bölgesi ile çevrilidir (1). Erciyes Dağı ve Hasan Dağı gibi volkanik dağ kütleleri sayılmazsa İç Anadolu Bölgesi düz bir platodan oluşmaktadır (2)

    COMPUTER-AIDED ANALYSIS OF DYNAMIC CIRCUITS BY STATE VARIABLE MODEL

    No full text
    Elektrik devrelerinde akım, gerilim değerleri devrenin analizi sonucunda belirlenir. Devre analizi içeriği elektrik, elektronik ve haberleşme mühendisliğinin temelini oluşturur. Dinamik devrelerin analizinde durum değişkenleri yöntemi kullanılır. Bu yöntemde tam çözüm, öz çözüm ve zorlanmış çözüm oldukça önemlidir. Elektrik devrelerinde enerji depolayan devre elemanlarına ait değişkenler durum değişkeni olarak seçmeliyiz. Çünkü bu devre elemanlarının değerleri, şarj ve deşarj durumlarında tanımlı oldukları diferansiyel denklemlere göre değişirler. Dirençler üzerlerinde güç harcanan devre elemanlarıdır. Üzerlerinden gecen akım ve uçlarındaki gerilim düşümü sabit olup değişken olarak alınamaz. Elektrik devrelerinde durum değişkenlerinin sayısı bu devrede bulunan L, C gibi enerji depolayan devre elemanların sayısı kadardır. Elektrik devrelerinde durum denklemlerinin bulunmasında graf teorisi kullanılır. ÖnceNverilen elektrik devresi için uygun bir ağaç seçilir. Bu ağaç, aşağıdaki koşulları içermelidir. Ağaç içinde gerilim kaynakları dal olarak seçilir. Gerilim kaynaklarının yönü pozitiften negatife doğru seçilmelidir. Devredeki akım kaynakları kiriş olarak seçilir ve yönleri akım kaynağının yönüdür. Kondansatörlerin hepsi dal olarak seçilir. Ağacın yapısını bozuyorsa kiriş olarak seçilmelidirler. Kondansatörün uçlarındaki gerilim ile endükteans akımı durum değişkeni olarak alınmalıdır. Ağaç içinde endüktansların dal olarak alınır eğer ağacın yapısını bozuyorsa kiriş olarak alınabilir. Devredeki dirençler ağaç içinde dal veya kiriş olarak alınır.NElektrik devrelerinde tüm düğüm gerilimlerini ve tüm kollardaki akımları bulmak için devrenin analizi gerçekleştirilir. Doğru akım (DC) yalnızca bir yön ve doğrultuda akan akım şeklindedir. Doğru akım devrelerinde enerji depolayan kondansatör ve endüktans gibi devre elemanlarının bulunursa bu elemanlar durum değişkeni olup bu devrenin analizinde durum değişkenleri yöntemi kullanılır

    Beslenme Biyokimyası

    No full text

    Mezopotamya’da Doğan ve Hiç Batmayan Mardin Güneşi: Bulgur

    No full text
    Bulgur, binlerce yıl öncesine dayanan geçmişe sahip, pek çok kültür ve toplumda yer almış, ilk üretiminden günümüze kadar yöntem olarak değişikliğe uğramamış, lezzetli, besleyici ve doğal bir üründür. Bulgur sadece yemeklerin ana malzemesi olmanın dışında sevinç ve kederde, varlık ve yoklukta, yaşam ve ölümde kültürün bir parçası olarak varlık göstermiştir. Tahıl üretimin ilk yapıldığı yer kabul edilen Mezopotamya topraklarında üretilen bulgur, hem eşsiz Mardin yemeklerinin yapımında kullanılmakta, hem de Türkiye’nin bulgur ihtiyacının önemli bir kısmını karşılamaktadır. Bu derlemede Mardin bulgurunun hem beslenmedeki hem de mutfak kültüründeki önemi vurgulanmıştır

    1,567

    full texts

    5,052

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Mardin Artuklu University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇