Mardin Artuklu University Institutional Repository
Not a member yet
5052 research outputs found
Sort by
SEÇİLMİŞ GÖSTERGELERLE BİST SİGORTA ENDEKSİNDEKİ ŞİRKETLERİN KARŞILAŞTIRILMASI
Finansal sistemin unsurlarından olan sigortacılık sektörü tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de hızla gelişen ve büyüyen sektörlerin başında gelmektedir. Hem bireyler hem de kurumlar tehlikeli durumlardan sakınmak ve risklerden kaçınmak için sigortacılık sistemine yönelmekte ve maddi varlıklarını güvence altına alma gereksinimi duymaktadırlar. Son zamanlarda Türkiye’de sigortacılık sektöründe kaydedilen prim miktarları ve poliçe sayısının yanı sıra sektörün aktif büyüklüğü, büyüme oranları, kârlılığı, istihdam edilen çalışan sayısı gibi verilerde de artışlar görülmektedir (Çatıkkaş ve Duramaz, 2020, s. 89). Sektöre işlevsel açıdan bakıldığında sigorta kavramı bir güven ortamı oluşturmasının yanı sıra sermaye piyasasının gelişimine katkıda bulunması, tasarruf aracı olması ve yatırım fonlarına kaynak sağlaması gibi özellikleri açsından değerlendirildiğinde sigortacılık sektörünün üzerinde durulması gerektiği ve bu alana yönelik performans analizlerinin yapılması önem arz etmektedir..
The protective role of selenium in an experimental high fructose corn syrup exposure.
Objective: Nowadays, fructose is recognized as a significant health threat. Prepared foods
containing fructose are consumed more because they do not create a feeling of satiety.
Selenium is an essential trace element with antioxidant and cell protective properties. In this
study, the effect of high fructose corn syrup, which is used as a sweetener in many foods and
beverages and consumed during pregnancy, and the possible protective role of selenium in
this effect were investigated and examined.
Methods: Fertilized specific pathogen-free eggs were used in our study. These eggs were
divided equally into four groups. Each group was allocated 10 eggs containing viable embryos.
These groups are pre-process control, post-process control, high fructose corn syrup (HFCS55), and high fructose corn syrup and selenium (HFCS-55+Se 10-6
) groups. Pellets containing
and containing no active substance (HFCS-55, HFCS-55+Se 10-6
) were carefully placed on the
chorioallantoic membrane (CAM) of each egg in these groups. Oxidative stress status in all
groups was determined by total oxidative stress (TOS) and total antioxidant capacity (TAC)
methods.
Results: In our study, a significant increase in TOS levels and a significant decrease in TAC
levels were observed in egg groups given HFCS compared to other groups (p<0.05). The OSI
value was shown to be lower in the group given HFCS+Se.
Conclusion: As a result, HFCS was shown to increase oxidative stress. In line with our data, it
has been shown that Se, plays a protective role against oxidative stress
Sıvı Gübrelerin Makarnalık Buğdayda Verim, Verim Unsurları ve Kalite Özellikleri Üzerine Etkisinin Belirlenmesi
Yüksek verimli ve kaliteli ürünler elde etmek için uygun çeşit tercih edilmesinin yanında yetiştirme döneminde en uygun bakım şartlarının sağlanması ile mümkün olmaktadır. Bunlardan biri de bitkinin ihtiyaç duyduğu makro ve mikro besinlerin eksiksiz olarak uygulanmasıdır. Bu çalışma içerisinde makro ve mikro besin elementlerini birlikte içeren sıvı gübrenin makarnalık buğdayın verim, verim öğeleri ve kalite kriterlerine etkisini görmek üzere yürütülmüştür. Çalışma 2020-2021 yetiştirme sezonunda, Mardin ili Kızıltepe ilçesi Çağıl köyünde, çiftçi koşullarında, 3 adet makarnalık buğday çeşidinde sıvı gübre uygulama dozunun etkisi araştırılmıştır. Deneme Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre 4 tekerrürlü olacak şekilde yürütülmüştür. Sıvı gübre uygulaması, çeşitler ve interaksiyon bakımından %0,1 ve % 0,5 seviyesinde önemli farklılıklar tespit edilmiştir. İncelenen özelliklerden metrekarede başak sayısı (368-439 adet/m2), bitki boyu (97-107 cm), başak uzunluğu (7,4-7,7 cm), başak verimi (25,2-26,0 g/başak), hektolitre ağırlığı (81,6-83,8 kg/hl), protein oranı (%11,8-14,0), yaş glüten oranı (%30,6-35,6) ve tane verimi (536,7-628,9 kg/da) bakımından sıvı gübre uygulamasının önemli, diğer parametreler bakımından önemsiz olduğu belirlenmiştir. Genel olarak bakıldığında araştırmadan elde edilen sonuçlara göre sıvı gübre uygulamasının makarnalık buğdaya etkisi önemli bulunmuştur. Ayrıca, biplot analizi ile genotipler ve uygulamalar arasındaki ilişki ile interaksiyon konusunda faydalı ve görsel sonuçlar elde edilmiştir
SİYASETİN KAMUSAL ALANDAN DİJİTAL MEDYAYA TAŞINMASININ KUŞAKLAR AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
Günümüzde önemli bir iletişim aracı olan sosyal medya araçlarının siyasal alanda oldukça yaygın olarak kullanılması, kamusal alan oluşturma bilgilerini daha da önemli hale getirmektedir. Siyasetin önemli bileşenleri haline gelen bu mecraların kamusal alandaki katkılarına katkı sağladı. Dijital alanlardaki politikaların tartışılması, bu gelişmeler ve bu alandaki olanakların değiştirilmesiyle başlamaktadır. Bu nedenle dijital çağın kamusal alan potansiyelinde olup olmadığı, küresel gücü taşıyıp taşıyamayacağı tartışmalarını daha da ucuz hale getirmek. Dijital mecralar siyaseti açısından bakıldığında, bazen siyasal değişimlerin artması bazen de apolitik örneklerin sunulduğu bir mecradır. Bu mecralarda ağlar üzerinden örgütlenme yaşanmaktadır. Bu bağlamda internet temelli iletişim teknolojilerinin toplumsal açıdan kamusal müzakere alanları oluşturulamayacağı ile ilgili iki çözüm vardır. İletişim teknolojilerinin gidişatının iyimser karşılayanlar internet ortamındaki platformlarda oluşan yeni kamusal alanda siyasi tartışmaları ve ön planda tutarak, demokratikleşmeye liderlik etmeyi ifade ediyorlar. Eleştirel çalışmaların dijital bölgelerden oluşan kamusallığın kapitalist politikalarının dinamikleri içerisinde herkes için katılım sağlamadığını ve bir denetim ve gözetimin olduğu vurgulanmaktadır. Bu nedenle dijital iletişim teknolojilerinin demokratikleşmesinin garantisi değildir. Bu nedenle gelecekte demokrasi için yeni teknolojilerin tahakkümü için mi yoksa demokratikleşme için mi sürdürüleceği tartışılıyor
Local Pattern Transformation-Based convolutional neural network for sleep stage scoring
Sleep stage scoring is essential for the diagnosis and treatment of sleep disorders. However, manual sleep scoring is a tedious, time-consuming, and subjective task. Therefore, this paper proposes a novel framework based on local pattern transformation (LPT) methods and convolutional neural networks for automatic sleep stage scoring. Unlike in previous works in other fields, these methods were not employed for manual feature extraction, which requires expert knowledge and the pipeline behind it might bias results. The transformed signals were directly fed into a CNN model (called EpochNet) that can accept multiple successive epochs. The model learns features from multiple input epochs and considers inter-epoch context during classification. To evaluate and validate the effectiveness of the proposed approach, we conducted several experiments on the Sleep-EDF dataset. Four LPT methods, including One-dimensional Local Binary Pattern (1D-LBP), Local Neighbor Descriptive Pattern (LNDP), Local Gradient Pattern (LGP), and Local Neighbor Gradient Pattern (LNGP), and different polysomnography (PSG) signals were analyzed as sequence length (number of input epochs) increased from one to five. 1D-LBP and LNDP achieved similar performances, outperforming other LPT methods that are less sensitive to local variations. The best performance was achieved when an input sequence containing five epochs of PSG signals transformed by 1D-LBP was employed. The best accuracy, F1 score, and Kohen's kappa coefficient were 0.848, 0.782, and 0.790, respectively. The results showed that our approach can achieve comparable performance to other state-of-the-art methods while occupying fewer computing resources because of the compact size of EpochNet
The Effect on Perceived Pain of Ice Massage Applied to Large Intestine-4 Pressure Point during Episiotomy Repair: A Randomized Controlled Trial.
Objectives: This study aimed to determine the effect on perceived pain of ice massage applied to the Large
Intestine-4 (LI4) pressure point during episiotomy repair.
Methods: Research data were collected between April 15, 2018, and December 15, 2018. Women who met the
criteria for inclusion in the study and had an episiotomy performed by a midwife were assigned to the intervention or control group according to the randomization scheme. Women assigned to the intervention group
were given plastic gloves filled with ice pieces just before the episiotomy repair began, and they were asked to
press the glove into the LI4 region in their hands until the episiotomy repair was finished. The routine practice
was carried out with the women in the control group. The questionnaire containing sociodemographic and
birth-related information and a Visual Analogue Scale (VAS) were applied to all women.
Results: A total of 347 women, 178 (51.0%) in the intervention group and 169 (49.0%) in the control group,
were included in the study. There was no difference between the intervention group and the control group
in the scores obtained from the VAS before the ice application (6.0 (6.0-7.0) vs. 6.0 (6.0-7.0), p=0.530). On the
other hand, a significant difference was found between the mean VAS scores of women in the intervention and
control groups after ice application (4.0 (4.0-6.0) vs. 5.0 (5.0-6.0), p=0.001).
Conclusion: It was determined that ice massage applied to the LI4 pressure point in the hands during episiotomy repair significantly reduced the perceived pain level.
Keywords: Episiotomy, midwifery, pain managemen
Kültürel Mirasın Şehir Tarihi Yazıcılığına Katkısı: Mardin Örneği
Kültürel Mirasın Şehir Tarihi Yazıcılığına Katkısı: Mardin Örneği
Acil Serviste Hasta Güvenliği
Özet
Acil servis; acil sağlık hizmeti ihtiyacı olan hastalara sağlık hizmeti sunulan
poliklinik ve yataklı servis işlevi görebilen sağlık tesisi bölümüdür. Tüm gün
kesintisiz olarak acil sağlık hizmeti veren acil servisler doğal olarak hastane
içinde en fazla karmaşanın olduğu yerlerdir. Acil servisler hasta güvenliği açısından
oldukça riskli servislerdir. Tıbbi hata, hastaya sunulan sağlık hizmetleri
sırasında ortaya çıkan herhangi bir olumsuzluğun nedeni olup sağlık kurumlarının
ve çalışanlarının yetersiz bilgisi, beceri eksikliği, deneyimsizliği veya
ilgisizliği sonucunda gerçekleştirdikleri, kabul gören uygulama standartlarının
altında kalan tedavi ve işlemler sonucunda, hastanın zarar görmesine, yaralanmasına
veya ölümüne neden olan, çoğunlukla mesleki ihmalle ortaya çıkmış
zararlardır.
Kontrol edilemeyen iş yükü, öngörülemeyen çok sayıda hasta, tedavi ve
bakıma farklı disiplinlerden çok sayıda sağlık profesyonellerinin katılımı acil
servislerde hata için risk faktörüdür. Hasta güvenliğinde temel hedef; sağlık
hizmetleri sunumu sırasında tıbbi hataları engelleyerek hatalar nedeniyle
hastayı olası zararlardan koruyacak ve hata olasılığını ortadan kaldıracak bir
sistemin kurulmasıdır. Hasta güvenliğindeki ortak eksiklikler; yetersiz iletişim,
liderlik, ekip çalışması ve güvenlik süreçleri konusunda yetersiz bilgilendirmeler,
advers olayların analizlerindeki ve raporlamadaki eksiklikleri içerir. Tıbbi hataların önlenmesinde hasta güvenliği kültürünün geliştirilmesi
önemli faktörlerin başındadır. Sağlık kurumlarında güvenlik kültürü; bireysel ve
ekip olarak sağlık profesyonellerinin hasta güvenliği konusunda bilinçlenmelerini
ve hastaların zarar görmelerini önlemeyi/zarar veren durumların oluşmamasını
hedeflemektedir. Sağlık hizmetlerinde meydana gelen hataların tanımlanmasını
ve bu hatalardan dolayı hastaların zarar görmesinin engellenmesini
sağlayan en önemli yöntem, tıbbi hataların raporlanması ve analizidir. Hasta
güvenliği kültürünün oluşturulması ve yaygınlaştırılması, sağlık kurumlarında
tıbbi hataları azaltacak organizasyonların oluşmasını sağlayacak ve bu şekilde
hem sağlık çalışanları hem de hastaların zarar görmesi engellenmiş olacaktır
Examination of the relationship between physical activity level and sleep quality of sports science students
Bu araştırma; spor bilimleri fakültesindeki öğrencilerin fiziksel aktivite düzeyi ile uyku kalitesi arasındaki ilişkinin belirlenmesi ve farklı değişkenler açısından incelemek amacıyla yapıldı. Araştırma Erciyes ile Bingöl Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde; Beden Eğitimi ve Spor, antrenörlük eğitimi, spor yöneticiliği ve rekreasyon bölümlerinde öğrenim gören (n=400) öğrencilerinden oluşturuldu. Veri toplama araçları olarak; kişisel bilgi formu, Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (UFAA-KF) ve Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi (PUKİ) kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 22 paket programı kullanıldı. Elde edilen verilere göre, fiziksel aktivite düzeyinin; cinsiyet, branş, bölüm ve sınıf değişkenleri açısından anlamlı farklılıkların olduğu tespit edildi (p0.05). Sonuç olarak, spor bilimleri öğrencilerinde fiziksel aktivite düzeyinin yüksek olduğu, fiziksel aktivite düzeyinin cinsiyet, branş, bölüm ve sınıf değişkenlerinden, uyku kalitesinin ise sadece cinsiyet değişkenin ise açısından fark olduğu tespit edildi. Ayrıca fiziksel aktivite ve uyku arasından anlamlı bir ilişkinin olmadığını araştırmamızın örneklem grubunun spor bilimleri öğrencisi olmasında fiziksel aktivite seviyelerinin yüksek olması sonucu etkileyebileceğini, fiziksel aktivite ve uyku arasındaki ilişkinin değişik açılardan da ele alınması gerektiği düşünülmektedir
TARİHİ SİVEREK BÖLGESİNİN GELİŞİMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Siverek verimli toprakların çokça bulunduğu Mezopotamya bölgesinde yer alması ve uygun
iklim koşulları nedeniyle tarihte birçok devlet tarafından elde edilmeye çalışılmıştır.
Hakimiyetinde kaldığı devletlerin uyguladığı politikalar Siverek’in fiziksel gelişiminde
belirleyici olmuş ve yerleşim farklı dönemlere tarihlenen bir çok esere sahip olmuştur.
Siverek Kentinde bilinen ilk yerleşim alanlarına ışık tutan, yapılan araştırmalar sonucu ortaya
çıkarılan höyükler ve ören yerleridir. Korunma ihtiyacının gerekliliği ile Siverek Höyük
üzerine bir kale inşa edilmiştir. Kalenin içinde gelişimini sürdüren yerleşim, burada hüküm
süren devletlerin anıtsal yapılar ve evleri yerleşime kazandırmasıyla büyümesini sürdürmüş,
zamanla kale eteklerine kadar genişlemeye devam etmiştir.
Günümüz kent merkezinde Siverek höyüğün üzerinde bulunan kaleden sonra bilinen en eski
yapı Ulu Cami’dir. Camikebir mahallesinde bulunan Siverek Ulu Cami cami etrafında
Müslüman halk yerleşmiş ve Camikebir Mahallesi’nin organik dokusu oluşmaya başlamıştır.
1899 yılı ve öncesinde Siverek kalesine, ibadet alanlarına ve ticari dokuya yakınlık
kentleşmenin yönünü belirlemiştir. Siverek Kalesinin batısında bu tarihlerde yoğun yerleşme
bulunmamaktadır. Yerleşmenin gelişimi daha çok doğu yönünde ilerlemiştir.
Cumhuriyetin ilanı sonrasında Siverek Kalesi çevresinde Hürriyet, Cumhuriyet ve İnönü
Caddeleri başta olmak üzere yeni caddeler açılmıştır. Bu caddelerin açılmasıyla birlikte
Siverek’te yapılmaya başlanan kamu binaları ve parklar gibi yeni yapılar ve kentsel mekanlar
yerleşmeye kamusal alanlar kazandırmıştır.
Çalışmanın amacı; ilk kuruluşundan itibaren Siverek’te hüküm sürmüş devletlerin
yerleşmenin fiziksel gelişimindeki etkilerini ortaya çıkarmaktır. Çalışmanın amacı
doğrultusunda Siverek’te bulunan höyükler, ören yerleri ile tarihi dokusunun yer seçimi ve
gelişimine odaklanılmıştır