Mardin Artuklu University Institutional Repository
Not a member yet
5052 research outputs found
Sort by
Heidegger Düşüncesinde Ereignis'in Kavranması
Bu çalışmada Heidegger felsefesinde ereignis kavramının nasıl ele alınması gerektiği serimlenecektir. 1936’dan itibaren Heidegger, bu kavramın kendi düşüncesinin merkezi olduğunu söylemektedir. Çalışmada özellikle bu kavramın Heidegger’in bütün düşünce dünyasının temel problemlerinden biri olan varlık ve varolan ayrımının ele alınmasına yönelik barındırdığı imkân gösterilmektedir. Bunun için söz konusu kavramın temel mesele olarak geçtiği metinler analiz edilerek ereignisin hangi anlam katmanlarına sahip olduğu gösterilmeye çalışılmıştır. Akabinde ereignisin Heidegger için yalnızca varlığın farklı bir adı olduğu iddialarına karşı çıkılmış ve bunun için de söz konusu metinlerin bütünlüklü bir okuması neticesinde ereignisin hem olay hem temellük etme anlamları dolayısıyla aslında varlık ile düşüncenin/insanın/varolanın kökensel aidiyetinin tecrübe edilmesi olduğu ve böylelikle de aslında varlığın bu tecrübe dolayısıyla kendisini belirgin kıldığı gösterilmiştir. Buradan hareketle ereignis, ontolojik ayrımın varlık lehine silikleştiği bir momente işaret ederek metafiziğe dair yeni bir başlangıca işaret ediyor
Turistlerin fotoğraf çekme davranışlarının incelenmesi: Kasimiye Medresesi Örneği
Turizm ve fotoğrafçılık temelde birbiriyle bütünleşik iki konudur. Turizm deneyimini yaşayan
bireyler, turistik destinasyonların fotoğraflarını çekerek bunları hatıra eşya gibi paylaşmayı ya
da biriktirmeyi alışkanlık haline getirebilmektedirler (Arat ve Sarı, 2020: 898). Ancak turizm
yazınında bu bireylerin fotoğraf çekme davranışları veya alışkanlıklarını inceleyen sınırlı
sayıda çalışmaya rastlanmaktadır. Alan yazındaki bu boşluğu doldurmaya odaklanan
çalışmanın amacı tarihi geçmişe sahip bir yapıda turistlerin fotoğraf çekme davranışlarını ve
çekilen fotoğrafların niteliklerini ortaya koymaktır. Çalışmada veriler, Stylianou-Lambert
(2012) ve Tan (2018) çalışmalarından uyarlanan 12 ifadeden oluşan bir yapılandırılmış gözlem
formu kullanılarak yaklaşık 700 yıllık bir geçmişe sahip olan Kasımiye Medrese’sini ziyaret
eden 50 kişiden elde edilmiştir. Ayrıca araştırmanın güvenirliğini ve geçerliğini artırmak
amacıyla gözlem yönteminin yanı sıra doküman analizi yapılıp ziyaretçilerin fotoğraf çekme
davranışları literatüre dayandırılmıştır. Bu veriler, betimsel analiz yöntemi ile analize tabi
tutulmuştur. Araştırmanın bulgularına göre fotoğraf çeken katılımcıların çoğunlukla profesyonel
fotoğrafçı gibi davrandıkları tespiti yapılmıştır. Bununla birlikte katılımcıların poz verirken o an
ki duygu durumları olumsuz olsa bile gülümseme eğiliminde oldukları gözlenmiştir
19.YÜZYILIN SON ÇEYREĞİNDE SİVEREK’TE AİLE DEMOGRAFİSİ ve MAHKEMEDE KADIN SESLERİ
Giriş
Siverek kazası Osmanlı’da merkeze epey uzak, ekonomik ve nüfus açısından
kendi halinde küçük bir kasabadır.1 Ancak bünyesinde idari, adli ve beledi
tüm devlet kurumlarını klasik dönemden beri barındırması açısından tipik bir
Osmanlı şehridir. Mahkemesi şehir halkına açık olduğu gibi, gayrimüslimler
ve köylülerin de çoklukla uğradığı faal bir yargı merkezidir. Bu çalışma ile öncelikle
444 sayılı tereke defterindeki 250 adet tereke verileri ışığında dönemin
Siverek kazasında aile demografisi ortaya çıkarılacaktır. İkinci bölümde şer’iyye
sicillerine dayanarak Siverek’te anılan dönemde aile içi davalar, kadının toplumda
ve ailedeki statüsü, mal varlığı, mahkemeyi kullanma pratiği, boşanma
davlarında kadının rolü ortaya konacaktır. Adı geçen defterde 250 adet terekenin
verileri kısmen kullanıldı. Tereke defterindeki 250 adet miras kaydında
şehirde oturan Müslüman şahıslara ait tereke sayısı 135, köyde oturan tereke
sahibi 43, gayrimüslimlere ait terekeler 37, kadınların (dul veya evli) bıraktığı
tereke sayısı da 25 adettir. Okunamayan ya da başka bir miras taksimine
tamamlayıcı nitelikte hükümler içeren 10 kayıt değerlendirmeye alınmadı. Bu
çalışmada sadece kadın, çocuk sayısı, tereke miktarları gibi aileyi ilgilendiren
veriler değerlendirildi. Makalede, Siverek kasabası ve köylerinde demografik
yapısı ortaya çıkarılan ailede karı-koca arası ilişkiler, kadının ailede ve toplumdaki
rolü mahkemelere yansıyan zabıtlarla ortaya çıkarılmaya çalışıldı
The Macroeconomic Effects of Positive Trend Inflation in a Small Open Economy
The existing New Keynesian open economy literature tends to make the simplifying assumption that there is no trend inflation. In this paper, we reformulate the standard open economy model to account for positive trend inflation. We then employ the model to understand the effects of macroeconomic shocks in a small open economy when trend inflation is positive. Our main finding is that allowing for trend inflation significantly affects the dynamics of the model through real exchange rate dynamics rather than the slope of the New Keynesian Philips Curve. Specifically, higher trend inflation induces modestly more persistent real exchange rates’ responses to the shocks. Further incorporation of trend inflation in an open economy enables us to discuss the Purchasing Power Parity and Delayed Overshooting Puzzles
Information Vulnerability Amid The COVID-19 Pandemic: Syrian Refugees In Turkey
States were caught unprepared by the COVID-19 pandemic. This caused a hitch in briefing the public with true and sufficient information. Refugees may be exposed to these drawbacks more due to the language barrier and social isolation. They are an especially vulnerable group in the COVID-19 pandemic due to their adverse life conditions and difficulty in accessing social services and information. In this paper, we study the Syrians who fled to Turkey during the Syrian civil war. We examine the Syrians’ information vulnerability and sources of information using original online survey data and archives of official institutions in charge of the refugee response and the management of the pandemic. It is concluded that Syrians are less knowledgeable than the host community regarding COVID-19 precautions and administrative measures. It is also found that the Syrians’ level of information on administrative measures is likely to increase when institutional announcements are followed. Additionally, naturalized Syrians are more likely to acquire true information on administrative measures than the Syrians under temporary protection. We argue that official institutions play a crucial role in building refugees’ information resilience, yet their briefing is unsystematic and uncomprehensive
Suriyeli Ebeveynlerinin Çocuklarının Eğitimlerine İlişkin Yaklaşım ve Beklentileri
Bu araştırma, Suriyeli ebeveynlerin ve çocuklarının Türkiye'deki eğitim sürecine entegrasyonunu inceleyerek, karşılaştıkları sorunları ve sahip oldukları beklentileri ele almaktadır. Çalışma, ebeveynlerin %61'inin kadın ve %39'unun erkek olduğu bir katılımcı grup üzerinde gerçekleştirilmiştir. Ebeveynlerin yaş gruplarına ve eğitim düzeylerine yönelik detaylı bir analiz sunulmuş, bu verilere dayalı olarak Suriyeli ebeveynlerin eğitim süreçlerine ilişkin problemler ve beklentiler ortaya konmuştur.
Araştırma, dil sorununun ön planda olduğunu göstermektedir. Suriyeli çocukların Türkçe öğrenmeleri ve Türk öğrencilerle birlikte eğitim almaları, ebeveynlerin temel beklentileri arasında yer almaktadır. Bu dil sorununun çözümüyle birlikte çocukların okula uyumu ve sosyal ilişkiler kurmaları kolaylaşacaktır.
Sosyal faaliyetler ve veli işbirliği, Suriyeli ebeveynlerin diğer önemli beklentileridir. Çocukların Türk çocuklarla kaynaşması ve veliler arasında sosyal etkileşimlerin artırılması, eğitim sürecinin daha etkili olmasını sağlayabilir.
Araştırma, öğrencilere ve eğitime verilen önemin, Suriyeli ebeveynlerin genel memnuniyetini artırdığını göstermektedir. Öğretmenlerin çocuklara olan ilgisi ve Türkiye'deki eğitim sisteminin olumlu yönleri, ebeveynlerin olumlu görüşlerini şekillendirmektedir.
Ancak, kültürel duyarlılık eksikliği, dil sorunları ve öğrenciler arasındaki ayrımcılık gibi sorunlar da ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, kültüre duyarlı ve çeşitli ihtiyaçlara uygun destek programları geliştirilmesi önemlidir.
Sonuç olarak, bu araştırma, Suriyeli ebeveynlerin ve çocuklarının eğitim sürecindeki deneyimlerini anlamak adına kapsamlı bir bakış sunmaktadır. Dil sorunlarının çözümü, sosyal etkileşimlerin artırılması ve kültüre duyarlı destek programları, Suriyeli öğrencilerin Türkiye'deki eğitim sistemine daha iyi entegre olmalarını sağlayabilir
The Techno-Typology of The Projectile Points of the Neolithic Settlement of Ege Gübre (Izmir/Turkey)
This study consists of techno-typological analyses of arrowheads that were discovered in the archaeological excavations of Ege Gübre, İzmir, which is one of the Late Neolithic settlements of Western Anatolia. The analyses are based on the chipped stone material from Levels III and IV, a total of 32 arrowheads (eight of them broken, twentyfour of them complete). They were produced from flint (18) and chalcedony (14). These points are identified in two groups as large and narrow leaf shapes with concave recesses at the bottom of the pieces. It was also observed that the proximal and lateral edges are retouched, which is considered a morphological preparation process
TOR GRYPUS KARACIĞER DOKUSU YAĞ ASIDI IÇERIĞININ MEVSIMSEL DEĞIŞIMI
Giriş
Yurdumuzda Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve civarlarında (Dicle ve
Fırat Nehirlerinde) yaşayan ve halk arasında şabut, şabot veya sore ismiyle bilinen şabut balığı (Tor grypus) Fırat Nehri’nin Atatürk Barajı ve
mansap sularında görülen, eti sevilerek tüketilen endemik balık türlerden
biri olup, hızlı akan sığ suları sever, avlanması zor, cüsseli bir tatlı su
balığı türüdür. Bu balık, büyük pullarla örtülü olup vücudu yanlardan yassılaşmıştır. İki çift bıyık bulunur. Kuyruk yüzgeci derin çatallı olup, her
iki lobu da sivrileşmiştir. Rengi sırtta koyu kahverengi, yanlarda esmer,
kahverengi, karın bölgelerinde ise kirli sarıdır. Anal ve kuyruk yüzgeçleri koyu, diğer yüzgeçleri açıktır. Nisan-mayıs-haziran aylarında yumurta
bıraktığı bildirilmektedir (Geldiay ve Balık 1996, Epler ve ark., 2001).
Balık yağı ve yağ asidi bileşimi, ekolojik faktörler ve balığın fizyolojik durumuna göre en fazla değişime uğrayan biyokimyasal bileşiklerdir.
Balıklarda toplam yağ oranı ve yağ asidi bileşimleri türlere, cinsiyete,
mevsime, beslenme ortamına, besin farklılığına, su sıcaklığına, su kirliliğine ve türün kültür ya da doğal formda olmasına bağlı olarak değişmektedir. Farklı balık türlerinde yağ ve yağ asitleri yapısal farklılık gösterir.
Aynı türe ait balıklar farklı coğrafik bölgede yaşıyorlarsa yine yağ asidi çeşitliliği yönünden farklılık gösterebilir. Bu farklılık aynı zamanda
balığın değişik organlarında da görülmektedir (Crowford ve ark., 1986,
Suzuki ve ark., 1986, Yılmaz ve ark., 1995). Üreme, adaptasyon, büyüme
ve gelişme gibi besleme ve balık biyolojisi ile ilgili konular üzerine çalışırken de balığın yağ asidi bileşimini bilmek oldukça önemlidir.
Bu çalışmada Atatürk Baraj Gölü’nden toplanan Tor grypus’un karaciğer dokusu total lipit, fosfolipit (PL) ve triaçilgliserol (TAG) yağ asitleri
içeriğinin mevsimsel değişimlerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır
Testing for Aggregate Instability in an Open Economy
This paper empirically tests the Turkish economy’s stability between 2010 and 2016 using a small open economy New-Keynesian model featuring a positive long-run inflation rate and sunspot shock under alternative monetary policy rules. We found that the probabilities of indeterminacy are very close to unity. We can thus conclude that the economy is unstable over this period primarily because the long- run inflation rate is in the higher single digits despite the Central Bank’s weak response to inflation. This drove the economy into aggregate instability
Peyzaj Metrikleri Kullanılarak Alan Kullanım/Arazi Örtüsü Değişiminin Mekânsal ve Zamansal Analizi: Mardin-Kızıltepe Örneği
Yakın tarihte eşi görülmemiş bir şekilde gerçekleşen hızlı nüfus artışı ve kentleşme, alan kullanımı/arazi örtüsü (AK/AÖ) üzerinde belirgin bir değişimlere neden olmuştur. İnsan taleplerindeki artışa dayalı olarak meydana gelen bu değişimlerin tespiti ve değerlendirilmesi, sürdürülebilir bir arazi yönetimine katkı sağlamaktadır. Bu kapsamda yapılan yerel çalışmalar büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmada, Mardin ili Kızıltepe ilçesinde 2013-2021 yılları arasında AK/AÖ değişiminin zamansal ve mekânsal analizi, uydu görüntüleri ve peyzaj metrikleriyle ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışma alanına ilişkin her iki yıla ait Landsat 8 OLI uydu görüntüleri ArcGIS 10.5 programında Maksimum Olabilirlik yöntemiyle kontrollü sınıflandırılarak yapay yüzeyler, tarım alanları, orman alanları, bitki örtüsü az alanlar ve açık alanlar olmak üzere 5 sınıfta AK/AÖ haritaları elde edilmiştir. AK/AÖ üzerindeki değişimler FRAGSTATS v4.2 programı ile sınıf ve peyzaj düzeyinde 7 peyzaj metriği hesaplanmış ve analiz edilmiştir. Elde edilen verilere göre çalışma alanında 2013-2021 yılları arasında AK/AÖ sınıflarına ilişkin en büyük değişimler %38.25’lik bir azalma ile bitki örtüsü az alanlarda meydana gelirken, yapay yüzeylerde %18.44, orman alanlarında %4.16 ve tarım alanlarında ise %1.76’lık bir artış tespit edilmiştir.Rapid population growth and urbanization, unprecedented in recent history, have led to significant changes in land use/land cover (LU/LC). Detection and evaluation of these changes based on the increase in human demands contribute to sustainable land management. In this context, local studies are of great importance. In this study, it is aimed to reveal the temporal and spatial analysis of LU/LC change between 2013-2021 in the Kızıltepe district of Mardin province, with satellite images and landscape metrics. Landsat 8 OLI satellite images of the study area for both years were classified using the Maximum Likelihood method in ArcGIS 10.5 program, and LU/LC maps were obtained in 5 classes, including artificial surfaces, agricultural areas, forest areas areas with little vegetation and open space. Changes on LU/LC were calculated and analyzed with the FRAGSTATS v4.2 program in 7 landscape metrics at the class and landscape level. According to the data obtained, the biggest change in the study area was observed in the form of increase in agricultural areas and artificial surfaces. According to the data obtained, the biggest changes regarding the LU/LC classes between 2013-2021 in the study area occurred with a decrease of 38.25% in areas with little vegetation, while it was 18.44% on artificial surfaces, 4.16% in forest areas and 1.76% in agricultural areas an increase has been detected