Mardin Artuklu University Institutional Repository
Not a member yet
5052 research outputs found
Sort by
HİDROJEN ÇIKIŞ REAKSİYONU İÇİN ETKİLİ BİR ELEKTROKATALİZÖR OLARAK Pt MODİFİYE EDİLMİŞ BAKIR KAPLI BAKIR
Günümüzde Dünya enerji ihtiyacının %80’i fosil yakıtlardan karşılanmaktadır. Çevre kirliliği, küresel ısınma,
artan nüfus ve kaynakların sürdürülebilir olmaması yeni ve bunların yerine sürdürülebilir enerji kaynaklarının
kullanımının zorunlu hale getirmektedir. Hidrojen bunlar arasında sürdürülebilir, karbon içermeyen ve çevre
dostu bir enerji taşıyıcısı olarak ortaya çıkmaktadır. Hidrojen üretimi için, su en bol bulunan kaynak olduğu
için, su elektroliz ile yüksek saflıkta hidrojene ve oksijene parçalanmaktadır. Suyun elektrolizi için etkili,
verimi yüksek ve ucuz katalizörlerin kullanılması ihtiyaçtır. Katotta meydana gelen hidrojen çıkış reaksiyonu
(HER) için platin (Pt) en etkili katalizör olmasına karşın, malesef yüksek fiyatı ve sınırlı rezervi nedeniyle
alternatif katalizörlerin araştırılması gerekmektedir. Doğrudan Pt’nin kullanımının yerine, kullanılan
katalizörlere eser miktarda Pt eklenmesi katalizörlerin etkinliğini, verimini ve hidrojen üretimini
arttırmaktadır. Bu çalışmada bakır yüzeyi, daha geniş bir yüzey alanı elde etmek için bakır ile kaplanıp, üzeri
eser miktarda da Pt ile modifiye edilerek oluşturulan Cu/Cu-Pt elektrotun1 M KOH ortamında hidrojen çıkış
reaksiyon özelliği araştırılmıştır. Bunun için yüzey karakterizasyonu dönüşümlü voltametri (CV) ile HER
etkinliği ise katodik akım potansiyel eğrileri, elektrokimyasal impedans spektroskopisi (EIS) ve CV teknikleri
ile incelenmiştir. Katalizör 6 saat boyunca 1 M KOH çözeltisinde kronoamperometri tekniği ile kararlılık ve
dayanıklılık testine tabi tutulmuştur. Ayrıca, hazırlanan katalizörün aynı ortamdaki korozyon davranışı anodik
akım-potansiyel eğrisi ve 5 gün boyunca lineer polarizasyon direnci (LPR) ve EIS teknikleri ile incelenmiştir.
Elde edilen sonuçlara göre bakır yüzeyi bakır ile kaplanarak geniş yüzey alan elde edilmiştir. Eser oranda
yüzey Pt ile modifiye edilmesi ise HER karakteristiğini arttırmıştır. Uzun zaman kararlılık testine göre
katalizör, kararlı ve dayanıklı yapı sergilemiştir. Dolayısıyla hazırlanan Cu/Cu-Pt katalizörü elektroliz
sistemleri için katot malzemesi olarak önerilebili
Analysis of Alaaddin Seccadi’s Children’s and Early Youth Stories According to Children’s Literature Criteria
Edebîyata zarok û nûciwanan weku binbeşeke edebîyata modern
digel vebûna dibistanên modern dest pê kir û amanca sereke di serî
da her çiqas perwerdekirina zarokan û hînkirina wan a xwendinê be jî
îroj bi gelek rîş û şaxên xwe ev celeb edebîyat bûye qadeke berfireh û
pirberhem. Ji ber ku mafê Kurdan ê perwerdeyê heya îroj jî nehatîye
dayîn yan jî lokal û parçekirî bûye, xwînerîya di temenê zarokatîyê
da jî gelek qels maye. Bivê nevê vê yekê tesîreke nerênî li geşekirina
edebîyata zarokan a bi Kurdî kirîye. Digel vê tesîra nerênî bi taybetî
li başûrê Kurdistanê ji ber hebûna perwerdeyê ya bi zimanê Kurdî hin
rê û derî li pêş afirandina vê qadê vebûne û xisûsen ji alîyê helbest
û çîrokan ve. Di nivîskarîya çîrokên zarokan da Elaeddîn Seccadî
çîroknûsekî pêşeng e ku bûye mijara vê meqaleyê. Wî di salên 1940î
da şeş çîrok ji bo zarokan nivîsîne ku di vê meqaleyê da ev şeş çîrok
li gorî pîvanên edebîyata zarokan hatîye nirxandin. Berî nirxandinê
pêkarên edebîyata zarokan, mijar û rêbaza xebatê jî hatiye neqilkirin.
Di encama nirxandinê da kifş bû ku Seccadî, li gorî ruhê serdema xwe
di nav qalibên rastbînîya şikilî ya zarokan da çîrok nivîsîne ku em bi
rahetî dikarin bibêjin hemkûfê çîroknûsên neteweyên di dewra xwe da
bûye
SRGAN Modeli Uygulamaları
Araç plaka, yüz tanıma ve tıbbi teşhis gibi görüntü detaylarının önemli olduğu görüntüler için düşük
çözünürlüğe sahip görüntüler yetersiz kalmaktadır. Yüksek çözünürlüklere sahip görüntü sistemlerinin
depolama ve maliyeti zordur. Bu amaçla düşük çözünürlüğe sahip görüntüden yüksek çözünürlüklü görüntü
elde etmek amacıyla SRGAN modeli görüntü iyileştirmede iyi bir teknik olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu
model tekli bir görüntünün birden fazla görüntüsü kullanılarak yüksek çözünürlük elde etmek için
kullanılan bir iyileştirme tekniğidir. Tekli görüntü kullanılarak yapılan görüntü iyileştirme problemi için
enterpolasyon tabanlı yöntemler gibi derin öğrenme tabanlı farklı yöntemler önerilmiştir. Enterpolasyon
tabanlı yöntemler görüntü iyileştirme için ilk önerilen basit yöntemlerden olmasına rağmen başarılı bir
yöntemdi. Fakat detay gerektiren ve yüksek çözünürlük aranan yerlerde yetersiz kalmaktadır. Derin
öğrenme yöntemlerinin yaygınlaşması ve evrişimli sinir ağlarının hızla literatüre girmesi süper çözünürlük
modellerini de önemli hale getirmiştir. Birçok derin öğrenme tabanlı süper çözünürlük yöntemi bulunmakta
olup bu araştırmada SRGAN modeline yer verilmiştir
Paul Ricoeur'de Sembol Hermeneutiği
Ricoeur açısından dilsel ifadeler çoğunlukla kapalıdır, bulanıktır, açık-seçik değildir. Dilde bir söylemin birincil/literal/lafzi anlamının içinde başka bir anlam kendini gizler. Dilde yer alan bu çok anlamlı yapıyı sembol olarak adlandıran Ricoeur, metaforu çok anlamlılığı yaratması bakımından sembole geçiş aşaması olarak görür. Yorumu da semboldeki bu çok anlamlılığı kavrayan, bu anlamların şifresini çözen bir düşünce faaliyeti olarak belirler. Yorumlama kuramı veya yorumbilgisi olarak Hermeneutiği ise, semboldeki anlam belirsizliğini, anlam çeşitliliğini ve anlam zenginliğini kavramaya yönelik bir yöntem olarak tanımlar. Bu bağlamda bu çalışmanın amacı sembol ile yorum, sembol ile anlam ve sembol ile metafor arasındaki ilişkiyi açıklayarak Ricoeur’de sembol hermeneutiğinin nasıl ortaya çıktığını ortaya koymaktır
Using virtual reality learning environments to motivate and socialize undergraduates in distance learning
Interest in virtual reality technologies has increased significantly in recent years, and an effort is being made to integrate it into educational environments. This study aims to investigate the impact of synchronous distance courses in the Virtual Reality (VR) learning environment (via vAcademia) and Web-based (via Adobe Connect) learning environment on undergraduate students' learning motivation and levels of perceived sociability. The sample of the study was conducted with experimental (VR) and control group (Web-based) quasi-experimental design consists of 41 undergraduate students (experimental: 21, control: 20). As a result of the t-test and two-way ANOVA analysis, there was a significant difference between the groups in favor of the VR group regarding motivation and perceived sociability. The motivation and perceived sociability in the 3D VR environment of the students in distance learning were significantly higher than in the web-based environment. It was also found out that students' motivation and perceived sociability levels did not vary depending on gender or on the technological device (smartphone or computer) that students use when connecting to online classes. The research results indicated that the VR learning environment effectively ensured students' motivation and sociability in the distance learning process. In this context, institutions should be aware of the importance of VR technologies and plan to teach accordingly which may make the process more efficient
The "New Normal" in the Post Viral Tourism: The Role of Technology
This study explores the elements of the 'New Normal' in the (post-)viral tourism and assesses the role of technology. The 'New Normal' of (post-)viral tourism includes supply-related elements (operations, marketing, and finance and strategic management) and demand-related aspects (psychological issues and travel behaviour). Companies would need to reorganise their business processes, while technology is expected to play a major role in the 'New Normal' world. Theoretical, managerial, and policy implications are also provided
Diyarbakır Suriçi'ndeki Güncel Koruma Çalışmaları
Dünya miras alanının tampon bölgesi olan Diyarbakır Suriçi bölgesi, 2015 yılının aralık ayı ile 2016 yılı mart ayı aralığında “Sur Çatışmaları (çukur olayları)” adı ile anılan terör olaylarına sahne olmuştur. Kentsel sit alanının doğusu büyük hasar almıştır. Teröristler bu alanda anıtsal ve sivil birçok esere zarar vermiştir. Hatta bu zengin kültür mirasını birer yığınak, üs ve siper olarak kullanmış, yeri gelince el yapımı bomba ve tuzaklar ile havaya uçurmuşlardır. Olayların sona ermesinden sonra ilgili alan Bakanlar Kurulu kararı ile “riskli alan” ilan edilmiştir. Burası, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca ivedilikle kamulaştırılıp “Suriçi Kentsel Yenileme Projesi” başlatılmıştır. İlk olarak Suriçi Koruma Amaçlı İmar Planı revize edilerek uygulamaya geçilmiştir. Proje kapsamında geleneksel Suriçi dokusunu oluşturan anıtsal ve sivil mimarlık örneklerinin restorasyonu, yakın dönem konut alanlarının yenilenmesi, yakın dönem ticaret alanlarının yenilenmesi, iç kale alanı düzenlenmesi, sur duvarları ve burçların restorasyonu, altyapı çalışmaları, çevre ve peyzaj düzenlemeleri yapılmış ve yapılmaya devam edilmektedir
Tax Policy, Government Intervention in the Economy and Dissolution of Civili zations in Terms of Property Rights: An Evaluation of Ibn Khaldun’s
İbn Haldun’un Mukaddime adlı eseri tarih, tarih felsefesi, sosyoloji, siyaset, yönetim,
vd. ilim sahalarının yanı sıra hem iktisada hem de politik iktisada ilişkin de zengin bir
muhteva sunmaktadır. İbn Haldun’a göre bir uygarlığın kalkınmasını ve gelişmesini
sağlayacak unsurlardan bazıları serbest piyasa ve dışa açık bir uluslararası ticaret
yapısı, optimal vergi oranları, istikrarlı ve bağımsız bir para otoritesi, adalet ve mülkiyet haklarının temini, toplumun yenilikçi yapısı, bağımsız düşünmeye dayalı eğitim
sistemidir. İbn Haldun’un iktisadi düşüncesinin hareket noktası üretim ve istihdam
artışını sağlayacak mekanizmaların devreye konulmasıdır. İbn Haldun, üretimi engelleyen her türlü formel ve informel yapıya, hükümetlerin fiyatlara müdahalesine,
monopol bir piyasa yapısının oluşturulma çabalarına şiddetle karşı çıkmaktadır. İbn
Haldun, bir devletin kurulması için asabiyet ve mal/para gibi iki unsurun zorunlu olduğunu ifade eder. İbn Haldun’a göre devletin bozulmasına ve çöküşüne neden olan
esaslar bu iki unsurun zayıflığından ileri gelir. Yapılan çalışmada, bir diğer kurucusu
unsur olan, mal/para konusu ele alınmıştır.Ibn Khaldun’s Muqaddimah offers rich content regarding history, philosophy of
history, sociology, politics, management, etc. as well as economics and political
economy. According to Ibn Khaldun, some of the factors that ensure development of
a civilization are a free market and outward-oriented international trade structure,
optimal tax rates, a stable and independent monetary authority, provision of justice
and property rights, innovative social structure, and education system based on
thinking independently. The starting point of Ibn Khaldun’ economic thought is
to put into action the mechanisms that can ensure production and increase in
employment. Ibn Khaldun strongly opposes any formal or informal structure that
prevent production, price intervention of governments, and the efforts to establish
a monopoly market structure. Ibn Khaldun expresses that two factors which are
asabiyyah and goods/money are mandatory for establishing a state. To him, the
main factors leading a state to get destroyed and collapse are associated with the
weakness of these two factors. The study discusses the topic of goods/money that
is another founding factor
The Relationship Between Energy Consumption, Globalization, and Economic Growth: A Causality Analysis for Selected Emerging Market Economies
Yapılan bu çalışmanın amacı, enerji türlerine göre ayrıştırılan yenilenemez
ve yenilenebilir enerji tüketimi, küreselleşme ve ekonomik büyüme
ilişkisini 1990-2018 yılları arası yükselen 15 piyasa ekonomisi ülkeleri
için incelemektir. Bu değişkenler arasında herhangi bir ilişkinin varlığını
tespit etmek adına panel veri analizi teknikleri kullanılmıştır. Dumitrescu
ve Hurlin (2012) nedensellik testinden elde edilen bulgulara göre (i)
yenilenebilir enerji tüketimi ile ekonomik büyüme (ii) yenilenemez
enerji tüketimi ile ekonomik büyüme ve (iii) küreselleşme ile ekonomik
büyüme arasında çift yönlü nedenselliğin varlığı tespit edilmiştir.
Örneklem olarak ele alınan yükselen piyasa ekonomisi ülkelerinde
enerjinin, gerçekleştirilen üretim ve hizmet faaliyetlerinden doğan
ekonomik büyümenin önemli bir girdisi olduğu, aynı zamanda ekonomik
faaliyetler sonucunda ortaya çıkan ekonomik büyümenin de enerji
tüketimini artırdığı tezini desteklemektedir. Ayrıca bu ülkelerde artan
küreselleşme eğilimi ekonomik büyümeyi, ekonomik büyüme de daha
fazla küreselleşmeyi tetiklemektedir. Genel olarak bu çalışmadan türlerine
göre enerji tüketimi, küreselleşme ve ekonomik büyümenin birbirlerinin
nedeni ve sonucu olduğu yönünde bir çıkarım yapmak mümkündürThis study aims to examine the relationship between non-renewable
and renewable energy consumption, separated by energy types,
globalization, and economic growth, for 15 emerging market economy
countries from 1990-2018. Panel data analysis techniques were used
to detect the existence of any relationship between these variables According to the findings obtained from a Dumitrescu and Hurlin (2012) causality test, it has been determined that
there is bidirectional causality between (i) renewable energy consumption and economic growth, (ii) non-renewable
energy consumption and economic growth, and (iii) globalization and economic growth. This result supports the thesis
that energy is an important input of economic growth arising from production and service activities in emerging market
economy countries, which are taken as a sample, and that economic growth as a result of economic activities also
increases energy consumption. In addition, the increasing globalization trend in these countries triggers economic
growth, and economic growth triggers more globalization
MUAMMER ENISE AZMI: AS A ROMANTIC NOVELIST IN THE SECOND CONSTİTUTİONAL ERA
Meşrutiyet Dönemi, Osmanlı basını açısından oldukça hareketli ve velut bir dönemi içerir. Basın hayatındaki hareketliliğe bağlı olarak okuryazar kadınlar da makalelerini, mektuplarını ve çeşitli türlerde kaleme aldıkları edebî metinlerini dergilere gönderirler. Ancak dönem içerisinde edebî eserler kaleme alan bazı kadın yazarların zaman içerisinde yazma faaliyetlerini bıraktıkları da görülmektedir. Meşrutiyet yıllarında popüler aşk romanı türünde bir eser yazan, edebiyat dergilerinde hikâye ve deneme türünde eserler yayımlayan Muammer Enise Azmi de Cumhuriyet’ten sonra yazma faaliyetlerinden uzaklaşarak eğitim ve politika ile ilgilenmiştir. Bu makalede, hayatı ve eserleri hakkında daha önce herhangi bir çalışma yapılmamış olan Muammer Enise Azmi’nin biyografisi hakkında bilgi verilerek yazarın Tokat milletvekili Muammer Develi olduğu ortaya konulacaktır. Ayrıca yazarın Meşrutiyet Dönemi dergilerinde yayımladığı eserler de incelenerek popüler aşk romanı türüne giren Aşk ve Günah romanı tematik ve kurgusal açıdan incelenecektir. Aşk ve Günah’ın popüler roman özelliklerini taşıyan yönleri belirlenerek karşılaştırmalı bir biçimde yorumlanacaktır.The Second Constitutional Era involves a very dynamic and
productive era for press of the Ottoman Empire. Literate
women sent their articles, letters and literary texts in several
genres to journals of that period, depending on this dynamism
in press activities. However in this era, it is seen that some
women writers abandoned their writing activities over time.
Muammer Enise Azmi wrote a popular romance novel in the
Second Constitutional Era. He also published some works in
the genre of stories and essays in literary journals. After
proclamation of the republic, he became interested in
education and politics by leaving his writing activities.
There are no studies about Muammer Enise Azmi’s life and
works. This article will provide information about his
biography and it will be claimed that this author is Muammer
Develi, a member of parliament from Tokat. In addition, his
works in journals of this era will also be discussed. As a
popular romance novel, Aşk ve Günah will be analyzed
thematically and fictionally. In this way, the characteristic of
popular novel of Aşk ve Günah will be determined and
interpreted comparatively