Hatay Mustafa Kemal University Institutional Repository
Not a member yet
2946 research outputs found
Sort by
Wıll and fate ın the shadow of tradatıon a comparıson of “Ferhunde Kalfa” by Halit Ziya Uşaklıgil and “Abji Khanom” by Sadeq Hedayat
Bu çalışma, Halit Ziya Uşaklıgil'in "Ferhunde Kalfa" ve Sadık Hidayet'in "Abci Hanım" adlı hikâyelerini karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Türk ve Fars edebiyatlarının modernleşmesinde önemli katkıları olan iki yazarın çevresi, sosyal sınıfı, eğitimi ve edebiyat anlayışı arasında benzerlik vardır. Bu çalışmanın konusu olan hikâyeler, iradesini gerçekleştiremeyen ve geleneksel bir toplumun belirlediği acı kaderi yaşayan iki genç kıza dairdir. Hikâyelerdeki en dikkat çekici ortak nokta, kadının ataerkil düzenin hem mağduru hem temsilcisi olmasıdır. Her iki hikâye, geleneksel değerlere yönelik eleştirel bir bakış üzerinde temellenmiştir. oThis paper aims to compare two short stories: “Ferhunde Kalfa” by the Turkish author Halit Ziya Uşaklıgil and “Abji Khanom” by the Iranian author Sadeq Hedayat . There are similarities between these two authors in terms of social environment, social class, education and view of literature and both made important contributions to modernization of Turkish and Persian literatures. The stories chosen for analysis in this paper are about a young girl who does not have free will and whose fate is determined by a traditional society. The most remarkable similar point of the stories is that they present woman as victim to and representative of the patriarchal society. Both of the stories are based on critique of traditional values.
Yaşlılara uygulanan Tai Chi Chuan egzersizinin düşme korkusu, denge ve fiziksel benlik algısı üzerine etkisi : randomize Kontrollü Çalışma
Received: 13/08/2017Accepted: 10/08/2017Introduction: This study was aimed to examine the effects of Tai Chi Chuan on the fear of falling, balance, and physical self-perception in the elderly. Materials and Method: This controlled trial using blocked randomization was stratified by sex, age, and history of falls and conducted with 44 elderly participants, of which 20 underwent Tai Chi Chuan training as experimental group and 24 served as an untrained control group. The experimental group underwent Tai Chi Chuan training for 12 weeks, twice a week, for 35-40 min/day under a research team member. The control group received no intervention. Data were collected from both groups by using a personal information form, the Modified Falls Efficacy Scale, the Physical Self-Perception Questionnaire, and the Tinetti Balance and Gait Assessment. After the exercise practice, each group was re-subjected to the same scales. Results: Student’s t-test and paired sample t-tests were used to analyze the data. The balance and physical self-perception of individuals in the Tai Chi Chuan group significantly improved compared with that in the control group (p<0.001). Additionally, individuals in the Tai Chi Chuan group demonstrated reduced fear of falling (p<0.001). Conclusion: Tai Chi Chuan positively affects balance and physical self-perception, and reduced fear of falling in elderly individuals. As a result, the potential application of Tai Chi Chuan was suggested in various settings where elderly individuals inhabit
Comparison of wheat yield in Turkey : Hatay and Şanlıurfa study case
Bu çalışmada Hatay ve Şanlıurfa illerinde buğday verimi üzerinde etkili olan değişkenler incelenmiştir. Her iki bölge için buğday veriminde etkili olabileceği düşünülen ekoloji dışı 14 açıklayıcı değişken modelde kullanılmıştır. Modelde birim alandaki buğday veriminin düşük veya yüksek olması bağımlı değişken olarak yer almıştır. Örneklemeyle belirlenen 159 üreticiye ait verilerin binary lojistik regresyon ile analiziyle verimde etkili olan değişkenler belirlenmiştir. Sonuçlar iki bölgede buğday veriminde ekolojik faktörlerle birlikte, girdi kullanım düzeyinin ve yetiştirme dönemi uygulamalarının etkili olduğunu göstermiştir. Hatay ilinde buğday verimi üzerinde sulama ve gübre miktarının etkisi önemli bulunurken, Şanlıurfa ilinde sulama yapılması, gübre miktarı ve üretici yaşının artması önemli değişkenler olarak belirlenmiştir. Buğday üretiminde birim alandaki verimi artırmak için, üreticilerin girdi kullanımı, uygulama zamanı ve yöntemleri konusunda eğitilmesi önemlidir. Ayrıca en uygun girdi miktarı ve uygulama yöntemlerinin bölgesel düzeyde belirlenerek, üretici düzeyinde yaygınlaştırılması yararlı olacaktırIn this study, the variables affecting wheat yield in Hatay and Şanlıurfa provinces were examined. For both regions, 14 non-ecological explanatory variables considered effective in wheat yield were used in the model. In the model, the wheat yield in the unit area was dependent variable as low or high level. The data of 159 producers determined by sampling were analyzed by binary logistic regression, and the variables that effective in efficiency were determined. The results show that wheat yield in the two regions with ecological factors, input use level and cultivation period practices were determined to be effective. While the effect of irrigation and fertilizer amount on wheat yield in Hatay province was significant, irrigation, amount of fertilizer and increase of producer age were determined as important variables in Şanlıurfa province. Wheat production in order to increase the yield per unit area, it is important that farmers be trained in the use of inputs, time and methods of implementation. Also determined at regional level most appropriate input amount and method of applications, dissemination will be useful at the producer leve
Investigation of persuasive writing skills of fifth grade students in terms of several variables
Bu araştırmanın amacı; ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin ikna edici yazma becerilerini çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Araştırmada evren 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Hatay ili Antakya ilçesinde öğrenim gören beşinci sınıf öğrencilerinden; örneklem ise söz konusu ilçede öğrenim gören 309 beşinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Tarama modelinde tasarlanan araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, ikna edici metin yazma formu ve ikna edici yazıları ölçme aracı kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde bağımsız gruplar t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre araştırmaya katılan öğrencilerin ikna edici yazma becerilerinin yeterli seviyede olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca, öğrencilerin ikna edici yazma becerilerinin cinsiyet, ailenin aylık geliri, iki/tek dilli olma ve Türkçe ders notu değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği; televizyon, tablet veya bilgisayar karşısında geçen süre değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştirThe aim of this research is to determine the persuasive writing skills of the fifth grade students in terms of several variables. In the research, population is the fifth grade students from province of Antakya/Hatay in 2016-2017 academic year. The sample consists of 309 students from this province. In the study designed in the screening model, personal information form, persuasive text writing form and persuasive text measurement tool were used for data collection. The obtained data were analyzed by independent sample t-test and one-way analysis of variance. According to the results, it was found that the persuasive writing levels of the students were not in a sufficient level. Additionally, persuasive writing skills of students differed significantly according to gender, monthly income of the family, being bilingual/monolingual, and Turkish course grade. However, it wasn’t found a significant relationship between persuasive writing skills and the time spent on television, computer, or table
The effects of reading strategies ınstruction on the reading comprehension skill of the students who learn Turkish as a foreign language
Bu araştırmanın genel amacı bilişsel okuma stratejilerinin Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerine etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda yarı deneysel desen kullanılmış ve araştırmanın çalışma grubunda Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen 20 kişi yer almıştır. Araştırma verileri Öğrencilerin kur düzeyine uygun olarak araştırmacılar tarafından hazırlanan çoktan seçmeli okuduğunu anlama testleri ile toplanmış ve Ortak Değişkenli Varyans Analizi (ANCOVA) analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre gruplara uygulanan sontest sonucunda kontrol grubunun puanlarının aritmetik ortalaması 30,00 iken deney grubunun puanlarının aritmetik ortalamasının 53,75 olduğu görülmektedir. Bu bulguya göre deney grubu ile kontrol grubunun son-test puanlarının aritmetik ortalamaları arasında deney grubunun lehine anlamlı bir fark olduğu söylenebilir. Ortak değişkenli varyans analiz (ANCOVA) sonuçları incelendiğinde ortalama puanlar arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Elde edilen bu sonuçlar, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde okuma stratejilerinin öğretiminin öğrenci başarısını artırdığını göstermektedirThe main purpose of this research is to determine effect of cognitive reading strategies on the reading comprehension skills of students who learn Turkish as a foreign language. In accordance with this purpose, a quasi-experimental research design was used, and study group consisted of 20 students who were learning Turkish as a foreign language. The data were collected through level appropriate multiple-choice reading comprehension tests which were developed by the researchers in accordance with the level of the students and were analyzed, using covariance analysis (ANCOVA). Based on the results of the post-test which was administered to the groups, it was seen that while the arithmetic mean score of the control group was 30,00, the arithmetic mean score of the experimental group was 53,75. Based on this finding, a significant difference appeared between the arithmetic means of the final test scores belonging to the experimental and control groups in favor of the former. It was found that there was also a significant difference between the averages of the groups when the results of the covariate analysis of variance (ANCOVA) were examined. The results indicated that reading strategy instruction had a positive impact on the reading achievement of students who were learning Turkish as foreign languag
Bir güzellik nesnesi olarak cam bilezikler : Demre/Myra Aziz Nikolaos Kilisesi buluntuları (1989-2016)
Köpeklerden izole edilen enterokok suşlarının antimikrobiyal direnç ve virulans özellikleri
Antimikrobiyal dirençli enterokoklar nozokomiyal enfeksiyonların önde gelen nedenleri arasında bulunmaktadır. Antimikrobiyal dirençli enterokokların hayvanlardan insanlara geçişi gösterilmiştir. Bu nedenle, farklı hayvan türlerinde antimikrobiyal direncin sürekli olarak izlenmesi hem hayvan hem de insan sağlığı için önemlidir. Bu çalışmada, köpeklerden alınan 125 rektal sıvab örneğinden izole edilen 107 enterokok suşunun antimikrobiyal direnç profilleri, dirence aracılık eden mekanizmalar ve virülans özelliklerinin araştırılması amaçlandı. En yüksek direnç oranı tetrasikline (%65.4) karşı belirlenirken; siprofloksasin (%19.6), eritromisin (%19.6), kloramfenikol (%8.4) ve ampisiline (%3.7) ise değişen oranlarda direnç tespit edildi. On dört (%12.1) enterokok suşunda çoğul direnç fenotipi (MDR) görüldü. Tetrasiklin dirençli izolatlarda tetM geni ağırlıklı olarak saptandı. Eritromisin dirençli 21 izolatın 18'inin ermB geni taşıdığı tespit edildi. İzolatlar arasında ccf (%54.2), efaAfs (% 52.3), cpd (%45.8) ve jelE (%44.9) virulens genleri sıklıkla belirlendi. Bu sonuçlar köpeklerden izole edilen enterokok suşlarında yüksek düzeyde antimikrobiyal direncin ve virülans genlerinin mevcut olduğunu ve potansiyel bir halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koymaktadırAntimicrobial resistant enterococci are among the leading causes of nosocomial infections. Transmission of antimicrobial-resistant enterococci from animals to humans has been shown. For this reason, continuous monitoring of antimicrobial resistance in different animal species is of importance both for animal and human health. In this study, it was aimed to investigate the antimicrobial resistance profiles, resistance mechanisms implicated and virulence traits of 107 enterococci isolated from 125 rectal swab samples taken from dogs. The highest resistance rate was determined against tetracycline (65.4%), followed by ciprofloxacin (19.6%), erythromycin (19.6%), chloramphenicol (8.4%) and ampicillin (3.7%). Fourteen (12.1%) enterococci showed multidrug resistance (MDR) phenotype. The tetM gene was predominantly detected among tetracycline isolates. Of 21 erythromycin resistant isolates, 18 harbored the ermB gene. The frequently detected virulence genes was ccf (54.2%), efaAfs (52.3%), cpd (45.8%) and gelE (44.9%). These results indicate that high level of antimicrobial resistance and virulence genes exist among enterococci from dogs and pose a potential public health concer
Changes that require more effort in the Turkish language
Dilin en eski verimlerindeki kelimeler, günümüzdeki şekilleri ile karşılaştırıldığında bu kelimelerin dikkati çeken değişimler geçirdiği göze çarpar. Bir iletişim aracı olarak dil, iletişim işlevini en kısa zaman içinde yerine getirebilmek için az çaba harcama yoluna gider. Ünlü düşmesi, ünlü daralması, ünlü birleşmesi, ünlü incelmesi, ünsüz düşmesi, ünsüz benzeşmesi, ünsüz erimesi, ötümlüleşme, süreklileşme, hece düşmesi gibi ses olaylarının sebeplerini en az çaba yasasına bağlamak mümkündür. Ayrıca morfolojik açıdan bakılınca zaman içinde bazı vazifeli kelimelerin ekleşmesinin sebebi de en az çaba yasası ile izah edebilir. Ancak dilde, oldukça mantıklı gelen bu durumun tersine değişimler de görülmektedir. Yani başlangıçtaki şekline göre kelimenin söyleyişinde daha çok çaba isteyen değişimler de görülebilmektedir. Bu değişimlere ünlü türemesi, ünlü genişlemesi, ünlü kalınlaşması, ünsüz türemesi, ünsüz ikizleşmesi gibi ses olayları örnek verilebilir. Bu fonetik değişimler yanında morfolojik olarak bazı değişimlerde de en az çaba yasasının tersine bir durum veya en çok çaba yasası olarak adlandırılabilecek durumun örneklerini görülmektedir. Ek yığılması, bağlayıcı ünlünün ek ünlüsü durumuna gelmesi, birden fazla ekin birleşerek tek ek işlev için kullanılmaya başlaması gibi değişimler morfolojik örnekler olarak gösterilebilirThe words from the earliest data of the Turkish language are striking in that they have undergone significant changes when comparing them to their current forms. Language, as a communication tool, chooses the path with least amount of effort to be able to fulfill the communication function as soon as possible. It is possible to link the sound changes such as vowel deletion, vowel restriction, apophony, vowel narrowing, consonant deletion, consonant harmony, consonant loss, voicing, assonance and haplology to the law of least effort. Also, from a morphological point of view, we can explain the reason for some words' transformation into affixes over time with the law of least effort. However, the changes in contrast with this situation, which seems quite logical, are also seen in the language. In other words, the change that requires more effort to pronounce a word compared to its initial form may also be seen. These changes can be exemplified by sound changes such as epenthesis, vowel extension, vowel backing, excrescence, consonant gemination. Besides these phonetic changes, morphologically in some changes we see the examples of situations that are in contrast with the least effort law or the situations which can be called as the most effort law. Changes such as morphologic pleonasm, changing of connector vowel into suffix vowel, merging of more than one suffix to be used as one suffix can be seen as morphological examples. In this study, the changes in contrast with the least effort law in the Turkish language spoken in the Republic of Turkey will be identified, and the reasons for this situation will be contemplated upo
Critical reading skills of 7th grade students
Bu araştırmanın amacı 7. sınıf öğrencilerin eleştirel okuma becerilerinin incelenmesidir. Betimsel tarama modelinin kullanıldığı araştırmanın çalışma grubunu Hatay ili Antakya ilçesinde bulunan Ataker Ortaokulu, Hayrettin Özkan Ortaokulu ve Ayşe Fitnat Ortaokuluna devam eden 300 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri için araştırmacı tarafından geliştirilen Eleştirel Okuma Becerisi Ölçme Aracı ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler ilişkisiz örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda 7. sınıf öğrencilerinin eleştirel okuma becerilerinin orta seviyede olduğu belirlenmiştir. Ayrıca kız öğrenciler ile erkek öğrenciler arasında kız öğrenciler lehine anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır. Haftalık olarak okumaya daha fazla süre ayıran öğrencilerle yıl boyunca daha çok kitap okuyan öğrencilerin ölçme aracından daha yüksek puan aldıkları belirlenmiştir. Türkçe dersinde kendini başarılı ve çok başarılı gören öğrenciler ile Türkçe dersinde birinci dönem sonu ders notu yüksek olan öğrencilerin ölçme aracından aldıkları puanların daha yüksek olduğu görülmüştür. Bununla birlikte eleştirel okuma becerisi ile televizyon, bilgisayar veya tablet karşısında geçirilen süre arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.The purpose of this research is to examine the critical reading skills of 7th grade students. In the study descriptive scanning model was used. 300 students from Ataker Secondary School, Hayrettin Özkan Secondary School and Ayşe Fitnat Secondary School which are located in province of Antakya in Hatay, compose the study grup of the research. For the data of the research, the Critical Reading Skill Assessment Tool developed by the researcher and Personal Information Form were used. The obtained data were analyzed by independent sample t-test and one-way analysis of variance (ANOVA). As a result of the research, it was determined that the critical reading levels of the 7th grade students were in the middle level. It was also found that there was a significant difference between female students and male students in favor of female students. It was found that Students who spent more time weekly reading and students who read much more books during the year scored more in critical reading skill assessment tool. Students who saw themselves as successful and very successful in Turkish lesson and students who had a high score in the first semester in Turkish lesson were found to have higher scores from the critical reading skill assessment tool. However, it wasn't found a significant relationship between critical reading skills and the time spent on television, computer, or tablet
The exercise behaviors and sleep quality of nursing students
Giriş: Üniversite öğrencilerinde uyku kalitesi ve egzersiz fizyolojik ve psikolojik sağlığın korunması açısından önemlidir. Amaç: Bu araştırma hemşirelik öğrencilerinin egzersiz davranışları ile uyku kalitelerini ve etkileyen faktörleri belirlemek amacı ile yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tipte yapılan araştırmanın evrenini bir üniversitenin hemşirelik bölümü öğrencileri oluşturmuştur (N = 800). Örneklem seçilmemiş, çalışmaya katılmayı kabul eden 604 öğrenci araştırmaya dahil edilmiştir. Veriler anket formu ve Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi ile toplanmıştır. Verilerin analizinde sayı, yüzdelik dağılımları, ortalama, standart sapma, t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Bulgular: Öğrencilerin yaş ortalaması 20.33 ± 1.7 olup %76.3'ünün egzersiz yapma olanağının olduğu, %31.6'sının düzenli egzersiz yaptığı, egzersiz yapanların %44'ünün egzersizi haftada 1-2 gün yaptığı, %78.5'i egzersiz türü olarak yürüyüş yaptığı, egzersiz yapmayanların %62.9'unun zaman olmaması nedeniyle egzersiz yapmadığı belirlenmiştir. Öğrencilerin Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi ortalama puanı 7.32 ± 2.8'di. Kız öğrencilerin, birinci sınıfta olanların, egzersiz yapma olanağı olmayanların ve düzenli egzersiz yapmayanların PUKİ ortalama puanının daha yüksek olduğu bulunmuştur (p .05). Sonuç: Öğrencilerin uyku kalitesinin kötü olduğu, egzersiz yapma olanağı olmasına karşın yalnızca her üç öğrenciden birinin egzersiz yaptığı belirlenmiştir. Öğrencilerin kötü uyku kalitesi ve egzersiz yapmamaya bağlı olarak ortaya çıkabilecek sorunların önlenmesi için hemşirelik eğitimi süresince olumlu sağlık davranışlarının kazandırılması ve sürekliliğinin sağlanmasına yönelik girişimlerin uygulanması önerilmektedirGiriş: Üniversite öğrencilerinde uyku kalitesi ve egzersiz fizyolojik ve psikolojik sağlığın korunması açısından önemlidir. Amaç: Bu araştırma hemşirelik öğrencilerinin egzersiz davranışları ile uyku kalitelerini ve etkileyen faktörleri belirlemek amacı ile yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tipte yapılan araştırmanın evrenini bir üniversitenin hemşirelik bölümü öğrencileri oluşturmuştur (N = 800). Örneklem seçilmemiş, çalışmaya katılmayı kabul eden 604 öğrenci araştırmaya dahil edilmiştir. Veriler anket formu ve Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi ile toplanmıştır. Verilerin analizinde sayı, yüzdelik dağılımları, ortalama, standart sapma, t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Bulgular: Öğrencilerin yaş ortalaması 20.33 ± 1.7 olup %76.3’ünün egzersiz yapma olanağının olduğu, %31.6’sının düzenli egzersiz yaptığı, egzersiz yapanların %44’ünün egzersizi haftada 1-2 gün yaptığı, %78.5’i egzersiz türü olarak yürüyüş yaptığı, egzersiz yapmayanların %62.9’unun zaman olmaması nedeniyle egzersiz yapmadığı belirlenmiştir. Öğrencilerin Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi ortalama puanı 7.32 ± 2.8’di. Kız öğrencilerin, birinci sınıfta olanların, egzersiz yapma olanağı olmayanların ve düzenli egzersiz yapmayanların PUKİ ortalama puanının daha yüksek olduğu bulunmuştur (p .05). Sonuç: Öğrencilerin uyku kalitesinin kötü olduğu, egzersiz yapma olanağı olmasına karşın yalnızca her üç öğrenciden birinin egzersiz yaptığı belirlenmiştir. Öğrencilerin kötü uyku kalitesi ve egzersiz yapmamaya bağlı olarak ortaya çıkabilecek sorunların önlenmesi için hemşirelik eğitimi süresince olumlu sağlık davranışlarının kazandırılması ve sürekliliğinin sağlanmasına yönelik girişimlerin uygulanması önerilmektedi