Nevşehir Hacı Bektaş Veli University
Nevsehir Haci Bektas Veli University Institutional Repository (DSpace@NEVU)Not a member yet
8560 research outputs found
Sort by
Web based design of Nevşehir Hacı Bektaş Veli University campus information system
Günümüzde gelişen bilgi teknolojilerinin sağladığı
imkânlar dâhilinde ihtiyaç duyulan bilgiler doğru
ve güncel bir şekilde depolanmaktadır. Ayrıca bu
verilerin farklı verilerle ilişkilendirilip erişimi
sağlanabilmektedir. Bilgi teknolojilerinin en etkin
şekilde kullanılabileceği alanlardan biri de eğitim
kurumlarıdır. Hâlihazırda var olan bilgilerin
derlenip güncelleştirilerek yeni bilgilerin
oluşturulması bu kurumların yenileşmesi ve
gelişimi açısından kaçınılmaz bir gerçektir. Bu
bağlamda eğitim kurumlarının başında gelen
üniversitelerin bilgi teknolojilerinin
aktivasyonunu sağlamaları son derece önemlidir.
Bu kapsamda Nevşehir Hacı Bektaş Veli
Üniversitesi Kampüs Bilgi Sistemi Tasarımı için
ArcGIS programı kullanılmıştır. Üniversiteye ait
sözel ve sayısal verilerin bir araya getirilerek
bilgisayar ortamında depolanması, sorgulanması,
analiz edilmesi ve kullanıcılara rapor halinde çıktı
sunulması amaçlanmıştır. Konuyla ilgili temel
kavramlar ele alınmış ve Coğrafi Bilgi
Sistemlerinin kullanım aşamalarına değinilmiştir.
Çalışma sonucunda üniversitenin Kampüs Bilgi
Sistemi Tasarımından nasıl yararlanılabileceği
açıklanmış, konuyla ilgili benzer çalışmalara yer
verilmiştir. Tasarımı yapılıp belirli görseller ile
desteklenen sistem, üniversitede bulunan
akademik ve idari personellerin yanı sıra
öğrenciler ve kampüs alanı içerisindeki birimler
hakkında bilgi almak isteyen kullanıcılara rehber
olabilecektir. Bunun yanı sıra tasarlanan bilgi
sistemi web ortamında yayınlanmış olup süreç
içinde güncellenebilecektir.Today, the information needed is stored in an
accurate and up-to-date manner within the
possibilities provided by the developing information
technologies. In addition, these data can be associated
with different data and accessed. One of the areas
where information technologies can be used most
effectively is educational institutions. Compiling and
updating existing information and creating new
information is an inevitable reality for the renewal and
development of these institutions. In this context, it
is extremely important that universities, which are at
the forefront of educational institutions, ensure the
activation of information technologies. In this
context, ArcGIS program was used for
NevşehirHacıBektaşVeli University Campus
Information System Design. It is aimed to store,
query and analyze the verbal and numerical data of
the university in a computer environment by bringing
together and presenting output in the form of a report
to the users. The basic concepts related to the subject
are discussed and the usage stages of Geographic
Information Systems are mentioned. As a result of
the study, it was explained how the university could
benefit from the Campus Information System
Design, and similar studies on the subject were
included. The system, which is designed and
supported with certain visuals, will be a guide for the
academic and administrative staff at the university, as
well as for the users who want to get information
about the students and the units in the campus area.
In addition, the designed information system will be
published on the web and will be able to respond to
all necessary needs
The effect of intellectual thinking tendency on social media usage purposes: A field study on university students
Bu çalışma, entelektüel düşünmenin sosyal medya kullanımı üzerindeki etkisini ölçmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada
üniversite öğrencilerinin entelektüel düşünme eğilimi ile sosyal medya kullanım amaçları arasındaki ilişki
incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2020-2021 eğitim-öğretim döneminde Nevşehir Hacı Bektaş Veli
Üniversitesi lisans ve lisansüstü programlarında öğrenim gören öğrenciler arasından orantılı tabakalı tesadüfi
örnekleme yöntemi ile belirlenen 376 (n=376) öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma tarama deseni ile tasarlanmış olup
veri toplama tekniği olarak çevrimiçi anket tekniği kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizi SPSS-22 istatistik
programında analiz edilerek yorumlanmıştır. Çalışmanın sonucunda, entelektüel düşünme eğilimi ile sınıf düzeyi
arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Entelektüel düşünmenin alt boyutlarının sosyal ağları kullanım amaçları
üzerinde; iletişim başlatma, iletişim sürdürme ve işbirliği boyutunda önemli bir etkisi olduğunu göstermiştir.
Anahtar Kelimeler: Entelektüel Düşünme, Sosyal Medya, Gençlik SosyolojisiThis study aims to measure the effect of intellectual thinking on social media usage. In the study, the relationship
between university students' intellectual thinking disposition and social media usage purposes was examined. The
sample of the research consists of 376 (n=376) students determined by proportional stratified random sampling
method among the students studying in the undergraduate and graduate programs of Nevşehir Hacı Bektaş Veli
University in the 2020-2021 academic year. The research was designed with a scanning pattern and online survey
technique was used as the data collection technique. The analysis of the collected data was analyzed and interpreted
in the SPSS-22 statistical program. As a result of the study, a significant difference was found between intellectual
thinking disposition and grade level. On the purposes of using social networks of the sub-dimensions of intellectual
thinking; It has been shown that it has a significant effect on communication initiation, communication maintenance
and cooperation
Model updating of Masonry courtyard walls of the historical Isabey mosque using ambient vibration measurements
Growing interest in the preservation of architectural heritage has revealed a need for tools that are capable to reliably analyze masonry structures. For decades, finite element modeling approach has been commonly used in engineering society to simulate these structures under different conditions; but most of the time, the responses obtained from experiments differ from those of simulations due to the complexity in inherent physical aspects such as material properties, boundary conditions, mass and/or stiffness uncertainties. From this perspective, model updating techniques have the potential to overcome these inaccuracies and become essential tools in developing verified finite element models compatible with experiments. In this paper, sensitivity-based finite element model updating studies of the courtyard walls of the historical Isabey Mosque located in Selcuk/Izmir are presented. Dynamic characteristics of the structure are estimated from two sets of ambient vibration measurements by the EFDD operational modal analysis technique. The initial numerical model of the courtyard walls is constituted by macro modeling strategy. In order to obtain a much better correlation with in situ tests, the uncertain parameters such as mass density, Young’s modulus, and boundary conditions of the initial numerical model are updated. Thus, a reliable finite element model that is more representative than the initial one is obtained to be used in future numerical assessment studies. In the presented paper, it is highlighted that the boundary conditions are often the most uncertain parts of a structural system, so they should be included in the updating process for realistic updating results.AFAD
UDAP: UDAPÇ-16-0
The perception of identity of Avşarclan's residing in Pınarbaşı - Tomarza, Kayseri
Gün geçtikçe globalleşen ve gelişen dünyamızda sınırların ortadan kalkması, insanların kendisini ve ötekini tanımlaması ihtiyacını daha da arttırmıştır. İnsanoğlu var olduğu günden beri kendini tanımlamak için çeşitli özelliklerinden söz etmiş ve ortak özellikleri savunan kişilerle bir araya gelerek bir kolektif kimlik ortaya çıkarmıştır. Kolektif kimliğin oluşması ile birlikte öteki kavramı da literatürde kendine yer edinmiştir. Geçmişte üzerinde yaşadığımız coğrafyada çok farklı milletlerce devletler kurulmuş ve bu durum çok kültürlü bir toplum yapısının ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir. Gerek göçler gerek savaşlar, farklı iskan politikaları ve gerekse devletlerin el değişimi bu yapının gelişmesinde büyük bir rol oynamıştır. Göç sonucu Anadolu coğrafyasına yerleşen ve kendisine yer edinen Avşar boyları ya kendi devletini kurmaya çalışmış ya da farklı devletlerin içerisinde yaşamlarına devam etmişlerdir. Uzun yıllar boyunca kültürel, inançsal, sosyal olaylar gibi çeşitli unsurlarla gerek kendilerini gerekse kendinden olmayan ötekileri tanımlamak adına bir kimlik geliştirmişlerdir. Oluşturdukları kimlik neticesinde kendi sosyal gruplarına karşı aidiyet duygusu gelişmiş ve kendilerinin ötekiden ayrı tutulması için çeşitli kültürel sembolleri de geliştirmişlerdir. Biz araştırmamızda, ülkemizde özellikle İç Anadolu Bölgesinde hayatlarına devam eden Avşarlar'ın, kimlik olgusunu ve kimliği oluşturan üç temel kavramı (tarih, kültür ve sosyal çevre) derinlemesine araştırarak kolektif kimliğin oluşumunu Etno-Sembolist bir tavırla inceleyeceğiz. Araştırmamızda nitel araştırma desenlerinden olan kültür analizi kullanılmıştır. Kuramsal çerçeve oluşturulduktan sonra, kültüre ilişkin dokümanlar incelenip ardı sıra sahaya çıkılmış ve yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır.The day has been globalized and expanded further in our world to leave the airport, be with it, and with the other. Since human beings exist, a person has created a personality from the words written and the people from the common areas. Along with the information obtained from collective knowledge, other concepts have taken their place in Dade. The situation, different from being grown on purchased cities, is a multicultural made up of states and being content with buying this millet. Necessary migrations and wars, different resettlement policies and the hands of states have played a great role in the development of this issue. The Euro tribes that settled in the Anatolian geography of the migration and acquired a place either lived in their own life or continued the states. For a long time in life, I have an affinity for people who are unbelieving, little developed about social events. They are depicted as a developed self-developed social counter-help that they were created to be kept apart from the front and the other. In our research, we examine the identity phenomenon and three basic concepts (history, culture and social environment) of the Avşars in their lives in the Central Anatolian Region, and examine the comprehensive identity with an Ethno-Symbolist view. The use of culture, which is one of the qualitative research designs, in our research. After the theoretical training, the dates trained to complete the training
The role of Turkish cultural routes in preserving cultural heritage; Carian Trail example
Kültür rotası kavramının Avrupa'da fikirsel tohumların oluşumu Avrupa Konseyinin 1960 yıllarındaki çalışmalarına kadar geriye gitmektedir. En başından itibaren Avrupa'daki kültür rotaları baskın bir biçimde Avrupa'nın ortak mirası ve Avrupalılığın inşası vurgulaması yapılmıştır. Bu amaçlardan daha önemlisi ortak kültür bilincinin oluşturulması, geçmişin bir konsept halinde anlaşılması, somut ve somut olmayan kültür varlıklarının korunması ve yaşatılması ve rotalar üzerindeki tüm kültür varlıklarının birlikte değerinin yükseltilmesi ile turizm hareketliliğinin kırsala da yayılması teşvik edilmiştir. Türkiye, kültür rotası oluşturmak için derin, zengin ve bölgeden bölgeye değişen somut ve somut olmayan kültürel çeşitliliği ve doğal zenginlikleri ile çok elverişli bir konumdadır. Kültür rotalarının güçlü bir yanı da kültürel öğelerini bir çatı altında bireysel değerlerini koruyacak şekilde tutan ve birlikte değerlerini yükselten projeler olmasıdır. Bunun sonucu olarak kültür rotalarından beklenen kültürel bilinçlenme, bir bölgeyi ve içindeki tüm mirası birleştirme, farkındalık yaratma ve korunmasına katkı sağlamadır. Kültürün korunması kavramı, Türkiye'de rotaların oluşturma sebebi değil sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Ancak buna rağmen kültür rotaları, kültürel mirasın korunmasında yerelde ve genelde önemli bir farkındalık aracına dönüşmüştür. Yerelin kültürüne ilgi duyan ziyaretçinin bakış açısı yerelin etrafını saran ve onun hayatının bir parçası olan bu kültürün değerini anlamasında ve korumasında farkındalık yaratması kültür rotasının önemli katkıları arasında sayılabilir. Karia Yolu Kültür Rotası Muğla ve Aydın gibi iki önemli turizm merkezlerini kapsayan Türkiye'nin en uzun yürüyüş rotasıdır (820km). Hem Muğla hem de Aydın özellikle kültür ve kıyı turizmi ile ön plandadırlar. Zira daha çok kıyılarda ve antik kentler etrafında sınırlanan turizm anlayışı Karia Yolu Kültür Rotasının 1/3'ü bölgenin iç kısmından geçmesiyle odağını kıyıdan iç bölgelere çevirmiştir. Rota bugün 7 ilçe, 67 köyden geçmektedir. Bu yönüyle Karia Yolu Kültür Rotası önemli bir kırsal turizm projesidir. Bu hali ile Karia Yolu, bir kültür rotasının en büyük amaçlarından olan kırsal kalkınma için avantaj sunmaktadır. Çalışma nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışmasına uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda ilgili literatür taranmış, gözlem ve katılımcı gözlem yoluyla, birincil ve ikincil veriler elde edilmiştir. Sonuç olarak "Karia Yolu Kültür Rotası" Türkiye'deki önemli ekoturizm projelerinden biri haline gelmiştir. Bununla birlikte yolun tanınırlığı her geçen yıl artmakta ve böylelikle bulunduğu coğrafyanın kültürel mirasının korunmasında da büyük bir misyon üstlenmektedir. Bu kapsamda yolun kendisi alandaki işaretleme ve belgeleme çalışmalarıyla somut mirasın korunmasına katkı sunarken, yol üzerindeki kültürel varlıkların deneyimlenmesi ve yerel halkın bu konuda kazandığı farkındalık ise somut olmayan kültürel miras bilinci bağlamında önem arz etmektedir. Bununla birlikte yaşanan tüm bu olumlu yanlara rağmen hem somut hem de somut olmayan mirasın kalıcı biçimlerde korunması için Türkiye'deki diğer rotalar gibi Karia Yolu Kültür Rotasının da tescil yolunun önü açılmalı ve rotaların korunması ile ilgili kanun düzenlemelerinin yapılması elzemdir. Bu bağlamda Karia yolu kültür yolu rotasının somut miras değeri olarak kendisinin korunduğu yerde somut ve somut olmayan kültürü korumaya yönelik yapacağı katkı da aşikardır.The formation of the intellectual seeds of the concept of cultural route in Europe goes back to the work of the Council of Europe in the 1960s. From the very beginning, cultural routes in Europe have been emphasized on the common heritage of Europe and the construction of Europeanness. More importantly, the spread of tourism activity to the countryside was encouraged by creating a common cultural awareness, understanding the past as a concept, protecting and keeping alive the tangible and intangible cultural assets, and raising the value of all cultural assets on the routes together. Turkey is in a very convenient position with its tangible and intangible cultural diversity and natural riches, which are deep, rich and vary from region to region to create a cultural route. Besides cultural routes is that they are projects keeping their cultural elements under one roof, which preserves their individual values and raise their values together. As a result, cultural awareness expected from cultural routes is to unite a region and all the heritage in it, to create awareness and contribute to its protection. The concept of cultural preservation has emerged as a result, not the cause, of the creation of routes in Turkey. However, despite this, cultural routes have turned into an important awareness tool locally and generally in the protection of cultural heritage. The perspective of the visitor, who is interested in the local culture, can be counted among the important contributions of the cultural route, as it raises awareness in understanding and protecting the value of this culture that surrounds the local and is a part of his life. Carian Trail cultural route is Turkey's longest walking route (820km), covering two important tourism centers such as Muğla and Aydın. Both Muğla and Aydın are at the forefront of culture and coastal tourism. Tourism which is mostly limited to the coasts and around the ancient cities, has turned its focus from the coast to the interior, as 1/3 of the Carian Trail cultural route passes through the interior of the region. Today, the route passes through 7 towns and 67 villages. In this respect, Carian Trail cultural route is an important rural tourism project. As such, Carian Trail directly serves the purpose of providing an advantage for rural development, which is one of the greatest goals of a cultural route. The study was carried out in accordance with the case study, one of the qualitative research approaches. In this context, the relevant literature was searched and primary and secondary data were obtained through observation and participant observation. As a result "Carian Trail Culture Route" is one of the important ecotourism projects in Turkey. However, the recognition of the road is increasing every year and thus, it undertakes a great mission in preserving the cultural heritage of its geography. In this context, while the road itself contributes to the protection of the tangible heritage with the marking and documentation works in the area, the experience of the cultural assets on the road and the awareness of the local people on this issue are important in the context of intangible cultural heritage awareness. However, despite all these positive aspects, for the permanent preservation of both tangible and intangible heritage, the way for registration of the Carian Trail cultural route, like other routes in Turkey, should be paved, and it is essential to make legal arrangements for the protection of the routes. In this context, it is obvious that the Carian Trail cultural route will contribute to the preservation of tangible and intangible culture where it is protected as a tangible heritage value
Cappadocia’s cycling tourism potential: Opportunities and threats from a sustainability perspective
Öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin okul ve sınıf yönetiminde denetim rolü
Öğretmenler ve okul yöneticileri sürdürdükleri eğitim-öğretim ve yönetim faaliyetlerinin Türk Millî Eğitim Sisteminin, ilgili kademenin, ilgili kurumun ve ilgili dersin amaçlarına uygun olup olmadığı noktasında sürekli olarak denetleme faaliyetlerine ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle denetimi kamu yararı adına gerçekleştirilen ve süreçleri sürekli geliştirmesi beklenen bir süreç olarak görmek faydalı olacaktır. Aynı zamanda denetim yönetim süreçlerinden değerlendirmenin bir aracı olarak da görülebilir. Bu nedenle bir örgütte benimsenen yönetim anlayışı ile denetim anlayışı arasında bir paralellik bulunmaktadır. Eğitim denetiminin amacı ise okullarda sürdürülen eğitim, öğretim ve yönetim faaliyetlerinin özüne, amacına uygun uygulamaları ve süreçleri desteklemek ve ortaya çıkarmaktır. Bu bölümde eğitim denetiminin okullarda çoğunlukla uygulanan ders denetimi ve kurum denetimi çeşitleri üzerinde durulmuştur. Eğitim-öğretim süreçlerini sürekli geliştirmesi beklenen denetim faaliyetlerini yerine getiren okul yöneticileri ve öğretmenlerin birtakım yeterliklere ve rollere sahip olması gerekmektedir. Bu çalışmada öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin okul ve sınıf yönetiminde liderlik, rehberlik ve öğreticilik, yöneticilik, soruşturma, proaktiflik ve dijital olma üzerinde durulmuştur.
Anahtar kelimeler: Denetim rolleri, liderlik, rehberlik ve öğreticilik, soruşturma, proaktiflik, dijital olma, dijital deneti
Nikolay Yakutskay'ın “Cüzzam ve Aşk” isimli romanında saha (yakut) kadınının kaderi
Asıl adı Nikolay Gavriloviç Zolotarev olan Nikolay Yakutskay, 22 Kasım 1908'de dünyaya
geldi. Yazın hayatına 1938 yılında Moldova’da başlayan Yakutskay, Moldova gazetelerinde
Rusça ve Moldovaca çeşitli yazı ve hikâyeler kaleme aldı. İkinci Dünya Savaşındaki askerlerin
hayatıyla ilgili birçok hikâye yazdı. 1947 yılında, devrim öncesi Saha Yeri’nin (Yakutistan)
portresini ortaya koyduğu, onun belki de en önemli eseri olan Tölkö (Kader) adlı romanının ilk
cildini yayınladı. 1948 yılında, Saha (Yakut) nesir edebiyatında önemli bir yer tutacak olan
Kömüs Üreye (Altın Dere) adlı hikâyesini kaleme aldı. Hikâye ve roman türlerinin yanında
çocuklar için birçok masal yazdı.
Yakutskay’ın eserlerinden, son yıllarında kaleme aldığı Arañ uonna Taptal (Cüzzam ve Aşk)
adlı romanı, Sahalar tarafından oldukça sevildi, hatta beyaz perdeye aktarıldı. Gerçek bir aşk
hikâyesine ve tarihî olaylara dayanan konusu, yazarın etkileyici üslubuyla birlikte Saha (Yakut)
çağdaş edebiyatının kült eserlerinden biri oldu.
Yakutskay’ın tesadüfen öğrendiği, “Cüzzam ve Aşk” romanının konusunu teşkil eden aşk
hikâyesi ilgisini çekti ve o, bu hikâyeyi araştırırken yine Saha Yeri’nde vuku bulan tarihî bir
hadisenin bu aşk hikâyesiyle olan bağlantısı, onu oldukça derinden etkiledi. 1942 yılında
“Cüzzam ve Aşk” adını verdiği romanına ancak 1991 yılından sonra başladı. 1993-1994
yıllarında, vefatından kısa bir süre önce eserini tamamladı.
Bu çalışmada, Nikolay Yakutskay’ın “Cüzzam ve Aşk” isimli romanında yer alan kadın
karakterlerden Kere Ketiriine ve Suohalcıya Tolbonnooh’un yaşamlarından hareketle Saha
(Yakut) kadınının kaderi toplumsal cinsiyet bağlamında değerlendirilecektir
Transcription and evaluation of "Usûl-i Ahkâm-ı Sâl-i Âlem" written by Muneccimbaşı Mehmet Celebi
Herhangi bir basma âletiyle basılmamış, özel mürekkep ve kalemle çoğu defâ özel olarak işlenmiş kâğıtlara yazılarak meydana getirilen, ilmî, fennî ve edebî eserlere yazma eser adı verilmektedir. Bu türden eserlerin seçkin örneklerinin Osmanlılar devrinde de ortaya konulduğu tespit edilebilmektedir. Nitekim arşiv ve kütüphanelerde basma kitapların yanı sıra el yazması eserlerin tasnif edildiği ve îtinâ ile korunduğu bölümler bulunmaktadır. Bu çalışmanın konusu, Müneccimbaşı Mehmed Çelebi'nin yazmış olduğu Usûl-i Ahkâm-ı Sâl-i Âlem adlı Milli Kütüphane'de 06 Mil Yz A 890/1 arşiv numarası ile kayıtlı bir yazma eserden oluşmaktadır. Bu eser, bir astronomi ve astroloji bilimi kitabıdır. Tarihî süreçte neredeyse tüm uygarlıkların gökyüzü ve gökcisimleri ile ilgilendikleri bilinmektedir. Osmanlılar döneminde müneccimbaşılık kurumu adı altında bu ilmi icra eden ulemalar bulunmaktaydı. Müneccimbaşı olarak kurumu idare eden kişinin riyazet ilmi, takvim, horoskop okuyabilme, astrolojik ve astronomik ilimler hakkında bilgi sahibi olma zorunluluğu bulunmaktaydı. Üstlendikleri göreve binaen toplumsal hayatta önem arz eden müneccimler, Osmanlı devlet teşkilatı içinde oldukça etkili roller üstlenmişlerdir. Osmanlı Devleti'nde otuz yedi müneccimbaşı görev yapmıştır. Bunlar arasında yer alan Müneccimbaşı Mehmed Çelebi, çeşitli dillerde yazılmış kaynak eserlerden faydalanarak hazırladığı bu eserinde Osmanlı Devleti'nde ahkām takvimi hazırlarken nasıl bir usūl izlenmesi gerektiğini ele almıştır. Ayrıca gezegen ve yıldızların konumlarının toplumdaki kişi ve olaylara nasıl etki ettiğini de müellif, ayrıntılı bir şekilde açıklamıştır. Müneccimbaşı Mehmed Çelebi, sözleri geniş yankı bulan ve yaptığı ahkâm takvimlerinde, belirtmiş olduğu hususlarda, isabetli görüşler ortaya koyan müneccimbaşılardan birisidir. Mehmet Çelebi, yalnız takvim hazırlamakla kalmamış ayrıca astronomi ve astroloji alanında yazdığı eserlerle de uzun yıllar birçok çalışmaya kaynaklık etmiştir. Usûl-i Ahkâm-ı Sâl-i Âlem adlı eser de önemli bir kaynak eser hüviyetindedir. Bu eserdeki verilerden hareketle Osmanlılar devrinde görev yapmış bir müneccimbaşının faaliyetlerinden yola çıkılarak devletin astronomi ve astrolojiye bakış açısı da çalışma kapsamında değerlendirilmeye çalışılacaktır.Scientific, scholarly or literary works which are not printed by any printing tool and which are created by writing on processed papers in a particular way — often with special ink and pen are called manuscripts. It can be observed that outstanding examples of such works have also been created during the Ottoman Empire era. Hence, there are sections in archives and libraries where manuscripts are classified and protected with specific care along with printed books. The subject of this study consists of a manuscript registered with the archive number "06 Mil Yz A 890/1" in the National Library of Turkey named "Usûl-i Ahkâm-ı Sâl-i Âlem" written by Chief Astrologer Mehmed Çelebi. This work is an astronomy and astrology science book. Almost all civilizations have been interested in the sky and celestial bodies looking at the history. There were scholars who practiced this science under the name of the institution of chief astrologers during the Ottoman Empire period. A chief astrologer; the person who managed the institution had to be able to read the science of asceticism, the calendar, horoscope and to have knowledge of astrological and astronomical sciences. The astrologers were given high ranking roles in the organization of Ottoman state because of their importance in the social life due to the responsibilities they had been taking. Thirty-seven chief astrologers in total had served in the Ottoman Empire. Chief Magistrate Mehmed Çelebi as one them discussed the methods that should be followed while preparing the "ahkām calendar" in the Ottoman Empire in this work which he prepared by researching sources written in various languages. The author has also explained in detail how the positions of planets and stars affect people and events in society. Chief astrologer Mehmed Çelebi is one of the chief astrologers whose works found wide repercussions and who put forward accurate views on the issues he had stated in the judicial calendars he made. Mehmet Çelebi has not only prepared a calendar but also became a trusted source of many studies for many following years with his works in the field of astronomy and astrology. The work called "Usûl-i Ahkâm-ı Sâl-i Âlem" is also an important source work. The viewpoint of the state on astronomy and astrology based on the data in this work will be tried to be evaluated within the scope of the study based on the activities of a chief astrologer who served in the Ottoman Empire period