Nevşehir Hacı Bektaş Veli University

Nevsehir Haci Bektas Veli University Institutional Repository (DSpace@NEVU)
Not a member yet
    8560 research outputs found

    The moderating role of employee's moral identity on the relationship between perceived organizational politics and deviant behaviors

    No full text
    Bu çalışmada örgütsel politika ile sapkın davranışlar arasındaki ilişkide, ahlaki kimliğin düzenleyici rolü analiz edilmiştir. Araştırmanın örneklemini Nevşehir ilinde faaliyet gösteren otel işletmelerindeki 389 çalışan oluşturmaktadır. Regresyon analizi sonuçlarına göre örgütsel politika ile sapkın davranışlar arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu, ahlaki kimlik ile sapkın davranışlar arasında ise negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Diğer yandan örgütsel politika ile ahlaki kimlik arasında anlamlı bir ilişki olmadığı ortaya konulmuştur. Benzer şekilde örgütsel politika ile sapkın davranışlar arasında ahlaki kimliğin düzenleyici rolü oynamadığı tespit edilmiştir. Gelecekteki araştırmaya yönelik öneriler sunulmuştur.In this study, the moderating role of moral identity in the relationship between organizational politics and deviant behavior was analyzed. The sample of the research consists of 389 employees in hotel enterprises operating in Nevşehir province. According to the results of the study, it was determined that there was a positive and significant relationship between organizational politics and deviant behaviors, and a negative and significant relationship between moral identity and deviant behaviors. On the other hand, it has been revealed that there is no significant relationship between organizational politics and moral identity. Similarly, it was determined that moral identity did not play a moderating role between organizational politics and deviant behaviors. Recommendations for future reserarch are presented

    Determination level of leadership styles on organizational stress level in public institutions: A comparative review during the Covid-19 pandemic period

    No full text
    Liderlik görüşü üzerine geçmişten bugüne kadar birden fazla tanımlama yapılmıştır. Bu tanımlamalarda geçen ortak fikirler ele alınarak birden fazla farklı grubun oluşturduğu topluluklarda, insanları bir amaç etrafında toplamak, fakat onların rızalarını alarak başarma güdülerini ortaya çıkararak onları amaca ulaşmaları açısından yollar çizerek marifetlerinin bütünü sempati uyandıran davranış biçimleri şekliyle tanımlanmaktadır. Kamu yönetimleri gözüyle incelendiğinde, yukarda bahsi geçen tanımlamalar kanun, tüzük ve yönetmeliklerle beraber toplum için uygulanabilirliği, refahı açısından da değerlendirilmesi gereken durumdur. Kurumlarda çalışan personelin, yaptıkları işlerden kaynaklı ve bu işlerin kendi öz benliklerinde meydana getirdiği psikolojik travmaları özetleyen "örgütsel stres" kurumlarda çalışan personelin iş adaptasyonlarını olumlu/olumsuz etkileyerek iş tatminini ve dolayısıyla verimliliği olumlu/olumsuz etkileyen en önemli faktördür. Söz konusu olan bu iki tanımlama kamu kurumlarındaki idarecileri yönetimlerinin en üst düzeyde başarı sağlamaları açısından önemli ölçüde ilişkilendirmektedir. Liderlik ile stres arasındaki bu etkileşim, 2019 yılı son döneminde ortaya çıkan ve kısa sürede dünyayı etkisi altına alan Coronavirüs (Covid – 19) Pandemisi özel sektörle birlikte kamu kurum ve kuruluşlarını büyük ölçüde etkilemiştir. Bu sebepten dolayıdır ki kamu kurumlarının doğrudan ya da dolaylı yollarla meydana getirdiği kamu hizmetlerinin daha da ön plana çıktığı gözlemlenmiştir. Salgın döneminde meydana gelen olumsuzluklardan en çok etkilenen kurumların başında sağlık ve eğitim gelmektedir. Liderlik – Stres ilişkisini pandemi döneminde bu iki kurum üzerinde incelemenin faydası olacağı düşünülmüştür. Bundan dolayıdır ki çalışmaya yön veren anket uygulamaları, Taş, Çelik ve Tomul (2007) tarafından geliştirilen "Liderlik Tarzı Davranış Ölçeği" ve "Kurumsal Stres Ölçeği" Kayseri ili Erciyes Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Kayseri il Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde beş ortaöğretim okulundaki personele online şeklinde uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen sonuçların analizleri SPSS 20.0 istatistik programı kullanılarak yapılmıştır. En yüksek ortalama ''Demokratik Liderlik'' tarzında çıkmış araştırma neticesinde uygulanan Liderlik Tarzının ''Demokratik Liderlik'' olduğu sonucuna varılmıştır. Kurumsal stres düzeyi ile alakalı ise orta derecede bir stres düzeyi hakim olduğu görülmüştür.More than one definition has been made on the leadership view from the past to the present. Considering the common ideas in these definitions; In communities formed by more than one different group, the ability to gather people around a goal, but by obtaining their consent, by revealing their motivation to achieve and drawing paths for them to reach the goal and purpose, is defined as the totality of their talents and sympathetic behavior. When examined from the perspective of public administrations, the definitions mentioned above should be evaluated in terms of their applicability and welfare for the society, together with laws, regulations and regulations. "Organizational stress", which summarizes the psychological traumas caused by the work of the personnel working in the institutions and caused by these works in their own selves, is the most important factor affecting the job satisfaction of the personnel working in the institutions positively / negatively by affecting their work adaptations positively / negatively. These two definitions are significantly related in terms of the highest level of success of the administration of the administrators in public institutions. It can be said that the aforementioned relationship has become even more important due to the direct effects on the public service of the negative effects of the Coronavirus (Covid-19) Pandemic, which has started to spread since the end of 2019 and whose impact severity is indisputable throughout the world, reflected in public institutions as well as private institutions. In this respect, it is thought that examining health and education institutions, which can easily be said to be the ones most affected by the aforementioned negativities, will be useful in terms of both seeing the experience levels of public administrators in crisis and stress management and examining the effects of the Pandemic on public employees and public service efficiency. That's why the survey applications that guide the study In the research, the "Leadership Style Behavior Scale" and the "Institutional Stress Scale" developed by Taş, Çelik and Tomul (2007) have five secondary education schools within the body of Kayseri Province Erciyes University Health Application and Research Center and Kayseri Provincial Directorate of National Education. It was applied online to the staff at the school. The analyzes of the results obtained from the questionnaires were made using the SPSS 20.0 statistical program. Democratic Leadership average: 3.9255, Transformational Leadership average: 3.4217 and Democratic Leadership average: 3.4736. The average Institutional Stress Level is 3.0328. Since the highest scoring is in the "Democratic Leadership" style, it was concluded that the Leadership Style applied as a result of the research was "Democratic Leadership"

    Nevsehir according to karamalica sources

    No full text
    Tarihimizde ve kültürümüzde önemli bir yere sahip olan Karamanlı Ortodoks Türkler tarihten bu yana Anadolu'nun çeşitli yerlerinde özellikle Kapadokya bölgesinde Nevşehir, Niğde, Kayseri, Aksaray, İstanbul, Adana illerinde ve Kırım, Balkanlar, Akdeniz, Karadeniz gibi bölgelerde yaşamışlardır. Karamanlı Ortodokslar yaşadıkları köken sorunu başta olmak üzere dil, din gibi tarihte birçok sorunla karşı karşıya kalmışlardır. Karamanlı Ortodoks Türkler, 1 Mayıs 1923'te Lozan anlaşması gereği göçe tabi tutularak Yunanistan'a gönderilmişlerdir. Mübadeleye maruz kalanlar Yunanistan'a gitmek zorunda kalmış diğerleri ise çeşitli sebepler göstererek Türkiye'de kalmıştır. Göçle birlikte geride bıraktıkları kaynaklar da bize tarihi, coğrafî ve kültürel hayatları hakkında önemli izler bırakmışlardır. Bu kaynaklar Grek harfleriyle Grek harfleri kullanılarak oluşturulan eserler ve kitabeler, kiliseler, camiler, okullar, konutlar vs. dir. 16. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadar çeşitli alanlarda Grek harfli metinlerle kaleme alınan ve Karamanlıdika adı verilen eserlerde Nevşehir hakkında da önemli bilgiler bulunduğunu çeşitli araştırmalardan bilmekteyiz. Nevşehir'e ilişkin önemli yazılı kaynakları oluşturan bu eserlerin taranarak Nevşehir'e ait bilgilerin derlenmesi, incelenmesi ve mukayeseli olarak ortaya konması, Nevşehir ve çevresindeyaşamış olan Karamanlı Ortodoksların kültürel yapısı ve diğer etnik gruplarla ilişkilerinin incelenmesini esas alan çalışma, altı bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Karamanlı Ortodokslar hakkında dil, din, kültür, mübadele, nüfus ve coğrafya hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Nevşehir'e yer veren Karamanlıca kaynaklara ve bu konu üzerindeki çalışmalara yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde Karamanlıca kaynaklarda Nevşehir ve Nevşehir'e bağlı yerleşim yerleri hakkında bilgiler sunulmuştur. Üçüncü bölümde Karamanlıca kaynaklarda Nevşehirli önemli şahsiyetler üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde Karamanlı Ortodoksların kurduğu önemli cemiyetlere yer verilmiştir. Beşinci bölümde Nevşehir'deki Karamanlıca kitabeler hakkında bilgilere ve örneklere yer verilmiştir. Son bölümde, Karamanlıca kaynaklara göre Nevşehir'de yaşayan Karamanlı Ortodoksların sosyal hayatları ve folklor ürünlerinin örnekleri üzerinde durulmuştur. Kültürel hayata dair bilgiler Karamanlı Ortodoksların sözlü kültür ürünlerini unutmalarıyla araştırmaların yetersiz kaldığı görülmüştür. Bu nedenlekonubütüncül bir yaklaşımla açığa kavuşturulmaya çalışılmıştır.Karamanli Orthodox Turks who have an important place in our history and culture, have lived in various parts of Anatolia throughout history. They lived especially in Nevşehir, Niğde, Kayseri, and Aksaray from the Cappadocia region, in the cities of Istanbul, Adana, and regions such as the Crimea, the Balkans, the Mediterranean, and the Black Sea. Karamanli Orthodox people have faced many problems such as religion and language in history, especially the problem of origin. The Karamanli Orthodox Turks were sent to Greece by immigration on May 1, 1923, under the Treaty of Lausanne. Those who were exposed to exchange had to go to Greece, while others stayed in Turkey by giving various reasons. The resources they left behind with the migration have left us important traces of their historical, geographical, and cultural life. These sources are works and inscriptions handled in Greek letters, and structures such as churches, mosques, schools, and residences. We know from various researches that there is important information about Nevşehir in the works called "Karamanlıdika", which were written in Greek letters in various fields from the 16th century to the beginning of the 20th century. These works, which include important written sources about Nevşehir, have been scanned and the information about Nevşehir has been compiled, examined, and presented comparatively. The study, which is based on the cultural structure of the Karaman Orthodox who lived in Nevşehir and its surroundings, and their relationship and connection with other ethnic groups, consists of six chapters. Language, religion, culture, population exchange, population, and geographical information about Karamanli Orthodox are given in the introduction part. In the first part, Karamanlidika sources that contain information on Nevşehir and studies on this subject are given. In the second part of the study, information about Nevşehir and settlements connected to Nevşehir is presented that took place in Karamanlidika sources. In the third part, important people from Nevşehir are emphasized who took place in Karamanlidika sources. In the fourth chapter, important societies established by the Karamanli Orthodox are given. In the fifth chapter, information and examples about the Karamanlidika epitaphs in Nevşehir are given. In the last part, the social lives of the Karaman Orthodox people living in Nevşehir according to Karamanlidika sources, and the examples of folklore products are emphasized. And it has been seen that the researches are insufficient as the information about the cultural life and the oral culture products of the Karamanli Orthodox are forgotten. Therefore the subject has been tried to be clarified with a holistic approach

    Tourism route planning with support of geographical information systems for Nevsehir province

    No full text
    Tarih boyunca insanlığın devamlı olarak yeni şeyler keşfetme arzusu çeşitli turizm faaliyetlerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Bütün dünyada turizm sektörünün göstermiş olduğu büyüme ile birlikte günümüzde turizm aktiviteleri ve turist motivasyonlarında büyük bir değişim meydana gelmiştir. Küresel rekabetin artması ile ortaya çıkan teknolojik, ekonomik ve siyasal değişimler turizme de farklı bir boyut kazandırmıştır. Turizmin gelişmesi hem ülke ekonomisini hem de yerel ekonomiyi canlandırması ve yaşam standartlarını artırması açısından önemli bir rol oynamaktadır. Bununla birlikte son yıllarda turistlerin de doğal ve kültürel mekanlara artan ilgisi turizm işletmeleri arasında rekabet ortamı oluşturmuştur. İşletmecilerin ürün çeşitlendirmeye yönelik çalışmaları, ulusal turizm örgütleri ve kamu yerel yönetimlerinin alternatif mekanlar oluşturma yönündeki planları "turizm rotoları" kavramını gündeme getirmiştir. Bu kapsamda ulusal ve uluslararası turizm faaliyetlerinde önemli bir konuma sahip olan Nevşehir ili çalışma alanı olarak belirlenmiştir. Coğrafi bilgi sistemleri yazılımlarından MapInfo Pro 2021.1, MapBasic 2021 tercih edilerek hazırlanan bu çalışmada Nevşehir Merkez İlçesi'nden çevre illere maksimum 3 saatlik mesafedeki turizm destinasyonları tespit edilmiştir. Günübirlik turistik geziler temel alındığı için maksimum varış süresi 3 saat olarak belirlenmiştir. 1, 2 ve 3 saatlik mesafede ulaşılabilen turizm destinasyonları belirli kategorilere ayırarak haritalandırılmıştır. Rotalar oluşturulurken yapılan yol matrisi analizinde ulaşım zamanını etkileyebilecek faktörlerden olan yolların türü (anayol, tali yol, otoyol, kavşak, şerit sayısı) ve maksimum hız limitleri, trafik durumları ve kavis durumları hesaba katılmıştır. Gerçekleştirilen analizler sonucunda hazırlanan haritalarda popüler olan turizm destinasyonlarının (Peribacaları, yer altı şehirleri, balon turu vb.) yanı sıra günübirlik gezilebilecek birçok turizm destinasyonun olduğu ortaya konulmuştur. Analizler neticesinde, 20 farklı turizm çekicilik kategorisi kullanılarak 1, 2 ve 3 saatlik sürelerde ziyaret edilebilecek toplam 745 turizm destinasyonunun olduğu tespit edilmiştir. Bu süre zarfında toplam 15 il, 102 ilçeye ulaşım sağlanabilmektedir. En fazla destinasyonunun bulunduğu ilçeler içerisinde Nevşehir Merkez İlçesi'nde 46, Aksaray Merkez İlçesi'nde 44, Adana Seyhan İlçesi'nde 42 turizm mekânı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Throughout history, humanity's desire to constantly discover new things has paved the way for the emergence of various tourism activities. With the growth of the tourism sector all over the world, there has been a great change in tourism activities and tourist motivations. Technological, economic and political changes that emerged with the increase in global competition have brought a different dimension to tourism. The development of tourism plays an important role in stimulating both the country's economy and the local economy and increasing living standards. However, the increasing interest of tourists in natural and cultural places in recent years has created a competitive environment among tourism enterprises. The works of the operators for product diversification, the plans of national tourism organizations and public local administrations to create alternative venues have brought the concept of "tourism rotos" to the agenda. In this context, Nevşehir province, which has an important position in national and international tourism activities, has been determined as the study area. In this study, which was prepared by choosing MapInfo Pro 2021.1, MapBasic 2021, one of the geographic information systems software, tourism destinations with a maximum distance of 3 hours from Nevşehir Central District to the surrounding provinces were determined. Since it is based on daily touristic trips, the maximum arrival time is determined as 3 hours. Tourism destinations that can be reached in 1, 2 and 3 hours distance have been mapped by dividing them into certain categories. In the road matrix analysis made while creating the routes, the type of roads (main road, secondary road, highway, intersection, number of lanes) and maximum speed limits, traffic conditions and curve situations, which are factors that can affect the transportation time, were taken into account. As a result of the analyzes carried out, it has been revealed that there are many tourism destinations that can be visited on a daily basis, as well as popular tourism destinations (Fairy Chimneys, underground cities, balloon tour, etc.) on the maps prepared. As a result of the analysis, it has been determined that there are 745 tourism destinations that can be visited in 1, 2 and 3 hours using 20 different tourism attractiveness categories. During this period, transportation can be provided to a total of 15 provinces and 102 districts. It has been concluded that among the districts with the highest number of destinations, there are 46 tourism venues in Nevşehir Central District, 44 tourism venues in Aksaray Central District, and 42 tourism venues in Adana Seyhan District

    Lean Six Sigma in the logistics industry: Application in a vehicle loading business

    No full text
    Lojistik sektöründeki faaliyetlerin müşteri istek ve beklentilerini karşılayacak şekilde hızlı, doğru ve zamanında yapılması gerekmektedir. Bu nedenle lojistik faaliyetler gerçekleştirilirken hatasız olmaları gerekmektedir. Lojistik hizmetten faydalanan müşteriler istek ve beklentilerinin zamanında, ucuz, hızlı, doğru ve hasarsız bir şekilde karşılanmasını istemektedir. Bu anlamda lojistik sektörü ve lojistik sektörünün alt sektörlerinde ortaya çıkacak herhangi bir hata hem müşteri üzerinde hem de lojistik firma üzerinde etki yaratacaktır. Bu kapsamda lojistik sektöründe bir alt sektör olan araç yükleme faaliyetleri lojistik sektörü için önem arz etmektedir. Lojistik sektöründe araç yükleme faaliyetlerinin iyileştirilebilmesi için yalın altı sigma yöntemi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, lojistik sektöründe araç yükleme faaliyetlerine yalın altı sigma yöntemi uygulayarak proseslerin iyileştirilmesidir. Bu kapsamda lojistik sektörü içerisinde yer alan araç yükleme faaliyetine odaklanılmış ve İstanbul'da faaliyet gösteren ve lojistik firmalarına araç yükleme hizmeti veren bir işletmede uygulama gerçekleştirilmiştir. Altı sigma ve yalın üretim entegrasyonu sonucu oluşan yalın altı sigma yöntemi kullanılarak işletmenin depo yükleme, araç yükleme ve taşıma faaliyetlerinde iyileştirmeler yapılmaya çalışılmıştır. Bunun sonucunda çalışma ortamındaki israf azaltılmış, taşıma-yerleştirme süreleri kısaltılmış ve değer katmayan adımlar en aza indirilmiştir. Son olarak çalışmanın içerdiği birtakım kısıtlar ile gelecekte yapılacak çalışma önerilerine yer verilmiştir.The activities in the logistics sector must be carried out quickly, accurately and on time to meet customer demands and expectations. For this reason, they must be error-free while performing logistics activities. Customers who benefit from logistics services want their requests and expectations to be met timely, cheaply, fastly, accurately and in an undamaged manner. In this sense, any mistake that will occur in the logistics sector and the sub-sectors of the logistics sector, will have an impact on both the customer and the logistics company. In this context, vehicle loading activities, a sub-sector in the logistics sector, is important for the logistics sector. Lean six sigma method is of great importance in order to improve vehicle loading activities in the logistics sector. The aim of this study is to improve the processes by applying lean six sigma method to vehicle loading activities in the logistics sector. In this context, the focus was on the vehicle loading activity in the logistics sector and an application was carried out in an enterprise operating in Istanbul and providing vehicle loading services to logistics companies. By using the lean six sigma method, which is the combination of the six sigma and the lean production, improvements have been made in the warehouse loading, vehicle loading and transportation activities of the enterprise. As a result, waste in the working environment has been reduced, transport-placement times have been shortened, and non-value-added steps have been minimized. Finally, some limitations of the study and suggestions for future studies are given

    V.-XIII. centuries Turkish military structure according to Byzantine chronics

    No full text
    Türkler yeryüzünde birçok devlet kuran milletlerden birisidir. Devlet kurmak insanlar arasında huzur ve güvenliği oluşturmak, hukuk nizamı tesis etmek demektir. Türk soyundan geldikleri tarihî delillerle sabit olan, milattan önceki Asya Hun Devletinden çağımıza kadar Türklerin vücuda getirdikleri siyasi teşekküllerin sayısı kesin olarak bilinmemekle beraber oldukça fazla olduğu söylenmektedir. Tarih boyunca Türkler, geniş coğrafyalarda güçlü devletler kurmuşlardır. Bunun gerçekleşmesinin elbette pek çok nedeni vardır ama şu ana kadar yaptığımız araştırmalara göre en büyük pay Türk ordusuna ayrılmalıdır. Türk ordusu yapı itibariyle muazzam bir teşkilat sistemine ve nizama sahiptir. Türk toplum yapısının ve devlet geleneğinin anlaşılabilmesi için mutlaka Türklerde ordu anlayışın incelenmesi gerekir. Ordu, Türk devletinde milletin nefesi sayılabilecek kadar önemli bir yere sahiptir. Türk devlet geleneği gibi askeri teşkilatımızın da kesintisiz devam ettiği muhakkaktır. Ayrıca Ordu-Millet anlayışına sahip Türk kültüründe ordu algılayışı ve ordunun toplumdaki yeri diğer milletlerden daha farklı bir konumdadır. Bu nedenle Türk ordusunu incelemek büyük bir önem arz etmektedir. Her Türk ordunun bir ferdi olarak görülmektedir. Türk ordusu, Türk milletiyle eş değer olduğuna göre onun tarihi de Türk milleti kadar eskidir. Konar-göçer kültüre sahip olan Türklerin sürekli hareket halinde olması, Türk tarihini takip etmemizi zorlaştırmaktadır. Bu nedenle Türk tarihini takip edebilmemiz için birçok farklı kaynaktan yararlanmamız gerekmektedir. Bunlardan en önemlisi de Bizans devletinin kaynaklarıdır. Bizans kronikleri bizlere dönemin olaylarıyla alakalı bilgiler vermekle beraber Türk askeri yapısıyla alakalı da ayrıntılar sunmaktadır. Bizde ''V. - XIII. Yüzyıllar Arası Bizans Kroniklerine Göre Türk Topluluklarında Askeri Yapı'' isimli çalışmamızla Bizans kaynaklarında bahsedilen Türk askeri yapısını incelemeye çalıştık.Turks are most of the nations that have established the most states on earth. Establishing a state means creating peace and security among people and establishing a legal order. It is said that the number of political formations brought into being by the Turks from the Asian Hun State before Christ to our age, which is proven by historical evidence, is quite high, although the exact number of political formations is not known. Throughout history, Turks have established powerful states in large geographies. Of course, there are many reasons for this to happen, but according to the research we have done so far, the biggest share should be allocated to the Turkish army. The Turkish army has an enormous organizational system and order. In order to understand the Turkish social structure and state tradition, it is absolutely necessary to examine the understanding of the Turkish army. The army has an important place in the Turkish state, which can be considered as the breath of the nation. It is certain that, like the Turkish state tradition, our military organization continues uninterruptedly. In addition, the perception of the army and the place of the army in society in Turkish culture, which has an understanding of Army-Nation, is in a different position than other nations. For this reason, it is of great importance to examine the Turkish army. Every Turk is seen as a member of the army. Since the Turkish army is equivalent to the Turkish nation, its history is as old as the Turkish nation. The constant movement of the Turks, who have a nomadic culture, makes it difficult for us to follow Turkish history. For this reason, we need to benefit from many different sources in order to follow Turkish history. The most important of these are the resources of the Byzantine state. Byzantine chronicles give us information about the events of the period, as well as details about the Turkish military structure. We tried to analyze the Turkish military structure mentioned in Byzantine sources with our thesis named '' Military Structure in Turkish Communities According to Byzantine Chronics Between V. - XIII. Centuries '

    A chagatay manuscript on uyghur folklore (Examination-text)

    No full text
    Tarih boyunca birçok Türk boyunun yaşadığı, çeşitli kültürlerin ve dinlerin buluştuğu bir bölgede yer alan Doğu Türkistan coğrafyası, Türk kültürünün gelişmesi ve şekillenmesi konusunda önemli bir yere sahiptir. Tarihsel süreç içerisinde incelediğimizde Uygur Türkleri, yaşadıkları bu coğrafyada birçok toplumla temas halinde olmuştur. Bu bağlamda farklı din ve inançları kabul etmekle birlikte aynı zamanda farklı kültürlerle de etkileşime girerek dil, edebiyat, sanat ve folklor gibi alanlarda köklü ve zengin kültürel bir yapıya sahip olmuşlardır. Folklor, ulusların ulus olma yolundaki mihenk taşlarından biridir. Toplumların bilinçlenme süreçlerinde ortaya çıkmaktadır. Folklor sadece olmuş bitmişin değil, geçmişin olduğu gibi bugünün de bilgi birikimdir. Sosyal hayat içerisinde bireyin topluma kazandırılması hususunda folklor önemli bir işleve sahiptir. Birlik ve beraberliğe, birlikte yaşamaya önem veren Uygur Türkleri için folklor unsurları hem sözlü hem yazılı kültür etrafında korunarak geçmişten günümüze kadar ulaşmıştır. Doğu Türkistan coğrafyası, yıllardır Çin'in asimile politikaları, baskı ve zulümlerine maruz kalmıştır. Uygur Türklerinin tüm bu baskı ve zulümlere karşı milli kimliklerini korumak için kuşaktan kuşağa aktardıkları kültürel miraslarına sahip çıkmaları halkbilimi disiplini açısından büyük öneme sahiptir. Folklor sözlü kültür, yazılı kültür ve günümüzde ise dijital kültür ortamlarında üretilip tüketilen bir unsurdur. Yazmada sözlü kültür ortamından derlenen folklor unsurlarının yazıya geçirildiği tespit edilmiştir. Geçiş dönemlerinden eğlence kültürüne, yeme-içme kültüründen giyim-kuşam kültürüne, halk meteorolojisinden geleneksel mesleklere ve dahi folklorun birçok kadrosu ile ilgili bilgilere yer verildiği görülmüştür. Çalışmamızın ana konusunu oluşturan Çağatayca el yazması eser, İsveç Lund Üniversitesi Kütüphanesi, Gunnar Jarring Koleksiyonu'nda Prov. 207 olarak kayıtlı olan nüsha 84 varak olup nüshalar kahverengimsi ve çizgili Rus kâğıdındandır. Muhammed Ali Damolla ve Ebul Vahid Akhun tarafından 20. yüzyılın başlarında kaleme alınmıştır. Her başlık için yeni bir nüshaya geçilmiştir. 2 nüshada herhangi bir şey yazılmamış olup diğer nüshalarda yazarlar tarafından eklenmiş olan düzeltmeler, sayfaların altına yahut sağına soluna belirteçler konularak yazılmıştır. Çalışma Giriş, dört bölüm, Sonuç ve Kaynakça'dan oluşmaktadır. Giriş bölümünde Uygur Türkleri ve çalışma hakkında kısaca bilgi verilmiştir. "Çağatay Türkçesi ve Özellikleri" başlıklı Birinci Bölüm'de Çağatay Türkçesinin dönemleri ve dil bilgisel özellikleri hakkında bilgiler verilmiştir. "Çağatayca Eserler" isimli İkinci Bölüm'de ise Çağatay Türkçesi ile kaleme alınmış eserler hakkında bilgilere yer verilmiştir. "İnceleme ve Değerlendirme" başlığını taşıyan Üçüncü Bölüm'de ise yazmada tespit edilen folklor unsurlarının işlev ve içerik bağlamında incelenmesi yapılmıştır. "Transkripsiyonlu Metin" isimli Dördüncü Bölüm'de ise Arap alfabesi kullanarak Çağatay Türkçesi ile yazılmış yazmanın Latin harfli transkribe edilmiş metnine yer verilmiştir. Çalışmada elde edilen veriler Sonuç bölümünde değerlendirilmiş ve faydalanılan kaynaklar alfabetik sırayla Kaynakçada sıralanmıştır.The geography of East Turkestan, located in a region where many Turkish tribes have lived and various cultures and religions met throughout history, has an important place in the development and shaping of Turkish culture. When we examine them in the historical process, the Uyghur Turks have been in contact with many societies in this geography where they live. In this context while accepting different religions and beliefs, they also interacted with different cultures and had a deep-rooted and rich cultural structure in fields such as language, literature, art, and folklore. Folklore is one of the cornerstones of nations on the way to become a nation. It emerges in the awareness processes of societies. Folklore is not the knowledge of an accomplished fact only, but also the knowledge of the present, as well as the past. Folklore has an important function in reintegrating the individual into society in social life. For the Uyghur Turks who give importance to unity and coexistence, folklore elements have survived from the past to the present by being preserved around both oral and written culture. East Turkestan geography has been exposed to China's assimilation policies, oppression and persecution for years. It is of great importance for the discipline of folklore that the Uyghur Turks protect their cultural heritage, which they have transferred from generation to generation in order to protect their national identity against all these oppressions and persecutions. Folklore is an element that is produced and consumed in oral culture, written culture and today in digital culture environments. It was determined that the folklore elements collected from the oral culture environment were written down in the manuscript. It has been observed that information on transition periods, entertainment culture, food and beverage culture, clothing and dress culture, folk meteorology, traditional professions and even many cadres of folklore are included. The Chagatay manuscript, which constitutes the main subject of our study, has been registered as Prov. 207 in the Gunnar Jarring Collection of the Lund University Library, Sweden, and has 84 folios and the manuscripts are made of brownish and striped Russian paper. It was written by Muhammad Ali Damolla and Abul Vahid Akhun in the early 20th century. A new copy has been made for each title. In two copies nothing has been written, but in the other copies the corrections added by the authors are written by placing markers at the bottom of the pages or to the left and right. The study consists of Introduction, four chapters, Conclusion, and Bibliography. In the Introduction, brief information about the Uyghur Turks and the study is given. Information about the periods and grammatical features of Chagatay Turkish has given in the First Chapter which is titled "Chagatay Turkish and Its Features". In the Second Chapter which is titled "Chagatay Works", information about the works written in Chagatai Turkish has given. The folklore elements identified in the manuscript were examined in terms of function and content in the Third Chapter which is titled "Review and Evaluation". In the Fourth Chapter which is titled "Text with Transcription", the Latin script transcribed text of the manuscript written in Chagatay Turkish using the Arabic alphabet has included. The data obtained in the study were evaluated in the Conclusion section and the sources that used were listed in the Bibliography in alphabetical order

    Gaziantep alevi kültürü imam musa kazım ocağı

    No full text
    Türk kültür coğrafyasında bir kült olarak geniş ve önemli bir yer tutan ocak kavramı, Alevi inanç sistemi içerisinde özgün bir anlam ve kavramsal çerçeveye sahiptir. Alevi inanç sistemi içerisinde ocak yapılanması inanç mensubu olan dede/talip ilişkisi bakımından sosyal, ekonomik, hukuki ve dini bağlamda otokontrol vazifesi görmektedir. Bu çalışmada Anadolu Aleviliği içerisinde Musa Kazım ocağının yeri, işlevi, yayılma alanı gibi sorulara yanıt aranacaktır. İmam Musa Kazım Ocağının hiyerarşik örgütlenmesi, inançsal hinterlandı, ritüelik yapısı, hiyerarşik yapının ritüellere etkisi, ocağa bağlı toplulukların geçirdikleri değişim ve dönüşümler ve inancın halk edebiyatı ürünlerine yansıması gibi konular çalışmamızın temelini oluşturmaktadır. Bu projede Gaziantep Alevileri ve İmam Musa Kazım Ocağının seçilmesinde bilimsel araştırmalara sınırlı düzeyde konu olmalarının yanında inanç ve uygulamalarını güçlü bir biçimde geleneksel formunda devam ettirişleri etkili olmuştur. Mikro bir çalışma olmasına rağmen kültürel kodları anlama ve değerlendirmeye yönelik boyutu bu projeyi önemli kılmaktadır. Gaziantep Alevileri ve İmam Musa Kazım Ocağının sosyokültürel yaşamının derinlemesine analizi, Anadolu Müslümanlığının esasında ortak uzlaşılmış değerler üzerine inşa edildiğini gözler önüne sermesi bakımından da bu proje önem arz etmektedir. Bu grubun sosyokültürel yaşamları nitel araştırma yöntemiyle ele alınacak, tarihi kaynaklara ulaşılacak, katılımlı gözlem, derinlemesine görüşmeler ve hayat hikâyeleri ile veriler toplanacak, söz konusu veriler anlayıcı bir eğilimle değerlendirilecek ve yorumlanacaktır. Alan çalışması Gaziantep Merkez, Yavuzeli ( Sarılar, Kuzuyatağı, Kayabaşı, Şenlikçe, Yarımca, Göçmez vb.), Araban (Kızboğan, Dipçepni, Hasanoğlu vb.), Nizip (Köseler); Adıyaman(Merkez ve köyleri); Kahramanmaraş (Merkez ve köyleri); Şanlıurfa( Merkez ve Köyleri) gibi yerlerde gerçekleştirilecektir. Ayrıca, Gaziantep Alevileri ve İmam Musa Kazım Ocağının geleneksel halk dindarlığı içinde bir tip olarak tespitini mümkün kılacak biçimde diğer Alevi gruplar ile Anadolu coğrafyasındaki Sünnilik gibi diğer inanç sistemleriyle literatürde yerini almış bilimsel araştırma verilerine dayalı olarak karşılaştırmalar yapılacaktır

    Comparison of production data of solar power plants modeled by the pvsyst program in konya and van provinces

    No full text
    Enerji talebindeki fosil yakıtların kaynaklarının sınırlılığı ve hızlı artışı temiz ve güvenilir enerji kaynaklarına duyulan ihtiyacı artırmıştır. Alternatif enerji yöntemlerinden biri olan güneş ışıma kullanan fotovoltaik (FV) sistemler gelecekteki küresel elektrik üretimini sağlamak için kullanılacaktır. Türkiye dünyadaki konumu sebebiyle güneş enerjisi açısından avantajlıdır. Potansiyel güneş haritası basitçe bile incelendiğinde birçok farklı bölgede güneş enerji santralinin kurulabilmesi mümkündür. Bu tez çalışmasında, PVsyst programını kullanarak Konya ve Van illerinde kurulacak olan güneş enerjisi üretim santrallerini modellenmesinin yanı sıra, sistemlerin üretim verilerinin karşılaştırılması yapılmıştır. İki farklı ilde modellenen güneş enerji santrallerinin sabit açılı ve çift eksen güneş takip sistemli olarak tasarlandığında üretimlerinin il bazında değişip değişmediği gözlemlenmiş ve üretim verileri karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre Van ilindeki sistemlerin Konya ilindeki sistemlere göre daha verimli olarak çalıştığı ve daha fazla elektrik üretimi yaptığı sonucuna varılmıştır.The limited reserve of fossil fuels and rapid increase in energy demand have increased the need for clean and reliable energy sources. Photovoltaic (PV) systems using solar radiation, one of the alternative energy methods, will be used to provide future global electricity generation. Turkey is advantageous in terms of solar energy due to its location in the World. When the potential solar map is examined, it is possible to establish solar plants in many different regions. In this thesis, besides modeling the solar power generation plants to be established in Konya and Van provinces using the PVsyst program, the production data of the systems will be compared. When the solar power plants modeled in two different cities are designed with fixed angle and dual axis solar tracking system, it is observed whether their production changes on a provincial basis and the production data are compared. According to the results obtained, it was concluded that the systems in Van operate more efficiently and produce more electricity than the systems in Konya

    Investigation of the motives and motivation of Belarusian learners to learn Turkish as a foreign language

    No full text
    Yabancı dil öğretimi sürecinde öğrenenlerin duyguları öğrenme sürecinin önemli bir parçasıdır. Bu kapsamda öğrenenlerin hedef dile ilişkin güdülerinin ve motivasyonlarının bilinmesi sürecin olumlu ve başarılı olarak devam edebilmesi için önemlidir. Öğrenenlerin yabancı olan bir dili öğrenirken, onları bu dili öğrenmeye teşvik eden güdülerin (motiflerin), yani itici güçlerin neler olduğunu bilmek ve bu itici güçlere göre şekillenen öğrenme motivasyonun düzeyini belirlemek, öğrenme sürecinin başarısı ile doğrudan ilişkilidir. Bu çalışmanın amacı, Belaruslu öğrenenlerin yabancı dil olarak Türkçe öğrenmeye yönelik güdü ve motivasyonlarını incelemektir. Nitel ve nicel araştırma yönteminin benimsendiği bu çalışmada, Belaruslu öğrenenlerin (N:62) yabancı dil olarak Türkçe öğrenmeye ilişkin motivasyon düzeylerini belirleyebilmek için "Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğrenmeye Yönelik Motivasyon Anketi" uygulanmış ve Belaruslu öğrenenlerin orta düzeyde (x̄: 3.15) motivasyonlarının olduğu saptanmıştır. Dört alt boyuta sahip olan anketin Türk kültürüne ilgi alt boyutunda yüksek düzey (x̄: 3.76) motivasyonlarının olduğu tespit edilirken, sosyal olanaklar/eğitim olanakları (x̄: 3.40), başarı isteği (x̄: 2.87) ve olumlu öğrenme ortamı (x̄: 2.56) alt boyutlarında orta düzey motivasyon tespit edilmiştir. Belaruslu öğrenenlerin yabancı dil olarak Türkçe öğrenmeye yönelik düşük düzey bir motivasyon ortalaması tespit edilememiştir. Yabancı dil olarak Türkçe öğrenmeye yönelik genel motivasyon düzeyi ile cinsiyet ve yaş bağımsız değişkenleri arasındaki yapılan analizler sonucunda Belaruslu kadın (x̄: 3.10) ve erkeklerin (x̄: 3.38) yabancı dil olarak Türkçe öğrenmeye ilişkin benzer motivasyon düzeylerine sahip oldukları tespit edilmiştir. Ayrıca 17-19 yaş aralığındaki Belaruslu öğrenenlerin yabancı dil olarak Türkçe öğrenmeye yönelik en yüksek motivasyon düzeyine (x̄: 3.55) sahip oldukları belirlenmiştir. Öğrenme süresi ve öğrenme şekli bağımsız değişkenleri ile genel motivasyon düzeyi analizlerine göre ise, 6 yıl - 9 yıl aralığında yabancı dil olarak Türkçe öğrenen Belaruslu öğrenenlerin daha yüksek motivasyona (x̄: 3.38) sahip oldukları ve öğrenme şekli olarak üniversitede öğrenme şeklinin daha yüksek motivasyon düzeyine (x̄: 3.47) ulaştığı görülmüştür. Nitel veriler için katılımcılara "Niçin Türkçe Öğreniyorsunuz?" açık uçlu sorusu sorulmuştur. Yapılan betimsel ve içerik analizi sonucunda, Belaruslu öğrenenlerin yabancı dil olarak Türkçe öğrenme güdülerinin "Eğitim ve Sosyal Güdü" olarak 2 ana kategoride gruplandığı görülmüştür. Eğitim güdüsü; zorunlu ders, dil öğrenme isteği, lisansüstü eğitim isteği olmak üzere 3 alt kategoriye yerleşmiştir. Sosyal güdü ise; evlilik isteği, aile bağlamı, taşınma ve göç isteği, aile bağlamı ve taşınma, iş isteği, iş isteği ve evlilik isteği, olmak üzere 6 alt kategoriye ayrılmıştır. Belaruslu öğrenenlerin yabancı dil olarak Türkçe öğrenmeye yönelik daha çok sosyal ana güdünün alt güdüsü olan "Taşınma ve Göç İsteği" ile "Aile Bağlamı" güdülerinde yoğunlaştığı tespit edilmiştir.In the foreign language teaching process, the emotions of the learners are an important part of the learning process. In this context, for a positive and successful learning progress, it is important to know the motives and motivations of the learners towards the target language. The aim of this study is to examine the motives and motivations of Belarusian learners to learn Turkish as a foreign language. As a qualitative and quantitative research a "Motivation Questionnaire for Learning Turkish as a Foreign Language" was applied to determine the motivation levels of Belarusian learners (N: 62) for learning Turkish as a foreign language. It was determined that Belarusian learners had a medium level of motivation (x̄: 3.15). The questionnaire has four sub-dimensions. In the sub-dimension of interest in Turkish culture it was determined that Belarusian learners had a high level motivation (x̄: 3.76). In the sub- dimensions social opportunities/education opportunities (x̄: 3.40), desire for success (x̄: 2.87) and positive learning environment (x̄: 2.56) had the Belarusian learners medium level of motivation. A low level of motivation for learning Turkish as a foreign language among Belarusian learners could not be determined. As a result of the analyses between the general motivation level for learning Turkish as a foreign language and the independent variables of gender and age, it was determined that Belarusian women (x̄: 3.10) and men (x̄: 3.38) have similar motivation levels for learning Turkish as a foreign language. In addition, it was determined that Belarusian learners between the ages of 17-19 had the highest motivation level (x̄: 3.55) for learning Turkish as a foreign language. According to the analysis of learning duration and learning style independent variables and general motivation level, Belarusian learners who learn Turkish as a foreign language between 6 and 9 years had a higher motivation (x̄: 3.38) and that learning style at university had a higher motivation level (x̄: 3.47). For qualitative data, the participants were asked an open-ended question "Why are you learning Turkish?". As a result of the descriptive and content analysis, it was find out that Belarusian learners' motivation to learn Turkish as a foreign language was grouped in 2 main categories as "educational and social motives". Education motive has been placed in 3 sub-categories as compulsory course, wish of language learning, wish of postgraduate education. The social motives divided into 6 sub-categories as wish of marriage, family context, wish of moving and migration, family context and moving, wish of job, wish of job marriage. It has been determined that the motives of Belarusian learners to learn Turkish as a foreign language are mostly concentrated in the sub-motives of the social main motive "wish of moving and migration" and "family context" motives

    2,905

    full texts

    8,560

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Nevsehir Haci Bektas Veli University Institutional Repository (DSpace@NEVU)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇