Nevşehir Hacı Bektaş Veli University
Nevsehir Haci Bektas Veli University Institutional Repository (DSpace@NEVU)Not a member yet
8560 research outputs found
Sort by
A study on the society's approach to the disposal and recycling of electronic wastes
Atık Elektrikli ve Elektronik Ekipman (e-atık), bir veya daha fazla elektrik iletim elemanı içeren son kullanma tarihi geçmiş malzemelerdir. Atık olarak çıkan bu maddeler niteliklerine göre değerlendirilmediği takdirde çevre, insan sağlığı ve ülke ekonomisi için sorun oluşturmaktadır. E-atıkların farkındalığını ve uygun şekilde bertarafını sağlayabilmek için çevresel kaygı ile empati ve ahlaki norm değerleri önemlidir. Bu kapsamda mevcut çalışmada, toplumun e-atık ve çevre konusundaki bilinç düzeyi ve davranışlarını ölçmek için empati, kişisel ahlaki norm ölçekleri, farkındalık ve çevreye karşı sorumluluk gibi kavramlar temel alınarak bir anket çalışması yapılmıştır. Çalışmada elde edilen verilere "IBM SPSS Statistics 25" programı uygulanarak güvenilirlik analizi, normallik dağılımı analizi, korelasyon ve regresyon analizleri, bağımsız örneklem T Testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. Bu sayede toplumun e-atık konusundaki bilinç düzeyinin, çevresel kaygının ve çevreye yönelik empati ve ahlaki normların belirlenmesine olanak sağlayan anket sonuçları, ölçeklerin kendi içerisinde değerlendirilmesini ve sosyo-demografik faktörlerden ne ölçüde etkilendiğinin tespitini sağlamıştır. Çalışma sonuçlarına göre, çevresel kaygı (p=0,000; R=0,417), çevre kirliliğinin farkındalığı (p=0,000; R=0,883), çevresel sorumluluk (p=0,000; R=0,655), kişisel ahlaki norm (p=0,000; R=0,576) ve eğitim durumu (p=0,005; R=0,215) ile empati ve ahlaki norm arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca büyümenin sınırlı olduğu fikri (p=0,000; R=0,808), insan merkezci olmama durumu (p=0,000; R=0,593), doğanın dengesinin kırılganlığı (p=0,000; R=0,569), eğitim durumu (p=0,001; R=0,262) ve çocuk sahibi olma durumu (p=0,000; R=-0,290) ile çevresel kaygı arasında da anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Bununla birlikte demografik ölçütler incelendiğinde medeni durum ile çevresel kaygı (p=0,000, F=9,085) ve empati ve ahlaki norm (p=0,040, F=3,283) anlamlı bir ilişki içerisindedir. Bekar katılımcıların, evli ve diğer seçenekleri seçen katılımcılardan daha fazla çevresel kaygı ve empati ve ahlaki normlara sahip olduğu belirlenmiştir. Yaş aralıkları ile empati ve ahlaki norm arasında da anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir (p=0,049, F=2,435). En fazla empati ve ahlaki norma sahip katılımcıların 35-44 yaş arasındakiler olduğu belirlenmiştir. Ancak cinsiyet, gelir düzeyi ve çocuk sahibi olma durumu ile çevresel kaygı ve empati ve ahlaki norm arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir.Waste Electrical and Electronic Equipment (e-waste) is expired materials containing one or more electrical transmission elements. If these waste materials are not evaluated according to their qualities, they pose a problem for the environment, human health and the country's economy. Environmental concern, empathy and moral norm values are important to ensure awareness and proper disposal of e-waste. In this context, in the current study, a survey was conducted based on concepts such as empathy, personal moral norm scales, awareness and responsibility towards the environment in order to measure the awareness level and behaviors of the society on e-waste and the environment. By applying the "IBM SPSS Statistics 25" program to the data obtained in the study, reliability analysis, normality distribution analysis, correlation and regression analyzes, independent sample T Test and one-way analysis of variance (ANOVA) were performed. In this way, the results of the survey, which allow the determination of the level of consciousness of the society on e-waste, environmental concern, empathy and moral norms for the environment, have enabled the scales to be evaluated within themselves and to determine to what extent they are affected by socio-demographic factors. According to the results of the study, environmental concern (p=0.000; R=0.417), awareness of environmental pollution (p=0.000; R=0.883), environmental responsibility (p=0.000; R=0.655), personal moral norm (p=0.000; R =0.576) and educational status (p=0.005; R=0.215), a significant relationship was found between empathy and moral norm. In addition, the idea of limited growth (p=0.000; R=0.808), non-anthropocentrism (p=0.000; R=0.593), fragility of nature's balance (p=0.000; R=0.569), educational status (p=0.001; R=0.262) and having a child (p=0.000; R=-0.290) were also found to be significantly correlated with environmental concern. However, when demographic criteria are examined, there is a significant relationship between marital status and environmental concern (p=0.000, F=9.085), empathy and moral norm (p=0.040, F=3.283). Single participants were found to have more environmental concern and empathy and moral norms than participants who were married and chose other options. A significant relationship was also found between age ranges and empathy and moral norm (p=0.049, F=2.435). It was determined that the participants with the most empathy and moral norms were between the ages of 35-44. However, no significant relationship was found between gender, income level and having a child, environmental concern, empathy and moral norm
Generalized Fibonacci and Lucas matrix hybrinomials
Bu tez çalışması dört bölümden oluşmaktadır. Tezin ilk bölümünde, konu ile ilgili detaylı bir literatür taraması yapılmış olup temel tanım ve teoremlere yer verilmiştir. İkinci bölümde, genelleştirilmiş (iki periyotlu) Fibonacci matris hibrinomiyalinin tanımı, Binet formülü, üreteç fonksiyonu ve bazı önemli toplam formülleri ele alınmıştır. Tezin üçüncü bölümünde, ilk olarak genelleştirilmiş (iki periyotlu) Lucas matris polinomu tanımlanmıştır ve bu matris polinomun Binet formülü, üreteç fonksiyonu ve bazı toplam formülleri elde edilmiştir. Daha sonra, genelleştirilmiş (iki periyotlu) Lucas matris hibrinomiyali tanımlanmıştır. Ayrıca, bu matris hibrinomiyalinin Binet formülü, üreteç fonksiyonu ve bazı toplam formülleri verilmiştir. Dördüncü ve son bölümde ise sonuç ve öneriler bölümü yer almaktadır.This thesis consists of four chapters. In the first chapter, the literature review, basic definitions and theorems are given. In the second chapter, the definition of generalized Fibonacci matrix hybrinomial, Binet formula, generating function and some summation formulas are examined. In the third chapter, firstly, the generalized Lucas matrix polynomial is defined and the Binet formula, generating function, some summation formulas of this matrix polynomial is obtained. Later, the generalized Lucas matrix hybrinomial is defined. Also, The Binet formula, generating function and some summation formulas of this matrix hybrinomial is investigated. In the fourth and final chapter, the conclusions and suggestions section is given
Dynamic magnetic hysteresis behavior and dynamic phase diagrams in the kinetic cylindrical ising nanotube
Zamana bağlı periyodik olarak değişen dış manyetik alanın (h(wt)) etkisinde kinetik silindirik Ising nanotüp sisteminin mıknatıslanmasının (m(wt)) doğası (zamanla değişimi) korelasyonlu etkin alan teorisi ve Glauber-tipi stokhastik dinamiği kullanılarak çalışıldı. Farklı sıcaklık değerlerinde m(wt) ve h(wt) nin zamanla değişimi incelendi ve dinamik manyetik histeresis davranışları araştırıldı. Dinamik mıknatıslanma, histeresis ilmek alanları ve korelasyonların sıcaklığa bağlılığı yani dinamik geçişlerin doğası (kesikli veya sürekli yani birinci- veya ikinci- derece faz geçişleri) karekterize etmek için ve de dinamik faz geçiş sıcaklıklarını elde etmek için araştırıldı. Üç farklı düzlemde dinamik faz diyagramları sunuldu ve denge ve denge dışı durumların sonuçları karşılaştırıldı. Faz diyagramları dinamik üçlü kritik, yalıtılmış kritik ve çoklu kritik ve üçlü kritik nokta sergiler. Sonuçların, deneysel ve teorik sonuçlar ile uyum içerisinde olduğu tespit edildi.The nature (time variation) of response magnetizations m(wt) of the kinetic cylindrical Ising nanotube in the presence of a time varying periodically external magnetic field h(wt) is studied by employing the effective-field theory (EFT) with correlations as well as the Glauber-type stochastic dynamics. We have determined the time variations of m(wt) and h(wt) for various temperatures, and investigated the dynamic magnetic hysteresis behavior. Temperature dependence of the dynamic magnetizations, hysteresis loop areas and correlations are investigated in order to characterize the nature (first- or second-order) of the dynamic transitions as well as to obtain the dynamic phase transition temperatures. We also present the dynamic phase diagrams in the three different planes and compare the results of the equilibrium and nonequilibrium states. The phase diagrams exhibit dynamic tricritical, isolated critical, multicritical and triple points. The results are in good agreement with some experimental and theoretical results
Numerical solutions of some Rosenau's type equation with B-spline collocation method
Tezin birinci bölümünde B-spline fonksiyonlar, soliton, solitary dalgalar ve sonlu elemanlar yöntemi hakkında genel bilgiler verilmiştir. Tezin ikinci bölümünde Rosenau-KdV ve Rosenau-KdV-RLW denklemleri hakkında bilgiler verilmiştir. Tezin üçüncü bölümünde Rosenau-KdV denkleminin sayısal çözümleri kuintik (5. dereceden) B-spline kollokasyon sonlu elemanlar yöntemi ile elde edilmiştir. Tezin dördüncü bölümünde Rosenau-KdV-RLW denkleminin sayısal çözümleri septik (7.dereceden) B-spline kollokasyon sonlu elemanlar yöntemi ile bulunmuştur. Tezin beşinci bölümünde ise tartışma ve öneriler verilmiştir.In the first part of the thesis, general information about B-spline functions, soliton, solitary waves and finite element method is given. In the second part of the thesis, information about Rosenau-KdV and Rosenau-KdV-RLW equations is given. In the third part of the thesis, numerical solutions of Rosenau-KdV equation are obtained with quintic (5th order) B-spline collocation finite elements method. In the fourth part of the thesis, numerical solutions of Rosenau-KdV-RLW equation are found by septic (7th degree) B-spline collocation finite elements method. In the fifth part of the thesis, discussion and suggestions are given
Zaidism-Zaydiyya
Mezhepler, İslam tarihinde dinî metin, kültürel yapı ve felsefî tercümeler nedeniyle meydana gelen itikadî, siyasî ve fıkhî oluşumlardır. Bu oluşumlar, dinin anlaşılma biçimleridir. Dini yorumlayan ve kurumsallaştıran insanoğludur. Zira insan, içinde bulunduğu felsefî, kültürel ve sosyal zemin ölçüsünde dini yorumlamakta ve süreç içerisinde bu yorumlar kitlelerin kabulü oranında kurumsallaşmakta/ekolleşmektedir. Genelde mezheplerin ortaya çıkış nedenleri; insanın varlık yapısı, sosyo-politik ortam, bilimsel gelişmeler ve dinî metinlerin dilidir. Her bir insan özgün ve özgür bir varlıktır. Düşünen bir varlık olarak insanın, benzer durum ve metinler karşısında, farklı değerlendirmede bulunması doğaldır. Ayrıca her bir bireyin içinde yaşadığı sosyo-kültürel bir çevresi vardır. O çevredeki farklılıklar, bireyin düşünce yapısını, meselelere yaklaşımını ve davranışlarını şekillendirmektedir. Dolayısıyla, insanların düşünce ve davranışlarını etkileyen sebepler mezheplerin ortaya çıkışını da etkilemektedir. Tarih boyunca Müslümanlar arasında itikadî, siyasî ve fıkhî birçok ekol ortaya çıkmıştır. İtikadi mezhepler, genellikle inanç esaslarına dair konuların tali unsurlarıyla ilgili yorumlara dayanır. Siyasi mezhepler, İslam toplumunda, “imamet/hilafet” denilen devlet başkanlığının gerekliliği ve o başkanlığa nasıl gelineceği gibi temel siyasi konuları ele alır. Fıkhi mezhepler ise, Müslümanların hukukî konularıyla ilgilenir. Mezheplerin bu şekilde sınıflandırılması öğrenmeyi kolaylaştırmak içindir. Mezheplerin kategorize edilmesi, onların birbiriyle ilişkili olmadığı anlamına gelmemektedir. Aksine her bir mezhebin diğer bir mezheple farklı açılardan bağlantısı söz konusudur. Tarihsel olarak ekoller, bazen birbirini “hak” ve “batıl” kavramlarıyla ifade etmektedir. Halbuki İslam’da, doğrunun yegâne ölçüsü mezhepler değil; Kur’an, Sünnet ve mezhepler öncesi İslam’dır. Ayrıca İslam’da ortaya çıkan her bir ekolün kendi özünde dayandığı temel bir hak nüvesi vardır ki, o ekol, ona dayanarak varlığını sürdürmektedir. Onun için İslam mezheplerini toptancı bir yaklaşımla hak ve batıl kavramları üzerinden değerlendirmek yerine, onları kısmî doğru ve yanlış kavramları üzerinden değerlendirmek daha doğru olabilir. Zira hiçbir zaman hakikat, bütün boyutlarıyla tek bir grubun tekelinde olamaz. Dolayısıyla günümüzde, Müslümanların, tarihsel tecrübeden getirdikleri suçlayıcı/yargılayıcı ifadeleri terk etmesi daha doğru olur kanaatindeyiz. Zira fırkalar arası ilişkilerde, hataları izah etmekle beraber, ötekileştirici olmaktan ziyade kapsayıcı bir dil kullanmanın, sağlıklı bir toplumun inşasını için daha önemlidir. Bu çalışmamızda “İslam Mezhepleri Tarihini” ele aldık. Çalışma, öncelikle İslam Mezhepleri Tarihi’nin tanımı, amacı, konusu ve metodunu ele almakta, bu bilim dalının diğer bilim dallarıyla ilişkisi, bu alanda kullanılan kavramları ve mezhep olmanın kriterleri ve mezhep sayısını ihtiva etmektedir. Daha sonra İslam tarihinde ortaya çıkan ilk ihtilaflar ve mezheplerin ortaya çıkış nedenlerini içermekte ve son olarak ise mezheplerin doğuşunu, liderlerini, ana öğretilerini ve uygulamalarını kapsamaktadır. Ayrıca, mezheplerin toplumsal, siyasi ve entelektüel tarih üzerindeki etkilerine ve etkileşimlerine de değinmektedir. Zira inanç ve mezhepler, insanların düşünce, değer ve yaşam tarzlarını derinlemesine etkileyebilmektedir. Bu nedenle, bir mezhebin doğuşunu ve yayılışını anlamak, o toplumun tarihini ve kültürünü anlamak için de önemli bir adımdır
Yapay zekânın maliyet etkililiğini inceleyen yayınların bibliyometrik, kelime bulutu ve duygu analizi
Bu çalışma ile, bir karar destek sistemi olarak kullanılan yapay zekânın sağlık sorunlarının tespitinde ortaya koyduğu yöntemin mevcut yönteme göre maliyet etkililiğini tespit eden yayınların ayrıntılı olarak incelenmesi, konuyla ilgili küresel ilginin açığa çıkarılması, yayınların zaman içindeki eğilimlerinin ve hangi konuların daha çok araştırıldığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bununla birlikte bu çalışmanın diğer bir amacı bu yayınlarda en çok tekrar edilen kelimeleri vurgulamak ve yayınları duygu durumuna göre sınıflandırmaktır. Karar destek sistemi olarak kullanılan yapay zekânın sağladığı teşhis ya da tedavi yönteminin klasik teşhis ya da tedavi yöntemine göre maliyet etkililiği ile ilgili literatür Ağustos 2022'ye kadar Web of Science veri tabanında taranmıştır. Dışlama kriterleri uygulandıktan sonra literatür taramasında ulaşılan 24 yayın üzerinden bibliyometrik analiz, kelime bulutu ve duygu analizleri yapılmıştır. Araştırmada çok az sayıda çalışmaya ulaşıldığı ancak son yıllarda konuyla ilgili üretilen yayınların sayısında artış olduğu ve metinlerde en çok tekrar edilen anahtar kelimelerin sırasıyla yapay zekâ, maliyet etkililik, tarama ve makine öğrenimi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca hastalıkların teşhisinde yapay zekâ kullanılarak tanı koymanın klasik tanı koymaya göre maliyet etkililiğini tespit eden çalışmaların en fazla diş çürüğü, atriyal fibrilasyon ve diyabetik retinopati hastalıkları ile ilgili olduğu gözlenmiştir. Bununla birlikte kelime bulutunda en sık tekrar edilen kavramın “tarama” olduğu; duygu analizinde ise genel olarak pozitif duygunun daha ağır bastığı sonucuna ulaşılmıştır
Türkmen masallarında formeller
Masallar, sözlü kültür ürünleri içerisinde taşıdığı zengin malzeme itibarıyla şekil ve içerik
özellikleri bakımından üzerinde çeşitli çalışmalar yapılan türlerden biridir. Kendine has
geleneksel bir üslubu ve formu olan bu metinler, anlatıcı tarafından bilinçli ve ustalıkla icra
edildiğinde dinleyiciyi tesiri altına alıp derinden etkileyen niteliktedir. Bu yönüyle anlatı
sırasında türü başarılı bir şekilde nakletmeyi amaçlayan masalcının yararlandığı bazı yardımcı
söz kalıpları bulunmaktadır. Halk edebiyatında kalıp ifade, tekerleme veya formel adıyla
bilinen bu yardımcı söz ve söz öbekleri, masalların temel yapısal özelliklerindendir ve metnin
çeşitli yerlerinde türlü amaçlarla kullanılmaktadır. Bu çalışmada zengin bir masal külliyatına
sahip olan Türkmen Türklerinin halk masallarından seçilen örnekleri üzerinden formeller
incelenip sınıflandırılmıştır. Türkmen masallarının formelleri üzerine detaylı bir tasnif
çalışmasının bulunmayışı, bu araştırmanın hareket noktasını oluşturmuştur. Bu amaçla
hazırlanıp tarama-fişleme ve sınıflandırma metodu esasına göre yapılan çalışmanın giriş
bölümünde formel kavramının tanımı ve tasnifine yönelik kısa bir bilgilendirmenin ardından
tespit edilen örnekler; başlangıç formelleri, bağlayış formelleri, benzer durumda kullanılan
formeller ve bitiş formelleri olmak üzere dört ana bölümde, çeşitli alt başlıklar hâlinde
sınıflandırılarak değerlendirilmiştir. İnceleme neticesinde formellerin Türkmen masallarında
büyük oranda korunduğu, bazı ifadelerin kullanımının yaygın olduğu, tekerlemeli ifadelerin
ise oldukça az sayıda kullanıldığı görülmüştür
Some properties of the conditional dual lucas octonions
The study of higher-dimensional algebraic structures has gained significant attention in recent
years. Octonions, a normed division algebra with eight dimensions, have applications in fields such as
quantum logic, special relativity and string theory. In this study, we introduce the conditional dual Lucas
octonions. Also, we investigate several important properties and characteristics of these octonions.
Firstly, we establish the algebraic structure of the conditional dual Lucas octonions, providing a
comprehensive definition and outlining their fundamental mathematical properties. Furthermore, we
obtain generating functions, the Binet formulas, Catalan's identities, and Cassini's identities of the
conditional dual Lucas octonions. Through our analysis and exploration, we contribute to the
understanding of the conditional dual Lucas octonions, shedding light on their algebraic properties. This
study ensures a comprehensive overview of the generalization of the various octonions
Treatment of textile wastewater with cherry laurel leaves and waste potato peels
In this study, a research was carried out on the removal of dyestuff, which is a big problem in the textile industry. The adsorption method was used for the removal of Maxilon Yellow 4GL dyestuff. Cherry laurel leaf (Prunus laurocerasus) and waste potato peels were used as adsorbent, and the removal efficiency was determined as 76.64% at pH 7 and with 2 g adsorbent, 80% dyestuff removal efficiency was achieved in the specified conditions for cherry laurel leaves. For experiments in which waste potato peels were used as adsorbent, the optimum conditions were found as follows: Contact time: 60 minutes, adsorbent concentration of 0.75 grams and initial concentration of 25 mg/L. The Freundlich isotherm model was suitable for our study, since the regression number was found to be 0.999 for cherry laurel leaves and 0.995 for waste potato peels as a result of isotherm studies. According to the cost analysis, the materials supplied free of charge, due to mixing, the electricity cost for treatment (0.128 TL) and the chemical material cost is 17 TL, and it has been determined that these adsorbents are quite economical in dyestuff treatment. As a result, the fact that there is no study on the removal of cherry laurel leaves with the mentioned dyestuff in the literature shows that this study can be further developed
Pomza mineralinin özellikleri ve potansiyel biyomühendislik uygulamaları
Silisyum esaslı bir alüminosilikat bileşiği olan pomza, volkanik aktiviteler sırasında hızlı
soğuma sonucu oluşan camsı, poroz ve hafif yapıdaki doğal bir mineraldir. Yapısında bulunan
SiO2 (silisyum oksit) oranı pomzaya aşındırıcılık özelliği sağlarken, Al2O3 (alüminyum oksit)
bileşimi ise ısıya ve ateşe karşı dayanım kazandırır. Türkiye’de gerçekleşen volkanik
faaliyetler, Dünya’da önemli bir rezerve sahip olan zengin pomza yataklarının oluşumunu
sağlamıştır. Pomza, üretiminin kolay ve düşük maliyetli olması nedeniyle hem Dünya’da hem
de Türkiye’de başta inşaat sektörü olmak üzere çevre, tekstil, tarım, kimya gibi pek çok
sektörde kullanılmaktadır. Pomzanın su arıtımında iyon absorbanı, su ve mineral rezervuarı
sağlayıcı toprak koruyucu, agrega şeklinde hafif yapı malzemesi, tekstilde kotların
taşlanmasında aşındırıcı, diş macunlarında ve ortodontik diş tedavisinde diş minesi
ovucu/parlatıcı malzeme olarak kullanımı öne çıkan uygulamalar arasındadır.
Pomzanın biyolojik uygulamalarda kullanımı sınırlı olmasına rağmen son yıllarda pomza
konusunda biyoteknolojik ve biyomühendislik alanlarında önemli araştırmalar göze
çarpmaktadır. Pomzanın oldukça gözenekli, geniş yüzey alanına sahip oluşu, yüksek
adsorpsiyon özelliği ve iyon değişimi kapasitesi sayesinde biyolojik uygulamalar için de
elverişli bir malzeme olduğu belirtilmelidir. Bu kapsamda yapılan araştırmalarda pomzanın,
hücre ve protein immobilizasyonu için ve ilaç absorpsiyon ve salınım performansını arttırıcı
üstün özellikler sergilediği görülmüştür. Doku mühendisliği alanında kemik onarımı ve
yenilenmesinde pomzanın kullanımına yönelik gerçekleştirilen az sayıdaki çalışmada
pomzanın biyouyumlu olduğu ve kemik skafoldlarında mineralleşmeyi arttırdığı gözlenmiştir.
Bu çalışmada pomzanın temel mikroyapısal, kimyasal ve mekanik özellikleri ve ilgili
potansiyel kullanım alanları incelenerek biyolojik uygulamalardaki potansiyeli vurgulanmıştır