Nevşehir Hacı Bektaş Veli University
Nevsehir Haci Bektas Veli University Institutional Repository (DSpace@NEVU)Not a member yet
8560 research outputs found
Sort by
The relationship between international migration and labor market: An empirical application
Hızla artan nüfus sorununun yanında, mülteci krizi ve artan göç hareketleri nedeniyle göç sorunları son yıllarda daha da ön plana çıkmıştır. Kökeni ne olursa olsun göçlerin toplum üzerinde önemli etkileri bulunmaktadır ve bunlar tartışmalı olabilmektedir. İktisadi perspektifte göçler, hem tüketici talebine hem de mal ve hizmet üretiminde kullanılan emek talebine katkıda bulunabilir. Göçün ekonomik etkileriyle ilgili tartışmalar eğitim ve istihdam gibi alanlarda politikaların oluşturulmasında son derece önemlidir. Bu nedenle bu tez çalışmasının amacı, 1990-2019 dönemi baz alınarak en çok göçmen barındıran 7 ülkenin uluslararası göç ve işgücü piyasası arasındaki ilişkinin ekonomik etkilerini ampirik yönden incelemektir. Bu doğrultuda, paneli oluşturan birimler arasında yatay kesit bağımlılığını dikkate alan Durbin-H ve heterojen katsayıların tahminine imkan sağlayan CCE tekniklerine dayalı ekonometrik modeller kullanılmıştır. Seriler arasındaki nedensellik ilişkisi Kónya tarafından geliştirilen bootstrap panel nedensellik testi ile analiz edilmiştir. Tahmincilerden elde edilen bulgular, işgücü piyasasının uluslararası göç üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. Bu bulgulara dayanarak işgücü piyasasında açık veren ve büyük sermayeli ülkelerin uluslararası göçe neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna ek olarak nedensellik analizinden elde edilen bulgular, göçlerden ücretlere doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisinin olduğunu göstermektedir. Bu bulgu, bahsi geçen ülkelerde meydana gelen göç hareketlerinin ücret seviyelerini değiştirme gücüne ve kapasitesine sahip olduğunu göstermektedir. Çalışma ayrıca, uluslararası göçlerin emek zengini ile sermaye zengini ülkeler arasındaki ücretlerde ortaya çıkan farklılıklardan kaynaklandığını savunan Neoklasiklerin makroekonomik göç teorisi ile de uyumlu bulgular elde etmiştir.In addition to the rapidly increasing population problem, migration problems have become more prominent in recent years due to the refugee crisis and increasing migration movements. Whatever their origin, migrations have significant impacts on society and these can be controversial. From an economic perspective, migrations can contribute to both consumer demand and the demand for labor used in the production of goods and services. Discussions about the economic effects of migration are extremely important in policy making in areas such as education and employment. Therefore, the aim of this thesis is to empirically examine the economic effects of the relationship between international migration and labor market in the 7 countries with the highest number of immigrants, based on the period 1990-2019. In this direction, econometric models based on Durbin-H, which takes into account the cross-sectional dependence between the units forming the panel, and CCE techniques that allow the estimation of heterogeneous coefficients were used. The causality relationship between the series was analyzed with the bootstrap panel causality test developed by Kónya. Findings from the estimators show that the labor market has an impact on international migration. Based on these findings, it has been concluded that countries with a deficit in the labor market and large capitals cause international migration.In addition, the findings from the causality analysis show that there is a unidirectional causality relationship from migration to wages. This finding shows that the migration movements in the mentioned countries have the power and capacity to change wage levels. The study also provides findings consistent with the neoclassical macroeconomic migration theory, which argues that international migration is caused by the differences in wages between labor-rich and capital-rich countrie
Mehmet Rauf'un Cumhuriyet romanı: Harabeler
22 Temmuz 1926-22 Nisan 1927 tarihleri arasında Cumhuriyet gazetesinde 155 sayı tefrika edilen Harabeler; aşka, kadın-erkek ilişkilerine, sosyal ve kültürel hayata odaklanan bir İstanbul romanıdır. “Yunus Nadi Beyefendi”ye ithaf edilen roman; Kadıköy, Beyoğlu ve
Büyükada’nın eğlence mekânlarını, İstanbul sosyetesinin yaşam tarzını işler. Yazarın diğer
eserlerinde olduğu gibi aşk ve kadın romanın merkezini oluşturur. Ancak Harabeler’in yazarın diğer romanlarından ayrılan yönü, sosyal eleştiriye de yer vermesidir. Eserde, Cumhuriyet sonrası yaşanan toplumsal değişimlere, alafrangalığın yozlaştırıcı yönlerine, Batılılaşmanın sosyal ve kültürel hayat üzerindeki etkisine dikkat çekilir. Batı merkezli bir eğitim sürecinden geçmiş olan roman başkişisi Nuri Süha’nın bakış açısından anlatılan olaylarda özellikle sosyal ve kültürel hayatta yaşanan değişimler, Cumhuriyet ile birlikte farklılaşan yaşayış tarzı dikkat çekici bir şekilde işlenir. Bu çalışmada, romanda yer alan toplumsal çözülme ve değişimler ele alınmış, romandan yapılan alıntılarla Mehmet Rauf’un bu eserinde sadece aşk ve kadın konusunu işlemediği ortaya konulmuştur. Böylece yazarın daha çok bilinen Halâs adlı romanı gibi Harabeler’in de aşk ve eğlence hayatının dışında sosyal ve millî meselelere yer veren bir roman olduğu tespit edilmiştir
Effect of high temperature on mechanical properties of fly ash, glass powder, and cement-based hybrid geopolymer mortars and life cycle assessment (LCA)
Bu çalışmada, havada kür edilen uçucu kül (UK) ve atık cam tozu (CT) esaslı geopolimer harçlar ile Portland çimentosu (PÇ) içeren geleneksel ve hibrit (UK+PÇ, CT+PÇ, UK+CT+PÇ) geopolimer harçların mekanik özelliklerine yüksek sıcaklığın etkisi araştırılmıştır. Harç numunelerine yüksek sıcaklık öncesi ve 400 ºC, 600 ºC ve 800 ºC sonrası ayrı ayrı eğilme ve basınç deneyleri uygulanmıştır. Ayrıca üretilen harçlara Yaşam Döngüsü Analizi (YDA) uygulanarak karışımların Küresel Isınma Potansiyeli (KIP, eşdeğer CO2 emisyonları) değerleri hesaplanmıştır. Geopolimer ve hibrit harç karışımlarında alkali aktivatör olarak sodyum silikat (SS) ve sodyum hidroksit (SH) kullanılmıştır. UK, CT ve PÇ’nin eşit miktarda kullanıldığı hibrit geopolimer karışımda, bu üç malzemenin bir arada kullanıldığı diğer hibrit geopolimer harçlara göre daha yüksek dayanımlar elde edilmiştir. Üç malzemenin de eşit miktarda kullanılması hem malzemelerin etkin kullanımı hem de performans açısından sinerjik bir etki görülmesini sağlamıştır. Hibrit geopolimer harçlarda 800 ºC’de deney öncesine göre %280’e varan dayanım artışları tespit edilmiştir. %100 PÇ içeren kontrol karışımına göre CO2 emisyonlarında, sadece UK veya CT içeren geopolimer harçlarda % 47.7’ye, UK, CT ve PÇ’nin beraber kullanıldığı hibrit geopolimer harçlarda ise %31’e varan azalmalar kaydedilmiştir
Covıd-19 pandemi döneminde E-Liderlik: Fırsatlar ve sorunlar.
Bu çalışmada öncelikle sağlık yönetimi literatüründeki e-liderlik konusundaki bilgi eksikliğini giderme ve literatürü genişletme amaçlanmaktadır. İkinci olarak, sağlık kuruluşlarının ve profesyonellerinin Covid-19 pandemisinin hem sağlık kuruluşlarına etkilerini hem de dönüşen liderliği daha iyi anlamalarına ve değerlendirmelerine yardımcı olmak için sistematik bir bakış açısı sunulmaktadır. Üçüncü olarak, ise sağlık sektörü paydaşları açısından pandeminin etkileri ve deneyimleri tartışılarak politika yapıcılara ve sağlık yöneticilerine genel bir bakış ve anlayış sunulmaktadır. Son olarak Covid-19
pandemisinde yaşanan dönüşümlerden e-liderlik ile uzaktan çalışma ilişkisi
konusunda teorik çıkarımlar ve uygulamaya dönük önerilerde bulunulması amaçlanmaktadır
Nevşehir yöresi pomzasının biyomedikal alanda kullanımının araştırılması
Volkanik bir kayaç olan pomza minerali sert, hafif, gözenekli bir yapıya sahip, silikatça zengin bir alüminasilikat
bileşiğidir. Pomza, yüksek silikat ve alümina içeriği sayesinde aşındırıcı, izolasyon ve refrakter özellikler
sağlamaktadır. Pomza ülkemizde ağırlıklı olarak agrega şeklinde hafif yapı malzemesi sektöründe ve tekstilde
kotların taşlanması gibi uygulamalarda ön plana çıkmaktadır. Bunun yanı sıra, pomza iyon absorbanı olarak
toprak mineral dengesinin sağlanması, suyun tasarruflu kullanımı ve sudaki ağır metallerin uzaklaştırılması gibi
uygulamalar için de elverişlidir [1]. Pomzanın gözeneklilik, geniş yüzey alanı, adsorpsiyon kapasitesi gibi
özellikleri onu biyolojik uygulamalar için de cazip hale getirmektedir. Özellikle silikatça zengin olan mikron
boyutundaki asidik pomzanın biyouyumlu olduğu bildirilmektedir. Pomzanın, protein immobilizasyonu, doku
mühendisliği ve ilaç salınımı gibi biyomedikal alanlarda kullanımına yönelik araştırmalar mevcuttur [2]–[4].
Pomza mineralinin kemik doku mühendisliğinde kullanımı ile ilgili araştırmalar sınırlıdır. Ancak hafif ve
gözenekli yapısı ve mineral içeriği ile doğal biyocam bileşimine sahip pomzanın kemik onarımında skafold ve
dolgu malzemesi olarak kullanım potansiyelinin yüksek olduğu düşünülür. Bu çalışmada, Nevşehir yöresinden
elde edilen açık kirli beyaz renkli, mikron boyutlu asidik pomza biyomedikal uygulamalara daha elverişli hale
getirmek için saflaştırma işlemine tabi tutulmuştur. 100 mesh’lik elekten geçirilen pomza, sırasıyla asidik (HCl)
ve bazik (NaOH) çözeltilerde karıştırma, manyetik ayırma ve kurutma işlemleri sonrası saflaştırılmıştır. Bu
sayede pomzanın içerisinde yer alan bazı ağır metallerin giderilerek daha biyouyumlu hale getirilmesi ve
biyolojik moleküllerin tutunmasında rol oynayacak iyon adsorpsiyon kapasitesinin arttırılması amaçlanmıştır.
Gerçekleştirilen X-Işını Floresan (XRF) analizleri ile doğal pomza ile saflaştırılmış pomza numunelerindeki
element oksitlerinin yüzde oranları karşılaştırılmıştır. Analiz sonuçları, doğal pomza içerisinde yer alan,
istenmeyen ağır metallerin başarıyla uzaklaştırıldığını göstermektedir. Elde edilen saflaştırılmış pomzanın
kullanıldığı kemik onarımı için geliştirilen kompozit skafoldlar alanında çalışmalar sürdürülmektedir
Âşık edebiyatı ve sözlü tarih...
“Âşık” adı verilen sanatçılar, sözlü iletişim ortamlarındaki gelenek temsilcileridir. İnsanı ve toplumu ilgilendiren hemen her konuda eserlere âşık edebiyatında rastlamak mümkündür. Her konuda şiir söyleyen / yazan âşıkların, toplumu derinden etkileyen olayları eserlerinde daha çok işledikleri görülür. Âşıkların bizzat yaşadıkları veya tanık oldukları olaylar, âşıklarla aynı sosyokültürel çevrede bulunan insanların yaşadıkları olaylar, yazılı kültür kaynakları ve sözlü kültür kaynaklarından öğrenilen olaylar da âşık tarzı destanlarda anlatılabilir. Âşık edebiyatının beslendiği kültür kaynakları arasında “sözlü tarih” de önemli bir yer tutar. Özellikle toplumu derinden etkileyen savaş, göç, deprem, salgın, sel felâketi gibi konuların dile getirildiği âşık edebiyatı ürünlerinde “sözlü tarih” daha belirgindir. Bu sebeple, âşık edebiyatı içinde önemli bir yeri olan âşık tarzı şiirler, sözlü tarih araştırmaları için de önemli bilgi kaynakları arasında yer alır. Tarihî olayların dile getirildiği destanlarda “halk hafızası”ndan da yararlanan âşıklar ile birlikte kendi gözlemlerini anlatan âşıklar da sözlü tarih araştırmalarına kaynaklık edecek destan metinleri oluşturmuşlardır. Çanakkale zaferinin kazanıldığı dönemde yaşayan Yozgatlı Âşık Şifaî’nin Çanakkale Destanı da sözlü tarih araştırmalarına zengin malzemeler veren âşık tarzı destanlardan biridir. 33 dörtlükten oluşan Çanakkale Destanı incelendiğinde, Çanakkale Savaşının sosyokültürel etkilerini ve sosyal hayattaki yansımalarını dile getiren örneklere rastlanır. Bu bildiride âşık edebiyatı ve sözlü tarih ilişkileri hakkında bilgi verilmesi ve Yozgatlı Âşık Şifaî’nin Çanakkale Destanı üzerine bir çözümleme yapılması amaçlanmaktadır
Tarım ve kırsal kalkınmayı destekleme kurumu tarafından verilen desteklerin Nevşehir’de turizm sektörüne olan etkilerinin değerlendirilmesi
Araştırmada, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından 2013-2018 yılları arasında desteklenen 40 turizm yatırımının sektöre olan etkileri (istihdam, gelir, yatak kapasitesi, ağırlanan turist sayısı, vb.) incelenmiştir. Bu çalışmada yöntem olarak nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Birincil ve ikincil verilerden yararlanılmıştır. Nevşehir’de 9. Çağrı dönemi ile Kırsal Turizm alt tedbiri ile çağrıya çıkan TKDK 2013 yılından 2018’e kadar 40 turizm yatırımı desteklenmiş ve bu yatırımlara toplam 14.167.742 TL destek sağlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre bu programlar çerçevesinde desteklenen yatırımlarla bölgede doğrudan istihdam oranlarının artmış ve dolaylı olarak kalifiye personel çalıştırılması sağlanmıştır. Sağlanan destek işletmelere prestij kazandırmış, işletmelerin öz kaynak sermayesi kullanımını azaltmış, işletmelerde daha kaliteli malzeme kullanımına imkân vermiş ve yatırımcıların planladıklarından daha büyük bir yatırım yapma gibi avantajlar sağlamıştır
A study to create A1 level idiom set for Turkish as a foreign language
Hedef dilin kültürünü taşıyan deyimler, deyişler, alıntılar ve atasözleri gibi sabit kalıpların, yabancı dil derslerinin içeriklerine ve ders kitaplarına yansıtılması kültür öğretimi açısından önemlidir. Kültür öğretimine temel yabancı dil düzeyinden itibaren deyim öğretimine başlamak, öğrenenlerin hedef dilin kültürünü daha iyi içselleştirmelerine ve daha başarılı öğrenme süreçlerine ulaşmalarına katkı sağlayabilir. Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi (AOÖÇ), yabancı dil öğretiminde deyimlerin temel yabancı dil düzeyi için; çok kısıtlı, sınırlı, ezberlenmiş, duruma özgü, basit, kalıplaşmış, günlük, alışılmış, temel, bazı somut durumlara ilişkin, devamlı kullanılan ve kısa deyimler olmaları koşulu ile derslere dâhil edilmelerinin uygun olduğunu önermiştir. Bu çalışma, yabancı dil olarak Türkçe A1 düzeyine uygun deyim seti oluşturmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan "Gazi TÖMER Ders ve Çalışma Kitabı A1, İstanbul Yabancılar İçin Türkçe Ders ve Çalışma Kitabı A1, TÖMER Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe Ders ve Çalışma Kitabı A1 ve Yedi İklim Türkçe Ders ve Çalışma Kitabı A1" ders ve çalışma kitapları araştırma materyali olarak seçilmiştir. Araştırma materyallerinin taranması sonucunda belirlenmiş olan deyimler (179 deyim) dereceli puanlama anahtarı olarak hazırlanmış ve yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alan uzmanlarının (N:48) değerlendirmesine sunulmuştur. Uzmanlardan toplanan veriler sonucunda her bir deyimin puan ortalaması tespit edilmiştir. Deyimlerin ortalama puanlarının en yüksekten en düşüğe göre sıralanması ile yabancılara Türkçe öğretimi A1 düzeyine uygun olan ve daha az uygun olan deyimler ortaya çıkarılmıştır. Böylece deyimlerin aldıkları ortalama puanlarına göre çeşitli düzeylerde uygunluklarının saptanmasıyla yabancı dil olarak Türkçe A1 düzeyi için bir deyim seti oluşturulmuştur.It is important to integrate idioms, quotes, and proverbs that convey the culture of the target language into the content of foreign language courses and textbooks. When cultural competence begins with idioms at the basic level of the foreign language, learners are better able to internalize the culture of the target language and learn more successfully. The Common European Framework of Reference for Languages suggests that idioms at the basic level should be very limited, memorized, situation-specific, and simple, used daily, refer to some concrete situations, used continuously, and short. The aim of this study is to create an idiom set at A1 level for Turkish as a foreign language. For this purpose, "Gazi TÖMER A1 Coursebook and Workbook, İstanbul Yabancılar İçin Türkçe A1 Coursebook and Workbook, TÖMER Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe A1 Coursebook and Workbook, and Yedi İklim Türkçe A1 Coursebook and Workbook" are selected as research materials. 179 idioms are determined after the searching of the research materials. A rubric was prepared with these idioms for the opinions of the experts in the field of teaching Turkish as a foreign language (N:48). As a result of the data the average score of each idiom was determined. The idioms are ranked from the highest mean score to the lowest mean score and thus, an idiom set was created for the A1 level for Turkish as a foreign language