Nevşehir Hacı Bektaş Veli University
Nevsehir Haci Bektas Veli University Institutional Repository (DSpace@NEVU)Not a member yet
8560 research outputs found
Sort by
The mediating role of psychological well-being on the relationship between psychological safety and turnover intention: A research in accommodation businesses
Bu çalışma, psikolojik güvenlik ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide psikolojik iyi oluşun aracılık rolünün Nevşehir ilinde yer alan T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı konaklama işletmelerinde araştırılması üzerinedir. Araştırma, Nevşehir ilinde yer alan konaklama işletmelerinde çalışan kişilere yönelik psikolojik güvenlik ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide psikolojik iyi oluşun aracılık rolünü ortaya koymayı amaçlamasından dolayı nedensel ve açıklayıcı niteliktedir. Araştırmanın örnekleminin oluşturan 425 katılımcıdan demografik özellikleri, Psikolojik Güvenlik Ölçeği, İşten Ayrılma Niyeti Ölçeği ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği aracılığıyla veriler toplanarak, elde edilen veriler SPSS 22 programı dahilinde analiz edilmiştir. Tanımlayıcı istatistiklerden sonra hipotez testlerine ilişkin korelasyon, basit regresyon ve hiyerarşik regresyon analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda psikolojik güvenlik ile işten ayrılma niyeti arasında anlamsız ve negatif yönlü; psikolojik iyi oluş ile psikolojik güvenlik arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca psikolojik güvenlik ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide psikolojik iyi oluşun aracı role sahip olmadığı saptanmıştır. Bu çalışmanın örgütsel davranış literatürüne ve psikolojik güvenlik ortamının öncelikli olacağı bir kurumun oluşturulmasında yöneticilere önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.This study aims to investigate the mediating role of psychological well-being in the relationship between psychological safety and turnover intention in accommodation establishments affiliated with the Ministry of Culture and Tourism in Nevşehir province.The research is causal and explanatory in nature, as it aims to reveal the mediating role of psychological well-being in the relationship between psychological safety and turnover intention among employees working in accommodation establishments in Nevşehir province. Demographic characteristics, Psychological Safety Scale, Turnover Intention Scale, and Psychological Well- being Scale were used to collect data from the 425 participants in the study. The obtained data was analyzed using SPSS 22 program. After descriptive statistics, correlation, simple regression, and hierarchical regression analyses related to hypothesis tests were performed. As a result of the analysis, there was a meaningless and negative relationship between psychological security and intention to leave; It has been determined that there is a significant and positive relationship between psychological well-being and psychological safety. In addition, it was determined that psychological well-being did not mediate the relationship between psychological safety and intention. to leave. It is thought that this study will make importand contributions to the organizational behavior literatüre and the establishment of an organization in which the psychological safety environment will be prioritized
The effect of using digital story in teaching idioms to secondary school students on success and permanence
Çalışmada dilimizin ve kültürümüzün en önemli parçalarından birisi olan deyimlerin öğretiminde dijital öykü kullanımının başarıya etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Karma yöntemin kullanıldığı araştırmanın nicel boyutunu tek gruplu öntest-sontest deneysel desen, nitel boyutunu ise olgubilim çalışması oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu Nevşehir ili, Derinkuyu ilçesi, Derinkuyu İmam Hatip Ortaokulunda 2021/2022 eğitim öğretim yılında eğitim görmekte olan 22 kişilik 7. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada nicel veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen deyimlerle ilgili başarı testi, nitel veri toplamak amacıyla da yapılandırılmış bireysel görüşme formu ve odak grup görüşmeleri kullanılmıştır. Uygulama 7 hafta boyunca sürmüştür. Öncelikle 7. sınıf Türkçe ders kitabında uygulama dönemine denk gelen metinlerdeki deyimler tespit edilmiş; tespit edilen bu 26 deyim araştırmacının hazırladığı öykülerde işlenmiş; son olarak hazırlanan öyküler dijital öykü biçimine getirilmiştir. Uygulamaya başlamadan önce geliştirilen deyimlere ilişkin başarı testi çalışma grubuna öntest olarak uygulanmıştır. Uygulama süresince derslerde karşılaşılan deyimlerle ilgili etkinlikler dijital öyküler üzerinden gerçekleştirilmiştir. Bu süreç içerisinde yapılandırılmış bireysel görüşme formu aracılığıyla uygulamaya ilişkin nitel veriler toplanmış, uygulama sonucunda da geliştirilen deyimlere ilişkin başarı testi sontest olarak uygulanmıştır. Uygulama bitiminden 3 hafta sonra ise kalıcılık testi uygulanmış ve odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizi sonucunda çalışma grubunun öntest puanları (X̄=14,00) ile sontest puanları (X̄=18,77) arasında sontest lehine istatistiksel açıdan anlamlı farklılık (t=-7,692, p0,05) görülmüştür. Yapılandırılmış bireysel görüşme formundan ve odak grup görüşmelerinden elde edilen nitel verilerin analizi sonucunda katılımcıların çoğunlukla dijital öykülerin deyim öğretimine eğlence kattığını, kolaylaştırdığını, anlamayı ve öğrenmeyi artırdığını düşündükleri görülmektedir. Araştırma sonucunda dijital öykü kullanımının deyim öğretimindeki başarıyı artırdığı; öğrenmede kalıcılık sağladığı; dijital öykülerle deyim öğretiminin öğrenciler tarafından eğlenceli, kolaylaştırıcı ve öğretici birer etkinlik olarak görüldüğü; öğrencilerin deyim öğretiminde kullanılan diğer yöntemlere karşın dijital öykülerle öğretimi tercih ettikleri; tüm bu nedenlerle de dijital öykülerin deyim öğretiminde kullanılan yöntem ve tekniklerde kullanılabilecek güçlü bir materyal olabileceği sonuçlarına ulaşılmıştır.In this study, it is aimed to examine the effect of using digital stories on the success of teaching idioms, which are one of the most important parts of our language and culture. The quantitative dimension of the research, in which the mixed method was used, consists of a single-group pretest-posttest experimental design, and the qualitative dimension is a phenomenological study. The study group of the research consists of 22 7th grade students studying at Derinkuyu Imam Hatip Secondary School in Nevşehir province, Derinkuyu district, in the 2021/2022 academic year. In the study, an achievement test on idioms developed by the researcher was used to collect quantitative data, and a structured individual interview form and focus group interviews were used to collect qualitative data. The application lasted for 7 weeks. First of all, the idioms in the texts corresponding to the implementation period were determined in the 7th grade Turkish textbook; These 26 idioms identified were processed in the stories prepared by the researcher; Finally, the prepared stories were brought into digital story format. The achievement test regarding the idioms developed before the application was applied to the study group as a pre-test. The activities related to the idioms encountered in the lessons during the application were carried out through digital stories. During this process, qualitative data regarding the application were collected through a structured individual interview form, and the achievement test regarding the idioms developed as a result of the application was applied as a posttest. Three weeks after the end of the application, the permanence test was applied and focus group interviews were conducted. As a result of the analysis of the quantitative data obtained, there was a statistically significant difference (t=-7.692, p0.05) between posttest scores (X̄=18.77) and retention test scores (X̄=17.86). As a result of the analysis of the qualitative data obtained from the structured individual interview form and focus group interviews, it is seen that the participants mostly think that digital stories add fun to the teaching of idioms, make it easier, and increase understanding and learning. As a result of the research, it was found that the use of digital stories increased the success in teaching idioms; provides permanence in learning; students see idiom teaching with digital stories as fun, facilitating and instructive activities; students prefer teaching with digital stories over other methods used in idiom teaching; For all these reasons, it has been concluded that digital stories can be a powerful material that can be used in the methods and techniques used in idiom teaching
ELT students’ reflections on explicit and implicit written corrective feedback
The study aimed at examining reflections of ELT students on explicit and implicit written corrective feedback (WCF) in writing skill. Qualitative research, case study design and convenient sampling technique were used in the study. The study group included 16 ELT students at preparatory class. The data were analyzed through content analysis. The analyses showed that both explicit and implicit WCF had positive and negative aspects. Although WCF helped students see their identified mistakes and correct them, revise the corrections not to make the same mistakes and improve themselves in writing as well as being easier to correct the mistakes and more learner-oriented, it also led students just to
correct their mistakes, which caused to make the same mistakes, prevented them from learning the actual problem, dwelling on their mistakes, learning from their mistakes, and improving themselves in writing. Implicit WCF led students to try to correct their mistakes on their own, think about their problems/mistakes and search for possible corrections, helped them improve themselves in writing, learn from their mistakes, learn permanently, learn their actual problem not to make the same mistakes again, which decreased the rate of making mistakes, helped them search from different sources, develop their research skills and get higher scores. However, it also caused a few students to have difficulty in
finding what and where the problem is. Finally, implicit WCF was more effective than explicit corrective feedback. Based on the results of the study, using explicit WCF first and implicit WCF later is recommended to help students improve their writing skill
Prominent symbols in clothes culture of Uyghur Turks
Toplumların tarihi, kültürel birikimleri ve yaşadığı coğrafya, dinî inançları vb. giyim-kuşamın mahiyetini belirlediği gibi kökenleri konusunda da bilgi verir. Ayrıca giyim-kuşam, ait olduğu toplulukla ilgili pek çok bilgi sunabilir. Örneğin, aynı toplum yapısı içerisinde bireylerin taktığı başlık, giydiği kıyafetin rengi de onların toplumsal statüsü hakkında bizlere ipuçları sunar. Çünkü giyim-kuşam kültürü, ortaya çıktığı toplumun izlerini taşıyan, o toplumda anlam kazanan kültürel kodları ve sembolleri yansıtmakta olup kuşaklar arası aktarımlarla geçmişten günümüze kadar gelmiştir. Bu kodlar ve semboller; renk, kumaş, kıyafet, kıyafetin parçaları, boyu vs. olduğu gibi bunlarda yer alan geleneksel motifler de olabilmektedir. Bu motifler ve ardındaki semboller, milli ve kültürel kimliğin ortaya konmasında önemli bir yere sahiptir. Bu semboller, giyim-kuşam gibi maddi kültür unsurlarının ardında gelenek, yaşayış tarzı, inanç, yaşanılan coğrafya, sosyo-ekonomik durum vb. etkisiyle şekillenmiş ve toplum içerisinde somut olmayan anlamlar kazanmıştır. Türk boyları, farklı coğrafyalarda yaşamış/yaşamakta olsalar da köklü bir ortak geçmişe, kültürel bir birikime sahiptir. Türk boyları arasında Uygur Türklerinin de geçmişten günümüze Türk kültürünün aktarılmasında önemli bir yeri vardır. Türk kültürü içerisinde zengin bir kültürel mirasa sahip olan Uygur Türkleri, giyim-kuşam kültürü açısından da dikkat çekmektedir. Çalışmada Uygur Türklerinin giyim-kuşam kültürü ve bu kültür içerisinde ön plana çıkan semboller/göstergeler, Barthes’in gösterge bilimsel çözümleme yöntemine göre ele alınmıştır. Tespit edilen sembollerin giyim kuşamdaki işlevleri, görsel ve anlamsal kodları tespit edilmeye çalışılmıştır.Historical, cultural accumulations of societies, their geography in which they are living, and their religious beliefs etc., determine nature of clothes as well as giving information on their origins. In addition, clothes (apparel) can present plenty of information concerning community to which it belongs. For example, cap, worn by individuals within the same society structure, and also colour of clothe, worn by them, give us clues in their social status. Because, clothes culture reflects cultural codes and symbols which bear the traces of society where it has emerged, and which gain meaning in that society, and it has arrived from the past to present day through inter-generational transfers. These codes and symbols can be colour, fabric, clothing (dress), parts and size/length of clothing etc. as well as traditional motifs which appear in these. They have also an important place in presenting national and cultural identity. Behind these symbols, material culture elements such as clothing, tradition, lifestyle, belief, geography, socio-economic situation, etc. effect and gained intangible meanings in society. Although Turkic tribes had lived/have been living in different geographies, they have a rooted common past and cultural accumulation. Among Turkic tribes, also Uyghur Turks have an important place in handing down/transfering turkish culture from the past to present day. Uyghur Turks who have a rich cultural heritage within Turkish culture draw attention in terms of clothes culture, as well. In the study, we addressed clothes culture of Uyghur Turks and prominent (remarkable) symbols/indicators, by Barthes’s semiotic analysis method. We tried to detect functions of the determined symbols on clothes, their visual and semantic codes
Irak Büveyhîlerinde sosyal hayat
Büyük bir coğrafî alanda imparatorluk kuran Abbasîler, beş yüz yıldan fazla
yaşamıştır. Devlete egemen oldukları dönemlerde, birbirinden bağımsız birçok
güce ev sahipliği yapmıştır. Abbasîlerin egemenlikleri bazı dönemlerde sadece
sembolik halifelik olarak kalmıştır. Bu dönemlerde başkent Bağdat’ta bile otoritelerini
kaybetmiş, yöneticiler vesayet güçlerinin egemenlikleri altında kalmıştır.
Bu dönemlerden birisi de Büveyhîler’in vesayeti altında kaldıkları dönemdir. Büveyhoğullarından
Ahmed b. Büveyh, Abbasî Devleti’ndeki iktidar zaafından yararlanarak
önce Vâsıt’a sonra da Bağdat’a girmiştir. Bu sırada Abbasî halifesi ve
Emiru’l-ümerası gizlenmiş, Ahmed b. Büveyh Bağdat’a girişte hiçbir direnişle
karşılaşmamıştır. Yüzyıldan fazla süren Büveyhî egemenliğinde (945-1055), Abbasî
halifeleri sadece dinî bir lider olarak kalmış, halifelerin isimleri dışında bir
etkinlikleri kalmamıştır. Büveyhîlerle ilgili çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Ancak
Büveyhîlerin Irak’taki sosyal yaşamlarıyla ilgili fazla bir çalışma yapılmadığı görülmüş,
bu boşluğu doldurmak için böyle bir çalışmaya ihtiyaç duyulmuştur. Çalışmada
Irak’ta Büveyhîlerin kısaca tarihine değindikten sonra, o dönemdeki siyasal
yapı, sosyal kurumlar, yargı ve orduya değinilmiştir. Büveyhîler döneminde
Irak’ta sosyal hayat, dinî hayat, bilimsel çalışmalarla ilgili bilgiler verilmiştir.
Daha sonra ekonomik yapı, tarım ve arazi sistemi sanayi ve ticaret ele alınmıştır
Âşık edebiyatı ve sözlü tarih ilişkileri bağlamında Şifaî’nin Çanakkale destanı üzerine bir çözümleme
“Âşık” adı verilen sanatçılar, sözlü iletişim ortamlarındaki gelenek temsilcileridir. İnsanı ve toplumu ilgilendiren hemen her konuda eserlere âşık edebiyatında rastlamak mümkündür. Her konuda şiir söyleyen / yazan âşıkların, toplumu derinden etkileyen olayları eserlerinde daha çok işledikleri görülür. Âşıkların bizzat yaşadıkları veya tanık oldukları olaylar, âşıklarla aynı sosyokültürel çevrede bulunan insanların yaşadıkları olaylar, yazılı kültür kaynakları ve sözlü kültür kaynaklarından öğrenilen olaylar da âşık tarzı destanlarda anlatılabilir.
Âşık edebiyatının beslendiği kültür kaynakları arasında “sözlü tarih” de önemli bir yer tutar. Özellikle toplumu derinden etkileyen savaş, göç, deprem, salgın, sel felâketi gibi konuların dile getirildiği âşık edebiyatı ürünlerinde “sözlü tarih” daha belirgindir. Bu sebeple, âşık edebiyatı içinde önemli bir yeri olan âşık tarzı şiirler, sözlü tarih araştırmaları için de önemli bilgi kaynakları arasında yer alır. Tarihî olayların dile getirildiği destanlarda “halk hafızası”ndan da yararlanan âşıklar ile birlikte kendi gözlemlerini anlatan âşıklar da sözlü tarih araştırmalarına kaynaklık edecek destan metinleri oluşturmuşlardır.
Çanakkale zaferinin kazanıldığı dönemde yaşayan Yozgatlı Âşık Şifaî’nin Çanakkale Destanı da sözlü tarih araştırmalarına zengin malzemeler veren âşık tarzı destanlardan biridir. 33 dörtlükten oluşan Çanakkale Destanı incelendiğinde, Çanakkale Savaşının sosyokültürel etkilerini ve sosyal hayattaki yansımalarını dile getiren örneklere rastlanır. Bu bildiride âşık edebiyatı ve sözlü tarih ilişkileri hakkında bilgi verilmesi ve Yozgatlı Âşık Şifaî’nin Çanakkale Destanı üzerine bir çözümleme yapılması amaçlanmaktadır
Banking sector sustainability performance evaluation: A methodological framework with DEA, BWM, WCC methods and intuitionistic fuzzy sets
Sürdürülebilirlik, bireyler, toplumlar ve işletmeler için son yılların tartışma konuları arasındadır. Sürdürülebilirliğin hayatın her alanına dahil edilmesi ve bu alandaki çalışmaların arttırılması, gelecek nesiller için önem arz etmektedir. Bu bilinçle, toplumun bir parçası olan işletmeler de yoğun bir şekilde sürdürülebilirlik faaliyetleri yürütmektedir. Yapılan sürdürülebilirlik faaliyetlerin uygunluğunun ve etkinliğinin ortaya çıkarılması için ilgili faaliyetlerin raporlanması, ölçülmesi, değerlendirilmesi ve karşılaştırılması gerekmektedir. Ancak, tüm sektörlerle ilişkili olan bankacılık sektörünün sürdürülebilirlik performansının değerlendirmesi için geliştirilmiş kapsamlı metodolojik çerçeveler sınırlı sayıdadır. Buradan hareketle, bu tez çalışmasının amacı bankacılık sektörünün sürdürülebilirlik performans değerlendirilmesi için metodolojik bir çerçeve önermektir. Bu amaç doğrultusunda, 4 aşamalı bir süreç benimsenmiştir. İlk aşamada bankacılık sektöründe sürdürülebilirliğin kavramsal çerçevesinin oluşturulması için detaylı bir literatür taraması gerçekleştirilmiştir. İkinci aşamada, Veri Zarflama Analizi (G-VZA ve IF-VZA) ile bankaların finansal ve kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) etkinlik ölçümleri yapılmıştır. Üçüncü aşamada, bankacılık sektörü sürdürülebilirlik modeli (BSSM) geliştirilmiş ve ilgili modelin kriterleri akademisyen ve banka profesyoneli uzman grubu bakış açılarına göre aralık değerli sezgisel bulanık Best-Worst Metodu (IVIF-BWM) ile önem düzeylerine göre ağırlıklandırılmıştır. Dördüncü aşamada bankalar, ağırlıklandırılmış BSSM kriterleri kullanılarak ağırlıklı korelasyon katsayısına (WCC) göre sıralanmıştır. Elde edilen sonuçların sağlamlığını test edebilmek için farklı senaryolar ile duyarlılık analizleri gerçekleştirilmiştir. Bu tez çalışmasında elde edilen başlıca sonuçlar şunlardır: (i) bankacılık sektörü sürdürülebilirlik performansının değerlendirilmesi için kapsamlı ve kabul görmüş metodolojik bir çerçeve bulunmamaktadır, (ii) bankaların performansında finansal etkinlik kadar ve KSS etkinliğinin de dikkate alınması gerekmektedir, (iii) Geliştirilen BSSM, bankacılık sektörü sürdürülebilirliğinin değerlendirilmesi noktasında bir çatı sunmaktadır, (iv) Model kriterlerinin ağırlıklandırılması hem farklı bakış açılarının ortak bir paydada buluşmasının gerekliliğine dikkat çekmekte, hem kıt kaynakların aktarımında karar vericilere yardımcı olmaktadır. Çalışmanın bulguları, akademisyen ve banka profesyonellerine önemli çıkarımlar sağlamaktadır.Sustainability is among the topics of discussion for individuals, societies and businesses in recent years. It is important for future generations to include sustainability in all areas of life and to increase studies in this area. Concordantly, businesses that are a part of the society are also trying to contribute to this goal. In order to reveal the appropriateness and effectiveness of the sustainability activities carried out, it is necessary to report, measure, evaluate and compare the relevant activities. However, comprehensive methodological frameworks developed for banking sector sustainability performance assessment are limited. From this point of view, the aim of this dissertation is to propose a methodological framework for the sustainability performance evaluation of the banking sector, which is related to all sectors. For this purpose, a 4-stage process has been adopted. In the first stage, a detailed literature review was carried out to establish the conceptual framework of sustainability in the banking sector. In the second stage, financial and corporate social responsibility (CSR) efficiency analysis of banks were conducted with Data Envelopment Analysis (T-DEA and IF-DEA). In the third stage, the banking sector sustainability model (BSSM) was developed, and the criteria of the relevant model were weighted according to their importance levels with the interval-valued intuitionistic fuzzy Best-Worst Method (IVIF-BWM) according to the aspects of the expert group of academicians and banking professionals. In the fourth stage, banks were ranked according to the weighted correlation coefficient (WCC) based on the BSSM criteria. For the robustness of the results, sensitivity analyzes were carried out with the different. The main results obtained in this study are as follows: (i) there is no comprehensive and accepted methodological framework for the evaluation of the sustainability performance of the banking sector, (ii) CSR efficiency should be taken into account as well as financial efficiency in the performance of banks, (iii) The developed BSSM provides a framework for evaluating the sustainability of the banking sector, (iv) The weighting of the model criteria both draws attention to the necessity of meeting different perspectives on a common point, and helps decision makers in the allocation of scarce resources. The findings of the study provide important implications for academicians and banking professionals
The investigation of Evliya Celebi's Travel Book on the history-related achievements in the social studies curriculum
Bu araştırmanın amacı, ilkokul 4. sınıf ile ortaokul 5., 6. ve 7. sınıf sosyal bilgiler dersi öğretim programında yer alan tarih ile ilgili kazanımlar üzerinden Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nin incelenmesidir. Bu amacın gerçekleştirilmesi için nitel araştırma desenlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Çalışmanın veri kaynağını Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesiyle ilkokul 4. sınıf ile ortaokul 5., 6. ve 7. sınıf sosyal bilgiler dersi öğretim programlarında yer alan tarih ile ilgili kazanımlar oluşturmaktadır. Araştırmacı tarafından öncelikle, Seyyah-ı Alem Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nin aslına uygun çevirisi tercih edilmiştir. Seyahatname, ayrıntılı olarak okunmuş, muhtemel örnek olaylar belirlenmiştir. Tespit edilen örnek olaylar, aslına uygun olarak günümüz Türkçesine çevrilmiştir. Bu kapsamda, kazanımlar ve örnek olaylar tablolara dönüştürülmüştür. Ayrıca, ders sürecinde bir kazanım üzerinden örnek olaylar için uygulamaya dönük, her sınıf düzeyinde birer ders planı örneği hazırlanmıştır. Böylece, ders yapan öğretmenler tarafından sunulacak kazanımların, öğrenci dünyasında somut ve anlaşılır hale gelmesi amaçlanmıştır. 2018 yılında Milli Eğitim Bakanlığınca yenilenen sosyal bilgiler dersi öğretim programında yer alan, 13 öğrenme alanından tarih ile ilgili toplam 34 kazanım belirlenmiştir. Evliya Çelebi'nin 7.888 sayfadan oluşan Seyahatnamesi incelendiğinde, genel olarak 1.829 tane örnek olay tespit edilmiştir. Tespit edilen bu örnek olaylar, ilkokul 4. sınıf ile ortaokul 5., 6. ve 7. sınıf sosyal bilgiler dersi öğretim programlarında yer alan tarih ile ilgili kazanımlarla eşleştirilmiştir. Yapılan eşleştirmede, 446 örnek olayın kazanımlara karşılık geldiği görülmüştür. Belirlenen kazanımlar ile tespit edilen örnek olaylar eşleştirildiğinde; bazı kazanımlara karşılık gelen çok sayıda örnek olay olduğu, bazı kazanımlara karşılık gelen örnek olay sayısının ise az olduğu görülmüştür. Sosyal bilgiler dersi öğretim programındaki kazanımların somutlaştırılması amacıyla, Seyahatnameden tespit edilen örnek olayların uygun olduğu söylenebilir. Seyahatnamede yer alan örnek olayların; öğrencilerin derslerde daha etkin hale gelmesi, empati yapması, eleştirel düşünmesi, karşılaştırma yapması, geçmiş ile günümüz arasında bağ kurması, kendini ifade etmesi, öğrenme ortamlarının oluşturulması için önemli olduğu, derslerde etkin ve verimli bir şekilde kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Seyahatnamede yer alan hikâye ve örnek olay zenginliği dikkate alındığında, diğer dersler için de bu tür çalışmaların yapılması önerilebilir.The aim of this research is to examine Evliya Çelebi's Travel Book through the acquisitions related to history in the primary school 4th grade and in the secondary school 5th, 6th and 7th grade social studies curriculum. In order to achieve this aim, document analysis from qualitative research designs was used. The data source of the study is Evliya Çelebi's Travel Book and the acquisitions related to history included in the social studies curriculum of primary school 4th grade and secondary school 5th, 6th and 7th grades. First of all, the original translation of Evliya Çelebi's Travel Book was preferred by the researcher. The travel book was read in detail and possible case studies were determined. The case studies determined were translated into contemporary Turkish in accordance with their originals. In this context, the achievements and the case studies were turned into the tables. In addition, a sample lesson plan was prepared for each grade level for practical use of the case studies based on an achievement in the course process. Thus, it was aimed to make the achievements to be presented by teachers become concrete and understandable for students. A total of 34 achievements related to history were determined from 13 learning areas in the social studies course curriculum renewed by the Ministry of National Education in 2018. When Evliya Çelebi's Travel Book consisting of 7.888 pages was examined, 1.829 case studies were identified in general. These identified case studies were matched with the achievements related to history in the primary school 4th grade and secondary school 5th, 6th and 7th grade social studies curriculum. It was seen that 446 case studies had corresponded to the achievements according to the matching made. When the determined achievements and the determined case studies were matched, it was noticed that there were many case studies corresponding to some achievements, while the number of the case studies corresponding to some achievements was low. It can be said that the case studies determined from the Travel Book are appropriate in order to embody the achievements in the social studies course curriculum. It can be concluded that the case studies in the travel book are important for students to become more active in the lessons, to empathize, to think critically, to make comparisons, to establish a connection between the past and the present, to express themselves, to create learning environments and to be used effectively and efficiently in lessons. Considering the richness of the stories and the case studies in the travel book, it can be recommended to conduct such studies for other courses, too
Numerical solutions of some partial differential equations with B-spline finite element method
Bu tez altı bölüm içermektedir. Birinci bölümde, tezde kullanılan bazı temel kavramlar tanıtılmış, lineer oluşum denklemleri hakkında genel bilgiler verilmiştir. Sonlu farklar ve sonlu elemanlar yöntemleri ile birlikte spline interpolasyon ve B-spline interpolasyon fonksiyonları tanımlanmıştır. Son olarak, nümerik çözümleri hesaplanacak olan dalga denklemleri test problemleri ile birlikte tanıtılmıştır. İkinci bölümde; model problemlerden sınır şartları ile verilen Gilson-Pickering (GP) denklemi septik B-spline kollokasyon metodu kullanılarak nümerik olarak çözülmüştür. Tek solitary dalga hareketinin incelendiği test problemi ile tam çözüm ve nümerik sonuçlar karşılaştırılarak çözülmüştür. Elde edilen sonuçlar tablolaştırılmış ve denklem için kararlılık analizi yapılmıştır. Üçüncü bölümde; Genelleştirilmiş Oskolkov denkleminin yaklaşık çözümünü hesaplamak için kuintik B-spline fonksiyonlara dayalı kollokasyon sonlu elemanlar yöntemi uygulanmıştır. Önerilen yöntem, tek solitary dalga hareketi ve Gaussian ile Undular Bore başlangıç şartları kullanılarak çözülmüştür. Elde edilen sonuçlar tablolaştırılmış ve denklem için kararlılık analizi yapılmıştır. Dördüncü bölümde, Kudryashov-Sinelschkov denkleminin septik B-spline fonksiyonlar kullanılarak sonlu eleman modeli oluşturulmuştur. Kudryashov-Sinelschkov denkleminin şok dalga hareketi, iki solitary dalganın etkileşimi, Gaussian şartı ve Undular bore başlangıç şartı ile ele alınmıştır. Elde edilen sonuçlar tablolaştırılmış ve denklem için kararlılık analizi yapılmıştır. Beşinci bölümde, ilk bölümde tanıtılan fifth order Korteweg de Vries (fKdV) denklemlerinin sayısal çözümleri araştırılmıştır. Sawada-Kotera (SK), Caudrey-Dodd-Gibbon (CDG), Lax, Kaup-Kuperschmit (KK) ve Ito denklemleri için septik B-spline fonksiyonlar kullanılarak nümerik çözümleri elde edilmiştir. Her bir denklem için tek solitary dalga hareketi incelenmiş, sonuçlar tablolaştırılmıştır. Yine her bir denklem için kararlılık analizi yapılmıştır. Altıncı bölümde, her bir denklem için tezde kullanılan kollokasyon sonlu elemanlar yöntemi ile elde edilen sonuçlar ve öneriler verilmiştir.This Ph.D. thesis contains six sections. In the first section, some basic concepts used in the thesis are introduced and general information about linear formation equations is given. Spline interpolation and B-spline interpolation functions are defined together with finite difference and finite element methods. Finally, wave equations, whose numerical solutions are to be calculated, are introduced together with the test problems. In the second section; Gilson-Pickering (GP) equation given with boundary conditions from model problems is solved numerically by using septic B-spline collocation method. The test problem in which single solitary wave motion is examined is solved by comparing the exact solution and numerical results. Obtained results are tabulated and stability analysis is performed for the equation. In the third section; To calculate the approximate solution of the generalized Oskolkov equation, the collocation finite element method based on quintic B-spline functions is applied. The proposed method is solved using single solitary wave motion and Gaussian and Undular Bore initial conditions. Obtained results are tabulated and stability analysis is performed for the equation. In the fourth section, the finite element model of the Kudryashov-Sinelschkov equation is constructed using septic B-spline functions. Shock wave motion of Kudryashov-Sinelschkov equation, interaction of two solitary waves, Gaussian condition and Undular bore initial condition are discussed. Obtained results are tabulated and stability analysis is performed for the equation. In the fifth section, numerical solutions of the fifth order Korteweg de Vries (fKdV) equations introduced in the first section are investigated. Numerical solutions of Sawada-Kotera (SK), Caudrey-Dodd-Gibbon (CDG), Lax, Kaup-Kuperschmit (KK) and Ito equations are obtained by using septic B-spline functions. For each equation, single solitary wave motion is examined and the results are tabulated. Again, stability analysis is performed for each equation. In the sixth section, the results and suggestions obtained by the collocation finite element method used in the thesis for each equation are given