Nevşehir Hacı Bektaş Veli University
Nevsehir Haci Bektas Veli University Institutional Repository (DSpace@NEVU)Not a member yet
8560 research outputs found
Sort by
Sosyal medya bağlamında destinasyon marka bilinirliğinin e-wom üzerindeki etkisinde destinasyon bilişsel imajı ve müşteri değerinin rolü: Kapadokya’da bir araştırma
Artan internet kullanımı ve buna bağlı olarak popülerleşen sosyal medya
kullanıcılığı, destinasyonun markalaşmasına katkı sağlamak isteyen
paydaşlara fırsatlar sunmaktadır. Sosyal medya, destinasyon bilinirliği,
imajı ve bunlarla doğru orantılı bir şekilde gelişen müşteri değeri ile ewom üzerinde önemli bir yere sahiptir. Bu çalışma destinasyon marka
bilinirliğinde destinasyonun sosyal medya içeriklerinde paylaşılmasının
etkisini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Kapadokya özelinde yapılan
çalışmada aynı zamanda destinasyon marka bilinirliği, bilişsel imaj ve
müşteri değerinin, sosyal medya platformlarında destinasyon için ewom’da bulunma niyeti üzerindeki etkisi araştırılmaktadır. Araştırma
verileri bölgeyi en az bir kez ziyaret eden yerli turistlere online anket
yapılarak toplanmıştır. Araştırma hipotezleri Yapısal Eşitlik
Modellemesi yapılarak sınanmıştır. Araştırma sonuçları, destinasyon
marka bilinirliği üzerinde, sosyal medya içeriklerinde yer almanın
pozitif yönde anlamlı bir etkisinin olduğunu göstermiştir. Destinasyonun
bilişsel imajı ile müşteri değerinin, marka bilinirliğinden pozitif yönde
etkilendiği tespit edilmiştir. Yerli turistlerin Kapadokya ile ilgili sosyal
medya üzerinden wom'da bulunma niyetlerinde destinasyonun bilişsel
imajı ile müşteri değerinin anlamlı bir etkiye sahip olmadığı
görülmüştür. Destinasyon pazarlamasının gelişmesine katkıda bulunan
araştırma bulguları aynı zamanda sektörel aktörlere de yol
göstermektedi
The relationship between energy consumption in the transportation sector, economic growth, and environmental quality
Ülkeler ekonomik büyüme ve kalkınma hedefleri doğrultusunda ekonominin yapı taşı olan tüketimi karşılayabilmek için yoğun sanayi ve üretim tesisleri kurmuşlardır. Üretim ile tüketim arasındaki en önemli bağlantı ulaştırma sektörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Ulaştırma sektöründeki enerji tüketimi dünya üzerinde yer alan fosil yakıtların %50 sini, toplam enerji kaynaklarının ise üçte birini kullanmaktadır. Bu çalışmada 1990-2018 yılları arasında 28’i OECD ülkesi olmak üzere toplam 36 ülkedeki ekonomik büyüme, ulaştırma sektöründeki enerji tüketimi, karbondioksit salınımı ve petrol fiyatlarından oluşan değişkenler analiz edilmiştir. OECD üyesi 28 ülke ile bu ülkelerle ticari ilişkileri yoğun olan ve ulaştırma enerjisi tüketimi bu 28 ülke arasında en az olan Lüksemburg’un enerji tüketiminin üzerinde ve ulaştırma enerjisi tüketimi en fazla olan Amerika Birleşik Devletleri’nin altında olan 8 ülke ile ülke gurubu oluşturulmuş ve veri seti Sistem-GMM yöntemiyle analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, literatüre destek veren bir şekilde ulaştırma sektöründe kullanılan enerji tüketiminin ve ekonomik büyümenin çevresel kaliteyi bozduğu yani karbondioksit salınımını artırdığı, petrol fiyatlarında meydana gelen artışın ise karbondioksit salınımını azalttığı sonucuna varılmıştır.Countries have established intensive industrial
and production facilities to meet the
consumption, which is the building block of the
economy, in line with their economic growth and
development goals. The most important link
between production and consumption is the
transportation sector. The energy consumption
in the transportation sector uses 50% of the fossil
fuels and one-third of the total energy resources
in the world. In this study, between 1990 and
2018, variables consisting of economic growth,
energy consumption in the transportation sector,
carbon dioxide emissions and oil prices in a total
of 36 countries, 28 of which are OECD
countries, were analysed. A country group was
formed with 28 OECD member countries and 8
countries, which have intense commercial
relations with these countries and whose
transportation energy consumption is above the
energy consumption of Luxembourg, which is
the least among these 28 countries, and below the
United States, which has the highest
transportation energy consumption and the data
set was analysed by the System-GMM method.
As a result of the analysis, it was concluded that
in a way that supports the literature, the energy
consumption and economic growth used in the
transportation sector deteriorates the
environmental quality, that is, increases the
carbon dioxide emissions, and the increase in oil
prices reduces the carbon dioxide emission
The stages that have experienced Wahhabism from it's birth to it's present
Vehhâbîliğin temelleri 1744 yılında Muhammed b. Suûd ile Muhammed b. Abdülvehhâb arasında imzalan Dir'iye İttifakı ile atılmıştır. Günümüze gelene kadar birçok evreden geçmiş ve varlığını devam ettirmeyi başarabilmiştir. Bu minvalde ilk olarak Vehhâbîliğin zuhurunu etkileyen görüşler ve faktörleri ele alınarak incelenmiştir. Yani Selefîlik, Harîcilik, Zahirîlik, Ahmed b. Hanbel ve Hanbelîlik, İbn Teymiyye ve görüşleri incelenmiştir. Yine bu çerçevede Hicaz bölgesinin ve özelde Vehhâbîliğin temellerinin atıldığı Necid bölgesinin siyasî, coğrafî, dinî ve Sosyo-kültürel yapısına değinilmiştir. Konunun daha iyi anlaşılması ve Vehhâbîliğin düşünce yapısının idrak edilmesi adına İbn Abdülvehhâb'ın hayatı ve görüşlerine vurgu yapılmıştır. İbn Abdülvehhâb ve Muhammed b. Suûd'un Dir'iye İttifakı ile güçlerini birleştirmesi, Vehhâbîliğin ritüellerini yerine getirerek mezhepleşme sürecini oluşturmuş, Suûd ailesi için de bu hareket siyasî bir zafer elde etmesine vesile olmuştur. Bu antlaşma neticesinde Vehhâbîlerin mezhebi teşekkül etmeye ve yayılmaya fırsat bulmuş, Suûd ailesi de bölgede ilk devletleri olan Birinci Suûd Devleti'ni kurmuştur. Tabi bu devletin kurulmasının en büyük sebeplerinden birisi Osmanlı Devleti'nin o dönemlerde içinde bulunduğu durum olmuştur. Dinî fanatizmin hat safhada olduğu bu devlet yapılanmasında Vehhâbîler, Hicaz bölgesinin kontrolünü ele geçirerek mezheplerinin pratikleri olan, özellikle bid'atlarla mücadele ve insanları tevhide davet etme bağlamında birçok faaliyet yürütmüşlerdir. Bu faaliyetleri yürütürken sergiledikleri aşırı tavırların oluşturduğu yaralar neredeyse günümüzde hâlâ sarılamamıştır. Osmanlı Devleti'nin Birinci Suûd Devleti'ne son vermesi Vehhâbîleri ve Sûudîleri kısmi olarak sindirmiş olsa da akıllarında ki düşünceleri yok etmeye vakıf olamamıştır. Ardından kurulan Suûdi -Vehhâbî devleti de uzun süre varlığını devam ettiremeyerek son bulmuştur. Akabinde çıkan Ⅰ.Dünya Savaşı'ndan faydalanarak kurulan Suûdi Devletlerinin üçüncüsü olan ve günümüzde Suûdi Arabistan Krallığı olarak bilinen devlette aynı şekilde Suûdi -Vehhâbî ittifakıyla kurulmuştur. Bu çerçevede devletin kuruluşuna çok büyük katkı sağlayan İhvan teşkilatı incelenmiştir. Akabinde petrolün bulunması ve devlette olan değişikliklere değinilmiştir. Günümüze kadar Vehhâbîlik ve fanatizminde nasıl değişiklikler olmuş, Suûdi ve Cihadî Selefîlik gruplanmaları nasıl oluşmuş, bu gruplar neyi savunmuş ve neler yapmış gibi hususlara kısaca değinildikten sonra, çalışmamız Vehhâbîliğin Türkiye'ye girişi ve Türkiye'de yürüttüğü faaliyetler hakkında kısaca verilen bilgilerin nihayetinde son bulmuştur.The foundations of Wahhabism were laid in 1744 with the Dir'iye Alliance signed between Muhammad b Saud and Muhammad b Abdul Wahhab. It has passed through many phases until today, however has managed to continue its existence. In this way, first of all, the views and factors affecting the emergence of Wahhabism were examined. In other words, Salafism, Harîism, Zahirism, Ahmed b Hanbal and Hanbalism and Ibn Taymiyya and their views were examined. Again, within this framework, the political, geographical, religious and socio-cultural structure of the Hijaz region and especially the Necid region, where the foundations of Wahhabism were laid, were mentioned. In order to better understand the subject and comprehend the mentality of Wahhabism, the life and views of Ibn Abdul Wahhab are emphasized. Ibn Abdul Wahhab and Muhammad b Saud by combining forces with the Dir'iye Alliance, a sectarianization process was formed by fulfilling the rituals of Wahhabism, and this movement had become instrumental in achieving a political victory within the Saud family. As a result of this treaty, the Wahhabi sect had the opportunity to form and expand, the Saud family established the First Saudi State, their first state in the region too. Of course, one of the biggest reasons for the establishment of this state was the situation of the Ottoman Empire at that time. In this state structuring where religious fanaticism was at its peak, by taking control of the Hejaz region Wahhabbis carried out many activities in the context of fighting against bid'ahs and inviting people to tawhid, which are the practices of their sects. The wounds caused by the extreme attitudes they displayed while carrying out these activities could not be healed almost today. Although the Ottoman Empire's end to the First Saudi State partially frightened the Wahhabis and the Saudis, they could not eliminate the thoughts in their minds. The Saudi-Wahhabi state, which was established afterward, also came to an end by unable to continue its existence for a long time. The third state of the Saudi States, which was established by taking advantage of the subsequent World War, and known as the Kingdom of Saudi Arabia state today, was established by the Saudi-Wahhabi alliance. In this context, the Brotherhood organization, which contributed greatly to the establishment of the state, was examined. Subsequently, the discovery of oil and the changes in the state were mentioned. After briefly mentioning about what changes have occurred in Wahhabism and fanaticism, how Saudi and Jihad Salafism groups were formed, what these groups advocated and what they did, our study was finally concluded with brief information about the entry of Wahhabism into Turkey and its activities in Turkey
İslam öncesi Araplar ve Gassânîler
İslâm, Arap Yarımadası’nda ortaya çıkmış ve oradan tüm dünyaya yayılmıştır.
Arap Yarımadası’nda İslâm’dan önceki dinî, siyasî ve toplumsal
yapısını öğrenmek, İslâm dininin doğduğu dönemi daha iyi anlayabilmek
için gereklidir. Çünkü İslâm öncesi Arapların barbar, okuma yazma bilmeyen,
bilgisizlik ve gaflet içerisinde göçebe olarak yaşayan insanlar şeklinde
olduğu algısı bulunmaktadır. Bu algı Arabistan’da kurulan birçok medeniyetin
varlığının bilinmemesinden kaynaklanmaktadır. Gassânî Devleti de bu
bilinmeyen medeniyetler içerisinde yer almaktadır. Gassânîler Suriye’de hâkimiyet
kurmuş ve uzun yıllar Kuzey Arabistan’da siyasî bir güç olarak varlığını
devam ettirmiştir. Bu konuda bazı akademik çalışmalar yapılmış, ancak
bu çalışmalarda bazı eksiklikler bulunmaktadır. Yapılan bu araştırmada ise
konuyla ilgili olarak tarihin tanımı, Arabistan Yarımadası ve coğrafi bilgiler,
Arapların kısa tarihçesi, Adnânîler ve Kahtânîler’in soyları, Gassânîler’in
kim oldukları, Gassânîler’in kurdukları devletin yeri, devletin kuruluşu, yükselişi,
ön plana çıkan Münzir b. Hâris dönemi, Gassânîler Devleti’nin yıkılışı,
Gassânî hükümdarları ve medeniyetleri hakkında imkânlar ölçüsünde bilgi
verilmeye çalışıldı
The role of museums in the context of out of school education: Cappadocia Living Heritage Museum example
Okul dışı öğrenme alanlarından biri olan müzeler sahip oldukları eğitici potansiyeller ve alışılmışın dışında bir eğitim verme imkanından dolayı son zamanlarda üzerinde çokça durulan bir öğrenme alanı olmaktadır. Ülkemiz doğal, tarihi ve kültürel varlıklarıyla bu alana hizmet sağlayacak büyük bir potansiyele sahiptir. Özellikle son yıllarda dünyada çapında oldukça farklı örneklerini gördüğümüz müze türleri ülkemizde de görülmeye başlanmıştır. Müzelerdeki çeşitliliğin ve farklı uygulamaların temel sebebi müzeleri ziyaretçiler için daha cazip bir hale getirip turizm geliri açısından ülke ekonomisine katkı sağlamanın yanında, ziyaretçi sayısını artırarak toplumu tarihi ve kültürel alanda bilinçlendirmek ve globalleşmenin getirdiği kültürel yozlaşmanın, milli kimlik belirsizliğinin ve özellikle yeni nesiller için zayıflayan milli ve kültürel aidiyet duygusunun güçlenmesini sağlamaktır. Eğitim noktasında bu amaca hizmet eden en önemli ders sosyal bilgiler dersi olup, içerdiği birçok hedef öğrenme alanı için müzeler önemli bir öğrenme alanı oluşturma potansiyeline sahiptir. Ülkemizde yaygın eğitimin güzel örneklerinden biri olan Kapadokya Yaşayan Miras Müzesi özellikle somut olmayan kültürel mirasın korunması ve yaşatılması noktasında örnek teşkil edecek nitelikte olup, UNESCO 2003 Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi içeriği ile uyumlu bir müzecilik faaliyeti yürütmektedir. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler eğitimi alan öğrencilerin müze deneyimlerini değerlendirerek, müzeyi ziyaretlerinin somut olmayan kültürel miras bilincinin oluşturulmasına yönelik katkısını ortaya koymakla birlikte alışılmışın dışında bir müze deneyiminin öğrenciler ve öğretmenler üzerinde bıraktığı etkiyi gözlemlemektir. Bu araştırma nitel yöntemle yapılan bir durum çalışması olup, insan ve sosyal yaşamla ilgili problemleri, gözlem, görüşme, gözlem sırasında yapılan informal görüşmeler sonucu elde edilen görüşme notları ışığında parçadan bütüne doğru açıklamak amaçlanmaktadır. Araştırma Nevşehir il merkezinde eğitim veren 2 okuldan 10'ar adet olmak üzere toplam 20 öğrenci ve 5 öğretmenle yapılmış olup, gözlem ve mülakat yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada katılımcıların belirlenmesinde "Amaçlı örnekleme" yönteminden uygun örneklem seçilerek, göreli olarak küçük bir örneklem oluşturmak ve bu örneklemde çalışılan probleme taraf olabilecek bireylerin çeşitliliğini maksimum derecede yansıtarak, çeşitlilik gösteren durumlar arasında herhangi ortak ya da paylaşılan olguların olup olmadığını belirlemeye çalışmak ve bu çeşitliliğe göre problemin farklı boyutlarını ortaya koymaktır.Museums, which are one of the out-of-school learning areas, have been a much-emphasized learning area recently due to their educational potential and the opportunity to provide an unusual education.Our country has a great potential to provide services in this field with its natural, historical and cultural assets. Especially in recent years museum types, of which we have seen quite different examples around the world, have started to be seen in our country. The main reason for the diversity and different applications in museums is to make museums more attractive for visitors and contribute to the country's economy in terms of tourism income, as well as to increase the number of visitors in the historical and cultural field, to raise awareness of the society in the historical and cultural field and to strengthen the sense of belonging by considering the problems of the national identity uncertainty of the cultural degeneration brought by globalization especially for the new generations. The most important course that serves this purpose at the point of education is the Social Studies course, and museums have the potential to create an important learning area for many target learning areas. Cappadocia Living heritage Museum, which is one of the beautiful examples of non-formal education in our country, is exemplary especially in terms of preserving and keeping alive the Intangible cultural heritage, and carries out a museum activity in line with the content of the Intangible Cultural Heritage Preservation Agreement in 2003. In this context, the aim of the research is to evaluate the museum experiences of the students who receive social studies education and to reveal the contribution of their visit to the museum to create the awareness of intangible cultural heritage, and to observe the effect of an unusual museum experience on students and teachers. This research is a case study with qualitative methods and it is aimed to explain the problems related to human and social life from the part to the whole in the light of the interview notes obtained as a result of the observation, interview and in-formal interviews during the observation.The research was conducted in 1private school providing education in Nevşehir city center and 1 public school providing education in Avanos district and 10 students from each school, a total of 20 students and five teachers, and observation and interview methods were used as the method. To determine the participants in the study, to create a relatively small sample by choosing the appropriate sample from the purposive sampling method, and to try to determine whether there are any common or shared vote cases among the various situations by reflecting the problem studied in this sample to the maximum extent to the diversity of individuals who may be a party, and to determine whether the problem is different according to this variety to reveal the dimensions
Üçüncü yaş turizmi
Turizm pazarı için bu deneyimleri vaat eden destinasyonlar ve deneyimler özel ilgi turizmi olarak anılmaktadır. Son on yılda, özel ilgi turizmi, çok ürünlü destinasyonlar için değerli bir niş pazar, tek ürünlü destinasyonlar için de temel bir faaliyet haline gelmiştir. Bu turizm türü, genel ilgi turizmi alanının dışında kalan çeşitli deneyimlere ve faaliyetlere odaklanarak belirli pazarların ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Gelişmekte olan özel ilgi turizmi pazarı, belirli destinasyonlarda sunulan niş ürünlerin ayırt edilmesine de yardımcı olarak destinasyonların daha başarılı bir şekilde rekabet etmesini sağlamaktadır. Bu nedenle, özel ilgi turizminin doğru bir şekilde anlaşılması, gelişmekte olan pazar trendlerini akademik ve pratik bir bakış açısıyla tahmin etmek ve bunlardan yararlanmak için çok önemlidir. Buradan hareketle bu kitapta özel ilgi turizminin gelişimi ve önemi ele alınmış, sonrasında özel ilgi turizmi kapsamında değerlendirilen ve talebin yoğun olduğu yirmi üç adet özel ilgi turizmi çeşidi ile ilgili kapsamlı açıklamalar ve değerlendirmelerde bulunulmuştur. Bu yönüyle bu kitap sektöre ve akademiye ışık tutacak niteliktedir
Bedruddîn b. Mâlik ve belâgat ilmindeki yeri
Bedruddîn b. Mâlik, köklü devletlerin yıkılıp yeni devletlerin kurulduğu çalkantılı bir dönemde hayatını sürdürmüştür. Bununla beraber huzur ve istikrarından dolayı ikametgahı olan Dımaşk, belâgat başta olmak üzere ulemâ için çekim merkezi haline gelmiştir. Kadim medeniyetlerden de etkilendiğini düşündüğümüz Arap belâgatı, Câhiliye ve İslamiyet’in ilk dönemlerinde şiir ve hitabet gibi alanlarda kendini göstermeye başlamıştır. Abbâsî devletinin ilk döneminde değişik kültür ve medeniyetlerin etkileşimleri neticesinde Arap belâgatı, ivme kazanarak yazarın yaşadığı yüzyılda oluşum sürecini tamamlamıştır. Bu dönemde Bedruddîn b. Mâlik tarafından el-Misbâh fî ihtisâri’l-Miftâh isimli eser kaleme alınmıştır. Zaman ve zemin bakımından belâgat ilminin zirve yaptığı bir dönemin ürünü olan bu eser, kendinden önce kaleme alınan kaynaklarda geçen muhteviyatı toplayarak, daha sonra yazılanlara aktarmıştır. Belâgat ilminde adeta bir köprü görevi gören eser, bu münasebetle yazarın bu alandaki önemini de ortaya koymaktadır
Investigando a Interação Anfitrião-Convidadono Airbnb
This study aims to examine the reviews of guests who had Airbnb experience in Mexico City,
Athens, and Tokyo in terms of host-guest interaction. In this way, we intend to interpret guest's
experience, satisfaction, recommend and revisit intention phenomenon in terms of depth and
breadth of host's sincerity. We adopt an interpretive approach and a mixed method. That is, the
study combines topic extracting technic by employing online secondary big data and explicating
emerging themes and patterns. The paper highlights firstly sincerity of communication in
sentences with host name emphasized. On the other hand, the host's responsive and
communicative nature improves friendliness over time, which affects experience, satisfaction,
recommend and revisit. Finally, Airbnb hosts are intermediator of local culture. In our research,
a lexicon specific to our research topic (guest-host communication) was created by using topic
extraction, Tf*Idf and named entity extraction techniques. The created lexicon can be used in
other studies in this field. Furthermore, we conclude that using hosts’ name in reviews by guest
an important attribute of interaction. Findings from this study provides important managerial
implications for hospitality industry and Airbnb hosts who attempt to interact with guest
accurately. Thence the study suggests a communication should enclose diverse and accurate
information, host should pay attention to be friendly and communicative, respond as quickly as
possible
Urbanization and income inequality in OECD countries
Ülkelerin temel problemlerinden biri olan gelir eşitsizliğini etkileyen faktörlerin tespiti, uygulanacak politikaların belirlenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Gelir eşitsizliği üzerinde etkili olan çok sayıda faktör ilgili literatürde ampirik olarak ele alınmıştır. Bu faktörlerden biri de kentleşmedir. Dünya nüfusunun yarısından fazlasının kentlerde yaşadığı dikkate alındığında, kentleşmenin gelir eşitsizliği üzerindeki olası etkilerini incelemek önem arz etmektedir. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı OECD ülkelerinde 2003-2019 döneminde kentleşme ve gelir eşitsizliği arasındaki ilişkinin panel regresyon yöntemi ile incelenmesidir. Sabit etkili Driscoll Kraay tahmincisinden elde edilen bulgular, kentleşme ile gelir eşitsizliği arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğunu göstermiştir.Understanding the factors affecting income inequality, which is one of the main problems of countries, play an important role in determining the policies to be implemented. Many factors affecting income inequality have been empirically discussed in the relevant literature. One of these factors is urbanization. Considering that more than half of the world's population lives in cities, it is important to examine the possible effects of urbanization on income inequality. In this context, the main purpose of the study is to examine the relationship between urbanization and income inequality in OECD countries over the period 2003-2019 using panel regression method. Findings obtained from the fixed effect Driscoll-Kraay estimator show a positive relationship between urbanization and income inequality