Nevşehir Hacı Bektaş Veli University
Nevsehir Haci Bektas Veli University Institutional Repository (DSpace@NEVU)Not a member yet
8560 research outputs found
Sort by
Bedruddîn b Malik in el Misbâh Fî İhtisâri l Miftâh eserinin Dîbâcesi özelinde Berâ atu l istihlâl sanatı incelemesi
Bedruddîn b. Mâlik (öl. 686/1286), Ebû Ya‘kûb es-Sekkâkî’nin (öl. 626/1229) Miftâhu’l-‘ulûm’unu, el-
Misbâh fî ihtisâri’l-Miftâh ismiyle telhîs etmiştir. Bu telhîs, dönemin yaygın temel kaynakları arasına
girerek, belâgat alanında müstesna bir konum elde etmiştir. Telhîs, alanında mümtaz bir yere sahip
olduğu gibi belîğ ve estetik bir dîbâceye de sahip olduğu aşikardır. Çalışmaların giriş kısımlarını
oluşturan dîbâcelerde, konu, amaç, içerik ve yöntem gibi mevzular hakkında bilgi verilir. Yazar
telhîsin dîbâcesinde kullandığı kelimeleri özenle seçmiş, muhtevası olan belâgatı sanatsal
kavramlarla konuşturmaya çalışmıştır. Bu kapsamda berâ‘atu’l-istihlâl sanatına ayrıca önem
verdiği görülmüştür. Arap belâgat ilminin bedî‘ kısmı altında ele alınan Berâ‘atu’l-istihlâl amaç ve
içeriğe değinen sözcük ve deyimlerin vasıtasıyla dikkat çekici güzel bir yöntemle giriş yapma
sanatıdır. Bu çerçevede yazar kendisinden önce bu alanda kaleme alınan önemli eserlerin
isimlerine göndermeler yapmıştır. Bu bağlamda çalışmada el-Misbâh fî ihtisâri’l-Miftâh isimli telhîsin
dîbâcesi analiz edilerek berâ‘atu’l-istihlâl sanatı açıklanacağı gibi istifade edilen kaynaklar
hakkında da gerekli bilgilerin verilmesi hedeflenmiştir. Berâ‘atu’l-istihlâl sanatına genel olarak
eserlerin giriş kısımları olan dîbâcelerde yer verilir. Bu nedenle dîbâce hakkında da gerekli bilgiler
aktarılmıştır. Arap Dili ve Belâgatı alanında kaleme alınmış ilk kaynaklardan olması ve daha önce
yazılmış önemli belâgat kaynaklarının isimleri dîbâcesinde berâ‘atu’l-istihlâl sanatıyla ustaca
zikredildiğinden Bedruddîn b. Mâlik’in dîbâcesi çalışma konusu olarak tercih edilmiştir. Bu
yöntemle bazı klasik eserlerin kaynakçalarının öğrenilebileceği, akademik camianın dikkatine
sunulmuştur
Transforming education with augmented reality, metaverse and virtual reality technologies in the 21st century
This study aims to analyze the articles published on augmented reality (AR), metaverse, and virtual reality (VR) in the 21st century based on the Web of Science (WoS) database. In this study, we evaluated 2203 scientific documents in the education category. We examined the data set obtained from the WoS database within scientific productivity, network analysis, trend topic, thematic change, conceptual structure, and thematic map. We analyzed the distribution of articles by year and number of citations, core authors, most cited articles, productive institutions, dominant authors by years, and productive countries within scientific productivity. The network analysis determined cooperation between authors, institutions, and countries, keyword cloud, and co-occurrence networks according to keywords. In the last stage of the research, we examined trend topics, thematic change, conceptual structure, and the formation of thematic maps. The research analyzed scientific documents with 71,050 reference information, representing 87 countries and published by 5781 authors. According to the findings, the number of articles and citations published on AR, metaverse and VR has increased significantly, especially in the last ten years. Hwang, G. J., Makransky, G., and Tsai, C. C. stand out as core authors. Prolific institutions include the National Taiwan Normal University and the National Taiwan University of Science and Technology. China, USA, Spain, Türkiye, and United Kingdom are among the leading producing countries. While emphasizing the technological infrastructure as thematic change, the best size reduction representing the conceptual structure accounts for approximately 58% of the total variability. We shared some thoughts on the future of AR, metaverse, and VR as suggestion
Examples of works to practice staccato technique in clarinet instrument
Klarnetin staccato tekniğini güçlendirme aşamaları eser çalışmalarıyla uygulanmıştır. Staccato
geçişlerini hızlandıracak ritim ve nüans çalışmalarına yer verilmiştir. Çalışmanın en önemli amacı
sadece staccato çalışması değil parmak-dilin eş zamanlı uyumunun hassasiyeti üzerinde de
durulmasıdır. Staccato çalışmalarını daha verimli hale getirmek için eser çalışmasının içinde etüt
çalışmasına da yer verilmiştir. Çalışmaların üzerinde titizlikle durulması staccato çalışmasının ilham
verici etkisi ile müzikal kimliğe yeni bir boyut kazandırmıştır. Sekiz özgün eser çalışmasının her
aşaması anlatılmıştır. Her aşamanın bir sonraki performans ve tekniği güçlendirmesi esas alınmıştır.
Bu çalışmada staccato tekniğinin hangi alanlarda kullanıldığı, nasıl sonuçlar elde edildiği bilgisine
yer verilmiştir. Notaların parmak ve dil uyumu ile nasıl şekilleneceği ve nasıl bir çalışma disiplini
içinde gerçekleşeceği planlanmıştır. Kamış-nota-diyafram-parmak-dil-nüans ve disiplin
kavramlarının staccato tekniğinde ayrılmaz bir bütün olduğu saptanmıştır. Araştırmada literatür
taraması yapılarak staccato ile ilgili çalışmalar taranmıştır. Tarama sonucunda klarnet tekniğin de
kullanılan staccato eser çalışmasının az olduğu tespit edilmiştir. Metot taramasında da etüt
çalışmasının daha çok olduğu saptanmıştır. Böylelikle klarnetin staccato tekniğini hızlandırma ve
güçlendirme çalışmaları sunulmuştur. Staccato etüt çalışmaları yapılırken, araya eser çalışmasının
girmesi beyni rahatlattığı ve istekliliği daha arttırdığı gözlemlenmiştir. Staccato çalışmasını yaparken
doğru bir kamış seçimi üzerinde de durulmuştur. Staccato tekniğini doğru çalışmak için doğru bir
kamışın dil hızını arttırdığı saptanmıştır. Doğru bir kamış seçimi kamıştan rahat ses çıkmasına
bağlıdır. Kamış, dil atma gücünü vermiyorsa daha doğru bir kamış seçiminin yapılması gerekliliği
vurgulanmıştır. Staccato çalışmalarında baştan sona bir eseri yorumlamak zor olabilir. Bu açıdan
çalışma, verilen müzikal nüanslara uymanın, dil atış performansını rahatlattığını ortaya koymuştur.
Gelecek nesillere edinilen bilgi ve birikimlerin aktarılması ve geliştirici olması teşvik edilmiştir.
Çıkacak eserlerin nasıl çözüleceği, staccato tekniğinin nasıl üstesinden gelinebileceği anlatılmıştır.
Staccato tekniğinin daha kısa sürede çözüme kavuşturulması amaç edinilmiştir. Parmakların
yerlerini öğrettiğimiz kadar belleğimize de çalışmaların kaydedilmesi önemlidir. Gösterilen azmin ve
sabrın sonucu olarak ortaya çıkan yapıt başarıyı daha da yukarı seviyelere çıkaracaktır
Do Career Adaptability and Employer Attractiveness Impact Career Change Intentions for Employees Graduated from Business Faculties?
Bu araştırmanın amacı, yeni ve deneyimli işletme mezunu çalışanlar açısından kariyer uyum yetenekleri ve işveren çekiciliğinin kariyer değiştirme niyetine etkisinin farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymaktır. Araştırmanın örneklemini, 2000-2023 yılları arasında Türkiye’nin İç Anadolu Bölgesinde faaliyet gösteren üniversitelerin işletme bölümleri veya işletme fakültelerinden mezun olup bir özel sektör işletmesinde veya kamu kurumunda görev yapan çalışanlar oluşturmaktadır (n= 306). Çalışmada veriler, Savickas & Porfeli (2012) tarafından geliştirilen kariyer uyum yetenekleri, Highhouse ve arkadaşlarının (2003) işveren çekiciliği, Mowday ve diğerlerinin (1982) kariyer değiştirme niyeti ölçeklerinden oluşan bir anket vasıtasıyla elde edilmiştir. Önce doğrulayıcı faktör analizi yardımıyla ölçüm modeli geliştirilmiş ve daha sonra bu ölçüm modeli esas alınarak araştırmanın model ve hipotezlerini test etmek için Yapısal Eşitlik Modellemesinden yararlanılmıştır. Ayrıca hipotezler yeni (1-5 yıl arası) ve eski (6 yıldan fazla) işletme fakülteleri veya bölümleri mezunları dikkate alınarak çoklu grup analizi ile test edilmiştir.
Araştırmanın bulgularına göre, işletme fakülteleri mezunu çalışanlar açısından kariyer uyum
yetenekleri işveren çekiciliğini pozitif ve anlamlı şekilde etkilemektedir. Buna karşın işletme
fakülteleri mezunu çalışanlar açısından hem kariyer uyum yetenekleri hem de işveren çekiciliği kariyer değiştirme niyetini negatif ve anlamlı şekilde etkilemektedir. Ayrıca kariyer uyumu yetenekleri ile kariyer değiştirme niyeti arasındaki ilişkide işveren çekiciliğinin aracı rolü oynadığı saptanmıştır. Diğer yandan yeni işletme fakültesi mezunu çalışanlar (1-5 yıl arası) kariyer yapılandırma teorisine dayandırılan kariyer uyumunun kariyer değiştirme niyetini negatif etkilediğini düşünmektedir. Buna karşın işletme fakültesi eski mezun çalışanlara göre
hem kariyer yapılandırma teorisinde ileri sürülen kariyer uyumu hem de psikolojik sözleşme teorisi ilişki olan işveren çekiciliği, kariyer değiştirme niyetini negatif ve anlamlı şekilde etkilemektedir. Araştırmanın bazı kısıtları vurgulandıktan sonra işletme fakültelerinden mezun çalışanlara ve kariyer yönetimi alanına yönelik bazı çıkarımlar yapılmış ve ayrıca hem araştırmaya konu olan çalışanlar hem de gelecekteki araştırmalara yönelik bazı önerilere yer verilmiştirThe aim of this study is to reveal whether the effects of career adaptability and employer attractiveness on career change intention differ for newly and former employees graduated from business faculties. The sampling of the research consists of employees working in a private sector enterprise or public institution who graduated from business departments or business faculties of universities operating in the Central Anatolia Region of Turkey between 2000 and 2023 (n = 306). The data were obtained through a questionnaire consisting of career adaptability scale developed by Savickas & Porfeli (2012), Highhouse and collegues (2003)’ employer attractiveness scale, Mowday and others (1982)’ career change intention scale in the study. First, the measurement model was developed with the help of confirmatory factor analysis, and then Structural Equation Modelling was used to test the model and hypotheses of the research based on this measurement model. Additionally, the hypotheses were tested with multiple group analysis, taking into account newly (1-5 years) and former (more than 6 years) business faculties graduates. According to the findings of the research, career adaptability affects employer attractiveness positively and significantly for employees graduated from business faculties. However, for employees graduated from business faculties, both career adaptability and employer attractiveness negatively and significantly affect career change intention. At the same time, it was determined that employer attractiveness played a mediating role in the relationship between career adaptability and career change intention. Furthermore, newly employees graduated from business faculties (1-5 years) think that career adaptability based on career structuring theory negatively affects their change career intention. Nevertheless, according to former employees graduated from business faculties (more than 6 years), both career adaptability proposed by the career structuring theory and employer attractiveness related to the psychological contract theory negatively and significantly affect change career intention. After emphasizing some of the limitations of the research, some implications were made for employees graduating from business faculties and the field of career management, and some suggestions for both the employees subject to the research and future research were included
Ziya Şakir’in tarihî tefrikalarından Avar Oğlu’nda Türk adet ve inançları
Ziya Şakir, gazete ve dergilerde yayımlanan eserleriyle tanınmış bir yazardır. Osmanlı döneminde Ziya Şakir adıyla tanınan yazar, Cumhuriyet döneminde çıkarılan Soyadı Kanunu ile “Soko” soyadını almış; Z. Melek, Hüseyin Servet, Bahtiyar, M. Ziya, Emekligil, Hamid Nuri, Abdülmüheymin gibi takma isimler de kullanmıştır. Tarihî gerçekliklere yer verdiği eserlerinde, hatırat ya da belgelerin dışında olaylara tanık olan kişilerle birebir görüşmüş, sözlü olarak anlatılan anıları kayda geçirerek “sözlü tarihçilik” görevini üstlenmiştir. 1935 yılında Yarım Ay dergisinde yayımlanan Avar Oğlu, yazarın tarihî bir gerçeği kurguyla buluşturduğu eserlerinden biridir. İstanbul’u kuşatan ilk Türkler olan Avarları konu edinen eser, Türk töresini ve ahlakını diğer milletlerden üstün tutan bir anlatım tarzına sahiptir. Tabulara, Şamanist inanışlara, fal bakma çeşitlerinden biri olan kürek kemiği falına ve sayıların kutsal olduğuna dair inançlara yer veren eser, geçmişten günümüze aktarılan değerleri okuyucuyla buluşturmuştur. Bu çalışmada, tarihî bir gerçeklikten yola çıkan ve Avarların tarih sahnesindeki önemini vurgulayan yazarın, Türk âdet ve inançlarını Avar Oğlu’nda nasıl aktardığı araştırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda Ziya Şakir’in, nesiller arasında köprü kuran manevi değerleri, Türklerin karakter özelliklerini ön plana çıkarmak için kullandığı tespit edilmiştir
Hey Çoruh kederim derinden derin”: çevresel dönüşümün duygusal coğrafyaları ekopsikoloji ve solastalji
İnsanlar yaşam alanlarının etrafında meydana gelen çevresel değişmelere ve sosyoekolojik tahribata duygusal tepkiler verir. Bu değişiklikler
insanların yoğun kayıp duyguları yaşamasına sebep olur. Yıkıcı çevresel değişiklikler kültüre, yaşam bilgisine, geçim kaynaklarına, nesilden
nesile aktarılan bilgiye, zihinsel ve duygusal esenliğe felaket kabilinde kayıplar getirir. Yerel sakinler için yer ve bölge duygusal coğrafyalar,
yakın bağlar ve topluluk temelli bir yer duygusu oluşturur. Bu makale, geç kapitalizmin duygusal coğrafyaları, ekopsikoloji ve duygu
sosyolojisi çerçevesinde bir ekolojik hüzün ve veda coğrafyası üzerine vaka çalışmasıdır. Bu araştırma son dönemde ekonomik büyüme
uğruna feda edilen Anadolu kırında yaşanan ekolojik tahribatın özel bir duygusal coğrafyasına, Artvin’in Çoruh Vadisi’nde Deriner Barajı’nın
sularında boğulan iki küçük yerleşimine, Zeytinlik (Sirya) ve Oruçlu (Orcuk) köylerine odaklanmakta ve yerinden edilen yerel sakinlerin
çevresel değişmeye verdikleri duygusal tepkileri incelemektedir. Araştırma kırsal yaşam alanlarının köklü değişimine tanıklık etme
süreçlerinde yaşanan bireysel ve kolektif duygu deneyimleri üzerinden ülkedeki çevresel değişmenin yarattığı menfi etkilerin anaakım
söylemde tartışılmayan bir boyutunu tartışmaya açmayı amaçlamaktadır. Araştırmada insanların belirli yerlere duygusal bağlılıklarını ifade
eden kitap, belgesel, sözlü tarih ve edebi materyal kaynaklardan, aynı yerlere yönelik duygusal deneyimlerine ilişkin söylemlerini
çıkarabilmemize imkân veren etnografik bir yöntem kullanmaktadır. Araştırmanın bulguları doğanın ve yaşam alanlarının yıkımının nehir
kenarında yaşayan insanlar için yoğun hüzün ve kayıp ifadelerine sebep olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırma duygusal coğrafyalar
açısından özellikle sevdiğimiz yerlerin kaybını getiren kapitalist yayılmanın ekolojisinin mekân temelli etkilerinin yine mekân temelli duygusal
ekolojik kayıp, solastalji ve keder anlatıları ürettiğini göstermektedir.Humans have emotional responses to surrounding environmental changes and socio-ecological destruction in their lifeworld. Their deep
sense of loss is exacerbated by these changes. Destructive environmental changes bring out catastrophic losses to culture, knowledge of life,
livelihoods, generational knowledge, and mental and emotional well-being. For local inhabitants, the place and region constitute emotional
geographies, intimate attachments, and a community-based sense of place. This paper is a case study on the emotional geographies of late
capitalism, ecopsychology, and sociology of emotions in the context of geographies of ecological sorrows and farewell. This paper focuses
on the environmental desolation of two tiny villages of Artvin province, in rural northeastern Anatolia, Zeytinlik (Sirya) and Oruçlu (Orcuk)
that were drowned by the waters of the Deriner Dam in the Çoruh Valley. The research findings indicate that the destruction of nature and
lifeworld has evoked tremendous expressions of sorrow and loss from the dislocated people living along the river. The research aims to open
a debate on the negative effects of environmental change lived in the country that is not discussed in the mainstream discourse, through the
individual and collective emotions experienced in the processes of witnessing the radical change of rural living spaces. The research uses an
ethnographic method that allows us to extract people's discourses about their emotional experiences of certain places from books,
documentaries, oral history, and literary materials that express their emotional affinity to the very same places. The findings of the researchreveal that the destruction of nature and habitats causes intense expressions of sadness and loss for people living by the river. The study
demonstrates that the losses of beloved lands produced by capitalist expansion also produce place-based emotional narratives of ecological
loss, solastalgia, and grie
SHRINE PHENOMENON IN THE CONTEXT OF HIEROPHANY AND ITS SPREAD: THE CASE OF BAHATTİN SHEIKH SHRINE
İnsanlık tarihi boyunca tüm inanç sistemleri içerisinde yer alan “kutsal” kavramı, toplumların inanç dünyasında merkezi bir rol oynamakta ve farklı kültürlerde kendine özgü biçimlerle yaşatılmaktadır. Dünyada kutsalın somutlaşarak açığa çıktığı kişi, zaman, mekân veya nesnelerin sembolleşmesiyle kutsalın tezahür ettiği “hiyerofani”ler oluşmakta, kutsalın tezahür ettiği bu sembollerin ziyaret edilmesi ve bu ziyaretler sırasında gerçekleştirilen ritüel uygulamalar, insanların kutsal ile olan ilişkilerini güçlendirerek onlara kutsaldan fayda sağlama, onunla birleşme ve yakınlaşma deneyimi yaşatmaktadır. Sivas’ın Akıncılar ilçesi Doğantepe köyünde bulunan ve Horasan Erenlerinden olduğu rivayet edilen Bahattin Şeyh’in Türbesi, kutsalın mekânda tezahür ettiği ve bölge halkı açısından yaygın etki değeri yüksek olan söz konusu ziyaret mekânlarından biridir. Bahattin Şeyh Türbesi, Bahattin Şeyh’in hayatı ve kişiliği hakkında anlatılan kerametler, menkıbeler ve sözlü kültür ürünleri dolayısıyla bölge halkı açısından kutsalı temsil eden önemli bir merkez konumundadır. Hastalıklara şifa bulmak, evlenmek, evlat sahibi olmak, bolluk ve berekete erişmek gibi çeşitli amaçlarla ziyaret edilen türbede ulaşılan olumlu sonuçların sözlü gelenek vasıtasıyla nakledilmesi, türbeyi kutsal bir cazibe merkezi haline getirmekte, yurtiçi ve yurtdışından birçok kişi türbeyi ziyaret ederek çeşitli ritüeller gerçekleştirmektedir. Dolayısıyla toplumsal ve kişisel bağlamda mekânın kutsallığı ve anlamı derinleşmektedir.
Mekânın kutsal anlamının derinleşmesi, zamanla kutsal alanın etkisinin yakınında ya da ilişkili bulunduğu nesnelere de geçmesi sonucunu doğurmakta ve bu süreçte kült unsurunu oluşturan kişi veya nesnenin etki alanı içerisinde bulunan diğer kişi veya nesneler, kutsallaşarak ziyaret fenomeninin bir parçası haline gelmektedir. Nitekim Bahattin Şeyh’in kutsal etki alanı, türbe çevresinde bulunan ve menkıbesinden hareketle kendisi ile ilişkili olduğu düşünülen diğer varlıklara (ata, ağaç, su, hayvan, toprak) atfedilmekte kutsallık, söz konusu varlıklara da yayılarak “ziyaretin tamamlanması” için ritüelistik bir uygulama silsilesini meydana getirmektedir.
Çalışmamızda, Bahattin Şeyh Türbesi, bir ziyaret fenomeni olarak ele alınmış, kutsalın tezahürü ve yayılması bağlamında literatür taramasından ve saha araştırmasından elde edilen verilerle değerlendirilmiştir. Saha araştırmasında, türbeye yakınlığı ve demografik farklılıkları sebebiyle Doğantepe ve Şenbağlar köyü, örneklem bölge olarak seçilmiştir. Ayrıca saha araştırması sırasında tespit edilen Bahattin Şeyh menkıbesine yer verilmiş, menkıbe metni sözlü ve yazılı kaynaklar ile birlikte bütüncül bir bakış açısıyla ve işlevsel yöntemle değerlendirilmiştir.The concept 'divine' which has taken a place within all belief systems throughout history has being played a
central role in belief world of societies and has been being sustained in distinctive ways in different cultures. With
(upon) becoming symbolized person, time, space or objects that the sacred (divine) come out concretizing in the world,
'hieropanies' occurs, which appear the sacred, and visiting these symbols which appeared the sacred and ritual practices
which performed during these visits, provide people with experience of benefitting from the sacred, combining with
and coming close to it, by strengthening people’s relations with the sacred. Bahattin Sheikh’s shrine, which is located
at Doğantepe village in Akıncılar district in Sivas city, and whom is rumoured from one of Khorasan saints, is one of
the said visit spaces that has appeared the sacred in space, and has a high widespread impact value. Bahattin Sheikh
Shrine is in an important center that represents the sacred from the point of view of local community due to oracles,
parables and oral cultural products, narrated about Bahattin Sheikh’s life and personality. Transfering positive results
through oral tradition, reached in the shrine which is visited for various purposes such as to heal diseases, get married,
become a parent and to get abundance and plentifulness etc., is becoming the shrine a sacred center of attraction, and a
lot of persons within the country and from abroad are performing various rituals by visiting the shrine. Therefore,
sacredness and meaning of the space is getting deep in the social and personal context.
Getting the sacred meaning deep leads in time to transfer the influence of the sacred space to objects whereby
are present or with which it is in contact, and during this process, other persons or objects that are present within sphere
of influence of person or object constituting the cult element become a part of the visit phenomenon by divinizing. As
a matter of the fact, Bahattin Sheikh’s sacred sphere of influence is attributed (ascribed) to other creatures (ancestor,
tree, water, animal, soil), located around the shrine and thought to be in association with him based on his parable, and
the sacredness generates a 'ritualistic' chain (string) of practice for 'the visit completion' by spreading over the said
creatures, as well.
In our study, we addressed Bahattin Sheikh’s shrine as a visit phenomenon, and evaluated it through data
obtained from literature review and field research. In field research, villages of Doğantepe and Şenbağlar were selected
as sample place because of their closeness (proximity) to the shrine and demographical differences. In addition, we
gave a place to the parable of Bahattin Sheikh, which was determined during field research, and the parable text was
evaluated together with oral and written sources, through a holistic view and functional method
Âşık tarzı Türk Edebiyatında Kıbrıs destanları
2023 yılı hem Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 100. yılı hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti’nin 40. yılını içine almaktadır. Bu sebeple hem Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 100. yılına hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti’nin 40. yılına armağan olarak bir kitap hazırlama düşüncesi sonucu elinizdeki bu kitap ortaya çıktı.
Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan ile birlikte bağımsız yedi Türk devletinden biri olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (Kıbrıs Türk Cumhuriyeti), Türkiye için hem tarihî hem de stratejik öneme sahip bir ülkedir. Geçmişten günümüze kadar, ozanlar / âşıklar tarafından söylenen / yazılan Kıbrıs konulu binlerce şiir ortaya çıkmıştır. Bu şiirlerin bir kısmı plak ve ses bantlarında, bir kısmı gazete, dergi ve kitaplarda, bir kısmı radyo ve televizyon kanallarında, bir kısmı da sosyal medya hesaplarında yayımlanarak geniş halk kitlelerine ulaşmıştır. Bir kısmı da ozanların / âşıkların defterlerinde kayıtlıdır. Bu destanlardan 101 metnin seçilerek incelenmesi, kitabın ana amacıdır.
Âşık Tarzı Türk Edebiyatında Kıbrıs Destanları adlı bu çalışma “Giriş”ten sonra üç ana bölüm, “Genel Değerlendirme ve Sonuç” ile “Kaynaklar”dan oluşmaktadır. Kitabın hazırlanmasında “Çanakkale Destanları” (2020) adlı kitabımızda uyguladığımız yöntemlerden yararlanılmıştır.
“Giriş”te âşık sanatı ve edebiyatının geçmişten günümüze kadar belirgin özellikleri, toplum hayatındaki yeri ve önemi, sözlü tarih ve âşık edebiyatı ilişkilerine yansıyan Kıbrıs ve konuyla ilgili yaptığımız çalışmalardan söz edilmektedir.
“Yapı Özellikleri Bakımından Bir İnceleme” başlıklı “Birinci Bölüm”de metinler beş ana başlık altında incelenmektedir: “1. Hece Ölçüsüne Bağlı Kalıplar”, “2. Nazım Birimi”, “3. Hane (Bent) Sayısı”, “4. Ayak Yapısı ve Ayak Çeşitleri”, “5. Kafiye Örgüsü ve Biçim Özellikleri”.
“Destancı Ozanlar / Âşıklar” başlıklı “İkinci Bölüm”de, kitapta şiirleri bulunan halk şairi / âşıklar doğum yerlerine, doğum tarihlerine, adlarına, soyadlarına, mahlaslarına ve tahsil durumlarına göre değerlendirilmektedir. “Kıbrıs Destanları (Metinler)” başlıklı “Üçüncü Bölüm”de Kıbrıs konulu 101 destan metni bulunmaktadır. Bu metinler ayaklarına göre sıralanmakta, bu sıraya göre her metne bir numara verilmekte, metnin altında da şairin / âşığın mahlası (belirlenmişse adı soyadı) yazılmaktadır. Bu metinlerin bir kısmı sözlü kültür ortamları içinde tespit edilirken, bir kısmı elektronik kültür ortamlarından, bir kısmı da yazılı kültür ortamlarından elde edilmiştir. Elde edilen bilgilerin genel bir değerlendirmesine “Genel Değerlendirme ve Sonuç” kısmında yer verilmekte, yararlanılan yazılı kaynakların künyeleri –yazarların soyadları esas alınarak- “Kaynaklar” kısmında sıralanmaktadır
3+1 eğitimi modeli olan meslek yüksekokullarının eğitim planlarının incelemesi
Ülkelerin gelişmesi ve kalkınmasında nitelikli insan ve çalışan sayısının önemi çok fazladır. Ülkemizde ara eleman yetiştirmek üzere kurulmuş olan meslek yüksekokulları, amaçları itibariyle, öğrencilere bilgi ve beceri kazandıran ve onları iş hayatına hazırlayan mesleki eğitim kurumlarıdır. Öğrencilerin meslek yüksekokulundan mezun olduktan sonra istihdamını sağlayacak eğitim programları hazırlanmalı ve bu programlar, sektördeki ve teknolojideki gelişmelere göre sürekli güncellenmelidir. Bu amaçla öğrencilerin 3 yarıyıl okulda ders, 1 yarıyıl işletmelerde uygulama şeklinde yaptığı model (3+1 işletmelerde mesleki eğitim modeli) Sakarya Üniversitesi tarafından geliştirilmiştir. Bu modelin öğrencilere, üniversitelere, sektöre ve ülkeye birçok avantajları bulunmaktadır. Mesleki eğitim kurumlarında ilk olarak 2011 yılında
uygulanmaya başlayan 3+1 eğitim modeli ülkemizde giderek yaygınlaşmakta ve üniversiteler tarafından kabul görmektedir. Gerçekleştirilen bu çalışmada 3+1 eğitim modeli kullanan farklı üniversitelerin benzer programları veya farklı programlarındaki eğitim planları incelenmiştir. Bu incelemede üniversitelerin bulundukları illerin gelişmişlik düzeyleri, uygulamalı eğitimler çerçeve yönetmeliği hükümleri, üniversitelerin mevcut eğitim öğretim yönetmeliklerindeki farklılıklar da dikkate alınmıştır. Eğitim
programlarındaki benzer yönler vurgulanmış, farklı yönler ise eleştirel bir bakış açısıyla
değerlendirilmiştir