Türk Kütüphaneciliği / Turkish Librarianship (Turkish Librarians’ Association)

Türk Kütüphaneciliği / Turkish Librarianship (Turkish Librarians’ Association)
Not a member yet
    2962 research outputs found

    Activities of Information and Records Management Departments in Azarbaijan

    Get PDF
    Bu yazıda, Hacettepe Üniversitesi ile Kastamonu Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimibölümlerini temsilen öğretim elemanlarının ortaklaşa Azerbeycan Bakü’de 21-23 Nisan 2016tarihleri arasında üç ayrı üniversitede gerçekleştirdikleri çeşitli etkinlikler hakkında bilgiverilmektedir. Türkiye ile Azerbeycan arasında bilimsel, sosyal ve kültürel bağlamda gelişenortak sinerjinin adımları sayılabilecek bu etkinlikler Kafkas Üniversitesi, Azerbaycan MilliBilimler Akademisi Bakü Devlet Üniversitesi Kütüphane ve Enformasyon Fakültesi veAzerbaycan Devlet Medeniyet ve İnce Sanat Üniversitesi’nde gerçekleştirilmiştir.This article gives information on the various activities held jointly at three different universities between the dates 21-23 April 2016 by teaching staff representing the Hacettepe University and Kastamonu University Information and Records Management Departments. These activities, which can be considered the steps of the joint synergy developing between Turkey and Azerbaijan within a scientific, social and cultural context, were held at the Qafqaz University, the Azerbaijan National Sciences Academy Baku State University Library and Information Faculty and the Azerbaijan State Civilizations and Fine Arts University

    Memories of My Turkish Abi

    Get PDF
    Eylül 1992’de nispeten genç sayılabilecek bir yaşta IFLA Genel Sekreterliği görevini üstlenmiştim. O zamanki IFLA Başkanı Robert Wedgeworth ile ilk resmi ziyaretimizi, 1995’de İstanbul’da düzenlenecek olan IFLA Konferansı ile ilgili görüşmek üzere Ankara’ya yapmıştık. 1986’daki ilk ziyaretimden sonra Türkiye benim favori tatil bölgelerimden biri olmuştu. Ankara ziyaretim de oldukça etkileyiciydi. Hilmi Çelik Düzenleme Komitesi’nin önemli isimlerindendi ve üyesi olduğu IFLA Parlamento Kütüphanecileri Komitesi’nde de aktif rol oynuyordu. IFLA ‘mekanizması’ hakkında sahip olduğu bilgi ve tecrübesiyle Hilmi Çelik, IFLA Genel Merkezi, Yürütme Kurulu, Türkiye’deki meslektaşları, Düzenleme Komitesi ve diğer komite ve çalışma grupları için paha biçilmez bir ortak olmuştu. Hilmi Çelik IFLA grubu ile Türk grubu arasındaki boşluğu doldurmak için önemli ölçüde çaba sarf etmiştir. Bunu, geleneksel Türk misafirperverliğinin yollarından ziyade özellikle kendi sıcak şahsiyeti ve şakacı yanını kullanarak başarmıştır. Yaklaşık 3000 katılımcı çeken IFLA 1995 Konferansı’nın çok başarılı geçmesindeki ciddi katkısı yadsınamaz. Benim için “bunda gavur ukalalığı yok” derdi. Hilmi Bey benim için sahip olduğum tek ve Türk ağabeyimdi. Türkiye dışında Abi kelimesini büyük bir heyecanla kullandığımda onun adının Mr. Abi olduğunu sanıyorlardı. Bu şahsi tecrübelerimiz arkadaşlığımızı İstanbul Konferansı sonrasında da sürdürmemizi sağlamıştı. 1995 yılının sonuna doğru Ankara’yı tekrar ziyaret ettiğimde Hilmi Bey’in ailesinden çok özel bir obje olarak hediye ettiği H.C. damgalı kahve seti benim için çok değerli olup, evimde her zaman gurur veren bir yer işgal etmiştir. Yeryüzünde nerede ve ne zaman karşılaştıysak Hilmi Bey’in geçmişteki favori anılarını konuşmak ve birlikte eğlenceli, bol kahkahalı vakit geçirmek için fırsat bulmuşuzdur. 1997’de Meclis Kütüphanesi’nden Sabancı Üniversitesi Kütüphanesi’ne geçtiğini biliyordum. 1998’de Amsterdam’da evimi ziyaret ettiğinde onun uluslararası tecrübesini yansıtarak, hem araştırmacılar, hem de öğrencilerin ihtiyaçlarına odaklanarak bir kütüphane inşa etmesinden duyduğu gurur beni çok etkilemiştir. 2008’de kendisini ziyaret ettiğimde, on senede kütüphanesinin geldiği nokta onu gururlandırmış ve benim ilgimden hoşnut kalmıştı. Bana önce Hüzünleri Taşıdım Sevinçleri Yaşadım – Anılar kitabını vermiş, sonra da bana hediye ettiği H.C. damgalı kahve setinin hikayesini anlatmıştı (bkz. s. 293). Aslında H.C. kendisinin değil, o dönemdeki Meclis Başkanı Hüsamettin Cindoruk’un isim ve soyadının baş harfleriydi ve kahve seti de onun özel ziyaretçileri için hazırlanmış hediyelerden biriydi. Böylece Hilmi Bey bu aldatmacayı arkamızda bıraktığı için rahatlamıştı. Türk eşim Güneş Kara ile olan özel bağımızda ve evliliğimizde hep destekçimiz olmuştur. Hilmi Bey ile olan ilişkimiz emekliliği sonrasında da devam etmiştir. Uluslararası kütüphanecilik ortamını özlüyordu ama deniz kıyısındaki yazlık evinin ve ailesinin de keyfini çıkarıyordu. En son yazlık evinde buluşmuş, bizi mangalda yaptığı köfteler ve hoş sohbetiyle eğlendirmişti. Hilmi Bey’in ölümü çok ani oldu. Emekliliğinin tadını daha uzun yıllar çıkarmalıydı. Benim olduğu kadar başkalarının hayatında da farklılık yaratmıştır. Huzur içinde yatsın. Güle güle çok sevgili ağabeyim.

    Türker Acaroglu Guide for Young Librarians

    Get PDF
    101 yaşında kaybettiğimiz araştırmacı-yazar ve kütüphaneci Türker Acaroğlu’nun eser verme tutkusu hayalleri ile paralellik gösterirdi. Bu sebeple ayrıca Türker Acaroğlu’nun özellikleri, yaptıkları ve ilgilendiği konular baz alınarak, öncelikle genç kütüphanecilik öğrencileri ve kütüphaneciler ile bazı hayal örnekleri paylaşılmak istenmiştir.Scholar and Librarian Turker Acaroğlu that we lost at the age of 101, had the great ambition to write the books and monographies in parallel and harmony to his ideals. Special reference has been given to this connection, to give the examples of his ideals with respect to librarianship students especially and librarians

    Turkish Librarians’ Association as a Non-Governmental Organization: A Critical Approach from Historical Perpective

    Get PDF
    Bu makalede, sivil toplum perspektifinden Türk Kütüphaneciler Derneği incelenmektedir. Öncelikle sivil toplumun tarihsel ve toplumsal olarak referans aldığı olgulardan yola çıkılarak Türkiye’de sivil toplumun sorunları ele alınmış ve TKD bu bilgiler ışığında ülke gerçekleri içinde değerlendirilmiştir. Sivil toplum özgün haliyle Batı Avrupa’da kentsel bir olgu olarak başlamış ve 18. yüzyılda olgunlaşmıştır. Devletin müdahale alanlarının dışında kalan ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda, toplumun kendi kendini düzenleyen, kendi ilke ve kurallarına göre işleyen özerk bir alan olarak görülmektedir. Türkiye’de kurulup faaliyet gösteren TKD’nin sağlıklı olarak değerlendirilebilmesi için öncelikle içinde doğup geliştiği tarihsel ve toplumsal koşulların bilinmesi gerekmektedir. Sivil toplumun oluşup gelişebilmesi için; devletin demokratik hukuk devleti niteliklerine sahip olması, toplumda ise demokrasi kültürünün yerleşik bir değer olarak bulunması gerekmektedir.Türkiye’de hukuk devleti ve demokrasi kültürünün yerleşmemiş olması nedeniyle sivil toplum 1990’lara kadar kayda değer bir gelişim gösterememiştir. Oluşan sivil örgütlenmeler, devletin resmi ideolojisinin halka benimsetilmesi ve rejimin meşruiyetinin sağlanması yönünde işlev görmüştür. Küresel faktörler ve AB üyelik sürecinin de etkisiyle gelişmeye başlayan sivil toplumun günümüzde de önemli sorunları bulunmaktadır. Belli oranda mesafe alınmasına karşın gerekli ön koşullar hala oluşamamıştır. Bunların sonucu olarak da, STÖ’ler tam özerk yapılar haline gelememiş, halkın katılımı ve kurumsal kapasiteleri sınırlı kalmış, finansal sorunlarını çözememişlerdir. 1990’lara kadar Türkiye’deki sivil toplumun genel eğilimlerini aynen sergileyen TKD, STÖ olma yönünde 1990’lardan başlayarak önemli adımlar atmaya başlamıştır.Toplumsal konulara duyarlılık göstermeye başlamış, demokratik değerlerle ilgili etkinlikler gerçekleştirmiş, diğer STK’lar ile işbirliğine girmiş, hazırladığı bildirgeler ile mesleki standartları oluşturma ve kurumsallaşmasını hızlandırmış, uluslararası STÖ’ler ile entegrasyon ve işbirlikleri geliştirmiştir. Ancak tüm bu gelişmelere karşın TKD’nin hala bir STÖ olabildiği söylenemez. Özerklik kurumsal kimliğine dönüşememekte, üyelerin katılımı son derece sınırlı kalmaktadır. Dernekçe hazırlanan bildirgelerin üyelere benimsetilmesi ve bunların uygulamadaki durumuyla ilgili bir çalışması bulunmamakta, şubelere dayalı örgütlenme modeli işlememektedir.TKD, toplumsal sorunlar ve varlık koşulu olan demokratik değerler konusunda yeterli duyarlılığı gösterememektedir. TKD’nin sorunlarının kökeninde, çoğu kendisinden kaynaklanmayan, alanı dışında başka toplumsal sorunlar bulunmaktadır. Bu nedenle köklü çözümler diğer toplum kesimleriyle verilecek ortak bir mücadeleyle gerçekleşebilecektir. Derneğin, öncelikle üyeleri ve meslek alanında çalışanlar ile sorunlarını çözüm odaklı bir şekilde tartışmaya açması gerekmektedir. Kısa vadeli ve kestirme çözümler gerçekçi ve sürdürülebilir olmayacaktır.Turkish Librarians Association is examined from a civil society perspective in this article. First of all, problems of civil society in Turkey have been approached by starting from the phenomena that civil society historically and socially takes as a reference and TLA has been evaluated within the frame of the reality of the country in the light of this information. Civil society originally started as an urban phenomenon in Western Europe and developed during 18th century. It is perceived as an independent area of the society working according to its own principles and rules; self-regulating; staying economically and socially outside of the response areas of the state. Historical and social conditions in which TLA was born and improved should primarily be learned so that this association established and in business in Turkey is influentially evaluated. The state should have the features of a democratic state of laws and the culture of democracy should be an important value in the society so that the civil society is formed and developed.Civil society had not considerably developed until 1990s because the culture of democracy and state of law did not establish in Turkey. Civil organizations functioned to establish the legitimacy of the regime and to make the public adopt the formal ideology of the state. The civil society that began to develop under the influence of global factors and European Union membership process has big problems in our day as well. Despite some advancements, necessary prerequisites have not occurred yet. As a consequence, NGOs have not become completely independent structures, could not solve their financial problems and public participation and institutional capacities have been limited TLA that exactly presented general tendencies of civil society in Turkey till 1990s started to take considerable steps to become an NGO as from 1990s.TLA started to become more sensitive about social subjects, conducted activities about democratic values, cooperated with other NGOs, accelerated the creation and institutionalization of occupational standards through the declarations it prepared, formed a cooperation and integration with international NGOs. TLA cannot be still counted as an NGO in spite of all the developments. Independence cannot turn into an institutional identity and participation of the members is quite limited. The Association does not have a research about how to make the members adopt the declarations prepared by TLA and it does not practice an organizational model based on its branches. TLA is not sensitive enough about social problems and democratic values, which is a requirement for existence. Most of TLA’s problems are not originated from its own field. Other social problems exist, too. Therefore, it can solve the problems through cooperation with other social sectors.The Association should have debates about problems in a solution oriented way especially with colleagues and members. short-term and short-cut solutions will not be realistic and sustainable

    Impact of Metadata on Full-text Information Retrieval Performance: An Experimental Research on a Small Scale Turkish Corpus

    No full text
    Bilgi kurumları üstveri, tam-metin veya hem üstveri hem de tam-metin (melez) içerikleri depolamak, dizinlemek ve eriştirmek için metin tabanlı bilgi erişim sistemleri kullanmaktadır. Araştırmanın amacı, bu içeriklerin bilgi erişim performansı üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Bu amaçla, küçük ölçekli bir Türkçe külliyat için varsayılan Lucene bilgi erişim modelini kullanan üstveri (ÜBES), tam-metin (TBES) ve melez (MBES) içerik bilgi erişim sistemleri geliştirilmiştir. Bu üç sistemin performansını değerlendirmek için "duyarlılık - anma" ve "normalize sıralama" testleri yapılmıştır. Deneysel bulgular, ÜBES ve TBES arasında ortalama duyarlılık performansında anlamlı bir fark olmadığını göstermiştir. Diğer taraftan, MBES’in ortalama duyarlılık performansı ÜBES ve TBES’ten anlamlı olarak yüksektir. Bilgi erişim performansı kullanıcı-merkezli olarak değerlendirildiğinde, ÜBES ve MBES’in normalize sıralama performansları TBES’e göre anlamlı olarak yüksektir. Ayrıca, üç bilgi erişim sisteminin eriştiği ilgili doküman ortalamaları arasında anlamlı bir farka ulaşılamamıştır. Bilgi erişim sistemlerinde üstveri ve tam-metin gibi faklı türlerdeki içeriklerin işlenmesinde terim yönetimi bakımından bazı avantajlar ve dezavantajlar bulunmaktadır. Melez içerik işleme (MBES), avantajları bir araya getirmiş ve bilgi erişim performansını artırmıştır.Information institutions use text-based information retrieval systems to store, index and retrieve metadata, full-text, or both metadata and full-text (hybrid) contents. The aim of this research was to evaluate impact of these contents on information retrieval performance. For this purpose, metadata (MIR), full-text (FIR) and hybrid (HIR) content information retrieval systems were developed with default Lucene information retrieval model for a small scale Turkish corpus. In order to evaluate performance of this three systems, “precision - recall” and “normalized recall” tests were conducted. Experimental findings showed that there were no significant differences between MIR and FIR in mean average precision (MAP) performance. On the other hand, MAP performance of HIR was significantly higher in comparison to MIR and FIR. When information retrieval performance was evaluated as user-centered, the “normalized recall” performances of MIR and HIR were significantly higher than FIR. Additionally, there were no significant differences between the systems in retrieved relevant document means. Processing different types of contents such as metadata and full-text had some advantages and disadvantages for information retrieval systems in terms of term management. The advantages brought together in hybrid content processing (HIR) and information retrieval performance improved

    Elektronik Sözcük: Sözcüğün Teknolojikleşmesine Bilgi İletişimsel Yaklaşım

    Get PDF
    In this study, technologization of the word is considered in the context of information communicative approach. The content of the research is to reveal the transformation stages of the word and impact of each stage on information and communication in the transforming World. The study aims to determine the electronic word in terms of information and communication and to emphasize its importance. Perspective of the study is the electronic word and its methodology is based on the examination of living spaces of the word through a descriptive method. In the concept of this study, the findings were examined in an analytical manner after searching the literature on electronic word. According to the findings of the study results, the electronic word appears as a result of the processes and technologies that were supplied by each other. In essence, the word has emerged the phenomenon of information transmission and information retrieval. Furthermore, the electronic word improves in the parallel of these phenomena. It is estimated that the electronic word brings a new dynamism to information communication. As a result; transforming of the electronic word means that the interactive information flows. Through the electronic word, information communication life has already become a structure that functions static force balance between memory and personality; besides it operates the quantity and quality of information. Resolved with this study; the electronic word is an organic tool and activity of information-communication in a new World where the word gets effectiveness via technologization, where the interactive information flow is experienced. In the new nature of the electronization, human with changing literacy skills is reshaping himself/herself as an information collector-user. Bu çalışmada, sözcüğün teknolojikleşmesi bilgi iletişimsel yaklaşım kapsamında değerlendirilmektedir. Araştırmanın içeriği; sürekli dönüşen dünyada, sözcüğün de dönüşüm evrelerini ortaya çıkarmak ve dönüşümün her bir evresinin bilgi ve iletişim üzerindeki etkisini belirlemekten oluşmaktadır. Çalışmanın amacı; elektronik sözcüğün, bilgi ve iletişim açısından yerini tanımlamak ve önemini vurgulamaktır. Çalışmanın perspektifi elektronik sözcük olup, metodolojisi sözcüğün yaşam alanlarının betimleyici bir yöntemle incelenmesine dayanmaktadır. Çalışma kapsamında geniş bir literatür taraması yapılarak, elektronik sözcük konusundaki bulgular analitik bir biçimde incelenmektedir. Çalışma sonunda edinilen bulgulara göre elektronik sözcük; birbiriyle beslenen süreçlerin ve teknolojilerin bir sonucu olarak belirmektedir. Özde, sözcük; bilgi iletim ve bilgiye erişim olgusuyla ortaya çıkmış bulunmaktadır. Elektronik sözcük ise yine bu olgular paralelinde gelişim göstermektedir. Ayrıca elektronik sözcüğün; bilgi iletişimine yeni bir dinamizm kazandırdığı öngörülmektedir. Sonuç olarak; sözcüğün elektronik dönüşümü, aslında bilginin etkileşimli akışı anlamına gelmektedir. Elektronik sözcük sayesinde bilgi iletişimsel yaşam; belleğin ve benliğin statik kuvvet dengelerini işleyen ve bununla birlikte bilginin nicelik ve niteliklerini işleten bir yapıya dönüşmüştür. Yapılan çalışmayla çözümlenen; sözcüğün teknolojikleşerek etkinlik kazandığı ve bilginin etkileşimli akışının yaşandığı yeni bir dünyada; elektronik sözcüğün bilginin- iletişimin organik aracı ve eylemi olduğudur. Elektronikleşmenin yeni doğasında, değişen okuryazarlık yetisiyle insan, bilgi toplayıcısı-kullanıcısı olarak yeniden biçimlenmektedir.

    Bibliography

    Get PDF
    Bu çalışmada eski tarihlerde “esama-i kütüb” ve daha sonraları “kitabiyyat” olarak anılanbibliyografya hakkında bilgi verilmektedir. Bibliyografyanın tanımı, nasıl ve hangi ihtiyaçlardandolayı ortaya çıktığı, gelişimi ve araştırmacılar için önemi anlatılmaktadır.The bibliography that was used to be called during ancient times as “esama-I kütüb” and later “kitabiyyat” is explained in this study. Definition of the bibliography, how and for which necessities it appeared, its development and importance for the researchers are mentioned

    Professional Meetings

    Get PDF

    “Sevdiğim Yaz Geldi Yine”

    Get PDF
    The editorial group of The Journal of Turkish Librarianship, organized a forum called “TheNew Turning Point in Turkish Librarianship”. In this forum, the editorial process, the differentsections of the Journal, and the principles of citing sources, were shared with the participants.In addition to this, a document which includes the Journal’s vision and mission as well as itsorganizational structure has been made available on the web page. Furthermore, in order tomeet international standards and provide the best services to our esteemed readers, OJS (OpenAccess Magazine Management System) has been reinstalled and the email server reconfigured.Good wishes and joy are shared for the summer in this editorial as well.“Sevdiğim yaz geldi yine Karıncalar ve sineklerle çıktık yeryüzüne Barbunla lüferle marulla zeytinle Uzaklarda kaldı nisanları basan sis, bun, yağmur Karadeniz'de bir mavi, çocuklar sevinsin diye Şairler sevinsin diye sevdiğim, yaz geldi yine

    Yeni Bir Yıl, Yeni Bir Sayı ve Taze Umutlar

    Get PDF
    Spring is coming. Spring means a new issue and a new library week for us. The 52nd Library Week will be celebrated at the end of this March. In this context, the editorial shares some commends regarding the Library Week and our profession. After Library Week a forum will be arranged under the title of “A New Turn in Turkish Librarianship” which will be held in April 15 2016 at Ankara University. The new road map beginning with Web of Science (WoS) as a new process will be discussed with colleagues in the forum. The editorial also shares memoirs on Hilmi Çelik, the doyen of our profession who passed away in the last January and a brief information content of current issue. This issue is dedicated to the memory of all people who passed away their lives during terrorist attacks. With respect to their memoirs.

    2,253

    full texts

    2,962

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Türk Kütüphaneciliği / Turkish Librarianship (Turkish Librarians’ Association) is based in Türkiye
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Türk Kütüphaneciliği / Turkish Librarianship (Turkish Librarians’ Association)? Access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard!