Türk Kütüphaneciliği / Turkish Librarianship (Turkish Librarians’ Association)
Türk Kütüphaneciliği / Turkish Librarianship (Turkish Librarians’ Association)Not a member yet
2962 research outputs found
Sort by
Cumhuriyet’in 100. Yılında Türk Kütüphaneciliği Sempozyumu Kapsamında Anıtkabir Özel Defteri Yazısı
Aziz Atatürk,Emperyalistlere karşı dünyanın en haklı, en meşru bağımsızlık savaşını vererek kurduğun Cumhuriyetin 100. Yılını kutluyoruz. Bulunduğumuz coğrafya ve karşı devrimcilerin saldırılarına rağmen, Cumhuriyet hala ayaktaysa bu devrimlerin ve cumhuriyetin temellerinin ne kadar sağlam atıldığının yadsınamaz bir kanıtıdır
Dijital Şeffaflık Kavramı: Uluslararası Literatürün PRISMA Yöntemiyle Sistematik İncelenmesi
Amaç: Bu çalışmada şeffaflık hakkında yazılmış uluslararası makale, konferans bildirisi, kitap bölümü, gibi çalışmaların bibliyografik olarak incelenerek türdeş alanlı (cross-disciplinary) bir sentez yapılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda dijital iletişim kanalları yoluyla uygulanan şeffaflık uygulamalarının saptanmasıyla birlikte araştırmaya yön veren sorular 1) Şeffaflıkta kamu sektörü, özel sektör veya yurttaş bakımından hedefler nelerdir? 2) Şeffaflık kimin faydasınadır? 3) Şeffaflıkla ilişkili alt kavram setleri nelerdir? 4) Şeffaflıkla ilgili literatürde üzerinde durulan konular nelerdir? 5) Şeffaflığın gerçekleşmemesi bağlamında hangi engeller vardır? 6) Aşırı şeffaflık veya tam tersine hiç şeffaflığın olmaması durumlarında hangi tehlike, ihlal ve riskler bulunmaktadır? olarak belirlenmiştir. Yöntem: Araştırmada 2001-2022 (Mart) yılları arasında Web of Science, Scopus, Taylor & Francis, ScienceDirect ve JSTOR veri tabanlarında yayınlanmış çalışmalardan elde edilen veriler PRISMA 2020 bildirgesi kullanılarak derlenmiştir. Verilerin kodlanmasında ve kategorize edilmesinde bu çalışma yazarları tarafından geliştirilen “veri toplama formu” kullanılmış ve MAXQDA 20 programı ile analiz edilmiştir. Bulgular: Veri tabanlarının taranması sonucu tespit edilen 4681 çalışmanın sadece 255'i sistematik derleme için uygun bulunmuştur. Bu çalışmaların neredeyse yarısı Kuzey Avrupa ve Kuzey Amerika gibi iki bölgede yoğunlaşmıştır ancak Latin Amerika, Avustralya, Asya ve Afrika’da şeffaflık araştırmalarının eksikliği gözlemlenmiştir. Doküman incelemesi, nitel ve nicel veri toplama yöntemleri arasında en yaygın kullanılan yöntem olarak belirlenirken, deneysel tasarımların kullanımında eksiklik saptanmıştır. Ayrıca dijital mecra araştırma konularına yönelik web tabanlı araştırmaların her yıl düzenli olarak artan bir şekilde çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu çalışmaların teknolojideki gelişmelerle birlikte blok zinciri, nesnelerin interneti, artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik gibi alanlara kayabileceği de öngörülmektedir. Araştırmacıların çoğu, kamu sektörü performansını iyileştirebileceği düşüncesiyle, yurttaşlara yönelik bilgi akışının var olduğu şeffaflık çalışmalarına odaklanmaktadır. Ayrıca dijital iletişimde, şeffaflığın demokratik eylemler üzerinde olumlu etkileri olduğunu gösteren çok sayıda araştırma bulunduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Bu çalışma, sadece iletişim bilimleri alanında değil diğer sosyal bilimler disiplinlerinde de sıklıkla atıfta bulunulan şeffaflık konusundaki literatürü gözler önüne sererek teorik ve pratik çalışmalara temel oluşturması bakımından bir katkı sağlamaktadır. Ayrıca dijital iletişim kanallarının şeffaflık kavramıyla ilişkilerini netleştirerek gelecekteki araştırmalar için de faydalı olacağı düşünülmektedir. Araştırma sonuçları, şeffaflığın demokratik bir ortamda önemli olduğuna ve dijital iletişim kanallarının bu bağlamdaki önemine işaret etmektedir. Ancak dijital iletişim kanallarının gizlilik ve veri koruması gibi diğer önemli yönleri de göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle şeffaflık konusuyla ilgili farkındalığın artırılması ve dijital iletişim kanallarının etkileri hakkında daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir. Bu araştırmalar, şeffaflık kavramının daha iyi anlaşılmasına ve şeffaflık uygulamalarının daha etkili hale getirilmesine yardımcı olabilir. Ayrıca dijital iletişim kanallarında veri koruması ve gizlilik konularının da ele alınması gerekmektedir. Tüm bunlar, daha şeffaf ve güvenli bir toplumsal iletişim ortamı yaratmak için atılması gereken önemli adımlardır
Çocuk Kütüphanelerinde Yaşam Becerileri Geliştirmek: Bir Kütüphane Programı Modeli
Amaç: Erken çocukluk (0-8 yaş arası), yaşamın en kritik dönemlerinden biridir. Çocuklar doğdukları andan itibaren maruz kaldıkları uyaranları içselleştirmeleri ve öğrenme yoluyla kalıcı hâle getirmeleri için ailelerinden, okul öncesi kurumlardan ya da okul dışı eğitim/yaşam merkezlerinden destek almaktadırlar. Kütüphaneler sözü edilen merkezlerin en önemlilerinden birisidir. Çocuk kütüphaneleri, özel bir kullanıcı grubu olan çocuklara hizmet verirken “çocuğa görelik”, “fırsat eşitliği”, “gelişim dönem özelliklerini bilme”, “erken müdahale” ve “yaşam becerileri” gibi önemli konuları kapsamak durumundadır. Bunun için de çocukların yaşına, gelişim düzeyine, kuşak özelliğine, bireysel farklılıklarına, özel gereksinimlerine ve desteklenmesi gereken yönlerine uygun eğitim programlarının geliştirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı çocuk kütüphanelerinde yaşam becerilerinin oluşturulması ve desteklenmesi için geliştirilmiş ve özgün etkinliklerin bir plan dâhilinde okul öncesi dönemdeki çocuklar tarafından deneyimlenmesini sağlayan bir eğitim programı oluşturmaktır. Yöntem: Çalışma belirli aşamalara dayalıdır. İlk aşama olan tasarım sürecinde literatür taraması, farklı kütüphane programlarına dair uygulama örneklerine ulaşılması ve çocukların evrensel gelişimsel dönem ihtiyaçlarının birlikte ele alınıp harmanlanması sağlanmıştır. İkinci aşamada özgün etkinlikler, hikâyeler, içerikler ve materyaller oluşturulmuştur. Son aşamada ise ölçme ve değerlendirmenin yapılma şekli belirlenmiştir. Bulgular: Programın 24 oyun etkinliği, 24 hikâye ve 24 kukla tiyatrosundan oluşan içeriğinin uygulama planı yapılmış ve oluşturulan program alan uzmanlarının görüşüne sunulmuştur. Uzmanlardan gelen dönütler doğrultusunda yapılan düzenlemelerin ardından programa son hâli verilerek uygulamaya hazır duruma getirilmiştir
Web Destekli Bilgi Okuryazarlığı Eğitiminin Etkinliğinin Belirlenmesi: Hemşirelik Öğrencileri Üzerinde Randomize Olmayan Kontrollü Çalışma
Amaç: Bu çalışma ile hemşirelik bölümünde öğrenim gören öğrencilerinin bilgi okuryazarlığı becerilerindeki zorlanmadüzeylerinin belirlenmesi ve web uygulamalarıyla desteklenen bir öğretim programının öğrencilerin bilgi okuryazarlığıbecerileri üzerindeki etkisinin test edilmesi amaçlandı.Yöntem: Çalışma, bir devlet üniversitesinin hemşirelik bölümünde öğrenim gören 3. sınıf öğrencileri üzerinderandomize olmayan kontrollü çalışma deseninde yürütüldü. Deney grubunda yer alan öğrencilere (n=38) araştırmacılartarafından hazırlanan öğretim programı web üzerinden uygulamalar eşliğinde 14 haftalık bilgi okuryazarlığı eğitimiverildi. Kontrol grubunda yer alan öğrencilere (n=38) ise bu eğitim verilmedi. Ön test ve son test için veri toplamaaracı olarak Tanıtıcı Bilgi Formu ve Bilgi Okuryazarlığı Ölçeği kullanıldı. Verilerin analizi SPSS 21 içerisinde Ki-karetesti, bağımsız gruplarda t testi, Paired T testi, karma desen ANOVA, Cohen’s d etki büyüklüğü ve Parsiyel eta karekullanılarak yapıldı
Yapay Zekâ: Disiplinlerarası Yaklaşımlar
This study aims to inform the readers by examining the book “Artificial Intelligence: Interdisciplinary Approaches.” The book focuses on using artificial intelligence in fields such as linguistics, banking, health, law, librarianship, and information science, as well as various activities and themes that arise in connection with it. It is a resource that researchers from different fields, practitioners in various sectors, especially information professionals and students can benefit from
Çeşitli Boyutları ile Okul Kütüphaneleri
This paper aims to review the book titled “School Libraries Along with Their Various Dimensions” edited by Güler Demir and Burak Savaş Sarıçoban. School libraries are a genre that has been the subject of special studies in the field of librarianship. This book consists of 7 studies on school libraries. National developments, international studies and innovative services related to school libraries are discussed in the book
Çocuklar için Bir E-Kitap Uygulaması: TRT Çocuk Kitaplık
Amaç: E-kitap uygulamaları kullanıcıların kitaplara daha kolay ulaşabilmelerini sağlamalarının yanı sıra etkileşim içerme, güncellenebilme ve çoklu ortam özellikleri taşıma gibi avantajlara sahiptir. Ancak özellikle çocuklara yönelik uygulamalarda reklam yoğunluğu, erişim sorunları ve yaş düzeyine uygun olmama gibi özellikler görülebilmektedir. Araştırmada, Türkiye’nin en kapsamlı dijital çocuk kitaplığı olma amacıyla Türkiye RadyoTelevizyon Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından 3-7 yaş grubu çocuklar için geliştirilen TRT Çocuk Kitaplık uygulamasının ve uygulamada okul öncesi dönem çocuklarına yönelik sunulan e-kitapların incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubu, TRT Çocuk Kitaplık uygulaması ve uygulamada yer alan 3-5 yaş grubu çocuklara yönelik sunulan 172 etkileşimli e-kitaptan oluşmaktadır. Veriler, araştırmacılar tarafından alan yazına dayalı olarak oluşturulan “Etkileşimli E-Kitap Uygulaması Değerlendirme Kriterleri Kontrol Listesi” kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Bulgular: Uygulamanın; kontrol listesinde yer alan 41 kriterden 29’unu karşıladığı, 8 kriterin geliştirilebilir nitelikte olduğu, 4 kriterin ise uygulamanın özellikleri arasında yer almadığı görülmüştür. Etkileşimli e-kitapların konularına göre beş kategoride sunulduğu, yaş gruplarına göre sınıflandırıldığı, çoğunun orijinal dilinin Türkçe olduğu ve kitapların sonunda hikâyeyle ilgili çoktan seçmeli soruların ve etkileşimli oyunların yer aldığı saptanmıştır. Uygulamanın ve uygulamada yer alan e-kitapların bazı özelliklerinin kriterler doğrultusunda geliştirilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Sonuç: Araştırmada, TRT Çocuk Kitaplık uygulamasının genel ve teknik özellikleri, etik uygunluk, kullanım özellikleri, telif hakları ve ekonomiklik özellikleri bakımından değerlendirildiğinde çoğunlukla istenen niteliklere sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak özellikle okul öncesi dönem düşünüldüğünde, uygulamanın ve uygulamada yer alan kitapların bazı özelliklerinin geliştirilmesinin ve uygulamaya birtakım yeni özelliklerin eklenmesinin gerekli olduğu anlaşılmış, söz konusu noktalarla ilgili öneriler sunulmuştur
Kütüphane Tasarımlarının Öğrencilerin Görsel Algıları Üzerindeki Etkileri: Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Örneği
Amaç: Günümüzde kütüphaneler ders çalışma, kitap okuma, ortak çalışma yürütme gibi gereksinimlere karşılık vermesinin yanı sıra gelişen teknolojik ilerlemeler ile birlikte kullanıcıyı araştırmaya ve çalışmaya teşvik eden, kullanıcıda estetik tatmin sağlayan ve kütüphane farkındalığı yaratan mekânlara dönüşmüştür. Bu bağlamda çalışmanın amacı 2000 yılı sonrası yapılmış kütüphanelerin kullanıcı tarafından görsel olarak nasıl algılandığını belirlemek ve bundan sonra tasarlanacak kütüphaneler için bir tasarım bilgisi oluşturmaktır. Yöntem: Çalışmada literatür taraması yapılarak örnekler belirlenmiştir. Ardından 50 tıp öğrencisi ile kütüphanelerin görsel algısı üzerine tercihler ve anlamsal farklılaşım ölçeği içeren bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler frekanslar ve anlamsal farklılaşım grafikleri şeklinde analiz edilmiştir. Bulgular: Anketin somut görsel algı bileşenlerinde en çok tercih edilen kütüphaneler; biçin/form bakımından oval hatlara sahip Dine Koleji Kütüphanesi, ölçü/oran bakımından insan ölçeğinde geniş ve yüksek olan Bangkok Kütüphanesi, malzeme bakımından ahşap malzemenin kullanıldığı Nanjing Renovasyon Üniversitesi Kütüphanesi, renk bakımından Birmingham Kütüphanesi ve aydınlatma bakımından yapay ışıkla aydınlanan Doksan Kütüphanesidir. Anketin soyut görsel algı bileşenlerine göre doğal ışıkla aydınlanan, ahşap malzeme kullanılan, açık tonlara sahip kütüphanelerin ferah, aydınlık ve düzenli algılandığı; organik formlu kütüphanelerin davet edici ve ilgi çekici algılandığı; çelik ve beton malzeme kullanılan, koyu tonlara sahip, insan ölçeğinde dar ve yüksek görünen kütüphanelerin ise karanlık ve sıkışık algılandığı saptanmıştır. Sonuç: Çalışma genel olarak değerlendirildiğinde, öğrencilerin kütüphanelerde sıra dışı formları tercih etmekle birlikte biçim/formu çok önemli bulmadıkları; kütüphane tercihinde önem sıralaması olarak birbirine yakın değerlendirdikleri malzeme, renk ve aydınlatma bileşenleri açısından ahşap ya da beton gibi nispeten sıcak malzeme kullanılmış, renk uyumu sağlanmış ve doğal ya da yapay iyi aydınlatılmış kütüphaneleri tercih ettikleri; geniş ve ferah kütüphane tercihleri ile ölçü-oran bileşenini en önemli bileşen olarak gördükleri belirlenmiştir. Özgünlük: Çalışmada en önde gelen algı biçimi olan görsel algı ile kütüphanede yaratılması istenen mekânsal etkilerin neler olabileceği ve ne tür niteliklerin insanları olumlu yönde etkileyebileceği analiz edilerek kütüphane tasarımına yeni bir bakış açısı getirilmiştir. Ayrıca kütüphanelerin yalnızca kitap okuma ve ders çalışma mekânı olmaması konusunda farkındalık sağlanmıştır
Transhümanizm ve Dijital Dünyada Yaşlanma: Kütüphanelerin Aktif Yaşlanmadaki Rolü
Amaç: Bu çalışmada transhümanizm ve bu kavram ile ilişkili olarak aktif yaşlanma konuları ele alınmıştır. Çalışmada transhümanizmin ve günümüzde giderek daha fazla önem kazanan aktif yaşlanmanın kütüphanelerin görev ve sorumlulukları üzerinde ne tür etkilerinin olabileceğini ve teknolojinin yaşlı bireylere yönelik sunulan faaliyet ve hizmetlerde nasıl kullanılabileceğini ortaya koymak amaçlanmaktadır. Yöntem: Çalışmanın amacı doğrultusunda literatürde transhümanizm ve aktif yaşlanma kavramlarını farklı bakış açıları ile ele alan çalışmalar analiz edilerek değerlendirilmiştir. Bu kapsamda kütüphanelerin transhümanizm anlayışı çerçevesinde aktif yaşlanmada nasıl bir rol üstlenecekleri incelenmiştir. Bulgular: Günümüzde neredeyse tüm dünyada doğum hızı gerilerken, bilim ve teknolojide yaşanılan yenilikler neticesinde beklenilen yaşam süresi artmakta ve ölüm oranları ise düşmektedir. Bu durum dünya nüfusunun çok daha hızlı yaşlanmasına ve dünyanın demografik yapısında tarihsel nitelikte önemli değişimlerin yaşanmasına neden olmaktadır. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payının artması ise pek çok açıdan problem olarak kabul edilmekte, bu durum özellikle sosyoekonomik ve sosyokültürel anlamda birçok sorunu beraberinde getirmektedir. Sonuç: Günümüzde nüfus yaşlanması küresel bir sorun hâline dönüşürken, bu sorunun üstesinden gelebilmek ve yaşlanmayı birey ve toplum açısından bir fırsata dönüştürebilmek amacıyla aktif yaşlanma yaklaşımı benimsenmektedir. Aktif yaşlanmada gerekli imkânların sağlanmasıyla bireyin yaşlanma sürecinde de toplumsal hayata katılım sağlayabileceğine inanılmaktadır. Kütüphanelerin de yaşlı kullanıcılarına özel sunacakları yenilikçi hizmet ve faaliyetler ile aktif yaşlanma sürecinde önemli bir rol üstlenecekleri öngörülmektedir. Bu kapsamda transhümanizm çerçevesinde teknoloji ile bütünleştirilmiş, yaşlı dostu ve yaşlıları destekleyici kütüphaneler; yaşlı bireylerin iyilik hâlini sürdürmelerine ve potansiyellerini kullanmalarına imkân vererek bu bireylerin hayatla bütünleşmelerine yardımcı olmaktadı