International Journal of Innovative Approaches in Science Research (IJIASR) / Uluslararası Fen Bilimlerinde Yenilikçi Yaklaşımlar Dergisi
Not a member yet
    112 research outputs found

    Olgunlaşma Sürecinde Beyaz Peynirde Organik ve Yağ Asidi İçeriğinin Farklı Örnekleme Tekniği Kullanılarak Taşınabilir FTI Spektrometre ile İzlenmesi

    Get PDF
    Peynirin tadını ve aromasına etki eden faktörler sütün kalitesi, üretim süreci, laktik asit bakterileri ve olgunlaşma sırasındaki karmaşık biyokimyasal reaksiyonlar oluşturmaktadır. Olgunlaşma dönemindeki önemli biyokimyasal yollar arasında yer alan laktoz metabolizması ile organik asitlerin oluşması, lipoliz yoluyla yağ asitlerin parçalanması peynirin tadını ve aromasının etkilenmektedir. Kromatografik analizlerle belirlenen bu özellikler doğru ancak zahmetli, pahalı ve zaman alıcıdır. Bu nedenle çalışmadaki amacımız, beyaz peynirin olgunlaşması sırasında meydana gelen bu değişiklikleri belirlemek için kızılötesi (FTIR) spektroskopisine dayalı hızlı ve basit bir enstrümantal yöntem geliştirmek ve olgunlaşmasırasında üretilen ana organic asitlerin eş zamanlı olarak belirlenmesi için bir tahmin algoritması geliştirmektir. Beyaz peynir numuneleri 40 gün olgunlaştırılmış ve numuneler 1, 20 ve 40 günlük depolamadan sonra analize dilmiştir. Farklı örnekleme yöntemiyle hazırlanan örnekler FTIR bölgesinde (4000 ila 700 cm-1) taşınabilir bir FTIR kullanılarak taranmıştır. Aynı zamanda HPLC ve GC ile organic ve yağ aside profili belirlenerek, toplanan spekrumların olgunlaşma süre ve organik asit içerikleri ile ilişkilendirilmiştir. Tahmin modelleri geliştirmek için sınıf analojisinin (SIMCA) yumuşak bağımsız modellemesi ve kısmi en küçük kareler regresyonu (PLSR) ile analiz edilmiştir. SIMCA peynir örneklerinin olgunlaşma süresine göre kümelemesine izin verdi. İlginç bir şekilde, numunelerin gruplanmasını yönlendiren sinyal, peynir aromasına katkıda bulunan organik ve yağ asitlerin oluşumu ve konsantrasyonu ile ilişkili bulunmuştur. Örnekleme yöntemleri arasında peynir ekstraklarının diğer yöntemlere göre daha iyi SIMCA model oluşturduğu gözlenmiştir. Ayrıca aynı sinyal, organik ve yağ asit seviyeleri regresyon algoritmaları (PLSR) geliştirmek için kullanılmış ve PLSR modelleri mükemmel uyum göstermiştir (r-değerigt%253B 91). Organik asit profili 10 dakikadan daha kısa sürede doğru bir şekilde belirlenebilmiştir. Sonuç olarak Portatif kızılötesi üniteler, olgunlaşma sırasında meydana gelen karmaşık biyokimyasal değişiklikleri izlemek ve beyaz peynirde dengeli bir tat gelişimi için önemli olan kalite parametrelerini tahmin etmek için hızlı, basit bir araç ve yerinde Teknik olarak kullanılabilir

    %252339%253BDNA Hasarı Yanıtı%252339%253Bnın İnce Ayarında PPM1D%252FWip1 Fosfataz%252339%253Bın Rolü

    No full text
    Sağlıklı hücreler genom bütünlüğünü, hücre döngüsündeki ilerleyişi erteleyen%252Fdurduran ve DNA tamirini devreye sokan korunmuş bir DNA hasarı yanıtı yolağını aktive ederek sürdürürler. Bu sinyal yolağının düzgün olarak çalışmasını engelleyen moleküler bozukluklar genellikle kansere yatkınlık kazandırırlar. DNA hasarı yanıtı (DDR), hücreleri genomik kararsızlıktan korur ve kanser gelişimini önler. DNA hasarının moduna ve seviyesine bağlı olarak, DDR sinyal ağı hücre döngüsünün geçici durdurulmasını (kontrol noktası), kalıcı büyümenin durdurulmasını (yaşlanma, senesens) veya programlanmış hücre ölümünü (apoptozis) teşvik eder. DDR%252339%253Bye katılan proteinleri kodlayan genler tipik olarak tümör baskılayıcılardır ve yaygın olarak kanserde mutasyona uğrarlar. DDR yolağı temel olarak proteinlerin fosforilasyon ve defosforilasyonlarını kapsayan bir mekanizma ile düzenlenir. Yabanıl tip p53 ile indüklenen fosfataz veya (Wild-type p53-inducible phosphatase (Wip1)), veya protein fosfataz tip 2C delta (protein phosphatase type 2C delta (PPM1D)) olarak da bilinen Wip1, DDR ın merkezinde yer alan ve önemli tümör baskılayıcıları hedef alan bir onko-proteindir. Bu derleme de, DDRnin ince ayarında Wip1 aktivitesinin rolü ve bir onkogen olarak apoptozis ve senesens gibi hücresel stres yanıtları üzerine etkileri tartışılmıştır

    Principles and Applications of Recombinant Protein Production in Plants

    Get PDF
    Recombinant protein production has become a growing sector all around the world such as in therapeutic applications, pharmaceutical, agriculture etc. Although, a number of systems for protein expression have been developed and there is an increasing requirement for efficient methods of large-scale production. Therefore recombinant proteins are produced by various ways to generate large quantities for commercial and research applications in a different host such as in bacteria, yeasts, insects, and mammalian culture. Among these, plant systems are mostly preferred since they have a developed eukaryotic system. The expression of recombinant proteins in plants and plant cells has been promoted as an alternative cost-effective production platform. In this review we described, challenges and advantages of plants as expression systems for proteins and discussed unique advantages of producing proteins recombinantly in different plants%253B tobacco, rice, and maize

    Killi Toprak Koşullarında Yetiştirilen Kütdiken Limon Çeşidinde Zn ve Mn Besin Elementlerinin Mevsimsel Dağılımı

    No full text
    Turunçgiller dünyada yetiştiriciliği yapılan en önemli meyve gruplarından biridir. Subtropik iklim kuşağında yer alan ülkemizde, turunçgil yetiştiriciliği bakımından kaliteli sofralık turunçgil üretimi yapılmaktadır. Çalışma killi toprak koşullarında yetiştirilen, 1964 yılında 7x7 m aralıkla dikilmiş Yerli turunç üzerine aşılı olan Kütdiken limon çeşidinde Ekim, Şubat, Mayıs ve Ağustos ayları olmak üzere yılda 4 dönemde ve 2 yıl süreyle 3er yinelemeli olmak üzere örnekler alınarak yapılmış olup, ağaçlardan alınan tohum, meyve eti, meyve kabuğu, yaprak, ana dal, kalın dal, normal dal, ince dal, kalem, anaç, kök boğazı, kalın kökler, normal kökler ve kılcal kökler çalışma materyali olarak kullanılmıştır. Kütdiken limon çeşidinde çinko (Zn) ve mangan (Mn) besin elementlerinin mevsimsel dağılımları incelenmiştir, Araştırma sonucunda Zn ve Mn bitki besin elementleri bakımından organlar arasında önemli farklılıklar bulunmuştur. Kütdiken limon çeşidinde dönemlerin tamamında en yüksek çinko ve mangan değerleri kılcal köklerde bulunmuştur

    Meslek Yüksekokulu Öğrencilerinin İş Güvenliği Algısı

    Get PDF
    Bu çalışmanın amacı, Gelibolu Piri Reis Meslek Yüksek Okulunda İnsan Kaynakları Yönetimi, Deniz ve Liman İşletmeciliği, Muhasebe ve Vergi Uygulamaları, Turizm ve Otel İşletmeciliği, Turizm ve Seyahat Hizmetleri Programlarında öğrenim gören öğrencilerin iş sağlığı ve güvenliği (İSG) konusunda algı düzeylerinin belirlenmesidir. Betimsel tipteki bu araştırma, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Gelibolu Piri Reis Meslek Yüksek Okulundan 5 farklı programdan toplam 300 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara 11 maddelik anket uygulanmış olup sonuçlar analiz edilmiştir. Katılımcıların %25 35i Deniz ve Liman İşletmeciliği, %2518i Muhasebe ve Vergi Uygulamaları, %2518.3ü Turizm ve Otel İşletmeciliği, %2518i Turizm ve Seyahat Hizmetleri, %25 10.7si ise İnsan Kaynakları Yönetimi öğrencilerinden oluşmaktadır. Ankete katılanların %25 90.3ü iş güvenliği olgusunu uyulması gerekli kurallar dizisi olarak değil, güvenli ve kaliteli bir yaşam için gerekli olduğunu düşünmektedir. Ayrıca %25 88i Programlarda okutulacak İSG derslerinin İSG sertifikasına öğretim üyeleri ve öğretim elemanları tarafından verilmesini ayrıca İSG konusunda yazılı ve görsel tüm bilgilendirme ve içeriklere daha kolay ulaşmayı istemektedir. Bu sonuçlardan ankete katılan öğrencilerin İSG konusuna önem verdikleri görülmektedir

    Peptit Nükleik Asitler (PNA) ve Veteriner Hekimliği Alanındaki Uygulamaları

    Get PDF
    Peptit nükleik asitler (PNA), tekrarlayan N-(2-aminoetil) glisin birimlerinin peptit bağlarıyla bağlanmış olduğu bir omurgaya sahip, pürin ve pirimidin nükleobazlarının bu omurgaya metilen karbonil bağları ile bağlandığı, DNA%252339%253Bnın sentetik analoglarıdır. PNA, nükleik asitlere göre üstün hibridizasyon ve geliştirilmiş kimyasal ve enzimatik stabilite gibi çok yönlü özellikleri nedeniyle, teşhis ve farmasötik alanlarda büyük potansiyel taşımaktadır. Bununla birlikte, PNA kullanımında en önemli kısıtlama, hücre içine alınımındaki zorluğudur. Bu nedenle, PNA%252339%253Bnın hücre içine alınımını arttırmak için bazı farklı giriş mekanizmaları geliştirilmektedir. Antisens peptid nükleik asit (PNA) oligomerleri, temel gen ekspresyonunun spesifik olarak azaltılması yoluyla bakteriyel büyümeyi önleyen yeni bir potansiyel antibiyotik sınıfı oluşturur. Antisens olarak etki göstermesinin yanı sıra PNAnın, birçok araştırmada prob amaçlı olarak kullanımı da mevcuttur. Gen düzenleme gibi daha terapötik uygulamalarda, spesifik genom modifikasyonları oluşturmak için de kullanılmaktadır. Bu derleme, PNA%252339%253Bnın yapısını, özelliklerini ve ayrıca veteriner hekimlik alanında kullanılan uygulamalarını kısaca sunmaktadı

    Uyuşturucu ile Mücadelede Tükürükte Madde Tespiti%253A Kolay Uygulanabilir, İmmünokromografik Bir Yöntem

    Get PDF
    Uyuşturucu maddeler belirli miktarda alındığında, kişinin sinir sistemine etki ederek, akli, fiziki ve psikolojik dengesini bozan, kişi ve toplum içerisinde ekonomik ve sosyal çöküntü meydana getiren, alışkanlık ve bağımlılık yapan maddelerdir. Madde analizleri, madde ile mücadelenin önemli unsurlarından biridir. Madde analizlerinde tarama ve doğrulama yöntemleri kullanılmaktadır. Maddelerin ve metabolitlerinin alındıktan sonra ne kadar süre ile tespit edilebileceği madde analizinden önce bilinmelidir. Tespit süresini belirleyen en önemli faktörler maddenin emilimi ve daha sonra vücut sıvılarına geçiş süresidir. Madde ve metabolitlerinin varlığını tespit etmek için çok çeşitli biyolojik örnek türleri (idrar, kan, tükürük, saç,vb) kullanılabilir. Özellikle, trafikte madde etkisi altında sorgulama yapılırken tükürük analizleri hızlı, güvenilir ve kolay uygulanabilir, noninvaziv olmaları yönünden kan ve idrar örneklerine alternatif olarak kullanılmaktadır. Tükürükte uyuşturucu madde tespiti amacı ile immünolojik kitler tercih edilmektedir. Tükürük örneği alınması görsel olarak takip edilebilir. Ülkemizde POCT temelli UTC Uyuşturucu Test Cihazının (ARMAS) doğruluk oranı %2590ın üzerinde saptanmış ve Trafik Birimleri tarafından tarama testi amaçlı kullanılmaya başlanmıştır. Dikkat edilmesi gereken bir nokta kullanılan POCT cihazlarının performans değerlendirmelerinin düzenli yapılması gerekliğidir

    On the CMAS Problem in Thermal Barrier Coatings%253A Benchmarking Thermochemical Resistance of Oxides Alternative to YSZ Through a Microscopic Standpoint

    Get PDF
    This study focuses on experimental modelling of the failure of Thermal Barrier Coatings (TBCs) due to attack of CMAS (Calcia-Magnesia-Alumina-Silicate), which is often found in harsh environments, via glassy phase infiltration. Volcanic ash and dust, sand particles, and fly ash, which contain CMAS, are imminent threats impeding predictable lifetimes of TBCs. Such incurrence directly affects the geometry and clinging to bond coat, and intrinsic material properties such as thermal conductivity and crystal structure of TBC are modified after exposure to CMAS, which ultimately results in delamination, spallation and failure of the coating material. The scope of this work is to survey the reactivity of CMAS with various oxide systems, and evaluate possible oxide systems that can be replaced and%252For used with Yttria-stabilized Zirconia (YSZ) by investigating the penetration depth and reactivity after sintering with CMAS. A cost-effective method to observe the reaction of candidate oxides with CMAS is suggested and administired%253B understanding the main mechanism that causes the failure of top coat in the wake of CMAS infiltration, and seeking solutions for the problem is performed by taking advantage of Scanning Electron Microscopy (SEM). Recently suggested ceramic oxide systems that form in pyrochlore structure, some perovskite structures in various compositions, monazite, mullite and YSZ are studied. The possible outcome consequent upon CMAS infiltration are concluded and course for designing novel material systems that are expected to withstand the CMAS attacks better than the state-of-the-art 4mole%25 YSZ is defined. 5%25 mole Yb-doped SrZrO3(5Yb-SZ) and favored pyrochlores such as Gd2r2O7 and GdYbZr2O7 are found to be better mitigating CMAS attacks

    In-Silico Analysis of SCARECROW Genes in Olive (Olea europaea L.)

    Get PDF
    The Olive (Olea europaea L.) is a Mediterranean crop tree with great economic importance and understanding molecular mechanisms that control developmental processes like adventitious rooting will benefit various aspects of olive tree development research. SCARECROW (SCR) genes are reported to be essential for asymmetric division of the cortex%252Fendodermis progenitor cell in the root. They also have diverse roles through plant development. Thus, this study aimed to identify SCR genes in Olive. With this study we investigated all GRAS family proteins in Olive and further extracted SCR proteins in Olive genome. With this study, we report SCR genes in olive for the first time and provide analysis of their structure with bioinformatic tools. Phylogenetic tree revealed that all 8 major sub-families of GRAS were present in olive genome and some other sub-families like SCL18, SCL3 and SCL28 were also present. A. thaliana SCR (AT3G54220) was grouped with 2 unique olive sequences (XP_022893717.1, XP_022881217.1). Both sequences showed a 2 exon, 1 intron structure and contained the characteristic GRAS domain. Promoter regions contained several light and low temperature motifs. Auxin, gibberellin and abscisic acid response elements were present within these regions. Promoter regions of all olive SCR also contained MYB transcription factor recognition and binding sites

    Cellular responses of Saccharomyces cerevisiae Against Arsenic

    Get PDF
    Arsenic is a metalloid member of heavy metals associated with many health problems from various cancers to skin diseases. Due to mankind activities and natural sources, arsenic contamination seen globally. More than 150 million people globally face with arsenic via arsenic polluted ground water. It is well known that speciation of arsenic is important for its actions inside of the exposed organism. Saccharomyces cerevisiae, is one of six model organisms, provides an general answer for the question What eukaryotes do%253F. So assessing some questions on budding yeast gives a general idea about potential results in other eukaryotes including human. One of the issues investigated on this yeast is that impacts and metabolism of arsenic. Arsenic is well studied on Saccharomyces cerevisiae and consequently much data became available. In this review, cellular impacts of arsenic and response of the yeast towards arsenic exposure is covered

    87

    full texts

    112

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    International Journal of Innovative Approaches in Science Research (IJIASR) / Uluslararası Fen Bilimlerinde Yenilikçi Yaklaşımlar Dergisi
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇