Anadolu University

Anadolu Üniversitesi Akademik Arşive Hoş Geldiniz
Not a member yet
    27316 research outputs found

    The effect of philosophy for children (P4C) curriculum on formulating question skills of children with special learning disabilities

    Get PDF
    The philosophy for children approach is a method of developing critical thinking in children through philosophical dialogue. Questioning skills, which are an important stage of critical thinking, is an intellectual process that takes place in order to make an experience meaningful. Asking questions is one of the oldest learning-teaching tools used in the inquiry process. Children with special learning disabilities (SLD) have various distinctive features in terms of cognitive and social development. The development of high-level thinking skills, which includes a whole set of cognitive skills such as thinking, knowing, perceiving, reasoning, making decisions, following a thought, remembering, summarizing, generalizing, predicting, and inferring, is not yet sufficiently developed in young children with special learning disabilities. Simon (1979) suggested that using the “Philosophy with Children” approach would be effective in improving the cognitive and social skills of children with SLD. Accordingly, in this study, it was investigated effectiveness of Philosophy for Children curriculum on the question-formulating skills of children with SLD. In the research, one group pre-test post-test random experimental design, which is one of the quasi-experimental designs, was used. The applications were implemented for one hour, once a week for ten weeks. The study group consists of 13 children who are in the 2nd and 3rd grade and diagnosed with SLD. The data were collected with the "interview form containing the philosophical inquiry text and questions" and the audio recordings of the training sessions. The inductive data analysis method was used in the analysis of the obtained data. The findings indicated that, the "Philosophy with Children" curriculum improved the level of questions that children with SLD create in their philosophical inquiry processes

    The influence of good governance on the tourism sector: The case of South Africa

    Get PDF
    Over the last decades, the tourism sector has contributed to the national and regional economies in South Africa, while governance levels have regressed over time. The study’s objective was to investigate the impact of good governance on the success and growth of the tourism sector in South Africa, a proxy for developing countries. The hypothesis is that good and effective governance could positively impact tourism growth. A quantitative research methodology was used with econometric methods such as an Autoregressive Distributed Lag Error Correction (ARDL-ECM) process. The estimation indicated a long-run relationship between the variables. The tourism sector contributes significantly to the South African economy, and the government should note the importance of good governance, as indicated through this study, in the success and development of the sector. Given tourism's potential to achieve some of the Sustainable Development Goals and positively influence economic growth and development, relevant parties are urged to pursue good governance in the sector

    Çeşitlenmiş rekreasyonel aktivitelerin ve boş zaman eğitiminin etkileri

    Get PDF
    Bu çalışmanın amacı; rekreasyonel aktivitelerin ve teorik boş zaman eğitiminin ortaöğretim çağı bireylerin öz yeterlilik, kaygı düzeyi ve mutluluk düzeyi üzerine etkisinin incelenmesidir. Ayrıca boş zaman eğitiminin bileşenleri olan 8 ayrı alt boyut üzerinde rekreasyonel aktivite ve boş zaman eğitiminin etkisi ortaya konmak istenmiştir. Çalışma, 2021 – 2022 eğitim-öğretim yılında Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı okullarda eğitim almakta olan ortaöğretim düzeyi öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda bulunan bireyler rekreasyonel aktivite uygulama grubu, teorik boş zaman eğitimi katılım grubu ve hem uygulama hem teorik eğitim grubu olarak sınıflandırılmış kontrol grubu hiçbir etkinliğe katılmamıştır. Çalışma deneysel desende olup ön test-son test kontrol gruplu modelde yapılmıştır. Çalışma bulgularında 'öz yeterlilik' ve 'mutluluk düzeyi' değişken ortalamalarında deney grubu öğrencilerinin kontrol grubundaki öğrencilere göre pozitif yönde anlamlı farklılık oluşmuştur. Ayrıca deney grubunda bulunan öğrencilerin 'kaygı' düzeyleri kontrol grubu öğrencilerine göre anlamlı seviyede düşüş gösterdiği bulgusuna ulaşılmıştır. Çalışma bulgularında; rekreasyonel aktiviteye katılım sağlayan öğrencilerin ve teorik boş zaman eğitimlerine katılım sağlayan öğrencilerinin 'boş zaman eğitim' puanlarının tüm alt ve toplam puanları deney grubu lehine anlamlı farklılık göstermiştir. 'Boş zaman eğitimi' toplam puanında sadece teorik eğitime katılan öğrencilerin puanlarının aktivite katılım ve kontrol grubuna göre pozitif seviyede anlamlı farklılık gösterdiğine ulaşılmıştır. Sonuç olarak, tespit edilen bulgular kapsamında incelenen rekreasyonel aktivitenin öz yeterlilik, mutluluk, kaygı düzeyi, boş zaman eğitimi üzerine olumlu yönde etkisinin olduğu ve desteklediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca bu kapsamda teorik boş zaman eğitiminin boş zaman eğitimi ve öz yeterlilik, mutluluk ve kaygı düzeyleri üzerine pozitif etkileri tespit edilmiştir

    Animasyon sinemada ölüm kavramı: Coco ve kötü kedi şerafettin animasyon filmleri üzerine bir analiz

    Get PDF
    Ölüm hayatımızın bir parçasıdır ve hayatımız ölümlü olduğumuz için anlam kazanmaktadır. Herkes için aynı duyguları hissettiren bir kavram olmadığı için toplumlara ve kültürlere göre değişiklik göstermektedir. Bir son olduğu kadar yeni bir başlangıç hatta ölümsüzlüğe atılan bir adım olarak da ifade edilmektedir. Kültürlere bağlı olarak değişen değerler, ölüm kavramının farklı şekillerde ele alınmasına yol açmaktadır. Ölüm kavramı, sanatın her alanında olduğu gibi sinema ve animasyon filmlerde de sıklıkla ele alınmaktadır. Özellikle animasyon sinemanın teknik olanaklarının yaratım gücüne sağladığı sınırsızlık ile ölümün tasviri çok farklı şekillerde kendini göstermektedir. Bu hem animasyon sinemanın hikâye ve karakter yapısına zenginlik sağlamakta hem de Dehşet Yönetimi Kuramında belirtildiği gibi insanın kendisine stres yaratan konularda başa çıkma mekanizmalarına da hizmet etmektedir. Bu çalışmada, ölüm kavramının animasyon sinemada biçim ve içeriğe nasıl yansıtıldığı araştırılacaktır. Dünya’dan ve Türkiye’den seçilen iki animasyon film, Meredith Cox’un çizgi filmlerde ölümün ele alınış biçimini incelemek için ortaya koyduğu beş başlık (karakter durumu, ölüm tasviri, ölüm durumu, duygusal tepki ve nedensellik) altında ayrıntılı olarak incelenmiştir

    Travmatik yaşam olaylarının haberleştirilmesinde yayın ilkelerinin belirlenmesi

    Get PDF
    Bu çalışmanın temel amacı Türkiye'de travmatik yaşam olaylarının haberleştirilmesinde travma haberciliği bağlamında yayın ilkelerinin belirlenmesidir. Çalışmada ilkelerin belirlenmesine yönelik olarak uluslararası gazetecilik alanında yayınlanmış travmatik yaşam olaylarının haberleştirmesine yönelik kılavuzlar referans alınmıştır. Haberleştirme kılavuzları doküman analizi tekniğiyle analiz edilerek referans temalar belirlenmiştir. Türkiye'de ilkelerin belirlenmesine yönelik olarak öngörünün oluşturulması doğrultusunda Eco-Delphi Tekniğiyle uzman panelistlerden üç oturumda veri toplanmıştır. Doküman analizi temaları ve Eco-Delphi Tekniğiyle toplanan ifadeler doğrultusunda ilkelerin belirlenmesine yönelik olarak ikili karşılaştırma matrisi kullanılmıştır. Travma haberciliği yaklaşımı bağlamında tema ve ilgili ölçütlerin birbirlerine göre önem derecelerinin belirlenmesine yönelik olarak alan uzmanlarının görüşleri alınmıştır. İkili karşılaştırma dizeyinde ulaşılan verilerin analizi, yapay zekâ tekniklerinden bulanık mantıkla çok kriterli karar verme tekniklerinden Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) bir arada kullanılarak yapılmıştır. Klasik Delphi tekniğinde uzlaşı sağlanan ve sağlanamayan ifadeler Eco-Delphi Tekniğine uygun olarak analiz edilmiştir. Böylece, Türkiye'de travmatik yaşam olaylarının haberleştirilmesinde yayın ilkelerinin belirlenmesine ilişkin bir öngörü de oluşturulmuştur

    Experiences of gifted children with autism spectrum disorder, their parents, and teachers in Turkiye with the Covid-19 pandemic

    Get PDF
    This study aimed to determine the experiences of gifted children with autism spectrum disorder, their parents, and teachers with the COVID-19 pandemic and holistically reveal the reflections of the restrictions in this process and the transition to distance education on the lives and especially the education of gifted children with autism spectrum disorder (ASD). The study was designed with a phenomenological research design, one of the qualitative research methods. The study participants were gifted children with ASD, aged between 6-14 and continuing their education through inclusion, their parents and teachers. The research data were collected through semi-structured interviews and analyzed in detail by interpretive phenomenological analysis. As a result of the data analysis, two themes, “The impacts of the COVID-19 pandemic on life” and “Distance education and its impacts in the COVID-19 process”, and 12 categories were reached. Recommendations were presented in line with the study findings and the literature

    Belediyeler ve şehirler : yerel yönetim hizmetleri

    Get PDF
    Son dönemlerde yapılan yerel yönetimlerle ilgili yasal düzenlemeler belediyelerimizi her yönden daha güçlü hale getirmiştir. Ülkemizin belediyecilik vizyonu geçmişe göre bugün daha iyi bir konumda olmakla birlikte, yapılan çalışmalarla gelecekte de günümüzdekinden çok daha iyi bir noktada olacaktır. Özellikle büyükşehirlerde mücavir alan sınırlamasının kaldırılması büyükşehir belediyelerini çok güçlü hale getirmiştir. Bütün bu yapılanlar vizyoner belediyeciliğin önünü açmıştır. Belediyeciliğin geleceği açısından, son yıllarda yerel yönetimlerle ilgili yapılan yasal düzenlemeler çok önemlidir. İyi yönetmek, iyi planlamayla başlar. İyi planlama şehri bir bütün olarak ele almak, şehri bir bütün olarak planlamakla mümkündür. Güçlü belediyeciliğin ülkemizin gelişmesine, kalkınmasına ve her yönden ilerlemesine yönelik katkısı büyük olacaktır. Aslında kalkınma, yerelde başlar ve vizyoner ülke olmanın da temelini oluşturur. Eskişehir kadim geçmişi, jeopolitik konumu, sahip olduğu yer altı ve yerüstü kaynakları, sağlık, eğitim, hizmet sektörü, turizm potansiyeli, tarım, hayvancılık, sanayi sektörü gibi pek çok yönden ve sahip olduğu değerler yönüyle çok güçlü bir birikime ve potansiyele sahiptir. Özellikle son yıllarda hükümetin Eskişehir’e yaptığı eğitim, sağlık, çevre, lojistik, ulaşım alanındaki yatırımlar, duble yollar özellikle hızlı tren yollarının merkezinin Eskişehir olması, Eskişehir’in gücüne güç katmıştır. Şüphesiz tüm bu yapılanlar olumlu yönde şehrin gelişmesine katkı sağlamıştır. Ancak yapılması gerekenler ve Eskişehir’in potansiyel birikimi ortaya konulduğunda, Eskişehir’de yapılacak çok daha fazla çalışma olması gerektiği ortadadır. Ülkemizdeki bütün belediyelerin, şehirlerin kalkınması ve gelişmesi noktasında üzerlerine düşen görevleri hakkıyla yerine getirmeleri halinde şehirlerimiz bu günkünden çok daha iyi hale gelecektir. Belediye hizmetleri, mahalli kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi, sorunların mahallinde bizzat muhataplarınca ve halkın seçtiği vekillerce çözülmesi, halkın problemlerini yüz yüze muhataplarına aktarıp en kısa zamanda problemlere çözüm bulunması açısından vatandaşlara hizmet sunma noktasında büyük önem arz etmektedir. Belediyeler, halka pek çok hizmet sunmakta olup, vatandaşların soluduğu havanın kalitesi, içtiği ve kullandığı suyun sağlıklı olması, yaşadığı şehrin temizliği, kentin alt ve üst yapısı gibi vatandaşların günlük ve genel ihtiyaçlarına cevap veren pek çok hizmetle doğrudan ilgilidir. Belediyelerin yegâne varlık nedeni halka hizmet sunmaktır. Belediyeler için, vatandaşlara sunulan bu hizmetlerin sınırları insanın doğumundan ölümüne kadar değil, doğum öncesini ve ölüm sonrasını da kapsamakta ve gelecek nesilleri etkilemektedir. viii Yerel yönetim hizmetleri ve şehirlerle ilgili yapılan çalışmalara sürekli yenileri ekleniyor. Bu çalışmadaki yazılar belediyelerin faaliyetleri, hizmet ve ihtiyaçlarıyla örtüşen gerçeklerdir

    Covid-19 döneminde bireylerin risk algıları, özyeterlik algıları ve salgına yönelik davranışlarında görsellerin rolü

    Get PDF
    Kriz durumlarında, özellikle salgın gibi ciddi halk sağlığı sorunlarında, hedef kitleye etkili bir şekilde ulaşmak son derece önemlidir. Bu noktada, görsel kullanımı risk mesajlarının etkili bir şekilde iletilmesine yardımcı olmaktadır. Salgının kontrol altına alınması ve yayılmasının önlenmesi için bireylerin risk algısı, salgına yönelik öz yeterlikleri ve davranışları büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, Covid-19 salgınına yönelik bireylerin maruz kaldıkları görsellerin salgına yönelik algıladıkları risk düzeyi ve öz yeterliklerini nasıl etkilendiğini ve bu etkilerin salgına yönelik davranışlarını nasıl etkileyeceğini ölçmektir. Araştırmanın uygulanması için Biga Belediyesi'nde çalışan 360 personelden ölçek ve anket yardımıyla toplanan veriler analiz edilmiştir. Tarama modelinde gerçekleştirilen araştırmada toplanan veriler, yapısal eşitlik modellemesi, t-testi ve ANOVA teknikleriyle analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; kadın çalışanların görsellere yönelik ilgisi ve algıladıkları risk düzeyi erkek çalışanlara göre anlamlı bir şekilde daha yüksektir. Eğitim seviyesi de görsellere yönelik ilgi ve algılanan risk açısından anlamlı farklılıklar yaratmaktadır. Araştırma modeli sonuçlarına göre araştırma faktörleri birbirlerini olumlu olarak etkilemektedir. Bireylerin görsellere gösterdikleri ilgi algıladıkları risk ve öz yeterlik algılarını artırmaktadır. Salgına yönelik algılamış oldukları risk ve öz yeterlik algıları ise salgına yönelik davranışlarını etkilemektedir

    Effects of tourism and economic growth on sustainable electricity consumption: Fresh evidence from Türkiye

    Get PDF
    This study investigated the impact of tourism and economic growth on electricity consumption in the Turkish economy, which operates under an open system, throughout the time span from 1995 to 2022. The analysis employed the ARDL bounds test method and the wavelet-based Fourier causality test. The empirical evidence demonstrates the presence of a long-term cointegration relationship among economic growth, tourist arrivals, and consumption of electricity. The research findings indicate a positive relationship between economic growth, tourist arrivals, and power consumption. To enhance the robustness of the findings, the series underwent wavelet processing, followed by the application of Fourier causality analysis to these transformed series. Wavelet-based causality analysis reveals that trade openness exerts a significant influence on not only electricity consumption but also on tourism and economic growth. The results additionally indicate that shocks exhibit persistence across all components

    An analysis of the relationship between the pre-service teachers’ curriculum literacy and their preparedness to teach

    Get PDF
    This study attempts to determine the relationship between the pre-service teachers’ curriculum literacy and their preparedness to teach. Having a quantitative research design, the study employed the corelational survey model. The sample consisted of 373 pre-service teachers studying in the departments of Arabic, science, primary school mathematics, English, classroom, social sciences and Turkish education. The participants were chosen by the convenience sampling method. This study deployed "Curriculum Literacy Scale" and "Preparedness to Teach Scale" as data collection tools. Descriptive statistics, multiple linear regression and correlation analyses were used during data analysis. The results suggested that the pre-service teachers had a high level of curriculum literacy in terms of curriculum objectives, curriculum content, teaching-learning processes and measurement-evaluation sub-factor. As for their preparedness to teach, they had a high level of participation in terms of the sub-factor of forming an effective learning environment, while a moderate level of participation related to the sub-factors of designing the instructional process, techno-pedagogical approach and understanding the learner. A positive, moderate and significant relationship was identified between the overall of the curriculum literacy scale and the sub-factors of understanding the learner, techno-pedagogical approach, and designing the instructional process, while a positive, high-level and significant relationship was found between the pre-service teachers’ curriculum literacy and the sub-factors of forming an effective learning environment. Besides, the curriculum objectives, curriculum content, teaching-learning process and measurement-evaluation, which are the sub-factors of the curriculum literacy scale, significantly predicted the pre-service teachers’ preparedness to teach

    14,147

    full texts

    27,316

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Anadolu Üniversitesi Akademik Arşive Hoş Geldiniz
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇