27316 research outputs found
Sort by
Sınıf öğretmeni adaylarının çocuk kitaplarına ilişkin farkındalıkları
Bu çalışmada, Sınıf Eğitimi Anabilim Dalında seçmeli bir ders olan Çocuk Edebiyatı dersini alan ve almayan sınıf öğretmeni adaylarının çocuk kitaplarına ilişkin farkındalıklarını ortaya koymak amaçlanmıştır. Nitel araştırma desenlerinden biri olan “durum çalışması” yaklaşımı benimsenen çalışmanın katılımcıları, iki farklı devlet üniversitesinin Eğitim Fakültelerinde Sınıf Eğitimi Anabilim Dalında 2. sınıfta öğrenimlerine devam eden toplam 113 öğretmen adayıdır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler 2020 yılı ocak ayından önce toplandığı için etik kurul izni bulunmamaktadır. Verilerin analizinde, nitel veri analiz tekniklerinden içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma bulguları incelendiğinde, Çocuk Edebiyatı dersi alan sınıf öğretmeni adaylarının; çocuk kitaplarının eğitsel olarak taşıması gereken özellikler, kitap önerisinde bulunurken göz önüne alınacak nitelikler, kitapların taşıması gereken biçimsel ve içerik özellikleri ile ilgili iyi düzeyde bir farkındalığa sahip oldukları tespit edilmiştir. Dersi almayan sınıf öğretmeni adaylarının söz konusu kriterler bakımından farkındalık düzeylerinin ise beklenenin üzerinde olduğu görülmüştür. Bu noktada okumayı sevme ve okuma alışkanlığı kazanmada büyük rol oynayan çocuk kitaplarının seçilmesinde ve çocuklara önerilmesinde, anne-babalara ve özellikle öğretmenlere önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu nedenle gerek öğretmenlerin gerekse öğretmen adaylarının nitelikli çocuk kitaplarının taşıması gereken özellikleri bilmesi ve öğrencilere kitap önerebilecek seviyede bir farkındalığa sahip olması oldukça önem taşımaktadır. Bununla birlikte Çocuk Edebiyatı dersinin seçmeli ders yerine zorunlu ders olarak programda yer alması önerilmektedir
Üniversite öğrencilerinin akademik, sosyo-kültürel ve ekonomik sorunları: fotoses uygulaması
Bu çalışma ile üniversite öğrencilerinin karşılaştıkları akademik, sosyo-kültürel ve ekonomik sorunların belirlenerek çözümler geliştirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada nitel desenlerden eylem araştırması fotoses odaklı yürütülmüştür. Katılımcılar 12 öğrenciden oluşmaktadır. Veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Çalışma sonucunda; öğrencilerin sahip oldukları akademik, sosyo-kültürel ve ekonomik sorunlar beş tema ve 27 kod altında toplanmıştır. Tema ve kodlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; öğrencilerin akademik, sosyo-kültürel ve ekonomik açıdan birçok sorunla (hedef, içerik, öğretim süreçleri, ölçme-değerlendirme ve sosyo-kültürel ve ekonomik koşullar temalarında) karşı karşıya kaldığı görülmüştür. Bu sorunların çözümü için akademik personel ile idari personele hizmet içi eğitimler sunulması, gerekli eğitim yatırımlarının yapılması ve öğrenci gelirlerinin desteklenmesi gibi öneriler geliştirilmiştir. Araştırma sonuçları ve öneriler karar alıcılarla paylaşılarak öğrencilerin karşılaştıkları akademik, sosyo-kültürel ve ekonomik sorunların ortadan kaldırılması/en aza indirilmesi amaçlanmıştır
Examining the mediating role of academic procrastination in the relationship between university students' fear of negative evaluation and problematic smartphone use
This research examines the mediating role of academic procrastination in the relationship between fear of negative evaluation and problematic smartphone use among university students. A total of 317 university students (180 females and 137 males, X̄ = 21.19 ± 2.38) participated in the study and completed The Brief Fear of Negative Evaluation Scale, The Tuckman Procrastination Scale, and the Short Form of the Smartphone Addiction Scale. Structural Equation Modeling was used for data analysis. According to results, fear of negative evaluation predicts problematic smartphone usage through the full mediation of academic procrastination. In this context, it can be said that university students with a high level of fear of negative evaluation experience more academic procrastination and this academic procrastination increases problematic internet use. In the discussion and conclusion section, explanations related to the research findings, limitations of the study, and suggestions for future research were provided
Türkiye'de sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasında toplumsal cinsiyet eşitliğinin önemi
Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımının benimsenmesi, ülkelerin sosyal, ekonomik ve çevresel hedeflerine katkı sağlamaktadır. Ülkelerin refah ve kalkınma düzeylerinin artması, insanların daha iyi yaşam koşullarına sahip olabilmeleri için sürdürülebilirliğin sağlanmasının önemi büyüktür. Bu bağlamda, ülkelerin çeşitli alanlarda gelişim gösterebilmeleri için Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH) belirlenmiştir. SKH’lere ulaşılmada toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasının ayrı bir önemi bulunmaktadır. Toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik yasal mevzuatların etkili bir şekilde uygulanması, ekonomik, sosyal ve kültürel faktörler temelinde kadın ve erkeklere yönelik ayrımcılığı ortadan kaldırabilmektedir. Bu bağlamda, ülkelerin gelişim göstergelerinde cinsiyet ayrımcılığının sona erdirilmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik hedeflerin yerine getirilmesi önemlidir. Bu çalışmada, sürdürülebilir kalkınmanın yerine getirilmesinde, toplumsal cinsiyet eşitliğinin rolü araştırılmıştır. Çalışmada, Türkiye’nin toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili güncel verileri değerlendirilmiş ve literatür eşliğinde yorumlanmıştır. Bu doğrultuda, Türkiye üzerinde yapılan çeşitli araştırmalarda ve raporlarda dikkat çektiği gibi eğitim, istihdam ve kamu alanlarında toplumsal eşitliğe yönelik kayda değer ilerlemeler olduğu vurgulanmıştır. Bununla birlikte, bu alanlarda kadın ve erkek arasındaki eşitsizlikler halen devam etmektedir. Cinsiyet bağlamında yapılan eşitsizliklerin sona erdirilmesi adına yukarıda belirtilen konular kapsamında ek çalışmalar yapılması önerilmiştir
Riskli yatırım araçlarında volatilite modellemesi
Bu çalışmada, pay piyasası, döviz piyasası, kripto para piyasası, kıymetli maden piyasası ve borçlanma piyasası yatırım araçlarının volatilitelerinin modellenmesi, aralarındaki farkların ortaya konulması ve bireysel ve kurumsal yatırımcılara yatırım kararlarında yardımcı olacak bilgilerin ekonometrik yöntemlerle elde edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada BIST100 ve S&P500 endeksleri, USD/TRY döviz kuru, BTC/USD, ons altın vadeli işlemler ve Türkiye bankacılık piyasası 3 aylık ortalama mevduat faizi farklı türlerde yatırım enstrümanları olarak ele alınmış ve 2018-2022 dönemi verileri kullanılarak volatilite yapıları incelenmiştir. ARCH/GARCH ve türevi modellerin kullanıldığı analizler sonucunda, BIST100 endeksi ve Bitcoin için EGARCH (1,1) modeli, S&P500 endeksi, USD/TRY döviz kuru, altın vadeli işlemler ve mevduat faizi için ise TGARCH (1,1) modeli en uygun model olarak belirlenmiştir. BIST100 ve S&P500 endeksleri ve Bitcoin volatilitelerinde kaldıraç etkisi tespit edilirken, diğer yatırım araçlarının volatilitelerinde böyle bir etkiye rastlanmamıştır. Mevduat faizi piyasaya gelen şokları en uzun sürede atlatan yatırım enstrümanı olarak tespit edilirken S&500 endeksi şokları en düşük sürede atlatan yatırım aracı olarak tespit edilmiştir
Attitudes of Y and Z generations towards online shopping
Marketing environments have been transforming because of the revolutionary changes witnessed chiefly in technology. Specifically, Internet-driven technologies affect marketing conditions as well as consumer profiles. Hence, a good understanding of Internet-based shopping patterns and differentiated, tech-savvy consumer generations is a necessity for business organizations for sustainable success, especially in marketing. This study aims to explore whether the attitudes of generations Y and Z towards online shopping differ according to the sub-dimensions of e-TAM. Participants of the current study include 1031 undergraduate students. Of the total sample, 531 students are titled Gen Z and other 500 students are Gen Y, according to their date of birth. Independent sample t-test and regression analysis are performed to compare the attitudes of generations. The findings indicate that generations Y and Z have similar attitudes towards online shopping but their reasons for using online shopping differ. In addition, we found that the mean score of men in terms of safety was statistically significantly higher than the mean score of women (t(993)=2.631; p=.009; Ƞ2= .16)
Açık eğitim kaynakları ile ilgili lisansüstü tezlerdeki eğilimler: bir sistematik tarama
Bu araştırmada, Açık Eğitim Kaynakları (AEK) konulu lisansüstü tez çalışmalarındaki araştırma eğilimlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. 2018-2023 yılları arasında yayınlanan ve “açık eğitim kaynakları” anahtar sözcükleri olan ProQuest veri tabanındaki 47 lisansüstü tez çalışması sistematik tarama yöntemiyle incelenmiştir. Araştırma sonucunda, 2017 ve 2019 yıllarında tez sayılarının en üst noktaya ulaştığı ve AEK ile ilgili çoğunlukla doktora tez çalışmaları yürütüldüğü bulgularına ulaşılmıştır. Kullanılan araştırma yöntemine ilişkin bulgular incelendiğinde, ağırlıklı olarak nitel araştırma yöntemlerinin tercih edildiği, veri toplama aracı olarak en çok görüşme ve anketlerin kullanıldığı, örneklem grubu olarak yükseköğretim kurumlarındaki akademisyenlerin ve öğrencilerin tercih edildiği görülmüş ve tezlerin en çok öğretmen/akademisyenlerin AEK kullanımına ilişkin görüşlerini saptamak amacı ile yürütüldüğü belirlenmiştir. Ayrıca araştırma bulgularından yola çıkarak bazı önerilerde bulunulmuştur
Gastronomi deneyimi, gastronomi imajı, tatmin ve davranışsal niyetler ilişkisi : Gaziantep ve Hatay destinasyonlarında bir uygulama
Araştırmanın temel amacı, gastronomi deneyimi, gastronomi imajı, tatmin ve davranışsal niyetler arasındaki nedensel ilişkileri ortaya koymaktır. Yerel mutfak kültürleri ile tanınan Gaziantep ve Hatay, araştırma amacına uygun verilerin toplanabileceği destinasyonlar olarak seçilmiştir. Bu destinasyonları ziyaret eden yerli turistler arasından, kolayda örnekleme yöntemiyle seçilen 363 kişiden anket formları aracılığıyla nicel veriler toplanmıştır. Veri analizleri ve Yapısal Eşitlik Modellemesi, IBM SPSS İstatistik 23 ve AMOS 21 programları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Önerilen araştırma modelinde yer alan her bir değişken, açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri ile incelenerek güvenilirlikleri, yapısal geçerlilikleri ve veriyle uyumlulukları ortaya konulmuştur. Gastronomi deneyimi altı boyutlu (hedonizm, yerel kültür, yenilik, bilgi, canlanma, anlamlılık); gastronomi imajı dört boyutlu (çekicilik, sağlığa uygunluk, tesis ve sunum, özgünlük); tatmin ve davranışsal niyetler ise tek boyutlu yapılar olarak tespit edilmiştir. Birleşik güvenilirlikleri, yapısal geçerlilikleri sağlayan ve veriyle uyumlu bulunan ölçüm modelleri kullanılarak yapısal model oluşturulmuş ve hipotezler test edilmiştir. Test sonuçlarına göre gastronomi deneyimi, gastronomi imajını ve tatmini doğrudan; davranışsal niyetleri ise tatmin aracılığı ile dolaylı olarak etkilemektedir. Gastronomi imajının davranışsal niyetler üzerinde doğrudan etkisi bulunmazken, tatminin pozitif yönlü bir etkisi tespit edilmiştir
Vatandaşlık yorgunluğu: Kavramsal bir çerçeve
Bu çalışmanın amacı, çalışanların örgütsel vatandaşlık davranışlarına katılımı sonucunda yaşamış oldukları vatandaşlık yorgunluğu ile ilgili olarak kavramsal bir çerçeve sunmaktır. Bu amaçla alan yazında vatandaşlık yorgunluğu ile ilgili olarak yapılmış olan çalışmalar incelenmiştir. Elde edilen çalışmalar değerlendirildiğinde, vatandaşlık yorgunluğunun çalışanların çeşitli motivasyonlarla (içsel veya dışsal motivasyon) örgütsel vatandaşlık davranışına katılırken bir süre sonra bu davranışlara katılmada vatandaşlık baskısının veya zorunlu vatandaşlığın rol oynamasıyla kendilerini yıpranmış, yorgun ve gergin hissetmelerini kapsayan bir durum olduğu dikkat çekmiştir. Ayrıca, vatandaşlık yorgunluğu çalışanların, çok fazla örgütsel vatandaşlık davranışı sergilemelerinden değil örgütsel vatandaşlık davranışı sergilerken kaynaklarına yönelik bir tehdit algılamalarından kaynaklı olarak ortaya çıkmaktadır. Diğer taraftan bu çalışmayla birlikte, vatandaşlık yorgunluğunu ortaya çıkaran birçok faktör olduğu ve vatandaşlık yorgunluğunun hem örgüt hem de çalışanlar için önemli sayılabilecek olumsuz etkilerinin bulunduğu görülmüştür. Dolayısıyla bu makale vatandaşlık yorgunluğunu etkileyen faktörleri, aracı mekanizmaları ve sonuç değişkenlerini ortaya koyması açısından önemli görülmektedir. Sonuç olarak, makalenin vatandaşlık yorgunluğu yapısı dolayısı ile yeni olduğu için bu konuyla ilgili daha çok ampirik çalışmaların yapılabilmesine yol açabileceği, ayrıca örgütsel vatandaşlık davranışına yönelik var olan olumlu anlayışın yeniden gözden geçirilmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir
Teachers’ competencies and students’ attitudes toward ICT at an EFL secondary school
Teachers as educators should have adequate competency in using a variety of media and knowledge to deliver the information to their students in order to use information and communication technologies (ICT) effectively. This study explores teachers’ competencies of ICT in their teaching and students’ attitudes toward ICT in learning English. Three English teachers and their 90 students of eleven graders at one secondary school in one district in East Kalimantan participated in this study. The data were gathered from semistructured interviews, observations, and questionnaires. Using a qualitative approach design concerning phenomenological perspective, the content analysis results have revealed that approximately 70% of the students had a positive attitude toward ICT, while the teachers’ competencies were varied from mostly incorporating all the ICT tools to rarely using them in their classroom. The results suggest that English teachers need to have more professional development programs related to ICT in order to understand and be able to operate the ICT media and tools to teach English. EFL students should aware of their attitude toward ICT in this modern era and firmly use the advancement of ICT for educational purposes