27316 research outputs found
Sort by
Denizyoluyla yapılan eşya taşımaları bakımından Türk Ticaret Kanunu’nda taşıyan lehine düzenlenmiş olan muhtemel sorumsuzluk sebepleri
Taşıyan, eşya hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla yükte meydana gelen zıya ve hasar ile yükün geç teslimi nedeniyle oluşan zararlardan sorumludur. Bununla birlikte taşıyanın meydana gelen zarardan doğan sorumluluğundan kurtulması, bazı hallerde mümkün kılınmıştır. Taşıyan, zararın kendisinin veya adamlarının kastından veya ihmalinden doğmadığını ispat ederek zarardan doğan sorumluluğundan kurtulabilir. Fakat kusursuzluğunu taşıyan ispat etmek zorunda olduğundan, ispatsızlık rizikosu da taşıyana yüklenmiştir. Kusursuzluğun ispatı her durumda kolay olmadığından, Kanun’da taşıyan lehine bazı mutlak ve muhtemel sorumsuzluk sebepleri kabul edilmiştir. Böylelikle zararı meydana getiren olayın bir mutlak veya muhtemel sorumsuzluk sebebi teşkil ettiği durumlarda, öngörülen bu düzenlemelerle taşıyanın kusursuzluğunu ispatı bakımından getirilmiş olan ağır ispat yükü yumuşatılmıştır. Bu çalışmada, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca taşıyanın eşyanın zıyaı, hasarı ve geç tesliminden doğan sorumluluğuna genel olarak değinildikten sonra Türk Ticaret Kanunu’nun 1182. maddesinin birinci fıkrasında sekiz bent şeklinde düzenlenen taşıyanın kusursuzluk ve uygun illiyet bağı karinelerinden yararlandığı haller incelenmiştir
Robot turist rehberi ile gezmek nasıl bir şey? Robohon’a ilişkin kullanıcı deneyimi üzerine bir söylem analizi
Teknolojideki gelişmeler turist rehberliği hizmetlerini de dönüştürmektedir. Dönüşümün boyutlarından biri de robot rehberlerdir. Turizm rehberliği alanındaki çalışmalar daha çok robot rehberlerin insan rehberlerin yerine ikame edilmesine ilişkin tartışmalara odaklanmıştır. Ancak, robot rehberlerin geleceğine yönelik projeksiyonların sunulması için kullanıcı deneyimlerinin anlaşılması önem taşımaktadır. Buna rağmen, robot rehber hizmetlerinin hitap ettiği turistlerin deneyimlerini konu alan araştırmaların sayısı oldukça sınırlıdır. Dolayısıyla, bu çalışma araştırma eksikliğinin giderilmesine katkı sağlamak için robot rehberlerden hizmet alan kullanıcıların deneyimlerini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda, YouTube’da yer alan bir video veri kaynağı olarak seçilmiş; Japonya’da hizmet sunan robot rehber RoBoHoN ile Kyoto şehrinde tura katılan sunucu Roger Ditter’in deneyimlerini ortaya çıkarmak amacıyla söylem analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre RoBoHoN yüksek fiyat, ergonomik olmayan tasarım, kullanıcıyla zayıf iletişim, sınırlı içeriklerle bilgi aktarma ve farklı koşullarda düşük performans gibi kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyen özelliklere sahiptir. Dolayısıyla, Roger Ditter bir destinasyonu ilk kez ziyaret edecek kişilere robot rehber RoBoHoN’u önermemektedir ve kullanıcının deneyimine ilişkin söylemi büyük ölçüde olumsuz bileşenlerle inşa edilmektedir. Sonuçta bir tur aracıyla seyahati ve açık alanlarda turistlere eşlik eden bir rehberi içeren konvansiyonel tur konseptinde robot rehberlerin hizmet sunması için zamana ihtiyaç olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın sonunda paydaşlar için öneriler yer almaktadır
Türk bilim kurgu kapak tasarımlarının yerel üslup arayışı bağlamında incelenmesi: Tbd antolojileri örneği
Bilim kurgu türü, 19. yy.’dan itibaren Türk edebiyatında da görülür. Bilim kurgu, Türk
edebiyatı içerisinde geliştikçe, bir yerli üslup problemi de ortaya çıkmıştır. Zaman içerisinde
bu soruna dikkat çekilmeye ve çözüm çabaları gösterilmeye başlanmıştır. Bunlara
karşın, Türk bilim kurgu edebiyatında yerel üslup problemini gidermeye yönelik çalışmalar
genellikle metin düzeyinde kalmıştır. Oysa bir kitap içerik ve kapaktan oluşur. Kapak tasarımları,
okurun kitap ile ilk görsel iletişimini teşkil etmekte olup, grafik tasarımın önemli
branşlarından birisidir. Dolayısıyla içerik için güdülen kaygıların kapak tasarımına da
yansıması gereklidir. Bu açıdan bakıldığında, Türk bilim kurgu kapak tasarımlarının yerli
üslup arayışı bağlamında incelenmesi, bu yöndeki çabaların kitap kapak tasarımlarına
yansıyıp yansımadığı, yansıyorsa bunun ne şekilde olduğu, araştırılmaya değer bir konudur.
Araştırmada incelenecek kitap kapakları için, Türkiye’deki en prestijli bilim kurgu
öykü yarışması olması, yerel üsluba verdiği önem ve teşvik, geniş bir okur ve yazar kitlesine
hitap ediyor olması ve geniş bir dönemi kapsayan düzenli yayın aralıklı kitaplar yayınlıyor
olması sebebiyle Türkiye Bilişim Derneği’nin antolojileri seçilmiştir. İnceleme için Göstergebilimsel
çözümleme yöntemi kullanılmış ve kitap kapaklarının hepsi bu yöntemle tek tek
incelenmiştir. Tüm çözümlemelerden elde edilen bulgular, kitap tasarımında değerlendirme
kriterleri eşliğinde sonuç bölümünde yorumlanıp tartışılmış, mevcut durum analizinin
yanı sıra bulgular ışığında geleceğe dair önerilerde de bulunulmuştur
Electronic assessment anxiety scale: development, validity and reliability
The widespread availability of internet access in daily life has resulted in a greater acceptance of online assessment methods. E-assessment platforms offer various features such as randomizing questions and answers, utilizing extensive question banks, setting time limits, and managing access during online exams. Electronic assessment enables real-time monitoring, customization, and scalability of feedback, benefiting students, academic staff, and administrative personnel. However, students encounter specific challenges in the electronic assessment environments. These challenges include limited control over test settings and the isolated nature of taking exams without peers. Furthermore, the technological proficiency of both instructors and students, along with resource constraints (computers, mobile devices, internet), can impede the effective utilization of these assessment tools. Technical issues like slow internet connection or disconnections can have significant consequences, especially in online exams, posing difficulties for corrections. The main goal of this study is to develop a Likert-type scale capable of measuring anxiety related to technical issues, social isolation, and the test interface experienced in e-assessment contexts. The study consists of two separate groups: the first group comprising 359 participants and the second group consisting of 356 participants. Both groups include undergraduate and pedagogical formation certificate program students from a university in the Eastern Anatolia Region of Turkiye. Construct validity was assessed through exploratory and confirmatory factor analyses. Item parameters were examined using item analysis based on classical test theory. As a result of the study, a two-factor scale structure comprising 21 items measuring social and technical anxiety was developed. These two dimensions account for 59.89% of the total variance. The Cronbach’s alpha coefficient for the entire scale was 0.93, the McDonald’s omega coefficient was 0.93, and the construct reliability was 0.99
Türkiye’de kamu ve özel sektör dış borçları ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki
Bu çalışmada, kamu ve özel sektör dış borçlarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisi incelenmektedir. Bu kapsamda, Türkiye’de kamu ve özel sektör dış borçlarıyla ekonomik büyüme arasındaki ilişki 1989-2021 dönemini kapsayan yıllık veri seti kullanılarak test edilmektedir. Öncelikle kullanılan serilerin durağanlık seviyelerini belirlemek için geleneksel ve yapısal kırılmaya izin veren birim kök testleri kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek için ARDL sınır testinden ve Hatemi-J asimetrik nedensellik testinden faydalanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular, sabit sermaye oluşumunun, işgücüne katılım oranının ve ihracatın ekonomik büyümeyi pozitif; kamu ve özel sektör dış borç stokunun ise ekonomik büyümeyi negatif yönde etkilediğini göstermektedir. Ayrıca, büyümenin pozitif şokları ile kamu sektörü dış borç stokunun pozitif şokları arasında, büyümeden kamu sektörü dış borç stokuna doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi bulunmaktadır. Bu bulgular, politika yapıcılara Türkiye’de kamu ve özel sektör dış borç stokunda meydana gelen artışların büyümeyi olumsuz yönde etkilediğini göz önünde bulundurmaları gerektiğini göstermektedir
Comparative analysis of export competitiveness specialization levels of Türkiye and leading countries in the cereal sector
The aim of this study is to determine the export competition specialization level of the cereal sector of Türkiye and the ten countries (USA, Germany, France, India, Canada, Brazil, Argentina, Ukraine, Australia and Russia) that have the largest share in cereal exports and to analyze them from a comparative perspective. In this direction, the export and import values of the said countries for the period 2013-2022 were taken from the WITS (World Integrated Trade Solution) database. Analyzes, SITC Rev. it was made using the Revealed Comparative Advantages (RCA) method for 3 cereal sub-product groups in the product group “04- Cereals, cereal products” belonging to 3 groups. According to the Net Export Index results, it has been detected that Germany, India, Brazil, Türkiye, Ukraine (except 0481), Russia, Argentina and Australia (except 0471) specialize in the export of all sub-product groups. However, it is concluded that the USA could not specialize in the export of any of the aforementioned sub-product groups. In addition, it has been determined that France and Canada only specialize in the export of the 0472 coded product group. Balassa Index results show that these countries have a competitive disadvantage in all cereal sub-product groups
Çalışan ses davranışı çalışmaları üzerine bibliyometrik bir araştırma
Bu çalışmanın amacı uluslararası literatürde çalışan ses davranışı konusuyla ilgili yapılan araştırmaları bibliyometrik analizlerle incelemektedir. Bu doğrultuda Web of Science veri tabanından 2008-2023 yılları arasında gerçekleştirilmiş 431 yayın araştırmaya dahil edilmiş ve R Stüdyo programı kullanılarak bibliyometrik analiz gerçekleştirilmiştir. Ortaya çıkan sonuçlara göre konuya olan ilginin 2017 yılının sonrasında daha fazla arttığı ve en etkili yılın ise 2022 olduğu görülmüştür. Çalışan ses davranışı konusuna en çok ilgi gösteren dergiler ise “Frontiers in Psychology” ve “Social Behavior and Personality” olmuştur. Kavramla ilgili en yoğun kullanılan kelimelerin ise performans, ses davranışının öncülleri, liderlik stilleri ve kişilik özellikleri olduğu ortaya çıkmıştır. En üretken ülkenin Çin olduğu, en üretken yazarların da Çin’li oldukları ve en çok atıf alan çalışmalarında bu yazarlara ait olduğu görülmektedir. Son yıllarda ses davranışı konusuyla birlikte araştırılan trend konuların ise yasaklayıcı ses, liderlik stilleri, işe bağlılık, iş performansı olduğu ve bu araştırmalarda düzenleyici etki analizlerine olan ilginin arttığı ortaya çıkmıştır
Uzaktan eğitim ile ilgili yapılmış çalışmaların bibliyometrik analizi
Araştırmanın amacı uzaktan eğitim kavramı hakkında yayımlanan çalışmaların bibliyometrik özellikleri açısından incelenmesidir. Araştırma betimsel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada yayın çıktılarını ve alanın temel yapısını incelemek için VOSviewer yazılım aracı ve bilgi analizi için Bibliometrix R paketi kullanılmıştır. Web of Science (WoS) veri tabanında uzaktan eğitim ile ilgili elde edilen veriler neticesinde 3148 çalışma analize tabi tutulmuştur. Araştırma kapsamında uzaktan eğitim kavramının tanımlayıcı yapısı için betimsel istatistiklerden, yayınların ülkelere göre dağılımını gösteren analizlerden, etkili yazarlar, makaleler ve dergilere ait betimsel istatistiklerden, uzaktan eğitim kavramı ile ilgili alanyazının sosyal yapısını ortaya koymaya yönelik ortak yazar analizlerinden, kavramsal yapıyı ortaya koymak amacıyla trend konu analizlerinden, stratejik diyagram ve kelime bulutu analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda uzaktan eğitim ile ilgili ilk çalışmanın 1980 yılında yapıldığı, 2004 yılına kadar çalışmaların oldukça sınırlı kaldığı, 2005-2019 yılları arasında iniş ve çıkışlar yaşandığı, 2019 yılından itibaren bir ivme yaşanarak yayın sayısına 315 çalışma ile en çok 2021 yılında ulaşıldığı tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda uzaktan eğitim konusunda Amerika Birleşik Devletleri’nin en çok yayın yapan ülke olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler ışığında öneriler sunulmuştur
Yeşil bir dünya hedefinde: kırılgan beşli ülkelerinin çevresel kalitesi üzerine ampirik bir inceleme
Çalışmada Kırılgan Beşli (Hindistan, Türkiye, Brezilya, Endonezya ve Güney Afrika) ülkelerinin yeşil ekonomi çerçevesinde çevresel kaliteleri üzerine bir inceleme yapılmıştır. Çevresel kalite göstergesi olarak ekolojik ayak izi değişkeni kullanılmıştır. 1992-2019 dönemlerini kapsayan çalışmada FGLS (Feasible Generalized Least Squares) tahmincisinden faydalanılmıştır. Elde edilen ampirik bulgular, bu ülkelerde yenilenebilir enerji arzı ve enerji verimliliğinin ekolojik ayak izini azaltıcı yönde bir etkide bulunduğunu göstermiştir. Ancak ekonomik büyüme değişkeninin ekolojik ayak izi üzerinde artırıcı bir etkide bulunduğu sonucu elde edilmiştir. Buna karşın çevresel politika katılığı indeksi ve yeşil teknoloji değişkenlerinin ekolojik ayak izi değişkeni ile aralarında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki gözlenmemiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda, Kırılgan Beşli ülkelerinin yeşil ekonomiye geçiş sürecinde, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, yeşil teknoloji ve etkin çevresel politikaların önemi vurgulanmaktadır. Söz konusu bu politika önerilerinin dikkate alınması, çevresel sürdürülebilirlik açısından önemli adımlar atılmasını sağlayabilecektir. Dolayısıyla Kırılgan Beşli ülkelerini sürdürülebilir kalkınma hedefleri çerçevesinde daha ileri bir seviyeye ulaştırabilecektir ve yeşil ekonomi kapsamında daha sürdürülebilir bir ekonomi-çevre ilişkisine katkı yapabilecektir
Mekânda anlam aramak: göstergebilimsel iç mekân analizi Odunpazarı Modern Müzesi (OMM) örneği
Mekânlar, insan yaşamına içerik üreten ve anlam yükleyen iletişim arayüzleridir. İletişim
denildiğinde konu dile ilişkin hale gelir. Mekânın dilini oluşturan soyut ve somut bileşenler
birlikteliğiyle mekânın anlamı algılanmaya başlanır. Örtük anlamı ortaya çıkarmakla ilgilenen
bir bilim dalı olarak göstergebilim bu noktada mekânsal analiz yöntemi olarak kullanıldığında
mekânın anlamsal çözümlemesine ulaşılabilir. Bu çalışmanın amacı, mekân
ve anlam ilişkisinin çeşitli boyutlardaki varlığına dikkat çekmek ve mekânın anlam bilimsel
açıdan analiz edilebilirliğine ilişkin bir örnek paylaşarak literatüre katkı sağlamaktır.
Çalışma kapsamında örnek mekân olarak incelenen Odunpazarı Modern Müzesine ait iç
mekanlar bir iletişim dili olarak kabul edilmiş ve göstergebilimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir.
Bu kapsamda sentaktik yaklaşım, semantik yaklaşım ve pragmatik yaklaşımdan
yararlanılmıştır. Yapının mimari tasarımcısı Kengo Kuma and Associates’in çizimleri ve
saha çalışması ile elde edilen iç mekân fotoğrafları veri olarak kullanılmıştır. Bağlamsal
ilişkileriyle bir anlam taşıyan mekâna, örtük anlamların tasarım yoluyla kodlanabileceği
çalışmanın en temel sonucu olarak ifade edilebilmektedir