155199 research outputs found
Sort by
Dynamic capabilities behind performance of exporting firms: Taxonomy, critique, future research directions
Biyokimya Analit Değerlerini Kullanarak Vitamin B12 Seviyelerinin Tahminlenmesi İçin Makine Öğrenme Algoritmalarının Geliştirilmesi
Anatomical severity, sarcopenia and nutritional status as predictors of amputation and mortality after lower extremity revascularization
</p
Mishel Hastalıkta Belirsizlik Ölçeği- Kısa Form Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması
Giriş: Hastalıkta belirsizlik, lösemi hastalarının yaşadığı önemli bir sorundur. Literatürde erişkin lösemi hastalarında hastalıkta belirsizlik düzeyini değerlendiren ölçekler yeterli değildir. Amaç: Bu araştırma, ‘Mishel Hastalıkta Belirsizlik Ölçeğini-Kısa Form’unu (Mishel Uncertainty in Illness Scale-Short Form, MUIS-SF)’ Türkçe ’ye uyarlamak, geçerlik ve güvenirliğini değerlendirmek amacı ile yapılan metodolojik tipte bir çalışmadır. Yöntem: Araştırma Aralık 2020-Mart 2021 tarihleri arasında İzmir’de bulunan bir üniversite hastanesinin hematoloji polikliniğine başvuran ve araştırmaya alınma kriterlerine uyan kronik lösemi hastalarıyla (n=70) yapılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında Mishel tarafından geliştirilen MUIS-SF kısa form ölçeği kullanılmıştır. Türkçeye uyarlanan hastalıkta belirsizlik formunun geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. MUIS-SF’in ölçeğinin geçerlik çalışmasında, dil eşdeğerliği, içerik geçerliliği ve yapı geçerliliği yöntemleri, güvenirlik çalışmasında, iç tutarlık, madde analizi ve test- tekrar test güvenirliği yöntemleri kullanılmıştır. Yapı geçerliliği için açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi ve Kaiser- Meyer-Olkin (KMO) ve Barlett Testleri ile faktör yapısının incelenmesi amacıyla Temel Bileşenler Analizi (Principal Components Analysis) kullanılarak açıklayıcı faktör analizi yapılmıştır. Bulgular: Ölçeğin maddelerinin madde-toplam korelasyonlarının yeterli düzeyde olduğu saptanmıştır. Ölçeğin toplam Cronbach Alfa Güvenirlik Katsayısı .68 ve test-tekrar test güvenirlik katsayısı yüksek bulunmuş; ilk ve ikinci ölçüm puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Temel Bileşenler Analizinde ölçeği oluşturan 5 madde için tek boyut oluşturmuş ve bu faktörün toplam varyansa yaptıkları katkı %45.538 olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılarak Türkçeye kazandırılması amaçlanan Mishel Hastalıkta Belirsizlik Ölçeği-Kısa Form’ unun geçerlik ve güvenirliğinin sağlandığı Türkçe formunun lösemi hastalarında yapılacak çalışmalarda kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca ölçeğin farklı kanser gruplarında kullanılarak psikometrik özelliklerinin değerlendirilmesi önerilmektedir.Background: Uncertainty in the disease is an important problem experienced by leukemia patients. In the literature, scales evaluating the level of uncertainty in the disease in adult leukemia patients are not sufficient Objectives: This research is a methodological type study conducted with the aim of adapting the ‘Mishel Uncertainty in Illness Scale-Short Form (MUIS-SF)’ into Turkish and evaluating its validity and reliability. Methods: The research was conducted with chronic leukemia patients (n = 70) who applied to the hematology outpatient clinic of a university hospital in Izmir between December 2020 and March 2021 and met the inclusion criteria for the study. MUIS short form scale developed by Mishel was used to collect research data. Validity and reliability analyzes of the Illness Uncertainty Scale adapted to Turkish were performed. In the validity study of the MUIS scale, language equivalence, content validity and construct validity methods were used, and in the reliability study, internal consistency, item analysis and test-retest reliability methods were used. Explanatory and confirmatory factor analysis was performed for construct validity, and explanatory factor analysis was conducted using Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) and Bartlett Tests and Principal Components Analysis to examine the factor structure. Results: It was determined that the item-total correlations of the items of the scale were sufficient. The total Cronbach Alpha Reliability Coefficient of the scale was .68 and the test-retest reliability coefficient was found to be high; There was no significant difference between the first and second measurement mean scores. In the Principal Component Analysis, a single dimension was created for the 5 items that make up the scale, and it was determined that the contribution of this factor to the total variance was 45.538%. Conclusion: By performing validity and reliability analyses, it was concluded that the validity and reliability of the Mishel Disease Uncertainty Scale (Short Form), which was intended to be translated into Turkish, was ensured and that the Turkish form of the scale could be used in studies on leukemia patients. It is also recommended to evaluate the psychometric properties of the scale by using it in different cancer groups
Heat Flow in Europe: A new quality-controlled resource for geothermal energy exploration
DOĞAL PROTEİNDEN KISITLI DİYET YAPAN METABOLİK HASTALIKLARDA GIDA TAKVİYELERİNİN KULLANIMI; AİLELERİN TERCİHLERİ VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Giriş-Amaç: Doğal proteinden kısıtlı diyet gerektiren kalıtsalmetabolik hastalıklarda sınırlı doğal gıda alımı nedeniyle besinçeşitliliği kısıtlanır. Bu durum, ailelerde beslenme yetersizliği kaygısınayol açabilir. Bu çalışmada, proteinden kısıtlı diyet yapan çocuklardagıda takviyesi kullanımı, etkileyen faktörler, ebeveynlerintutumlarının belirlenmesi amaçlandı.Yöntem: Çalışmaya doğal proteinden kısıtlı diyet yapan, 0–18yaş toplam 50 hasta dahil edildi. Katılan ebeveynlerle yüz yüzegörüşüldü. Sosyodemografik özellikler, takviye kullanımı, nedenleri,çeşitleri, ebeveynlerin tutumlarını içeren anket uygulandı.Analizler SPSS 25.0programı ile yapıldı.Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 8,6±4,9 yıl, %52’si(n=26) kadındı; %66’sı(n=33) klasik fenilketonüri, %20’si(n=10) üresiklus bozukluğu, %8’i (n=4) organik asidemi, %6’sı(n=3) ise diğer aminoasit metabolizması bozukluklarındadı.Ebeveynlerin %36’sı(n=18) çocuklarına aktif olarak gıda takviyesikullandığını, %12’si (n=6) daha önce kullandığını, %52’si(n=26) ise hiç kullanmadığını belirtti. En sık kullanım nedenlerivitamin mineral eksikliklerini düzeltmek ve bağışıklığı desteklemekti(%37,5). Takviyeler arasında vitamin mineral preparatlarıtek başına veya kombinasyon şeklinde %42(n=21) en sıktı.Anne eğitim düzeyi ile takviye kullanımı arasında anlamlı ilişkisaptandı(p=0,033). Hastalık tanısı ile kullanım nedeni arasındaanlamlı ilişki bulundu(p=0,034). Sosyal medya takibi ile anlamlıilişki saptanmadı(p=0,587).Sonuç: Çalışmamızda doğal proteinden kısıtlı diyet yapan hastalardagıda takviyesi kullanımı üçte bir oranında idi. Bu hastalarda,hekim önerisi olmadan takviye kullanımı, ilaç etkileşimlerive beslenme dengesizlikleri açısından risk taşır. Gereksiz ve yanlışkullanımı önlemek için her muayenede ailelerin doğru bilgilendirilmesiönemlidir.</p