Selcuk University Journal of Engineering, Science and Technology
Not a member yet
460 research outputs found
Sort by
ATIK MANYEZİT CEVHERİNİN ZENGİNLEŞTİRİLMESİ: KARAKTERİZASYON, ÖZELLİKLER VE MANYETİK AYIRICI UYGULAMASI
Bu çalışmada, açık ocak manyezit işletmesinde stoklanmış, atık manyezit cevherinin zenginleştirilmesi amaçlanmıştır. Bunun için, kuru tip manyetik ayırma yöntemi ve permroll tipi sabit mıknatıslı manyetik ayırma cihazı kullanılmıştır. Bu çalışma için gerekli numuneler, manyezit üreticisi bir kuruluştan temin edilmiştir. Cevherlerinin karakterizasyon tayini ve özelliklerinin belirlenmesi amacıyla; XRD, Optik ve kimyasal analizler yapılmıştır. Zenginleştirme çalışmaları sonucuna göre; ortalama %12,60 SiO2 içeriğe sahip atık manyezit cevheri, ortalama %1,54 SiO2 kalitesinde zenginleştirilebileceği ve ekonomiye geri kazandırılabileceği anlaşılmıştır
PAMUCAKYAYLA (ANTALYA) CİVARI ORGANİK KAYAÇLARINDAKİ MAJÖR VE İZ ELEMENTLERİN JEOKİMYASAL DAVRANIŞLARI
Among the organic-material rich rocks, coals and bituminous rocks accumulate major and trace elements in varying quantities. These elements, based on their accumulation rates, might comprise a mineral deposit. But, if sufficient preventative measures are not taken at the worksites, they may also result in environmental contamination. When compared to trace element contents of coals in different parts of the world, the Pamucakyayla coal samples are found to be enriched in Cs, Hf, Nb, Rb, Th, U, V, Zr, Y and Mo with respect to coals in the United States, enriched in Sr and U with respect to Chinese coals and enriched in Cs, Rb, Th, U, V, Zr, Y and Mo with respect to World coals.Organik maddece zengin kayaçlardan kömürler ve bitümlü kayaçlar majör ve iz elementleri bünyelerinde çeşitli miktarlarda biriktirirler. Bu elementler birikme oranlarına göre maden yatağı olma özelliklerine sahip olabilirler. Aynı zamanda be elementler yeterli önlem alınmadığı taktirde işletmelerde çevresel kirliliğe de yol açabilirler. Pamucakyayla kömür örneklerine ait iz elementler ABD kömürleri, Çin kömürleri ve Dünya kömürleri ortalamaları ile karşılaştırıldığında, Pamucakyayla örneklerinin ABD kömürlerine göre Cs, Hf, Nb, Rb, Th, U, V, Zr, Y ve Mo, Çin kömürlerine göre Sr, U, Dünya kömürlerine göre ise Cs, Rb, Th, U, V, Zr, Y, Mo elementlerince zenginleşmeler gösterdiği belirlenmiştir
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ KONTROL BAZI
Since the early 1970s, Electronic Distance Measurements (EDMs) are widely used in the length measurements. To give accuracy and reliable results from these instruments, EDM users should have a good knowledge of measurement system and should take necessary precaution during measuring and calibration of EDMs should be done. In this context, periodically determining of zero addition error which causes systematic error during length measurements, scale coefficient error and phase difference measurement errors are important. These errors which are named as instrument parameters can be determined in baseline which is set up for calibrations.To determine instrument parameters, first control baseline was set up in 1990 in the campus area of Selcuk University. But, the baseline had become unusable in consequence of new road and changed campus plan. The new baseline was set up in 2010 to control and to calibrate the EDMs used from both government agency and Selcuk University. The baseline has 6 points and its length is 660 m. Up to this day, in the created baseline, the EDMs which are used by Konya, Karaman, Aksaray, Eskisehir, Afyon Cadastre Directorates were made control and calibration. In this study, the design of newly created baseline and technical properties are described. Furthermore, to determine instrument parameters in the campus area of Selcuk University, a program was prepared in Microsoft Excel 2007. With the prepared program, zero addition error, scale coefficient error and phase difference measurement error of EDMs can be determined and for determined parameters, significance test can be made. 1970 li yılların başından itibaren uzunlukların ölçülmesinde elektronik uzunluk ölçerler yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu aletlerden doğru ve güvenilir sonuçlar elde etmek için ölçme sistemlerinin iyi bilinmesi, ölçü sırasında gerekli tedbirlerin alınması ve kalibrasyonlarının yapılmış olması gerekir. Bu kapsamda uzunluk ölçümünde sistematik hataya neden olan sıfır noktası eki hatası, ölçek hatası ve faz farkı ölçme hatasının periyodik olarak belirlenmesi önem arz etmektedir. Alet parametreleri olarak isimlendirilen bu hatalar bu amaç için oluşturulan kontrol bazlarında belirlenebilmektedir. Alet parametrelerinin belirlenmesine yönelik ilk kontrol bazı Selçuk Üniversitesi kampus alanı içinde 1990 yılında tesis edilmiştir. Ancak 2010 yılında yeni açılan yollar ve kampus planındaki değişiklik nedeniyle kontrol bazı kullanılamaz hale gelmiştir. Hem kamu kurumları, hem de üniversitemizde bulunan uzaklık ölçerlerin kontrol ve kalibrasyonlarını yapabilmek amacıyla 2010 yılında yeni bir kontrol bazı oluşturulmuştur. Oluşturulan kontrol bazı 6 noktalı ve ~ 660 m uzunluğundadır. Bugüne kadar, oluşturulan kontrol bazında; Konya, Karaman, Aksaray, Eskişehir, Afyon gibi çevre illerde bulunan Kadastro Müdürlüklerindeki aletlerin kontrol ve kalibrasyonları yapılmıştır. Bu çalışmada, yeni oluşturulan kontrol bazının tasarımı ve teknik özellikleri anlatılmaktadır. Ayrıca, Selçuk Üniversitesi kontrol bazında alet parametrelerinin belirlenmesine yönelik Microsoft Excel 2007 ortamında bir program hazırlanmıştır. Hazırlanan program ile elektronik uzaklık ölçerlerin sıfır noktası eki, ölçek katsayısı ve faz farkı ölçme fonksiyonları belirlenebilmekte ve belirlenen parametreler için anlamlılık testi yapılabilmektedir
OLİVİN ATIKLARININ BETONDA KULLANIMININ BETONARME DONATISININ KOROZYON ÖZELLİKLERİNE ETKİSİ
Bu çalışmada, olivin atıklarının betonda kullanımı ile üretilen betonun içerisinde gömülü olan betonarme donatısının korozyona karşı koruma etkinliği araştırılmıştır. Bu etkinin araştırılması amacı ile hedef basınç dayanımı C30 olarak belirlenmiş ve referans beton ile karşılaştırılmak üzere çimento inceliğine kadar öğütülmüş olan olivin atıklarının (OA) kullanımı ile atıklı betonlar üretilmiştir. Olivin atıkları (OA) betonda çimentoyla, hacimce %5, %10, %20 ve %40 oranlarında yer değiştirilerek 15x15x15 cm’lik küp numuneler üretilmiştir, 7 ve 28 gün 21±1⁰’de küre tabi tutulmuştur. Kür süreci sonunda OA’lı beton numunelere sertleşmiş betonun yoğunluğu ve basınç dayanımı deneyleri uygulanmıştır. Sertleşmiş betonun yoğunluğu ve basınç dayanımı değerlerinde belirli oranlarda düşüş meydana gelmiştir. Ancak %5, %10 ve %20 oranlarında atık içeren numuneler hedef basınç dayanımı üzerinde dayanıma ulaşmışlardır. Yeterli basınç dayanımına sahip %5, %10 ve %20 oranlarında OA içeren beton karışımları ile Ø5x10 cm boyutlarındaki kalıplara demir donatılı (Ø10) betonarme numuneleri üretilmiştir. Bu numunelere, 14 gün normal kür uygulandıktan sonra betonarme donatısı korozyon dirençlerinin belirlenmesi amacı ile %5’lik NaCl içeren çözelti ortamına alınmış ve bu çözeltide 17 hafta (yaklaşık 120 gün) boyunca her hafta Lineer Polarizasyon metodu uygulanarak Korozyon hızı, Rp, Ecor ve Icor değerleri ölçülmüştür. Deney sonuçlarına göre betonda %5 ve %10 OA kullanımı ile betonarme donatısında korozyon hızının, referans numunelere göre azaldığı görülmüştür
HİDROGRAFİK ÖLÇMELER İLE BARAJLARDAKİ SEDİMENT MİKTARLARININ BELİRLENMESİ
Barajlarda akarsuların taşıdığı sedimentin birikimi sonucu depolama kapasitelerinde kayıp oluşmaktadır. Bu kayıp barajların ekonomik ömrünün kısalmasına neden olmaktadır. Barajlar yapılmadan önce havza planlaması sırasında sediment oluşumunu önleyici tedbirlerin dikkate alınması ve barajlarda belirli aralıklarda hidrografik ölçmeler yaparak sediment miktarının hesaplanması gerekmektedir.Bu çalışmada Kayseri sarımsaklı barajında 1972, 1982 ve 2013 yıllarında yapılan hidrografik haritalardan yararlanarak sediment miktarları hesaplanmıştır. Hesaplamalarda NetCAD5.1, Global Mapper ve PDS2000 yazılımları kullanılmıştır. DSİ tarafından 1968 yılında hesaplanan 50 yıllık sediment miktarı 3.77 hm3 olarak tahmin edilmiştir. Bu tahmine göre 45 yıllık sediment miktarı 3.39 hm3 olarak hesaplanmıştır. 45 yıllık süreç içerisinde kullanılan yazılıma bağlı olarak hesaplanan sediment miktarları 4.255 hm3 ile 4.383 hm3 arasında değişmektedir. Farklı yazılımlarla hesaplanan sediment miktarları %97 oranında birbirine uyum göstermektedir. DSİ tarafından baraj tamamlandıktan sonra 50 yıldaki sediment miktarının 3.77 hm3 olduğu dikkate alınırsa farklı yazılımların ortalaması ile yapılan karşılaştırmada %78 lik bir uyum söz konusudur
MOBİL VİNÇLERDE TELESKOBİK BOMLARIN OPTİMİZASYONU
Bu çalışmada 100 ton kapasiteli 8x8 mobil vincin üst yapısının optimal konstrüksiyon tasarımı yapılmış olup, nümerik hesaplamalar ve sistemin sonlu elemanlar yöntemi ile statik ve dinamik analizleri yapılmıştır. TÜBİTAK Projesi kapsamında geliştirilen vinç, tek hidrolik uzatma silindir tahrikli teleskobik bomlara sahiptir. İnşaat sektöründen limanlara, rüzgar türbinlerinden taşımacılığa kadar bir çok alanda ağır yük tonajlarında gereksinim haline gelen vinç sistemlerinin üretimi özellikle Avrupalı firmalar tarafından yapılmaktadır. Tez çalışmasında üretimi yapılacak olan vincin, çalışma şartları ve kapasitesi göz önüne alınarak, bilgisayar ortamında optimum tasarım modeli kurulmuş ve yine bilgisayar ortamında gerçekleştirilen analiz çalışmaları incelenmiştir. Analiz sonuçlarına dayanarak tasarımda iyileştirme gerektiği öngörülen adımlar prototip üretiminden sonra geliştirilmesi planlanan model üzerinde uygulanacaktır. Bu yayın kapsamında yapılan çalışmalar ile analiz ortamında yazılan makro ile kalınlık, malzeme akma dayanımı ve emniyet katsayısı değerlerini dikkate alarak gerilme optimizasyonu otomatikleştirilmiş olup, tüm ürün çeşitlerine uygun hala getirilmiştir
ÜSKÜDAR-ÜMRANİYE-ÇEKMEKÖY METRO TÜNELİNDE KULLANILAN PASA BASINÇLI TÜNEL AÇMA MAKİNESİNİN (EPB-TBM) PERFORMANS ANALİZİ
İstanbul Büyük Şehir Belediyesi tarafından Doğuş İnşaat firmasına ihale edilen Üsküdar-Çekmeköy Metro hattı 20 km uzunluğa sahip çift tüp şeklinde tünellerden oluşmaktadır. Karmaşık bir jeolojiye sahip olan çalışılan güzergah boyunca kumtaşı, kil taşı, şeyl, kireçtaşı, çamurtaşı, konglomera ve yer yer diyabaz dayklarına rastlanmaktadır. Tünellerin kazısı 6,57 m tam cepheli tünel açma (TBM) makineleri tarafından yapılmaktadır. Bu çalışmada, TBM’in veri depolama sistemi tarafından kayıt edilen kazı parametreleri (itme kuvveti, tork, kesici kafa dönme hızı, ilerleme hızı, alarmlar vb.) analiz edilmiştir. Her ring kazısı için iş-zaman etüdü verileri incelenerek makineden faydalanma oranı belirlenmiştir. Makine performansını önemli ölçüde etkileyen arıza ve duraklamaların neler olduğu ve her birinin yüzdesel dağılımları belirlenmiştir. Bu çalışma, karmaşık olarak gözüken TBM verilerinin nasıl sadeleştirileceğini, performans ve arıza verilerinin pratik olarak nasıl değerlendirilebileceğini göstermektedir
YENİ BİR ELEKTROKROMİK POLİMER: POLİ[1,5-(1-PİROLİL)-9,10-ANTRAKİNON]
Bu çalışmada; yapısında pirol (Py) ve antrakinonu bir arada bulunduran yeni 1,5-(1-pirolil)-9,10-antrakinon monomeri sentezlenmiştir. Sentezlenen bu yeni monomerin yapısal karakterizasyonu Fourier Transform İnfrared Spektroskopisi (FTIR) ve 1H-NMR Spektroskopisi yöntemleriyle gerçekleştirilmiş, elektrokimyasal davranışı ise dönüşümlü voltametri (CV) yöntemiyle incelenmiştir. 1,5-(1-pirolil)-9,10-antrakinon monomeri TBAPF destek elektroliti içeren nitrobenzen çözücü ortamında sürekli gerilim taraması yapılarak ITO (indiyum kalay oksit) kaplı cam elektrot yüzeyinde elektrokimyasal olarak polimerleştirilmiştir. Üretilen yeni polimer filmin elektrokimyasal karakterizasyonu dönüşümlü voltametri ve kronoamperometri (CA) yöntemleriyle gerçekleştirilmiştir. Polimer filmin iletkenliği dört nokta iletkenlik ölçüm yöntemi ile ölçülmüş, morfolojik yapısı Taramalı Elektron Mikroskopisi (SEM) ile incelenmiştir. FTIR spektroskopisi ve UV görünür bölge absorpsiyon spektroskopisi ile spektroskopik analizler yapılmıştır. Üretilen polimer filmin elektrokromik özelliklerinin incelenmesi amacıyla optokimyasal çalışmalar yapılmıştır. Polimer filmin optik zıtlığı 750 nm’de % 50 olarak bulunmuştur. Polimerin iletkenliği 1.83x10-3 S/cm olarak ölçülmüştür. Polimer filmin rengi yükseltgenme sırasında laciverte, indirgenme sırasında koyu turuncuya yakın renk almıştır
KAMULAŞTIRMANIN PARSEL SAYISI VE ORTALAMA PARSEL BÜYÜKLÜĞÜNE ETKİSİ
ÖZET: Tarım arazilerinin etkin ve sürdürülebilir bir şekilde kullanımına etki eden en önemli unsurlar arasında arazilerin parçalılık durumu ve ortalama parsel büyüklüğü bulunmaktadır. Arazi parçalanmasının en önemli nedenlerinin başında ise miras kanunu, hisseli satışlar ve kamulaştırma gelmektedir.Kamulaştırma hakkında yapılan çalışmalar genellikle kamulaştırmanın sosyal ve hukuki boyutunu incelemektedir. Ancak kamulaştırmanın, parsellerin yapısında meydana getirdiği değişim hakkında yapılmış bir çalışmaya rastlanmamıştır.Bu çalışmada, Devlet Su İşleri 12. Bölge Müdürlüğü sorumluluk sahası içerisinde yer alan dokuz adet gölet sulama projesinde yapılan kamulaştırmanın, sulama sahasında bulunan parsellerin sayısı ve ortalama parsel büyüklüğü üzerindeki etkisi araştırılmıştır.Yapılan araştırma neticesinde kamulaştırma sonrasında şahıs parsellerinde kamulaştırma öncesine göre %16,96 oranında bir artma, ortalama parsel büyüklüğünde %15,70 oranında bir azalma, alanı 1 dekardan küçük parsellerin sayısında %291,67 oranında bir artma olduğu görülmüştür
YENİ KONUTLAŞMA EĞİLİMİ OLAN DIŞA KAPALI KONUT YERLEŞMELERİNDE KULLANICI MEMNUNİYETİ ANALİZİ: KONYA ÖRNEĞİ
20.yüzyılın sonlarında dünya genelinde yaşanan dönüşümler, konut üretim biçimlerinde de farklılıklar yaratmıştır. Özellikle 1960 sonrasında yaşanan ekonomik değişimlerle hedeflenen süreçler, en geniş mekansal lekeyi oluşturan konut alanlarının şekillenmesinde de temel belirleyici haline gelmiş; dışa kapalı konut siteleri de bu dönüşümlerin bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Önce gelişmiş ülkelerde, sonra gelişmekte olan ülkelerde yaygınlaşan dışa kapalı konut sitelerinin ülkemizde gelişimi 1980 sonrasında olmuştur. Bu konut alanları duvarlar-çitler gibi engelleyiciler ile çevrelerinden ayrılan, girişleri denetimli tutulan, fiziksel doku ve sosyo-ekonomik açılardan kentsel yasamdan farklılaşan, yerleşmelerdir. Konya’da 1990 sonrasında üst gelir grubuna yönelik olarak inşa edilmeye başlanan dışa kapalı konut siteleri kent planlaması, kent yönetimi ve kentsel sınıfsal aidiyetler açısından önemli bir dönüşüme işaret etmektedir. Makalenin amacı dışa kapalı konut sitelerinde neden yaşanmak istendiği sorusuna cevap bulmak ve bu sitelerde oturanların kullanıcı memnuniyeti ölçmektir. Çalışma kapsamında Konya kenti içerisinde yer alan dışa kapalı konut sitelerinden Meram Yeniyol Konakları örneklem alanı olarak ele alınmıştır. Bu kapsamda Sitede oturanların kullanıcı profili ve kullanıcı memnuniyeti, anketlerle ve sözlü görüşmelerle analiz edilmiştir. Anket çalışması sonucunda sitede oturanların kullanıcı profili tanımlanmış ve sitelerin tercih edilme nedenleri vurgulanmış ve bu sitelerin geleceği ile ilgili öngörülerde ve önerilerde bulunulmuştur