Moment Dergi / Moment Journal (Journal of Cultural Studies, Faculty of Communication, Hacettepe University)
Not a member yet
    190 research outputs found

    Babamın Sesi ve Annemin Şarkısı'nda Ev ve Ses Arayışı

    No full text
    It is observed that political problems which were overlooked or left behind in the past are studied in the Turkish Cinema of 2000s. The Kurdish problem is also frequently examined in the movies that can be defined as opponent, critical or political. In this study,-discussed in the context of the Kurdish problem- a dialogue between the films Babamın Sesi (Zeynel Doğan ve Orhan Eskiköy, 2012)  and  Annemin Şarkısı (Erol Mintaş, 2014) is tried to be established by means of "house" and "sound". The house to stay is haunted by the ghosts. What about the house to go?2000’ler Türkiye Sineması’nda  geçmişte gölgede kalan ya da bırakılan politik sorunların irdelendiği görülmektedir. Kürt sorunu da muhalif, eleştirel ya da politik sıfatlarıyla tanımlayabileceğimiz filmlerde sıklıkla karşımıza çıkar. Bu çalışmada, Kürt sorunu bağlamında ele alınan Babamın Sesi (Zeynel Doğan ve Orhan Eskiköy, 2012) ve Annemin Şarkısı (Erol Mintaş, 2014) filmleri arasında “ev” ve “ses” kavramları aracılığıyla bir diyalog kurulmaya çalışılmıştır. Kalınan ev hayaletlerle doludur. Peki ya gidilen ev

    Şeflerin Savaşı: Profesyonel Mutfaklarda Erkek ve Kadın Şefler

    Get PDF
    Unlike the domestic kitchen that is counted as the space of women, the professional kitchens are seen as a space of men. As a part of the division of labor according to gender, cooking is a part of women’s role and the kitchen is the space for that. However, the professional kitchen is a space for men with all the set of characteristics associated with men and this space is structured with these allocated characteristics. Women are either kept outside this masculine space or positioned in lower statues in the professional space. Despite the exclusion and the control by men in the space, women still can exit in these professional kitchens. This article examines whether women chefs exist in these professional kitchens in the films that take the professional kitchens as their subject matter, especially how the women chefs exist in this men dominated space and how men and women are represented in these films. For this purpose, the films, Burnt (John Wells, 2015), (Le Chef, Daniel Cohen, 2012), (No Reservation, Scott Hicks, 2007), (Les Saveurs Du Palais, Christian Vincent, 2012) were watched and the representations of women chefs in these films are discussed in these films.Kadınların iktidar alanı olan domestik mutfakların aksine profesyonel mutfak olarak adlandırılan restoran mutfakları, erkeklerin alanıdır. Toplumsal cinsiyet rolleri gereği kadını kadın yapan temel işlerden biri olarak kabul edilen besleme faaliyetinin gerçekleştiği mekân olarak ev mutfağı kadınların alanıyken, profesyonel mutfak toplumsal cinsiyet rolleri bağlamında erkeklere atfedilen özellikler ve davranışlarla örülmüş-biçimlenmiş bir mekândır. Kadınlar, bu maskülen alanın ya dışında tutulur ya da erkeklerden daha düşük pozisyonlarda çalışırlar. Bu dışlamaya ve erkekler tarafından kontrol edilmesine rağmen kadınlar çeşitli kademelerde profesyonel mutfaklarda varolabilirler. Bu çalışma, profesyonel mutfakları konu edinen filmlerde kadın şeflerin varolup olmadığını, özellikle kadınların, erkekler tarafından hegemonize edilmiş bu alanda nasıl var olabildiğini, erkek ve kadınların executive şef-baş aşçı olarak nasıl temsil edildiğini anlamayı amaçlıyor. Bunun için Burnt (John Wells, 2015), Şeflerin Savaşı, (Le Chef, Daniel Cohen, 2012) Aşk Tarifi (No Reservation, Scott Hicks, 2007) ve Sarayın Tadları (Les Saveurs Du Palais, Christian Vincent, 2012) adlı filmler izlenmiş ve özellikle kadın şef karakterlerin bu filmlerde nasıl temsil edildiği anlaşılmaya çalışılmıştır

    Zorunlu Göçe İlişkin Belleğin Oluşmasında Filmlerin Katkısı: Dedemin İnsanları ve Bir Tutam Baharat Filmlerinin Alımlanması

    Get PDF
    This research focuses on how white-collars’ receive the films with the theme of the forced migration of Turks and Rums. By this means, the effects of cinema on forming and altering collective memory can be seen through the meaning of specific subjects. The films Dedemin İnsanları (My Grandfather’s People, Çağan Irmak, 2011), and A Touch of Spice/Politiki Kouzina (Tasos Baulmetis, 2003) were chosen as examples. The techniques used were reception studies draw on the tradition of Cultural Studies and ethnographic data collection.  20 people residing in Ankara- (ranging in age from 25 to 55) were interviewed between March 2016 and May 2016 within the scope of the fieldwork of the research. During the period of two months, forty semi-structured interviews were conducted, each interviewee being met twice. Analysis of the interviews were examined within a political and psychological frame. According to the findings of this study, it is seen that movies has a significant role on collective memory in the sense of forming or changing it.Bu araştırmada beyaz yakalıların Türk ve Rum zorunlu göçünü konu edinen filmleri nasıl alımladıkları incelenmiştir. Bu sayede sinemanın toplumsal belleği oluşturma ve dönüştürme etkisine spesifik öznelerin anlamları aracılığıyla bakılabilmiştir. Örneklem olarak Türkiye yapımı Dedemin İnsanları (Çağan Irmak, 2011) ve Yunanistan yapımı Bir Tutam Baharat/Politiki Kouzina (Tasos Baulmetis, 2003) filmleri alınmıştır. Çalışmada Kültürel Çalışmalar geleneğinin izleyici araştırmaları ve alımlama çalışmalarından yararlanılmış ve etnografik veri toplama teknikleri kullanılmıştır. Çalışmanın alan araştırması kapsamında Ankara’da ikamet eden 20 kişiyle (25-55 yaş), Mart-Mayıs 2016 arasında, her biriyle ikişer kez olmak üzere toplam 40 yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Görüşmelerin analizi politik ve psikolojik bir çerçevede incelenmiştir. Çalışmanın ulaştığı bulgulara göre, sinemanın toplumsal belleği oluşturma ve değiştirmede önemli bir rolü olduğu görülmektedir

    1960’lardan 28 Şubat’a Cemaati Romanlarla İcat Etmek: Siyasal İslamın Popüler Tezahürleri

    Get PDF
    Novels of Guidance (Hidayet Romanları) published in 1960s played a very important role in the construction of the cultural identity aimed by the Islamist movement, and contributed to the development of Islamist culture industry and also mass culture. In 1980s different perspectives emerged as Turk-Islam synthesis reigned. In 1990s, when the culture and personas suggested in Novels of Guidance became common and generations who grew into adulthood reading such novels came into prominence in the struggle for hegemony, political Islam got closest to power, novels including self-criticism appeared. In this article, the legacy of Novels of Guidance are evaluated with Minyeli Abdullah (1967) and Huzur Sokağı (1969) at the explicit focus and two self-critical novels, Mehmet Efe’s Mızraksız İlmihal (1993) and Halime Toros’s Halkaların Ezgisi (1997) are examined with an aim to discuss popular representations of political Islam in literature and self-criticism in Islamist novel.1960’larda yayımlanan “hidayet romanları” İslamcı hareketin pekiştirmeye çalıştığı kültürel kimliğin inşasında önemli bir rol oynadılar ve İslamcı kültür endüstrisi ile kitle kültürünün gelişimine katkıda bulundular. Türk-İslam sentezinin damga vurduğu 1980’li yılların ertesinde ise farklı tezahürler oldu. Hidayet romanlarının önerdiği toplumsal tiplerin ve kültürün yaygınlaştığı, bu romanları okuyarak büyüyen nesillerin hegemonikleşme mücadelesinde öne çıktığı 1990’larda, siyasal İslam iktidara hiç olmadığı kadar yakınlaşmışken “özeleştiri romanları” yayımlandı. Bu makalede, Minyeli Abdullah (1967) ve Huzur Sokağı (1969) üzerinden hidayet romanlarının mirası değerlendirilmekte ve özeleştirel roman türünün iki örneği olan Mehmet Efe’nin Mızraksız İlmihal (1993) ve Halime Toros’un Halkaların Ezgisi (1997) romanlarına odaklanarak siyasal İslam’ın edebiyattaki popüler tezahürleri ve İslamcı romanda “özeleştiri” konuları tartışmaya açılmaktadır

    Tema Editörlerinden

    Get PDF

    Stereoscopic Fotoğrafın Üretim Süreci ve Günümüzdeki Uygulamasına Bir Örnek: “Ayağıma Gelen Tarih” Projesi

    Get PDF
    As people's eyesight improved in time so as to perceive and evaluate the vibrations of light, they started to see and make sense of their environments much better. Human beings exploring themselves, natüre and the characteristics of every living creature started to paint everything they were fascinated by and saw. As time passed by, people improved their skills about depicting the things around them, and tried to make the things in their paintings look more realistic/just like the way they saw them. For this purpose, they made several attempts and conducted experimental studies using different techniques. In the meantime, various techniques were developed; however, the oldest technique which is still used today is the use of anaglyph images, a stereoscopic imaging technique. This technique has been used as an instrument of both entertainment and education in the fields of education, medicine, entertainment and arts. Here, the present study aims to evaluate the effect of this technique on people through the project "History on My Door" conducted with the Turkish people living in Nuremberg, Germany.İnsanların görme duyusu, çevrelerindeki ışıksal titreşimleri algılama ve değerlendirme konusunda ilerleme kaydettikçe çevresini çok daha iyi görmeye ve tanımaya başlamıştır. Bu süreçte kendini, doğayı, diğer canlıların inceliklerini fark eden insan, gördüklerini ve etkilendiği her şeyi resimlemeye başlamıştır. Zaman ilerledikçe bu konuda yeteneklerini geliştiren insan, yaptığı resimlerin daha gerçekçi/gördüğü gibi olması için uğraşmış, çeşitli denemeler yapmış, farklı tekniklerle deneysel çalışmalar gerçekleştirmiştir. Bu süreç içinde çok çeşitli teknikler geliştirilmiştir ancak bunlar arasında en eski ve günümüzde hala yararlanılan teknik stereoscopics görüntüleme çeşitlerinden biri olan anaglyph fotoğraflama tekniğidir. Bu teknik, eğitim ortamından, tıbba, eğlenceden, sanatsal ürünlere kadar pek çok alanda gerek eğlence gerekse eğitim materyali olarak kullanılmıştır. Bu makalede de bu tekniğin insanlar üzerinde bıraktığı etki, Almanya Nürnberg’de yaşayan Türklerle gerçekleştirilen “Ayağıma Gelen Tarih” projesi kapsamında değerlendirilmeye çalışılmıştır.

    “Özgürlüğün Olmadığı Yerde Hakikat Nedir Ki?” Reha Erdem'le Söyleşi

    Get PDF

    İslam ile Görsel Mizah: Türkiye’de İslami Mizah Dergiciliğinin Dönüşümü

    Get PDF
    In this article, the changing/ transforming relations between Islam and visual humor will be investigated. The humor magazine publishing tradition in Turkey has had very strong ties with leftist/ socialist politic traditions and this tradition has enlarged by the new instruments like internet humor, stand-ups and even in protests like Gezi Resistance which also awaken Islamic societies’ interest. Starting with 1990s, Islamic humor magazine publishing continued by Cafcaf after 2007 and acquired a new dimension from 2015 on by some new ones such as Hacamat, Püff, Cins etc. In this article, the internal dynamics of Islamic humor magazine tradition is read on the light of relations between İslam and visual humor. Moreover, by searching the volumes of Cafcaf until 2015, the new forms of relation in the Islamic humor magazine publishing that is changed by the transformation of Turkish politics is investigated. According to that, the radicalism of the Islamic humor magazines that emerged in 1990s parallel to the discourse of Political Islam in Turkey has been rasped after the rule of AKP and turned to protect the power by Cafcaf. However the fraction that becomes apparent after 17 December also paved the way for a crack in hegemonic bloc of Islamic humor magazine tradition.Bu makalede, İslam ile görsel mizah arasındaki, 1990’lardan günümüze değişen/dönüşen ilişkiler incelenecektir. Türkiye’deki mizah dergiciliği geleneğinin sol/ sosyalist siyasi gelenekle olan bağları ve bu geleneğin son dönemlerde internet mizahı, stand-up’lar ve hatta Gezi Direnişi gibi eylemlerle etki alanını genişletmesi, İslami kesimin de bu alana ilgi duymasına sebep olmuştur. 1990’larda başlayan İslami mizah dergiciliği 2007’den sonra Cafcaf ile devam etmiş, 2015’ten itibaren de Hacamat, Püff, Cins gibi dergilerin eklenmesiyle farklı bir boyut kazanmıştır. Bu makalede İslami mizah dergiciliği geleneği, İslam ile görsel mizah arasındaki ilişki ele alınarak okunmuş ve Cafcaf’ın 2015’e kadar olan sayıları taranarak Türkiye’deki siyasal dönüşüme bağlı olarak gelişen İslami mizah dergiciliğindeki yeni ilişki biçimi incelenmiştir. Buna göre 1990’larda Türkiye’de Siyasal İslam’ın geliştirdiği söyleme paralel olarak ortaya çıkan İslami mizah dergilerinin radikalliği AKP’nin iktidarından sonra törpülenmiş ve Cafcaf ile birlikte iktidarın korunmasına doğru evrilmiştir, fakat 17 Aralık ile yaşanan kırılma mizah dergiciliğinde de hegemonik bloğun kırılmasını sağlamıştır

    Postille: Eco’dan Sonra Gülün Adı

    Get PDF

    2000 Sonrası Politik Türkiye Sinemasında Kurmaca-Belgesel Etkileşimi: Gelecek Uzun Sürer Filmi Örneği

    Get PDF
    This study examines the relationship between the fictional-documentary interactive form that emerges in Turkish political cinema since 2000, and the nature of the political content. The way in which the interactive form is used in political films and for what purpose and the relationship of this form to the political content is evaluated specifically regarding to the film Gelecek Uzun Sürer (Alper, 2011). Role of “memory” as a concept, which is central in establishing the political background of the movie is discussed as well in the context of the relationship between form and content. Çalışma, 2000 sonrasında politik Türkiye sinemasında belirginleşen kurmaca-belgesel etkileşimli formun, politik içerik ile olan ilişkisinin mahiyetini araştırmaya yöneliktir. Etkileşimli formun politik filmlerde ne şekilde ve ne amaçla kullanıldığı ve bu formun politik içerikle olan ilişkisi, Gelecek Uzun Sürer (Alper, 2011) filmi özelinde değerlendirilmiştir. Filmin politik artalanının oluşmasında merkezi öneme sahip olan “bellek” mefhumunun, biçim-içerik ilişkisi bağlamındaki rolü de film kapsamında ele alınmıştır.

    0

    full texts

    0

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Moment Dergi / Moment Journal (Journal of Cultural Studies, Faculty of Communication, Hacettepe University)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇