Mediterranean Journal of Educational Research (MJER) / Akdeniz Eğitim Araştırmaları Dergisi
Not a member yet
387 research outputs found
Sort by
Özel Yetenekli Çocukların Sosyal-Bilişsel-Duygusal Farklılıklarına Yönelik Aile Stratejileri
Günümüzde özel yetenekli çocukların sosyal, duygusal ve bilişsel özellikleri ve bu farklılaşan özelliklere ilişkin ailelerine getirdikleri güçlükler tartışılmaz bir noktadadır. Bu araştırmada özel yetenekli çocukların ailelerinin%253B çocuklarının sosyal-bilişsel-duygusal farklılıklarına yönelik kullandıkları stratejileri ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Araştırma 2019-2020 eğitim öğretim dönemi içerisinde bir vakıf üniversitesinin Çocuk Üniversitesine devam eden 40 öğrenci ebeveyni ile yürütülmüştür. Veriler, öğrenci ebeveynlerinin süreç içerisindeki karşılaşabilecekleri güçlükler ve bu güçlükleri aşamaya yönelik stratejilerine ilişkin görüşlerini içeren açık uçlu bir form yardımıyla toplanmıştır. Betimsel analiz yöntemi ile çözümlenen veriler, 6 kategori altında toplanmıştır. Bulgular, özel yetenekli çocukların ailelerinin çocuklarının sosyal-bilişsel-duygusal farklılıklarına yönelik kullandıkları stratejilerilerin çocuklarının merak duygusuna yönelik stratejiler%253B çocuklarının güçlü hafıza ve bilgelik durumlarına yönelik stratejiler%253B çocuklarının sosyal ilişkilerine yönelik stratejiler%253B çocuklarının aşırı hassasiyet%252Fduyarlılık durumlarına yönelik stratejiler%253B çocuklarının farklı%252Füst düzey ilgi ve yeteneklerine yönelik stratejiler ve çocuklarının çalışma disiplinini sağlamaya yönelik stratejiler olduğunu ortaya koymuştur
Join COR@NLINE%253A Student Experiences in and Perceptions of Online Sessions during COVID-19 Outbreak
With the advent of technology and educational devices, online courses have been increasingly utilized in education. At present, educational institutions use a variety of technological tools and applications to carry out courses at all levels. There has been a debate on the use of technology in education from such perspectives as learner success, satisfaction and interaction. Language education has also been investigated from dimensions including integration of technology in language teaching and learning processes. Within an aim to identify learner experiences in online language sessions, this intrinsic case study examined the experiences and perceptions of 23 undergraduate students following online courses at English Language Teaching Department EFL at a Turkish state university. Data were collected through the instructors unstructured online observation notes, students unstructured notes and their answers to open-ended questions. The results of conventional content analysis pointed at the educational, pedagogical and affective contributions of online sessions as well as covering connection problems and interactional confusion as the drawbacks in the process. In the light of the results, several suggestions are made
Fen Bilgisi Öğretmen Adaylarının Sağlıklı Beslenme Konusuna Yönelik Bilgi Durumlarının Farklı Değişkenler Açısından İncelenmesi
Bu araştırmada, Fen Bilgisi öğretmen adaylarının sağlıklı beslenme konusuna yönelik bilgi durumlarının farklı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda araştırmacı tarafından geliştirilen 28 soruluk Temel Bilgi Testi (TBT) 2017-2018 eğitim öğretim yılında yedi coğrafi bölgedeki farklı devlet üniversitelerinin Fen Bilgisi öğretmenliği programında öğrenim gören 813 öğretmen adayına uygulanmıştır. Verilerin analizi sürecinde Excel, Test Analysis Program (TAP) ve SPSS programlarından yararlanılmıştır. Bilgi testinin uygulanmasından elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler, t testi ve ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre cinsiyet, kronik rahatsızlığın olup olmaması, sağlıklı beslenmeye dikkat edip etmeme, ikamet edilen yer, ailelerinin aylık gelir düzeyi, aylık beslenme için ayırdıkları bütçe, öğrenim gördükleri üniversitelerin bulundukları coğrafi bölge değişkenlerine göre öğretmen adaylarının bilgi testinden aldıkları puan ortalamaları arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Ancak vücut kitle indeksi, yaşantıların en uzun süre geçirildiği yer, sağlıklı beslenme üzerine eğitim alıp almama değişkenlerine göre öğretmen adaylarının bilgi testinden aldıkları puan ortalamaları arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır. Bu doğrultuda konunun önemini vurgulamak amacıyla sağlıklı beslenme davranışlarının bireye erken yaşlarda kazandırılması, konuyla ilgili non-formal etkinliklerin düzenlenmesi önerilmektedir
8. Sınıf Öğrencilerinin Kelime Hazinesini Artırmada Resimli Sözlük Kullanımı
Bu çalışmada, 8. sınıf öğrencilerinin kelime hazinesinin artırılmasında resimli sözlük kullanımın etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda 2018- 2019 eğitim öğretim yılında 8 sınıfta eğitim görmekte olan 12şer kişilik iki sınıf belirlenmiş ve rastgele olacak şekilde gruplardan biri deney diğeri kontrol grubu olarak atanmıştır. Araştırmada ön test ndash%253B son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışmada sınıf düzeyine uygun olacak şekilde metinler belirlenmiş ve bu metinlerde öğrencilerin anlamını bilmedikleri 30 kelime belirlenerek bunlara yönelik resimli sanal sözlük oluşturulmuştur. Deney grubunda metin okumalar gerçekleştirilirken resimli sözlük, kontrol grubunda normal sözlük kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarının belirlenen kelimelere ilişkin hazırbulunuşluklarının belirlenmesi ve grupların denkliğinin ortaya koyulması için ön test uygulanmıştır. Deney ve kontrol gruplarının ön test puanları arasında anlamlı fark olmadığı dolayısıyla grupların birbirine denk olduğu ortaya koyulmuştur. Deneysel işlem sonucunda son test uygulanmış ve deney ve kontrol gruplarının son testten elde ettiği puanlar karşılaştırılmıştır. Araştırma sonucunda resimli sözlük kullanımının 8. Sınıf öğrencilerinin kelime hazinelerini artırdığı sonucuna ulaşılmıştır
Öğretmen Adaylarının İlk Okuma Yazma Öğretimi Dersindeki Akademik Başarıları İle Düşünme Stilleri Arasındaki İlişkiler
Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmeni adaylarının İlk Okuma Yazma Öğretimi dersi akademik başarıları ile düşünme stilleri arasındaki ilişkileri belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda sınıf öğretmeni adaylarının düşünme stilleri ve İlk Okuma Yazma Öğretimi dersine ilişkin akademik başarıları belirlenerek%253B cinsiyet, genel not ortalaması ve öğrenim görmekte olunan üniversite değişkenlerine göre farklılaşma durumu açıklanmıştır. Ayrıca sınıf öğretmeni adaylarının düşünme stilleri ve İlk Okuma Yazma Öğretimi dersi akademik başarılarının ilişkisi incelenmiştir.
Araştırmanın örneklemini 2011ndash%253B2012 öğretim yılı bahar yarıyılında yedi farklı eğitim fakültesinde öğrenim gören 673 sınıf öğretmeni adayı oluşturmuştur. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen İlk Okuma Yazma Öğretimi Dersi Akademik Başarı Testi ve Sternberg ve Wagner (1992)in geliştirilip Fer (2005) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan Düşünme Stilleri Envanteri (Thinking Styles Inventory) ile toplanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, sınıf öğretmeni adayları düşünme stillerinden en çok yasamacı düşünme stilini tercih etmektedir. Bunu sırasıyla yürütmeci ve yargılayıcı düşünme stilleri takip etmektedir. Sınıf öğretmeni adaylarının yasamacı ve yargılayıcı düşünme stillerinde cinsiyete göre ve genel not ortalamasına göre farklılık olmadığı ancak yürütmeci düşünme stilinde bu değişkenlere göre farklılık bulunduğu belirlenmiştir. Sınıf öğretmeni adaylarının öğrenim görmekte oldukları üniversite değişkenine göre yürütmeci ve yargılayıcı düşünme stillerinde farklılık olmadığı ancak yasamacı düşünme stilinde bu değişkene göre farklılık bulunduğu belirlenmiştir. Ayrıca, sınıf öğretmeni adaylarının İlk Okuma Yazma Öğretimi dersi akademik başarıları ile yürütmeci düşünme stili arasında düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu anlaşılmıştır
Yüksek Lisans Öğrencilerinin Demokrasi Algılarına İlişkin Kavram Ağları
Bireylerin sahip oldukları demokrasi algıları, demokrasinin toplumdaki varlığını doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle demokrasinin özellikle öğrencileri yetiştiren öğretmenler tarafından doğru anlaşılıp anlaşılmadığının belirlenmesinin ve onların bu konudaki algılarının ortaya konulmasının oldukça önemli olduğu düşünülmektedir. Bu bağlamda bu araştırma ile%253B hepsi öğretmenlik yapan yüksek lisans öğrencilerinin seçmeli Demokrasi ve İnsan Hakları dersi öncesi ve sonrasında demokrasiye ilişkin algılarının belirlenmesi ve bu algılarına ilişkin kavram ağlarının oluşturulması amaçlanmaktadır. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden olgu bilim deseni kapsamında yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 eğitim öğretim yılı bahar döneminde bir devlet üniversitesinin Eğitim Programları ve Öğretim ile Eğitim Yönetimi yüksek lisans programlarından seçmeli Demokrasi ve İnsan Hakları dersini alan 16 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak projeksiyon tekniklerinden biri olan kelime çağrışım tekniği kullanılmıştır. Ders öncesi ve ders sonrası toplanan veriler ayrı ayrı analiz edilmiştir. Hangi anahtar kavramlar için hangi kelimelerin ya da kavramların kaçar defa tekrarlandığını gösteren ders öncesine ve ders sonrasına ait iki kelime ilişkilendirme tablosu hazırlanmıştır. Oluşturulan bu kelime ilişkilendirme tabloları doğrultusunda ders öncesine ve ders sonrasına ilişkin kavram ağları oluşturulmuştur. Kavram ağları yorumlanarak araştırma sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları doğrultusunda çeşitli öneriler geliştirilmiştir
Resim-İş Öğretmenliği İstihdam Durumunun Öğretmen Adaylarının Görüşleri Açısından Değerlendirilmesi
Eğitimde maksimum verimliliği sağlamak için yapılması gerekenlerin başında, gerekli nitelikte öğretmeni istihdam etmek ve ondan en yüksek verimi almaya çalışmak gelmektedir. Ülkenin gereksinim duyduğu, ilk ve orta öğretim kurumlarına alanında donanımlı, sanatçı kişiliği gelişmiş, özgüvenli ve çağdaş sanat eğitimcileri yetiştirmek amacıyla eğitim ve öğretime açılan güzel sanatlar eğitimi bölümleri resim-iş öğretmenliği anabilim dallarından mezun olan öğrenciler, sanat eğitimi aracılığıyla eğitimin öngördüğü çok yönlü eğitilmiş insan tipine ulaşmakta en büyük rolü oynamaktadır. Bu nedenle resim-iş öğretmenliği alanından yeterli sayıda öğretmen istihdam edilmesi önem taşımaktadır. Bu bağlamda, bu araştırmanın amacı, resim-iş öğretmenliği öğretmen adaylarının gözünden Türkiyede öğretmen istihdamı konusunu değerlendirmektir. Araştırmaya, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi ve Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-İş Öğretmenliği Anabilim Dalında öğrenim gören 63 öğretmen adayı katılmıştır. Araştırmaya ilişkin verilerin toplanmasında araştırmacılar tarafından geliştirilen Öğretmen Adayı Kişisel Bilgi Formu ve yarı yapılandırılmış İstihdam Görüş Formu (İGF) kullanılmıştır. Araştırma sırasında elde edilen nitel veriler içerik analizi teknikleri kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmanın sonucunda, Resim-iş öğretmenliği bölümünü tercih ederken bölümün istihdam koşulları açısından öncelikli olarak Kamu Personel Seçme Sınavına (KPSS) girerek öğretmen olmak olduğu saptanmıştır. Görsel sanatlar öğretmeni istihdamında öğretmen adaylarının eğitimleri süresince aldıkları alan bilgisine ve yeteneklerine yönelik değerlendirilme yapılmasının ön plana çıktığı sonucu ortaya çıkmaktadır. Elde edilen bulgulara dayanılarak öğretmen adaylarının istihdam sorunlarına ilişkin görüşleri ve önerileri tartışılmıştır
Harmanlanmış E-Öğrenme Ortamı Bilgi Sistem Kalitesinin Öğrencilerin Psikososyal Algılarına Etkisinin İncelenmesi
Bu çalışmanın amacı, harmanlanmış e-öğrenme ortamlarında, bilgi sistem kalitesinin öğrencilerin ortama yönelik psikososyal algılarına etkisini incelemektir. Bu amaçla, harmanlanmış e-öğrenme ortamının, öğrencilerin psikososyal algılarına etkisini test etmek için Walker (2003) tarafından geliştirilen uzaktan eğitim öğrenme ortamları ölçeğinin Türkçe versiyonu DELES-TR (Özkök vd, 2009) ve Dağhan ve Akkoyunlu (2016a) tarafından Türkçeye uyarlanan bilgi sistemleri başarı modeli (DeLone ve McLean, 2003%253B Chang, 2013) ölçekleri kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, uluslarararası statüye sahip yarı özel bir devlet üniversitesinde lisans ve yüksek lisans öğrenimi gören 536 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri 2017-2018 öğretim yılı güz döneminde toplanmıştır. Kurulan hipotetik model yapısal eşitlik modeli ile sınanmıştır. Araştırma bulgularıyla, Moosun (1976) sosyal ortam kuramı temel alınarak kurulan hipotetik model doğrulanmıştır. Araştırma sonucunda, hizmet kalitesi, bilgi kalitesi ve sistem kalitesinin öğretmen desteği, öğrenci etkileşimi ve işbirliği, bilgi kalitesi, özgün öğrenme, aktif öğrenme ve öğrenci özerkliği değişkenlerini doğrudan açıklayabildiği ve ortaya çıkan modelin geçerli, güvenilir ve iyi bir uyum sağladığı görülmüştür. Araştırma modeline göre%253B öğretmen desteği değişkeninin %2551inin ve öğrenci etkileşimi ve işbirliği değişkeninin %2520sinin hizmet kalitesi değişkenince açıklanabildiği, kişisel ilgi değişkeninin %2579unun, otantik öğrenme değişkeninin %2572sinin ve aktif öğrenme değişkeninin %2542sinin bilgi kalitesi değişkenince açıklanabildiği, öğrenci özerkliği değişkeninin ise %2547sinin sistem kalitesi değişkenince pozitif ve anlamlı açıklanabildiği görülmüştür. Çalışmanın sonuçları doğrultusunda, ileride yapılacak araştırmalar için öneriler sunulmuştur
Karar Verme Sürecinde Motivasyon ve Yaratıcılığın Etkilerine İlişkin Öğretmen Görüşleri
Günlük yaşamla iç içe bir kavram olan karar verme, yaşamımızın her anında yaptığımız ya da yapmayı düşündüğümüz eylemler için alternatifler arasından bir seçim yapmaktır. Yapılan bu seçimin etkili olması ve bireye istendik yaşantılar getirmesi ise farklı birçok etmen ile zenginleştirilebilir. Bu etmenlerin en önemlisi şüphesiz bireyin sahip olduğu yaratıcılık özelliğidir. Yaratıcı olmak, genel kabul görmüş bir konu hakkında alışılagelmişin dışında fikir geliştirmek demektir. Bunun için de motivasyon önemli bir araçtır. Bu araştırmanın amacı farklı eğitim kademelerinde görev yapan öğretmenlerin karar verme sürecinde motivasyon ve yaratıcılığın etkilerine ilişkin görüşlerini belirlemektir Araştırmada nitel araştırma desenlerinden biri olan durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 öğretim yılında Türkiyenin çeşitli illerinde farklı kademelerde görev yapan 50 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmış, verilerin analizinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırmada motivasyonun yaratıcılığı arttırdığı ve olumlu yönde etkilediği, yaratıcılığın ve motivasyonun karar verme sürecinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır
Bilgisayar Oyun Tutum Ölçeği Öğretmen Formunun Geliştirilmesi
Bu çalışmanın amacı, öğretmenlerin bilgisayar oyunlarına yönelik bir tutum ölçeği geliştirmektir. Bilgisayar Oyunları Tutum Ölçeği-Öğretmen Formu (BOTÖ-ÖF), geliştirilirken daha önce Yeşilyurt ve Demirbaş-Çelik (2019) tarafından Bilgisayar Oyunları Tutum Ölçeği-Ebeveyne Formundan esinlenilmiştir. Bu ölçekte yer alan maddeler öğretmenlere yönelik olarak değiştirilmiştir. Araştırma iki farklı çalışma grubu bulunmaktadır. Birinci çalışma grubu, açımlayıcı faktör analizi ve güvenirlik analizini yapmak üzere 109 öğretmenden oluşmaktadır. İkinci çalışma grubu doğrulayıcı faktör analizini yapmak üzere 98 öğretmenden oluşmaktadır. Ölçeğin Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) katsayısı .848, Barlett Testi anlamlılık değeri chi%253B 2 %253D469.086%253B p lt%253B .01 bulunmuştur. Ölçeğin Negatif yaklaşım boyutunun iç tutarlılık katsayısı, .89%253B pozitif yaklaşım için .75 olarak bulunmuştur. Bu sonuçlara göre ölçek geçerli ve güvenilir bir araçtır. Ayrıca kendileri bilgisayar oyunu oynayan öğretmenler öğrencinin oynamasına pozitif yaklaşım düzeyleri daha yüksektir. Öğretmenlerin mesleki deneyimine göre bilgisayar oyun tutumları değişmemektedir