Mediterranean Journal of Educational Research (MJER) / Akdeniz Eğitim Araştırmaları Dergisi
Not a member yet
387 research outputs found
Sort by
Üniversite Öğrencilerinin Öğrenmeye İlişkin Motivasyonel Stratejileri
Öğrenme süreci içerisinde öğrencilerin bireysel farklılıklarının son derece önemli olduğu kabul edilmektedir. Bireysel farklılıkların dışında bireyin öz-düzenleme ve motivasyon becerisi gibi duyuşsal etkenlerin de öğrenme sürecinde önemli etkileri olduğu ileri sürülmektedir. Bireyin öğrenmesini doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen bu etkenlerin öğrenmeyi olumlu ya da olumsuz olarak etkileme gücüne sahip olduğu vurgulanmaktadır. Bu çalışmada, bahsedilen etkenler göz önünde bulundurulmuş ve üniversite öğrencilerinin öz-düzenleme stratejileri ve motivasyonel inançları cinsiyet, sınıf, bölüm ve akademik ortalama değişkenleri açısından ele alınmıştır. Çalışmaya 171 kadın (%25 54.8), 141 erkek (%25 45.2) olmak üzere toplam 312 üniversite öğrencisi katılmıştır. Araştırmada ölçme aracı olarak, özdüzenleme stratejileri ve motivasyonel inançları belirlemek üzere 44 maddelik Öğrenmeye İlişkin Motivasyonel Stratejiler Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler bağımsız t testi ve tek yönlü ANOVA ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, öğrenmeye ilişkin motivasyonel stratejilerin bütün alt boyutları arasında anlamlı ilişkinin yanısıra stratejilerin akademik başarıya etki ettiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca öğrenmeye ilişkin motivasyonel stratejiler ölçeğinin motivasyonel inançlar boyutunun içsel değer alt boyutunda öğrencilerin öğrenim gördüğü sınıfların ve bölümlerin etkisinin olduğu tespit edilmiştir
Öğretmen Adaylarının Fen ve Matematiğe Yönelik Algılarının Belirlenmesi%253A Metafor Çalışması
Bir ortam, bir kişi, bir nesne veya meslek grubu olsun, herhangi bir şeye yüklediğimiz anlamlar, ona verdiğimiz değeri, olumlu veya olumsuz duyguyu, tutumu ifade etmenin bir şeklidir. Metaforlar, psikolojiden eğitime kadar birçok alan için önemli bir çalışma alanı haline gelmiştir. Metaforlar aracılığıyla bireylerin değerleri, duyguları ve düşünceleri araştırılır. Bu çalışmada, Fen Bilimleri ve Matematik öğretmen adaylarının fene ve matematiğe yönelik algılarının metaforlar aracılığı ile keşfedilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, nitel araştırma desenlerinden biri olan fenomolojik (olgubilim) desen türü kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu ise Türkiyenin Ege Bölgesinde ki bir devlet üniversitesinde, Eğitim Fakültesi, Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Anabilim Dalında öğrenimlerini sürdüren 84 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda fen bilimleri ve matematik öğretmen adaylarının fen kavramına yönelik 69, matematik kavramına yönelik ise 66 farklı metafor kullandıkları belirlenmiştir. Araştırma sonucunda her iki kavram yönelik ulaşılan temalarda ise benzerlikler bulunmaktadır. Ancak ulaşılan temalarda matematik kavramında, fen kavramının aksine daha fazla olumsuz algı mevcuttur. Araştırma sonucunda ulaşılan bir diğer ilginç sonuç ise öğretmen adaylarının çoğunluğunun fen ve matematiği birbirinden ayrık ve ilişkisiz iki kavram olarak algılamalarıdır. Displinlerarası öğrenme ve öğretim yaklaşımlarının önem kazandığı günümüzde, öğretmen adaylarının bu algısı beklenmedik bir sonuçtur
Erdemli Bir Kişilik Geliştirme Olarak Eğitim Sürecinin Temel Yapıtaşları%253B Sevgi, Saygı, Güven
Love, respect and trust have vital importance for the development of human personality. They are also prerequisites and ontological keystones for the development of moral and virtuous personality. However, love, respect and trust reach their original meaning and nature as a whole due to their ontological ties. In the event that their integrity is broken, they lose all their meaning. Since education is the name of the process of gaining a virtuous personality, love, respect and trust are naturally the ontological keystones of education and all educational researches, and they have a wealthy importance in these studies. It is a great lack of scientific studies on the role and importance of love, respect and trust in education, although they should form the basis of these researches and guide them. The aim of this literature review is to discuss the pattern between love, respect and trust and a new model that reveals the role and importance of that pattern in the education process as a virtuous personality development. In this study, it is aimed to draw attention to the educational researches needed to include these phenomena and concepts among the basic concepts of education and to inspire new researches in this field which has not been studied at all
Öğretmenlerin Hizmet Öncesi Eğitim Deneyimleri%253A Öğretmen Yetiştirme Üzerine Bir Analiz
Nitel bir araştırma olarak tasarlanan ve yarı yapılandırılmış bir görüşme formu ile veri toplanan bu çalışmada öğretmenlerin hizmet öncesi eğitimlerinin kendi deneyimleri ışığında değerlendirilmesi hedeflenmektedir. Bu doğrultuda öğretmenlerin hizmet öncesi eğitimlerinde edindikleri deneyimler farklı boyutlarına odaklanılarak ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın sonuçları incelendiğinde genel olarak öğretmenlerin aldıkları eğitimi alan bilgisi açısından daha güçlü ancak meslek bilgisi yönünden daha eksik gördükleri sonucuna ulaşılmıştır. Mesleğe başladıklarında öğretmenlerin çoğu öğretmenlik meslek bilgisi yönünden eksiklikler hissettiğini belirtmiş, bir kısmı da hedef veli ve öğrenci kitlesini tam tanımadan mezun olduklarını belirtmiştir. Öğretmenlerin büyük çoğunluğu eksikliklerini tecrübe paylaşımları ve hizmet içi eğitimler yoluyla giderdiklerini beyan etmişlerdir. Öğretmenlerin büyük bir kısmı eğitim sürecinde eğitim aldıkları kurumun örtük programının ya da kurum kültürünün kendilerini öğretmenliğe tam hazırlamadığını belirtmiştir%253B bir kısmında ise bu konu ile ilgili bir farkındalık da oluşmamıştır
Üniversite Öğrencilerinin Öznel Mutluluk ve Pozitif Algı Arasındaki İlişkinin Bazı Değişkenlerle İncelenmesi
Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin öznel mutluluk ile pozitif algı düzeyleri arasındaki ilişkileri belirlemek ve öznel mutluluk ve pozitif algı düzeylerinin çeşitli demografik değişkenler açısından ilişkilerini incelemektir. Araştırmanın örneklemi Uşak Üniversitesinde okuyan 250 öğrenciden (139 kadın, 111 erkek) oluşmaktadır. Araştırma ilişkisel tarama modeline uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada, katılımcıların pozitif algı düzeylerini belirlemek için Pozitif Algı Ölçeği (PAÖ) ve öznel mutluluk düzeylerini belirlemek için Öznel Mutluluk Ölçeği (ÖMÖ) kullanılmıştır. SPSS 23.0 paket programı aracılığıyla .05 ve .01 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir. Üniversite öğrencilerinin pozitif algı ve öznel mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkileri görmek amacıyla korelasyon analizi, pozitif algı ve öznel mutluluk toplam puanlarının farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla tek yönlü varyans analizi ve pozitif algının üniversite öğrencilerinin öznel mutluluk düzeylerini yordama gücünü belirlemek amacıyla yapılan regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, üniversite öğrencilerinde pozitif algının tüm boyutları birlikte öznel mutluluğa ilişkin toplam varyansın yaklaşık %2533ünü açıkladığı görülmüştür. Ayrıca araştırma bulgularında üniversite öğrencilerinde pozitif algı ile öznel mutluluk düzeyleri arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Yapılan analizlerin sonuçları ilgili literatür ışığıda incelenmiş ve çeşitli önerilerde bulunulmuştur
Analysis of Studies Made for Mentally Disabled Students in the Mathematics Education%253A Turkey Example
In this study, it is aimed to analyse the studies made in the mathematics education for mentally disabled students. This study was carried out according to 7 different variables, which are research method, data collection tools, data analysis, sample type, sample size, researchers area of expertise and distribution of studies through years. In order to actualise these objective, researchers used various search engines such as Ulakbim, Dergipark, Google Academic websites and two state university screening engines and attained a total of 56 academic studies including 20 articles, 28 masters theses and 8 doctoral theses. The attained academic studies were assorted and analyzed through the form prepared by researchers. The data were analyzed according to content analysis. The findings are presented as tables in descriptive form. The obtained data show that, the studies were mostly made with qualitative method (%2587,4) and scale (%2564,28) was used as data collection tool. Furthermore, it was ascertained that, in analyzed studies, more than other methods graphical analysis method (%2564,28) was favoured. It was observed that the researchers generally preferred to study with the students (%2564.28) and with a small sample. Finally, it has been determined that the studies conducted on this subject have been conducted by the researchers (%2578,5) from the Special Education Department. It was discovered that, the researches gained momentum after 2008 and the first studies started during the 1980s. Based on these findings, it has been suggested to use different methods in the mathematics education for mental deficiency, to accomplish sufficient studies with different sample groups, to work mathematics and special education teachers together and thus to increase the studies on this matter
İngilizce Dersinde Basamaklı Öğretim Programının 8. Sınıf Öğrencinin Biliş Ötesi Farkındalığına Etkisi
Araştırmanın temel amacı, İngilizce dersinde basamaklı öğretim programının 8.sınıf öğrencilerinin biliş ötesi farkındalığına etkisini belirlemektir. Araştırmada nicel ve nitel araştırma desenlerinin birlikte ele alındığı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda, basamaklı öğretim yönteminin uygulamasının, öğrencilerin biliş ötesi farkındalığına etkisini belirlemek amacıyla, yarı deneysel desenlerden, öntest-sontest eşleştirilmiş kontrol gruplu desen%253B araştırmanın nitel boyutunda ise, veri çeşitliliğini sağlamak ve nicel bulguları daha anlaşılır kılmak amacıyla, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Siirt merkezde bulunan Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu 8. sınıf öğrencilerinden 30u deney, 30u kontrol grubu olmak üzere toplam 60 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Yurdakul (2004) tarafından geliştirilen Biliş ötesi Farkındalık Ölçeği ve araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel veriler için anlamlılık testleri%253B nitel veriler için de betimsel ve içerik analizi yapılmıştır. Sonuçta, basamaklı öğretim programı etkinliklerinin öğrenci merkezli, daha önceki İngilizce dersi etkinliklerinin ise öğretmen merkezli olduğu, öğrencilerin eğlenceli ve yapabilecekleri etkinlikleri seçtiği, etkinlikleri yaparken bilgileri nasıl düzenleyeceklerini ve materyalle ilgili bilgileri nerede bulacaklarını bilmediği görülmüştür. Araştırma sonuçlarından hareketle önerilerde bulunulmuştur
A Discussion of the Concepts of Validity and Reliability in Qualitative and Quantitative Research
The purpose of this paper is discussing the main issues in conceptualizing reliability and validity between qualitative and quantitative research approaches. The researcher examined the arguments about validity and reliability in inquiry methodology and identified three main debates primarily in qualitative research. The first one was about qualitative inquirers limited emphasis on the data collection process to increase the robustness of their research efforts. Most of the strategies in qualitative research (e.g. peer debriefing, member check, audit trail) are used after completing the data collection procedures. Another important discussion in social inquiry was about what valid research means in qualitative paradigm. There are various interpretations of what validity is in qualitative research. This is due to epistemological grounds of qualitative research. Qualitative research does not accept a single truth. Reality is not fixed in qualitative research. It is concerned with cooperation of the multiple constructed realities to reach the contextual truth. The third debate reported in the literature was the discussion about reliability in qualitative research. It is evident that replication of any qualitative methods will not release the same results due to changing contextual conditions. Even though reliability has a long history in inquiry methodology discussions, some qualitative inquirers claim that reliability is not an appropriate concept for qualitative inquiry
Eğitim Fakültesi Öğrencileri ile Diğer Fakültelerdeki Öğrencilerin Siber Güvenlik Farkındalıklarının Karşılaştırılması
Siber ortamlar hayatı ilgilendiren her alanda gerçek hayata kıyasla daha fazla kolaylık, konfor ve kazanç sağlamakla birlikte bazı tehlikeleri beraberinde getirmektedir. Farklı gerekçelerle zamanlarının önemli bölümünü bu ortamlarda geçiren kullanıcıların bu tehlikelere yönelik farkındalık düzeylerinin düşük olması, çoğu zaman ciddi mağduriyetler yaşanmasına neden olmaktadır. Bu araştırmada eğitim fakültesi öğrencileriyle diğer fakültelerde öğrenime devam eden üniversite öğrencilerinin kişisel siber güvenlik farkındalık düzeylerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu 2018-2019 öğretim yılında üç farklı devlet üniversitesinde öğrenim gören 448 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Veriler, anket formu ve Kişisel Siber Güvenliği Sağlama Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Araştırma bulguları katılımcıların kişisel siber güvenlik sağlama davranışlarının yeterli düzeyde olduğu, eğitim fakültelerinin farklı programlarında eğitime devam eden öğretmen adaylarının siber güvenlik farkındalık düzeylerinin diğer fakültelerdeki öğrencilere oranla anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin siber güvenlik farkındalık düzeyleriyle cinsiyet, sınıf düzeyi ve günlük internet kullanma süreleri arasında anlamlı farklılık bulunmuştur
Kamuya Hizmet Veren Bir Kuruluşta Çalışanların Web Tabanlı Hizmet-içi Eğitime ve E-Öğrenme Materyalinin Kullanışlılığa İlişkin Görüşleri
Bu araştırmanın amacı kamuya hizmet veren bir kuruluşta uygulanmış olan web tabanlı hizmet içi Office 2010 Eğitimi (e-öğrenme) programına ve kullanılan e-öğrenme materyalinin kullanışlılığına ilişkin katılımcı görüşlerini değerlendirmektir. Bu araştırmada karma araştırma yöntemlerinden yakınsak paralel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini kamuya hizmet veren bir kuruluşta çalışmakta olan 41 personel oluşturmaktadır. Bu durum çalışmasında veriler 33 likert tipi sorudan oluşan E-öğrenme Materyali Kullanışlılık Anketi ve yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Anketten elde edilen veriler betimsel istatistikler ile görüşme formlarından elde edilen veriler ise içerik analizi ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucu%253B katılımcıların hizmet içi Office 2010 Eğitimi (e-öğrenme) programına ilişkin görüş ve önerilerinin büyük çoğunlukla olumlu olduğu, ayrıca programın sunumunda kullanılan e-öğrenme materyalini de oldukça kullanışlı buldukları belirlenmiştir. Sonuçların ışığında benzeri eğitimlerin geliştirilmesi ve uygulanması sürecinde öneriler sunulmuştur