Mediterranean Journal of Educational Research (MJER) / Akdeniz Eğitim Araştırmaları Dergisi
Not a member yet
387 research outputs found
Sort by
Üstün Yetenekli Öğrencilerin Eğitimine Yönelik Sınıf Öğretmeni Adaylarının Tutumlarının ve Görüşlerinin İncelenmesi
Bu öğretim, eğitim fakültesi sınıf öğretmenliği bölüm öğretmeni aday öğretmen adayları üstün yetenekli eğitimine yönelik tutumların ve görüşlerinin dönem amaçlanmıştır. Mersin Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Sınıf Öğretmenliği Bölümünde öğrenim gören 224 öğretmen adayı ve üstün yetenekli eğitimine tıp görüş formu dolduran 24 öğretmen adayı oluşturmuştur. Üstün Yeteneklilerinin Eğitimine Yönelik Görüş Formu, Üstün Yeteneklilerinin Eğitimine Yönelik Görüş Formu, Üstün Yeteneklilerinin Eğitimine Yönelik Görüş Formu başlıklı makalede yer almaktadır. . Öğretmen adaylarının anlamı, kestirmeler ve sınıf seviyesine göre anlamlılık farklılaşıp farklılaşmadığı t-testi ve Anova testleri ile incelenmiştir. Üstün yetenekli eğitimine ait öğretmen adayları açık uçlu soru formunda toplanan açıklamalara göre içeriklendirilmiş, elde edilen kodlar, yüzde ve frekansına sahiptir. Çalışmada, üstün yetenekli eğitimine karşı sınıf öğretmeni adaylarının tutumlarının 3 alt boyutta da olumlu olmasıydı. Ayrıca öğretmen adaylarının görüşlerine göre üstün yetenekli bireylere özel eğitim imkanı sunar. Üstün yetenekli eğitimine ait öğretmen adayları açık uçlu soru formunda toplanan değerlere göre oranlandırılır, elde edilen kodlar, yüzde ve frekansına sahiptir. Çalışmada, üstün yetenekli eğitimine karşı sınıf öğretmeni adaylarının tutumlarının 3 alt boyutta da olumlu olmasıydı. Ayrıca öğretmen adaylarının görüşlerine göre üstün yetenekli bireylere özel eğitim imkanı sunar. Üstün yetenekli eğitimine ait öğretmen adayları açık uçlu soru formunda toplanan değerlere göre oranlandırılır, elde edilen kodlar, yüzde ve frekansına sahiptir. çalısmada, üstün yetenekli eğitimine karşı sınıf öğretmeni adaylarının tutumlarının 3 alt boyutta da olumlu olmasıydı. Ayrıca öğretmen adaylarının görüşlerine göre üstün yetenekli bireylere özel eğitim imkanı sunar
A Construct Validity Study of a Measure of Pre-Service Teachers%252339%253B Micro-Teaching Performance
The purpose of the present study was to examine the construct validity of an instrument used to measure the micro-teaching performance of teacher candidates by their supervisor teachers. To serve this purpose, this study employed an exploratory factor analysis and a parallel analysis in addition to a final confirmatory factor analysis conducted with two different samples of supervisor teachers who rated pre-service teachers performance. Overall, 477 mentor teachers participated in this study. The current results revealed a strong one-factor structure accompanied by high reliability statistics, which is in line with earlier research and theoretical insights. The identified one factor can be named as teaching effectiveness as measured by the participating mentor teachers
Sınıf Öğretmenlerinin Süreç Temelli Yazmaya Yönelik Görüşlerinin İncelenmesi
Süreç temelli yazma yaklaşımı, yapılandırmacı öğrenme kuramı anlayışına göre önceden aşamalandırılmış yazma sürecini öğretmenlerin bilişsel desteği ile düzenlemeyi hedeflemektedir. Süreç temelli yazma, öğrencinin yazma sürecini planlama, geliştirme ve düzeltme becerisi kazanmasına yardım etmektedir. Süreç temelli yazma, öğrencinin yazma sürecinin her aşamasına ilişkin bilişsel farkındalık becerisi kazanmasını sağlamaktadır. Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmenlerinin süreç temelli yazma çalışmalarına ilişkin görüşlerini incelemektir. Araştırmanın evrenini 2017-2018 eğitim öğretim yılında Bartın il merkezinde bulunan ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklemi ise rastgele küme örnekleme yoluyla seçilen 101 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın yöntemi tarama modelindedir. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen süreç temelli yazma uygulamalarını değerlendirmeye yönelik 20 maddeden oluşan 5li likert tipi anket formu kullanılmıştır. Ölçeğin geçerlilik çalışması yapılmış, faktör yük değeri %2540in altındaki maddeler ölçekten çıkarılmıştır. Ölçeğin alpha güvenirlik katsayısı .88 olarak hesaplanmıştır. Verilerin analizinde istatistiksel işlemlerden aritmetik ortalama, standart sapma ve t- testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin süreç temelli yazma konusunda cinsiyete göre anlamlı bir farklılık gösterdiği, farklılığın kadın öğretmenler lehine olduğu belirlenmiştir. Süreç temelli yazma konusunda mezun olunan fakülteye göre anlamlı bir farklılık olduğu, farklılığın eğitim fakültesinden mezun olanların lehine olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca mesleki kıdem değişkenine göre 1-10 yıl ile 11 yıl ve yukarısı arasında anlamlı bir farklılık olduğu, farklılığın 11 yıl ve yukarısı lehine olduğu görülmüştür
Sınıf İçi İstenmeyen Öğrenci Davranışlarına Yönelik Öğretmenlerin Tutumlarının İncelenmesi%253A Hatay İli Örneği
Bu araştırmanın amacı Hatay İli Reyhanlı İlçesinde görev yapan öğretmenlerin sınıf içi istenmeyen öğrenci davranışlarına yönelik tutumlarını çeşitli değişkenlere göre incelemektir. Betimsel tarama modeli ile gerçekleştirilen araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Hatay İli Reyhanlı İlçesinde farklı okul türlerinde çalışan 1460 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle rasgele seçilen çalışan 99u kadın ve 98i erkek toplamda 197 öğretmenden oluşmaktadır. Verilerin toplanmasında Tanhan ve Şentürk (2011) tarafından geliştirilen ve 23 maddeden oluşan Sınıf İçi İstenmeyen Öğrenci Davranışlara Yönelik Öğretmen Tutumu Ölçeği (SİDÖTÖ) ile birlikte öğretmenlerin demografik özelliklerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Çoklu karşılaştırmalarda ise Tukey-HSD testi tercih edilmiştir. Veriler bilgisayar ortamında SPSS 21 ve Mplus 7 ile çözümlenmiştir. Verilerin analizine geçmeden önce ölçeğin genelinde normallik incelenmiştir. Skewness değeri -1 ile %2B1 değerleri arasında olduğu belirlendi ve Q-Q Plot şekli incelenmiş sonuç olarak verilerin normal dağıldığı varsayılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin istenmeyen davranışlara yönelik tutumları kararsız düzeyde olduğu bulunmuştur. Bunun yanı sıra istenmeyen davranışlara yönelik öğretmenlerin tutumları cinsiyet, medeni durum ve yaş değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde değişmediği görülürken, okul türü değişkenine göre ise istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde değiştiği bulunmuştur. Öğretmen tutumları okul türü değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılığın sadece ortaokul öğretmenleri ile anaokulu öğretmenleri arasında olmadığı ayrıca lise öğretmenleri ile anaokulu öğretmenleri arasında anlamlı farklılık tespit edilmiştir
Okulöncesi Dönem Çocuklarında Hayal Gücü ve Yaratıcılık İlişkisi
Yaratıcı davranışın en önemli bileşenlerinden biri, hiç kuşkusuz hayal edebilme ve soyut düşünebilmedir. Ancak hayal etmenin ya da soyut düşünebilmenin önündeki önemli engellerden biri de gerçekliğin katı ve değişmezliği yönündeki tutumlardır. Okulöncesi dönem çocuklarının bu konuda daha bağımsız davranabildikleri, gerçeklikler karşısında yetişkinlerden daha esnek davranabildikleri gözlemlenebilmektedir. Bu gözlemlerden hareketle bu çalışmanın temel amacı, erken çocukluk dönemi (0-6 yaş) çocuklarının hayal güçleri ile yaratıcılıkları arasındaki ilişkiyi, alanyazındaki kaynaklar ışığında ortaya koymaktır. Bu temel amaç doğrultusunda bazı soruların cevapları aranmıştır%253A Okulöncesi dönem çocuklarında sağ beyin yarıküresinin etkin olmasının altındaki neden ya da nedenler nedir%253F Okulöncesi dönem çocuklarında beyin yarıkürelerinden herhangi biri daha etkili ve işlevsel midir%253F Eğer herhangi bir yarıkürenin etkisi ve işlevselliği fazla ise bu durum ileriki yaşlarda değişmekte midir%253F Bilmeye dayalı etkinliklerimiz arttıkça sol beynimizin etkisi de bu paralelde artıyor denebilir mi%253F Sol beyin yarıküremiz dış dünyadan verilere (bilgilere) ihtiyaç duyarken, sağ beyin yarıküremiz öğrenmeye (veriye) pek ihtiyaç duymamakta mıdır%253F Alanyazından elde edilen bilgiler ve bu bilgilerden yapılan çıkarımlardan şu sonuçlara ulaşılmıştır%253A 1) 0-6 yaş çocuklarında sağ beyin yarıküreleri daha baskın olarak çalışmaktadır ve ergenlik döneminde ise bu baskınlık sol yarım küreye geçmektedir. 2) Sağ ve sol beyin yarıkürelerinin özelleşme ve gelişme süreçleri 14 yaşında sabitlenmektedir. 3) Bilgi dağarcığı arttıkça sol beyin yarıküresinin etkisi de o ölücüde artmaktadır. 4) Sol beyin yarıkürenin aksine sağ beyin yarıküresi öğrenmeye (verilere) pek de ihtiyaç duymamaktadır. 5) Çocukların yaratıcılıklarını geliştirmek için hayal güçlerini geliştirecek etkinliklere daha fazla yer verilmeli, çocukların hayallerini fiziksel gerçekliklerle kıyaslamadan daha özgür ve özgün davranmalarına fırsat verilmelidir
Psikolojik Danışman Adaylarının Bilinçli Farkındalık Düzeylerinin Çeşitli Değişkenlere Göre İncelenmesi
Bu araştırmanın amacı, psikolojik danışman adaylarının bilinçli farkındalık düzeylerini çeşitli değişkenlere göre incelenmektir. Araştırma 171 psikolojik danışman adayı üzerinde yürütülmüştür. Adayların 117sini (%2568,4) kız öğrenciler, 54ünü (31.6) ise erkek öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla amacıyla Kişisel Bilgiler Formu ve Beş Boyutlu Bilinçli Farkındalık Ölçeği kullanılmıştır. Ölçek, gözlemleme, tanımlama, farkındalıkla davranma, içsel deneyimleri yargılamama ve içsel deneyimlere tepkisizlik alt boyutlarından oluşmaktadır. Araştırmada öğrencilerin bilinçli farkındalık düzeylerinin belirlenmesi için frekans (f), yüzde (%25), aritmetik ortalama (X) ve standart sapma (SS) kullanılmıştır. Nedensel karşılaştırma deseni için gruplar arası ortalamaların karşılaştırılmasında hangi istatistiklerin kullanacağını belirlemek amacıyla puan dağılımları incelenmiştir. Kolmogrow-Smirnov testi, çarpıklık ve basıklık katsayıları incelendiğinde puan dağılımların normal dağılım sergilediği görülmektedir. Bundan dolayı psikolojik danışman adaylarının bilinçli farkındalık özelliklerinin belirlenen demografik özelliklere (cinsiyet, sınıf, mezun olunan lise türü, tercih sırası, tercih nedeni) göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için iki grup ortalamalarının karşılaştırılmasında bağımsız gruplar için t testi, ikiden fazla grup ortalamaların karşılaştırılmasında ise tek yönlü varyans analizi (One way ANOVA) kullanılmıştır. Anovada farkın kaynağının belirlenmesi için Tukey testi kullanılmıştır.
Araştırmadan elde edilen veriler sonucunda psikolojik danışman adaylarının bilinçli farkındalık özelliklerinin orta düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Psikolojik danışman adaylarının gözlemleme özelliklerinin, tanımlama özelliklerinin, farkındalıkla davranma özelliklerinin ve tepkisizlik özelliklerinin görece orta düzeyde olduğu, aynı zamanda yargısızlık özelliklerinin ise düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Psikolojik danışman adaylarının genel olarak bilinçli farkındalık özelliklerinin cinsiyete, sınıf düzeyine, mezun olunan lise türüne, öğrenim gördükleri lisans programını tercih nedenine ve tercih sırasına göre farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar alan yazın kapsamında tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur
Öğretmenlerin Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) ile Sınıf Yönetimi Becerileri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
The main purpose of this study was to find out whether the subscales of technological pedagogical content knowledge and classroom management skills of teachers working in elementary and secondary education institutions differed significantly according to demographic variables (marital status, age, sex, study type, year of vocational service) and the relationship between technological pedagogical content knowledge of teachers in secondary schools and classroom management skills.
The study%252339%253Bs universe consists of all primary, secondary and high school teachers in the province of Çanakkale in the academic year 2016-2017. Due to economic, transportation and date constraints, 341 participants who are volunteers from Çanakkale central district, Lapseki, Çan and Yenice districts composes the sample of the study.
The research was designed with relational screening model. The quot%253BPersonal Information Formquot%253B was used to determine the demographic characteristics of the teachers in the research. The data in the study were collected together with the scales of quot%253B Technological Pedagogical Content Knowledge (TPACK) Scalequot%253B and quot%253BClassroom Management Skills Scale (SCSM)quot%253B scales.
The data were collected from 341 volunteer teachers through SPSS 23. 0 package program. When analyzing the data, mean, percentage, independent sample t-test, One-Way ANOVA test and Pearson Product Moment correlation analysis were performed to find the answer to the problem situation and sub problems. There was no significant difference between teachers%252339%253B technological pedagogical field knowledge and gender, marital status and age variables in the results of the study. However, there is a significant difference between teachers%252339%253B technological pedagogical content knowledge and the variables of school type and occupational seniority year. It can be said that the type of school they are studying and the years of seniority are factors that affect teachers%252339%253B TPAB levels.
There was a significant difference between the classroom management skills of the teachers and the variables of gender, marital status, age, school type and occupational seniority. It can be said that the five different variables involved in the research of teachers are a factor affecting classroom management skills. There is also a moderate relationship between teachers%252339%253B technological pedagogical content knowledge and classroom management skills on the positive
Ortaokul Öğrencilerinin Akademik Başarılarının, Genel Yeteneklerinin ve Akademik Öz-Yeterliklerinin Sosyoekonomik Özellikleri Açısından İncelenmesi
Bu çalışmada ortaokul öğrencilerinin akademik başarılarının, genel yetenek düzeylerinin ve akademik öz-yeterlik inançlarının anne eğitim durumu, baba eğitim durumu ve aile gelir düzeylerine göre farklılaşıp farklılaşmadığının incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma grubu Trabzonun Ortahisar ilçesindeki beş farklı ortaokulda öğrenim gören 346 (K%253D 166, E%253D 180) öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu, Temel Yetenekler Testi (6-8) ve Akademik Öz-Yeterlik Ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Veri analiz teknikleri olarak Kruskal Wallis-H testi, ANOVA, Mann-Whitney U ve Bağımsız t Testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre öğrencilerin akademik başarılarında, genel yetenek düzeylerinde ve akademik öz-yeterlik inançlarında anne eğitim, baba eğitim ve aile gelir düzeyi değişkenleri açısından anlamlı farklılıklar bulunmaktadır. Araştırmanın sonuçları doğrultusunda ebeveyn eğitim düzeyi ve aile geliri bakımından dezavantajlı konumdaki öğrencilere yönelik politikalar üretilmesi ve müdahale programları geliştirilmesi önerilmektedir
Türkiyede Fen Eğitiminde Teknoloji Destekli Öğretim Çalışmalarının İçerik Analizi
Bu çalışmada, fen eğitiminde teknoloji destekli öğretim ile ilgili yayınlanan makalelerin içerik analizi yapılarak genel gidişatın ve eğilimin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman analizi ile yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu 161 makale oluşturmaktadır. Makalelerin içerik analizi yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, Türkiyede fen eğitiminde teknoloji destekli yapılan çalışmaların 2011-2012 yıllarından itibaren artış gözlendiği sonucuna varılmıştır. Yapılan çalışmaların çoğunlukla fen bilgisi eğitimi alanında olduğu ve daha sonra fizik, kimya ve biyolojinin bunu izlediği görülmüştür. Teknoloji destekli fen eğitimi ile ilgili makaleler incelendiğinde yapılan çalışmaların çoğunlukla öğretime, öğrenci başarısına, tutumlarına ve motivasyonlarına etkisine yönelik olduğu sonucuna varılmıştır. Bu çalışmalarda çoğunlukla nicel araştırma yöntemlerinin ve örneklem olarak da lisans düzeyindeki öğrencilerin tercih edildiği tespit edilmiştir. Elde edilen araştırma bulgularına göre çeşitli önerilerde bulunulmuştur
Küresel Vatandaşlık Ölçeğinin Türkçeye Uyarlama Çalışması
Bu çalışmanın amacı küresel vatandaşlık düzeyini belirlemek amacıyla Morais ve Ogden tarafından 2010 yılında geliştirilen Küresel Vatandaşlık Ölçeğinin (Global Citizenship Scale ndash%253BGCS) Türkçeye uyarlama, geçerlik ve güvenirlik çalışmasını yapmaktır. Ölçek beşli Likert tipinde puanlanan ve 3 alt boyuttan oluşan 30 maddeden oluşmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarıdır. Elde edilen veriler üzerinde ölçeğin geçerliğine ilişkin bilgi edinebilmek için yapılan açımlayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi sonucunda orijinal ölçekteki yapıya oldukça benzer bir yapıya ulaşılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda ölçeğin Türkçe formunun toplam varyansın %25 65,88ini açıkladığı ortaya çıkmıştır. Ölçeğin güvenirlik analiz sonucunda Cronbachs Alpha iç tutarlık katsayısı 0,86 olarak hesaplanmıştır. Elde edilen bulgular ölçeğin Türkçe formunun güvenilir ve geçerli bir ölçme aracı olduğunu göstermektedir