Mediterranean Journal of Educational Research (MJER) / Akdeniz Eğitim Araştırmaları Dergisi
Not a member yet
    387 research outputs found

    Lisansüstü Eğitime Giriş Ölçütlerinin Ağırlandırılma Oranları Gerçekçi Mi%253F

    No full text
    Lisansüstü eğitimin amacı%253B insanların kültür ve bilgi birikiminin arttırılmasının yanı sıra bilimin üretilmesi, toplumsal ve eğitimsel sorunların ortaya çıkarılarak bu sorunlara çözüm önerileri getirilmesidir. Bu bağlamda, lisansüstü eğitimin amacına hizmet etmesi ve istenen kaliteye ulaşması için geçerli ve güvenilir giriş ölçütlerin belirlenmesinin yanında bu ölçütlerin ağırlık oranlarının belirlenmesi oldukça önemli bir husustur. Bu çalışmanın amacı Türkiyede lisansüstü öğrenci seçiminde ölçüt olarak kullanılan ALES başarı puanı (Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınav), lisans mezuniyet ortalaması ve mülakat sınavı başarı puanları ölçütlerinin ağırlıklandırılma oranlarının bu ölçütlerin lisansüstü öğrenci alımına etki derecelerine uyumlu olup olmadığını göstermektedir. Diğer bir ifade ile lisansüstü eğitime giriş ölçütlerinin ağırlandırılma oranları gerçekçi olup olmadığını araştırmaktır. Bu bağlamda, lisansüstü öğrenci seçiminde farklı dönemlerde ve farklı oranlarda ağrlıklıklandırılmış ölçütler kullanan Türkiye de bir devlet üniversitesi araştırma örneklemi olarak seçilmiştir. Bu örneklemden elde edilen veriler kullanılarak yapılan lojistik regresyon modelleri sonucunda lisansüstü eğitime öğrenci seçimine en büyük etkininin mülakat, en küçük etkinin ise ALES sınavının olduğu bulunmuş, bu durumumun lisansüstü öğrenci seçiminde kullanılan bu ölçütlerin gerçek ağırlıklandırılmış oranı ile parallel olmadığı görülmüştür. Çalışmanın sonunda, Türkiyedeki lisansüstü eğitime giriş ölçütleri olarak kullanılan ALES başarı puanı, lisans mezuniyet not ortalaması ve mülakat sınavı başarı puanının söz konusu programlara öğrenci alımı sürecinde ağırlık oranlarının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ilkelerin ne olmaları gerektiği tartışılmıştır

    An Investigation of Turkish Cultures of Learning Within the Framework of Turkish ELT Curricula

    No full text
    Since English as an international language does not belong to a certain country or a certain culture, an appropriate methodology for teaching English as an international language should not be informed by a western methodology but by a methodology informed by the local culture of learning of a particular teaching context (for example, culture of learning of the Turkish people). For this reason, while the current communicative approach, which is often characterized by a western culture of learning, promotes a certain set of assumptions about language or language learning which must be adopted in all cultural contexts, the teaching of EIL approach suggests devising methodologies appropriate to the local culture of learning (for example, Turkish culture of learning). This paper aims to explore the Turkish students culture of learning English. To specify the Turkish students culture of learning English, a survey was constructed and administered to 1130 students in the second cycle (grade 8.) of public primary schools in İzmir, Turkey. The results of this survey reveal that Turkish students of English display some characteristics which are not in line with the characteristics of the communicative approach and the pedagogic principles of both 2013 and 2018 Turkish ELT curricula. The data are discussed to shed light on devising appropriate methodologies appropriate to the Turkish students culture of learning English in Turkey

    Ortaokul 5. Sınıf Öğrencilerinin Bağlam Temelli Öğrenme Uygulamaları Hakkındaki Görüşleri

    No full text
    Araştırma, 5. sınıf öğrencilerinin bağlam temelli öğrenmeye yönelik görüşlerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın uygulama kısmı Samsun İlinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir ortaokulun 5. sınıfında öğrenim gören 22 öğrencinin katılımıyla yürütülmüştür. Uygulamada Maddenin Değişimi ünitesi 5E öğrenme modeline dayalı bağlam temelli öğrenmeye yönelik olarak hazırlanan ders planlarıyla yürütülmüştür. Ders planlarında günlük yaşamdan bağlamlar içeren hikayeler bulunmaktadır. Görüşmede kullanılmak üzere 2 uzman görüşü alınarak 7 soru hazırlanmıştır. Uygulama sonunda rastgele seçilen 9 gönüllü öğrenciyle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşmeler ses kayıt cihazı ile kaydedilerek analiz aşamasında transkripsiyonu yapılmıştır. Görüşmelerden elde edilen verilerin betimsel analizi yapılarak her bir soruya verilen cevaplar gruplandırılarak tablolaştırılmış ve öğrenci cevaplarından doğrudan alıntılara yer verilmiştir. Araştırma sonucunda öğrenciler gerçek yaşam bağlamlarının bulunduğu hikâyelerden hoşlandıklarını, hikayelerle işlenen dersi daha çok sevdiklerini, hikâyeler sayesinde eğlenerek öğrendikleri ve hikâyelerle ve daha iyi öğrendiklerini ifade etmişlerdir. Ayrıca öğrencilerin ilgilerini çeken olaylarla kurulan bağlamlar içeren hikâyeleri daha çok hatırladıkları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada öğrencilerin bağlam temelli öğrenmeye yönelik olumlu tutuma sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır

    Okul Tanıtım Programına Katılan ve Katılmayan Öğrencilerin Okula Bağlanma Düzeylerinin Karşılaştırılması

    No full text
    Bu araştırmada lise öğrencilerinin okula bağlılığı, quot%253BOkul Tanıtım Programıquot%253B na katılan ve katılmayan gruplar açısından incelenmiştir. Araştırmanın örneklemi seçkisiz olmayan atama yöntemlerinden uygun örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Araştırmaya, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Kağıthane ilçesindeki bir imam hatip lisesinde eğitim görmekte olan 72 dokuzuncu sınıf kız öğrenci katılmıştır. Veriler, Türkçe%252339%253Bye uyarlamasını Savinin (2011) yapmış olduğu Çocuk ve Ergenlerde Okula Bağlanma Ölçeği ve araştırmacıların oluşturduğu Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Okul numaralarına göre sıralanan öğrenciler tam ortadan ayrılarak ilk 36 öğrenci deney grubunu, ikinci 36 öğrenci kontrol grubunu oluşturmuştur. İçeriği araştırmacılar tarafından hazırlanan, öğrencilerin devam ettikleri okulu tanımalarını sağlamaya yönelik bilgilendirme programı uygulanmadan önce ve uygulandıktan sonra her iki gruba Çocuk ve Ergenlerde Okula Bağlanma Ölçeği verilmiştir. Grupların öntest-sontest puan ortalamaları t testi ve Wilcoxon işaretli sıralar testi ile karşılaştırılmıştır. Kontrol grubu öntest %253D46.14) ve sontest ( %253D46.0) puanları anlamlı bir farklılık göstermezken, deney grubunun ön test ( %253D60.28) ve sontest ( %253D68.08) puanları arasındaki farkın anlamlı olduğu görülmüştür (t70%253D9.34, plt%253B.05). Son testler karşılaştırılırken fark analizine başvurulmuştur. Fark analizinden sonra deney ve kontrol grupları öntest ve sontest puanları arasında görülen farkın anlamlılığı için t-testi kullanılmış ve deney grubunun öntest- sontest fark puanları ortalaması ( %253D7.80) kontrol grubunun öntest-sontest fark puanı ortalamasına ( %253D-.14) göre anlamlı bir şekilde yüksek bulunmuştur. Deney grubunun öntest-sontest puan ortalamasının kontrol grubuna göre anlamlı bir şekilde yükselmesi ve grupların öntest- sontest fark puanları arasında deney grubunun lehine anlamlı bir farklılık olması okul tanıtım programına katılmanın öğrencilerin okula bağlanma düzeylerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir

    Öğretmenlerin Üstün Yetenekli Öğrencilerin Özelliklerine Yönelik Farkındalık Düzeylerinin Farklı Değişkenler Açısından İncelenmesi

    Get PDF
    Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin üstün yetenekli öğrencilerin özelliklerine yönelik farkındalık düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırma tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Veri toplama aracı olarak anket uygulanmıştır. Anketin birinci bölümünde öğretmenlerin kişisel özelliklerine yönelik sorular, ikinci bölümünde ise beşli likert olarak yanıtlanan 30 madde yer almaktadır. Araştırmaya Adana ilinin merkez ilçelerinden birinde görev yapmakta olan 54ü branş, 41si sınıf öğretmeni olmak üzere toplam 95 öğretmen katılmıştır. Anket formundan elde edilen veriler betimsel istatistik yöntemleri, ele alınan değişkenler (branş, cinsiyet, kıdem, öğrenim durumu vb.) açısından fark olup olmadığı ise t testi ve tek yönlü varyans analizi ile incelenmiştir. Sonuç olarak öğretmenlerin üstün yetenekli öğrencilerin özelliklerine yönelik yüksek düzeyde farkındalığa sahip olduğu belirlenmiştir. Ele alınan değişkenler açısından bakıldığında öğretmenlerin, cinsiyetine, kıdemine ve branşlarına göre farkındalık düzeyleri arasında anlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir. Ancak, öğretmenlerin mezun oldukları fakültelere göre fen edebiyat fakültesi mezunları ile eğitim enstitüsü mezunları arasında eğitim enstitüsü mezunları lehine anlamlı fark belirlenmiştir

    Resimli Çocuk Kitaplarının Toplumsal Cinsiyet Rolleri Açısından İncelenmesi

    Get PDF
    Bu araştırmanın amacı resimli çocuk kitaplarının toplumsal cinsiyet rolleri açısından incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda resimli çocuk kitaplarında yer alan karakterlerin olumlu kişilik özellikleri, olumsuz kişilik özellikleri, ilgi alanı, cinsiyetleri, saç rengi, duygusal ifadeleri, karakterlere göre aksesuarlar, giysi renkleri, en çok bulundukları mekânlar, karakterlere ait meslekler ve karakterlerin yaptıkları iş incelenmiştir. Araştırmada resimli çocuk kitaplarının toplumsal cinsiyet açısından incelenmesi amacıyla çoklu durum deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 100 resimli çocuk kitabı oluşturmaktadır. Yapılan bu araştırmada resimleri incelemek için Gündüz Şentürk (2015) tarafından geliştirilen Resim İnceleme Formundan yararlanılarak oluşturulan bir form kullanılmıştır. Kitaplardan elde edilen veriler formda yer alan her bir soru için kadın ve erkek olarak ayrı ayrı kodlanmıştır. Verilerin analizi için betimsel analiz kullanılmıştır. Analiz sonucunda toplumsal cinsiyet kalıpyargılarına uygun olan çok fazla durumun resimli çocuk kitaplarında yer aldığı belirlenmiştir. Özellikle okul öncesi öğretmenlerinin çocuklara okumayı tercih ettikleri kitapları titizlikle seçmesi ve toplumsal cinsiyet rollerine daha bilinçli yaklaşması gerekmektedir

    Teknostres Kaynakları Ölçeğinin Türkçeye Uyarlama Çalışması

    No full text
    Bu çalışmanın amacı Ayyagari, Grover ve Purvis (2011) tarafından geliştirilmiş Teknostres kaynakları ölçeği ni Türkçeye uyarlamak ve ölçeğin Türkçe formunun geçerlik ve güvenirlik çalışmalarını yapmaktır. Bu kapsamda yedi adımdan oluşan ölçek uyarlama süreci yürütülmüştür. İlk olarak kaynak dilden hedef dile çeviri süreci, biri yabancı dil, ikisi öğretim teknolojileri alanında çalışmakta olan her iki dile üst düzeyde hakim akademisyen tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha sonra bir öğretim teknolojileri alan uzmanı elde edilen üç çeviri formu üzerinden en uygun olan maddeleri belirlemiştir. Bu aşamadan sonra pilot uygulamaya geçilmiş ve orijinal form ile Türkçe form her iki dile de hakim ve hedef kitle özelliklerini taşıyan son sınıf İngilizce öğretmen adaylarına sunularak her iki formun arasındaki ilişki irdelenmiştir. Uygulama sonucunda her iki form arasında yüksek düzeyde anlamlı ilişki (r gt%253B.70) belirlenmiştir. Bu sebeple geri çeviri sürecine gidilmemiştir. Dil eşdeğerliği sağlanan Türkçe form, aktif olarak görev yapan 177 öğretmene uygulanmış ve toplanan veriler üzerinden doğrulayıcı faktör analizi gerçekleştirilmiştir. Analiz sonucunda bütün maddelerin faktörler altında istatistiksel olarak anlamlı yükler aldığı ve model uyum istatistiklerinden kabul edilebilir uyum aralıklarında olduğu belirlenmiştir. Buradan hareketle söz konusu Türkçe formun, Türk kültürü bağlamında teknostresin kaynakları çerçevesinde öğretmenlerin mevcut durumlarını belirlemek amacıyla kullanılabilecek geçerli ve güvenilir nitelikte bir ölçek olduğu ifade edilebilir

    Sınıf Öğretmenlerinin Mesleki Kimliklerine Yönelik Görüşleri

    Get PDF
    Araştırmanın amacı sınıf öğretmenlerinin mesleki kimliklerine yönelik görüşlerini belirlemektir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden olgu bilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2015-2016 öğretim yılında Çanakkale il merkez ve ilçelerinde görev yapan 12 sınıf öğretmeni (6 kadın, 6 erkek) oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış ve yönlendirici olmayan odak grup görüşme tekniği kullanılarak elde edilmiştir. Araştırma verilerinin modelleştirilmesinde ise NVivo 8. nitel veri analiz programı kullanılmıştır. Araştırmada sınıf öğretmenlerinin mesleki kimliklerini etkileyen yaşantıları%253B çocukluk, öğrencilik ve öğretmenlik yaşantıları olarak üç alt tema toplanmış ve sınıf öğretmenlerinin mesleki kimliklerini oluşturmada etkili olan deneyimleri, olumlu ve olumsuz deneyimler olarak farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada mesleki kimliği etkileyen en önemli faktörün%253B köy okullarında görev yapılması ve farklı öğrenci profilleriyle karşılaşılması olarak belirtilmiştir. Bununla birlikte öğretmen yetiştirme programlarının sınıf öğretmenlerinin mesleki kimlik oluşumuna yönelik etkisinin olumsuz yönde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları çerçevesinde sınıf öğretmenlerinin mesleki kimliklerinin oluşumuna ilişkin çeşitli önerilerde bulunulmuştur

    Öğretmen Adaylarının Öğretmenlik Uygulamasında Yaşanan Sorunlara İlişkin Görüşlerinin Q Metodu İle Analizi

    Get PDF
    Bu çalışmanın amacı öğretmen adaylarının öğretmenlik uygulamasında yaşanan sorunlara ilişkin görüşlerinin Q metodu ile incelenmesidir. Çalışmada öğretmenlik uygulamasında yaşanan sorunların ve önem sıralarının belirlenmesi için karma araştırma yöntemi ve gömülü desen kullanılmıştır. Çalışmanın verileri Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim gören ve öğretmenlik uygulamasına devam eden 27 öğretmen adayından toplanmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından ilgili alanyazın ışığında hazırlanan 22 maddelik anket kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde PQ Method programı kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmen adaylarının üç faktör altında toplandıkları belirlenmiştir. Birinci ve ikinci faktörlerdeki öğretmen adaylarına göre en önemli sorun öğretmenlik uygulamasının süresinin yetersiz olmasıdır. Üçüncü faktördeki öğretmen adaylarının ise özellikle uygulama öğretmeni ile ilgili konularda sorun yaşadıkları ortaya çıkmıştır. Ulaşılan sonuçlar doğrultusunda öğretmenlik uygulaması süresinin arttırılması ve ilgili paydaşların katılımıyla öğretmenlik uygulaması programının%252Fders yönergesinin hazırlanması gerekmektedir. Ayrıca, öğretim elemanları ile öğretmenlerin süreçte daha etkin olmaları için hizmet içi eğitimler ve seminerler ile eğitilmeleri önerilebilir

    Eğitim Kurumlarında İşte Var Olmamanın (Presenteeism) Azaltılmasında Ödüllendirmenin Rolü

    No full text
    Bu çalışmanın amacı eğitim kurumlarında presenteizmin azaltılmasında ödüllendirmenin rolünü tespit etmektir. Eğitim kurumlarında presenteizmin azaltılmasında ödüllendirmenin rolü olup olmadığı ile ilgili yöneticilerin, öğretmenlerin ve öğrencilerin görüşlerinin alınması amaçlanmıştır. Bu çalışmada durum (örnek olay) çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Denizli İlinde farklı öğretim kademelerinde ve farklı görev türüne sahip 17 devlet okulunda görev yapan yöneticiler, öğretmenler ve öğrenciler arasından maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemiyle seçilen toplam 21 katılımcıdan oluşturmaktadır. Bu araştırma, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapan yönetici ve öğretmenler ile öğrencilerin eğitim kurumlarında presenteizmin azaltılmasında ödüllendirmenin rolüne ilişkin görüşlerini belirlemeyi amaçlayan nitel araştırma yönteminin kullanıldığı betimsel bir çalışmadır. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak 12 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar betimsel ve içerik analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucuna göre%253B presenteizm hem kurumu hem öğretmenleri hem de öğrencileri olumsuz yönde etkilemekte ve öğretmenlerde performans düşüklüğüne sebep olmaktadır. Ödüllendirme presenteizmin azaltılmasında olumlu bir etkiye sahiptir. Yönetici, öğretmen ve öğrenciler, presenteizmin absenteizm (işe devamsızlık) sorununa göre daha olumsuz etkilere sahip olduğunu düşünmektedirler. Frederik A. Hezbergin Çift Faktör Teorisi açısından bakıldığında öğretmenlerin güdüleyici faktörleri daha fazla önemsediği ancak bunların okullarda uygulanmadığı görülmektedir

    97

    full texts

    387

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Mediterranean Journal of Educational Research (MJER) / Akdeniz Eğitim Araştırmaları Dergisi
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇