Mediterranean Journal of Educational Research (MJER) / Akdeniz Eğitim Araştırmaları Dergisi
Not a member yet
387 research outputs found
Sort by
Sosyal Uyum Ölçeği%253A Ölçek Geliştirme Çalışması
Bu çalışmada ortaokulda altıncı ve yedinci sınıfta okuyan çocukların sosyal uyum düzeyini belirlemek için geçerli ve güvenilir bir Sosyal Uyum Ölçeği oluşturulması amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, Erzincan%252339%253Bda madde sayısına göre basit rastgele örneklemeyle belirtilen 668 altıncı ve yedinci sınıf ortaokul çocukları oluşturmuştur. Ölçme aracının gelişim sürecinde içerik, yapı ve ölçü doğrulanmıştır. Bu amaçla, görüşlerini almak üzere form uzmanlara gönderildi. Uzmanların geri bildirimlerine dayanarak, madde içeriği geçerlilik oranları belirlenmiştir. .75 altında içerik geçerlilik oranı olan öğeler silindi. Çalışma Ölçeğinde Öz Yeterlilik 38 açıklanmıştır. Toplam varyansın%25 38%252339%253Bi Analiz sonuçlarına göre ölçeğin 55 maddeden ve tek faktörden oluştuğu, ayrıca içeriğin ve ölçümün geçerliliğinin sağlandığı sonucuna varılmıştır. Ölçüm aracının güvenilirliği, iç tutarlılık yöntemlerinden biri olan Cronbach Alpha ile hesaplanmış ve 0.95%252339%253Blik çok yüksek bir güvenilirliğe ulaşılmıştır. Geliştirilen ölçeğin, ortaokulların altıncı ve yedinci sınıflarındaki çocukların sosyal uyumlarını ölçmede kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir araç olduğu söylenebilir
Lise Öğrencilerinin Akademik Streslerinin, Matematik Kaygılarının ve Matematiğe Yönelik Tutumlarının İncelenmesi
Bu araştırmanın genel amacı, lise öğrencilerinin akademik stres, matematiğe yönelik kaygı ve tutumlarını çeşitli değişkenler ve aralarındaki ilişkiye göre incelemektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Osmaniye ilinin Kadirli ve Sumbas ilçelerindeki liselerde 2017-2018 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören 9, 10, 11 ve 12. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise bu evrenden tabakalı örnekleme yoluyla seçilen 588 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Akademik Strese Sebep Olan Faktörler Ölçeği, Matematik Kaygısını Derecelendirme Ölçeği ve Matematiğe Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın alt amaçlarına uygun olarak betimsel istatistikler, ANOVA, LSD testi, bağımsız gruplar t- testi, Kruskal-Wallis H testi, Mann-Whitney U testi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, kız öğrencilerin genel akademik stresleri ve matematik kaygılarının erkek öğrencilerden yüksek olduğu%253B öğrencilerin genel matematik tutumlarının cinsiyet değişkeninden etkilenmediği%253B matematik kaygısının ve genel akademik stresin en yüksek meslek lisesi öğrencilerinde sonra sırasıyla Anadolu lisesi ve fen lisesi öğrencilerinde olduğu%253B fen lisesi öğrencilerinin matematik tutumlarının Anadolu lisesi ve meslek lisesi öğrencilerinden yüksek olduğu%253B 11. sınıf öğrencilerinin genel akademik streslerinin ve matematik kaygılarının diğer sınıflardaki öğrencilere kıyasla daha düşük olduğu, ancak matematik tutumlarının diğer sınıftakilere kıyasla daha olumlu olduğu, öğrencilerin akademik stresleri ile matematik kaygıları arasında orta düzeyde ve pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu%253B matematik kaygıları ile matematik tutumları arasında orta düzeyde ve negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu%253B akademik stresleri ile matematik tutumları arasında düşük düzeyde ve negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir
English Teachers Views on Important Factors and Problems of Educational Change
With recent developments, there have been so many changes in many fields. It is inevitable that educational system has also changed a lot in Turkey. In this respect, this study aims to examine the English teachers views on the implementation stage of the educational changes. To achieve this aim, qualitative research methodology was followed. Purposeful sampling was used and 84 English teachers participated in the study. To elicit English teachers responses about the most important factors for implementing educational change and the most common problems faced during the implementation process of educational change, two open-ended questions were directed to the participants using Google Forms document. Qualitative data collected from 84 English teachers were analysed using content analysis, and the themes and codes were categorized for each question. The findings indicated that according the teachers, the most important factors for a successful change are leaders, teachers, students, parents, and other factors such as educational system, and facilities, etc. Most of the participants believed that being open to improvement, and interacting with one another are key to successful educational change. As for the most frequently faced problems%253B the inadequacy of capacity building, the lack of cooperation between teachers, principals, parents and the society%253B negative attitudes, and resistance to change%253B lack of job satisfaction and motivation%253B inconvenience of schools physical conditions were noted by the participant teachers. As the most striking suggestion, change planners and policy makers should take classroom teachers needs and expectations into consideration before determining educational changes. Further implications and suggestions were presented at the end of the study
Geçici Eğitim Merkezlerinde Görev Yapan Suriyeli ve Türk Sınıf Öğretmenlerinin Öğretmenlik Deneyimleri Üzerine Bir Yaşam Öyküsü Araştırması
Bu araştırmada geçici eğitim merkezlerinde görev yapan Türk ve Suriyeli sınıf öğretmenlerinin öğretmenlik deneyimleri üzerine bir yaşam öyküsü araştırması yapılarak öğretmenlerin geçici eğitim merkezindeki tecrübelerinin günlük yaşantılarında ve meslek hayatlarında ne gibi değişikliklere yol açtığını belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu İstanbulda Suriyeli sığınmacıların yoğun olarak yaşadığı bir bölgede bulunan bir geçici eğitim merkezinde görevli 4 Türk, 4 Suriyeli sınıf öğretmeni oluşturmaktadır.
Çalışmada nitel araştırma desenlerinden olan Yaşam Öyküsü deseni kullanılmıştır. Araştırmada nitel araştırmalarda en yaygın olarak kullanılan veri toplama tekniklerinden olan görüşme ve gözlem teknikleri uygulanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Öğretmenlere yapılan görüşmelerde geçici eğitim merkezindeki deneyimleri ve bu deneyimlerin günlük yaşantılarında ve meslek hayatlarında ne gibi değişikliklere yol açtığına dair sorular sorulmuş ve örneklendirerek cevaplamaları istenmiştir
Özel Yetenekli Öğrencilerin Oyunlaştırma Sürecinde Tercih Ettikleri Oyuncu Tiplerinin Çeşitli Değişkenlere Göre İncelenmesi
Bu araştırmada özel yetenekli öğrencilerin oyunlaştırma sürecinde oyuncu%252Fkullanıcı tiplerini çeşitli değişkenler açısından tespit edilmesi amaçlanmıştır. Tarama modellerinden genel tarama modelinin kullanıldığı bu araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılı İstanbul İlinde yer alan Bilim ve Sanat Merkezinde öğrenim gören 202 Özel Yetenekli Öğrenciler oluşturmaktadır. AraştırmadaTondello ve diğerleri (2016) tarafından hazırlanan ve Akgün ve Topal (2018) tarafından Türkçeye uyarlanan Oyunlaştırma için Oyuncu Tipleri Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda özel yetenekli kız öğrencilerin oyunlaştırma sürecinde en çok başaranlar tipini seçtikleri tespit edilmiştir. Bununla birlikte özel yetenekli kız öğrencilerin sosyalleşenler ve özgür ruhlar tipini diğer oyuncu tiplerine oranla daha çok tercih ettikleri sonucuna verilmiştir. Ayrıca elde edilen bulgular doğrultusunda özel yetenekli erkek öğrencilerinde özel yetenekli kız öğrenciler gibi oyunlaştırma sürecinde başaranlar stilini tercih ettikleri ve aynı zamanda sosyalleşenler ile özgür ruhlar stilini tipini tercih ettikleri sonucuna varılmıştır. Araştırmaya katılan 10 , 11, 12 ve 13 yaşındaki özel yetenekli öğrencilerin en çok başaranlar tipini seçtikleri tespit edilmiştir
Ortaokul Öğrencilerinin Öğrenme Sürecinde Yardım İsteme Düzeyleri
Bir öz-düzenleme stratejisi olan yardım isteme, öğrencilerin öğrenme sürecinde başa çıkması gereken problem çözme becerilerinden biridir. Dolayısıyla, bu strateji öğrencinin öğrenme süreçlerine aktif katılımını doğrudan etkiler. İstediği desteği veya yardımı alamayan öğrencinin öğrenme süreçlerinde başarısız olması kaçınılmazdır. Öğrenci ihtiyaçlarını dikkate alan mevcut araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin, öğrenme sürecinde yardım isteme düzeylerinin%253B cinsiyet, sınıf düzeyi, anne-baba öğrenim durumu, herhangi bir dersten özel ders alıp almama durumu, öncelik sırasına göre kimden yardım isteyeceği değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir.Betimsel tarama modelinde olan araştırma, İstanbul ili Fatih, Şişli ve Beyoğlu ilçelerinde, 2018%252F2019 eğitim öğretim yılında yedi devlet okulunun ortaokul bölümü 6,7 ve 8. sınıflarında öğrenimlerini sürdüren 676 kadın(%2552,04) ve 623 erkek(%2547,96) toplam 1299 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri araştırmacılar tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu ve öğrenme sürecinde yardım isteme ölçeği (ÖSYİÖ) ile toplanmıştır. Araştırma verileri SPSS 24.0 programı ile analiz edilmiştir. Analiz kapsamında güvenirlik analizi, normal dağılımlar için bağımsız örneklem t testi, tek yönlü ANOVA varyans analizi, normal olmayan dağılımlar için t-testinin non-parametrik karşılığı olan Mann-Whitney U testi ile yapılmıştır. Regresyon analizi, öğrencilerin yardım alacakları kişilerin sırası ile ilişkilerini öncelik sırasına göre belirlemek için kullanılmıştır.Araştırma bulguları neticesinde ortaokul öğrencilerinin öğrenme sürecinde yardım isteme düzeyleri, cinsiyet, sınıf, kardeş sayısı, anne eğitim durumu, özel ders alma durumu ve yardım istemede önceliklendirme durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermektedir. Buna karşın öğrencilerin öğrenme sürecinde yardım isteme düzeyleri baba eğitim durumu ve anne çalışma durumuna göre anlamlı farklılık göstermemektedir
Psikolojik Danışman Adaylarının Çocuk Cinsel İstismarına Yönelik Görüşleri ve Mesleki Bilgi Düzeyleri
Çocukların güvenli ve huzurlu bir ortamda yaşaması oldukça önemli olmasına rağmen ne yazık ki dünyada birçok ülkede her sene milyonlarca çocuğa zarar verilmekte, çocuklar fiziksel, cinsel veya duygusal istismara maruz kalmaktadırlar. Cinsel istismar öyküsü olan çocukların tespit edilmesi için okul ortamı oldukça elverişlidir. Bu sebeple okul psikolojik danışmanlarına (rehber öğretmenlerine) büyük görevler düşmektedir. Bu çalışmanın amacı rehberlik ve psikolojik danışmanlık lisans programında öğrenim gören psikolojik danışman adaylarının çocuk cinsel istismarına ilişkin görüşlerini ve bilgi düzeylerini anlamaktır. Bu çalışmanın diğer bir amacı ise psikolojik danışman adaylarının çocuk cinsel istismarı konusunda farkındalık düzeylerini, kendilerini ne ölçüde yeterli hissettiklerini betimlemektir. Bu araştırma, nitel araştırma yöntemlerinin bir türü olan fenomonoloji çalışmasına uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda sekiz psikolojik danışman adayı ile birebir görüşülmüştür. Elde edilen bulgular ışığında psikolojik danışman adaylarının cinsel istismarı tanımlarken istismar ve sömürülme kavramlarına vurgu yaptığı görülmüştür. Ayrıca psikolojik danışman adaylarının cinsel istismar konusunda sınırlı bilgiye sahip oldukları anlaşılmıştır. Adaylar cinsel istismar vakaları ile karşılaşmaktan kaygı duyduklarını, endişelendiklerini ve korktuklarını beyan etmişlerdir. Cevaplar analiz edildiğinde bu olumsuz duyguların temelinde ne yapacağını bilememe kaygısı yatmaktadır. Adaylar cinsel istismarın önlenmesi için eğitimler ve bilinçlendirme etkinliklerine vurgu yapmış ve psikolojik danışmanların rolünün önemli olduğunu belirtmişlerdir. Son olarak, adaylar cinsel istismara yönelik aldıkları eğitimin yetersiz olduğunu ve müfredatta ve ders içeriklerinde buna yönelik uygulamalı eğitimler olması gerektiğini belirtmişlerdir
Sınıf Öğretmeni Adaylarının Üniversite Yaşamına Uyum Düzeyleri
Bireyler yaşamları boyunca karşılaştıkları durumlara uyum sağlamaktadırlar. Mesleki hayata atılmadan önce alınan eğitimin son basamağı olan üniversite yaşamı da öğrencilerin uyum sağlamakta zorlandıkları bir durum haline gelmektedir. Birçok öğrenci ailelerinden ilk kez ayrılmakta, farklı bir kente gelmekte, yeni arkadaşlıklar kurmakta ve belki de en önemlisi eğitim hayatlarında ilk kez yetişkin bir birey olarak sorumluluk almaktadır. Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmenliği adaylarının üniversite yaşamına uyum düzeylerini belirlemektir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma Batı Karadeniz Bölgesindeki bir devlet üniversitesinin Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Lisans Programında okumakta olan 86 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgiler anketi ve Aslan (2015) tarafından geliştirilen Üniversite Yaşamına Uyum Ölçeği kullanılmıştır. Ölçek Kişisel Uyum, Sosyal Uyum ve Akademik Uyum olmak üzere üç faktörden oluşmuştur. Araştırma sonunda sınıf öğretmenliği lisans programında okuyan öğretmen adaylarının Üniversite yaşamına uyum düzeylerinin yüksek olduğu, üniversite yaşamına uyum düzeylerinin onların cinsiyetine, mezun oldukları lisenin türüne, kaldıkları yere, aylık harcama tutarlarına, çalışma durumlarına ve okudukları bölümü tercih etme sıralarına göre farklılaşmadığı, sınıf düzeyine, mezun oldukları lisenin bulunduğu yerleşim türüne, bölümden memnun olma durumlarına ve okudukları bölümü tercih etme nedenlerine göre farklılaştığı belirlenmiştir
Türkiyede Çocuk İstismarı İle İlgili Yapılan Lisansüstü Tezlerin Betimsel Analizi
Bu çalışmanın amacı, Türkiyede 1995-2017 yılları arasında yapılmış çocuk istismarı ile ilgili lisansüstü çalışmaların tematik dağılımlarının inceleyerek, konu üzerine bilgi boşluklarına ulaşmaktır. Bu amaçla YÖK veri tabanında kayıtlı ve izinli olan 201 lisansüstü çalışma incelenmiştir. Araştırma, nitel bir araştırma olup, veriler doküman incelenmesi tekniğiyle toplanmıştır. Araştırma verilerin çözümlenmesinde çalışmalar türüne göre kodlanmış, yayınlandığı tarih, araştırma türü, araştırmayı yürüten üniversite, araştırmayı yapan anabilim dalı, çalışılan istismar türü, araştırmanın içeriği, araştırma modeli, çalışma grubu ve sayısı, veri toplama araçları ve araştırmanın yapıldığı ile göre gruplandırılmış ve frekans (f) analizi tekniği kullanılmıştır. Çocuk istismarı ile ilgili 1995-2017 yılları arasında yapılan 201 tez incelendiğinde%253B 119 tezin yüksek lisans, 25 tezin doktora, 57 tezin tıpta uzmanlık olduğu görülmüştür. 191 tez Türkçe, 10 tez İngilizce yazılmıştır. Konu hakkında birçok üniversitede çalışmalar yürütülmüş olup, İstanbul Üniversitesi 29 lisansüstü çalışma ile soruna en çok katkı sunan üniversite olarak yer almaktadır. Alanda en çok tanılama çalışmaları (n%253B 192) yapılırken, önleme (n%253B1) ve ölçek uyarlama (n%253B1) çalışmaları en az çalışılan içeriklerdir. 125 çalışma çocuk istismarını bir bütün olarak ele alırken, 53 çalışma cinsel istismar üzerinde durmuş ve istismar türlerinden en çok çalışılan tür olduğu görülmüştür. Çalışma grubu açısından en çok çocuklarla çalışmalar yapılırken, ikinci sırada olgu%252Fdoküman%252Fyayın incelmeleri yer almaktadır. Yapılan lisansüstü çalışmalarda daha çok uygulama alanı olarak İstanbul ilinin tercih edildiği görülmüştür. Çocuk istismarı alanında yazılan tezlerin incelenmesiyle, bu alanda yapılmış lisansüstü çalışmaların durumunu ortaya koymak ve bu alanda çalışma yapacak olan diğer araştırmacılara ışık tutmak amaçlanmıştır
Ortaokul 7. ve 8. Sınıf Öğrencilerinin Sürdürülebilirliğe Yönelik Tutum, Davranış ve Farkındalıkları ile Karbon Ayak İzi Bilgi Düzeylerinin İncelenmesi
Bu araştırmada ortaokul 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin sürdürülebilirliğe yönelik tutum, davranış ve farkındalıkları ile karbon ayak izi hakkındaki bilgi düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada kesitsel tarama modeli kullanılmış ve toplam 315 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı olarak%253B çevre eğitimi anketi, karbon ayak izi bilgi testi ve ekolojik ayak izi ile karbon ayak izine yönelik görüşler formu kullanılmıştır. Çevre eğitimi anketi Meyer (2004) tarafından geliştirilmiş Türkçeye Keleş (2007) tarafından uyarlanmıştır. Çevre eğitimi anketi sürdürülebilirliğe yönelik tutum, davranış ve farkındalık olmak üzere üç boyuttan oluşmaktadır. Karbon ayak izi bilgi testi Ertekin (2012) tarafından geliştirilmiştir. Çevre eğitimi anketi ve karbon ayak izi bilgi testinde verilerin analizinde bağımsız gruplar t testi kullanılmıştır. İki ölçme aracına ait puanlar arasındaki ilişkiyi belirlemek içinse korelasyon testi yapılmıştır. Araştırmacılar tarafından geliştirilen ekolojik ayak izi ile karbon ayak izine yönelik görüşler formu 38 öğrenciye uygulanmış ve analizinde betimsel analiz ile içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre ortaokul öğrencilerinin sürdürülebilirliğe yönelik tutum, davranış ve farkındalıklarının orta düzeyde olduğu tespit edilmesine rağmen sürdürülebilirliğin alt boyutları ile cinsiyet değişkeni arasında anlamlı bir fark belirlenmemiştir. Ancak sınıf değişkeni açısından farkındalık boyutunda anlamlılık tespit edilmiştir. Öğrencilerin karbon ayak izi bilgilerinin orta düzeyde olduğu görülmüştür. Karbon ayak izi bilgi düzeyi ile sınıf ve cinsiyet değişkenleri arasında anlamlı farklılık gözlenmemiştir. Ayrıca sürdürülebilirliğe yönelik tutum, davranış ve farkındalık puanı toplamıyla karbon ayak izi toplam puanı arasında orta düzeyde, pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğrencilerin ekolojik ayak izi ve karbon ayak izi kavramlarını açıklamada yeterli olmadıkları belirlenmiştir. Sınıf düzeyi arttıkça bilimsel kelime kullanımı sayısının arttığı gözlenmiştir. Öğrencilerin sınıf düzeyleri gözetilerek ekolojik ayak izi ve karbon ayak izi bilgi, tutum, davranış ve farkındalık düzeylerinde istenilen artışın sağlanması için sürdürülebilirliğe yönelik eğitimlere verilen önemin arttırılması önerilmektedir