Erken Çocukluk Çalışmaları Dergisi / Journal of Early Childhood Studies
Not a member yet
213 research outputs found
Sort by
29-72 aylık çocukların olumsuz ve prososyal yalan söyleme davranışlarının incelenmesi
Yalan söyleme davranışları konusunda yapılan çalışmalar çocukların genellikle üç yaşından itibaren basit yalanlar söyleyebildiklerini göstermektedir. Ancak ülkemizde bu konuda çalışmaların yapılmamış olması, Türkiye’deki çocukların yalan söyleme becerileri konusunda yorum yapılmasını zorlaştırmaktadır. Bu nedenle, mevcut çalışmada ülkemizdeki okul öncesi dönem çocuklarının olumsuz ve prososyal yalan söyleme davranışları incelenmiştir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden betimsel yöntem ile yürütülmüş, yapılandırılmış doğrudan gözlemle davranışlar kaydedilmiştir. Çalışmaya yaşları 29-72 ay (Ortay= 51,94) arasında değişen 62’si kız, 62’si erkek olmak üzere toplam 124 çocuk katılmıştır. Katılımcıların olumsuz yalan söyleme davranışlarını değerlendirmek için cazibeye karşı koyma görevi, prososyal yalan söyleme davranışlarını değerlendirmek için de hayal kırıklığına uğratan hediye görevi kullanılmıştır. Analizler sonucunda, olumsuz yalan söyleme konusunda büyük yaş çocuklarının anlamlı olarak daha başarılı oldukları; prososyal yalanların ise yaşa göre anlamlı farklılık göstermediği bulunmuştur. Bulgular büyük yaş çocuklarının gelişmekte olan bilişsel becerileri ve yaşla birlikte daha çok etkilendikleri sosyalleşme süreçleri kapsamında tartışılmıştır. Sonuçlar, Türkiye’de henüz emekleme aşamasında olan küçük yaş çocuklarının yalan söyleme davranışları konusunda öncü bilgiler sağlaması bakımından önem taşımaktadır
Okul öncesi eğitimde öğretmen adayları ve çocukların diyalogları
Bu araştırmanın amacı okul öncesi öğretmen adayları ile okul öncesi eğitimine devam eden çocukların diyaloglarını incelemektir. Bu kapsamda öğretmen adayları ve çocukların etkinlik öncesi ve sonrası kullandıkları soru türleri, konuşma araçlarına göre kullandıkları soru türleri ve öğretmenlerin çocukların cevaplarına verdiği geri bildirimler ele alınmıştır. Araştırma nitel desende durum çalışması olarak tasarlanmıştır. Araştırmaya 71 okul öncesi eğitime devam eden çocuk ve sekiz öğretmen adayı katılmıştır. Araştırma kapsamında etkinlik öncesi ve sonrası çember zamanlarında gerçekleşen öğretmen adayları ve çocukların karşılıklı diyalogları veri olarak kullanılmıştır. Bu veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırmada öğretmen adaylarının genellikle soru sorucu (özellikle kapalı sorular), çocukların ise cevaplayıcı olduğu sonucuna varılmıştır. Elde edilen sonuçlar, çocuk merkezli eğitim ve sorgulama temelli eğitim kapsamında tartışılmıştır. Son olarak ortaya çıkan sonuçlara dayalı olarak araştırmacı ve uygulamacılara önerilerde bulunulmuştur
STEM etkinliklerinin okul öncesi öğrencilerinin yaratıcı düşünmesine etkisi
The aim of this study is to develop STEM activities based on engineering design for pre-school education 5-6 age group students and to determine the effect of these STEM activities on students' creative thinking. In the research, the method is adopted semi-experimental pattern. The study group of the research consists of 60 students in the 5-6 age group, the experimental group and the control group. In the study, 6 STEM activities were developed, and each activity was applied in a total of 8 weeks. In the research, Torrance Creative Thinking Test Figural Forms A and B and field notes were used as data collection tools. According to the findings, the creativity levels of children of 5-6 years of preschool age in STEM activities; It was determined that it significantly increased the originality, fluency, enrichment, abstraction of the heads and resistance to early closure.Bu çalışmanın amacı, okul öncesi eğitimi 5-6 yaş grubu öğrencilerine yönelik mühendislik tasarıma dayalı STEM etkinlikleri geliştirmek ve bu STEM etkinliklerinin öğrencilerin yaratıcı düşünmesine etkisini tespit etmektir. Araştırmada yöntem yarı deneysel desen benimsenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 5-6 yaş grubu sınıflarında öğrenim gören deney grubu ve kontrol grubu olmak üzere toplam 60 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada 6 STEM etkinliği geliştirilmiş, her bir etkinlik toplam 8 haftalık süreçte uygulanmıştır. Araştırmada Torrance Yaratıcı Düşünme Testi Şekilsel Form A ve B ve saha notları veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, STEM etkinliklerinin okul öncesi 5-6 yaş grubu çocukların yaratıcılık düzeyleri; orijinallik, akıcılık, zenginleştirme, başlıkların soyutluluğu ve erken kapamaya direnç boyutlarında anlamlı derecede arttırdığı saptanmıştır
Okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan yöneticilerin yaratıcı liderlik özelliklerinin çeşitli değişkenler bağlamında incelenmesi
This study aimed to determine the creative leadership characteristics of the administrators of preschool education institutions, and it was designed in a scanning model. The data in the study were collected with the ‘Personal Information’ form and the ‘Creative Leadership Scale’ (CLS). There was a significant difference in favor of female administrators in the subscale scores of ‘CLS’, ‘Focus on Change and Transformation’ and ‘Focus on Professional and Personal Development’ of managers. In addition, it was observed that there were significant differences in the findings according to the education level and the type of institution they work with. It was also found that the creative leadership characteristics of the managers were above the middle level. Thus, it was concluded that the creative leadership characteristics of the participants differ according to gender, education level and institution type.Araştırmada, okul öncesi eğitim kurumları ve bünyesinde okul öncesi eğitim sınıfı bulunan kurumların yöneticilerinin yaratıcı liderlik özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmış ve bu özelliklerin belirlenen demografik değişkenler açısından farklılık gösterip göstermediği de incelenmiştir. Araştırma tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırma verileri “Yaratıcı Liderlik Ölçeği” (YLÖ) ve “Kişisel Bilgi” formu ile toplanmıştır. Yöneticilerin “YLÖ”, “Mesleki ve Kişisel Gelişime Odaklanma” ve “Değişim ve Dönüşüme Odaklanma” alt ölçeğine ait puanlarında kadın yöneticiler lehine anlamlı farklılık bulunmaktadır. Yöneticilerin YLÖ puanlarının öğrenim düzeyi Çocuk Gelişimi Eğitimi Ön Lisans olan yöneticilerin lehine, “YLÖ” ve “Değişim ve Dönüşüme Odaklanma” alt ölçeğine ait puanlarının ise üniversitelerin çocuk yuvasında ve özel anaokulunda çalışan yöneticilerinin lehine “Mesleki ve Kişisel Gelişime Odaklanma” alt ölçeği puanları da özel anaokulu yöneticilerinin lehine anlamlı farklılık gösterdiği bulunmuştur. Araştırmada yöneticilerin yaratıcı liderlik özelliklerinin orta düzeyin üzerinde olduğu; katılımcıların cinsiyet, öğrenim düzeyi ve kurum türüne göre yaratıcı liderlik özelliklerinin farklılaştığı sonuçlarına ulaşılmıştır
Okul öncesi öğretmenlerinin öz düzenleme becerisi ve öz-düzenlemeli öğrenmeyi destekleyen uygulamalarının sınıf yönetimi becerisi üzerine etkisi
Bu çalışmada, okul öncesi öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerilerinin öz düzenlemeleri ve öz-düzenlemeli öğrenmeyi destekleyen uygulamaları ile ilişkisi incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2018-2019 eğitim öğretim yılında Mersin ilinde kamuya bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında çalışmakta olan öğretmenler oluşturmaktadır. Veri toplamak amacıyla demografik bilgi formu haricinde “Öz-Düzenleme Ölçeği”, “Okul Öncesi Öğretmenlerinin Öz-Düzenlemeli Öğrenmeyi Desteklemek İçin Uygulamalarını Değerlendirme Ölçeği” ile “Okul Öncesi Öğretmenleri için Sınıf Yönetimi Becerileri Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizinde korelasyon ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre öğretmenlerin sınıf yönetimi becerileri ile öz-düzenlemeleri ve öz-düzenlemeli öğrenmeyi desteklemek için kullandıkları uygulamaları arasındaki ilişkilerin pozitif yönde anlamlı olduğu; öz-düzenlemeleri ve öz-düzenlemeli öğrenmeyi desteklemek için kullandıkları uygulamalarının sınıf yönetim becerilerinin yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin öz-düzenlemelerinin ve öz-düzenlemeli öğrenmeyi destekleyen uygulamalarının sınıf yönetimi becerileri üzerindeki açıklayıcılık oranının %41 olduğu ve bunlardan öz-düzenlemelerinin en güçlü etkiye sahip değişken olduğu görülmektedir
Reggio Emilia-ilhamlı okullarda kaynaştırma eğitimi: Meta-etnografik bir araştırma
Türkiye’de son yıllarda eğitimcilerin ilham aldığı Reggio Emilia yaklaşımına dair halen pek çok merak edilen konu bulunmaktadır. Özellikle merak konusu olan bir nokta da, özel gereksinimli çocukların bu okullarda nasıl bir kaynaştırma eğitimine tabi olduğudur. Bu meta-etnografik araştırmanın amacı, tipik gelişim gösteren çocukların devam ettiği Reggio Emilia sınıflarında, özel gereksinimli çocukların nasıl kaynaştırıldığını ortaya koyan çalışmaları, meta-etnografi yöntemine uygun olarak incelemek ve sentezlemektir. Bu çalışmada, Reggio Emilia yaklaşımının sosyal-yapılandırmacı yapısına uygun olarak, nitel araştırma deseninden yararlanılmıştır. Bu araştırmada Noblit ve Hare’nin (1988) yedi basamaklı meta-etnografi metodu kullanılmıştır. Reggio Emilia yaklaşımını esas almış okul öncesi eğitim kurumlarında özel hakları olan çocuklara dair yapılan çalışmalar incelendiğinde, en yoğun olarak üstünde durulan prensiplerden en az konuşulan prensiplere doğru şu sıranın izlendiği bulunmuştur: 1-İlişkiler prensibi; 2-Çocuk imajı; 3-Öğretmenin rolü; 4-Proje; 5-Çevrenin rolü; ; 6-Dokümantasyon. Bulgular, sonuç/tartışma ve öneriler detaylı olarak sunulmuştur.
Okul öncesi öğretmen adaylarının televizyon ve internette izlediği reklamlardaki çocuk haklarına ilişkin görüşleri
The presence of elements and symbols that attract the attention of the child, such as songs, music and dance, in advertisements causes the child to be affected by the images s/he sees in the advertisements. Preservice teachers who will work with preschool children should uphold children's rights, act towards the principle of the benefit of the child, and have awareness. -In the study, it was aimed to determine the opinions of pre-school teacher candidates about the advertisements they watch on the screen (television and internet) include children's rights.The research planned in accordance with the mixed method so both quantitative and qualitative assessment were carried out. The study group consisted of 45 pre-school preservice teachers who voluntarily agreed to participate in the research. The findings were analyzed by frequency and content analysis. Accordingly, most of the preservice teachers know children's rights. Reklamlarda şarkı, müzik, dans gibi çocuğun ilgisini çeken unsurların ve sembollerin yer alması çocuğun reklamlarda gördüğü görüntülerden etkilenmesine neden olmaktadır. Reklamların çocuk haklarına uygun öğeler içermesi önemlidir. Erken çocukluk dönemi çocuklarla çalışacak öğretmen adaylarının çocuk haklarını gözetmesi ve çocuğun yararı ilkesine yönelik hareket etmesi, farkındalık sahibi olması gerekmektedir. Araştırmada, okul öncesi eğitimi alan öğretmen adaylarının ekranda (televizyon ve internet) izledikleri reklamların çocuk haklarına yer vermesine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Karma yönteme uygun olarak planlanan araştırmada hem nicel değerlendirme hem de nitel değerlendirme gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılmayı gönüllü olarak kabul eden 45 okul öncesi öğretmen adayı çalışma grubunu oluşturmuştur. Bulgular frekans analizinin yanı sıra içerik analizi gerçekleştirilerek incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre öğretmen adaylarının çoğu çocuk haklarını bilmektedir. En çok yaşama hakkı kategorisinde yer alan haklara örnekler vermekte ve çok azı reklamların çocuk haklarını koruduğunu düşünmektedir
Okul Öncesi Duygu Düzenleme Ölçeği’nin geçerlik ve güvenirlik çalışması
This study, which aims to develop a measurement tool to assess the emotion regulation skills of preschool children, was designed using a descriptive survey model. The study group comprised 294 children aged 48-72 months. It was determined that the Content Validity Index of the Preschool Emotion Regulation Scale developed was 0.67, the item-total correlation values were appropriate, and that the scale provides the criteria required to prove validity. The total Cronbach Alpha value was found to be 0.93. There was a significant difference between the lower and upper groups for all items of the scale, which provided item discrimination. It was determined that there is a high-level, positive, and significant relationship between test-retest scores of the scale, which provides the strength of agreement between raters. Accordingly, the Preschool Emotion Regulation Scale is a valid and reliable measurement tool.Okul öncesi çocukların duygu düzenleme becerilerini ölçmeye yönelik ölçme aracının geliştirilmesi amaçlanan bu araştırma nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2018-2019 eğitim-öğretim yılında okul öncesi eğitim kurumlarında öğrenim gören 48-72 aylık 294 çocuktan oluşmaktadır. Araştırmada “Kişisel Bilgi Formu” ve geliştirilen ölçme aracının ölçüt geçerliğini test etmek amacıyla “Duygu Düzenleme Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda Okul Öncesi Duygu Düzenleme Ölçeği’nin Kapsam Geçerlik İndeksinin 0.67 ve madde-toplam korelasyon değerlerinin uygun olduğu tespit edilmiştir. Ölçeğin ölçüt geçerliğini sağladığı saptanmıştır. Ölçeğin toplam Cronbach Alpha değerinin .93 olduğu tespit edilmiştir. Ölçeğin tüm maddeleri için alt ve üst gruplar arasında anlamlı farklılık olduğu ve madde ayırt ediciliğini sağladığı belirlenmiştir. Ölçeğin test-tekrar test puanları arasında yüksek düzeyde, pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu ve puanlayıcılar arasındaki uyum gücünü sağladığı tespit edilmiştir. Geliştirilen Okul Öncesi Duygu Düzenleme Ölçeği’nin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir
Preschool teachers’ preparation programs in Turkey: A multi-level analysis of variables on classroom management models
This quantitative study aimed to address variables related to six classroom management models used by 1323 preservice preschool teachers: behavioral change theory, Dreikurs, Canter, Glasser, Kounin, and Gordon models. Data were collected using a demographic characteristics form and the Classroom Management Strategy Determination Scale. Data were analyzed using hierarchical linear modeling. Results showed that the classroom management course taught by experts helped preservice preschool teachers choose the right models. Gender played a role in Dreikurs’ social discipline model, while undergraduate education played a role in Canter’s assertive discipline model