Erken Çocukluk Çalışmaları Dergisi / Journal of Early Childhood Studies
Not a member yet
    213 research outputs found

    5-6 yaş çocuklarına sayı kavramını kazandırmada drama çalışmalarının etkisinin incelenmesi

    Get PDF
    In the study using the experimental method, the effect of drama studies in the acquisition of number concept skills such as rhythmic counting, addition, subtraction, matching, and missing number symbol for 5-6 year old children was examinedInformation was provided on the content and scope of the study by parents' meetings with a total of 60 children in two pre-primary education institutions determined by random methods.  "Personal Information Form" was applied to the families who accepted to participate in the study and "Number and Process Concept Tests for Children 5-6 years old" were applied to the children. At the end of the pre-test, children who score below the average according to the age group were selected, fifteen of them experimental and fifteen of them controls, were created randomly. Experiment was studied in two nursery, sixty children completed the thirty control group. As a result of the research, it was determined that creative drama education applied at 5-6 years is effective in giving mathematical skills and number concepts to children.    Number Concept, Drama, Pre-school children, Number skills, Drama educationErken çocukluk dönemi, gözle görülür değişimlerin yaşandığı ve çocuğun yaşamının temellerini oluşturan matematiksel kavramları öğrenmeye başladığı dönemdir. 5-6 yaşlarındaki çocuklar matematiksel beceri ve kavramların gelişiminde aktif öğrenmelerini sağlayan ortamlara ve kullanabilecekleri yöntemlere gereksinim duymaktadırlar. Bu yöntemlerden biri olan drama, çocukların matematiksel kavramları yaparak, yaşayarak ve eğlenerek öğrenmelerini kolaylaşmaktadır. Yarı deneysel yöntem kullanılan bu çalışmada, 5-6 yaş çocuklarına sayı kavram becerilerinin kazandırılmasında drama çalışmalarının etkisi incelenmiştir. Tesadüfi yöntemle belirlenen iki okul öncesi eğitim kurumundan çalışmaya katılmayı kabul eden toplam 60 çocuğun aileleri ile veli görüşmeleri yapılarak çalışma hakkında bilgi verilmiştir. Ailelere “Kişisel Bilgi Formu”, çocuklara ise ‘5-6 Yaş Çocuklar İçin Sayı ve İşlem Kavramları Testi’ uygulanmıştır. Ön test sonucunda yaş grubuna göre ortalamanın altında puan alan çocuklar seçilerek, tesadüfi yöntemle her bir eğitim kurumundan on beş deney, on beş kontrol olmak üzere otuz kişilik deney ve kontrol grubu oluşturulmuştur. Uzman görüşleri alınarak sayı ve işlem kavramlarının gelişimine yönelik hazırlanan drama planları, 15’er kişilik iki deney grubuna da altı hafta süreyle, haftada iki gün iki saat olarak uygulanmış, sonrasında deney ve kontrol gruplarına son testler uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda, 5-6 yaşa uygulanan yaratıcı drama eğitiminin çocuklara matematiksel becerileri ve sayı kavramlarını kazandırmada etkili olduğu tespit edilmiştir

    Okul öncesi dönem çocuklarının ego sağlamlık düzeylerinin incelenmesi

    Get PDF
    Ego resiliency is defined as positive development tendency despite risk factors. Factors that constitute a risk for the development of the child and protective factors that enable the development to continue in spite of these risk factors are considered at the individual, familiar and environmental dimensions (Brown, Barbarine and Scott, 2013; Gizir, 2007). Since the number of studies examining the variables affecting ego resiliency with preschool children is limited in the relevant Turkish literature, the aim of this research is to determine the ego resiliency levels of the 50-72 months old children who are attending in preschool according to age,   gender they attend, , ages of their parents, education level of the parents, the number of brothers/sisters they have   and presence of a care giver. The research was designed in a descriptive survey model. The data were collected from children’s mothers   who were attending preschool education institutions in the academic year of 2015-2016. 775 children with a mean age of 65.03 were reached in the survey. 397 girls and 378 girls are participating in the research. The Ego Resiliency Scale (Mother Form) that was developed by Eisenberg and her collegues in 1996 and adapted into Turkish by Önder and Ogelman (2011) was used as data collection tool in the study. According to the results of the research, when the ego resiliency levels were evaluated in terms of gender, it was found meaningful in favor of the girls. However, the ego resiliency of children does not differ statistically according to other variables.Ego sağlamlığı risk faktörlerine rağmen olumlu gelişme eğilimi olarak tanımlanmaktadır. Çocuğun gelişimi açısından risk oluşturan faktörler ve bu risk faktörlerine rağmen gelişimini olumlu devam ettirebilmesine olanak veren koruyucu faktörler bireysel, ailesel ve çevresel boyutta ele alınmaktadır (Brown, Barbarin ve Scott, 2013; Gizir 2007). Okul öncesi dönem çocuklarla ego sağlamlık düzeyini etkileyen değişkenleri inceleyen Türkiye’deki araştırma sayısı oldukça sınırlıdır. Bu nedenle araştırmanın amacı, 50-72 aylık, okul öncesi eğitim kurumlarına devam etmekte olan çocukların ego sağlamlık düzeylerinin yaşlarına, cinsiyetlerine,   anne-baba yaşlarına, anne-baba eğitim düzeyine, sahip oldukları kardeş sayılarına ve evde bakıcı olup olmamasına göre farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmek olarak belirlenmiştir. Araştırma betimsel tarama modelinde tasarlanmıştır. Veriler 2015-2016 eğitim-öğretim yılında, okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden çocukların annelerinden toplanmıştır. Araştırmada yaş ortalaması 65.03 ay olan 775 çocuğa ulaşılmıştır. Araştırmaya katılan çocukların 397’si kız 378’i ise erkektir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Eisenberg ve arkadaşları tarafından 1996 yılında geliştirilen ve Önder ve Gülay-Ogelman (2011) tarafından Türkçe’ye uyarlanan Ego Sağlamlığı Ölçeği (Anne Formu) kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre çocukların ego sağlamlık düzeyleri cinsiyet açısından değerlendirildiğinde kızlar lehine anlamlı bir fark elde edilmiştir. Diğer değişkenlerin ego sağlamlık düzeyi üzerindeki etkisi ise istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır

    A snapshot of substitute early childhood teachers in Sweden and Australia: Differences in training, regulation and quality

    Get PDF
    Substitute teachers play an important role within early childhood education. They are expected to take on the roles and responsibilities of working with children and parents when the regular teacher is away. While they have an important role, they have received little attention within the research literature. This study helps to fill this void by providing a snapshot of early childhood substitute teachers in Sweden and Australia. A comparative analysis was used to find similarities and differences across the two contexts. Findings show that while the role may be similar, there are many differences in the training, regulation and quality assessment of early childhood substitute teachers. These differences are important for investigation to help improve the quality within early childhood education

    Okul öncesi dönem 48-66 ay çocuklarına Etkileşimli Kitap Okuma Programı’nın yazı farkındalığına etkisinin incelenmesi

    Get PDF
    The present study was conducted to examine the effect of the Interactive Book Reading Program on 48-66 months-old preschool children’s writing awareness who have low socio-cultural characteristics. The study was designed in accordance with the semi-experimental design pattern in terms of research purposes. The study group is composed of 23 preschool children showing typical developmental. It is conducted in Diyarbakır during the academic year 2016-2017. As data collection tools, Personal Information Form prepared by the researcher and Writing Awareness subtest of the Early Literacy Skills Assessment Tool which was developed by Karaman (2013) were used. The study was initiated in October 2016 by applying the Writing Awareness subtest in both groups. The study was conducted three days a week (Mondays-Wednesdays-Fridays) on a 10-wk period and each application took approximately 45 minutes. In order to examine the effect of the program ANCOVA was used. It is found that, Interactive Book Reading Practices supported children’s writing awareness performances with low socio-cultural characteristics at a high level. Besides it also supported children whose mother tongue was different from the language used in education.Araştırma düşük sosyo-kültürel özellikteki okul öncesi dönem 48-66 ay çocuklarına Etkileşimli Kitap Okuma Programı’nın yazı farkındalığına etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma amaçları bakımından yarı deneysel desen modeline uygun bir şekilde düzenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2016-2017 eğitim öğretim yılında Diyarbakır’da okul öncesi eğitime devam eden toplam 23 tipik gelişim gösteren çocuk oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve Karaman (2013) tarafından geliştirilen Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı’nın Yazı Farkındalığı alt testi kullanılmıştır. Araştırmaya, 2016 yılının Ekim ayında her iki gruba da Karaman (2013) tarafından geliştirilen Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı’nın Yazı Farkındalığı alt testi uygulanarak başlanmıştır. Çalışma 10 haftalık bir uygulama olup haftanın üç günü(Pazartesi-Çarşamba-Cuma) ve her uygulama yaklaşık 45 dakika olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonucu için, verilen programın etkiliğinin incelenmesinde ANCOVA kullanılmıştır. Bu araştırma kapsamında gerçekleştirilen etkileşimli kitap okuma uygulamalarının, düşük sosyo-kültürel özellikteki ailelere sahip çocukların ve buna ek olarak anadili eğitim dilinden farklı olan çocukların yazı farkındalığı performanslarını yüksek oranda desteklediği sonucuna ulaşılmıştır

    Rethinking curriculum as imagined childhoods

    Get PDF
    This paper proposes a reconceptualization of an early childhood curriculum as an imagined childhood such that children’s early childhood education is linked to, rather than separated from, families and communities.   Drawing on research by psychological anthropologists in cultures as diverse as Italy, Norway, China and Japan, the concept of cultural models is used to explain cultural differences in parenting and early childhood education. Globalization consequences, including changing national goals, dramatic population shifts, and research on immigrant parenting are used to highlight the possibilities of cultural change.   The sort of change envisioned here requires ongoing intentional and inclusive deliberations involving teachers, families and community members who imagine and negotiate better ways to care for and educate their young children.   Examples from the municipal services of Reggio Emilia and other Italian communities are used to highlight the array of possibilities available when adult relationships are prioritized along with those among children. Examples of recent research by Turkish scholars is used to highlight the possibilities of change and collaboration in Turkey

    Akademisyen olmak

    Get PDF
    We cannot view being an academician just as a profession. People who have transformed being academics into a lifestyle can be successful.   Being an academician can be examined in two main ways. The first one is in terms of training of the academicians, and the second one is in terms of the candidates who have chosen to be an academician. First off all, the academicians who are training academicians have to make an objective selection of candidates. Later, the instructor should support the professional development of his/her assistant and bring him/her to an active position in the field. As for the young people who have chosen to become academics, they should improve themselves by working with an experienced teacher in the field. Besides, they should increase their knowledge and develop their general culture. They should improve themselves as much as possible in teaching, researching, and publishing. They should do their work not with a concern out of promotion but; but with a concern of contributing to the field.Akademisyen olmayı sadece bir meslek olarak göremeyiz. Akademisyen olmayı hayat tarzına dönüştürmüş insanlar başarılı olabilir. Akademisyen olmak, başlıca iki konuda incelenebilir. Akademisyen olacak hocaları yetiştirmek açısından ve akademisyen olmayı seçen genç elemanlar açısından olarak ele alınabilir. Akademisyen olacak hocaları yetiştiren akademisyenler öncelikle objektif bir alım yapmalıdır. Daha sonra, hoca asistanının mesleki gelişimi desteklemeli ve alanda etkin bir konuma getirmelidir. Akademisyen olmayı seçen genç elemanlar ise, alanda deneyimli bir hoca ile çalışarak kendilerini geliştirmelidir. Bunun yanında bilgi birikimlerini artırmalı ve genel kültürlerini geliştirmedirler. Ders verme, araştırma ve yayın konularında kendilerini olabildiğince geliştirmelidirler. Puan kaygısıyla değil; alana katkı yapma kaygısıyla yapmalıdırlar

    Künye ve İçindekiler

    No full text

    48-72 Aylık çocuklar için LAP-3 gelişim değerlendirme ölçeği’nin geçerlik ve güvenirlik çalışması

    Get PDF
    Considering the speed of development of the child in the early childhood period and the contribution of developmental processes and learning experiences to the future years, the necessity of assessing child development comes to the fore. The objective is to perform validity and reliability study of “LAP-3 Development Assessment Scale” adopted to Turkish for children aged between 48-72 months. The study is designed as a quantitative study. Study group was formed by sampling and Kadıköy, Çekmeköy, Sultanbeyli (Anatolian Side), Avcılar, Zeytinburnu, Bağcılar (European Side) districts of İstanbul province were selected. A total of 351 children who were studying in the seven selected schools and whose teachers stated that they had normal development  were included in the study. Data were collected using the personal information form and LAP-3 Development Assessment Scale (LAP-3). For the validity of the criteria, Marmara Development Scale was used. Collected data were analyzed using a relevant statistics package program. Considering the results obtained from the study as a whole, it was found that LAP-3 Development Assessment Scale is a valid and reliable measurement tool for Turkish children.Erken çocukluk döneminde çocuğun gelişiminin hızı ve bu dönemdeki gelişim süreçleri ve öğrenme yaşantılarının ileriki yıllara katkısı göz önünde bulundurulduğunda çocuğun gelişiminin değerlendirilmesinin gerekliliği öne çıkmaktadır. Çocukların gelişiminin değerlendirilmesi için araştırmacılar, Ölçeği’nin Türkçe alan yazına kazandırılması amacıyla 48-72 aylık çocuklar için Türkçe uyarlaması yapılan “LAP-3 Gelişim Değerlendirme Ölçeği’nin geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmıştır. Araştırma nicel araştırma türünde tasarlanmıştır. Çalışma grubu amaçlı örnekleme yoluyla oluşturulmuş olup İstanbul ili Kadıköy, Çekmeköy, Sultanbeyli (Anadolu Yakası), Avcılar, Zeytinburnu, Bağcılar (Avrupa Yakası) ilçeleri seçilmiştir. Seçilen yedi okulda eğitim öğretime devam eden ve sınıf öğretmenleri tarafından normal gelişim gösterdiği belirtilen (okul kaydı sırasında herhangi bir tanı aldığı belirtilmemiş ve öğretmenin gelişimini normal olarak değerlendirdiği çocuklar) toplam 351 çocuk çalışma grubuna dahil edilmiştir. Araştırma kapsamında veriler; araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu, LAP-3 Gelişim Değerlendirme Ölçeği (The Learning Accomplishment Profile-3rd Edition) kullanılarak toplanmıştır. Kriter geçerliği için Marmara Gelişim Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler uygun bir istatistik paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın bütününde elde edilen sonuçlar göz önüne alındığında LAP-3 Gelişim Değerlendirme Ölçeği’nin Türk çocukları için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu görülmüştür

    Anasınıfına devam eden çocuklara verilen drama eğitiminin çocukların zihinsel becerilerine etkisinin incelenmesi

    Get PDF
    Okul öncesi dönemde gelişim alanlarının birbiriyle ilişkisi oldukça fazladır ve çocuğun gelişiminin desteklenmesi büyük önem arz etmektedir. Zihin kuramının gelişimi bireyin sosyal ve bilişsel gelişiminin bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir. Zihin kuramı becerilerine ilişkin alan yazında bulunan çalışmaların oldukça sınırlı olduğu görülmektedir. Drama eğitimi ile zihin kuramı becerilerinin karşılaştırıldığı çalışmalar literatürde yok denecek kadar azdır. Bu çalışmada çocukların farklı bilgi ve beceriler edinmesine önemli katkıları bulunan drama eğitiminin çocukların zihinsel düşünme becerilerinin kazandırılmasına etkisini incelemek amaçlanmaktadır. Bu amacı gerçekleştirmek için deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen “Kişisel Bilgi Formu” ile anasınıfı çocuklarının zihinsel düşünme becerilerini ölçmek için Wellman ve Liu (2004) tarafından geliştirilen Gözün Kahraman (2012) tarafından Türkçe’ye uyarlanan Zihin Kuramı Ölçeği kullanılmıştır. Ölçek uygulayıcı tarafından çocuk ile yüz yüze uygulanarak ön test- son test- izleme testi olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Ankara ili Çankaya ilçesinde okul öncesi eğitim kurumuna devam eden 15 deney, 15 kontrol grubuna dahil olan toplam 30 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmanın sonucunda drama eğitimi alan çocuklarda zihin kuramı becerilerini ölçen beş alt boyutta anlamlı farklılaşma belirlenmiştir. Bu durum verilen drama eğitiminin anasınıfına devam eden çocukların zihinsel becerileri üzerinde olumlu etkiye sahip olduğunu göstermektedir

    Okul öncesi kaynaştırma sınıfında öğretmen

    Get PDF
    The aim of the mainstreaming programs is to help children with special needs to gain social adaptation skills. The mainstreaming programs can also help to increase respect for diversity and social acceptance for individuals with special needs in society.   The teachers who are keys to the success of these programs face with three main questions generally: How can I communicate with a child with special needs? How can I deal with the problems? How can I modify the educational program? The teachers usually have negative attitudes towards mainstreaming programs due to lack of knowledge on children with special needs. Therefore, it is necessary to inform teachers on children with special needs within the teacher education programs and provide them practices with counsellor support for successful application of the mainstreaming programs and to improve teacher attitudesKaynaştırma programlarının temel amacı, özel gereksinimli çocukların içinde yaşadığı topluma uyum becerileri kazandırmaktır; aynı zamanda bu uygulamaların toplumda farklılıklara saygı ve özel gereksinimli bireylerin sosyal kabulünde artış sağlayacağı da düşünülmektedir. Kaynaştırma programlarının amacına ulaşmasında en etkili kişi olan öğretmenler bu uygulamalarda genel olarak üç önemli sorunla karşılaşmaktadır: Özel gereksinimli çocukla nasıl iletişim kurabilirim; problemlerle nasıl baş edebilirim? Eğitim programını nasıl uyarlayabilirim? Öğretmenler genellikle kaynaştırma programlarına karşı olumsuz tutuma sahiptirler, bunun nedeni ise özel gereksinimli çocuklar ve ihtiyaçları konusunda yeterli bilgiye sahip olmamalarıdır. Kaynaştırma programlarının amacına ulaşabilmesi ve tutumların iyileştirilmesi için öğretmen yetiştirme programlarında ve hizmet içi çalışmalarda, öğretmenleri özel gereksinimli çocuklar ve ihtiyaçları konusunda yeterli düzeyde bilgilendirmenin yanı sıra danışman destekli uygulama çalışmalarına yer verilmelidir

    185

    full texts

    213

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Erken Çocukluk Çalışmaları Dergisi / Journal of Early Childhood Studies
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇