International Journal of Innovative Approaches in Social Sciences (IJIASOS)
Not a member yet
    105 research outputs found

    Kadın Kooperatiflerinin Ekonomik ve Sosyal Yaşamda Rolü ve Önemi%253A Antalya İli Örneği

    No full text
    Kooperatifler, gelir elde etme, beceri geliştirme, sosyalleşme sağlama gibi ekonomik ve sosyal ihtiyaçların karşılanması hususunda önemli role sahiptirler. Özellikle 2000li yıllar itibariyle kooperatiflerin yoksullukla mücadelede ve istihdamı arttırmada önemli bir ekonomik kalkınma aracı haline geldiği görülmektedir. Türkiyede son yıllarda kadınların da birleşerek, kooperatifleşmeye yöneldiği, kadın kooperatiflerine yönelik ilginin ve düzenlemelerin arttığı görülmektedir. Bu durum kadınları sosyal ve ekonomik olarak güçlendirmektedir. Buradan hareketle bu çalışma, kadın kooperatiflerinin, kadınların ekonomik ve sosyal yaşamlarına etkilerini ortaya koymayı amaçlamıştır. Bu amaç doğrultusunda Antalya ilinde faaliyet gösteren 8 kadın kooperatifine üye 12 kadın katılımcı ile nitel bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın neticesinde%253B kadınların genel olarak kooperatif algılarının olumlu olduğu görülmüştür. Kooperatiflerin ekonomik etkilerinde%253B gelir elde etme, gelirden memnuniyet ve yoksullukla mücadele%253B sosyal etkilerinde ise%253B dayanışma, işbölümü ve kendini gerçekleştirme ön plana çıkmıştır

    Suriyeli Çocukların Türk Eğitim Sistemine Entegrasyonu

    Get PDF
    Bu çalışmada%253B Türkiyeye zorunlu göç nedeniyle gelen nüfusun eğitim sistemine entegrasyonunun irdelenmesini amaçlamaktadır. Araştırma literatür taraması yöntemiyle yapılmıştır. Araştırma kapsamında birinci bölümde%253B küresel kapsamda göç etmiş genç nüfusun gittiği ülkedeki eğitim sistemine dahil olma süreci ve yaşadıkları zorluklar ortaya konulmuş, ikinci bölümde akademik literatürde adaptasyon sürecinin ayrıntıları incelenmiştir. Son bölümde eğitime entegrasyon sürecine ilişkin yapılan literatür taramasında elde verilerle Türkiyeye Suriye kaynaklı göç eden gençlerin eğitim sistemine dahil edilme süreci değerlendirilmiştir. Suriyeli çocukların uyum sürecinde yaşadığı ailesel, dil, kültürel ve sosyal sorunlar tespit edilmiş ve tespit edilen sorunlarla mücadele kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı ve Avrupa Birliği Türk Delegasyonu koordinesinde yürütülen lsquo%253BSuriyeli Çocukların Türk Eğitim Sistemine Entegrasyonunun Desteklenme Projesi (PIKTES) ve proje kapsamında yapılan faaliyetler incelenmiştir

    Covid 19 Pandemisi Sonrası%253A Çalışmanın Sorgulanması ve Büyük İstifa Sorunsalı

    No full text
    COVID-19 salgını insanlığın yaşadığı büyük bunalımlar ve krizlerden biridir. Pandemi ile başlayan kaos toplumsal, ekonomik, kültürel, siyasi birçok alanı derinden etkilemiştir. Tüm büyük krizler gibi Covid 19 pandemisi de zamanla kendi paradigmalarını oluşturmaktadır. Çalışma ve çalışmaya ilişkin paradigmaların da bu süreçten etkilenmesi kaçınılmazdır. Çalışma , zamanla değişen paradigma ve uygulamaların etkisi ile 21. yüzyılda sorgulanmakta anlam ve içeriği tartışılmaktadır. Covid 19 pandemisi ise bu sorgulamayı deneyimleme gerekliliği yaratması nedeniyle çalışmanın mekân, zaman ve işleyişine ilişkin sınırların yıkılmasına neden olmuştur. Bu çalışmada, Covid 19 pandemisinin çalışmaya olan etkileri bağlamında çalışanların, çalışmayı sorgulama yaklaşımları ve büyük istifaya yönelim süreç ve nedenleri ele alınacaktır. Büyük istifanın anlaşılması, çalışanların neden işlerini bıraktıklarının ve ne istediklerinin anlaşılması anlamına gelmektedir. Küresel ölçekli bu soruna yönelik işletme ölçekli çözümler yeterli ve kalıcı olamayacağından, çözüm ve tedbirlerin sosyal politika bakış açısı ile üretilmesi ve sosyal hizmet aracılığıyla hayata geçirilmesi çalışanların ve toplumun ruhsal sağlığının yanı sıra çalışmaya ilişkin yaklaşımın korunması anlamında da önemli ve gereklidir

    Türkiye%252339%253Bde İşgücü Piyasasında Kadının Konumu (1950-1980)

    No full text
    Bu çalışma, Türkiyede 1950-1980 döneminde yaşanan ekonomik ve toplumsal dönüşümün ışığında kadın işgücünün özelliklerini ve gelişimini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda çalışma Türkiyede kadın işgücü kendisini etkileyen ekonomik ve toplumsal faktörlerle birlikte tarihsel bir perspektif içinde anlamaya çalışılması açısından önemli görülmektedir. Bunu yanı sıra çalışma, konunun birincil kaynaklarla irdelenmesi, kullanılan bazı birincil kaynakların ilk kez kullanılmış olması ve dolayısıyla yapılan çalışmalardan farklı istatistiki verileri elde etmesi açısından da önem taşımaktadır. Çalışmada, birincil nitelikteki istatistiki kaynakların analizi ve yorumlanması, konuyla ilgili literatürün incelenmesi, sorgulanması olarak tanımlanan doküman incelemesi yöntemi kullanılmış, istatistiki verilerden yararlanılarak elde edilen sonuçlar ise toplumsal cinsiyet rolleri açısından eleştirel bir yaklaşımla değerlendirilmiştir. Çalışmanın incelendiği dönem içinde yaşanan gelişmeler kadın işgücünün nitel ve nicel varlığında değişiklikler meydana getirmiştir. Bu doğrultuda kadınların işgücüne katılım oranları azalırken hizmet sektörünün gelişimine bağlı olarak ücretliler içindeki payı artmaktadır. Çalışmada aynı değişimlerin erkek işgücünde de yaşandığı ancak bu değişimlerin kadın işgücü açısından eşitsiz gerçekleştiği görülmektedir. Çalışan kadınların ücret düzeyine bakıldığında ise kadınların çoğunlukla her sektör ve meslekte erkeklerden daha düşük ücretlerde istihdam oldukları saptanmıştır. Çalışmamız bu farklılıkların nedenini ise toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle kadınların hem okul içi hem de okul dışı eğitim olanaklarından yeterince yararlanamamaları sonucu niteliksiz kalmalarıyla açıklanabileceğini ortaya koymaktadır

    Tekstil Yangınlarının Çıkış Nedenleri ve Güvenlik Kültürü Çerçevesinde Bir Değerlendirme%253A Denizli İlinde Bir Uygulama

    Get PDF
    Kazaların %2598i önlenebilirdir. Kazaları tetikleyen faktörler genellikle bireysel ve örgütsel düzlemde ele alınmaktadır. Bireysel alanı çalışanın güvensiz davranışları, örgütsel alanı ise yöneticilerin iş güvenliği bağlılıkları ve güvenlik liderliği gibi faktörler doldurmaktadır. Bireysel ve örgütsel manada anılan bu faktörler güvenlik kültürü ile kavramsallaştırılmakta ve bu çerçevede bir bütün olarak ele alınmaktadır. Yangın, önemli iş sağlığı ve güvenliği tehditlerinden biridir. Sanayileşme ile birlikte gelişmekte olan ülkelerde fabrika sayısında artış gözlenmekte ve bu fabrikaların birçoğunda kimyasal maddeler, hammaddeler ve yarı mamul ürünler kullanılmaktadır. Kullanılan bu malzemeler ise fabrika ortamında geçirdiği işlemler ve süreçler esnasında ya da sonrasında bazı iş güvenliği tehlikelerini barındırmaktadır. Bilhassa tekstil sektöründe kullanılan malzemelerin yanıcılık yükünün yüksek olması nedeniyle tekstil faaliyetleri üzerine kurulu işletmelerde yangın vakaları sıkça gözlenmektedir. Bir fabrika yangını önemli miktarda maddi kayıplara ve o fabrikada yaşamların son bulmasına neden olmaktadır. Bu nedenle araştırmada tekstil yangınları üzerine bir inceleme yapılmış%253B yangınlar teknik, insani ve sistemsel bazda değerlendirilerek güvenlik kültürü bakışı ile önleme üzerine yorumlamalar yapılmıştır. Bu yolla özellikle tekstil yangınlarının sayısını azaltmak için tekstil işletmelerinin belli kısımlarında yangın riski ortaya çıkmadan önce potansiyel ve olası tehlikelerin tespiti üzerinde durulmuş, mücadeleden ziyade önlemeye yönelik proaktif bir çerçeve çizilmiştir. Veriler doküman analizi ile elde edilmiştir. Veri analizleri için de durum analizi yöntemi ve kök neden analizi kullanılmıştır. Araştırma verileri son yıllarda Denizli ili Organize Sanayi Bölgesinde tekstil sektöründe çıkan yangınlara ilişkin tutanaklardan elde edilmiş, bu tutanaklar incelenmiş ve değerlendirilerek sonuca ulaşılmıştır. Tekstil işletmelerinde çıkabilecek yangınların hem nicel hem de nitel açıdan analizi yapılmış%253B tekstil yangınlarının altındaki risk faktörlerini ortaya çıkarmak ve yönetmek için ipuçları yakalanmıştır. Aynı ya da benzer yangın vakalarının tekrarlanmaması için alınması gerekli önlemler de belirlenmeye çalışılmıştır

    Sosyal Bakımda Bakım Veren Sigortasının Yeri

    Get PDF
    Bakım veren sigorta programları, hane içinde ücretsiz yürütülen ve genellikle kadınlara atfedilen bakım hizmetlerini desteklemek üzere hazırlanmaktadır. Bu sigortalar, ücretsiz bakım işlerinin topluma olan katkılarını ödüllendirmeye, kadın istihdamının önündeki engelleri kaldırmaya ve bazı durumlarda doğum oranlarını artırmaya çalışan politikalar olarak tasarlanmıştır. Bakım hizmetlerinin çok yönlülüğü, yaşlanmanın hızla artışı, ölüm oranlarının azalışı gibi sebeplerle bakım alma talebi her geçen gün arttığından, bakım verenlerin yaşam standartlarını yükseltmeye yönelik olan bakım veren sigortalarının önemi de artmaktadır. Bu araştırmanın amacı, bakım veren sigortasını tanımlamak ve bakım veren sigortası konusunda gelişmiş ülkelerin politika tasarımlarını incelemektir. Bu amaç ışığında, çalışmada literatür taranması yapılmıştır. Araştırma sonucunda ise bakım verenlere ilişkin sigorta programlarının ülkeden ülkeye farklılık gösterdiğine ulaşılmıştır. Bakım verenlere sağlanacak sosyal destek, bakım yükünü azaltmaya yönelik tüm müdahalelerin temel hedefi olduğundan bakım veren sigortalarının temel bir insan hakkı olarak kabul edilmesine ilişkin olarak hükümet ve insanların ortak çalışmasına ihtiyaç duyulmaktadır

    Birleşmiş Milletler%252339%253Bin Engelsiz Yaşamı Oluşturma Çabaları Doğrultusunda Sosyal Koruma Politikalarının Değerlendirilmesi

    No full text
    Her toplumda fiziksel, bilişsel, duyusal ve sosyal bakımdan özel gereksinimi olan insanlar bulunur. Bu insanların yaşamlarını kolaylaştırmak amacını taşıyan çalışmalar da engelsiz yaşamı sağlama çalışmalarıdır. Engelsiz yaşamın oluşturulması ve devamlılığının sağlanması toplum bütünlüğüne etki edebilecek sosyal koruma politikalarını gerektirir. Açıkçası, herhangi bir bölgede ortaya çıkan bir sorunun büyük kitleleri etkileyebilecek güce sahip olması nedeniyle uluslararası alanda etkili çalışmaların yürütülmesi gereklidir. Bu bağlamda küçük bir kitleyi etkileyerek ortaya çıkan ve büyük kitleleri etkileme ihtimali yüksek sorunlarla ilgilenen uluslararası örgütler, uluslararası entegrasyonu yükseltecek çalışmalara ağırlık vermektedir. Uluslararası arenada etki gücü yüksek bir örgüt olan Birleşmiş Milletlerin engellilere yönelik çalışmaları, uluslararası alanda entegrasyonu sağlamak başta olmak üzere diğer oluşturulmak istenen standartlara öncülük etmektedir. Birleşmiş Milletlerin çabaları ile engelsiz yaşamı sağlama çalışmaları sosyal entegrasyonu geliştirme fikri doğrultusunda ilerletilmektedir. Bu çalışmada Birleşmiş Milletlerin sosyal koruma politikaları ile engelsiz yaşamı sağlayabilme durumu değerlendirilerek, Birleşmiş Milletlerin engelsiz yaşamı sağlama potansiyeli konusunda bir tartışma zemini yaratmak planlanmaktadır. Birleşmiş Milletlerin engellilere yönelik düzenlemeleri engelsiz yaşamı sağlama amacına uygun şekilde çalıştığına işaret etmektedir. Ancak farklı etkileyicilerden kaynaklanan sorunlar engelsiz yaşamın oluşturulmasında ve sürdürülebilirliğinde endişelere neden olmaktadır. Engelsiz yaşama ilişkin sorunların tamamen yok olmaması tartışma zemininin yaratılmasında ve devam etmesinde etkilidir. Birleşmiş Milletlerin toplum bütünlüğünü destekleme sorumluluğunu ortaya koyması bakımından önemli olan bu çalışma, teorik olarak ele alınacaktır. Çalışma, engelsiz yaşama ilişkin literatürün taranması ve ilgili Birleşmiş Milletler belgelerinin incelenmesi bağlamında tümden gelim metodu ile hazırlanacaktır. Açıkça ifade etmek gerekirse, Birleşmiş Milletlerin engelsiz yaşamı sağlama performansının değerlendirilmesi amacı ile hazırlanan çalışmada, kişilerin önyargılarının etkisinin ve ülkelerin iç yapısı ile ilişkili konuların Birleşmiş Milletlerin oluşturmak istediği standartları kesintiye uğrattığı sonucuna erişilmiştir

    5510 Sayılı Kanun Kapsamında Ev Hizmetlerinde Çalışanların Değerlendirilmesi

    Get PDF
    Ev hizmetleri kapsamındaki işlerin büyük bir çoğunluğu Türk toplumsal yapısında ev hanımları tarafından yürütülmektedir. Ancak son yıllarda kadınların çalışma hayatı içerisindeki katılımının da artması ile bu işlerin hizmet alımı şeklinde giderilmesi ihtiyacı giderek artmıştır. Bu nedenle ev temizliği, çocuk bakımı, yaşlı bakımı, bahçe bakımı vb. temel ev hizmetleri dışarıdan bir hizmet alımı ile giderilmektedir. Talepte yaşanan bu artış ev hizmetleri sektöründe çalışanların sayısında da ciddi bir artışa neden olmuştur. Dolayısıyla ev hizmetleri alanında yaşanan uyuşmazlıklar ve kanuni yükümlülükler çok daha önemli bir konuma gelmiştir. Bu çalışma ile amaçlanan ev hizmetlinde çalışanların temelde 5510 sayılı kanun kapsamında, özelde ise ulusal ve uluslararası diğer kanunlar kapsamında değerlendirilmesidir

    Çalışma Yaşamında Bebek Patlaması, X ve Y Kuşaklarının Sendikalaşma Eğilimi ile Sendikalaşma Algısı%253A Kocaelide Öğretmenler Üzerine Nitel Bir Araştırma

    Get PDF
    Dünü tecrübe etmiş bir kuşakla bugüne daha çok aşina olan neslin sendikalaşma eğiliminin ve algısının kuşaklar arasında karşılaştırılması sendikalara yol gösterebilir. Çünkü çalışanların ekonomik, sosyal ve özlük haklarını çalışma yaşamında koruyan sendikalar varlığını sürdürmede çeşitli zorluklarla karşılaşabilmektedir. Çalışmamızda Kocaeli ilindeki sırasıyla üye sayısı en fazla olan Eğitim Bir-Sen, Türk Eğitim-Sen, Eğitim-Sen üyeleriyle mülakatlar yapılmıştır. Farklı kuşaklardaki çoğu katılımcı kamu görevlilerine grev hakkının yasal olarak tanınması gerektiğini, sendikaların hak arama ve örgütlü olma aracı olduğunu, sendikaların mobbing ile ilgili daha çok çalışması gerektiğini ifade etmiştir. Y kuşağı ve sonraki kuşakların, X kuşağı ve Bebek Patlaması kuşağı kadar sendikalaşmaya olumlu bakmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca Y ve sonraki kuşakların kariyerlerinde ilerlemek için sendikalara üye olduklarına dikkat edilmiştir

    Vatandaşların Belediyelerin Mali Saydamlığına İlişkin Tutumları%253A Çanakkale İlinde Bir Alan Araştırması

    Get PDF
    Belediyelerin mali saydamlığına ilişkin literatürdeki ampirik çalışmalarda genel olarak belediyelerin web siteleri üzerinden kamuoyuna açıkladığı mali bilgi ve belgeler analiz edilmektedir. Bir diğer ifadeyle belediyelerin mali saydamlık düzeyi ölçülmekte ve bu düzeyi belirleyen faktörler araştırılmaktadır. Dolayısıyla belediyelerde mali saydamlığın arz yönüne odaklanıldığı ifade edilebilir. Bu çalışmada ise mali saydamlığın talep yönü bir başka deyişle mali bilgilerin alıcısı konumunda olan vatandaş boyutu ele alınmaktadır. Bu çalışmada vatandaşların Türkiyedeki belediyelerin mali saydamlığına ilişkin tutumu araştırılmıştır. Araştırma kapsamında Çanakkale Merkezde ikamet eden vatandaşlara anket uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler kullanılarak güvenirlik analizi, açımlayıcı faktör analizi, grup fark testi ve korelasyon analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda katılımcıların belediyelere ilişkin mali saydamlık talebinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada mali saydamlık tutumu üzerindeki etkisi test edilen bağımsız değişkenler sosyo-demografik, ekonomik-mali ve siyasal olmak üzere üç kategori altında toplanmıştır. Bu değişkenlerden gelir düzeyi, mesleki durum, kentsel aidiyet, vergi ahlakı, belediyelerin hesap verme durumu, yolsuzluk algısı ve belediye yöneticilerine güven durumunun mali saydamlık tutumu üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir

    61

    full texts

    105

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    International Journal of Innovative Approaches in Social Sciences (IJIASOS)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇