International Journal of Innovative Approaches in Social Sciences (IJIASOS)
Not a member yet
    105 research outputs found

    Kişilik Özelliklerinin ve İş-Aile Çatışmasının İşe Yabancılaşma Üzerindeki Etkisinin Çanakkale%252339%253Bde Faaliyet Gösteren Mali Müşavirler ve Muhasebe Bürolarında Çalışanlar Üzerine Araştırılması

    No full text
    Bu çalışma kişilik özelliklerinin ve iş-aile çatışmasının işe yabancılaşma üzerindeki etkisini incelemektedir. Literatürde, beş faktör kişilik özellikleri ile işe yabancılaşma arasında anlamlı bir ilişkinin var olduğu belirtilmektedir. Aynı zamanda kişilik özellikleri oluşumunda ve işe yabancılaşmanın gerçekleşmesinde bireysel ve örgütsel faktörlerin etkileri değerlendirilmektedir. Ayrıca literatürde, iş-aile çatışmasının işe yabancılaşmanın yordayıcı olduğu ileri sürülmektedir. Çalışmada, işe yabancılaşma üzerinde etkili olması beklenen faktörler kapsamında beş faktör kişilik özellikleri ve iş-aile çatışması ele alınmıştır. Araştırma amacı doğrultusunda, Çanakkale ilinde faaliyet gösteren mali müşavirler ve muhasebe bürolarında çalışan 247 kişiden anket yöntemi aracılığıyla elde dilen veriler faktör analizi, korelasyon analizi ve regresyon analizleri yardımıyla değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre%253B beş faktör kişilik özellikleri ile işe yabancılaşma ve iş-aile çatışması ve işe yabancılaşma arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkilerin bulunduğu kabul edilmiştir. Bununla birlikte, araştırma modelindeki bağımsız değişkenlerin (beş faktör kişilik özellikleri, iş-aile çatışması) bağımlı değişkeni (işe yabancılaşma) etkileme düzeyleri ile bağımsız ve bağımlı değişkenlerin kendi aralarındaki etkileşim düzeyleri açıklanmıştır

    Çocuk Gelişimi Ön Lisans Programı Öğrencilerinin Çocukla İletişime Yönelik Tutumlarının İncelenmesi

    Get PDF
    Bu araştırmada çocuk gelişimi ön lisans programında öğrenim görmekte olan üniversite öğrencilerinin çocukla iletişime yönelik tutumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nicel yönteme ve tarama modele göre yürütülmüştür. Araştırma Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin Çanakkale Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulunda bulunan Çocuk Gelişimi Programına kayıtlı 126 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmanın verileri Köyceğiz-Gözeler, Bozkurt-Polat ve Kan (2020) tarafından geliştirilen Çocukla İletişime Yönelik Tutum Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizi ise SPSS 21 paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre ölçekten elde edilen verilerin ortalamasının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca ön lisans öğrencilerinin çocukla iletişime yönelik tutum düzeylerinin öğrenim görülen sınıf düzeyine ve kendisinden küçük kardeşi olma durumuna göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı görülmüştür. Fakat diğer taraftan öğrencilerin çocukla iletişime yönelik tutum düzeylerinin Davranışsal Boyutta kardeş sayısı 3 ve daha fazla kardeşi olanlara göre 2 ve daha az kardeşi olanların lehine anlamlı bir şekilde farklılaştığı ortaya çıkmıştır. Son olarak öğrencilerin iletişime yönelik tutum düzeylerinin iletişim ile ilgili eğitim%252Fseminer almayanlara göre eğitim%252Fseminer alanların lehine İletişime Yönelik Olumlu Duygu Boyutu, Davranışsal Boyut ve ölçeğin genelinde anlamlı bir şekilde farklılaştığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Bu bağlamda öğrencilerin kardeşleri ve diğer çocuklarla iletişimlerine yönelik olumlu tutumlara sahip olabilmeleri için üniversitelerde bu alanda eğitim, seminer ve toplantılar düzenlenmesi gerektiği%253B ayrıca çocukla iletişime yönelik zorunlu derslerin seçmeli yerine zorunlu hale getirilerek programın öğretim planında sunulması önerilmektedir

    Covid-19 Pandemisinin Çalışan Yoksullar Üzerine Etkileri

    Get PDF
    Çalışanın emeğinin bir karşılığı olarak gelir, çalışanın kendisi ve aile üyelerinin varlıklarının devamı için gereklidir. Elde edilen gelir, yaşam standardını yükseltmeli veya iyi yaşam standardını koruyacak düzeyde olmalıdır. Yaşam standardını yükseltmeyen ya da var olan ortalama yaşam standardını koruyamayan gelir, yoksulluğa neden olmaktadır. Bu durum da çalıştığı halde en başta günlük ihtiyaçlarını karşılayamayacak düzeyde olan ve çalışan yoksul olarak isimlendirilen bir kitlenin oluşmasına kaynaklık eder. Çalışan yoksullar, genel olarak çevresel işgücü içerisinde yer almaktadır. Gelir düzeyi düşük olan çevresel işgücünün eğitimi, beceri düzeyi ve vasıf düzeyi de düşüktür. Bu noktada bireysel veya bireysel olmayan nedenlere dayalı olarak çalışan yoksulluğu oluşmakta ve zamanla artmaktadır. Birçok faktör çalışan yoksulların oluşmasına neden olsa da son dönemde çalışan yoksulların oranının artmasına neden olan en önemli faktör Covid-19 pandemi süreci olmuştur. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)ya göre, 2019 yılında %256,6 olan çalışan yoksulluk oranı 31 milyon artarak 2021 yılında %257,8e yükselmiştir. Bu bağlamda Covid-19un, çalıştığı halde geçinemeyen ve yoksulluk sınırını aşamayanların sayısını artırdığı bir gerçektir. Bu çalışmada Coivd-19 pandemi sürecinin çalışan yoksullar üzerindeki etkisi anlatılmaktadır ve bu şekilde çalışan yoksullara yönelik kamusal hizmetlerin önemsenmesi ve artırılması amaçlanmaktadır. Covid-19 pandemi sürecinde çalışanların yoksulluğunun ele alınacağı bu çalışmada basılı ve elektronik yayınlardan yararlanılarak durum analizi metodu uygulanacaktır. Çalışan yoksulluğu, çalışanın içinde olduğu hane üyelerinin her biri için dışlanmaya ve ayrımcılığa neden olmaktadır ve savunmasızlığı artırmaktadır. Bireysel gelişimine yeterli özeni göstermeyen eğitimsiz veya eğitim düzeyi düşük olanlar bilgi ve beceri kullanımında da zayıf olmaktadır. Bu durum da kendi çalışma hayatını yönetmekte sorun yaşayan pek çok insanın Covid-19 pandemi sürecinden daha fazla etkilendiğini ve yoksulluk başta olmak üzere pek çok sorunla karşılaştığını ortaya koymaktadır

    Sosyal Politika Kapsamında Yaşlılara Yönelik Uygulamalar%253A Almanya Örneği

    No full text
    Yaşlılık, fiziksel ve ruhsal olarak gerilemelerin yaşandığı biyolojik bir süreçtir. Fiziksel ve ruhsal değişimlerin yanı sıra ekonomik sorunlar, emeklilik, aile içi sorunlar, dışlanmışlık hissi, muhtaçlık hali gibi durumlarda yaşanmaktadır. Yaşlılık sosyal bir sorundur, yaşlı bireylerin bütün bu sorunlar ile baş edebilmeleri için içinde bulundukları toplumdan destek almaları gerekmektedir. Toplum desteğiyle birlikte uygulanacak olan yaşlılara yönelik sosyal politikalar, yaşlı bireylerin sorunlarının çözüme kavuşturulması adına büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı Almanyada yaşlılara yönelik sosyal politika uygulamalarını ele almaktır. Dünya nüfusu giderek yaşlanmaktadır bu duruma bağlı olarak çalışma, yaşlı nüfusun sorunlarını önlemeye yönelik sosyal politika uygulamalarının artan önemini vurgulamaktadır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılarak literatür taraması yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda Almanyada ki nüfusun giderek yaşlandığını buna bağlı olarak sosyal, ekonomik ve toplumsal sorunların yaşanacağını bu sorunları önlemek, yaşlı bireyleri toplumun bir parçası olarak görebilmek için sosyal politika uygulamalarının değişim ve dönüşüm geçirmesinin bir zorunluluk haline geldiği sonucuna varılmıştır. Bu sonuca bağlı olarak geleceğe yönelik bazı önerilerde bulunulmuştur

    Sosyal Bilgiler Ders Kitaplarının Duyarlılık Değeri Bağlamında İncelenmesi

    Get PDF
    Değerlerin kazandırılması toplumsal düzenin sağlanması ve toplumun devamı için önemli görülmektedir. Ders kitapları değerlerin kazandırılma sürecinde önemli araçlardan biri olarak görülmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, duyarlılık değerinin sosyal bilgiler ders kitaplarında nasıl yansıdığını tespit etmektir. Araştırmada veri kaynağını Milli Eğitim Bakanlığınca onaylı, okullarda okutulması uygun görülen 4, 5, 6 ve 7. sınıf sosyal bilgiler ders kitapları oluşturmaktadır. Bu doğrultuda 4, 5, 6 ve 7. sınıf sosyal bilgiler ders kitapları duyarlılık değeri açısından incelenmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi araştırmada kullanılmıştır. İçerik analizi ile veriler çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda ders kitaplarının duyarlılık değeri ve farklı boyutlarını yansıtma durumunda farklılıklar tespit edilmiştir. Tüm sınıf düzeylerinde kültür ve miras öğrenme alanında kültürel mirasa duyarlılık değerinin yoğun olarak vurgulandığı, birey ve toplum ile etkin vatandaşlık öğrenme alanında birçok sınıf düzeyinde duyarlılık değerine çok az yer verildiği saptanmıştır. Ders kitaplarında duyarlılık değeri ile ilgili ifadeler daha açık bir şekilde yansıtılabilir. Ders kitaplarında duyarlılık değeri ile ilgili etkinliklerin sayısı artırılabilir. Sosyal bilgiler ders kitaplarında duyarlılık değeri kitapların ölçme değerlendirme bölümlerinde daha fazla yer alabilir

    İş Kazalarının Önlenmesinde Güvenli Davranışın Rolü%253A Gemi İnşa Sanayi Üzerine Bir Durum Çalışması

    Get PDF
    Bu çalışmanın amacı, gemi inşa sanayinde meydana gelen iş kazalarında güvenli davranışın etkisini belirlemektir. Araştırma, İstanbul (TR1) ili baz alınarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi, Tuzla Tersaneler Bölgesinde faaliyet gösteren yedi tersaneden amaçlı örneklem yöntemlerinden kritik durum örneklemesi ile seçilmiş sekiz A ve B sınıfı İSG uzmanından oluşmaktadır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre%253B gemi inşa sanayinde iş kazasına neden olan temel faktörün güvensiz davranıştan kaynaklanan insan hatası olduğu tespit edilmiştir. İş kazalarının meydana gelmesinde etkili olan güvenli davranış boyutlarının işgörenin kadro statüsü, işverenin İSG konusundaki tutumu, İSG nin önceliklendirilmesi, iş kaybı korkusu, yaptırım, problem bildirim algısı ve işyeri eğitimi olduğu belirlenmiştir. Yapılan analiz sonucunda, güvenli davranışta bulunmada en önemli faktör işgörenin asıl işletme kadrosunda ya da alt işveren işgöreni olmasıdır. Kazaları azaltmada destek görevi gören güvenli davranışın geliştirilmesi ve güvensiz davranışların terkedilmesi iş kazalarını önemli oranda azaltılabilmektedir. Güvenli davranışın tesisi ve içselleştirilmesi sürecinde en önemli rol, çalışanların iş güvenlik farkındalıklarını arttırarak, güvensiz davranışlardan uzaklaşmalarını sağlamaktır. Aynı zamanda bu süreçte sektörel bazda ortak çalışmalar yürütülerek, güvenli davranışın yaygınlığının arttırılabileceği konusu ortaya çıkmaktadır. Son olarak güvenli davranışın geliştirilmesi adına üst yönetimin İSGyi pekiştirici faaliyetlerde bulunması büyük önem taşımaktadır

    Muhasebe Eğitiminde Zorluklar%253A COVID-19 ve Dijitalleşme

    No full text
    COVID-19 ile birlikte yaşamlarımıza giren kısıtlama kuralları çerçevesinde okullar kapatılmış ve uzaktan eğitime geçilmiştir. Dolayısıyla salgın, diğer sektörlerde olduğu gibi eğitim sektöründe de dijitalleşmeyi hızlandırmıştır. Öğretmenler ve öğrenciler olarak zorunlu uzaktan eğitime hazırlıksız yakalandığımız bu süreçte, eğitimin aksamadan devam etmesinde teknoloji kullanımı önemli rol oynamıştır. Bu süreç eğitmenlere, dijitalleşme yolundaki mevcut durumu tespit ederek, gelecekte yaşanacak gelişmelere karşı eğitimde hangi adımlar atılması gerektiğini göstermiştir. Bu bağlamda çalışma, salgın ile hızlanan eğitimde dijitalleşme ve uzaktan muhasebe dersleri hakkında muhasebe öğrencilerin görüşlerini anket yoluyla tespit etmeyi amaçlamaktadır. Ankette yer alan ifadelerle, muhasebe dersini alan öğrencilerin dijitalleşme ve uzaktan muhasebe eğitimi hakkında tecrübelerine, hislerine ve görüşlerine odaklanılmıştır. Çalışmada öğrencilerin uzaktan eğitim sisteminin sağlamış olduğu esnekliği sevdikleri, ancak sistemde eğitmen ve öğrenciler arasındaki etkileşimin sınırlı olmasından dolayı yüz yüze eğitimi tercih ettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışma, eğitimde mevcut durumun tespit edilmesi, muhasebe öğrencilerini geleceğin dijitalleşen muhasebe mesleğine göre yetiştirme ve istihdam imkanlarını artırabilmek için teknolojinin eğitime entegre edildiği öğretme-öğrenme modelleri geliştirme konularında önerilerde bulunarak literatüre katkıda bulunmaktadır

    Endüstri 4.0ın Karanlık Fabrikalarında İnsan Kaynaklarının Rolü%253A İşlevsiz Bir Sınıf Mı%253F

    No full text
    Yeni nesil yazılım-donanım, nesnelerin interneti ve siber-fiziksel sistemlerden oluşan Endüstri 4.0, teknoloji temelli gelecek vizyonunu temsil etmektedir. Endüstri 4.0 temelde üretim sürecinde siber fiziksel sistemleri kullanmayı öngörmektedir. Üretim sürecinde siber-fiziksel sistemlerin kullanılması%253B insanlardan neredeyse bağımsız olarak eşgüdümlenip koordine olarak üretim yapabilecek akıllı fabrikalar anlamına gelmektedir. Akıllı fabrikalar, insan kaynağını üretim sürecinden çıkarmayı hedeflemesinden dolayı karanlık fabrikalar olarak anılmaktadır. Karanlık fabrikalarda ürünlerin, üretim süreçlerinde kendi yollarını insan kaynaklarından bağımsız olarak bulması planlanmaktadır. Bu durumda yeni dönemde insan kaynaklarının hangi rolleri üstleneceği muğlak bir alana dönüşmüştür. Bu kapsamda bu çalışmada Endüstri 4.0ın karanlık fabrikalarında insan kaynağının rolünün neye doğru evrildiğinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada karanlık fabrikalarda insan kaynaklarının işlevsiz bir sınıfa mı dönüşeceği yoksa farklı bir rol mü üstleneceği tartışılmaktadır. Çalışma daha önce Endüstri 4.0ın karanlık fabrikalarında insan kaynağının rolünün neye doğru evrileceğinin incelenmemiş olmasından ötürü özgün bir çalışmadır. Yapılan incelemeler neticesinde Endüstri 4.0ın karanlık fabrikalarında insan kaynaklarının rolünün yetkinlik bazlı olacağı ve işlevsiz bir sınıfa dönüşmemesi için yetkinliklerinin artırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır

    OECD Ülkelerinde Sağlık Sistemlerinin Sağlık Göstergeleri Açısından Değerlendirilmesi

    Get PDF
    Bu çalışma, OECD ülkeleri bağlamında sağlık sistemlerini karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Sağlık çıktıları üzerinde sağlık harcamaları, devlet%252Fsosyal sigorta, özel sigorta ile hastane sayısı gibi faktörlerin etki oluşturduğu düşünülmektedir. Bu bağlamda ülkelerarası sağlık sistemlerinin karşılaştırılmasıyla Türkiye sağlık sisteminin değerlendirilmesine yönelik katkılar sunulacağını söylemek mümkündür. Çalışmanın sonuçlarına göre en fazla sağlık harcaması ile hastane sayısına sahip olan ülke Almanyadır. En az sağlık harcamasına sahip olan ülke ise Türkiyedir. Ayrıca devlet%252Fsosyal sigorta oranı en fazla olan ülkelerin Kanada, İsrail ile Slovenya olmasının yanı sıra en düşük orana sahip olan ülke Almanyadır. Özel sigorta açısından en fazla orana sahip olan ülke Fransa, en düşük orana sahip olan ülke ise Türkiyedir. Ülkeler arasında en az hastanesi bulunan ülkenin Slovenya olduğu elde edilen diğer sonuçlar arasındadır

    quot%253BErkek İşiquot%253Bnde Kadın Emeği%253A Toplumsal Cinsiyet Rollerine Başkaldıran Kadınlar Üzerine Nitel Bir Araştırma

    No full text
    Kadınların işgücüne katılımın düşük olması uzun yıllardır toplumsal statülerinin hem sonucu, hem de bu eşitsiz statüyü yeniden üreten bir faktördür. Kadınların işgücüne katılımı, toplumsal cinsiyet eşitsizliği temelinde işgücü piyasasının işleyişi ile doğrudan ilişkilidir. Dünya genelinde cinsiyet eşitliğini sağlamak ve kadınları güçlendirmek amacıyla yapılan girişimlere rağmen hala ev ve aile yaşantısında erkekleri kadınlardan üstün gören geleneksel yapı hâkimdir. Geleneksel kalıplaşmış rol beklentileri, örgütsel politikalara ve uygulamalara yayılmakta ve kadınların çalışma yaşamlarında karşılaştıkları sorunların da temelini oluşturmaktadır. Çalışma yaşamında her meslek ve statüdeki kadın, aynı işi yapan erkek meslektaşlarına göre daha fazla sorunla karşılaşabilmektedir. Bunun yanı sıra erkek işi olarak nitelendirilen işlerde çalışan kadınlar ise diğer işlerde çalışan kadınlara göre daha farklı zorluklarla karşı karşıyadırlar. Bu zorluklar ise onların işte kalma ve işte başarılı olma durumları üzerinde etkilidir. Bu çalışmada amaç, erkek işinde çalışan kadınların deneyimlerini, toplumun bu kadınlara yönelik algı ve tutumlarını, karşılaştıkları zorlukları netleştirmek ve işe devam etmelerini sağlayan baş etme stratejilerini belirlemektir. Bu çalışma nitel bir araştırmadır ve olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Erkek işi olarak nitelendirilen işlerde çalışan altı kadın çalışmanın veri kaynaklarıdır. Veriler görüşme ve yarı yapılandırılmış görüşme formu tekniğiyle toplanmış, görüşmelerden elde edilen verilerin analizinde içerik analizinden yararlanılmıştır. Çalışma sonucunda ortaya çıkan sonuçlardan en önemlisi, kadınları erkek işinde çalışmaya iten temel sebebin cinsiyetçi önyargıları yıkmak olduğudur. İkinci bir sonuç erilliğin kadınların çalışmasına karşı tutumu etkilediğidir. İşe ilk başladığı zamanlarda müşteri ve meslektaşların tepkisiyle karşılaşanlar olduğu gibi destek gören katılımcılar da vardır. Üçüncü olarak erkek işinde çalışan kadınların yaşadıkları sorunlar arasında iş ev çatışması, beslenme, temizlik ve sağlık problemleri ile meslek ve çalışma koşullarına (çalışma saatleri, yemek molaları, haftalık ve yıllık izinler vb.) ilişkin zorluklar bulunmaktadır. Son olarak eril bir meslek ve%252Fveya işyerinde çalışan kadınların yaşadıkları sorunlarla baş etmede kullandıkları en etkili stratejinin erkeksi giyinme, tavır ve davranışlarla kendini kabul ettirme olduğu ortaya çıkmıştır

    61

    full texts

    105

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    International Journal of Innovative Approaches in Social Sciences (IJIASOS)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇