International Journal of Innovative Approaches in Social Sciences (IJIASOS)
Not a member yet
    105 research outputs found

    Çalışanların Hukuki Haklarına İlişkin Farkındalık Düzeyleri%253A Antalya İli Turizm Sektörü Örneği

    Get PDF
    Çalışma hayatının vazgeçilmez aktörlerinden biri olan işçilerin hakları yasal düzenlemelerle koruma altına alınmıştır. Yasalar ve temel sözleşme metinleri, emeğin korunması ve taraflarca ekonomik çıkarın sağlanması amacıyla işçiyi korurken birtakım sorumluluklar da yüklemektedir. Çalışanların haklarına dair bilinç ve farkındalığın artması ile hak ihlalleri ve emeğin sömürülmesine dair işçiyi istismar eden durumlara karşı azalma görülebilmektedir. Bununla birlikte işçilerin hakları ve sorumlulukları üzerine farkındalığının yüksek olması işçi açısından büyük önem arz etmektedir. Bu araştırmanın amacı turizm sektöründeki çalışanların hukuki haklarına ilişkin farkındalık düzeyi ve tutumlarını ölçmektir. Bu amaçla yapılan nitel araştırma kapsamında gönüllülük esasına dayalı 21 erkek ve 4 kadın ile mülakat yapılmıştır. Örneklem seçme yöntemi olarak kartopu örneklem yöntemi kullanılmıştır. Mülakat sonucunda analizler için Nvivo uygulaması deneme sürümü kullanılmıştır. Analiz, kategorik endeksleme ile oluşturulan kodlar yardımıyla belli bir kavram oluşturmaya çalışılarak yapılmıştır. Araştırma sonucunda, işçiler kanunları yeterli bulduğunu söylerken işverenlerin kanuna uymadığını ifade etmiştir. Ücretler, mesai ücretlerinin ödenmemesi ve izinlerin verilmemesi ise karşılaşılan sorunlardan bazılarıdır. İşverenlerin işten çıkarmayı tehdit olarak kullanması ve sorunları çözmemesi, kıdem tazminatını kaybetme ve iş bulamama korkusu işçileri haklarını savunmamaya itmektedir. İşçilerin şikayetçi olduğu bir diğer konu ise denetimlerin haberli olması ve usulüne uygun yapılmamasıdır. Çalışanların iş hayatındaki konumlarına ilişkin görüşleri ise çoğunluk olarak değersiz hissetme olmuştur. Turizm sektöründe yer alan sendikalaşmaya ilişkin olumsuz bakışın düzeltilmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi için TİS sayılarının arttırılması, yapılan denetimlerin usulüne uygun yapılması ve iyileştirici politikaların hayata geçirilmesi gerekmektedir

    Vergiye Uyumunun Ödüllendirilmesine Mükelleflerin Bakışı%253A Bir Saha Araştırması

    No full text
    Vergi uyumunu etkileyen faktörler literatürde sıkça tartışılan bir konudur. Mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu sağlayabilmek için önem arz eden faktörlerden birisi de ödüllerdir. Vergiye uyumlu olan mükelleflerin somut ve%252Fveya soyut olarak ödüllendirilmesi, vergiye gönüllü uyumunun artırılmasında rol oynadığı gibi vergi gelirlerinin artırılmasında da önemli bir yere sahiptir. Gönüllü vergi uyumunun merkezinde mükellef ve mükellef davranışları yer almaktadır. Bu nedenle mükelleflerle yapılan ampirik çalışmalar vergi uyumunun ödüllendirilmesi konusunda daha sağlıklı sonuçlara ulaşmak açısından önem arz etmektedir. Bu bağlamda çalışmada, Çanakkale ili Biga ilçesi özelinde gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerin vergiye uyumunun ödüllendirilmesi ile ilgili görüşlerinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmada anket yöntemi kullanılarak 193 mükellefin vergi uyumunun ödüllendirilmesi ile ilgili görüşlerine ulaşılmıştır. Çalışmanın sonuçları, vergi uyumunun ödüllendirilmesinin vergi uyumunun artırılması açısından etkili olabileceği yönündedir

    Türkiyede 2010ndash%253B2019 Yılları Arasında Eğitim Örgütlerinde Tükenmişlik Sendromu Üzerine Yapılmış Çalışmalara Yönelik Bir İçerik Analizi

    No full text
    Tükenmişlik kavramı, son yıllarda örgütsel alanda en ilgi çekici kavramlardan biri haline gelmiştir. Dünya Sağlık Örgütünce (WHO) uluslararası hastalıklar sınıflandırmasına alınan tükenmişlik sendromu 2020 itibariyle mesleki bir olgu olarak tanımlanmıştır. Tükenmişlik kavramı, insan merkezli mesleklerde sıklıkla bir sorun olarak incelenmiştir. Tükenmişlik hem örgütsel hem de kişisel olarak iş hayatını önemli ölçüde etkileyen bir durumdur. Bu çalışmanın amacı, 2010ndash%253B2019 yılları arasında Türkiyede eğitim kurumlarında tükenmişlik sendromu konusunda gerçekleştirilen doktora ve lisansüstü tezleri ile makaleleri incelemektir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada veriler içerik analiziyle çözümlenmiştir. Çalışma Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Ulusal Tez Merkezi sitesinden ulaşılabilen 17 doktora tezi ve 213 lisansüstü tezi ve (ULAKBİM) Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi ulaşılabilen 83 makale üzerinden yürütülmüştür. Elde edilen bulgular betimleyici analiz araçlarından frekans ve yüzde değerleriyle açıklanmıştır. Daha sonra çizelgelerle bu çalışmalar sunulmuştur. Ulaşılan temel bulgulara bakıldığında%253B en fazla doktora tezi 2012, 2013, 2014 ve 2019 yıllarında, en fazla yüksek lisans tezinin 2019 yılında yapıldığı ve en fazla makalenin ise 2012, 2016 ve 2018 yıllarında yayımlandığı bulunmuştur. Ulaşılan sonuçlar çerçevesinde nicel yöntemlerin en fazla kullanıldığı ortaya çıkmıştır. Nitel yöntemle yapılan çalışma sayısı çok azdır. Tükenmişlik konusundaki bulguların daha kapsamlı, güvenilir ve geçerli olabilmesi için karma yöntemlerle ve nitel yöntemlerle yapılacak olan çalışmaların artırılması gerekmektedir

    Öğrencilerin Pandemi Sonrası Yüzyüze Eğitime Uyum Süreci

    Get PDF
    Türkiyede 1.5 yıllık aradan sonra 6 Eylül 2022 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okullarda yüz yüze eğitim başlamıştır. Bu araştırmanın amacı, yüz yüze eğitimin başlamasıyla öğrencilerin yaşadıkları sosyal, psikolojik, bedensel ve zihinsel uyum problemlerini tespit etmektir. Çalışma nitel araştırma desenlerinden özel durum incelemesi şeklinde tasarlanmıştır. Araştırmada incelenen durum, 2021-2022 Eğitim Öğretim yılında ortaöğretim öğrencilerinin yüz yüze eğitimin başlamasıyla ilgili bilgi ve görüşleri sosyal, psikolojik, zihinsel ve bedensel uyum problemi temasıyla incelenmiştir. Çalışma grubu Isparta Gazi Sosyal Bilimler Lisesinden 60 öğrencinin katılımıyla oluşmuştur. Veriler nitel araştırma tekniklerinden yarı-yapılandırılmış görüşme yoluyla toplanmıştır. Öğrencilerin durumunun taranması bakımından görüşmenin uygun olduğu düşünülmüştür. Yapılan görüşmelerde görüşme formu tekniği kullanılmıştır. Görüşme formunun hazırlanmasında literatür taramasından elde edilen bilgiler, 1 öğretmen ve 1 akademisyen görüşü kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğrencilerin uzaktan eğitimden sonra yüz yüze eğitimin başlamasıyla bedensel, sosyal, psikolojik ve zihinsel uyum problemleri yaşadıkları tespit edilmiştir. Çalışma veri sonuçlarına göre öğrencilerin pandemi sonrası okul ortamına yabancılaştıkları, sosyal, duygusal ve düşünme becerilerinin zayıfladığı, iletişim kurmakta isteksizlik yaşadıkları tespit edilmiştir. Yine ders çalışma ve ödev yapmakta zorlandıkları tespit edilmiştir

    Mülkiyet Kavramının Evrilmesi%253A Geleceğin Dünyasında Mülkiyet mi%253F Mülkiyetsizlik mi%253F

    No full text
    Tek Tanrılı dinlerin ortaya çıkmasıyla mülkiyetin özel veya ortaklaşa olması konusunda görüş ayrılıkları yaşanmışsa da mülkiyetin Tanrıya ait olduğu ve insanın emanetçi olarak bu malları kullanabileceği görüşü yaygınlaşmış ve özel mülkiyet dinler tarafından da benimsenmiştir. Roma Hukukunda malike mutlak haklar tanınırken, feodal dönemde mülkiyet hakkında bazı değişimler görülmüştür. Aydınlanma döneminde ise sosyalist görüş ortak mülkiyeti savunurken, liberal görüş özel mülkiyetin faydalarından bahsetmiştir. 21.yya gelindiğinde ise sadece mallar değil, bilgi, fikir, icat dahil birçok konu mülkiyet kavramına dahil olmuştur. Böylece tarihsel süreçte üzerinde mutabık kalınan bir mülkiyet tanımına ulaşılamamıştır. Mülkiyet kavramında yaşanan dönüşüm ve değişim bundan evvel olduğu gibi bundan sonra da dönemin şartlarına göre yaşanmaya devam edecektir

    Yeni Sosyal Risk Grubu%253A Tek Ebeveynli Aileler ve Sorunları

    No full text
    Refah devleti ve sosyal politikada yaşanan dönüşümler toplumsal dönüşümü de tetiklemiş ve yeni sosyal risklerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Toplumun her alanında kendini gösteren dönüşümler, toplumun en küçük birimi olan aileyi de etkilemiştir. Aile yapısında yaşanan değişimler neticesinde yeni sosyal risk olarak tek ebeveynli aile sayısında artış yaşanmıştır. Tek ebeveynli ailelere yönelik yapılan çalışmalar genellikle boşanmanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri üzerine odaklanmıştır. Bu çalışma tek ebeveynli ailelerin göz ardı edilen diğer sorunlarına ve tek ebeveynli ailelerin yeni dezavantajlı grup olmalarına dikkat çekilmek istenmesi bakımından önemlidir. Çalışmanın amacı, tek ebeveynli aile sorunlarının yeni sosyal risk perspektifinde değerlendirilerek bu yeni dezavantajlı gruba dikkat çekmektedir. Çalışmada literatür taraması yöntemi kullanılmış olup, bu bağlamda yeni sosyal risklerin ortaya çıkma sebeplerine ve ardından tek ebeveynli aile kavramına ve bu ailelerin sorunlarına değinilmiştir

    Demografik Yaşlanma Sürecinde Beşerî Sermaye Oluşumu ve Pozitif Dışsallık Sorunu

    Get PDF
    Sanayileşmiş ülkelerde başlayan ve gelişmekte olan ülkelerde de etkili olan demografik yaşlanma olgusu karşısında, ülkeler nüfusun yaşlanmasını engellemek ve yaşlanmanın yol açtığı sorunları telafi etmek için başta doğum artışını teşvik olmak üzere işgücü piyasasına ve sosyal güvenlik sistemine yönelik politikalar hayata geçirmektedir. Bu noktada nüfus ve sosyal refah konusunda pro-natalist ve anti-natalist yaklaşımlar birbirine zıt öngörüler ortaya koysa da, doğurganlığı artırmak dışındaki politikaların etkinliği sınırlılıklar ve belirsizlikler içermektedir. Doğurganlığın azalması temel olarak çocuk yetiştirme maliyeti ile açıklanmakta ve bazı çalışmalarda uygun şartlar gerçekleşmiş olsaydı ebeveynlerin daha fazla çocuğa sahip olacağı ortaya konmaktadır. Bu durum ise, özellikle kamusal çocuk ve aile yardımlarının ve eğitim sübvansiyonlarının yetersiz olduğu toplumlarda, bir taraftan bireysel maliyetlere katlanarak çocuk yetiştiren ve bu maliyetlerden kaçınarak çocuk sahibi olmayan bireyler arasında kamusal mal olarak kabul edilen nitelikli çocuk-beşeri sermayenin pozitif dışsallığı sorununu, diğer taraftan kamusal mal olarak çocuk sayısının sosyal optimum seviyenin altında kalması sorununu öne çıkarmaktadır. Literatürde yaşlanmaya yönelik politikalar ele alınmakla birlikte, işgücünün yaşlanmasının bir kamusal mal olarak beşerî sermaye üretiminin sosyal fayda-pozitif dışsallık etkisini orantısız biçimde artırması boyutu incelenmemektedir. Literatür incelemesi yoluyla yapılan bu çalışma meselenin pozitif dışsallığın içselleştirilmesi boyutunu ele almakta ve bu konuda politika geliştirilmesinin önemini vurgulamaktadır

    Küresel Salgın (Covid-19) Sürecinde Yaşanan Sosyal Problemler%253A Uzaktan Eğitim Gören Üniversite Öğrencileri Üzerine Bir Araştırma

    Get PDF
    Covid-19 salgını ortaya çıktığı andan itibaren yaşamı pek çok açıdan olumsuz etkilemiştir. İnsanlar bir yandan sağlık konusunda ciddi bir riskle karşılaşırken, diğer yandan ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunlarla karşı karşıya kalmışlardır. Bununla birlikte eğitim alanı da son derece olumsuz etkilenmiş, örgün eğitim yapılamamış, bunun yerine uzaktan eğitime geçilmiştir. Uzaktan eğitim alan öğrenciler diğer insanlar gibi evlerine hapsolmuş ve eğitim başta olmak üzere birçok problem yaşamışlardır. Salgın sürecinde uzaktan eğitim gören üniversite öğrencileri üzerine gerçekleştirilen bu çalışma, öğrencilerin yaşadıkları sosyal problemleri ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda uzaktan eğitim gören üniversite öğrencileri ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma yöntemi olarak nitel araştırma, araştırma deseni olarak da fenomenolojik yaklaşım benimsenmiştir. 25 öğrencinin katıldığı bu çalışmada amaçlı örneklem yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların uzaktan eğitimden yeterli düzeyde verim alamadıkları, internet ve sosyal medyayı aşırı kullandıkları, orta ve düşük düzeyde aile içi tartışmalar yaşadıkları, hastalık kaygısı yaşadıkları ve bazı ekonomik problemlerle karşılaştıkları bulgularına ulaşılmıştır. Bununla birlikte katılımcıların önemli bir kısmının hastalık korkusunu zamanla yendikleri ve salgın sürecine alıştıkları tespit edilmiştir. Bazı katılımcıların ise boş zamanlarında spor, dil eğitimi gibi faaliyetler gerçekleştirdikleri ve çeşitli sınavlara hazırlık yaptıkları görülmüştür

    Babacan Liderliğin İş Yeri Mutluluğuna Etkisinde İş Yeri Yalnızlığının Rolü

    Get PDF
    Türk toplumu gibi nisbeten yüksek güç mesafesinin bulunduğu, geleneksel ve ataerkil toplumlarda görülen babacan liderlik, hiyerarşik bir ast-üst ilişkisini ifade etmektedir. Yazında babacan (paternalist) liderliğin, kolektivist kültürlerin değerleriyle uyumlu olduğunu ve çalışanların mutluluğuna olumlu etkilediğini öngören çalışmalar bulunmaktadır. Diğer yandan işte yalnızlığın ise çalışanları mutsuz ettiği, işten uzaklaştırma, yabancılaştırma gibi olumsuz etkilerinin olduğu görülmektedir. Bu nedenle, babacan liderliğin iş yerinde mutluluğa etkisinde yalnızlığın rolünün olup olmadığının saptanması bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Çanakkale 17 Burda AVMde çalışan 203 kişiye anket uygulanmıştır. Araştırmada verilerin analizinde IBM SPSS Statistics 25 ve aracılık etkisinin analizi için Process v4.1 by Andrew F. Hayes eklentisinden faydalanılmıştır. Ankette kullanılan verilerin güvenilirlikleri test edilmiş, faktör analizi yapılmıştır. Bağımsız, bağımlı ve aracı değişkenler arasındaki ilişkinin varlığını tespit etmek amacıyla korelasyon analizi%253B etkileşimi ölçmek amacıyla regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmada babacan liderlik ve işyeri mutluluğu%253B babacan liderlik ve yalnızlık boyutları arasında anlamlı farklılıklar ve babacan liderliğin mutluluktaki etkisinde yalnızlığın boyutlarının aracılık etkileri tespit edilmiştir

    Elit Dönüşümü Bağlamında Askeri Darbelerin Analizi

    Get PDF
    Elit kuramlarının ilk ortaya çıkışı demokrasi öncesi siyasal yapıların analizi amaçlıydı. Fakat sonradan görüldü ki aslında demokratik sistemlerde de elitlerden bahsetmek mümkündü. Ve demokrasi elit dönüşümün barışçıl yollarla gerçekleştiği bir model olarak kabul edilmeye başlanmıştı. Diğer taraftan demokrasinin kurumsallaşamadığı siyasal yapılarda bu dönüşüm bazen zor kullanarak da gerçekleşebilmektedir. Askeri darbeler bunun en bariz örneği olarak görülmektedir. Militarist elitler olarak tanımlayabileceğimiz askerler, siyasal sistemin kendine özgü şartları imkan verdiği noktada silahlı müdahale ile siyasal sistem içindeki konumlarını güçlendirmektedirler. Hatta bazen müdahaleye bile gerek duymadan müdahale tehdidi ile varlıklarını hissettirip elit konumlarını sürdürmektedirler. Özellikle azgelişmiş demokrasilerin temel problemi olan bu askeri müdahaleler demokratik sistem içerisinde sağlıklı bir elit dönüşümün önünü tıkayan en büyük etken olarak kabul edilmektedir

    61

    full texts

    105

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    International Journal of Innovative Approaches in Social Sciences (IJIASOS)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇