Selçuk-Teknik Dergisi (E-Journal - Selçuk Üniversiti)
Not a member yet
370 research outputs found
Sort by
UN FABRİKALARINDA TAVLAMA VE TAV SİLOLARI ÜZERİNE YAPILAN BİR ARAŞTIRMA
Bu çalışmada un fabrikalarında kaliteye etki eden en önemli faktörlerden olan paçallama ve tavlamanın önemi üzerinde durulmuştur. Konya’daki 13 tesiste silo kapasiteleri araştırılarak daha kaliteli üretim için tav siloları ve paçal oranlarına bağlı matematiksel model oluşturulmuştur. Bu modelden istifade edilerek mevcut tesislerin hangi buğdayları ne kadar tavlamada bekletebilecekleri ve kaç çeşit buğdayları karıştırabilecekleri hesaplanmaktadır. Buna göre yeterli siloya sahip bulunmayan tesislerde ılık veya sıcak tavlama yapılarak, tav sürelerini kısaltmaları ve istenilen paçallamayı yapabilmeleri önerilmiştir. Böylece kalitede süreklilik ve mevcut imkanların en iyi şekilde kullanımı ve üretim maliyetinde azalmalarda sağlanabilecektir
KENDİLİĞİNDEN YERLEŞEN BETONUN DAYANIM ÖZELLİKLERİ İÇİN DENEYSEL BİR ÇALIŞMA
Kendiliğinden yerleşen beton (KYB) özellikle hazır-beton sektörü, onarım-güçlendirme işleri ve prefabrik inşaat sektörü başta olmak üzere yapıların beton ile ilgili tüm dallarında giderek daha fazla uygulama alanı bulmaktadır. Vibratör gerektirmeden yerleşmesi, yüksek segregasyona sahip oluşu, yüksek dayanım özelliği gibi nedenlerle yüksek performanslı beton üretimine olanak vermektedir. Bu çalışmada farklı dozajlarda hazırlanmış kendiliğinden yerleşen beton numunelerinde dayanım özellikleri deneysel ortamda incelenmiştir. Deney sonuçları SPSS istatistiksel paket programı sürüm 13.0 ile Varyans analizi, F testi ve Tukey testleriyle sorgulanmış, yapılan çalışmanın güven aralığı tespit edilmiştir
ORİFİS TİPİ BLOKAJIN BORULARDA TÜRBÜLANSLI ISI TRANSFERİNE ETKİSİ
Bu çalışmada, sabit yüzey ısı akısı ile ısıtılan bir borunun girişine yerleştirilen orifis tipi blokajların türbülanslı akışta ısı transferine etkileri deneysel olarak incelenmiştir. Deneylerde akışkan olarak hava kullanılmış Reynolds sayısının 5000-25000 aralığında, üç değişik blokaj oranı 1/4, 1/2 ve 3/4 uygulanmıştır. Blokaj oranına ve Reynolds sayısına bağlı olarak, blokajın neden olduğu akış ayrılmasının yerel ve ortalama ısı transferi karakteristiklerini ne ölçüde arttırdığı, blokajsız boru deney sonuçlarıyla kıyaslanarak belirlenmiştir
FREZELEMEDE KESME PARAMETRELERİ İLE KESME KUVVETLERİNİN DEĞİŞİMİ VE BUNLARIN TAKIM AŞINMASI VE YÜZEY PÜRÜZLÜLÜĞÜ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN DENEYSEL İNCELENMESİ
Günümüz imalat sistemleri ekonomik ve kaliteli üretim için kesme parametrelerinin ve işleme şartlarının optimum tayinini gerektirir. Bu çalışmada kesme kuvvetleri ile kesme kuvvetleri ve çıktı değerleri olan serbest yüzey aşınması (Vb) ile yüzey pürüzlülüğü (Ra) arasındaki korelasyon analiz edilmiştir. Çıktı değerlerinin dolaylı olarak tahmin edilmesinde Vb ve Ra’ya en duyarlı kesme parametreleri ve kesme kuvveti bileşenlerinin değişimleri referans alınmıştır. Çizilen grafiklerde aşınma ve yüzey kalitesi üzerinde; ilerleme (Ff) ve normal kuvvete (Fn) ilaveten ilerleme kuvvetinin normal kuvvete (Ff/Fn) ve normal kuvvetin radyal kuvvete oranları (Fn/Fr) etkili bulunmuştur. Bu değerlerin on-line takım durumu izleme ve yüzey kalitesinin korunmasında etkili parametreler olduğu görülmüştür
MİKROKONTROLLÖRLÜ UZAKTAN KUMANDA CİHAZININ TASARLANMASI
Mikrokontrollörler, değişik endüstriyel alanlarda giderek artan hızla yaygın bir şekilde kullanılmaktadırlar. Buna bağlı olarak, çalışmamızda mikrokontrollörün elektronik haberleşme alanında uygulanması bir proje olarak gerçekleştirilmiştir. Bu projenin, özellikle kablosuz haberleşme için kullanılması amaçlanmıştır. Çalışmada, biri verici diğeri alıcı olmak üzere iki modülden oluşan bir haberleşme kumanda cihazı sunulmuştur. Verici modülü 8051 mikrokontrollör, FSK modülatör, FM verici devrelerinden ve alıcı modülü ise 8051 mikrokontrollör, dalga şekillendirici FM alıcı devrelerinden oluşmaktadır.Bu uzaktan kumanda sistemi bir vinci x, y, z eksenlerinde ileri ve geri hareket ettirmek için geliştirildiğinden elektrik motorlarını kontrol edecek gerekli programlar da yazılmış ve sistemde uygulanmıştır. Sonuçta, geliştirilmiş uzaktan kumanda sisteminin geleneksel kablolu sisteme göre maliyetinin daha düşük olduğu, otomasyona daha uyumlu olduğu görülmüştür
YÜKSEKLİK AĞLARINDA θ2 ÖLÇÜTÜ VE KALMAN FİLTRELEME YÖNTEMİ İLE DEFORMASYON ANALİZİ
Deformasyon analizi seçilen modele göre farklılık göstermektedir. Deformasyon araştırmasında sadece geometrik değişimler belirlenmek istendiğinde Ortalama Aykırılıklar Yöntemi, geometrik değişimlerle birlikte hareketin hızı ve ivmesinin belirlenmesi istendiğinde ise Kalman Filtreleme Yöntemi yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada 5 noktalı bir yükseklik ağında yapılan üç periyot ölçü; statik modelde Ortalama Aykırılıklar Yöntemi, kinematik modelde ise Kalman Filtreleme Yöntemi ile değerlendirilmiş ve sonuçlar karşılaştırılmıştır
YAPI PROJELERİNİN PROGRAMLANMASINDA ÖNCELİK KURALLARI PERFORMANSLARI
Kaynak kısıtlı projelerde üç ana programlama yöntemi kullanılmaktadır. Sezgisel yöntem bunlardan birisidir. İnşaat yatırımları gibi faaliyet sayısı ve kaynak sayısı çok olan projelerin programlanmasında, sezgisel yöntemler kullanılmaktadır. Bu çalışmada 5 farklı konut sitesi projesi kısıtlı kaynak koşullarında 3 farklı öncelik kuralına göre programlanarak öncelik kurallarının performansları incelenmiş ve proje sürelerini minimum yapan öncelik kuralları belirlenmiştir. Buna göre 3 projede MRPL önceliği, 2 projede LFT önceliği proje süresini minimum yapmaktadır. MNSLCK önceliği ise hiçbir projede minimum süreyi vermemiştir
MESLEK YÜKSEKOKULLARINDA FOTOGRAMETRİ EĞİTİMİ
Haritacılık hizmetini veren mühendislerin eğitim gördüğü okullarımızın adı “ Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü”dür. Fotogrametri önemli ana bilim dallarından birini oluşturmaktadır. Haritacılık hizmetlerinin yerine getirilmesinde, Harita Mühendislerine yardımcı olan Harita Teknikerlerinin yetiştiği Meslek Yüksek okullarındaki Harita Kadastro Programlarında da, öğrencilerin bu konuda bilgi sahibi olmaları ve yetişmeleri için Fotogrametri dersi koyulmuştur. Fakat gerekli labaratuvar ve aletler olmadığı için, iki okul hariç, okullarımızın hiç birinde basit fotogrametrik uygulamalar dahi yapılamamaktadır
DİZEL MOTORLARINDA AZOT OKSİT (NOx) KONTROL YÖNTEMLERİ
İçten yanmalı motorlarda yanma odasındaki maksimum sıcaklık 1800 K’in üzerine çıktığında, havanın içindeki azot ve oksijen kimyasal olarak birleşerek, azot oksit (NOx) denilen, insan sağlığına ve çevreye zararlı bir gaz haline dönüşür. Dizel motorlarının hava fazlalığı ile çalışması, benzin motorlarına göre NOx oluşturma potansiyelini arttırır. Bu çalışmada dizel motorlarından kaynaklanan NOx emisyonlarının azaltılması ele alınarak, günümüz dizel motorlarında kullanılan NOx kontrol yöntemleri incelenmiştir
ÖRNEK HAZIRLAMA YÖNTEMİNİN KONİ BATMA LİKİT LİMİT DEĞERİNE ETKİSİ
Bu çalışmada, ASTM D 4318’de tarif edilen ıslak hazırlama ve ülkemizde uygulandığı şekliyle kuru hazırlama yöntemlerinin likit limit değerini hangi düzeyde etkilediği belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla, değişik bölgelerden alınmış 10 farklı doğal zemin numunesi üzerinde koni batma yöntemiyle likit limit deneyleri yapılmıştır. Yapılan deneyler sonucunda ıslak eleme yöntemiyle hazırlanan numunelerin likit limit değerlerinin kuru eleme yöntemiyle hazırlanan numunelerden % 1.2 – 14.9 arasında değişmek üzere daha büyük olduğu saptanmıştır