Selçuk-Teknik Dergisi (E-Journal - Selçuk Üniversiti)
Not a member yet
370 research outputs found
Sort by
UTILIZATION OF RED PİNE WOD RESIDUE IN THE MANUFACTURE OF THERMOPLASTIC BASED POLYMER COMPOSITES
Thermoplastic-based polymer composites combine thermoplastic materials like polystyrene (PS), polypropylene (PP), polyethylene (PE), polyvinyl chloride (PVC), etc. and filling/reinforcing material like glass fiber, wood fiber, agricultural based fiber, etc. In this study, the utilization of red pine wood flour in the production of thermoplastic-based composite as filling material was investigated. The effect of red pine wood waste loading on the mechanical properties of the manufactured composites was determined. High density polyethylene (HDPE) and polypropylene (PP) were used as thermoplastic polymer and the red pine sawdust were evaluated as filler. Composite samples were produced using combination of extrusion and compression molding methods. The mechanical properties (tensile, flexural and impact resistance) of the produced composites were determined in accordance with ASTM standards
KÖKBOYA İLE RENKLENDİRİLEN AĞAÇ MALZEMENİN YIKANMA PERFORMANSLARININ İNCELENMESİ
İnsan ve çevre sağlığına zarar veren tüm ürünlere alternatif zararsız ürünler geliştirme çalışmaları her alanda devam etmektedir. Uçucu organik bileşikler içeren boyar maddelere alternatif olarak da son zamanlarda doğal boyamacılığa olan ilgi tekrar canlanmıştır. Bu çalışmanın amacı ahşap ürünlerde kullanılmak üzere çevre ve insan sağlığına zararsız sentetik üst yüzey malzemelerine alternatif doğal ürünler geliştirmektir. Bu amaçla; sarıçam (Pinus sylvestris L.), doğu kayını (Fagus orientalis Lipsky), sapsız meşe (Quercus petraea spp) ve ceviz (Juglons regia L.) odunlarından elde edilen deney örnekleri kullanılmıştır. Boyar ekstrakt ise, kökboyası (Rubia tinctorium) bitkisinden ultrasonik metotla elde edilmiş, mordan olarak demir sülfat (Fe2(SO4)3.7H2O), alüminyum sülfat (KAl2(SO4)3.18H2O), bakır sülfat (CuSO2.5H2O), ve üzüm sirkesi (CH3COOH) kullanılmıştır. Elde edilen boyar maddeler belli oranlarda mordan maddeleri ile karıştırılarak ulrasonik ve klasik boyama metotlarıyla ağaç malzemeye uygulanmıştır. Kökboyası uygulanan örneklerde boyanın kalıcılığının belirlenmesi amacıyla pH (5, 7 ve 9), Sıcaklık (22 ve 40 °C) ve Çalkalanma hızı (10 ve 30 rpm) parametrelerinde yıkanma testlerine tabi tutulmuştur. Testler sonucunda genel olarak kökboya ile alüminyum sülfat karışımının tüm odun örneklerinde daha iyi bir tutunma sağladığı gözlenmiştir
TÜRKİYE MOBİLYA ENDÜSTRİSİ BÜYÜK ÖLÇEKLİ İŞLETMELERİNİN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Bu çalışmada, Türkiye mobilya endüstrisi büyük ölçekli işletmelerinin sorunları araştırılarak, çözümler önerilmiştir. Çalışma anketi açık uçlu ve likert tipi soruları içeren iki kısımdan oluşturulmuştur. Türkiye genelinde, 95 büyük ölçekli işletmeyle iletişim yapılarak 42 işletmeden anket cevapları alınmıştır. Sonuç olarak; mobilya endüstrisinin en önemli sorununun kalifiye eleman yetersizliği olduğu belirlenmiştir. Bunu; sırasıyla enerji, yasa ve yönetmeliklerdeki eksiklikler, hammadde, finansman yetersizliği ve tasarım sorunları izlemiştir. Sorunların; üniversiteler, meslek yüksekokulları, orta eğitim kurumları gibi devlet-sanayici-meslek odaları işbirliği ile çözülebileceği ortaya konulabilir.
EĞİTİM YAPILARINDA BEDENSEL ENGELLİLERE YÖNELİK
Toplumun büyük bir yüzdesini engellilerin oluşturması ve engelliliğin toplumlarda yarattığı etkilerin de ortaya çıkmasıyla, engelsiz hayat, erişebilirlik ve evrensel tasarım gibi kavramlar önem kazanmaya başlamıştır. Bu kavramların yaygınlaşmasıyla, toplumda engellilere karşı olan bakış açısının sorgulanma ihtiyacı doğmuştur. Engellilerin mekânsal erişim konusunda yaşadıkları sorunlar, sadece kanun ve proje gibi yaptırımlarla çözümlenebilecek bir durum değildir. Toplum ve hükümet tarafından kabul edilen engellilik tanımı, hak kavramı, ayrımcılığın temel nedenlerinin araştırılması kısacası sorunun temeline inmek, bu konuda doğru bir başlangıç noktası olacaktır. Bu çalışma, diğer engel gruplarına göre sayıca daha fazla olan bedensel (ortopedik) engellilerin, eğitim-öğrenim faaliyetlerine katılım durumlarını belirlemeyi, bu kişilerin eğitim yapılarından beklentilerini tespit etmeyi ve eğitim yapılarının bedensel engelliler açısından uygunluğuna ilişkin değerlendirmelerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Onların toplumda aktif bir rol almalarını sağlamak ve normal bir hayat sürmeleri için cesaretlerini arttırmak amacıyla bireysel hareket özgürlüklerini kolaylaştırmak, çalışmanın sosyal amaçları arasında yer almaktadır
SUKSİNİLLENMİŞ KAVAK LİFLERİNDEN ÜRETİLEN MDF LEVHALARININ BAZI FİZİKSEL VE MEKANİKSEL ÖZELLİKLERİ
Bu çalışmada yoğunluğu düşük olan Melez kavak (Populus euramerican I-214) liflerinden üretilen orta yoğunlukta lif levhaların (MDF) fiziksel ve mekaniksel özelliklerini iyileştirmek amaçlanmıştır. Bu amaçla lifler önce suksinik anhidritle muamele edildikten sonra tam kuru lif ağırlığına oranla %5 ve %8 fenol formaldehit (FF) ile tutkallanarak MDF levhaları üretmiştir. Kontrol ve suksinillenmiş liflerden üretilen levhalar üzerinde yoğunluk, eğilme direnci, çekme direnci, janka yüzey sertliği, 2 ile 24 saat su alma ve kalınlığına şişme deneyleri yürütülmüştür. %5 FF tutkal ilavesi ile suksinillenmiş liflerden üretilen levhaların eğilme direnci %11.7 ve çekme direnci ise %5.5 oranında kontrol örneklerine göre daha yüksek bulunmuştur. En düşük su alma ve kalınlığına şişme miktarı %8 FF ilavesiyle suksinillenmiş liflerden üretilmiş levhalarda tespit edilirken kontrol levhalarının janka yüzey sertlik değerleri daha yüksek belirlenmiştir
İLK MOBİLYA
İlk mobilyanın hangi nesneden, nerede ve ne zaman yapıldığı konusunda farklı görüşler vardır. İlk mobilyanın, insanların mağaralarda yaşamaya başladığı yontma taş devrinde (paleolitik çağ) taştan, kemikten ya da ağaçtan yontularak yapılmış olabileceği düşünülebilir. Fakat somut olarak elimizde bu döneme ait olan ve mobilya diyebileceğimiz bir kalıntı bulunmamaktadır. Literatürde birçok kaynakta, ağaçtan elde edilen ilk mobilya örneklerinin antik çağlarda Mısır’da yapıldığı belirtilmektedir. Ancak, yeni bazı kaynaklarda günümüze kadar gelen ilk mobilya örneklerinin Konya ili, Çumra ilçesindeki Çatalhöyük’te bulunduğu belirtilmiştir. Bu çalışmada, ilk mobilya örneklerinin hangi maddeden, nerede ve ne zaman yapıldığı konusunda ileri sürülen görüşler araştırılmıştır
MOBİLYALARDA UYGULANAN STANDARTLAR (EMNİYET, MUKAVEMET VE GÜVENLİK GEREKLERİ)
Yeryüzünde kıt olan iktisadi kaynakları optimum değerlendirme çabalarının bir ürünü olan standardizasyon, insanlık için bir lüks değil, bilakis “olmazsa olmaz” mutlak bir gereklilik olup, insanoğlu yaratıldığından beri belirli bir düzen tesis etme gayretinde olmuştur. Bu sürecin sonucu standard ve standardizasyon olgusu ortaya çıkmıştır.Standardlar üretici, tüketici ve ülke ekonomisine; zaman, sürdürülebilir kalite, mali avantajlar, rekabet, dış pazar, kayıplarda azalma, verimlilik ve psikolojik rahatlık gibi önemli üretim ve yaşam fonksiyonu avantajları sağlar. Bu bildiride mobilya sektöründe kullanılan standartlardan bahsedilecek ve özellikle döşemeli mobilyalarda (soft mobilya) uygulanan testler detaylı anlatılacaktır
MOBİLYA ÜRETİMİNDE KULLANILAN PANELLERDEN SALINAN FORMALDEHİT EMİSYONU VE İNSAN SAĞLIĞI ÜZERİNE ETKİLERİ
Panel mobilya üretiminde çoğunlukla yonga levha ve lif levha gibi ahşap esaslı levha ürünleri kullanılmaktadır. Bu levhalar genellikle üre formaldehit tutkalı kullanılarak üretilmektedir. Üre formaldehit ile üretilen panel ve mobilyaların neden olduğu emisyon özellikle kapalı ortamlarda insan sağlığı açısından ciddi riskler oluşturmaktadır. Formaldehit emisyonu, maruz kalınan konsantrasyona bağlı olarak deri, göz ve solunum yollarında ciddi alerjik reaksiyonlardan, kansere kadar varabilen hastalıklara neden olabilmektedir. Bu emisyonun insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması için ahşap esaslı levhalardan salınan emisyon miktarlarına belli sınırlamalar getirilmiş olup, son yıllarda birçok ülkede bu sınırlara uyulması yasal yaptırımlarla desteklenmeye başlanmıştır. Bu çalışmada mobilya üretiminde kullanılan ahşap esaslı levhalardan salınan formaldehit emisyonu ve insan sağlığı üzerine etkileri değerlendirilmiştir.
KASTAMONU ENTEGRE AĞAÇ SANAYİ VE TİCARET A.Ş’NİN AHŞAP ESASLI LEVHA ÜRETİMİNDE TÜRKİYE VE DÜNYA’DAKİ KONUMU
Türkiye’de ahşap esaslı levha sektörü, son on yıllık süreçte hızlı bir büyüme göstermiştir. 2014 yılı itibari ile Türkiye levha sektörü, Avrupa’da 4. ve Dünya genelinde ise 7. sıraya yükselmiştir. Bununla birlikte bölgesinde bulunan fırsatları da değerlendiren Türk firmaları, ülke dışında da yatırımlara devam ederek global marka olma yolunda ilerlemektedirler. Türkiye pazar payının %35 ini elinde bulunduran Kastamonu Entegre Ağaç Sanayi ve Ticaret A.Ş., 2013 yılında gerçekleştirdiği 1.18 milyar dolar ciro ile İstanbul Sanayii Odasının (İSO) 500 sıralamasında; 46. sırada yer almıştır.Bu çalışmada, Kastamonu Entegre A.Ş.’nin gelişimi, Türkiye ve Dünya levha sektöründeki durumu ile hedefleri ele alınmıştır
TÜRKİYE’DE YAPILAN KENTSEL DÖNÜŞÜM UYGULAMALARININ HARİTA-TAPU VE KADASTRO SEKTÖRÜ İÇİN ÖNEMİ
Kentler; üzerinde yaşayan toplumun özelliklerine, göç, sanayileşme, savaş, afet vb. etkenlere bağlı olarak değişip şekillenmektedir. Kentlerin bu şekillenmelerinin daha sağlıklı ve yaşam kalitesinin daha yüksek olması, planlama ve bu planın yaşama geçirilmesiyle gerçekleşir. Son dönemlerde kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında yapılan planlamalar da nitelikli şehirler oluşturulmasını hedeflemektedir. İnsanların yerleşik hayata geçmesi ile harita-tapu-kadastro sektörü de oluşmuştur. Tapu ve kadastro hizmetleri yanında kent planlaması ve şehirleşmenin düzenli bir şekilde yürütülebilmesi için bu sektöre büyük görevler düşmektedir. Bu sayede sektör bir taraftan hizmet üretirken diğer taraftan da kendisini yenileme ve mülkiyete ilişkin bilinen sorunları giderme şansı bulacaktır. Günümüzde, planlı kentleşmede etkin olarak önemli görevler üstlenen harita-tapu-kadastro sektörünün, kentsel dönüşüm uygulamalarında karşılaşılan sorunları ve başarılı bir dönüşüm için ne yapılması gerektiğini incelemek, bu çalışmanın içeriğini oluşturacaktır.Anahtar Kelimeler: Türkiye kadastrosu; kentsel dönüşüm uygulamaları; harita-tapu-kadastro sektörü.Cities are changing and shaping depend on the qualities of society, immigration, industrialisation, war, disaster etc. factors. Due to the planning and implementation of this plan is occured, these modellings of cities are healthier and higher of quality of life. Recently, the plans which have been done in the scope of the urban regeneration works have been aimed to establish qualified cities. Map-land registry and cadastre sector also occurred with the people lead to settled life. This sector has a great role on land registry and cadastre services as well as urban planning and urbanization to be carried out regularly. Thus, this sector will find a chance to overcome troubleshoot related produce service as well as refresh itself and issues of property. Nowadays, ın this study, the problems encountered in urban regeneration application for a successful conversion and examine what needs to be done by the sector of map, land registry and cadastre which plays an important role on planned urbanization will be investigated.Keywords: The cadastre of Turkey; applications of urban regeneration; map-land registry-cadastre sector.