Selçuk-Teknik Dergisi (E-Journal - Selçuk Üniversiti)
Not a member yet
370 research outputs found
Sort by
KRİYOJENİK İŞLEMİN SAE 4140 ÇELİĞİN MEKANİK ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİSİ
Bu çalışmada, kriyojenik soğutma işleminin SAE 4140 çeliğin mekanik özellikleri üzerine etkisi deneysel olarak incelenmiştir. Bu amaçla SAE 4140 çelik numunelere; ıslah işlemi, kriyojenik işlem ve menevişleme işlemi uygulanmıştır. Islah işlemi, kriyojenik işlem ve menevişleme işleminin SAE 4140’a etkilerini birbirinden bağımsız olarak inceleyebilmek için toplam beş varyant oluşturulmuştur. Numuneler 2°C/dk sabit hızla oda sıcaklığından -140°C’ye soğutulmuş ve bu sıcaklıkta 24 saat boyunca bekletilmiştir. Yapılan mikrosertlik incelemeleri ve çekme deneyi sonucunda, ıslah işlemi, kriyojenik işlem ve menevişleme işlemi uygulanmış olan numunelerde tokluğun arttığı gözlenmiştir. Ayrıca kriyojenik işlemin, mikrosertlik üzerinde de pozitif bir etkiye sahip olduğu görülmüştür.
PEM YAKIT HÜCRESİNİN KATOD TARAFI PERFORMANSININ GELİŞTİRİLMESİ
ÖzetBu çalışmada, PEM yakıt hücresinin katod tarafı yitriya stabilize edilmiş zirkonya (YSZ) ile kaplanmış ve PEM yakıt hücresinin performansı deneysel olarak incelenmiştir. 2 gr YSZ+10 mL methanolden oluşan bir karışım hazırlanmıştır. PEM yakıt hücresinin katod tarafı spin metodu ile YSZ kaplanmıştır. Kaplamadan sonra membran 24 saat kurumaya bırakılmıştır. Deneylerde, kaplama öncesi ve kaplama sonrası akım yoğunluğu, gerilim yoğunluğu ve güç yoğunluğu performansları tespit edilerek birbiri ile mukayese edilmiştir. PEM yakıt hücresinin katod tarafı YSZ ile kaplandığında, çalışma süresinin arttığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Yitriya stabilize edilmiş zirkonya (YSZ); Yakıt hücresi; Polimer Elektrolit Membran (PEM); Membran. IMPROVEMENT OF PERFORMANCE OF CATHODE SIDE OF PEM FUEL CELL AbstractIn this study, performance of PEM was experimentally investigated coating on the cathode side of the PEM fuel cell was accomplished with the spinning method by using yttria-stabilized zirconia (YSZ). A solution having 2 gr YSZ+10 mL methanol was prepared. Then the cathode side of PEM fuel cell was cladded with YSZ by using spinning method. After coating, the membrane was left out to dry for 24 hours. In the experimental study, current density, voltage density and power density performances before and after coating have been recorded and then are compared to each other. The cathode side of PEM fuel cells coated with YSZ, the run-time was found to be increased.Keywords: Yttria-stabilized zirconia (YSZ); Fuel cell; Polymer Electrolyte Membrane (PEM); Membrane
KONVANSİYONEL OFSET BASKI MAKİNESİNDE BİLGİSAYAR DESTEKLİ RENK KONTROLÜ
Bu çalışmada, konvansiyonel ofset baskı makinelerine mürekkep akışını kontrol eden bilgisayar destekli bir kontrol sistemi adapte ederek baskıda elde edilen renk yoğunluğu değerlerinin orijinal görüntüdeki renk yoğunluğu değerlerine uygunluğunun sağlanması amaçlanmıştır. Halen kullanılmakta olan mekanik ofset baskı makinelerinde renk yoğunluğu ayarı, operatör tarafından tahmini olarak elle yapılmaktadır. Çalışma kapsamında, baskısı yapılacak film, tarayıcı ile taranmakta, taramadan elde edilen RGB modundaki renk oranları CMYK moduna dönüştürülmektedir. Mürekkep besleme vanalarının açıklıklarını belirlemek üzere CMYK modundaki her renk bileşeni için renk yoğunluklarının baskı yönüne dik olarak belirlenen görüntü dilimlerindeki ortalama değerleri hesaplanmaktadır. Görüntüdeki dilimlerin konumu ve genişliği görüntü genişliği boyunca dizilmiş olan mürekkep ayar vanalarının konumuna bağlı olarak belirlenmektedir. Her CMYK renginin basımında baskı mürekkebi beslemesi yapan valfların açıklığı, karşı gelen görüntü dilimindeki ortalama renk yoğunluğu değerini sağlayacak şekilde mikrodenetleyici kontrollü step motorlar tarafından sağlanmaktadır. Geliştirilen bilgisayar destekli kontrol düzeni 1985 model Man Roland 200 markalı 52x74 tipindeki mekanik ofset baskı makinesine uygulanmış elde edilen baskılardaki renk yoğunluğu değerleri orijinal filmlerdeki renk yoğunluğu değerleri ile karşılaştırıldığında uygulanan bilgisayar destekli baskı mürekkebi kontrol düzeninin manüel kontrole göre daha iyi renk yoğunluğu sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Geliştirilen sistem ile ofset baskıda mürekkep ve kağıt israfı ile zaman kaybı önlenmekte, baskı kalitesi artmaktadır.COMPUTER AIDED INK CONTROL IN A CONVENTİONAL OFFSET PRINTING MACHINEAbstractThis study aims, adaptation of a computer aided controlled ink flow scheme to conventional offset printing systems in order to obtain better color density on the prints which match to the color density on the original image. In conventional offset printing systems, color density of the print is controlled manually by adjusting the angular position of the main screw of the ink release valves. Master copy to be reproduced is digitized by using a scanner. Digitized image of the master copy in RGB mode is transferred into CMYK mode. Variation of color density in the digitized image along the axis normal to the printing direction is determined by using developed computer software. In order to control color density, printing ink flow control is realized by microcontroller control of the step motors which drive the ink release valves. By using developed computer program the image is divided into slices lying along the axis normal to the printing direction. Mean color density of the slices is computed for each color component of the CMYK image. Developed control scheme is implemented on 1985 model Man Roland 200 brand 52x74 type offset printing system. Sample printing runs has been carried by using manual control and computer aided control schemes for ink flow. Color densities values measured on the printed images of both control schemes, with the corresponding values on the original copy show that color density values obtained by using the presented computer aided ink flow control system is better than the color densities obtained through manually adjusted ink control system.Keywords: Offset printing; ink flow control; automation; software
YIĞMA BİR OKUL BİNASININ DEPREM PERFORMANS ANALİZİ
Türkiye’de yığma binalar, yerleşim yerlerindeki yapıların önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Yönetmeliklere göre inşa edilmeyen yığma yapıların olası bir depremde hasar görmesi kaçınılmazdır. 2007 yılında yürürlüğe giren Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik kapsamında yapıların güçlendirilmesine karar vermek için performans değerlendirilmesi yapmak gerekmektedir. Bu makalede 1. Derece deprem bölgesinde yer alan, Sivas’ın Suşehri ilçesinde, yığma yapı olarak inşa edilmiş Aşağısarıca İlköğretim Okulu’nun, 2007 Deprem Yönetmeliği esaslarına göre hem analitik yöntem ile hem de StatiCAD-Yığma paket programı ile performans analizi yapılmıştır. Program ile analitik yöntem sonuçları karşılaştırılmış ve her iki yöntem ile elde edilen sonuçlarda bina göçme sınırında bulunmuştur
ANOT TARAFI ELEKTROSPİN METODU İLE YSZ+SDC+NaCaNiBO İLE KAPLANMIŞ PEM YAKIT HÜCRESİNİN PERFORMANSININ DENEYSEL OLARAK İNCELENMESİ
Bu çalışmada, PEM yakıt hücresinin anot tarafı elektrospin yöntemi ile YSZ+SDC+NaCaNiBO ile kaplanmış ve PEM yakıt hücresinin performansı deneysel olarak incelenmiştir. 0,1 gr YSZ; 0,1 gr SDC ; 0,1gr NaCaNiBO; 10 mL methanol ile bir solüsyon hazırlanmıştır. Bu solüsyondan alınarak elektrospin şırıngasına konulmuş ve elektrospin metodu ile PEM yakıt hücresinin hidrojen tarafı kaplanmıştır. Elektrospin yönteminde 15kV güç kullanılmıştır. Kaplama sonrası membranın kuruması için 24 saat bekletilmiştir. Deneylerde, kaplama öncesi ve kaplama sonrası akım yoğunluğu, gerilim yoğunluğu ve güç yoğunluğu performansları kaydedilmiş ve birbiri ile mukayese edilmiştir. PEM yakıt hücresi YSZ+SDC+NaCaNiBO ile kaplandığında, çalışma süresinde artış olduğu tespit edilmiştir
AĞAÇ İŞLERİ SEKTÖRÜNDE KİTOSANIN ODUN KORUMA MADDESİ OLARAK KULLANILMASI
Kitosan, doğada selülozdan sonra en çok bulunan amino polisakkarit olan kitinin deasetilasyonu sonucu elde edilmektedir. Günümüzde kitosan su arıtımında, kozmetikte, medikal alan gibi sektörlerde önemli kullanım alanı bulmuştur. Kitosanın çeşitli alanlarda değerlendirilmesiyle hem ekonomik açıdan kazanç hem de çevre açısından oldukça büyük yarar sağlanmaktadır. Kitosan polikatyonik yapısı sayesinde antibakteriyel, antifungal etkilere sahip olmakla beraber gerek insan sağlığına gerekse de doğaya hiçbir zararı yoktur. Kitosanın bu özelliklerini insanla iç içe olan ahşap malzemelerin korunması yönünde araştırmalar yapılmaktadır. Literatürde kitosan hem molekül ağırlığına göre hem de metalli kitosan bileşikleri sentezlenerek odun üzerinde koruyucu etkisi araştırılmıştır. Sonuç olarak bugüne kadar yapılan çalışmalar incelenerek eksik ve geliştirilmesi gereken yönleri tespit edilip irdelenmiştir.
DEPREM ETKİSİNDE ZEMİN PARAMETRESİ VE TAŞIMA GÜCÜ DEĞİŞİMLERİNİN İNCELENMESİ
Kaynaşlı (Düzce), Kuzey Anadolu Fay zonunun önemli segmentlerinden Mudurnu civarında 2 kola ayrılan Düzce fayının Kuzey segmenti zonunda yer alan, birinci derece deprem bölgesi niteliklerine sahip bir Pliyo-Kuvaterner çökelme alanıdır. Arazide Standart Penetrasyon Testi (SPT) çalışması yapılmış, laboratuvar deneyleri ile zemin örneklerinin fiziksel-mekanik özellikleri belirlenmiştir. Çalışma alanının deprem etkisinde geoteknik parametrelerinin ve buna bağlı zemin taşıma gücü değerlerinin değişimi araştırılmıştır. Ayrıca deprem etkisinde zemin parametrelerinin değişeceği düşüncesiyle, zeminin içsel sürtünme açısından yola çıkılarak yapıların tasarımına teşkil edecek taşıma gücü parametreleri incelenmiştir
FIDIC İNŞAAT İŞLERİ GENEL ŞARTNAMESİ’NDE SORUMLULUK VE RİSK DAĞILIMININ PROJE MALİYETİNE ETKİSİ
Günümüzde inşaat sözleşmeleri, nitelikli bir yapım projesinin toplam maliyetlerini yönlendirmekte ve taraflar arasındaki tüm ilişkileri etkilemektedir. Risklerin değerlendirilme yöntemi ise nihai maliyeti doğrudan etkilemektedir. Bu çalışmada uluslararası inşaat projelerinin uygulanmasında, genel bir yaygınlıkta kullanılan FIDIC İnşaat İşleri Genel Şartnamesi’ndeki sorumluluk ve risklerin işveren, mühendis ve yüklenici arasındaki dağılımı araştırılmıştır. Teklif ve ihale bedellerini, dolayısıyla yapının maliyetini doğrudan etkileyen bu sorumluluk ve risklerin, hangi konularda ve işveren, mühendis ile yüklenicinin hangisinin üzerinde yoğunlaştığı, bu yoğunlaşmanın hangi hususlar olduğu farklı yüklenici firmalara uygulanan bir anket yardımıyla incelenmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, FIDIC tip şartnamesinde yüklenicinin en büyük oranda risk altına girdiği ve risk değerlendirmelerinin, işveren ile yüklenici arasındaki güven yada güvensizliğin bir fonksiyonu olduğu görülmüştür
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ KOŞULLARINDA LED RENKLERİNİN AYDINLATMADA GÜNEŞ ENERJİSİ GÜÇ PERFORMANSINA ETKİSİNİN İNCELENMESİ
Bu çalışmada, iç mekan aydınlatmalarında kullanılan, farklı renklerdeki ledlerin güç ihtiyaçları ve ışık şiddetleri incelenmiştir. Bu araştırma için Selçuk Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Makine Mühendisliği Bölüm Başkanlığı koridoru seçilmiştir. Seçilen koridor için şerit ledler kullanılmış ve aydınlatma performansı incelenmiş. Aydınlatmada gerekli olan güç, güneş panellerinden sağlanmış ve gerekli güç miktarı, mavi ledlerde 3332 W kırmızı ledlerde 2736 W, yeşil ledlerde 1008 W ve beyaz ledlerde 600 W olduğu tespit edilmiştir. En fazla güç ihtiyacı mavi renkli şerit ledlerde, en az güç ihtiyacı ise beyaz renkli şerit ledlerde oluşmuştur. Elektrik enerjisinin, güneş panellerinden elde edildiğinde, aydınlatmada beyaz led uygulamaları için daha az güneş paneli sayısına ihtiyaç duyulacağı bu çalışma ile tespit edilmişti
DUVAR RENGİNİN AYDINLATMADA GÜÇ PERFORMANSINA ETKİSİNİN İNCELENMESİ ve ÖRNEK BİR UYGULAMA
Bu çalışmada, duvar renginin aydınlatmada güç performansına etkisi incelenmiştir. Aydınlatma LED (Ligth Emitted Diode)’lerle sağlanmıştır ve LED rengi beyaz seçilmiştir. LED’lerin enerji ihtiyacı güneş panelleri aracılığıyla güneşten elde edilmiştir. Dört ayrı duvar rengi için aydınlatma performansı incelenerek güneş panelinin gücü belirlenmiştir. En fazla enerji ihtiyacı koyu gri tavan, koyu yeşil duvar renginde oluşmuştur. Koyu yüzeylerde ışığın az yansımasından dolayı seçilen aydınlatma şiddetini sağlamak için daha fazla enerji ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Beyaz yüzeylerin ve yansıtma katsayısı aynı olan temiz badanalı yüzeylerin kullanılmasında en az enerji gerektiği görülmüştür. Aylık güneşlenme sürelerine göre, yaz aylarında panel ihtiyacı azaldığı, kış aylarında arttığı görülmüştür. En az enerji ihtiyacı temmuz ayında, en fazla enerji ihtiyacı ise aralık-ocak aylarında oluştuğu tespit edilmiştir