Selçuk-Teknik Dergisi (E-Journal - Selçuk Üniversiti)
Not a member yet
370 research outputs found
Sort by
TÜRKİYE’DE YAT İÇMEKAN TASARIMININ MALZEME SEÇİMİNE ETKİLERİ
Bu çalışmada, Türkiye’de inşa edilmiş üç farklı yatın tasarımı ile kullanılan malzemeleri arsındaki ilişkisi incelenmiştir. Türkiye, son yıllarda 24m üzeri yat inşasında (toplam boya göre) dünyada ilk sıralardadır. Yatlar genellikle ihraç edilerek döviz girdisi sağlanmaktadır. Bu girdiler, işçilik ve malzeme temelinde değerlendirilmelidir. Çünkü inşa maliyetinin %40’ını işçilik, %60’ını malzeme oluşturmaktadır. Yat sektörü, Türkiye’de, işçilik bakımından Batı Ülkeleri’nden görece ucuz fakat dünya kalitesinde hizmet sunarken katma değeri yüksek ürünlerin kullanımında ithal ağırlıklı bir faaliyet sergilemektedir. İthal ürün yoğunluklu üretim, sektör için bir tehdit unsuru olarak görülmelidir. Üretimi şekillendiren süreçlerin en önemli aşaması olan tasarım faaliyetinin bu tehdidi ortadan kaldırabilme potansiyeli vardır. Çünkü malzeme seçimi ve ürün detaylarının belirlenmesi bu aşamada gerçekleşir. Bu tehdide yönelik farkındalık oluşturma amacıyla, incelenen yatlarda kullanılan malzemeler, Tablo 1’deki 23 maddede ithal ve yerli ayrımıyla ortaya konularak önerilerde bulunulmuştur
YONGALEVHA ÜRETİMİNDE KONTRPLAK ATIKLARININ KULLANILMASI
Bu çalışmada çam kontrplak atıklarından üretilen yongalevhaların bazı teknolojik özelliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla çam kontrplak atıklarından ve çam odunundan elde edilen yongalar farklı oranlarda (%25, %50, %75, %100) karıştırılarak yongalevhalar üretilmiştir. Üretilen yongalevhaların mekanik özelliklerinden EN 319’ a göre yüzeye dik çekme direnci, EN 310’ a göre eğilme direnci; fiziksel özelliklerinden EN 323’ e göre yoğunluk, EN 322’ ye göre denge rutubet miktarı ve EN 317’ ye göre kalınlığına şişme ve su alma değerleri belirlenmiştir.Sonuç olarak; üretilen yongalevhaların eğilme direnci ve yapışma direnci değerleri tüm gruplar için EN’nin ilgili standartlarında genel kullanım amaçlı yongalevhalar için öngörülen değerleri karşılamıştır
MOBİLYA ÜRETİMİNDE KULLANILAN TİCARİ MDF LEVHALARIN ÖZELLİKLERİ
Bu çalışmada mobilya üretiminde kullanılan yüksek yoğunluklu orta sert lif levhaların (MDF) fiziksel ve mekanik özellikleri belirlenmiştir. Ticari olarak piyasada bulunan dört farklı markaya ait 8mm, 12mm, 16mm ve 18mm kalınlıklarda mdf levhalar kullanılmıştır. Numune olarak kullanılan ticari levhaların fiziksel ve mekanik özellikleri TS EN standartlarına göre belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; fiziksel özelliklerden levha rutubeti ve yoğunlukları standartlara uygun olduğu görülmüştür. Ancak su alma ve kalınlığına şişme özelliklerinin değişkenlik gösterdiği ve bazı levhalarda standartlarda istenilen değerlerin dışında olduğu belirlenmiştir. Eğilme dirençleri 8mm, 12 mm, 16 mm ve 18 mm kalınlıklı levhalarda sırasıyla ortalama 48,31-38,86 N/mm2, 42,28-35,39 N/mm2, 37,79-29,09 N/mm2 ve 38,84-28,45 N/mm2 değerler aralıklarında olduğu belirlenmiştir. Yüzeye dik çekme direnci değerleri ise standartlarda istenilen 0,65 N/mm2 den daha büyük bulunmuştur. Dolayısıyla farklı markalar ve farklı kalınlıklar için mekanik özelliklerin standart değerleri karşıladığı görülmüştür.
EV MOBİLYALARI ÜRETEN FABRİKALAR İÇİN LABORATUVAR PLANLAMASI
Mobilya üretiminde her geçen gün artan müşteri istekleri firmaların daha kaliteli mobilya üretimini teşvik etmektedir. Buna göre üretilen mobilyaların sağlam, dayanıklı, kullanışlı mobilyalar olması gerektiğini bütün dünya kabul etmiştir. Ancak kalite sadece sağlamlık bakımından değer görmeyip estetiklik, ergonomiklik ve yerine göre kullanışlılık vb. unsurlardan oluşmaktadır. Ülkemizde Türk Standartları Enstitüsü, her sektörden üretilen ürünler için belirli bazı testlere tabi tutulmak üzere standartlar oluşturmuştur.Yapılan çalışmada amaç, ev mobilyaları üretimi yapan ve laboratuvar kurmayı planlayan firmalara örnek model oluşturmaktır. Çalışma kapsamında; mobilya test cihazları ve testler tanıtılarak, ürün gruplarına göre kutu tipi – iskelet tipi – döşemeli tip vb. ev mobilyaları için laboratuvar planlaması yapılmıştır. Bunun için TS EN/ISO/IEC 17025 standardı referans alınmıştır.
OFİS VE BİLGİSAYARLA ÇALIŞMA KOŞULLARININ ERGONOMİK ANALİZİ (DÜZCE ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK PERSONEL ÖRNEĞİ)
Yapılan bu çalışma ile Düzce Üniversitesi (DÜ) Merkez Kampüsünde çalışan akademik personelin ofislerde ve bilgisayarla çalışma koşullarında karşılaştıkları olumsuz durumların tespit edilmesi amaçlanmıştır.Araştırma evrenini DÜ Merkez Kampüsünde çalışan akademik personel oluşturmaktadır. Çalışma yapıldığı 2011-2012 Güz Döneminde merkez kampüste 11 farklı birimde toplam 327 akademik personel çalışmaktadır. Çalışma kapsamında akademik personelin tümüne ulaşılması hedeflenmiş ve tüm akademik personele çalışma anketi ulaştırılmıştır. Çalışmada kullanılacak anket formu hazırlanırken konu ile ilgili daha önce hazırlanan çalışmalardan yararlanılmıştır. Hazırlanan anket formu 25 farklı soru toplam 37 yargıdan oluşturulmuştur. Çalışma kapsamında 111 akademik personelden anketler geri alınabilmiştir. Anketlerin geri dönüş oranı %33,9’dur. Elde edilen anket formları daha sonra SPSS paket programı yardımıyla istatistiksel olarak değerlendirilmiştir.Katılımcıların yaş ortalaması 34,31 olarak hesaplanmıştır. Katılımcıların %80,2’si erkektir. Akademik personel olarak çalışan katılımcılar günde ortalama 3,23 saat bilgisayar kullanmaktadırlar. Katılımcıların son üç ay içinde boyun, sırt, omuzlar, kollar, dirsekler, önkollar, el bilekleri ve/veya ellerinde ağrı, acı, yanma, sertlik, uyuşma ve/veya karıncalanma rahatsızlığı nedeniyle %14,4 oranında 1 kez; %9 oranında 2-4 kez; %1,8 oranında 5-10 kez doktora başvurduğu, %74,8 oranında da görev süreleri esnasında bilgisayardan kaynaklanan ciddi bir rahatsızlık geçirmediği tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda katılımcıların çalışma ortamlarında çalışanları rahatsız edecek olumsuz durumların görülmediği belirlenmiştir.
TÜRKİYE MOBİLYA SEKTÖRÜNÜN AVRUPA BİRLİĞİ SÜRECİNDE DIŞ TİCARET DURUMUNUN KÜMELEME ANALİZİ İLE İNCELENMESİ
Türkiye mobilya sektörü son yıllarda hızlı bir büyüme göstermektedir. Sektörün 2023 yılı için öngörülen hedefiDünya’da ilk 10, Avrupa da ise ilk 5 de yer almaktır. Bu bakımdan mobilya sektörünün dış ticaret durumunun analizi önemlidir. Bu çalışmada, Türkiye mobilya sektörünün Avrupa Birliği üyeleri içindeki durumunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Avrupa Birliği üyesi 28 ülke ve Türkiye’nin 2004-2013 yılları arasındaki 10 yıllık süreç için mobilya ithalat ve ihracat değerleri aşamalı kümeleme analizine tabi tutulmuştur.Sonuç olarak, ihracat ve ithalat hacmi bakımından Türkiye’nin orta sıralarda yer aldığı belirlenmiştir. Almanya ve İtalya ihracat bakımından en yüksek değere sahip olup aynı grupta yer alırken en yüksek ithalat değeri ile Almanya tek başına bir grupta yer almıştır
ATIK ÇAY EKSTRAKT BOYASININ VERNİKLE AHŞAPTA KULLANIMI VE DİNAMİK (ŞOK) EĞİLME DİRENCİ ÜZERİNE ETKİSİ
Doğal boyar madde; dünyada ve Türkiye de birinci sırada meşrubat olarak tüketilen çayın, işlenme sırasında meydana gelen atıklarından ISO 1574/TS 1563 standartlarına göre ekstrakt olarak elde edilmiştir. Bu maksatla, sarıçam (Pinus silvestris L.), kayın (Fagusorientalis L.)odunu yüzeylerine, üst yüzey malzemesi olarak geliştirilen çay boyası ve su çözücülü vernik uygulanmıştır. Dinamik eğilme (şok) direncinde meydana gelen değişim değerleri hesaplanmıştır. Deney sonuçlarına göre; en yüksek dinamik eğilme direnci değeri su çözücülü vernikte (0.46 kgm/cm2) sarıçam odunu uygulamasında elde edilirken, en az dinamik eğilme direnci değişim değeri (0.32kgm/cm2) su bazlı vernik sarıçam odunu uygulamasında gerçekleşmiştir. Atık çay ekstraktlarından geliştirilen boya, mobilya endüstrisi üst yüzey işlemlerinde kullanılabilecek estetik görünüme sahiptir
ÖRNEK BİR İŞLETMEDE GERÇEKLEŞTİRİLEN KALİTE KONTROL UYGULAMALARI
Kalite ve ona bağlı kavramları teorik yapıdan sıyırıp saha uygulamasına aktarma doğrultusunda yapılan çalışmalarda kalite kontrol kavramı ön plana çıkmaktadır. Kalite kontrol; belirlenen şartlara uygun olarak üretim gerçekleştirmek için hataları saptamak ve trendleri görmek amacıyla yürütülen eylemler ile bu eylemlerde kullanılan teknikler ve araçlar olarak ifade edilmektedir. Yapılan bu çalışmada; örnek bir işletmenin kalite kontrol kavramına bakış açısı ve saha uygulamasında gösterdiği gelişim sürecinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaçla, kalite kontrol kavramı bir süreç yapısı içerisinde ele alınan giriş, proses ve son kontrol faaliyetleri temeli üzerine kurgulanmıştır. Çalışmada, teknik ve dokümantasyon altyapı çalışmaları yanı sıra verilen iç eğitimleri de kapsayan sürekli iyileştirme faaliyetleri gerçekleştirilmiştir. Bu faaliyetler sayesinde 3. şahısların denetimi temelli kurulan yapıdan hedef olarak belirlenen ve ideal düzey olan otokontrol seviyesine yaklaşılmıştır.
MOBİLYA SEKTÖRÜNDE ÇALIŞANLARIN İŞ GÜVENLİĞİ ALGILARI VE İŞ DOYUMU DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ
Teknolojik gelişmelere bağlı olarak sanayileşmenin hızla artması beraberinde, çalışanların ve işverenlerin iş güvenliğine daha fazla önem vermesini gerekli kılmaktadır. Çalışanların sahip oldukları işi sevmeleri ve işten duydukları memnuniyetin artması dolaylı olarak iş güvenliğine verdikleri önemin artmasına neden olmaktadır. Çünkü çalışanlar zamanlarının büyük bir kısmını işyerlerinde geçirmekte ve imkânlarından faydalanmaktadırlar. Bu nedenle orman ürünleri sanayi sektöründe büyük bir istihdam payına sahip olan mobilya sektörü çalışma kapsamında ele alınmıştır. Mobilya sektöründe çalışanların iş güvenliği algıları ve iş doyumları hazırlanan bir anket çalışmasıyla ortaya konulmaya çalışılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda iş güvenliği algısı ve iş doyumu faktörlerinin bazı demografik özelliklere göre farklılık gösterip göstermediği ve iş doyumu düzeyleri ile iş güvenliği algısı arasında bir ilişki olup olmadığı araştırılmıştır.
ENKESİT AHŞAP MALZEMELER VE KULLANIM ALANLARI
İnsanlar yaşadıkları mekanlarda donatı elemanlarının biçim, renk ve doku gibi özelliklerini kullanarak çeşitli düzenlemelerle yaşam tarzlarını ifade etmektedirler. Bunun için en uygun yapı donatı elemanları kapı, pencere, dolap ve kaplamalardır (duvar, tavan ve taban). Kaplama malzemesi olarak lamine parke, laminat parke, masif rabıta ve parkeler farklı odun türlerinden üretilmekte ve kullanılmaktadır. Oysa, daha küçük boyutlu ve düşük nitelikli ahşaptan üretilebilen enkesit döşeme malzemesi hem iç hem de dış mekanlarda kullanılabilmektedir. Enkesit döşeme malzemesi kullanımı ülkemizde henüz olmayan ancak yurt dışında yaygın olarak kullanım imkanı bulan bir malzemedir. Bu çalışmada, geleneksel masif parkelere göre daha düşük kalitede odunlardan farklı şekil ve boyutlarda üretilebilen, farklı şekillerde döşeme imkanı sunan enkesit malzemelerin üretim prensipleri, özellikleri ve kullanım alanları verilecektir