Üsküdar University Academic Digital Archive
Not a member yet
    7325 research outputs found

    Approaches of managers in the field of healthcare to digitalization and innovation processes in terms of change management: An example of a public hospital

    No full text
    Bu çalışma, sağlık alanındaki yöneticilerin dijitalleşme ve inovasyon süreçlerine yönelik yaklaşımlarını ve değişim yönetimlerini derinlemesine incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, bir kamu hastanesi örneği üzerinden gerçekleştirilmiş olup, sağlık yöneticilerinin dijitalleşme ve inovasyon süreçlerine yaklaşımları, karşılaştıkları zorluklar ve izledikleri stratejiler ele alınmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılarak, yöneticilerle yüz yüze derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen görüşme verileri, MAXQDA 24 programı kullanılarak içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Elde edilen bulgular, sağlık yöneticilerinin dijitalleşme ve inovasyon süreçlerinin getirdiği yenilikleri olumlu bir şekilde değerlendirdiklerini ancak teknik altyapı sorunları, personelin dijital okuryazarlık düzeyindeki eksiklikler ve değişime karşı gösterilen direnç gibi önemli engellerle karşılaştıklarını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, sağlık yöneticilerinin dijitalleşme ve inovasyon süreçlerini daha etkili bir şekilde yönetebilmeleri için değişim yönetimi becerilerinin geliştirilmesi, stratejik yaklaşımlar benimsemeleri ve çalışanların dijital okuryazarlık düzeylerinin artırılması gerekmektedi

    A neuroscientific perspective on the contribution of artificial intelligence to employee performance and business outcomes in the workplace

    No full text
    Bu araştırmanın amacı, yapay zekâ (YZ) ile nörobilim arasındaki ilişkiyi teorik temelde ele alarak, YZ'nin iş hayatındaki kullanım düzeyini, çalışanların bu teknolojilere olan yatkınlıklarını, YZ'nin performans ve kaygı düzeylerine etkisini incelemek ve kurumlarda YZ entegrasyonunun çalışanlar üzerindeki nörobilimsel etkilerine dair kaynak oluşturmaktır. Veri toplama aracı olarak; Yapay Zeka Algısı Ölçeği, Çalışan Performansı Ölçeği ve Yapay Zekâ Kaygısı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma, çoklu sektör ve il kapsamında gerçekleştirilen nicel bir araştırmadır. Araştırma kapsamında elde edilen bulgular, katılımcıların cinsiyet, yaş, medeni durumu, öğrenim düzeyi, mesleki deneyim süresi, kurum türü, kurum büyüklüğü, çalışma biçimi ve faaliyet alanı gibi demografik özelliklerine göre yapay zekâ algıları ve çalışan performans düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığını ortaya koymuştur. Ancak yapay zekâ kaygısı açısından yalnızca öğrenim düzeyine göre anlamlı bir farklılık tespit edilmiş; lisans ve lisansüstü düzeydeki bireyler arasında kaygı düzeyleri bakımından istatistiksel fark gözlemlenmiştir. Yapay zekâ algısı ile çalışan performansı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş, YZ algısı düşük olan bireylerin performans düzeylerinin daha düşük olduğu saptanmıştır. Ayrıca, yapay zekâ algısı ile kaygı düzeyi arasında da anlamlı bir ilişki belirlenmiş, YZ algısı düşük olan bireylerin orta ve yüksek algıya sahip olanlarla farklılaştığı görülmüştür. Son olarak, sosyal ve aile çevresinde yapay zekâya yönelik farkındalık ve kullanım düzeyinin, bireylerin iş yaşamındaki yapay zekâ algılarını etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Nörobilimsel açıdan, belirsizliğe karşı gelişen psikolojik tepkilerin YZ'ye yönelik algı ve kaygıları şekillendirdiği sonucuna varılmıştır

    Classification of human hand movements with deep learning

    No full text
    Bu çalışmada, insan el hareketlerinin sınıflandırılması amacıyla yüzeyel elektromiyografi (sEMG) ve eldiven sensör verileri kullanılarak derin öğrenme tabanlı üç farklı model karşılaştırılmıştır: CNN-LSTM, CNN-ResNet ve Transformer. NinaPro DB1 veri kümesinden elde edilen sinyaller segmentasyon, normalizasyon ve filtreleme adımlarından geçirilmiştir. Ardından her model eğitim ve test aşamasında sınıflandırma performansları açısından değerlendirilmiştir. Değerlendirme metrikleri olarak doğruluk, F1 skoru, karışıklık matrisi ve ROC eğrileri kullanılmıştır. ROC eğrileri hem mikro ortalama hem de seçilen sınıflar özelinde incelenmiş, tüm modellerde AUC değerlerinin yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Sonuçlar, CNN-ResNet modelinin doğruluk ve F1 skoru açısından en iyi performansı gösterdiğini ortaya koymuştur. CNN-LSTM modeli zamansal bağımlılıkları başarıyla yakalarken Transformer modeli karmaşık yapısıyla dikkat çekmiş, ancak sınırlı veri miktarı nedeniyle görece düşük performans sergilemiştir. Bu bulgular, sEMG ve eldiven verilerinin doğru işlenmesi ve uygun model seçimiyle el hareketlerinin yüksek doğrulukla sınıflandırılabileceğini göstermektedir. Elde edilen sonuçların robotik biyonik protez kontrolü, rehabilitasyon sistemleri ve insan-makine arayüzleri (HMI) gibi alanlarda uygulanabilirliği yüksekti

    A Sufi Bureaucrat’s Reflection: The Late Ottoman Concept of Terakkî (Progress) in Aşçı Dede’s [1828-1906] Memoirs

    No full text
    This article examines the notion of terakkî (progress) within the 19th-century Ottoman context, focusing on the role of Sufi perspectives in ongoing debates about modernization. While Sufi orders were often viewed as obstacles to progress, labeled as elements fostering stagnation, this study challenges that perception by analyzing Aşçı Dede’s memoirs—a unique self-narrative account from the Tanzimat period. Aşçı Dede (d. 1906), a prominent Sufi figure involved in both bureaucratic and spiritual realms, presents an alternative view of progress that blends spiritual and societal development. By scrutinizing his reflections on Japan’s modernization as a model for the Ottoman Empire, the article argues that Sufi orders actively engaged with reform discourses, contributing a nuanced vision of progress that emphasized both material and spiritual dimensions. This re-evaluation highlights the multifaceted role of Sufi officials in the Ottoman modernization process, bridging the gap between tradition and reform. It offers a new perspective on the interplay between spirituality and bureaucracy, underscoring the significant yet underexplored contributions of Sufi bureaucrats to the intellectual and reformist landscape of the late Ottoman period.https://dergipark.org.tr/tr/pub/osmed/issue/87591/156175

    The relationship between professional quality of life and job stress in nurses providing care for oncology patients

    No full text
    Bu araştırma onkoloji hastalarına bakım veren hemşirelerin profesyonel yaşam kalitesi ve iş stresi arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı tipte ve kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırmada veriler, 2024 yılı Mart- Nisan ayları arasında toplanmıştır. Araştırmanın örneklemi 140 hemşireden oluşmaktadır. Veriler, Kişisel Bilgi Formu, Çalışanlar için Yaşam Kalitesi Ölçeği (ÇYKÖ) ve Genel İş Stresi Ölçeği (GİSÖ) kullanılarak toplanmıştır. Analizler SPSS (IBM SPSS Statistics 27) adlı paket programı kullanılarak yapılmıştır. ÇYKÖ ve GİSÖ puan ortalamalarının karşılaştırılmasında bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü ANOVA testi kullanılmıştır. Nicel değişkenler arasındaki ilişki Pearson korelasyon Analizi ve Regresyon Analizi ile değerlendirilmiştir. ÇYKÖ- merhamet memnuniyeti puanı ortalama düzeyin altında, Tükenmişlik ortalama düzeyde, merhamet yorgunluğu ortalama düzeyde, GİSÖ puanı ortalama düzeyde bulunmuştur. Hemşirelerin GİSÖ ile Merhamet memnuniyeti alt ölçeği arasında negatif, Tükenmişlik ve Merhamet yorgunluğu alt ölçekleri ile pozitif yönde orta derecede anlamlı bir ilişki vardır (p<0,001). Hemşirelerde GİSÖ 'nün ÇYKÖ'ye etkisi, Merhamet Memnuniyeti, Tükenmişlik ve Merhamet Yorgunluğu alt boyutlarıyla incelendi ve oluşturulan regresyon modelleri anlamlı bulundu (p<0,001). GİSÖ, Merhamet memnuniyetinin %31,3'ünü, tükenmişlik düzeyinin %42,8'ini ve merhamet yorgunluğunun %23,5'ini açıkladığı belirlendi

    The effect of video content training applied to mothers with children between 3-36 months on their knowledge and aware-ness levels about asd: Randomized controlled study

    No full text
    Bu çalışma video içerikli öğretimin, 3-36 ay arası çocuğu olan annelerin otizm bilgi ve farkındalık düzeyine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Randomize kontrollü, ön test-son test deneysel tipteki bu çalışma Mersin' de bir Aile Sağlığı Merkezinde gerçekleştirilmiş ve örnekleme 3-36 ay arası çocuğu olan 94 çalışma 94 kontrol olmak üzere 188 anne alınmıştır. Veriler; Tanımlayıcı Bilgi Formu (TBF), Otizm Genel Bilgiler Formu (OGBF), Okul Öncesi Çocukların Annelerinin Otizm Farkındalığı Ölçeği (AOFÖ) kullanılarak toplanmıştır. Annelerin çalışma ve kontrol grubuna seçilmelerinde çift kör yöntemi uygulanmıştır. Ön test sonrası, çalışma grubu annelerin her birine 16 dakikalık otizm konulu öğretim videosu izletilmiş, 15 gün sonra her iki gruba son test uygulanmıştır. Verilerin değerlendirilmesi SPSS for Windows 25.0 programında tanımlayıcı istatistikler, ki kare, bağımlı, bağımsız gruplarda t testi, tek yönlü varyans analiz, korelasyon testleri ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma ve kontrol grubu annelerin ön test OGBF doğru bilgi sayıları ve AOFÖ toplam ve alt ölçek puanları arasında fark yok iken (p>0.05), çalışma grubunun son test puanları kontrol grubundan anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p=0.000). Çalışma grubu annelerin ön test AOFÖ puanlarına göre (ort:62.22), son test puanları (ort.83.34) anlamlı düzeyde yükseliş gösterirken (p=0.000), kontrol grubunun ön test-son test puanları arasında (ort: 62.29, 63.19) fark bulunmamıştır (p>0.05). Çalışma grubunun ön test OGBF doğru bilgi sayısı ortalaması 7.93 iken, son testte 14.27'ye çıkarak anlamlı yükseliş göstermiş (p=0.000), kontrol grubunun da 7.03'ten, 7.34'e çıkarak anlamlı fark yaratmıştır (p=0.025). Annelerin OGBF ve AOFÖ puanları arasında pozitif yönlü güçlü ilişki saptanmıştır. Üniversite mezunları, daha önce otizm sözcüğünü duyan, otizmli birey gören/film izleyen, otizm konusunda bilgisi olduğunu belirten ve bilgi kaynakları kitap-dergi-sağlık personeli olan annelerin, OGBF ve AOFÖ puanları yüksek bulunmuştur (p<0.05). Canlı vaka örnekleri ve etkili bir anlatımla hazırlanan 16 dakikalık öğretim videosunun, annelerde yarattığı bilgi ve farkındalık artışı, bu tür öğretim materyallerinin öğrenmede ne derece etkili olduğunu göstermiştir. Toplumda otizm farkındalığı yaratmak için, bu tür materyallerin yaygın kullanımı önerilebilir

    The Relationship between Matter and Mânâ (المعنى) (Intentional Meaning) in the Context of the Search for Meaning in The Day That Never Sets by Sâmiha Ayverdi

    No full text
    Tasavvufî literatür, sûfiyâne yaşantının çok katmanlı zenginliğine ve tasavvuf düşüncesindeki varlık anlayışına paralel olarak, madde/sûret ve mânâ diyalektiğinden hareketle, maddeden mânâya yönelişi işleyen anlatımlarla doludur. Bu kapsamda, madde ve mânâyı temsîl etmek üzere zâhir-bâtın, kabuk-öz, ceset-ruh, mecaz-hakîkat gibi çok çeşitli kavram ikilileri zikredilmektedir. Bu çalışmada Sâmiha Ayverdi'nin Batmayan Gün isimli romanında zengin metaforlarla işlenen madde ve mânâ münâsebeti, eserin baş kahramanı olan Aliye karakterinin mânâ arayışı bağlamında incelenmektedir. Zîra Arapça "a-n-y" kökünden türeyen ve lugatta "niyet, yöneliş" anlamına gelen mânâ, haddizâtında dinamik bir ilke olduğundan, mâna ile mâna arayışı atbaşı ilerler. Mânâ eserde üç ana eksende ele alınmaktadır. Buna göre; bir yandan beşeriyetten insâniyete tedrîcî tekâmülün yöneldiği aslî gāye, hakîkat olarak; diğer yandan, madde ve maddeyi temsîl eden diğer kavramlara nispetle ve bu kavramların karşıtı olarak mütalâa edilmektedir. Ayrıca insanın, kasıtta (mânâda) ilk, yaratılışta (madde itibarıyla) son olmasından mülhem âlemin mânâsı olarak insân-ı kâmil fikri de başattır. Bu bağlamda ruh ve bedenden mürekkep insanın, kendi bünyesinde madde ve mânâ bütünlüğünü ahenk ve adâlet içinde tesis etmesi; madde kābilinden eşyânın hakkını gözetmekle birlikte, ebedî olana teveccüh ederek kendini geçici ve sınırlı olandan azâde kılması; böylelikle sûreti üzere olduğu mânâyı benliğinde tahakkuk ettirme gayreti içinde olması elzemdir

    An evaluation of the relationship between social media addiction family belonging and social anxiety in young adults

    No full text
    Bu tez çalışmasının amacı genç yetişkinlerde sosyal medya bağımlılık düzeyinin aile aidiyeti ve sosyal anksiyete ile ilişkisinin incelenmesidir. Araştırmada, ilişkisel tarama modelinden yararlanılmıştır. Çalışmanın örneklemini 18-25 yaş aralığında bulunan toplam 320 katılımcı oluşturmuştur. Veriler seçkisiz örnekleme yöntemi ile elde edilmiştir. Gerçekleştirilen araştırıma sonucunda, kişilerin sosyal medya bağımlık düzeyleri ile aile aidiyetleri arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu, sosyal medya bağımlık düzeyi ve sosyal anksiyete arasında ise pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunduğu sonucuna varılmıştır. Aile aidiyeti ve sosyal anksiyete değişkenlerinin de birlikte sosyal medya bağımlılığı üzerinde anlamlı ve yordayıcı etkisi olduğu tespit edilmiştir

    A comparative study on marital satisfaction of employed and unemployed women

    No full text
    Bu araştırma, evli kadınların çalışma durumlarının evlilik doyumu üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Nicel araştırma desenlerinden biri olan ilişkisel tarama modeliyle yürütülen çalışmada, Türkiye'nin farklı illerinden çevrim içi yöntemle ulaşılan 254 evli kadından elde edilen veriler analiz edilmiştir. Veri toplama aracı olarak Evlilik Doyumu Ölçeği, Evlilik Hoşnutsuzluğu Ölçeği ve Evlilik Yaşamı Ölçeği kullanılmıştır. Çalışan ve çalışmayan kadınların ölçek puanları arasındaki farkları incelemek amacıyla bağımsız örneklem t-testi uygulanmıştır. Analiz bulgularına göre, kadınların çalışma durumlarına göre evlilik doyumu, hoşnutsuzluğu ve evlilik yaşamı düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bu sonuç, kadının çalışmasının evlilik doyumu üzerinde tek başına belirleyici bir değişken olmadığını; evlilik ilişkilerinin çok boyutlu yapısı nedeniyle bireysel, ilişkisel ve bağlamsal faktörlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Araştırma, iş ve aile yaşamı dengesine odaklanan ileri düzey çalışmalara kuramsal bir zemin sunmayı hedeflemektedir

    Examining the relationship between cognitive emotion regulation strategies and life satisfaction of parents of children with special needs

    No full text
    ÖZEL GEREKSİNİMLİ ÇOCUĞU OLAN ANNE BABALARIN BİLİŞSEL DUYGU DÜZENLEME STRATEJİLERİ İLE YAŞAM DOYUMU ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ Bu araştırma 3-18 yaş arası özel gereksinimli çocuğu olan anne babaların bilişsel duygu düzenleme stratejileri ile yaşam doyumu arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Bilişsel Duygu Düzenleme Ölçeği ve Yaşam Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Nicel araştırma deseni temel alınarak tasarlanan bu çalışmada betimsel araştırma yöntemlerinden olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma İstanbul ili Avrupa Yakası'nda ikamet eden özel eğitim ve rehabilitasyon merkezine kayıtlı 371 gönüllü anne baba ile yapılmıştır. Araştırma dil ve konuşma bozukluğu, zihinsel yetersizlik, işitme yetersizliği, görme yetersizliği, otizm spektrum bozukluğu, özgül öğrenme güçlüğü tanılı çocuğu olan anne babalar ile sınırlıdır. İstatistiksel analizler ve hesaplamalar için IBM SPSS Statistics 26.0 (IBM Corp. Released 2019. IBM SPSS Statistics for Windows, Version 26.0. Armonk, NY: IBM Corp) paket programı kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmanın sonucunda Bilişsel Duygu Düzenleme Stratejileri Ölçeği puanları ile anne babaların medeni hali, çocuğun bakımını yapan kişi, öğrenim durumu, meslek türü, çalışma durumu, aile yapısı, daha önce psikolojik rahatsızlık geçirme durumu, şu anda psikolojik tedavi görme durumu, çocuğun tanısı, çocuğun tanı derecesi, kardeş sayısı, özel eğitime devam etme süresi, çocuğun bakımında yardım eden kişi olma durumu, cinsiyet değişkenleri ile istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler içerisinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yaşam Doyumu Ölçeği puanlarında anne babaların medeni hal, meslek türü, çalışma durumu, gelir durumu, şu anda psikolojik tedavi görme durumu, çocuğun tanısı, çocuğun bakımında yardım eden kişi olma durumu, cinsiyet değişkenleri ile istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler içerisinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca anne babaların planlarına pozitif, tekrar odaklandıklarında ve planlarını pozitif tekrar gözden geçirdiklerinde yaşam doyumlarının artış gösterdiği sonucuna ulaşılmış; olaylar karşısında kendilerini ve diğerlerini suçladıklarında, olayları felaketleştirerek yıkım yaşadıklarında yaşam doyumlarının azaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre ise özel gereksinimli çocuğu olan anne babaların bilişsel duygu düzenleme becerilerini destekleyecek psikolojik destek ve rehberlik hizmetleri sunulması önerilir. Ayrıca duygu düzenleme ve bilişsel duygu düzenleme stratejileri konusunda özel gereksinimli çocuğu olan anne babalar ile daha çok araştırma yapılarak literatürün daha çok veri ile doldurulması gerektiği düşünülmektedir

    306

    full texts

    7,325

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Üsküdar University Academic Digital Archive
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇