Üsküdar University Academic Digital Archive
Not a member yet
7325 research outputs found
Sort by
Digital media, the new cultural universe, and youth: An empirical field study
Teknolojinin ilerlemesi, gelişmesi, yayılması sonucunda sosyal medyanın gündelik hayat içerisinde kullanım oranı her geçen gün artmıştır. Bu durum ise insanların gündelik yaşamlarında, davranışlarında farklılaşmalara sebep olmuştur. Bu çalışmanın amacı popüler kültür içerisine dahil olan gençlerin dijital dönüşümlerin bir sonucu olarak ortaya çıkan sosyal medyadan hangi yönlerden, nasıl etkilendiğini, dönüşen kültür ve yaşam tarzlarının neler olduğunu ortaya çıkarmak olmuştur. Araştırmanın evrenini Türkiye' de yaşları 13 ve 14 olan ergen genç kızlar, araştırmanın örneklemini ise Sancaktepe Abdurrahmangazi İmam Hatip Ortaokulu'nda yaşları 13 ve 14 olan 99 ergen genç kızlar oluşturmaktadır. Yapılan araştırma kapsamında çalışmanın amaçlarına ulaşabilmek ve çalışmanın hipotezlerini test edebilmek için nicel araştırma modelinde anket ve nitel araştırma modelinde derinlemesine görüşmenin yapıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS istatistiksel analizi programı ile istatistiksel analize tabi tutulmuş, 10 katılımcı ile yapılan görüşme sonuçları değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları göstermektedir ki dijital teknolojilerin bir sonucu olarak sosyal medyayı aktif kullanan gençlerin aile ile ilişkileri ve sosyal ilişkileri zayıflamıştır. Sosyal medyanın yoğun kullanımıyla gençlerin, popüler kültürün etkisi altında kaldıkları görülmüştür
The investigation of forensic incidents at shooting ranges
Atış poligonları, kontrollü bir şekilde ateşli silah kullanımını öğrenmek ve pratiğe dökmek için tasarlanmış özel alanlardır. Atış poligonlarında meydana gelen kazalar ve intiharlar yalnızca bireysel zararlara neden olmakla kalmamakta, aynı zamanda toplumsal güvenliği ve silah kullanımına yönelik algıyı da olumsuz etkilemektedir. Bu çalışma, güvenlik açıklarını tespit ederek bu tür olayların önlenmesine katkı sağlayacaktır. Bu çalışmada, Türkiye'de 2005–2025 yılları arasında atış poligonlarında meydana gelen ve ateşli silahların kullanıldığı adli olaylar incelenmiştir. Olaylar; intihar, intihar teşebbüsü, kazalar, yangın ve patlamalar ile diğer başlıkları altında sınıflandırılmıştır. Veriler, internet üzerinde ulusal basında yer alan haberlerin sistematik olarak derlenmesi ve içerik analizine tabi tutulması yoluyla elde edilmiştir. Toplamda 28 olay tespit edilmiş; bu olayların 11'i doğrudan intihar, 4'ü intihar teşebbüsü, 4'ü kazara yaralanma ya da ölüm, 6'sı yangın veya patlama, 3'ü ise diğer başlıkları altında değerlendirilmiştir. Bulgular, atış poligonlarının sadece sportif veya eğitim amaçlı kullanım alanı değil, aynı zamanda bireysel ve yapısal risklerin açığa çıkabildiği yüksek güvenlik gerektiren ortamlar olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle intihar vakalarının sayıca öne çıkması, poligonlarda ruh sağlığı taraması, gözetim uygulamaları ve denetim sistemleri açısından önleyici tedbirlerin gerekliliğine işaret etmektedir. Elde edilen bulgular, İsviçre ve Hollanda gibi ülkelerdeki poligon kullanım düzenlemeleri ile karşılaştırmalı olarak tartışılmış, Türkiye'deki mevzuat ve denetim uygulamalarına ilişkin öneriler sunulmuştur
Çok-bölmelı kondüktans-temelli nöronlarla kurulmuş bir hipokampal mikrodevrede yetişkin-kökenli dentat girüs granül hücrelerinin nöronal dinamikleri
The hippocampus is crucial in long-term memory formation, storage, and consolidation, as well as spatial orientation and navigation. Three distinct layers constitute the hippocampus: the Dentate Gyrus (DG), Cornu Ammonis (CA), and Subiculum. The DG plays an important role in hippocampal function, pattern separation, and memory encoding. Adult-born granule cells (AdB GCs) contribute to circuits by integrating their biophysical and functional properties. These AdB GCs display important electrophysiological differences compared to the mature GCs: They are highly excitable and show sparse activity. This thesis investigates how the distinct morphological features of adult-born granule cells impact neural response characteristics. The multi-compartmental conductance-based model is designed on Python environment with Brian2 module, using the information gathered during literature survey. Based on the results, the morphology of AdB GCs are optimized for faster action potential kinetics compared to mature GCs even though they are still developing and The differences in excitability could contribute to distinct roles in DG function, particularly in processes such as pattern separation and neural plasticity
Examining the relationship between domestic communication, conflict resolution styles and marital adjustment in the first 10 years of marriage
Bu araştırmada Muş ilinde evliliğin ilk 10 yılında olan evli bireylerin çatışmaları, çatışmalara karşılık olarak geliştirdikleri çözüm tarzları, aile içi iletişimleri ve evlilik uyumları gözden geçirilerek bazı demografik değişkenler arasındaki farklılıklar incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerine ve genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeline yer verilmiştir. Araştırmanın evrenini, Muş'ta yaşayan 18 yaş ve üzerindeki evli bireyler oluşturmaktadır. Katılımcılara anket formları iletilmiştir. Araştırmaya katılım, tamamen gönüllülük esasına dayalı olmuştur. Örneklemin belirlenmesi amacıyla hesaplamalar (0.01 hata ve %99 güven payı ile) yapılmıştır. Bu hesaplamalar neticesinde örneklem büyüklüğünün 200'den az olmaması gerektiği anlaşılmıştır. Bu nedenle araştırmanın örneklemini 330 evli birey (195 erkek ve 135 kadın) oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi seçkisiz tabakalama örnekleme modeli ile seçilirken kişiler cinsiyetlerine göre alt gruplara ayrılıp rastgele bir şekilde seçilmiştir. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Aile İletişim Kalıpları Ölçeği, Çatışma Çözüm Stilleri Ölçeği ve Çiftler Uyum Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde "Bağımsız Gruplar t Testi", "One Way ANOVA (Tek Yönlü Varyans Analizi)", "Post Hoc Tukey Testi", "Basit Doğrusal Regresyon Analizi" ve "Pearson Korelasyon Analizi" kullanılmıştır. Yapılan analiz sonucunda; çift uyumu ile çatışma çözüm stilleri ve aile iletişim kalıpları arasındaki ilişkinin incelenmesine yönelik olarak yapılan analizde çift uyumu ile olumlu çatışma çözme ve geri çekilme arasında negatif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir (p<0.01)
284 ATP Citrate Lyase Overexpression: A Hallmark of Metabolic Reprogramming in Reprogrammed Cancer Types
Abstract Aim This study investigates ATP citrate lyase (ACLY) expression in reprogrammed cancer cells, including clear renal cell carcinoma (KIRC), liver hepatocellular carcinoma (LIHC), and breast carcinoma (BRCA). It also compares ACLY expression with that in non-reprogrammed cancer cells, such as chromophobe renal cell carcinoma (KICH), to highlight its role in metabolic reprogramming. Methods Publicly available TCGA databases were utilized to assess ACLY gene expression using TIMER 2.0 (KIRC tumor =533/normal =72 LIHC tumor=371/normal =50 BRCA tumor=1093/normal=112 KICH tumor=66/normal=25) , GEPIA 2.0 (KIRC tumor =523/normal =100, LIHC tumor=369/normal =160, BRCA tumor=1085/normal=291, KICH tumor=66/normal=53) , and UALCAN (KIRC tumor =533/normal =72. LIHC tumor=371/normal =50 BRCA tumor=1097/normal=114 KICH tumor=67/normal=25) across the four studied cancer types. Validation was performed using NCBI GEO datasets, specifically GSE15641 (samples are 32KIRC/6KICH/33normal), GSE41804 for LIHC(20 tumor/20normal), and GSE22820 for BRCA(176tumor/20normal). Results Analysis of TCGA databases (TIMER, GEPIA, and UALCAN) revealed significant upregulation of ACLY in reprogrammed cancer cells (KIRC, LIHC, and BRCA) and downregulation in non-reprogrammed cancer cells (KICH) (p &lt; 0.05). These findings were validated by NCBI GEO datasets (GSE15641, GSE41804, and GSE22820), which supported the observed trends with adjusted p-values &lt; 0.05 and [Log2FC| &gt; 0.75. Conclusions This study identifies significant upregulation of ACLY in reprogrammed cancer cells (KIRC, LIHC, and BRCA) compared to its downregulation in non-reprogrammed cancer cells (KICH). The findings underscore ACLY’s critical role in metabolic reprogramming through citrate utilization, positioning it as a potential biomarker for distinguishing reprogrammed cancers and as a promising therapeutic target
Study of the effect of video-supported education on suicide on nurses' level of suicide knowledge
Bu çalışma "İntihara Yönelik Verilen Video Destekli Eğitimin Hemşirelerin İntihar Bilgi Düzeylerine Etkisinin İncelenmesi" amacıyla yürütülmüş bir çalışmadır. Araştırma 13 Eylül 2024-13 Kasım 2024 tarihleri arasında araştırmaya dahil edilme ve dışlanma kriterlerine uyan hemşireler ile yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini 70 hemşire oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri "Tanımlayıcı-Tanıtıcı Özellikler Formu" ve "İntihara İlişkin Bilgi Düzeyi Ölçeği (İBDÖ)" kullanılarak toplanmıştır. Veriler SPSS Windows 22 programına kaydedilerek analiz edilmiştir. Çalışma öncesi etik izin, kurum izni alınmış, katılımcılardan ise yazılı bilgilendirilmiş onam alınmıştır. Çalışmaya katılan her iki gruptaki katılımcıların tanıtıcı özellikleri arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Bu da grupların homojen dağıldığını göstermektedir. Hemşirelere intihara yönelik verilen eğitim İBDÖ puan ortalamasını arttırmaktadır. Özellikle video destekli eğitim hemşirelerin intihara ilişkin bilgi düzeylerini yükseltmektedir. İzlem testi sonuçlarına göre de verilen video destekli eğitim, klasik eğitime göre daha kalıcı olmuştur
The effect of the postmodernism process on the transformation in advertising: A study on the advertisements of luxury fashion brands
Bu tez, postmodernizmin düşünsel ve kültürel dinamiklerinin, lüks moda markalarının reklam temsilleri üzerindeki etkisini incelemektedir. 20. yüzyılın ortalarından itibaren belirginleşen postmodern kültür, yalnızca sanat ve düşün alanında değil, aynı zamanda tüketim pratiklerinde ve bu pratiklerin taşıyıcısı olan reklamlarda da köklü bir dönüşüm yaratmıştır. Modern dönemin ulus-devlet merkezli kültürel kodları, bu geçiş sürecinde tümüyle ortadan kalkmamış; aksine, postmodern anlatılarla melezleşerek daha esnek, çoğulcu ve yer yer ironik temsillere evrilmiştir. Bu evrilme süreci, reklamlarda kolektif kimlik anlatılarının yerini bireysel arzulara, yüzeysel imgelerle kurgulanan kimlik tasarımlarına ve estetikle harmanlanmış gösteri formlarına bırakmıştır. Tez kapsamında incelenen lüks moda markalarının reklamları, tüketimin artık fiziksel bir ihtiyaç karşılamaktan öte; simgeler, imgeler ve çağrışımlar üzerinden işleyen bir anlam ekonomisine dönüştüğünü göstermektedir. Bu bağlamda, reklamların biçim içerik ilişkisi üzerinden analiz edilmesi, yalnızca estetik bir çözümleme değil, aynı zamanda kültürel ve sosyolojik bir okuma olanağı sunmaktadır. Tez, modern dönemin bütüncül temsillerinden postmodern dönemin parçalı anlatılarına geçişi; reklam afişlerinde biçim ve içerik arasındaki ilişkinin zamanla nasıl dönüştüğünü inceleyerek, tüketim kültürünün görsel temsiller aracılığıyla geçirdiği evrimi tarihsel süreklilik içinde görünür kılmayı amaçlamaktadır
ChatGPT-4o vs Psychiatrists in Responding to Common Antidepressant Concerns
Purpose Artificial intelligence (AI) is increasingly integrated into healthcare, including psychiatric care. This study evaluates ChatGPT-4o’s reliability in answering frequently asked antidepressant-related questions by comparing its performance with psychiatrists across four key dimensions: accuracy, conciseness, readability, and clarity. Design A comparative study analyzing ChatGPT-4o-generated responses and those of psychiatrists with at least five years of clinical experience. Setting Participants were recruited through institutional and professional networks and provided with standardized questions derived from authoritative treatment guidelines. Subjects Twenty-six psychiatrists participated, and ChatGPT-4o responses were generated using a standardized prompt for each question. Measures Two independent psychiatrists evaluated accuracy and conciseness using a blinded rating system. Readability was assessed with the Flesch-Kincaid Grade Level test, and clarity was measured with the Writing Clarity Index Calculator. Analysis The Shapiro-Wilk test assessed normality. Paired t-tests were used for normally distributed data, and the Wilcoxon signed-rank test for non-normally distributed data. Statistical significance was set at P < .05. Results ChatGPT-4o showed comparable accuracy to psychiatrists ( P = .0645) but was significantly more concise ( P = .0019). Readability differences were not statistically significant ( P = .0892), while psychiatrists provided clearer responses ( P = .0059). Conclusion ChatGPT-4o delivers accurate and concise responses, highlighting its potential as a patient education tool. However, psychiatrists offer greater clarity, underscoring the indispensable role of clinical expertise in psychiatric care
İşe Bağlı Stres, Tükenmişlik ve İş Tatmininin İş Güvenliği Uzmanlarına Etkisi: YEM ve Yol Analizi Yöntemlerinin Kullanılması
Türkiye, Avrupa'da ölümlü iş kazalarında ilk sıralarda yer almaktadır. Yüksek riskli sektörle ilgili bir araştırmaya göre, iş güvenliği uzmanlarının çalışanların güvenliğinin denetlenmesinde kilit bir role sahip olduğu belirtilmektedir. Bu çalışmanın amacı, iş güvenliği uzmanları arasında işle ilgili stres ve tükenmişliğin iş tatmini üzerindeki etkisini incelemektir. Bu çalışmada, yapısal eşitlik modellemesi ve yol analizi bu konuda ilk kez kullanılmıştır. 185 iş güvenliği uzmanı, sosyodemografik veriler ile iş stresi, tükenmişlik ve iş tatmini ile ilgili spesifik ölçekleri içeren bir web anketini doldurmuştur. Analiz sonuçları, stresin tükenmişlik üzerinde olumlu etkileri olduğunu göstermiştir. Buna karşın, duyarsızlaşma ve duygusal tükenme yoluyla iş tatminini önemli ölçüde olumsuz etkilemektedir. Buna ek olarak, iş güvenliği teknikerlerinin B sınıfı iş güvenliği uzmanlarına kıyasla işle ilgili stres yaşama olasılıklarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Bu pilot çalışma sonucunda, iş güvenliği uzmanları ve teknikerleri açısından bakıldığında, kişi başına düşen gelirin azalmasını iş stresi ile birlikte düşündüğümüzde işyerlerindeki sorumluluklarını gerektiği gibi yerine getiremeyecekleri öngörülmektedir. Bu nedenle Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen bu ölçekli çalışma, bundan sonra yapılacak çalışmalara örnek teşkil etmekte ve geliştirilerek iş güvenliği uzmanları ve teknikerlerine daha iyi koşullar sağlanmasında öncü olmaktadır
The level of professional self-concept and quality of work life of nurses working in an operating room
Bu çalışmada ameliyathane hemşirelerinin profesyonel benlik kavramı iş yaşam kalitesi düzeylerinin incelenmesi amacıyla İstanbul ilinde bir devlet hastanesinde ameliyathane de çalışan 94 hemşireyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri; '' Kişisel Bilgi Formu", "Hemşirelerde Profesyonel Benlik Kavramı Ölçeği" ve ''Çalışanlar İçin Yaşam Kalitesi Ölçeği'' ile toplandı. Veriler SPSS for Windows 22 programına kaydedilerek analiz edilmiştir. Ameliyathane biriminde çalışmakta olan hemşirelerin %69,15'i kadın, %55,32'si bekar, %86,17 si biriminde kendi seçimiyle, %88,30 u hem gece hem gündüz şeklinde çalışmaktadır. Hemşirelerin %68,09 mesleği kendisine uygun bulurken, % 69,15'i mesleki geleceğini kötümser düşündüğünü, hemşirelerin %82,98'i birimini değiştirmek istemediğini, mesleki olarak kurs katılımları %72,34'ünün katılmadığı , %70,21'inin dernek üyesi olmadığı belirtildi. Profesyonel benlik kavramı ölçeği toplam puanlarına bakıldığında ameliyathane hemşirelerinin yüksek profesyonel benlik algısına sahip oldukları, iş yaşam kaliteleri incelendiğinde ise orta düzeyden düşük olduğu saptanmıştır. Profesyonel benlik ve iş yaşam kalite düzeyleri; hemşirelerin cinsiyet, yaş, meslek yılı, birimde çalışma yılı, mesleğe yönelik görüşleri, mesleki özelliklerinden etkilenmektedir. Ameliyathanede çalışan hemşirelerin profesyonel benlik kavramı ve çalışanlar için yaşam kalitesi arasındaki ilişki incelendiğinde ise ölçekler ve alt boyutları puan ortalamaları arasında ilişki olmadığı sonucuna ulaşılmıştır