OpenAccess@IKU (Istanbul Kultur Univ.)
Not a member yet
7697 research outputs found
Sort by
Redefining Women's Entrepreneurship: A Conceptual Comparison with General Entrepreneurship
This study compares the literature on women entrepreneurship and general entrepreneurship, examining the thematic and conceptual differences between the two fields. The analysis includes articles published in English up to 2025 in the Web of Science database. In the women entrepreneurship literature, a total of 5,058 articles and 8,983 keywords were identified, while in the general entrepreneurship literature, 24,038 articles and 31,385 keywords were analyzed. The findings indicate that the women entrepreneurship literature primarily focuses on themes such as gender, empowerment, social capital, and social entrepreneurship. In contrast, the general entrepreneurship literature encompasses broader themes, including innovation, entrepreneurship education, institutional structures, and economic growth. While concepts like empowerment, social entrepreneurship, and intersectionality are prominent in the women entrepreneurship literature, the general entrepreneurship literature emphasizes innovation, institutions, and entrepreneurial ecosystems. The findings of this study provide a crucial foundation for understanding the unique challenges and opportunities of women entrepreneurs while underscoring the need for a more inclusive perspective in general entrepreneurship literature. These differences highlight the importance of integrating the two fields for a more balanced and inclusive understanding of entrepreneurship. Future research is recommended to ensure greater representation of women entrepreneurship in the general entrepreneurship literature and to foster mutual enrichment between the two fields
Harmonic Close-to-Convex Mappings Associated with Salagean q-differential Operator
In this paper, we define a new subclass (Formula presented) of analytic functions and a new subclass (Formula presented) of harmonic functions (Formula presented) associated with Sălăgean q-differential operator. We prove that a harmonic function (Formula presented) belongs to the class (Formula presented) if and only if the analytic functions h+∊g belong to (Formula presented) for each ∊ (|∊| = 1), and using a method by Clunie and Sheil-Small, we determine a sufficient condition for the class (Formula presented) to be close-to-convex. We provide sharp coefficient estimates, sufficient coefficient condition, and convolution properties for such functions classes. We also determine several conditions of partial sums of (Formula presented)
Anonim Şirket Yönetim Kurulunun Toplanma ve Karar Alma Esasları
Anonim şirketlerde yönetim kurulu, şirketin karar alma ve yürütme işlevlerini yerine getiren en yetkili organ olarak hem iç işleyişte hem de şirket dışındaki ilişkilerde kritik bir role sahiptir. Yönetim kurulunun toplanma ve karar alma süreçlerine ilişkin esaslar, TTK'nın 390 ila 393. maddelerinde ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler, kurumsal yönetim ilkelerine uygunluğu sağlamak, hukuki güvenliği artırmak ve şirketin işleyişini şeffaf bir yapıya kavuşturmak amacını taşır. Yönetim kurulunun toplanma usulleri, yeter sayıların sağlanması, oy çokluğu ile karar alma, eşit oy durumlarında yapılacak işlemler ve toplantısız karar alma gibi konular hem teorik hem de uygulama açısından sorun teşkil etmektedir. Toplantı çağrısında usulsüzlük, yeter sayının sağlanmadığı kararların geçerliliği ve toplantısız alınan kararların sınırları gibi meseleler, uygulamada sıklıkla tartışılmaktadır. Ayrıca, eşit oy durumlarında karar alınamaması ve bu durumun şirket işleyişine etkileri gibi sorunlar, çalışmanın odaklandığı temel başlıklar arasındadır. Bu çalışma, yönetim kurulunun toplanma ve karar alma süreçlerini arasındadır. Bu görüşler, yargı kararları ve mukayeseli hukuk düzenlemeleri ışığında değerlendirmektedir. Türk hukukundaki düzenlemeler, kaynak kanun olan İsviçre Borçlar Kanunu ile karşılaştırılarak analiz edilmiştir. Çalışmada, yönetim kurulunun hukuki işleyişine ilişkin sorunlar ele alınmış ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri sunulmuştur. Yönetim kurulunun etkin ve hukuka uygun bir şekilde çalışması, yalnızca şirketlerin iç işleyişi için değil, ticaret hayatında hukuki güvenin sağlanması açısından da büyük önem taşımaktadır
İktisadi Eşitsizlik: Tarihi, Vaka Analizleri ve Politikalar
The article delves into the intricate and long-standing issue of economic inequality, examining its historical origins, current manifestations, and potential policy solutions. It traces the evolution of inequality from ancient civilizations through feudal and industrial eras to modern capitalism, highlighting how historical social structures and economic systems have entrenched disparities in wealth and income. Case studies from Latin America, the post-Soviet states, and the United States illustrate the persistence and variation of inequality across different regions. The article also evaluates various policy responses aimed at addressing inequality, including progressive taxation, universal basic income (UBI), public investment in education and healthcare, and labor market reforms. While progressive taxation and public investments have effectively reduced inequality in some contexts, UBI remains a contested solution, with mixed results from pilot programs. The article argues for a comprehensive, multi-faceted approach that includes redistributive measures and structural reforms to promote a more equitable global economy
Determining Debris Collection Areas for the European Side of İstanbul
It is crucial to rapidly remove the debris generated after an earthquake, dispose of it in designated areas, and manage it using various methods. Especially in cities like Istanbul, which face a constant earthquake threat, it is essential to develop disaster management plans in advance. One key aspect of these plans is identifying suitable locations for debris collection after an earthquake. Studies in the literature show that different methods are used to consider multiple economic and environmental criteria for debris site selection. However, the lack of a similar scientific study for Istanbul is a significant gap. This project proposes a hybrid method that incorporates sustainable approaches to identify debris collection areas on the European Side of İstanbul. The study aims to identify potential debris sites. The selection model will be based on the multi-attribute utility theory (MAUT), considering factors like cost, environmental impact, proximity to debris areas and recycling centres, and effects on water resources and natural habitats
Kültür Eksenli Kentsel Dönüşüm Stratejisi Olarak Kültür Mahallesi: Eski Mardin Örneği
Bu çalışma, John Montgomery'nin kültür bölgeleri üzerine geliştirdiği çerçeveye dayanarak, kültür eksenli kentsel dönüşüm stratejilerinin, şehirlerin mekânsal, ekonomik ve sosyal yapıları üzerindeki etkilerini Eski Mardin örneği üzerinden değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Montgomery, kültür mahallesini, sanatsal ve yaratıcı üretim faaliyetlerinin yoğunlaştığı, kültürel mirasın ve sosyal etkileşimin ön planda olduğu, kentsel yenilenme süreçlerinde ekonomik ve mekânsal dönüşümün itici gücü haline gelen alanlar olarak tanımlamaktadır. Eski Mardin'in bir kültür mahallesi olarak ele alınmasında, bölgenin tarihî mirası, geleneksel üretim ve ürün çeşitliliği, turistik cazibesi ve sosyal dokusu belirleyici olmuştur. Çalışmada, kültür mahallelerinin kentler üzerindeki fiziksel, ekonomik ve sosyal gelişim etkilerinin göstergeleri analiz edilmiş ve Eski Mardin'in bu bağlamda kültür mahallelerinin karakteristik özelliklerinden "aktivite, biçim ve anlam" boyutlarına ne ölçüde sahip olduğu araştırılmıştır. Nitel bir yöntem benimsenen araştırmada; mülakat, kurum verileri, mekânsal analiz, doküman analizi, gözlem ve fotoğraflamadan faydalanılmıştır. Bu bağlamda Eski Mardin'de 119 kişiyle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bulgular, Eski Mardin'in kültür mahallesi olma potansiyeline sahip olduğunu; ancak altyapı, modernizasyon ve kültürel etkinliklerin çeşitliliği gibi alanlarda iyileştirmeler gerektiğini göstermiştir. Bu bağlamda çalışma, kültürel mekânların kentsel dönüşümdeki rolünü vurgulayan özgün bir katkı sunmaktadır
Bağımsız Denetimde Yeni Paradigma: Sürdürülebilirlik Güvence Denetimi
Sürdürülebilirlik kavramı tarihsel süreç içerisinde pek çok bilim alanını yakından etkilemiştir. Bu bilim alanlarından biri de denetimdir. Sürdürülebilirlik kavramı ile birlikte denetim biliminde güvence kavramının tanımı ve anlamı değişmiştir. Bu durum denetim biliminde “sürdürülebilirlik güvence denetimi” adı altında yeni bir alt denetim türünü ortaya çıkarmıştır. Sürdürülebilirlik açıklamalarına yönelik güvence sağlanmasını amaçlayan sürdürülebilirlik güvence denetimi, denetimde bir paradigma değişimine yol açmış ve denetimin odak noktasını değiştirmiştir. Uygulamada bağımsız denetçiler tarafından geleneksel ve modern denetim prosedürleri kapsamında yürütülen sürdürülebilirlik güvence denetimi çalışmaları giderek artmaktadır. Bununla birlikte sürdürülebilirlik güvence denetiminin bağımsız denetimin mevcut paradigmaları içerisinde yürütülmesinin yaratabileceği çeşitli tehditler ve zorluklar bulunmaktadır. Çalışmada, sürdürülebilirlik güvence denetiminin denetim çalışmalarında yaratabileceği tehditler ve zorlukların klasik bağımsız denetim metodolojisi özelinde ortaya konması ve konuyla ilgili çözüm önerilerinin sunulması amaçlanmıştır. Çalışmanın sonuçları, sürdürülebilirlik güvence denetiminin bağımsız denetimde ciddi metodoloji değişikliklerine işaret etmiş ve yeni denetim prosedürleri ile tekniklerine ihtiyaç olacağını göstermiştir
9th International Symposium on Innovative Approaches in Smart Technologies
Music generation using artificial intelligence is a rapidly evolving domain that bridges the gap between creativity and computational intelligence, offering promising applications in entertainment, education, and therapy. In this paper, a Recurrent Neural Network (RNN) model with Long Short-Term Memory (LSTM) networks for music generation was employed, utilizing the Pretty Midi library. Features were extracted from MIDI files in the dataset and fed these notes into a model composed of three LSTM layers. To prevent overfitting, dropout layers were incorporated. The model was trained on a diverse set of MIDI files, allowing it to capture various musical styles and patterns. The trained model demonstrated high accuracy in music generation, producing coherent and stylistically consistent pieces. Experimental results show that the LSTM + Self-Attention model outperformed baseline RNN, LSTM, and BiLSTM models, achieving the lowest validation loss (0.47), confirming its effectiveness for the complex task of music generation
Kısmi Türevli Diferansiyel Denklemlerin Derin Öğrenme ve Makine Öğrenmesi Algoritmaları İle Sayısal Çözümleri
Doktora tezi.Diferansiyel denklemler, hesaplamalı bilimlerde çeşitli doğa olayların modellenmesinde kullanılmaktadır. Sayısal yöntemler bu tür denklemleri çözmek için bir seçenek olmuştur. Yarı analitik ve yakınsak çözüm fonksiyonları da, sayısal çözümler gibi bir çok araştırmacı tarafından tercih edilmektedir. Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin alt başlığı olan yapay sinir ağları, çeşitli diferansiyel denklem türlerini çözerek sürekli çözüm fonksiyonları oluşturmak için giderek daha fazla kullanılmaktadır. Bu tezde, kısmi türevli diferansiyel denklemleri derin öğrenme ve makine öğrenimi algoritması ile modellemek için fizikle öğrenen sinir ağları (PINN) metodu kullanılmaktadır. PINN rezidü, başlangıç ve sınır koşulu parçalarından oluşan fiziksel kayıp fonksiyonunu en az indirgemek için eğitilerek kısmı diferansiyel denkleme yaklaşık çözümler üretmektedir. Sonlu bir alan üzerinde değişken katsayılı kesirli difüzyon denklemlerini, diferansiyel denklem sistemlerinin sayısal çözümlerinde PINN metodunun uygulanabilirliği gösterilecektir. Oluşan hata analizine göre, mevcut PINN yönteminin dikkate alınan hesaplama uzay-zaman alanında doğru çözümler sağlayabildiği sunulacaktır